Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 29 ARALIK 2002 PAZAR 8 HABERLERIN DEVAMI G U N C E L CÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafi 1. Sayfada MGK bildirisi çıkmadan günlerce önce VVashing- ton'dan yansıyan (ya da yansıtılan) haberler, Tür- kıye'nin BM Güvenlik Konseyi'nin alacağı karan beklemesi olasılığına fena halde bozuk çaldığını bıldiriyordu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bu yöndeki sözlerini sürekli anımsıyor ve anımsatı- yorlardı. Bu nedenle MGK kararı Washıngton için beklen- medik bir karar değildi. Sürpriz; Amerikalıların is- teklerinden pek çoğuna zaten olumlu yanıt verme- si beklenen, ancak yabancı asker konuşlandınlma- sı, olası kuzey cephesi, Kuzey Irak'a Türk askeri ile müdahale gibi ana konularda MGK'nin karar oluşturacağı beklentisiyle yatıp kalkan Ankara'da yaşandı. MGK, olası olmayan barışı beklemeyi yeğledi. Köprülerin altından 26 Ocak'a kadar daha ço- ook sular akacağa benzer! • • • Oysa, asıl garipsenmesi gereken olay; MGKtop- lantısı sürerken, MGK görüşünü RTE'nin açıkla- masıydı. Hemen her gün yeni bir veya birkaç olay göste- riyor ki; Türkiye iki başlı bir hükümet yönetiminde olmanın sıkıntısını çekiyor. Örneğin Başbakan Abdullah Gûl ihaie Yasa- sı'nın 1 Ocak'ta yürürlüğe gireceğinin altını kalın çizgilerle çizerken; dışardan gazel okumaya me- raklı ikinci baş RTE, "yasayı bir daha ertelemeye yanlı" olduğunu açıklıyor. Bir yil içinde AKP'ye her açıdan güç kazandıran kimi müteahhitler, akrabalar, yakınlar, eş dostu "hi- maye edeceğini" anımsatan sözleriyle en azından hükümetiyle ters düşmekte beis görmüyor. Seçim propagandasında yolsuzluklara, üçkâ- ğıtçı dostluklara son verebilmek için dokunulmaz- lığın kaldırılacağını, rüşvetin de kökünün kazına- cağını vaat eden FÎTE; kudret sahibi olduktan son- ra, unutkanlık illetine tutuldu. Çoğu sözlerinden tornistan ediyor. Başbakan Gül'ü ikinci sınrf yönetici gibi göster- me merakını bir türlü yenemiyor, gideremiyor. ••* Son güne kadar ABD'nin bir an önce karar di- yen baskısına, yazılıp çizilen onca senaryoya ses çıkarmayan AKP'nin -birkaç kez değindiğimiz gi- bi- birden savaşa neden vaziyet aldığı üzerinde du- oılmuyor. Oysa, RTE örgütten gelen baskıyı, TBMM Baş- kanı Bülent Annç'la önceki sabah yaptığı görüş- mede AKP milletvekillerinin savaşa karşı egilimini saptadıktan sonra birden "hiçbir AKP'linin savaşa razı olmadığını" açıklayıverdi. TBMM Insan Haklarını inceleme Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, konuştuğu en az 100 AKP'li milletvekilinden "savaşa hayır" yanıtı aldı- ğını söylüyor. Elkatmış'ın komisyon adınayaptığı açıklama Is- lam ülkesi olan Irak'a silahla yönelen ABD'ye kar- şı bir çeşit başkaldırı, ayrıca AKP yönetimine de hükümete de ciddi bir uyarı. Parti tabanından gelen "sesler" ile, gruptagide- rek gelişen olumsuz havayı saptayan AKP yöne- timi (RTE) savaşla ilgıli hükümet tezkeresinin TB- MM'den geçmesi olasılığının "yüksek" olmadığını görüyor. Bu olasılık güçleniyor. ••• Ne ki; MGK bildirisine ABD'nin göstereceği tep- kinin boyutlannı beklemek ve görmek gerekiyor. Bu arada RTE'nin MGK toplantısı devam eder- ken "ABD'ye 'ara kararımızı' bildirdik" demesi han- gi anlama geliyor? Üsleri limanlan kullanıma açmaya, lojistik des- teğe hazır olduğumuzu mu bildirdik, konuşlandır- ma kararımızı 26 Ocak'tan sonraya bıraktığımızı mı ilettik, (bir söylentiye göre konuşlandırmayı reddet- tik) bütün bunlar aslı faslı bilinmeyen ara karar gi- bi, nedir ne değildir, sahibinden başka bilen yok! Daha doğrusu RTE'nin gelişen değişen karak- ter yapısına benziyor. "Bir ihtimal daha var"; ya ABD "kendi başına" uluslararası hukuku yok sayan harekâtta bulunma- sı olasılığını gerçekleştirirse? Otur, ayıkla pirincin taşını Türkiye! Başbakan Abdullah Gül, Kızılay'ın hazırlıklannı tamamlamasmı istedi Harekât için kan kampanyası EBRUTOKTAR ANKARA - Olası Irak sava- şına hazırlıklı yakalanmak iste- yenTürkiye, Kızılay'dan Sağhk Bakanlığı ve Türkiye Atotn Enerjisi Kurumu'na (TAEK) kadar tüm kurumlanyla gerek- li önlemleri almak için çahşma- lar yapıyor. Kızılay, büyük bir kan kampanyası için hazırlık- lara başlarken TAEK de sırur- daki 7 ilde nükleer silahlara karşı erken uyan sistemi kura- cak. Kimyasal ve biyolojik silah tehdidine karşı Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ta- rafindan üretilen gaz maskeleri- ni satın alacak olan Kızılay'a, Kızılhaç tarafindan 35-45 bin dolar tutannda gaz maskesi hi- besi de yapılacak. Sağhk Ba- kanlığı ise kitle imha silahlan- na karşı panzehir, aşı ve serum stoku yapmaya başladı. Başba- kanlık'ta Kriz Değerlendirme ve Takip Kurulu ile Nükleer, Bi- yolojik ve Kimyasal (NBC) Tehditlere Karşı Korunma top- lantılan çerçevesinde kurumlar- daki hazırlık önlemleri şöyle: Kızılay'ın hazırlıklari: Olası bir savaşta sınıra 500 bin mültecinin yığılabileceği hesap- landı. Savaştaki can kayıplanm azaltmak ve anında müdahale olanağını sağlamak için Batı Anadolu illerinden başlayacak büyük bir kan kampanyası yü- rütülecek. Kan bankası rezerv- leri en üst noktaya getirilecek. 80-100 bin mültecinin battani- ye, yiyecek, aydınlatma, ısıtma ve sağlık hizmetlerinin karşüan- ması için ayda 50 milyon dolar maliyet hesaplayan Türkiye Kı- zılay Derneği Başkanı Ertan Gönen, dün Başbakan Abdul- lah Gül ile bir araya geldi. Gül, Irak sürecinde Kızılay'a düşen sorumluluklara işaret ederek gerekli hazırlıklann tamamlan- ması talebinde bulundu. MKEK: Gaz maskesi için tam kapasite üretime geçecek. MKEK'ye 100 bin gaz maske- si siparişi verildi. TAEK: Doğu ve Güneydoğu sırunnda nükleer silah ve rad- yasyon sınınna karşı erken uya- n sistemini güçlendirecek. Safillk Bakanllğl: Kimya- sal ve biyolojik silahlar ile mül- tecilerin yayabileceği salgın hastalıklara karşı aşı, serum ve panzehir stoku yapacak. Tıbbi araç ve gereçlerini gözden ge- çirecek. Vallllkler: Sığınaklan göz- den geçirecek. Sığınaklardaki eksiklikleri giderecek. içlşlerl Bakanlığı-. Müite- ciler arasında ajan, terörist ile huzur ve güvenliği tehdit eden unsurlan belirleyecek. Cenelkurmay Başkanlı- ğl: Seferberlik ve savaş hali ha- zırlıklan çerçevesinde gerekh' mevzuatı tamamlayacak. Baş- bakanlık, Içişleri Bakanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu ile koor- dinasyon makamı olacak. Bayındırlık Bakanlıği: Sığınaklan olmayan binalara inşaat izni vermeyecek. Mllll Eğltlm Bakanlığı: Öğrencileri NBC konusunda eğitecek. Siyasi parti liderleri ve meslek odalan Irak harekatına tepki gösterdiler Savaş batakhğma hayırHaber Merkezi - Siyasi parti- ler, meslek odalan ve sivil toplum örgütleri, ABD'nin Irak'a olası müdahalesine karşı çıkarak "Türkiye'nin bir bataklığa çe- kildiği" uyansında bulundu. CHP Genel Başkanı Deniz Bay- kal, Irak'ta çıkacak savaşm en büyük bedelini Türkiye'nin öde- yeceğini söyledi. Bu bedelin 3-5 milyarla karşı- lanamayacağını ifade eden Bay- kal, "Irak'ta savaş dışı bir çö- züm bulunması gerekiyor. I- rak'a askeri bir müdahalede Türkiye cephe haline gelirse or- taya vahim bir tablo çıkar" de- di. Bir ülkenin coğrafyasının kul- lanılmasının askerlerinin kulla- nılması kadar önemli olduğunu vurgulayan Baykal, "Türkiye coğrafyasının, bir harekâtın karargâhı. cephesi olması, o ül- keyi doğrudan savaşan ülke ko- numuna sokar. Bizim coğrafya- mız, bizim sorumluluğumuzun altındadır. Türkiye toprakla- nnda iki ayn ordu, iyi ayn bay- rak kabul edilemez" diye ko- nuştu. YTP Genel Başkanı tsmail Cem ise iktidar ve muhalefetin "gayri ciddi yaklaşım" içinde olduğunu belirtti. Ismail Cem şunlan söyledi: "Asıl olay I- rak'ın petrol kaynaklarının verimli şekilde işletilmesi ve dünya piyasalarına aktarüma- sıyla bağlantılı. Türkiye, Irak olayına bakarken temel ölçü- tü, terör olaylarının yeniden Türkiye'ye bulaşmaması ol- malıdır." SP lideri Recai Kutan, konu- nun bütün siyasi partiler arasın- da enine boyuna incelenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. ÖDP Genel Başkan Yardımcı- sı Haydar tlker de savaşın ger- çek nedeninin Ortadoğu petrol- leri üzerinde emperyalist hâkimi- yet kavgası olduğunu anlatarak savaşın önlenmesi için Türki- ye'nin açık tavır ortaya koyması- nı istedi. DEHAP Genel Başkanı Meh- met Abbasoğlu, Ortadoğu'da sa- vaş bataklığma sürüklenenTürki- ye'nin uzun vadede uğrayacağı kayıplann, ABD'nin yapacağı birkaç milyar dolarlık yardımla giderilemeyeceğini belirterek "İnsan yaşamı hiçbir maddi değerle ölçülemez" dedi. De- mokrat Parti Genel Başkan Yar- dımcısı Doğan Bekin, AKPnm ekonomiyi düzeltmek için tüm ümidini savaş kayıplan için sağ- lamaya çalıştığı mali desteğe bağladığını savundu. Sava? çözüm değll' Türkiye Barolar Bırligi (TBB) Başkanı Özdemir Özok da yap- üğı yazılı açıklamada, "Tüm gü- cümüzle savaşa hayır diyor, uluslararası hukukun işlemesi konusunda her türlü girişimde bulunulmasını istiyoruz" görü- şünü kaydetti. Ankara Barosu Başkanı Avu- kat Semih Güner, sorunlann çö- zümünün "savaş" olmadığım belirtti. Bir savaşın hiçbir şekil- de Türkiye'ye fayda getirmeye- ceğini bildiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğı Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Hükümet, I- rak'a müdahalenin ekonomik kayıplan konusunu da ulusla- rarası müzakerelerde mutlaka dile getirmelidir" dedi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, ABD'nin Irak'a müdahalesinin Kafkas- lar, Körfez ve Ortadoğu'daki enerji kaynaklanm ele geçirme amacını taşıdığını savundu. Saylan, "Türkiye'nin doğru- dan taraf olacağı bir savaşın faturasını düşünmek bile iste- miyoruz" dedi. Türkiye Seya- hat Acenteleri Birliği Marmaris Bölge Yürütme Kurulu Başka- m tsmail Özbozdağ, olası bir Irak Savaşı'mn turizm için fela- ket getireceğini belirtti. KESK üyeleri dün Kadıköy veAksaray'da iki ayn savaş karşıtı gösteri diizenledi. Ka- mu emekçileri "Savaşa ha- yır", "Film de- ğil seyretme, savaşa izin ver- me" yazılı dö- vizler taşıyıp "Amerikan as- keri olmayaca- ğız" ve "Savaşa ha\ır, yaşasın banş" slogan- ları attı. (Fotoğraf:AA) G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada rin anılarında sadece okulun defterin değil, topra- ğın, ağacın da yeri var. Atletizm çalışmalanyia ders- ler üst üste gelmişse, çorbacıya... Garsonun, çor- ba servisinden sonra sokağa fırlayıp, ağaçtan ko- pardığı turuncu bize verişini unutamam. ümon ni- yetine bol bol sık çorbaya, iç... Şeftali bahçesinin içinde enkırmızısınıaramayarışı...Onlarcaeriktü- ründen en irisini bulmadan ağaçtan inmeyişimiz... En güzeli, Menderes'e kadar uzanan derelerin dağ tepelerindeki kaynağına ulaşma tırmanışı... Arkadaşlar gelmediği için çoğuna yalnız giderdim. Yükselen otlann arasındaki su gözlerine dokunmak nasıl heyecan vericiydi. Tepe dönüşlerinde karşılaştığım güzel gövdeli zeytin ağaçları en eski arkadaşlarım arasındadır. Seyrek de olsa ziyarete gittiğimde o işlemeli göv- deleri, her seferinde başka şeyler anlatır... Heie bahara doğru o gövdeler, diz boyu paparyaların, onlara eşlik eden mor sümbüllerin arasından o ka- dar güzel yükselirler ki, gövdenin hemen yanına usulca uzan, sevincini de pek belli etme, gören olursa deli der... Tayfun Talipoğlu'nun cuma günü NTV'de ya- yımlanan Bam Teli programına konu olan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası'nın acı öyküsü, bam telime bastı. Sümerbank fabrikası burada çalışan-çalışma- yan herkesin yaşamına öyle ya da böyle girmiştir. O yıllarda sinemaların perdeleri kare biçiminde ba- sit bir bezden ibaretti. Büyük perdeli ilk sinemayı Sümerbank fabrikasında gördüm. Çarşıdakı sine- malardan çok daha moderndi, sandalye yerine kol- tuk vardı. Fabrika işçilerinin oturduğu tek katlı ev- ler imrenilecek güzellikteydi. Babası fabrikada ça- lışan arkadaşlar bizi zaman zaman buraya getirir- di, bahçesini gezerdik, oyun oynardık. Gıdıgıdı Nazıllı Basma Fabrikası, temeli Atatürk tarafin- dan atılmış, cumhuriyetin ilk sanayi kuruluşların- dan biri... Ham pamuk fabrikaya giriyor, onlarca çeşit kumaş olup çıkıyor. Okullarda türküsünü söylerdik: Nazilli basmaları Nazilli'de dokunur Mektup yazma sevgilim Postanede okunur... Fabrikaya giden işçileri taşıyan trene yöre hal- kı, çıkardığı sesten esinlenerek şu adı takmıştı: Gıdıgıdı... Gerçekten de bu sesi çıkarıp usul usul yukarı Nazilli'den aşağıya gidip gelirdı. Bazen keyif ol- sun diye gıdıgıdıya biner, son durakta inmeden, yine dönerdik. Biletçi günündeyse, bizden dönüş parası almazdı. 2 bini aşkın işçinin çalıştığı fabri- kanın hemen üstünde, Nazilli Endüstri Meslek Li- sesi vardı. Cumhuriyeti kuranlar ve o yolu izleyen- ler, planlı ekonominin bilincıne vardıkları için fab- rikada çalışacak işçiler hemen yanında eğitilirdi. O dönem planlanan KlT'ler sadece üretimı degil, sosyal yaşamı da çoğaltmayı hedefliyordu. Bu fabrika bugün özelleştirmeyi, ölümleştirme olarak yaşama geçiren anlayışın ürünü olarak paslanmaya terk edildi. Üretimin durduğu fabri- kadaki sorumlulardan Kamuran Izer, gelınen noktayı açık yüreklilikle özetliyor: "80'liyıllardan itibaren iyileştirme ve modernleş- tirme yatınmlan yapılmadı, üretim-ücret dengesi gözetilmedi..." Bu anlayış egemen olmadan önce Sümer- bank'ın Nazilli'deki gibi 37 fabrikası, 31 müesse- sesi, 6 ortaklığı, 40 iştiraki, 465 satış mağazası vardı. Şimdi bunlann yerinde yeller esıyor. Işte özelleştirmede karşı çıktığımız bu durumdu. Izer, üretimin içinden gelen kişi olarak aklın yolunu öneriyor: "özelleştirme diye buralan kapatacaklarma, özerkleştirme olsa, kân zaran biz işletenlerin so- rumluluğuna verilse, üretim sürerdi..." Ege gibi Nazilli'nin de dağlarından yağ, ovala- rından bal akar... Gerçek, buna bir ek daha yapmayı gerektiriyor: Fabrikalanndan küf akar! ankcum@rtnet.net.tr 'II Foglio' gazetesi Irak'a önce Türkler girecek Mason olmadığı için yıpratılmak istendiğini söylemesi bakanlıkta rahatsızlık yarattı Dışişleri'ndeYakış sıkıntısı NtLGÜN CERRAHOĞLU "Ankara bir yandan savaşa karşı arabulu- culuk yaparken bir yandan savaşa hazır- lanıyor" diyor Italya'da çıkan " n Foglio" gaze- tesi. Başbakan Silvio Berlusconi'ye yakınlı- ğıyla bilinen ve siyasi gelişmelerin kulis arka- sını aktaran bir gazete olan "D Foglio" önce- ki gün birinci sayfadan verdiği haberinde, "Türk Başbakan'ın arabuluculuk faaüyet- leri görüntüden iba- ret.Türk ordusu savaş hazırlığında." diyor. Israil Genelkurmay Başkanı Mose Ya- alon'un Ankara ziyare- tine dikkat çeken değer- lendirme; "Türk-tsra- il genelkurmay baş- kanlarının ortak sal- dın plamnda anlaştık- larını" söylüyor. "D Foglio"; Yaalon'un ar- dmdanAnkara'ya gelen Talabani'nin de ABD temsilcileri, Barzani ve Türk hükümeti temsil- cileri ile "çokgizli" bir toplantı gerçekleştirdi- ğiîü iddia ediyor. "II Foglio"nun iddi- asma göre bu buluşma- lar sonucunda "metni" VVashington tarafindan hazırlanan bir "anlaş- ma" yapılmış. Gazete- ye göre anlaşmanın ana noktalan şöyle: • "Kuzey Irak oto- nom Kürt hükümeti" 70 bin Türk askerinin topraklarmdan geçme- sine izin verecek. • Türk askerleri bu topraklardan "Kürt özerkliğine" maksi- mum saygı şartıyla ge- çecek. Bu, Ankara tara- findan özerkliğin önce "zimni", sonra "açık" biçimde tanınması an- lamma gelecek. • Kürtler. Musul- Kerkük üzerinde hak id- dia etmeyecekler. Türk hükümeti de Irak'ın ku- zey sınınndan nerdeyse Bağdat kapılarına dek uzanan bir bölgeyi "özerk Türkmen böl- gesi" ilan edecek. • "II Foglio"ya gö- re "Irak'a önce ABD askeri harekâtından bağımsız olarak ha- zır" durumda bekleyen Türk ordusu girecek, îs- rail istihbarat raporlan- na göre Saddam buna tepkisiz de kalabilir. Saddam sadece Bağdat ve Tıknt'ı savunma yolunu seçebilir. • Büyükelçilikten emekli olup AKP'ye katıldığı dönemde sekreteriyle aşk yaşadığı için eşi tarafindan terk edildiği ileri sürülenYakış'ın, özel yaşamıyla ilgili sorunlar nedeniyle Dışişleri bürokratlannı suçlaması kurumda kanşıklığa neden oldu. ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Dışişleri Bakanlığı görevine geldi- ği günden beri birçok açıklamasıyla olay yara- tan Yaşar Yakış. son ola- rak özel yaşamıyla ilgili sorunlar nedeniyle Dışiş- leri bürokratlannı suçla- ması üzerine bakanlığın- da kanşıklığa neden oldu. Büyükelçilikten emekli olup AKP'ye katıldığı dö- nemde sekreteriyle aşk yaşadığı için eşi tarafin- dan terk edildiği ileri sü- rülenYaşarYakış'ın "ma- son olmadığı için Dışişle- ri Bakanhğf ndaki bazı çevreler tarafindan yıp- ratılmak istendiğini" söylemesi, başında bulun- duğu kurumda büyük ra- hatsızlığa neden oldu. Yaşar Yakış'ın özel ya- şamına kadar uzanan tar- tışmalar ana hatlanyla şöyle: Dışişleri Bakanı ol- duktan sonra Dışişleri Ko- nutu'na taşınmaması ve burayı Başbakan'ın kulla- nımına terk etmesi üzeri- ne Yaşar Yakış'ın özel ya- şamıyla ilgili haberler çık- maya başladı. Haberlerde. büyükelçilik döneminden beri Yakış'ın sekreteriyle aşk yaşadığı ve geçen yıl AKP'ye katılma sürecin- de eşinın hem bu siyasi tercihe hem de sekreteriy- le ilişkisine tepki olarak e- vi terk ettiği yazıldı. Bunun üzerine Yakış yaptığı yazılı açıklamada "haberlerde söz konusu edilen memur Songül Güçlü'nün dayısının to- runu olduğunu ve aşk yaşadığına ilişkin haber- lerin hayal ürünü oldu- ğunu" savundu. Bakan, bazı Bakanlar Kurulu üyelerine açıklama yap- mak zorunda kaldı. Ha- berlere göre Yakış, "Eşimle kayda değer tek ihtüafımız AKP'de siya- set yapma karanm oldu. Bana •Onlar irticacı, bır- likte olma" dedi. Bir tür- lü ikna edemedim. Ayn yaşıyoruz, ama boşan- madık" yönünde görüş- ler dile getirdi. Yakış, ba- kanlara "mason olmadı- ğı için Dışişleri'nde bazı çe\Telerin kendisini yıp- ratmak istediğini" de söyledi. Bu değerlendir- me kurum içinde büyük rahatsızlığa neden oldu. GROZNt'DEKl TERÖR EYLEMÎ Sezer'den Putin 'e mescıjı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Çeçe- nistan'ın başkenti Grozni'de önceki gün meydana gelen patlamada 50'ye yakm kişinin yaşamım yitirmesinden ve çok sayıda kişinin yaralanma- sından derin üzüntü duyduğu- nu belirtti. Sezer. Rusya Dev- let Bakanı Vladimir Purin'e gönderdiği mesajda, "Türki- ye, amacı ve gerekçesi ne olursa olsun ve kimden ge- lirse gelsin, her türlü terör eylemine karşıdır" dedi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da "Te- rörden çok acı çekmiş ve çok sayıda yurttaşını terör nedeniyle yitirmiş olan Tür- kiye, bu yolla hiçbir soruna çözüm bulunamayacağına inanmakta, amacı ve gerek- çesi ne olursa olsun ve kim- den gelirse gelsin her türlü terör eylemini kınamakta- dır" denildi. SCHILY'DEN TÜRKÎYE'YE GÖZDAĞI Alman vakıfları davası AB sürecini etkiler BERLtN (AA) - Almanya îçişleri Bakanı Otto Schify, Türkiye'de faaliyet gösteren Alman vakıflan hakkında ca- susluk iddiasıyla açılan dava- nın, Türkiye'nin AB arzusuna zarar verebileceğini öne sür- dü. Schily, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklama- da, "Türk hükümetine ve Türk adaletine bu durumu yeniden gözden geçinneleri konusunda çağnda bulunu- yonım. Almanya olarak biz bu işi ciddiye akyoruz. Hem de çok ciddiye" dedi. Dava- yı "kötü ve düşündürücü bir olay" olarak nitelendiren Schily, ocak ayı içinde Türki- ye'ye gideceğini belirterek "Bu işin bizim için ne kadar ciddi olduğunu Ankara'da yapacağım görüşmelerde ciddi bir şekilde dUe getire- cegim. Bu dava, Türkiye'nin Avrupa yolunda ilerleme- sinde önemli bir engel teşkil edebilir" dedi. BM, sağlık personeli arıyor • DtYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Birleşmiş Milletler'in Diyarbakır ve bölgede savaş sırasmda görevlendirilmek üzere 'Kürtçe ve Ingilizce' bilen doktor ve sağlık personeli aradığı ileri sürüldü. Iddialara göre BM, Diyarbakır başta ounak üzere bölgede Kürtçe ve tngilizce bilen doktor, hemşire ve sağlık personeli arayışına girdi. Bakan'a Bakırçay sorusu • tZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - CHP Izmir Milletvekili Hakkı Ülkü, Çevre Bakam Imdat Sütlüoğlu'ndan, Bakırçay bölgesindeki çevre kirliliği hakkında alınan önlemlerin yazılı olarak açıklanmasını istedi. Uzun yıllar belediye başkanlığmı yaptığı Aliağa'nın çevre kirliliği sorununa çözüm arayan Ülkü, Aliağa'da birçok sanayi kuruluşunun, gemi söküm tesisiyle gaz dolum tesislerinin tehlike oluşturduğunu kaydederek hükümetin bu konudaki yaptınmlannm ne olacağını sordu. Başkent Grubu'ndan AB ödülü • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başkent Grubu, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) giriş sürecinde gerçekleştirdıkleri başanlı çalışmalar nedeniyle 40 örgüt, dernek veya kurumun temsilcisine ödül verdi. ATO Konferans Salonu'nda dün düzenlenen ödül töreninde Hak-lş, ÎKV, TOBB, TÜSÎAD, ISO, IMKB, TÎSK, TZOB, ATO, Basın Konseyi, TÜRSAB, ATtAD, TÜSÎAV, TÜGlAD-Ankara, AB-Türkiye Işbirljği Derneği, TÎM, www.abhaber.com, PÜIS, TÜTAV, Türkiye Araştırmalar Merkezi, TESEy Türkiye Barolar Birliği ve Türk Dış Ticaret Vakfı'nın da aralannda bulunduğu çeşitli kurum ve dernekler ödül aldı. Sayısal 667 milyar devretti • ANKARA (AA) - Sayısal Loto'nun bu haftaki çekilişinde şanslı numaralar 9, 29, 35, 37, 39 ve 45 olarak belirlendi. Çekilişte 6 bilen çıkmadı. 667 milyar 556 milyon 780 bin lira haftaya devredildi. Milli Piyango Idaresi'nden yapılan açıklamaya göre, 5 bilenler 1 milyar 423 milyon 250'şer bin lira, 4 bilenler 12 milyon 450'şer bin lira, 3 bilenler ise 1 milyon 200 biner lira ikramiye kazandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog