Bugünden 1930'a 5,439,331 adet makale



Katalog


«
»

6ARALIK2002CUMA CUMHURİYET SAYFA INCELEME Türk sinemasının durgunluğunu dizilerle kapatmaya çalışan televizyonlarda şimdi yeni bir moda yaygın PostmodernağalardönemiYapımcılar, ekranda izlenme rekorlan kıran köy-ağa-aşiret dizileri için Güneydoğu ve Orta Anadolu'yu mesken tuttu. Bireylerin ekonomik kriz nedeniyle güçsüz duruma geldiğini belirten uzmanlar ise dizilerde işlenen feodal düzenin baskıcı anlayışının insanlan olumsuz etkilediğini söylüyor. GAMZE AKDEMİR Herkesin yakından bildiği bir ku- rum "ağahk". Ve koltuğundaki "ağa- lar". Demokrasinin göbeğinde irili ufaklı monarşik yapılanyla bildık bı- leli var olan, töre adîı anayasasında na- mus, kan davası gibi uğruna ölünesi, öldürülesi yasalann baş sırada oldu- ğu bir gerçeklik. Türk sinemasının acı durgunluğunu dizi formatında ka- patmaya çalışan televızyonlarda son dönemlerde izlenme rekorlanna ko- şan bazı dizilerin de başrolünde. Doğu'nun glzemll havası Peki bu bir ülke gerçeğidir demek ne kadar yeterli? Toplumda uyandır- dıklan kanı ne? Besleme ve yanaşma- lan hımaye etmelerinin ardında sade- ce gelenekler mi var? Televizyon ek- ranlarında istemeden de olsa affetti- rici birkılığa mı bürünüyor? Yoksa Do- ğu'nun bu gerçeğinin altı yer yer sı- radan kişileri olduğu kadar ağalan da kan, namus. töre üçgeninde sıkıştır- dığı köşeler bağlamında mı çiziliyor? Halk bu dizilerde bu portreleri biraz da Doğu'nun gizemli havasımn am- balajmda masalsı bir havada buldu- ğu için mi ilgiyle izliyor? Tüm bu sorulann yanıtlannı TV'de ağa tiplemeleriyle büyük ilgi gören "Asmah Konak", "Berivan", "YuanHikâyesi", "KınkAy- na". "Zerda" adlı dızilenn yönetmen, senanst ve oyunculanna sorduk, düşüncelenni aldık. MERALOKAY (Asmalı Konak - Orijitıalöykii) - MA- HİNUR ERGUN (Senano) - Asmalı Ko- nak bir aşk öyküsü. Baş- rolde aşk var. ağa ya da ağalık değil. Seymen Ağa karakteri diğerleri gibi kur- maca bir karakter. Sonuçta bu bir dizı, belgesel değil. Kahramanlar yaratıyoruz. illüzyonyapıyoruz. Çok kadınlı, kumalı, kendince çarpık bir ahlaka sahip ağa tiplemelerini kesin- likle taçlandırmıyoruz. Seymen Ağa daaslındabirağadeğil. Yöresindeeş- raf gibi yaşayan bir adam. Ağalık tra- jik bir durum. Bu durum biraz da ül- kenin demokrasiye ulaşmasıyla oran- tılı. Gerçek demokraside hangı ağa ka- lacaktır9 NURAN DEVREZ (Kınk Ayna - Senarist) - O yörelerdeki insan ve do- ğa dokusu, töreler, günlük yaşam hal- ka çekici geliyor. Sanki Binbır Gece Masallan gibi. Dolayısıyla ben ilgi- yi Doğu'nun acı sosyal bir gerçeği ola- rak değil estetık açıdan hitap etmesiy- %F Bu tür diziler izleyicilere şiddet aşılıyor. Bireyler yaşamak istedikleri modelle, gerçekler arasında sıkışıyor. Kadına ve kız çocuklanna değer verilmiyor. Falcılık, büyücülük gibi olgularla izleyiciler yönlendirilmeye çalışılıyor. BEYAZÇAM KENDİ AĞASINI YARATIYOR le örtüştürüyor ve öyle ele alıyorum. Doğu'nun zenginkültürü- nün altı çiziliyor her şeyden önce. EMRE KINAY (Berivan - Yılan Hikâyesi - Oyuncu) - O yörelerde fark ettik ki geçmişten bugüne zihni- yet değişmemiş. Ağalann adı bey ol- muş sadece. Yine milletveldli olan- lar var. îşte Jet Fadıl'ın durumu orta- da. Fakat canlandırdığım karakterler bağlamında oynadığım iki ağa da ka- deri dolayısıyla ağa olmuş ve buna is- yan eden tiplerdi. Bunun tersi ağalar tabii ki var ama altı çızilmesi ge- rekenler onlar değil. Berivan'da canlandırdığım karakterin ölüm sahnesindeki tiradı, yapısını çok ıyi özetlıyor aslında. "Bütün törelerin üstündedir insan ol- mak." ORHANOGUZ (Berivan - Yönetmen) - Çok izlenme durumu öncelikle yapımda kaliteliyı yakalamakla ve hal- kın ilgi duyduğu Doğu kül- türüyle ilintıli. Doğu'da olup bitenleri çok iyi araştır- dık, insanlarla, aşiretler- le konuştuk ve söyle- nenlerin yanı sıra göz- lemlediklerimizi, gerçekleri -kı çoğu acı gerçekler- aktar- maya çalıştık. Özel- likle hâlâ trajik öykü- leriyle süregelen kumalık sistemini ihmal etmedik. ÜMİT EFEKAN (Zerda - Yönet- men) - Öyküyü halka doğru bir ekip ve sıkı bir senaryoyla, doğru mekân- larda sunduğunuz, gerçeklerin söz- cülüğünü yaptığınızda yapımın ilgi görmemesi içinbirneden yoktur. Halk içimizden, bizden olanı istiyor. Çekim- ler için gittiğimizde ağa evlerinde ha- remlik selamlığın neredeyse hiç kal- madığını gördük. Kadınlan, kızlan gıyim kuşamdan gezmeye kadar ga- yet iyi şartlarda yaşıyorlar. Doğunun yüzümüze tuttuğu ve hoşluklan oldu- ğu kadar, ülke adına boşluklan da içe- ren bir ayna tüm bu konular. Yanlış olanı da gösteriyor, övmüyoruz. Bln ytllık gelenekler SERTAÇ ERGİN - NEŞE ŞEN - GAYE BORALIOĞLU (Zerda - Senarıstler) - Geleneksel ve değişti- rilemez gibi görünengösterilen kural- lann gündeme gelmesi. bunlann tar- tışılmasına, üzerinde düşünülmesine yol açacaktır. Bu en büyük avantaj. Bunlargerçekçi portreler. Zerda 'ağa' temalı bir dizı değil. 'Modern' dedi- ğimiz yaşam türiinün sızmadığı yurt köşelerinde çoğu ihtiyaçtan doğmuş bin yıllık gelenekler hüküm sürüyor. Ve kurallar herkesi köşeye sıkıştınyor: Tipik Türk halk hikâye örneklerin- deki gibi, katı ana da kurban; yenilik- çi gelin de kurban: bu iki kadın ara- sında kalmış oğuL'ağa da. Bu memleket yıllarca mahalle di- zileri seyretti. Sonra küçük dairelerin- deki komediler (sit-com) gündeme geldi. Oysa Türkiye'nin öyküleri bu kadar sınırlı değil. Şimdi de Doğu'- ya bakmak istiyor insanlar. Bir de tabii Zerda, her şeyden ön- ce bir kadın hikâyesidir! MEHMET FARAÇ KUMA ANLAYIŞINDA ÖZENDİRME VAR İstanbul Haber Servisi - Televizyon kanallannın en çok izlenen saatlerinde yer alan "Asmab Konak" ve "Kınk Ayna" gibi şiddet içeren dizilerin toplumu olumsuz yönde etkılediği belirtildi. Uzmanlar. bu diziler nedeniyle toplumda şiddet unsurunun arttığına dikkat çektiler. Prof. Dr. Ozcan Köknei, son dönemdeki dizilerde şiddet unsurunun işlendiğini söyleyerek. topluma kaba kuvvet ve saldırganlık mesajı verildiğini belirtti. Dizilerde, son 10-15 yıllık süreçte güce dayalı ilişkilerin ön plana çıkanldığını söyleyen Köknei, "Kahramanlann bütün davranışlannda şiddet var. Bunu da harekeüeriyle insanlara yansıûyorlar" dedi. Dizilerde kadına verilen değerin de oldukça az olduğunun altını çizen Köknei, kuma anlayışının verihneye çalışıldığını ve kadın gücünün sömürüldüğünü belirtti. Türk toplumunun geleneklerinde baskın olan erkek çocuk isteme anlayışının bu dizilerde daha da arttınldığını vurgulayan Köknei. "Erkek çocuğun mudaka obnası gerektiği mesajı veriByor. Oysa bu bizinı yüTardır yok etmeye çahştiğımız bir olgu" diye konuştu. Şiddet içeren dizilerden en çok çocuklann, gençlerin ve kültür seviyesi düşük insanlann etkilendiğini dile getiren Köknei, tele\izyonun toplumda adeta "büyükbaba" rolünü üst'lendiğıni ve • Prof. Dr. Özcan Köknei: Dizilerde güce Entelektüel kesimin aşağüadığı, hor gördüğü ya- şamlar, 'Asmah Konak1 , 'Zerda', 'Kınk Ayna', 'Metek' gibi dizilerin kahramanlaruıda can bulu- yor. *Aydın' yönetmenler, reyting kıskacmda sanal feodafite fle kendi zatimliklerini dışa vuruyor.. Aileler, ekranın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat etmeli TV'dekişiddet korkutucu Türk sinemasının olanaksızlıklar içinde çektiği ve kostümü, şivesi, mekânıyla fedoal yaşamın, en ince aynntılar kullanılarak sergilendiği siyah- beyaz filmler artık televizyonlann sabah ve gece kuşaklannda gösterilebıliyor... Prime-time'a giremeyen bu fılmlerin yerine, yönetmenler ekranlarda kendi yarattıklan ağalan. Güneydoğu'yu görmeyen senaristlerin kurguladığı absürd feodal yaşamlan sergiliyor... Eski sınemacılann duyarlılıklanndan yoksun, modern yaşam yönetmenleri ve yapımcılan şimdilerde yenı bir modanm gırdabında... Amerika'dan ithal sitcomlann (durum komedileri) karşısına çıkanlan köy-ağa-aşiret dramalan için Orta Anadolu ve Güneydoğu'yu mekân tutan yapımcılar, bölgedeki yaşamlann tam zıddı senaryolan filme çekerken doğallığı hiçe sayıyor... Entelektüel kesimin aşağıladığı. hor gördüğü yaşamlar. "Candar Ağa", (Kınİc Ayna), "Seymen Ağa" (Asmalı Konak) ve "Şahin Ağa"larda (Zerda) can buluyor. "aydm" senaristler ve yönetmenler, reyting kıskacında sanal feodalite ile kendi zalimliklerini de dışavuruyor... Töre iyi ml, kötü mü?.. Kendi içinde çelişki yaşayan senaryolar, kimi zaman aynı ekranda ardı ardına oynatılan fılmlerde bir çarpıklık olarak da seyirciye gösteriliyor. Kımi filmler sözde töreyı yargılarken töreye sığınıyor, bazılannda kuma uygulaması göklere çıkanlıyor, bazılannda ise yere vuruluyor. Gerçekler tamamen göz ardı edilerek çekilen filmlerde, köy yaşamında aleni görülemeyecek cinsellik, orta oyununa dönüştürülüyor. Bilgisayarda yaratılmış kahramanlan andıran ağa tiplemeleri, özellikle Güneydoğu'daki yaşamlarla çelişki yaratıyor. Batı'da otantik bulunarak büyük bir kesimin hayranlıkla baktığı kişilikler, dizilerin çekildiği yörelerde uzaydan gelmiş yaratıklar gibi izleniyor... Kadir Inanır. Kınk Ayna"da, büyük toprak ağası rolünde oynarken kuma uygulamasını dayatıyor. Ürgüp'te tstanbul ağzıyla konuşuyor. yörenin doğasma aykın kıyafetlerie tuhaf birdefile sunuyor. Harem-selamlık uygulaması ağa konaİdannda halen hüküm sürerken Candar Ağa, "harem" kuruyor. New York'ta okumuş bir ağa olarak Kapadokya'ya dönen "Asmah Konak"ın Seymen Ağa sı, feodal yaşamda hiç de görülmeyecek ilişkilere giriyor... Yanaşma uygulaması ile köleleğı yasallaştınyor, "okumuş ağa" tipinde "AB kıran baş kesen"e dönüşüyor. "Zerda"da, ölen ağabeyinin kansıyla e\'lenmeye zorlanan Şahin Ağa, Güneydoğu"da bildik töreleri yansıtmaya çahşırken hiç de gerçekçi durmuyor. Sibel Can, Hasankeyf "te çektiği fılmde "Berivan" rolünde şivesi, giyimi ve yaşamıyla sıntıyor, makyajıyla yöre kadınına komik gelen bir portre çiziyor. Bölgede toplumu • Eski sinemacılaraı duyarlılığından yoksun, modern yaşam yapımcılan şimdilerde yeni bir modanın girdabında... Köy-ağa-aşiret dramalannı çeken yönetmenler, doğallığı hiçe sayıyorlar... kenetleven töreleri de dayalı ilişkıler Ön plana çıkanlıyor. Kahramanlann davranışlannda şiddet var. Bunu hareketleriyle insanlara yansıtıyorlar. "o ne derse doğru" olarak kabul edildığını söyledi. Köknei, "tnsanlar çevrelerinde bir örnek görmezlerse bir süre sonra şiddet içeren duygulannı unuturiar. Ancak hemen bemen her gün evimizin içine dek giren bu diziler sayesinde şiddet toplumu olduk" diye konuştu. Psıkıyatr Doç. Dr. Armağan Samancı da Türk toplumunun ekonomik kriz nedeniyle güçsüz duruma geldiğini belirterek, bireylerin güç ve şiddet içeren dizilere yönelerek rahatlamaya çalıştıklannı söyledi. Dizilerde feodal düzenin baskıcı anlayışının işlendiğini anlatan Samancı, "Demokratik sistemlerde görülen pa>1aşımcıhk ve eşitlik yerine, feodaütede görülen silah ve güç ön plana çıkanbyor. insanlar feodalizmin kötü taraflannı değil, sadece sunulan iyi taraflanm görüyorlar" dedi. Samancı, bireylenn yaşamak istedikleri modelle, gerçekler arasında kaldıklannı vurguladı. Boğaziçi Üni\ersitesi sosyoloji bölümünden, Prof. Dr. Faruk Birtek de bu tür dizilerin izleyicilere şiddeti aşıladığını, insanlan çeşitli kaoslara sürüklediğini anlattı. Birtek, kadına \e kız çocuklanna değer verilmediğini belirtti. tstanbul Oniversitesı Iletişim Fakültesi radyo- TV-sinema bölümünden Yrd. Doç. Dr. Battal Odabaş ise "Bu tip dizilerdeki ağa' anlayışının postmodern bir durum yararüğını, kadınlann yan rolü üstlendiklerini, böyleükle kuma anlayışının yaygmJaşmasma sebep oMuklanm" belirtti. Ailelere öneriler • TV ızleme süresi' konusunda kendinize ve çocuğunuza hergün için gerçekçi sınırlar belirleyin. • Tele\ızyonu sürekli açık rutmak yerine daha önce belirlediğiniz programlann saatine göre açuı. • Haftalık tele\izyon programlannı inceleyin ve çocuğunuzla birlikte 'haftalık izlenecek program listenizı' oluşturun. Çok gerekli olmadıkça bu listeyi değiştirmeyin. • TV programlannın konulannı ve ıçeriğini mutlaka önceden okuyun. Ka\ ga, dövüş. ölüm, korku, saldırganlık ve erotizm içeren film ve programlar konusunda duyarlı olun. • tzlemek durumunda kaldığı zararlı programlardakı da\Tanışlann hiçbir biçimde onaylanmadığını dolaylı ya da dolaysız olarak çocuğunuza hissettirin. nGENATALAY Çocuklardaki gece korkulannın, özellikle şiddet içeren TV prog- ramlanrun izlenmesinden sonra or- taya çıkhğı belirlendı. ABD'de ya- pılan bir başka araştırmanın sonu- cuna göre ise bir çocuk, yılda or- talama 20 bin reklam fiLrni izliyor. Özel Kültür Anaokulu Rehberlik uzmanı psikolog Nüüfer Eyüboğ- lu, televizyonun kışılik gelişimını, olumlu yönde olduğu gibi olumsuz yönde de etkilediğini vurguladı. Eyüboğlu, şiddet ve cinayet sah- neleri izle> r en çocuklarda, zaman za- man gerginlik ve kaygının gözlen- diğini, bazı çocuklann, evde aile bi- reyleri bulunurken bile başka bir odaya yahıız gidememe, kendi oda- sında yalnız yatamama gibi davTa- nışlar sergilediğine dikkat çekti. Eyüboğlu. tele\izyonun çocuk- lara etkisini şöyle anlattı: "Şiddet içeren fihnlerden etkile- nen çocuklar, öğrendiklerini, gerek aile içinde gerekse çe\Tesindekilere ve okuldaki arkadaşlanna \ ansıta- rak sertve kıncı davTanışlarm doğ- masına neden ohnaktadniar. Çün- küçocuklar,bu şekflde davranan di- zi ve çizgi film kahramanlanna özenmekte, onlan model ahnakta ve zamanla onlar gibi obnak iste- mektedhier. Halk arasındaki yay- gm düşüncenin aksine TV tek ba- şma 'çok iyi" bir eğitim aracıdeğO- dir. Öğrenmenin temel ilkesi'aktif' ohnakbr. Oysa T\ aktif olma im- kânı sağlayamad^ı gibisandanmak- sine m bir öğretici de değfldir. Okul öncesi dönemde buhınan çocukla- nn izledikleri programlardan yaa- hş değerlendirnıeler yaparak kötü etkilennıclerini önlemek amacrv la bir yetişkinle birlikte TV izkmele- rinde yarar vanhr. Çünkü yapılan araşOrmalaria. TV karşısında yal- nızbıraküan çocuklann. yahıız kal- mayanlara göre dahaçokzarar gör- düğü saptanmışbr." BÜYÜLÜ DİZİLER TEPKİ TOPLUYOR GURKANATA ERZURUTV1 - Türk dizilennde büyücü ve falcılann kullanılması, sihirli ip ile okunmuş sulardan çare aranması, ağaç dallanna bez bağlanması gibi sahnelere yer \erilmesı tepki topluyor. Din adamlan "Bunlar akıldışı" derken, öğretim üyeleri, toplumun kahramanlaştırdığı sınema oyunculannın "daha sorumhı" olmalannı istedi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi sosyoloji bölümü öğretim üyesi Cumhur Aslan. "Berivan, Asmah Konak, Melek" ve "Zerda" gibi dizilerde büyücülerın bazı sırlan ortaya çıkarması, sihirli iplerle kaybolanlann yerini bulunması gibi yöntemlere baş\aırulduğunu söyleyerek "İzleyiciler, bunlara inanabiîir. aldanabilir ve çeşitli sorunlannı bu yoOarla çözmeye çahşabinr" dedi. Erzurum Müftüsü Mustafa Uçar da herkesin hassas olması gerektiğini ifade etti. Uçar, "Büyücülük \e fakınğm dink ilgisi yok, bunlar akıldışı işler" diye konuştu. iyen torelen de yere vuruyor öenvan... Siverek'e gelin giden "İstanbuDu kuma" örneğinde olduğu gibi kadıru onursuzlaşûran kuma ldmliğininin yüceltildıği Berivan, Batılı kızlara kötü örnek oluyor, kimilerini de yoksul feodal yaşamlann cenderesine itiyor. Televızyonlardaki köy filmlerinde her senarist kendi aşiretini kuruyor. her yönetmen kendi ağasını yüceltiyor. Sonunda, köy yaşamı sürenler ve o yaşamlan çok iyi bilenler. gerçekçiliğin sinema sanatında bir tokat gibi patladığı, mekânlan. kostümleri ve şiveleriyle, ağalığuı ağa, feodalıtenin aşiret, marabalığın ırgat gibi sergilendiği YıhnazGüney'in "Sürü"süne, Metin Erksan'uT'Sosuz Yaz"ına, Şerif Gören'ın "Yılanlarm Öcü"ne rahmet okuyor. ACAVOLE' YAYINLAR ANKARA (ANKA) - TBMM'de göre\ yaptığı dönemde "hammağa" diye ünlenen DYP Genel Başkan Yardımcısı Ümran Akkan. TVlerde yayımlanan "ağa" dizilerine tepki gösterdi. Ağalık düzeninin "çok iyiymiş gibi" gösterildiğine işaret eden Akkan, "Televole kültürüne bir de ağahk ve kumahğı özendirici 'ağavole',' kumavole' tipi yaymlar eklendl Bir taraftan ağahk övülürken diğer taraftan da kadmlara kuma olmak özendiriliyor" dedi. Akkan, Türk insanının ekonomik çöküntüden dolayı çabuk kurtuluş yolunu arama gayreti içinde olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle noktaladı: 'MŞ bulamayıp çalışamayan genç kızlanmıza zengin ağa tipli insanlarla evlenip kuma olursanız rahat yaşarsınız gibi bir görüntü oluşmaktadır. Erkek çocuklarımıza da, siz de ağa düzeninin adamı olursanız, sefaletten kurtulabilirsiniz gibi yaklaşımlarla beyinler yıkanmaktadır."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog