Bugünden 1930'a 5,502,404 adet makale



Katalog


«
»

1ÎNİSAN2O02CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER TBMM'de tmktartışması • VNKARA (Cumhumet J3irosu)-Tank TTDİernizasyonu ihalesinin apalini iste>en AKP'li lCiısa Uzunkaya'ya, Milli Szvunma Bakanı Siahattin Çakmakoğlu d ü ı TBMM'de yanıt verdi. Ç"<imakoğlu, ihalenin eıiıdeme gelmesi ıle Fiıstın'dekı çatışmalann baîiamasmdakı zaoıanlama nedeniyle eleştinlebıleceğini dile geirerek "Bir ay sonra oraya banş geleceğini söyleyebilırmısıniz" dedi. Çakmakoğlu'nun alkışlanması üzerine SP'Ii Musa Demirci. bağırarak "Burada alkışlanacak ne vaı, Filıstın'de ınsanlar ölüyor" diye tepki gösterince tartışma çıktı. ABD'li heyet geliyor • ANKARA (Cumhumet Bürosu)-ABD Dışişlen Bakan Yardımcısı ve eski Ankara Büyükelçisi Marc Grossman başkanlığındaki Amerikan heyetı, salı günü Türkiye "ye resmi bir ziyarette bulunacak. Grossman ve Dışişlen Bakanlığı Müsteşan Uğur Ziyal'in başkanhğında yapılacak görüşmelerde NATO"nun geleceğı, genişleme süreci, terorizm, yeni risk ve tehdit ortamında NATO'nun yetenek ve imkânlannın arttınlması ve ortak ülkelerle NATO işbirlığinin geliştirilmesi gibi konular ele alınacak. Inönii Tüpkçe eğrtim'i savundu • İstanbul Haber Servisi - Sabancı Üniversitesi Tuzla Yerleşkesi'nde öğrencilere yönelik "Hayata Dair' konulu söyleşiye katılan Prof. Dr. Erdal înönü. öğrencilerin, okullarda yabancı dille yapılan öğrenimle ilgili düşüncelerini sorması üzerine, bunun savunulması zor bir konu olduğunu behrtti. Yabancı dılle öğrenımin ilke olarak savunulamayacağını, çünkü insanın konuştuğu, eğıtim aldığı. geliştirdiği dılin yaşamına egemen olan dil olduğunu ifade eden înönü, "Doğrusu, konuştuğumuz dille bilim yapmamızdır. Türkiye'de bir gün olacak olan da budur. Bugün birçok üniversıtede bilim derslen Türkçe anlatılıyor" dedi. Maden işçileri eylemde • BOLü (AA) - Bolu'nun Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesinde bir maden ocağuıda işten çıkanlan 97 işçi, işyerlerinin yakınına kurduklan çadırda aileleriyle birlikte eyleme başladı. Türkiye Devrimci Maden Sendikası Genel Sekreteri Yunus Akbaş, Gökçesu'da2001 yılından itibaren sendikalı olan 300 madencinin işverenleri tarafından işten çıkanldığını söyledi. Akbaş, "Maden işçileri. işlerine yeniden sendikalı ûlarak dönünceye kadar eylem yapacaklar"' dedi. Demip-Halkbank Hollanda satıldı • ROTTERDAM(AA)- Hollanda'da kurulu Demir- Halk Bank (Nederland) N.Vnin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) aıt yûzde 70 orarundaki hissesinin Halit Cıngıllıoğlu-Aydın Doğan konsorsiyumuna satış işlemi tamamlandı. Söz konusu hisse sarışı, Demir- Halk Bank (Nederland) N.Vden yapılan yazılı açıkiamayla duyuruldu. AçılJamaya göre, 1992 yılır.da kurulan ve merkezi Rotsrdam'da bulunan bankanın, Hollanda'da 4, Ahnanya'da 8, Belçika'da 2, Ingiltere'de bir şubesi buluıuyor. Bankanın Istanbul'da da bir tertijilcilik ofısi bulunuyor. DGM, radikal İslamcı örgütlerin cihat çağnsma imza attığı iddiasını araştınyor Erbakan'aincelemeANKARA(CumhuriyetBü- rosu) - Ankara DGM Cumhu- riyet Savcısı Nuh Mete Yük- sel. kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan hakkında. radikal İslamcı ör- gütlerin "cihat çağnsında" imzası bulunduğu ıddiası üze- rine inceleme başlattı. Associated Press Ajansı'nın Kahire bürosunca yayımla- nan haberde; Lübnan Hizbul- • Erbakan, avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, bildiriden hiçbir şekilde haberdar olmadığını ve imza atmadığını söyledi. Ancak, basında çıkan haberleri ihbar kabul eden Ankara DGM Savcısı Yüksel. inceleme başlattı. lahı, HAMAS, Mısırlı Müslü- man Kardeşler ile Pakıstan. Bangladeş, Hındistan, Suri- ye, Fas, Iran, Malezya, Ye- men, Sri Lanka, Libya, Irak, Cezayir, Tunus, Güney Afri- ka ve Moritanya'dan İslamcı gruplann yayımladığı Arapça bildiriyi Türkiye'den de Nec- mettin Erbakan'ın imzaladığı belirtilmişti. 'İhanet' suçlaması Arap ülkelerinin ihanetle suçlandığı bıldiride, "cihadm her Müslüman için dini görev haline geldiği" kaydedilmişti. Ankara DGM savcılığı, ya- bancı ajanslara dayanılarak Türk basınında çıkan haber- leri ihbar kabul ettı. Nuh Me- te Yüksel'ın haberleri incele- meye aldığı ve konuyu değer- lendirdiğı bildirildi. Mehmet Sağlam ÖSYM emekli cenneti olacak ANKARA (Cumhuri- yetBürosu)-TBMM Mil- li Eğitim Komisyo- nu"nda, YÖK Yasa Ta- sansı görüşülürken, öğ- retim üyesı millerv ekille- rinden emekli olanlara, emekli maaşları kesil- meksizin üniversıtelere dönme olanağı getirildi. Bu çerçevede üniversite- lere dönecek öğretim üye- lerine aynca maaş venl- meyecek ancak üniversi- tenin döner sermaye ve ek ders gibi olanaklanndan yararlanabilecek. Komis- yonda, ÖSYM Başkanı ve yardımcılan için yaş koşulu da kaldınldı. Bu düzenlemeye tepkı gös- teren DYP'li Mehmet Sağlam, "ÖSYM'yi emekli cenneti yapacak- smız" diyerek komisyon salonunu terk etti. Milli Eğitim Komisyo- nu'nda, YÖK Yasası'nda değişiklik öngören yasa tasansı dün kabul edildi. Komisyonda. tasanya bir madde eklenerek emek- li öğretim üyelennin üni- versitelere dönmesi çe- kici hale getirildi. Buna göre. yardımcı doçent. doçent ve profesör olan emekli milletvekilleri is- temeleri halinde üniver- sitelere gen dönebilecek- ler. Bu durumdakiler üni- versiteden aynca maaş alamayacak ancak döner sermaye ve ders ücreti gi- bi ödemelerden yararla- nabilecekler. Komisyonda, tekrir-i müzakere (yeniden gö- rüşme) ıle ÖSYM Başka- nı ve yardımcılan için yaş koşulunun yeniden kaldınlması sert tartış- malara neden oldu. Yaş sı- nınnın kaldırılmasına tep- kigösteren DYP'li Meh- met Sağlam. önergenın kabul edilmesi üzerine toplantıyı terk etti. ÇtZMEDEN YUKARI MUSAKART m.kart (/ superonline.com Başbakan Bülent Ecevit ga- zetecilenn konuyla ilgili soru- suna "Doğruysa üzücü bir du- rum" karşılığını verdi. Necmettin Erbakan'ın ise yakın çevresine yaptığı de- ğerlendirmede. "Bu bir Ya- hudi oyunu, hedef saptırmaya çalışıyorlar. Benim böyle bir şeyden haberim bile yok" de- diği öğrenildi. Erbakan, avukatı aracılığıy- la yaptığı açıklamada, bildiriden hıçbır şekilde haberdar olmadığını ve imza atmadığını söyle- di. Haberler için 20 miryar liradan az olmamak iize- re tazminat davası aça- caklannı belirten avukat Hayrettin DUekcan, "Sa- yın Erbakan böylebir bfl- dirinin varlığından da, yokluğundan da haber- dar değil. Belki böyle bir bildiri hiç yok. Haberler tamamen yalan" diye ko- nuştu. SP Genel Başkanı Re- cai Kutan. konuya iliş- kın soruya "Sayın Erba- kan'ın ne yapıp ne yap- mayacağuu, üslubunun ne olacağuu en i>i bilen- lerden biriyim. Sayın Er- bakan'ın böyle bir met- ne imza atması kesin ola- rak söz konusu değüdir" yanıtını verdi. SP'nin hukukçu mil- letvekillennden Musta- fa Kamalak da. "Yaa- lan hiçbir şeyin gerçek- le yakından uzaktan ilgi- si yok. Hepsi bütünüyle yalan. Türkiye'de beHr- li zihniyetlerin mücade- lesi var gibi görülüyor. tdeolojik bir yaklaşım veya bir linç kampanya- sının uzantısıdu"" görü- şünü dile getirdi. Antalya'daki beş yıldızh otelde yapılan kampta Erbakan'ın söylemi temel oldu SP kampında cilıat eğitimiA\KARA (Cumhuriyet Bü- rosu)-Milli Görüş hareketınin yasaklı lideri Necmettin Erba- kan'ın RP dönemınde dile ge- tirdiği "cihat" çağnsı. Saadet Partısi'nin teşkilat içi eğitim çalışmasında da temel alındı. SP yönetimi, Milli Görüş si- yasetindekı parçalanmanın ar- dından tabandakı kaymayı ön- lemek amacıyla yaklaşık 5 bin partilıyi Antalya'da 5 yıldızh otelde eğitim kampına aldı. Eği- tim çalışmalan için bastınlan ki- tapçıklarda, Necmettin Erba- kan'ın MSP döneminden beri kullandığı "hak-batd" söyle- mi yine ön plana çıkanldı. "Sa- adetin TemelEsaslan" adlı eği- tim kıtapçığında "cihat" çağn- sı şu ifadelerle yer aldı: "İnancımıza göre; iyinin. fay - dalının, adaletin ve doğrunun toplumda yaşann* hale gelmesi için bütün gficümüzle çanşma mecburiyetimiz vardır. Biz bu- na cihat diyoruz. Bu anlamda cihatetmekyukanda belirtilen dört meziyete sahip olan her mükeDefiçin kaçınıhnazbir gö- revdir. Bu göre\in özelükleri: En önemli göre\ dir. Bütün gö- manevi mükâfata sebeptir.". SP'nin kıtapçığında farklı ka%Tamlarla perdelenen "dhat" sözcüğü, Dil Derneği'nin söz- lüğünde "Din uğruna savaş" tümcesiyle tanımlanıyor. Necmettin Erbakan, teşkila- ta dönük ilk "cihat" çağnsuıı • 5 bin kişinin eğitimi için bastınlan 'Saadetin Temel Esaslan' adlı kitapçıkta, "Cihat etmek, her mükellef için kaçınılmaz bir görevdir" deniyor. Erbakan, 1991 yılında da, "Bu parti İslami cihat ordusudur. RP için çahşmazsan patates dinindensin" demişti. revler bir zamana bağlıdır. bu çahşmayı ise her zaman yapa- cağız. Bütün görevler befli bir miktar ile sınırbchr. bu çahşma- yı ise gücümüzün sonuna ka- dar \apacagiz. Bu göre* her şey- den önce yapılması gereken bir görevdir. Bu göre\; en büyük 13 Ocak 1991 tarihinde Sıvas'ın Çermık ilçesinde o dönem ge- nel başkanı olduğu RP'nin eği- tim seminerinde yapmıştı. Er- bakan'ın. RP'nin kapanmasına da neden olan sözleri şöyleydi: "RP'ye hizmetetmezsen hiç- bir ibadetin kabul ohnaz. Bütün gücünle bu ordunun büyüme- si için çalışacaksın. Çaİışmaz isen patates dinindensin. Bu parti İslami cihat ordusudur. Kişinin MüslümanlıgL, cihata verdigi para ile ölçülür. Şuurla Refah'a çalışan cennete gidi- yor." Antalya'daki seminer için bastınlan eğitim yayını dışın- da. İstanbul Milletvekili Bah- ri Zengin tarafından "Sosyal Yapuıın Güçk?ndirilmesi" adlı ders de okutuluyor. Bu dersin broşüründe, AKP'ye karşı ge- liştirilen söylem dikkat çeki- yor. Broşürde, bölünme süreci şöyle anlatılıyor: »Aynianlar oklu. Bu ban kim- selerin kandırümasıdır. Ancak bizinı için saf \ e sapasağlam ha- le gehneyi sağlanuşnr. Dönekli- ğe itibar eden hiçbir şahsiyeüi tophım yoktur." IRMIKI AYDIN ENGİN aengin@doruk.net.tr Kudüs-Hayfayolunu biliyo- rum. En az üç kez geçtim ve otobüsle geçtim. Üçüncü ge- çişim. işim olduğundan de- ğil, insanoğlunun acımasız ve bereketsiz bir doğa ile on yıl- larca sürdürdüğü ve doğayı tahrip etmek, yok etmek he- define değil, doğayı insana dostkılmak, insana yararlı kıl- mak ve doğaya saygı teme- linde yürüttüğü o inatçı ve sa- bırlı çalışmanın "şiirini" bir kez daha tatmak için geçtim. Çöl toprağında bile kök sa- labilen, boy atabiien ve fidan- lan Türkiye'den getirilmiş "Ha- lep çamlan"n\n göz okşayan yeşilinin arasında "kazanılmış ve bereketlendirilmiş" top- raklarda portakal bahçeleri ve üzüm bağlan vardı. Üç adım ötesindeki yoksul Filistin Arap köylerinin yürek burkan ve iç karartan çoraklığına inat, ay- nı topraktan bereket fışkırtan Yahudiler otobüste yol arka- daşlarımdı. Bitişiğimde kendinden bü- yük tüfeğini zor bela taşıyan güzel bir Yahudi kızı vardı. De- desi venınesi1948'deArjan- tın'den "Vaaf edilmiş toprak- lar"a göçmüş, kendist o top- raklarda doğmuş, gencecik bir Yahudi kızı. Bir asker... Benimki kadar berbat Ingi- Kudüs - Hayfa Yolundaki Otobüs lizcesiyle bir süre sohbet et- tik. "Dedeniz elinde çapa ve kürek taşıyordu. Siz silah..." dedim. Kocaman gözlerini bi- raz da şaşırarak bana dikip yanıtladı: - Yanlış biliyorsunuz. Onlar bir ellerinde çapa, kürek, öte- ki ellerinde silah taşıyoriar- dı... Geri adım atmadım: - Sizin artık sadece ve sa- dece çapa taşımanızın zama- nı gelmedi mi? Ya sahiden Ingilizcem yet- mediğinden anlamadı ya an- lamazlığa geldi. Eliyle "An, saçma..." gibisinden bir işa- ret yapıp sözü yol boyu uza- nan üzüm bağlarına getirdi ve pek de merak etmediğim ay- rıntıları anlatmaya başladı. Otobüste çocuklar vardı. Otobüste, aralık ayında bi- le ısıtan güneşten terleyerek koşuşan çocukları zapt et- meye çalışan anneler vardı. Otobüste Filistinli Araplar vardı. Epey gürültücüydüler. Kimse kalkıp onları uyarma- dı. içimden "korkudan mı, hoşgörüden mi" diye geçir- diğimi anımsıyorum. Otobüste Hassidi diye ad- landınlan köktendinci Yahudi- ler vardı. Zifiri karanlık giysi- leri, zifiri karanlık sakalları ve hoşgörüden nasipsiz gözleri ile otobüste bile sallanarak duaetmekteydiler. Duayaara verdiklerinde de otobüsteki Filistinlileri nefretin kolayca sezildiği bakışlaria süzüyor- lardı. Otobüste Rusya, Ukrayna, Baltık Yahudilerinin Slav kanı karışmış torunları da vardı. Yahudiye benzemeyen Yahu- dilerdi. Biriyle Almanca soh- bet ettim. Israil'in bir "high- tech" (=yüksek teknoloji) ül- kesine dönüştüğünü övüne- rek anlatıyordu ve aynı övünç- le açıklıyordu: - Çünkü yeryüzünün dört köşesinde en iyiyetişmiş, üs- tün bilgi birikimi ile donan- mış Yahudi kuşaklan bu top- raklaraaktı... Otobüs Kudüs-Hayfa yo- lunda ilerliyordu... Tıpkı önceki gün aynı yol- da ilerleyen otobüs gibi. Fark?.. Fark, önceki günkü otobü- sün Hayfa'ya varamamasın- dan ibaret. Bu farkın anlamı: 10 ölü, 21 yaralı... Kendi de yok olan bircanlı bombanın pimini çek- tiği patlayıcı, o otobüsü hava- yauçurdu... ••• iştesınav!.. Ortadoğu'da barışın ege- men olması. savaşın bitmesi için tavır alanların tümünün girdiği sınav. Salı gecesinden itibaren ev- lerinin pencerelerini ateş bö- ceklerine çeviren, kent alan- larında toplanıp Ariel Şaron ve generallerine ve Israil mi- litarizmine ve onlann sırtını sı- vazlayan Amerikan emperya- lizmine karşı çıkanların sına- vı... "Canlt bombalar" çaresiz- liğin silikleştirdiği bilinç, ka- barttığı öfke ve "şehit olma" tutkusunun desteği ile ken- dilerini ve Yahudileri yok ettik- lerinde, bu eylemlere karşı mı- yız, değil miyiz? Mazlumlardan. zulüm gö- renlerden kaynaklanan şid- dete de aynı bilinç duruluğu ile itiraz ediyor muyuz, etmi- yor muyuz? Patlayan her canlı bomba- nın dönüp Filistin halkını, ço- cukları, kadınları, yaşlılan vur- duğu belli. Ama tartışma nok- tası bu değil. O canlı bomba- lar dönüp Filistinli Arapları vur- masaydı; Şaron ve suç ortak- larının askeri saldırılarını ala- bildiğine azgınlaştırmasaydı da soru yine karşımızda ola- caktı: Şiddet, terör ve savaş kim- den gelirse gelsin karşı mıyız, değil miyiz? Işte Filistin odağındaTürki- ye'deki solu da, Müslüman- ları da, aydınlan da ayrıştıran bir eksen daha. "Haklı nedenler" bularak Filistinli savaşçıların yanında saf tutanlar ve tümüyle israil halkına düşman olanlarla, "Araplar bizi desteklemedi. Kıbns 'ta yalnız bıraktı; PKK'ye kucakaçtı" gerekçeleri ile Is- rail militarizminin saldırganlı- ğını hoş görenler arasında fark yok. Şöyle ya da böyle, sava- şın taraflarından biri oluyorsu- nuz ve savaşın içinde yer tu- tuyorsunuz. Peki, savaşta taraflardan birinin yanında saf tutarak ba- rışı savunmak mümkün mü? Kudüs-Hayfa yolundaki oto- büsü yok eden bombanın öl- dürdüğü Yahudiler için de "sa- vaşa hayır" demedikçe, han- gi barış savunulmuş olur?Ya da savunulan, barış mıdır? POLTltKA GÜ1NLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Erbakan'dan Tayyip'e... Metin Bostancıoğlu'nun Milli Eğitim Bakanlı- ğı'ndan istifasını isteyen kım? AKP Genel Başkanı Recep Tayyip ErdoğanL 24Ağustos1996... Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başka- nı... REFAHYOLİktidarda... Başbakan Necmettin Erbakan. Başbakan Yar- dımcısı ve Dışişlen Bakanı Tansu Çiller... Istanbul'da Dünya İslami Edebiyat Biriiği top- lantısı yapılıyor!.. Toplantı Istanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de desteğiyle gerçekleşmişL Toplantıda Mısırlı Rafet eş-Şeyh adlı bir kişi var... Kimdir Rafet eş-Şeyh? Kahire El-Ezher Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi... Rafet eş-Şeyh, Mısır'da şeriat yanlısı örgütlere destek vermekle tanınıyor!.. Necmettin Erbakan'ın destekçisi 'Milli Gazete' Rafet eş-Şeyh'le röportaj yapıyor... Soru: "Mısır'da Ihvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeş- ler) çalışmalan ne boyutta? Hükümet çalışmala- ra sınır getiriyor mu? Rafet eş-Şeyh: "Bu konuda kısıtlı bilgiler verebilirim. Ihvan-ı Müslimin parlamentoda söz sahibi gibi. Siyasi ça- lışmalarının önüne geçilmek istense bile tama- men kapatılmadı. Aynca bu teşkilattan ayrılan il- legal örgütler var. Bu örgütler faaliyetlerine devam ediyorlar. Zaten Mısır islami fikir hareketlerinin beşiği. Ben bu yönüyle bir Mısırlı olarak iftihar ediyorum..." Rafet eş-Şeyh, köktendinci Müslüman Kar- deşler Örgütü'ne sahip çıktıktan sonra ekliyor: "Nasıl ki Türkiye'de İslamcı misyonuyla dünya- ca tanınan Refah Partisi'nin iktidar olmasına fır- sat verildiyse aynı demokratik anlayış neden Ih- van-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) için göste- rilmesin..." • • • Dün sabah Hürriyet'in manşetini ve Ertuğrul Özkök'ün yommunu okuyunca hiç şaşırmadım... Özkök soruyordu: "Erbakan, HAMAS gibi, Müslüman Kardeşlergi- bi örgütlerin lideıierinin arasında ne anyor?" Bugün Erbakan siyaset dışında ama onun ide- olojisini temsil edenler TBMM'de... Her ne kadar ikiye bölünseler de Recep Tayyip Erdoğan ile Necmettin Erbakan'ın ıdeolojileri ay- nı!.. "Laik demokratik sisteme örtülü, örtüsüz karşı çıkmak..." AKP lideri ilk golü ANAP, MHP, DYP ve SP des- teğiyle attıktan sonra kukrüyor: "Bostancıoğlu Milli Eğitim Bakanlığı'ndan istifa etmelidir..." Attı yıl önce Mısır'dakı köktendinci Müslüman Kar- deşler Örgütü'nü destekleyen Mısır veTürkiye'de- ki laik çevreleri yerden yere vuran Rafet eş-Şeyh, 'Milli Gazefe'ye bakın ne diyordu: "Refah Partisi Türkiye'de iktidarda. Ne güzel. Bu fırsat Mısır'da Müslüman Kardeşlere de verilme- lidir. Demokrat olmak bunu gerektirir..." Mısır'daki Müslüman Kardeşler'in Afganistan'da- ki Taleban la, Filistin'deki HAMAS'la ilişkileri yok muydu? Hem de nasıi!.. Erbakan'ın ilişkisi de dün Hürriyet ve bazı gaze- telerde yer aldı... AP Ajansı'nın dünkü haberiyle olay su yüzüne çıktı!.. • • • Filistin'deki HAMAS ve İslami Hareket, Mı- sır'daki Müslüman Kardeşler'in bir koludur!.. Erbakan'ın, Erdoğan'ın Müslüman Kardeşler'le ilişkisi olduğu öteden berı bilınmektedir!.. Müslüman Kardeşler adlı köktendinci örgütün Mı- sır'da, Türkiye'deki Refah Partisi gibi iktidar olma- sını isteyen Rafet eş-Şeyh'in 'Milli Gazete'ye söy- lediklerıni bir kez daha okudum yıllar sonra!.. Türkiye nereden nereye geldi!.. Eğer 28 Şubat gerçekleşmeseydi Erbakan ve onun gibi düşünenler bugün Türkiye'yi nereye gö- türecekti? 2002 Türkiyesi'nde laik demokratik eğitim sis- temine karşı çıkan. Türkiye'yi Kuran kurslanyla do- natan, Milli Eğitimi, yargıyı, polisörgütünü tarikat şeyhlerine, şıhlarına teslim eden düşünceyle mi Âvrupa Birliği'ne girecek Türkiye?.. hikmet.cetinkayar« cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Hikmet ÇETİNKAYA IRTICANIN KARA YÜZÜ Tüm Dağıtımlarda ve Kitapçılarda G ü n i z i Y a y ı n c ı l ı k Tel: 0212—512 42 19 Faks: 512 11 72
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog