Bugünden 1930'a 5,466,868 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA + CUMHURİYET 22 ARALIK 2002 PAZAR 14 KULTUR kuttur@cumhuriyetcom.tr Aralık ayı yazın dergilerinde ağırlık, kitap tanıtım ve eleştiri yazılarındaydı itabatutulan el fenerleriHÜRRtYETYAŞAR Edebiyat dergilerimiz kendilerini, çok satan- lar firtınasına tümüyle kaptırmış görünmüyor- lar. Alanının en saygın adlanndan biri olmayı başaran Vîrgül dergisinin 'Vkrüı' bölümünde, okîınup sindirilmiş kitaplar üstûne yoğun, za- man zaman eleştirel de olabilen, değerli tanı- tım yazılan yer alıyor. 'Mereek' bölümünde ise Omer Türkeş, beş yeni romanı birden tanı- üyor. Varhk dergisi, kitap ekinde, her dergide rast- layamayacağımız bir şey yaparak şiir kitapla- nnı da tanıtıyor. Berfin Bahar'da H. Höseyin Yal- vaç tek başına onlarca kitabı duyuruyor hem de kendi yonımlanyla. E dergisi, kitap tanıtma- nın yanında, yüze yakın yeni ldtabın yayımını haber veriyor okurlanna. Virgül'ün son sayısında Orhan Koçak, Ley- la Erbil'in 'Cûce' adlı son romanı üstüne yazı- yor ve Erbü'le konuşuyor. Virgül'de öteİti iki konuşmayı Metin Fındıkçı Güven Turan'la, Suna Kıbç da Yiğit Okur'la yapıyor. Behçet Çetik, Adalet Ağaoğhı'nun denemeleri, \ecmi Zekâ, Mehmet Taner'in şürleri üzerine yazar- ken Tamer Erdoğan da Yakup Kadri'nin 'So- dom ve Goraore' adlı romamnı irdeliyor. Günümiızde roman eleştirisl Varlık"ın soruşturmasının konusu günümüz- deromaneleştirisi. Bu sayıda Hande Şarman'ın söyleşisi, Buket Öktülmüş ve tbrahim Yıkh- nm'ınyazılanylaToınrisUyarvesonyapıtı 'Gü- zd Yaa DefterF; Sanem Oge'nin söyleşisi ve Çiğdem Ülkerin yazısıyla Mehmet Eroğhı ve "7-amanın Manzarası' adlı romanı konu edili- yor. Nedim Gürsel'le son öykü kitabı 'Öğleden Sonra Aşk' üzerine konuşan ise Hale Seval. Adam Sanat'ın ağırlıklı konusu Yaşar Kemal M. Sadık Aslankara. 'Fırat Suyu Kan Alayor Baksana'yı incelerken FeridunAndaç, Yaşar Ke- mal'in romanlarmda dil değişimlerine ilgimi- zi çekiyor, Semih Gümüş, Müge tplikçi'nin 'Transit Yolcular'; Cem Uzungûneş Nazmi Ağd'ın 'Aşk Küçücük, Kınlgan' adlı öykü ki- taplannı değerlendinrken Kaan Arslanoğhı da 3 Kasım genel seçimlerinin politik-psikiyatrik yorumunu yapıyor. E'de Mehmet Nuri Y'ardun ilk kadın roman- cımız Fatma AHye'yi, Kurtuluş tzfoek ise 'Da- ğarcıktan Ödemeler' adıyla yeniden yayımla- nan ilk romanı 'Muhadarat'ı tanıtıyor. 'Kırmı- n Yorgunlan' adlıoyunu nedeniyle Özen Yula ile Şebnem Atügan konuşurken Mustafa Ş. Onaran da Türkçe ve edebiyat kitaplannda Nâ- zun'a yer verilmeyişinin nedenlerini sorgulu- yor. Şilrde anlam ve ses... Evrensel Kültür ayın dosyasında, son ayla- nn çok satan romanlarıru irdeleyip değerlen- diren yazılan bir araya getiriyor. Cevdet Yüce- er, Attilâ Ühanın şiirinin ne ölçüde toplumcu olduğu sorusunun yarutını araştınrken Tufan Erbanşöran, Erendiz Atasü'nün son romaru 'Bir Yaşdönümü Rüyası'ru değerlendiriyor. Gösteri'de Özdemir İnce. 'CumhuriyetTür- kü'nün Kimlik Sorunu mu Var?' sorusunu ir- delerken Mehmet Ergüven NeşetGûnal'ı, Os- man Hakan A. 'şiirde anlam ve ses'i, Mustafa Durak Mehmet Taner'in son yapıtı 'Veda Ve- zinleri'ni, Tufan Erbanşüran Oktay Akbal'ın 'Yalnızbk Bana Yasak'taki öykülerini, Musta- fa tri Özen Yula'nın oyun yazarhğını işliyor- lar. Orhon Murat Anburnu Şiir Ödülü"nü alan Enver Topaloğhı ile Ersüı Tezcan söyleşiyor. Kum'da Vefa Önal 'sanatta konu' sorununu, Münir Cerit 3 Kasun seçimlerini, Nihat Ateş Zülfû Livaneti'nin 'Bir Kedi Bir Adam Bir Otüm' adlı romanını yazarlarken Mehmet Öz- tekde ZaferDoruk'la, son öykü kitabı 'ÇalDe- dim Klarnetçi Çocuğa' üstüne söyleşiyor. Eskide Fahrertin Demir, Tank Dursun'un öykülerinde coğrafya ve kişileri tanıtıyor Ta- nk Dursun'un yazısının konusuysa kurallar ve insana etkileri. Yasemin Yaaa'nın Soğuk Sa- vaş'ın dünyaya bıraktıklannı yazdığı Eski'de, Hüseyin Mor da Almanca yazan Feridun Za- imoğju'nun yapıtlanru tanıtıyor. Akatalpa'da Hibni Haşal'ın konusu Birhan Keskin'in 'Yeryüzü HaDerT adlı şiir kitabı. Hulusi Geçgd ise Ece Ayhan-tkinci Yeni iliş- kisini inceliyor. Aykmsanat'ta Öner Yağcı, Mehmet Aydın, Meviut Kaplan, Hasan Akarsu. Atila Er, Alev Kutiuözen çeşıtli şiir kitaplanru tanıtırlarken M. Demirel Babacanoğlu 'Atatûrkve şairler ilişki- si'ni anlatıyor. Yaklasan empervallst saldırı YabaEdebiyat'ın kasım-aralık sayısında, ken- dini göstere göstere gelmekte olan emperyalist ABD saldınsıru Cengiz Yıldınm ışlerken Gü- venç Ebnan da şiddet doğuran fanatizmin al- tındaki yok edilme korkusuna ilgimizi çekiyor. Görkem Işık'm, Tank Akan'la 'Anne Ka- famda Bit Var' adlı yapıtıru konuştuğu bu sa- yıda Zafer Berke de öykü ve fotoğraf sanatla- nnı karşılaştınyor. Berfuı Bahar da Öner\ağcı ve Özgün E. Bu- hıt'un konulan da savaş... Hükümetlerin, em- peryalist Batı'mn desteği olarak ülkemizi de sü- rüklemekte olduklan haksız savaş... Ne zaman öteki dergilerimizin de konusu olacak acaba? Savaştan sonra mı? Yom Sanat'ın kasım-aralık sayısınm 'Enis Batur' konulu dosyasının yazarlan arasında Baki Asötürk, Mehmet H. Doğan, Hilmi HaşaL Ahmet Antmen, Hatim Şafak, Hüse>in Peker, Ahmet Ada da var. Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödü- lü'nü kazanan A. Ozgür Özkara ile bir söyle- şinin de bulunduğu dergide Gül Yaşartürk de sinema yönetmeni Andrei Tarkov ski üstüne ya- zıyor. Türkçe yazımın bilinçli bozulması Türkçe sözcükleri Türk abecesinde bulunma- yan harflerle yazma hastalığı, sosyete barla- nndan sonra, yayınevi adlanna (örneğin: Chi- viyazilari), edebiyat dergilerine de bulaştı. Lü- leburgaz'da çıkan 'kültür edebiyat felsefe' üst- başlıklı bir dergi, üç sayıdan ben, kendine ad olarak seçtiği 'vesvese' sözcüğünün ilk harfini 'w' ile yazıyor: 'Wesvese\ Abecemizin, 'W'le- rin, 'x'lenn gerçek saldınsı altında olduğu, züp- peliğin ve aşağılık duygusunun zaten kol gez- diği bir dönemde; şaka, espri, sevimlilik.. vb nedenlerle bile olsa, Türkçenin yazımının hem de edebiyat dergisi çıkaranlarca böylesine bo- zulmasının bu biçimde şaka ya da espri kaldı- nr yanının kalmamış olduğunu düşünüyonım. Bu dergiyi, adındaki ^'yi Vye dönüştürme- dikçe tanıtmaya, Türkçeye duyduğum sevgi izin vermiyor. Karel Reisz ardında az sayıda da olsa kendini tekrarlamayan, özgün, değerli filmler bıraktı Ozgür sinemanınyaratıcısıydı PeraPalastaki müzayede bugünyapûacak UNÜTUUAN Taş plaktan ilk baskı eserlere...Kültür Servisi- 17 yüdır kitap, sanat ve kültür eserleri müzayedeleri yapan Librairie de Pera, bugün saat 15.00'te Istanbul Pera Palas'ta gerçekleştireceği 45. müzayedesinde gazeteci, yazar ve edebiyat tarihçisi Kemal Sülker arşivinden ilginç eserler sunuyor. Keraal Sütker'in kaleme aldığı, Nâzmı Hikmet'in Bffinroeyen tki Şür Defteri' adlı kitabın da bulunduğu müzayedede şiir defterlerinin orijinalleri de yer alıyor. Nâzım Hikmet'in kendi sesınden Sallam Söğüt ve Bahri Hazer'i okuduğu taş plak da satışa çıkanlacak yapıtlar arasında. Müzayedede aynca, kutsal topraklar hakkında bir başvuru ve rehber kitap niteliğinde olan Bianchi Noe'nin 'VTaggk» da Venezia al S. Sepokro ed al Monte Sinai' kitabı, elle renklendirilmiş taşbaskı gravürlenn de içinde bulunduğu Goupö- Fesoeot'nun 'Voyage d'Horace Vernet en Orient' adlı eseri, Jules Verne'in Osmanlı topraklannda geçen bir macera romanı, Paul Rycaut'nun 'The History of the Turkish Empire From the Year 1623 to the Year 1677' adlı seyahatnamesi, Orhan VeB'nin 1944'te EvTeşe'de askerken Muvaffak Sami Onat'a yazmış olduğu mektup ile birlikte Kemal Sülker ve Muvaffak Sami Onat arşivlerinden yazarlan tarafindan imzalanmış, ilk baskı çok sayıda kitap yer alıyor. ASLISELÇUK 21 Temmuz 1926'da Çekos- lovakya Ostrava'da bir Yahudi ai- lenin çocuğu olarak doğan Ka- rel Reisz, 12 yaşındayken Nazi işgalinden önce bir çocuk kon- voyuylayurtdışına. tngiltere'ye yollandı. Çekoslovakya'da kalan avukat babası ve annesinin ya- şamlan bır toplama kampında son buldu. Ingiltere'ye sığınan Reisz, 2. Dünya Savaşı'ndaÇek uçak filosunda hücum pilotlu- ğu yaptı. Savaşın bitiminde Cambndge'de kimya öğrenimi gördü. 1949'da sinema eleştirmenli- ğine başlayan Reisz'uı sinema estetiği ve etiği ile ilgili yazıla- n "Sequence" dergisınde basıl- dı. 1952'de îngiltere'de çok sa- yılan, se\ilen; "ÖzgürSinema" akunını da etkileyen bu dergi- yi meslektaşı Lindsay Ander- son ve Tony Richardson'la bir- likte yayımlayarak yaraücı sine- mayı, sinemada gerçekliği, öz- günlüğü savımdular. Birçolc sinemacıyı etkiledi 1950'lerde tngiliz sineması ufak fakat ses getiren, etkili bir akunla dalgalanır. Tecimsel ça- lışmalan yeren, yönetmene sos- yal bir göre%' yükleyen, günde- lik yaşamın anlamıru, gerçekli- ğini yansıtan belgesel çalışma- lardır bunlar. "Ozgûr Sinema" olarak adlandınlan akımın ya- ratıcılan da Reisz, Anderson ve Richardson'dır. Bu akımın ilk çalışmasını Anderson verir: "O Dreamland"de (1953) Marga- te eğlence parkını konu eder. Ardmdan Reisz, Richardson'la birlikte "Momma Don't Al- kwv"da (1956) bir caz kulübü- nüanlahr. 1952'de Reisz, Lond- ra Sinemateki'nin fılmprogram yönetidsi olur, ünlü sinema der- gisi "Sight and Sound"da da ya- zılannı yazmayı sürdürür. 1953'te Ingiliz Film Akademi- si için w Fflm Kurgusu Tekniği" adlı, kurguyl? ilgili bir deneme Nick Nolte, Debra VVlnger, Artfaur Milkr ve Karel Reisz 'Everybody VVlns'in (1989) setinde. yazar, bu yapıtı türünün klasiği olur, Resnais, Polanski gibi bir- çok sinemacıyı da etkiler. Yönetmen, 1955'te çektiği "We are the Lambeth Boys" (Biz, Lambeth Çocuklan) adlı orta uzunluktaki belgeselinde Londra'nın bilinen bir semtin- deki işçi çocuklannın gündelik yaşamlannı sempatik bir anla- tımla yansıtır. Bu belgesel ay- nca Reisz'ın ustalığının da so- mut bir kanıtıdır. Özgür Sinema akımı Ingilte- re'de yalnız sinemayı etkilemek- le kalmamış, tiyatro ve edebiyat- ta da ürünlerini vermiştir. Sonun- da sınıf aynmına değinen, öfke- li işçi sınıfinı anlatan oyunlar ortaya çıkar... JohnOsborne ve Alan Siffitoe gibi önemli yazar- ların yapıtları beyazperdeye uyarlanır. 1959'da Reisz, Silli- toe'un "Saturdaçr NçhtandSun- day Morning"iyle (Sevişme Günleri) ilk uzun metrajını çe- ker. Burada isyan dolu, hayal kınklığı içindeki bir işçinin (Al- bertFinney)içkiyle, seksle a\om- masını anlanr. "INfiçhtMustFaD" (Gece Olacak/1964) Richard Thoıpe'un fılminin (1937) bir yeniden çevirimidir, psikopat bir katilin iyileştirilmesiyle ilgili- dir konusu. Ardından "Morgan,a Suitab- le Case for Treatment" (Mor- gan/1966) gelir, burada Reisz genç ve şizofren bir solcunun portresini kara mizah içeren bir anlatımla çizer, 68'in politik olaylanna da göndennede bulu- nur. 6 yıl film yapamadı Isadora'da (1968) efsanevi, büyük dansçı isadoraDuncan'ın (Vanessa Redgrave) delilik ve akıllılık çizgisinde gidip gelen yaşantısını ele alır. mgiliz sine- masındaki kriz yüzünden 6 yıl boyunca film yapamayan Re- isz, ABD'ye gelir. Burada "The GamWer"ı (Kumarbaz/1974) çeker. Kumar bağımlılığı yüzün- den her şeyini yitiren bir üni- versite profesörünün öyküsüdür bu. 1978 yapım tarihli "WhoTl Stop the Rain" (En Büyük Suç) Vietnam savaşı sonrası eve dö- nüşü anlatan en iyi fılmlerden bi- ridir. JohnFmvles'ın romanından HarokJ Pinter'ın senaryolaştır- dığı "The French Lieutenant's Wbman" (Fransız Teğmeninin Kadım ,1981) Viktorya döne- minde geçen olanaksız bir aşkı, günümüzle paralellikler kura- rak yetkin bir biçimde irdeler. "SweetDreams"de (Tath Rüya- lar' 1985) tanınmış country şar- kıcısı Patsy CHne'ı, ArthurMffl- ler'm yazdığı "Everybody Wi- ns"de de (Kaybeden Kazanı- yor/1989)bircinayeti soruşturan genç bir kadım anlatır. Seçici bir sinemacı olan Ka- rel Reisz, ardında az sayıda da olsa kendini tekrarlamayan öz- gün, değerli filmler bıraktı. Adı da 'Özgür Sinema'nın en önem- li yaratıcısı olarakta süreklı anı- lacak... SANATA BAKIŞ SELMİ ANDAK Eşref Denizhan 50. Yıl Konseri Sanat dünyamızda, özellikie popüler müzik ala- nında, medyatik olayların yoğunlaştığı ve sanat dışı bir karmaşanın hızlandığı ortamda, sevin- dirici ve değerini kaybetmeyen olumlu olaylar Atatürk'ün sanat devrimi önderliğinde gerçek- leşen "uygar, ileri, evrensel" müzik etkinlikleri- dir... Bu etkinliklerden bir örnek de basbariton Eşref Denizhan'ın 50. Yıl Konseri idi. Yıldız Sa- rayı Vakfı'nca düzenlenen ve Istanbul Yıldız Sa- rayı Tiyatro Salonu'nda seçkin bir müziksever izleyici kitlesine sunulan bu konserde basbari- ton Eşref Denizhan, deneyimli piyanist Sergei Gavrilov, değerli genç sanatçı Deniz Yücel (vi- yola), Rus halk çalgısı balalaykanın virtüözü Aleksandr Petukov gerek solist olarak, gerek eşlik ederek Massenet, Grieg, Schubert, Schu- mann, Mozart, Chopin, Glinka gibi ünlü bes- tecilerin eserterinden ve Rus Halk Şarkılari'ndan oluşan renkli ve ilginç bir müzik repertuvannı ses- lendirdiler. Eşref Denizhan adı beni uzun yıllar öncesine, unutulmaz müzik anılan ile birlikte götürür... Sa- natçı kişiliğiyle yaşamını müzik tutkusuna yönelt- miş, aynca işdünyasında yöneticilikve mühen- dislik çalışmalannın yanı sıra temekden müzik sa- natına ağırlık vermiş basbariton Eşref Deniz- han'ı, benim de müzik öğrencisi olduğum Istan- bul Belediye Konservatuvan'nda tanımıştım. Ülkemizin ölümsüz müzik adamı, unutulmaz hocamız Muhiddin Sadak'ın yarattığı konser- vatuvarkorosu, aynı zamanda Istanbul Beledi- yesi Şehir Korosu kadrosunda basbariton Eş- ref Denizhan sesiyle başarılı görevler üstlen- mişti. Eşref Denizhan'ın gerçek dost, insancıl ka- rakteri, müziğe tutkulu kişiliği hiç eksilmedi. "50. Yıl Konseri" ile başarılı müzik kariyerini sürdüren Eşref Denizhan, 1932 yılında Istan- bul'un Beyoğlu semtinde doğmuştu. Annesi Rodoslu ressam Sabahat Hanım. babası Geli- bolulu armatör ve fabrikatör Rüstem Bey idi. Ço- cukluğu bazen Gelibolu'da, bazen Istanbul'un Maçka semtinde geçen Eşref Denizhan, müzik eğitimine şimdi Maçka llköğretim Okulu olan "22. llkokul"da müdür ve müzik ögretmeni, bes- teci Refik Uz ile başladı. Sonra Şişli Terakki Li- sesi'nde müzik ögretmeni, besteci Hulusi Gür- ses ve koro şefi besteci Nuri Sami Koral ile eği- timini sürdürdü. 1949'da Istanbul Teknik Üniver- sitesi Inşaat Fakültesi'nin yanı sıra Istanbul Be- lediye Konservatuvan'nda şan bölümünde ta- nınmış müzisyenlerden Viyana operası sanatçı- sı bayan Alice Rosenthal, koro şefi Muhiddin Sadak ve besteci Hulusi Öktem ile çalıştı.. Eş- ref Denizhan korodaki görevinin yanı sıra bazı yerli film dublajlanndada şarkı söyledi. 1954'te konservatuvardan aynlıp mühendis olarak ça- lışmaya başladı. Askeri sanat orta okulunda, yedek subay iken müzik öğretmenliği yaptı. 1952 yılında ilk kezTepebaşı Şehir Tiyatrosu sah- nesinde viyolonist Saim Akçıl ve Gülay Uğu- rata (piyanist) ile konser verdi. TOBAV adına Afi- feJaleSahnesi'nde "20. Yüzyıla Veda", rtalyan Kültür Merkezi, Borusan Kültür Merkezi, Rus Baş- konsolosluğu, Terakki Vakfı'nda ve çeşrtli yer- lerde konserler verdi... Eşref Denizhan'ın bas- bariton olarak sanatçı niteliği, özellikie geniş bir ses arahklı (intervalle) ve renkli sesiyle geniş bir repertuvar ile sekiz dilde arya, lied, romans, tan- go, napoliten ve diğer türlerde eserleri seslen- dirmesidir. Not: Yazar, eleştirmen, düşünce adamı Me- met Fuat'ın ölümü gerçekten çok büyük bir ka- yıp. Edebiyat-sanatdünyamızın başı sağolsun. Yıllarca gazetemizde köşe arkadaşım olan de- ğerli yazarımız için hazırlanan sayfa nedeniyle ben de bu haftalık pazargününetaşındım. Haf- taya yine cumartesi buluşmak üzere... Bilkenfte Anday sempozyumu • Kültür Servisi - Bılkent Üniversıtesi Türk Edebiyah Merkezi, 28 Kasım'da yaşamını kaybeden Melih Cevdet Anday'ın şiirine yeni açılımlar kazandumak amacıyla "Anday'ın Şiirleriyle Geleceği Yaşamak'" konulu bir etkinlik düzenlendi. Bilkent Üniversitesi îktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi C Blok Amfi'de yapılacak etkinlik Şiir Akşamı'yla yann saat 18.00'de başlayacak. Türk Edebiyatı Bölümü Başkanı Talat Halman'ın konuşmasıyla açılacak akşamda, Melih Cevdet Anday hakkında hazu"lanmış 'Simurg" adlı belgesel gösterilecek. Doğan Hızlan ve Mustafa Şerif Onaran'ın Anday üzerine konuşmalan ve Mehmet Selim Ergül, Özlem Sezer, Kemal Varol, Murat Devrim Dirlikyapan ve Jale Özata'nın Anday'm şiirlerini okuyacaklan etkinlikte, Ömer Özgeç, Anday'ın şiirlerinden yaptığı besteleri, Zültû Livaneli de şiirler ve şarkılarla bir Melih Cevdet yorumu sunacak. 24 Aralık Pazar günü saat 09.45'te Rektör Ali Doğramacı ve Türk Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Hilmi Yavuz'un yapacağı açılış konuşmalanyla başlayacak olan sempozyum, Füsun Akatlı, Alphan Akgül, Yalçın Armağan, Mehmet H. Doğan, Ahmet înam. Orhan Koçak, Ahmet Oktay, Şehnaz Şişmanoğlu, Mehmet Yalçın ve Tahsin Yücel Anday şiiri üzerine konuşacaklar. (0 312 290 23 17) İZDSO'dan yeni yıl konseri • İZMİR (AA) - tzmir Devlet Senfoni Orkestrası (IZDSO) 26 Aralık Perşembe akşamı saat 20.30'da 'Yeni Yıl Özel Konseri" verecek. Devlet Sanatçısı Şef Rengim Gökmen yönetiminde, Fuar Atlas Pavyonu'nda gerçekleştirilecek konsere, ünlü caz sanatçısı Yıldız tbrahimova, Tuncay Kayış ve Feryal Türkoğlu solist olarak katılacaklar. 100 kişilik IZDSO'nun yanı sıra İZDSO çocuk ve çoksesli korolarmdan oluşacak toplam 300 kişilik sanatçı grubunun katılacağı konserde, sevilen klasik eserlerden valslere, çigan havalanndan, caza kadar çok sayıda eser seslendirilecek. Konserin biletleri D&R Alsancak, Konak îleri Kitabevi ve İZDSO gişesinde satışa çıktı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog