Bugünden 1930'a 5,438,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

14 ARALIK 2002 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA JV LJ l_i J. U J \ kultur(g cumhuriyet.com.tr 15 "l M~Alberto Rondalli'ninyönettiği 'Derviş' bir Türk-İtalyan ortakyapımı İK/acbeth gibi bir dervişGA-MZE AKDEMÎR Sufizmin evrensel penceresinden insanlığı, insanhğın ortak kökemne davet eden bir film gösterime girdi dün. Türk-İtalyan ortak yapımı, yö- netmenliğini Italyan Alberto Ron- dalli'nin üstlendiği 'Derviş'. Boşnak yazar Meşo Selimoviç'in 1966 tarihİi. 30 dile çevrilmiş. Yu- gosla\ya'da aldığı büyük ödüllerin yanj sıra edebiyat derslerinin prog- ramlanna gırmiş romanı 'Derviş ve Ölüm'den Rondalli tarafindan se- naryolaştınlarak sinemaya uyarlan- mış. Film, varoluşa ilişkin sorulan, Osmanlı döneminde bir Anadolu kasabasında egemen değerleri sor- gulayarak saf değiştiren ve sonun- da güvensiz ve ağır kusurlu bır 'kula dönüşen Mevlevi şeyhi Ah- met Nurettin'in deneyimlen aracı- lığıyla tartışıyor. Hem de, insan do- ğasının zayıflıklan, tutkulan, ıki- lemleri çerçevesınde, yönetmen Rondalli'nin de söylediği gibi, Sha- kespeare dramlanndan tatlar içeren teatral bir yapıda gelişerek. Sufizmin evrenselliği Ahmet Nurettin, dini doğrular üzenne kurduğu bir dünyada yaşa- yan, gerçeklerden ve çelişkilerden kaçsa da insanlara yol gösterici ol- ma iddiasında bulunan bir adamdır. Yaşam onu kaçtıklarıyla yüzleşme- ye zorladığında buna öylesine ha- zırlıksızdır ki ne yapacağını bilemez ve yanlış yana, karanlık yana geçer. Suçsuz olduğu halde tutukJanan I ve yok yere öldürülen kardeşini herj yolu denemesine karşın kurtarama-J yınca inandığı tüm değerler tek tek yıkılacak ve artık o eski adam olma-J maya karar verecektir. Artık yenii değerleri, duygulan vardır. KiniJ vardır. Iktidar ister, güç ister, daha çok güç ister ve elde eder de. Hal-J kı kışkırtarak öldürülen Kadı'nn yerine geçen Ahmet Nurettin artık iktidar sahibidir. Sonraki süreçtej kardeşinin ölümüne yol açan karann aynını en yakın arkadaşı Hasan için aldığında asıl sorumlunun iktidar olduğunu anlayacaktır. Ama artık çok çok geçtir. - Din, varoluş, insanoğlu ilişkisi ve çelişkisini nasıl işlediniz? RONDALLI - tnsani boyutu daha çok öne çıkararak. Hikâye- de beni en çok etkileyen kısmı da buydu. Ahmet Nurettin'de yer yer Selimoviç'in kişiliği, insanlığına ilişkin çok şey hissediliyor. Selimovıç romanı kardeşinin başına gelen benzer bir olaydan, acı- ilm, varoluşa ilişkin sorulan, üsmanlı döneminde bir Anadolu kasabasında egemen değerleri sorgulayarak saf değiştiren ve sonunda güvensiz ve ağır kusurlu bir 'kul'a dönüşen Mevlevi şeyhi Ahmet Nurettin'in deneyimlen aracılığıyla tartışıyor. Hem de, insan doğasının zayıflıklan, tutkulan, ikilemleri çerçevesınde, yönetmen Rondalli'nin de söylediği gibi. Shakespeare dramlanndan tatlar içeren teatral bir yapıda gelişerek. (Fotoğraf: SERKAN YILDIZ) la yaşam ve gerçek arasındaki çatışma. Nurettin kaybediyor. Çünkü o bağh olduğu kavram- larla, ilkeierle gerçek yaşamı bağdaştıramıyor. Filmde başka bir fıgür daha var, o da Hasan. Hasan başlangıçta ahlaki açıdan çok da makbul olmayan bir adam olarak gösteriliyor. Işte ku- mar oynuyor. kadınlarla geziyor. Ama film boyunca Nurettin'in yaşadığı bu ikılemlere çıkış yo- lu gösterebilen bir kişilik de o. Ama o bile iradesine yenik düş- müş Nurettin'i, o eski adam ya- pamıyor. Kapadokya'da çekildi - Nurettin bir kurban mı as- lında? RONDALLI - Başlangıçta bir kurban olduğunu söyleye- biliriz. Ama filmin sonuna doğ- ru asıl yırtıcı tarafo oluyor. Kö- tü oluyor. Macbeth karakterin- de olduğu gibi, yani asil, soylu, çok iyi bir prens iken sonra ha- in halıne gelen Macbeth gibi. - Metne sadık kalındı mı? RONDALLI - Metnin kar- masık yapısına sadık kalmaya çalışarak ama sinemasal gerek- lilikleri de göz önünde bulun- durarak adım adım ilerlettim filmı. Eğer filmde daha çekici olsun diye bazı yönleri vurgu- lamaya çalışsaydım, mesela folklorik özellikler ya da aksi- yon katmaya çalışsaydım o za- man bir oransızlık olacaktı. 'Deniş'te Ahmet Nurettin rolündeki Ispanyol Antonio Buil Puejo dışındaki 14 oyun- cu da Türk. Başak Köklükaya dan yola çıkarak yazmış. O nedenle Selimovıç aslında kendi hikâyesini, kendi dramını anlat- mış. Çektigi acı romamn her satınnda kelime kelime hissediliyor. Ve bu insani yön kültür, din ayırmaksızın herkesi etkiliyor. Benim için en önemlisi bu boyutuydu. Ahmet Nurettin'i kül- türel ve dinsel boyutlanyla doğru bir şekilde per- deye getirebilmek için araştırmalar yaptığım za- man aslında kendi kültürümle çok ortak nokta- lar olduğunu fark ettim. Özellikle sufizm çok evrensel bir düşün- ce; felsefe, diğer kültürlere, dinlere de çok açık. Selimoviç'in ken- di hikâyesini anlatırken bir Mevlevi dervişini kullanmasının se- bebinin de bunlar olduğunu düşünüyorum. - Ve iradenin sınanması?.. RONDALLI - Soyut düşünceler, kurallar, prensipler, bunlar- (Sersen), Cezmi Baskın (Ha- san), Ruhi San (Yusuf), Menderes Samancılar (fzak), Yük- sel Arıcı (Muselim), Erdem Özipek (Muhammed). Tiıncer Necmioğlu (Kadı). Soner Ağın (Sinaneddin), Haldun Bovsan (Cemal), Mete Dönmezer (De\ let Memuru), Unıut Demirde- len (Vezirin elçısi), Emin Gürsoy (Ali) ve Atila Pekdemir'in (Osman Paşa) yanı sıra filmde 300 figüran rol almış. 400 kos- tüm dikilmiş, 70 bin metre 35 mm'lik film kullanılmış. Sekiz hafta süren çekimler 9 Ekim ile 2 Aralık 2000 tarihlerinde Ka- padokya'da 44 kişilik Türk ve Italyan bir ekip tarafindan sesli gerçekleştirilmiş. Çekimlerin tamamı tarihi ve gerçek mekânlarda yapılmış: Sa- rıhan Kervansarayı (Avanos), Mustafapaşa Kervansarayı (Mus- tafapaşa), CanseverEvi (Mustafapaşa), eski bir Rum evi (Mus- tafapaşa), Mehmet Paşa Konağı (Göreme), Yüksek Kilise (Gü- zelyurt), Karamustafapaşa Kervansarayı (tncesu). Ustalar, sinema ve tarih buluştuKültür Senisi - TÜRSAK VakfVnca düzenlenen ve bu yılki ana teması 'Din- lerarası DiyaJog ve Aydınlanma' olarak belirlenen '5. Uluslararası Sinema Ta- rih Buluşması'mn açıhşı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen törenle yapıldı. Sinema ve tiyatro oyuncusu Korhan Abay'ın sunuculuğunu yaptığı gece, mo- dern dans ve bale koreografı Beyhan Murphy'nin yönetiminde, üç erkek dans- çının sergılediği dans gösterisiyle başladı. TÜRSAK Vakfi Başkanı Engin Yiğit- gil'in açılış konuşmasının ardından ünlü Fransız yönetmen Alain Corneau'ya ve tarihçi Prof. Dr. tlber Ortaylı'ya festiva- lin geleneksel ödülü 'Işık Saçan Apollon Onur Ödülü' ve usta yönetmen Costa Gavras'a 'İnsan Hakları Ödülü' veril- di. Coumeu ödülünü alırken duygulannı "Tüm filmlerim adına adına aldığım ilk ödül bu. Sinema ve tarihi çok önem- sivorum. İlk kez bir sinema seriylc ta- nışmamı şu anda karşımda oturan Cos- ta Gavras'a. borçluyum" sözleriyle dile getirdi. Prof. Dr. Ortaylı da konuşmasını sinema ve tarih buluşmasını ekranda top- lum ve tanh buluşması olarak yorumlaya- rak bu bağlamda fesrivalin üstlendiği mis- yonun önemine dikkat çekti. Gavras da Türkiye hakkında her zaman olumlu duy- gular taşıdığını ve bu duygulann Yılmaz Güney"i tanımasıyla daha da pekiştiğini söyledi. Gavras konuşmasını "Az sonra gösterilecekolan filminı Amen',insan- ların dramlar karşısındaki kayıtsızlığı- na dikkat çekmektedir" sözleriyle bir anlamda hassas bir dönemden geçen Tür- kiye'yi pür dikkatli olmaya çağırdı. Gece, festivalin açılış filmi olan ve Costa Gavras"ın yönettiği Amen'in gös- terimiyle sona erdi. Fransız yönetmen Corneau'ya ve tarihçi Prof. Dr. Ortaylı'ya festivalin geleneksel ödü- lü oian 'Işık Saçan Apollon Onur Ödülü' ve usta yönetmen Gavras'a 'İnsan Hakları Ödülü' verildi. (Fotoğraf: VEDAT ARIK) ESİNTİLER ZEYNEP ORAL Biz/ Ben Avrupalı, Asyalı, Afrikalı, Akdenizli... 6O'lt. 70'li yıllarda hep "biz" diye konuşulur- du. "Biz" yani birleşmiş, kaynaşmış, bölün- mez, tek ve bütün... Tek ses, tek vücut. Aynı tornadan çıkmış ve birımiz hepimiz, hepimiz birimiz için... Öyle abartıldı ki, bu "biz"ve "siz" (ötekiler) olma durumları, kimi zaman, iki kişi konuşurken bile, karşımdakini uyarmak gere- ğini duyardım: Şu anda yalnız benimle konu- şuyorsun, tek başımayım diye. "Siz kadınlar", "Siz solcular", "Siz sağcılar"... Derken bireyselleşme çabası içinde bir "ben" furyasıdır başladı. Her cümleye "Benle başlar, "Ben"\e yatar, "Sen"le kalkar olduk. Dünya "ben" diye haykıranların çevresinde dönüyor, hayatta her şey "Ben"\e başlıyor, "Ben"\e bitiyordu. (Yanılmıyorsam, Özal döne- miydi.) Ben... Ben... Ben... Benim... Benim... Benım... Kısacası bir uçtan ötekine savrulurken "6en"in içindeki biz'i, "biz"\n içındeki ben'i gözden, akıldan ve yürekten çıkarıverdik... Düş kırıklıklarıyla bılediğimiz öfkeyle, yeni- den habire yeniden çoğaltmaya çalıştığımız umutlar arasında, bir uçtan ötekine savruldu- ğumuz şu günlerde, içimden "Biz / Ben Avru- palıyız, Asyalıyız, Afrikalıyız, Amerikalıyız, Ak- denızliyiz, dünyalıyız" diye haykırmak geliyor. Ülkenin en büyük kentinde, kışın ilk karı düş- tüğünde, bir iki saat içinde, kaldırım taşları ye- rinden söküldüğünde, asfaltlar, su boruları patladığında, trafik kenti esir aldığında, birbi- rine girmiş arabalardan fırlayanlar birbirinin boğazına sarıldığında, bir saat boyunca yer- lerinden bir milim oynamamış arabaların için- dekiler suspus, ses çıkarmadan oturdukların- da, biz Ugandalıyız diyorum. Ama hayır, Ugart- dalı bile olamayız, onların meclisinde kadınla- rın temsil oranı bizimkinden on kat fazla, o açıdan bizden on kat ilerideler... Neredeyse iki yıla yaklaşan bir sürede, hüc- re ve tecrit cezasına karşı yapılan ölüm oruç- larındayüz kişi öldüyse ve ölmeye devam edi- yorsa, buna karşılık biz buna gözlerimizi ka- pıyorsak, yok sayıyorsak, ölenlerin anaları ba- baları, kardeşleri yokmuş gibi yapıyorsak, biz yıllar öncesinin Latin Amerikalılarıyız diyorum. Yılların, ayların, günlerin geçtiğini ya da geçe- mediğını göremiyoruz diyorum. Aile meclisini toplayıp, davranışını, bakışını ya da giyimini beğenmediğimiz kız çocuğumu- zu öldürme kararı aldığımızda ve öldürdüğü- müzde ve buna "gelenek", "namus", "ahlak" gibi kulplar taktığımızda, yoksa biz Asyalı mı- yız diyorum... Ama aile meclisi toplanıp, aile- nin en muhtaçlarına bakma, onların tüm ihti- yaçlarını karşılama kararı aldığında ve bunu kimselere çaktırmadan gerçekleştirdiğinde, iyi ki Asyalıyız diyorum... Birkaç akşam örfce, AKM'nin büyük salo- nundaeşsizsopranomuzZehra Yıldız'ıanma konseri vardı. Onun ışık saçan aydınlık bakış- ları arasında, sahnede yaş ortalaması 21 olan Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası eleman- ları ve birbirinden değerli genç şancılar, Sim Tokyürek, Burak Bilgili, Elif Özel, Oğuz Sır- malı.şef NaciÖzgüç'ün yönetiminde, bizdin- leyicileri duygular ımparatorluğunun sınırsız- lığında uçururken, elbet kı Avrupalıyız diyor- dum... Ama durun, bu anlamda, bu nitelikte bir konser Avrupa'nın herhangi bir kentinde ya- pılsaydı, ertesi gün medyada mutlak yer alır- dı... Biz dünyaya şiddet ihraç etmiyoruz, Ameri- kalı olamayız. Ama "Küçük Amerika" olmak için neler vermeyiz ki... Ikiyüzlülükte, çifte standart kullanmakta müthiş bir yeteneğimiz var, öyleyse Avrupalı olabiliriz. Ama demokraside, insan haklarında öyle büyük eksiklerimiz de var ki... Edebiyatımızdan müziğimize, tiyatrodan si- nemamıza aynı duyarlılıkları paylaşıyoruz, evet Akdenizliyiz. Ama Akdeniz'in kuzeyiyle güne- yi birbirinden öyle farklı ki... Binlerce yıllık kültürümüz var, Asyalıyız. A- ma aynı zamanda Truvalıyız. Balkanlar'la Kafkaslar arasında, hem Bal- kanlıyız, hem Kafkasyalıyız. Biz dünyalıyız. Ben dünyalıyım. Bunları söylemek neden mi geldi içimden? Belki de Avrupa Birliği'nin bir amaç değil, bir araç olduğunu bildiğimden... Çağdaş bir dünyalı olma yolunda bir araç... e-posta: zeynep(« zeyneporal.com faks:0212 257 16 50 s ncmn J• Taşıyıcı Eskj Özel Ku\-\etler Uzmanı Frank Martın bir taşıvıcıdır ve Fransanın Akdenız kıyılannda kendisıne venlen görevlen sakin bırhayat sürerek yenne getirmektedır Başrollerinde Jason Statham ve Shu Qi'mn paylaştıklan fılmın yönetmenı Cor\' Yuen (Alntmzade Capıtol, Bakırköy Sinema 7 4, Bevoğlu Atlas. Beyoglu Sinepop. ÇemberlitaşŞafak Etıler \fovıeplex, Gallerıa Prestıge. Kadıköy Tepe, Kadıkö) Rexx, \laslak Seba, Sfecidiyeköy Odeon, Sılivrı Cınecıty, Suadiye Movieplex, Şişh Movieplex. Ümranhe AF,\(, Zeynnburnu Cmecıtv) • Hayatın Hakkını Ver / Life or Something Like It Eğer vaşayacak sadece bir haftanız kaldığını bılseydınız ne >apardınız r> Hayatınızın geri kalanında büyük bir değışiklık yapar mıydımz'' Değer verdıklennızı \e önceliklerinızı tekrar gözden geçınr mıydıniz? Bunlar bir TV muhabın olan Lanie Kerrıgan'ın kendi kendisıne sormayı duşündüğü son sorulardı hepimiz gıbı Stephen Herek'm yönettiği filmın başrollerinde .^ngelma Jolie, Edward Burns,. Tony Shalhoub, Stockard Channing oynuyorlar. (4ltunizade Capılol. Be\oğlu Atlas, Beyoğlu Sinepop, Çemberlitaş Şafak, Etıler \io\ ıeplex, Kadıköy Tepe. Kadıkö-i Rex.\ Maslak Seba. Nışanlaşı Mo\ieplex. Suadıye \iovieplex, Şıslı \fovıeplex) M Derviş Yugoslav yazar Meşa Selımo\iç"in 'Der\iş ve Ölüm adlı kitabından ltalyan yönetmen Alberto Rondalli tarafindan senar>olai;tırılan ve sinemaya u>arlanan fılmın başrollerinde Antonio Buıl Puejo. Başak Köklükaya. Cezmı Baskın. Ruhi San. Mendereb Samancılar oynuvorlar. Osmanlı döneminde küçuk bir Anadolu kasabasındaki bir tekkede mutlak dını doğrular üzenne kurulu dünyasında yaşayan Mevle\ ı şeyhi Ahmet Nurettin'in jaşamından kesıtler anlatılıyor. (Altumzade Capıtol. Beyoglu AF\{, Faııh Feza. Kadıköv Hollvwood. Maltepe Karya. Mecıdiyeköy Odeon i'mranıye AFM. Zeytınburnıı Cınecity) • 8 Kadın / 8 Femmes Başrollerınde Cathenne Deneuve. Isabelle Huppert. Emmanuelle Beart. Fann> Ardant, Vırginie Ledoven. Danıelle Darrıeux. Ludıvine Sagnıerve Fırmıne Richard'ın rol aldıkları filmin vönetmenı François Ozon. 1950'li yıllann Fransası'nda Noel'de malıkânelerinde buluşan \arhklı bir aılenın reısi öldurulür Şüpheler kurbanm en vakınında bulunan 8 kadının üzennde yoğunla^ır Acaba katıl onlardan bırı mıdır?. (A\cûar \ew Fılms. Beyoğlu AFM, Kadıkö\ iFM. Kadıköy Tepe, Maslak AFM. Mecıdiyeköy Odeon, Ortaköy AFM Sılnn Cınecıty }eşilko\ Cmecını • Hayatımın Çalımı Beckham / Bend It Like Beckham Yönetmenlığını Gunnder Chadha'nın \aptığı fılmın başrollerinde Parmmder Nagra, Keıra Kjııgbtley ve Jonathan Rhys Meyers yeralıyor Filmde aılesiyle Ingiltere'de yaşayan \e en büyük ha\alı David Beckham gibi futbol oynayabilmek olan 18 yaşındakı Hıntli kız Jess'in öyküsü anlatılıyor (Altunizade Capitol. Bakırköy AFM. Beyoğlu Emek, Bevoğlu AFM. Dolmabahçe Shop&Miles, EnlerÂFM. Gallerıa Prestıge G.O.P Mass, Kadıköy Tepe Kadıköy Sıireyy a, Mecıdiyekö\ Odeon. Ortaköy Ferıye, Osmanbev Gazi. Pendik Oscar Şashnbakkal Beko. L'mranıye AFM. Zeytınburnıı Cınecıty) H Dönüş Yok / Irreversible Gaspar Noe'nin yönettiği filmin ojTinculan Monıca Belluchı. Vincent Caısel. Albert Dupontel. Eski \e >enı sevgılısı arkadaş olan burjusa bir kadının Parıs sokaklannda uğradığı teca\üz \e öldürülesıye dd\ülüşunün ardından ıkı sevgilısının mtıkam uğruna yollara duşmeleri anlatılıvor. lAvcılar New Fılms, Bahçelıe\ler Hohdaypley. Bakırköy Incırh, Bey oğlıı Pera, Çemberlitaş Şafak, Kadıköy Moda. Orıaköv Feriye. Osmanbey Gazı, Pendik Oscar) H Kolay Para Başrollerinde Mustafa Uğurlu. Şebnem Donmez. Emre Altuğu \e Okan Yalabıvık'ın oynadıklan filmin >önetmenlen Ercan Durmuş ve aynı zamanda senaryoyu da yazan Hakan Haksun Filmde ayn idealler peşınde koşan üç arkadaşın yaşam ko\alamacası içinde okul. aşk. yasadışı işler arasında savrulan hayatlanndan bir kesıt sunuluyor (Altunizade Capitol, Bağcûar Sıte, Bahçelievler Holıda\piex. Beyhkdüzü AFM, Beyoğlu Lale, Bın'ükçekmece Favori, Çemberlitaş Şafak. G.O.P Mass, Idealtepe AFM, Kadıköy Ocak. Kozyatağı Cınepol. Maslak AFM. Mecidheköy Odeon, Pendik Giiney. Suadıye Morıeplex. Şışh Mo\ieplex Cmraniye AFM) • Harry Potter ve Strlar Odası / Haıry Potter and The Chamber of Secrets J K Ro^lıng'in çok satan romanından sinemaya uyarlanan Harry Potter sensının bu bölümünde Harry. büyüculük okulundakı ikıncı >ılındadır Tüm amacı daha iyi bir buyucu olmak ve sırlar odasma gınp karanlık güçlere ıyı bır ders vermektır. Chrıs Columbus'un yönettiği fılmın başrollerinde Danıel Radclıffe. Emma VVatson. Rupert Gnnt. Kenneth Branagh. Robbie Coltrane ve Rıchard Hamsyeralı>or. (Aıaköy Atrıum, Ataşehır AFM Altunizade Capıtol Bagcılar Sıte Bahçelievler Holidayplex, Bakırköy AFM, Bakırköy Incirlı. Bay rampasa Cinebay, Beykoz Karya. Beylıkduzii AFM. Beyoglu AFM, Büyükçekmece Favori. Çembertıtas Şafak. Dolmabahçe Shop & Mıles. Etiler Cinecıty, Etıler AFM, Etıler Movieplex, Fenerbahçe AFM. Fındıkzade Cinemars. Galleria Prestıge. Gaıiosmanpaşa Mass, Ideahepe AFM. Kadıköy AFM,Kadıköy As, Kadıköy Tepe. Kadıköy Süreyya, Kavacık Boğaziçi. Kozyatağı Cinepol, Maltepe Karya, Maslak AFM, Maslak Seba. Mecıdiyeköy Odeon. S'ısantaşı Plaza Ctnemas. Ortaköy Ferıye, Osmanbey Gazı. Pendik Güney, Sılıvri Cinecity Suadiye Movieplex, Şaskınbakkal Beko, Şashnbakkal Çarsı, Şişli Atlantıs Teşvikiye AFM, Ümraniye AFM, Csküdar Movıgold, Zeytinburnu Cinecity / • Çılgın Kızlar / The Banger Sisters 19601ı yıllarda bırhkte çılgın bır gençlik geçıren Suzette ve Yınnie 20 yıl sonra tekrar bir araya gehrler. Garson olan Suzette eski çılgınlıklanna devam ederken, Vinnie ise çok değışmiş. sosyetik bır kadın olup çıkmıştır Yönetmenliğıni Bob Dolman'ın yaptığı filmin başrollerinde Goldıe Hawn, Susan Sarandon ve Geoffrey Rush oynuyorlar. (Etiler Mo\ıeplex, Kadıköy Kadıköy, Suadiye Movieplac) • Balistik / Ballistic: Ecks vs. Sever Başroliennde .Antonio Banderas \e Luc> Lıu'nun oynadıklan filmin yönetmeni Kaos. (G.O.P Mass, Kadıkö\ 4FM, \'işanıası Plaza Cinemassj • Kızıl Ejder / Red Dragon Başrollerinı Anthony Hopkins, Ed«ard Norton. Ralph Fıennes ve Haney Keitel'ın paylaştıklan filmin yönetmeni Brett Ratner. (Altunizade Capitol. Bahçelievler Holıdayplex. Bakırköy Renk, Beykoz Acarkent, Beyoğlu AFM, Büyükçekmece Favorı.Çemberlitaş Şafak, Fatıh Feza, Fındıkzade Cmemars Galeria Prestige, tdealtepe AFM. Kadıköy As, Kadıköy Atlantis. Kavacık Bogazıçi, Ortaköy AFM, Pendik Güney, Üsküdar Moviegold) • Azap Yolu / Road to Perdition Başrollerinde Tom Hanks, Paul Newman ve Jude Law"un oynadıklan filmin vönetmenı Sam Mendes (Bey koz Acarkent, Büvükçekmece Favori, Kadıköy Kadıköy. Ka\acık Bogazıçi, Maslak AFM. Pendik Oscar. Suadtve Movieplex. Şışlı Movıeplex) • Hz. Muhammed (S.A.V): Son Peygamber Yapımcılığım Badr Internatıonal'ın yaptığı anımasyon filmin senaryosu Bnan Nissen'e, müziği Willıam Kidd'e aıt. (Avcılar A'evv Fılms, Bagcılar Site, Bayrampasa Cinebay. Beykoz Karya. Büyükçekmece Favori, Fatih Feza. Pendik Güney, Ümranhe Beledıyet • Işaretler / Signs Yönermenliğinı M. Nıght Shyamalan'ın yaptığı filmin başroliennde Mel Gıbson ve Joaquin Phoenıx oynuyorlar. (Bayrampasa Cinebay, Kadıköy Atlantıs, Pendik Güney) • Büyük Adam Küçük Aşk Yönetmenlığını Handân Ipekçi'nın yaptığı filmin başrollennde Dilan Erçetın, Şükran Güngör ve Füsun Demirel yer alıyor /Beyoğlu Lale) BUGÜN • SALİH ZEKİ KOLAT KÜLTÜREVİ'nde 16.30da Eviu İlyasoğlu'nun 'Türkiye'de Müzik Üzerine Herşey' konulu söyleşisi ve imza günü. (0 216 449 19 84) * M AKM'de 1 l.OO'de İDSO KONSERİ. Şef: Ionescu Galati. Solıstler:Marin Cazacu(viyolonsel),AJexandra Gutu(viyolonsel), Razvan Suma(viyolonsel), Olga Manescu(viyolonsel). (0 212 251 56 00) • CEMAL REŞIT REY KONSER SALONTJ'nda 'VII. Uluslararası Piyano Festivali' kapsamında 15. 3O'da Burcu Aktaş & Eren Aydoğan konseri, 20.00'de Aydın Esen dinletisi. (0 212 251 34 97) • AKM 'de iDOB'dan 11.00'de 'Fındıkkıran' adh çocuk müzikali ve 15.30'da 'Kuğu Gölu' adlı bale(2OO2-2OO3 prömiyeri). (0 212 251 56 00) • FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ nde 20.00'de 'Trio Chemirani' konseri. (0 212 244 44 95) • BABYLON'da 23.00'de 'Garanti Caz YeşiIP kapsamında 'Jose Luis Cortes Y Sus Esterellas' konseri. (0_ 212 292 73 68) M AKBANK KÜLTÜR SANAT MERKEZİ'nde 11 OO'de Firdevs Sayılanın 'Nemrut Dağı Tanrılan' adlı dia gösterisi, 17.00 ve 20.00de Akbank Prodüksiyon Tiyatrosu'ndan 'Tek Kişilik Şehir' adlı oyun. (0 212 252 35 03)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog