Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

12 ARAUK 2002 PERŞEMBE CUMHURJYET SAYFA İLıJV\_liN \_JIVJJ. ekonomi@cumhuriyet.com.tr 13 Turkiye'ye linivan • TOKYO(AA)- Toyota'ıın Adapazan tesisleriıde 2004 yılından ilibaren yeni tip mınivan üretmeye fcaşlayacagı bildirildi. Şirket yetkilileri, 2004 yıknda, Avrupa pazanm yönelik yeni tip mınivan üretimine, Türkiyede üretim yapan Toyota Motor ZSlanifacturing Turkeyde başlanacağını açıkladı OziDıan: Haberter dedikodu •İSTA\BIJL(AA)- Türk Sanaykileri ve Işadamlan Demeği (TÜSÎAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, başkanlık görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin haberleri "dedikodu" olarak niteledi. Özilhan, Türkiye"nin AB üyeliği için müzakere tarihi konusunda elde en kötü tanh olarak 2005 bulunduğunu belirterek "2004 Mayıs'ından evvel bir tarih çıkması ihtimali var. ama çıkmasa da ben bunu bir sonın olarak görmüyorum'* dedi. PftHemiz açılan dava yok • tSTANBUL(AA)- Petrol Ofisi A.Ş., Iş Doğan'la bırleşme karannın iptali için yatınmcılaı tarafindan dava açıldıgına ilişkin bir tebligat alınmadığını bildirdi. Borsa Başkanhğı'nın talebine cevaben Petrol Ofısi'ndenîMKB'ye gönderilen yazıda, şirkete şu ana kadar konu ile ilgili herhangi bir tebligat ulaşmadığı bildirildi. Kerevitaş'a • İSTANBUL (AA>- tstanbul Yaklaşımı kapsamında borçlannı yeniden yapılandırmak için başvuıan Kerevitaş Gıda aleyhine BNP Ak Dresdner Bank tarafindan açılan davada, yaklaşık 1.8 trilyon liralık borcunu Banka'ya 7 gün içinde ödememesi halinde şirketin iflasına karar verileceği bildirildi. Çalışaniar hDJa yoksullaştı • ANKARA(ANKA)- Gayri safı vurt içi hasıla (GSYIH) verilerine göre milli gelir içinde iş gücü ödemelerinin payı 2000- 200 l'de 2.4 puan düştü. tş gücü ödemelerinin milhgelirde 1999'da yüzde 30.7 olan payı, kur çıpasına dayalı enflasyon hedefî içeren ekonomık programın uygulandığı 2000'de yüzde 29.2'ye, ağır ekonomik kriz yaşanan geçen yıl da yüzde 28.3 'e kadar geriledi. Iş gücü ödemeleri, çalışanlara, gördükleri iş karşılığında yapılan nakdi ve ayni ödemelerin toplam tutan olarak alınıyor. Bankafarın notu yükseldi • ANKARA/NEVV YORK(AA)-Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's, Ziraat Bankası'nın notunu, Iş Bankası'nın ise görünümü yükseltti. Standard and Poors yetkililen, Ziraat Bankası'run notunun yükseltilmesinin, bankanın yeniden yapılanma sürecindeki ilerlemeyi yansıttığını söylerken, Iş Bankasrrun genel görümününde yapılan yükseltmeye neden olarak da ekonomik ve mali ortamda sağlanan iyileşmeleri gösterdi. Istanbul'da düzenlenen kongrenin 2. gününde AB'ye üyeliğin etkileri ve rekabet ele alınch SanayihenüzhazırdeğüEkonomi Servisi - İstanbul Sanayi Odası'nın (ISO) 50. kuruluş yıldönümü etkinlik- leri kapsamında düzenlenen Sanayi Kongresi dün de yeni oturumlara sahne oldu. Kongrede, Doç. Dr. Ruhi Gürdal tarafindan sunulan "Türkiye'nin Sanayi Strateji- si" araştırmasında imalat sa- nayii işletmelerinin AB ve AB dışı rakip ülkelere göre rekabet güçleri saptanmaya çalışıldı. Buna göre, Türkiye sektörlere göre rekabet gücü açısından oldukça güç du- rumda. ISO'nun çalışmasına göre, en önemli rakip olan AB'li firmalara göre imalat sanayii • İSO'nun araştırmasına göre, Türkiye rekabet gücü açısından oldukça güç durumda. En önemli rakip olan i'li firmalara göre imalat sanayii içinde yüksek rekabet gücüne sahip sektör bulunmuyor. işletmeler, rekabet gücü için öncelikle "teknoloji yenilemeye" ağırlık verilmesi gereğine inanıyor. YIL içinde yüksek rekabet gücü- ne sahip sektör bulunmuyor. AB'li rakiplere karşı rekabet düzeyi düşük olan işletmele- rin toplam işletmeler içinde- ki payı yüzde 66 düzeyinde bulunuyor. AB'li rakiplerine karşı re- kabet gücünün yüksek oldu- ğu saptanan işletmelerin ora- nının en yüksek olduğu sek- tör yüzde 23.7 ile giyim sana- yii. İSO'nun çalışmasına ka- tılan işletmeler, sektörlerinde rekabet gücünün korunabil- mesi için öncelikle "teknolo- ji yenilemeye" ağırlık veril- mesi gereğine inanıyor. Türkiye cazip pazar lç pazardaki yabancı rakip- lerin dış pazardaki olası ra- kipler olduğunun kaydedildi- ği ISO'nın çalışmasında şöyle denildi: "Türkiye GB ile birlikte AB ülkeleri yanın- da ortak gümrük tarifekrine uyum nedeniyle birçok üçün- cü ülke içinde cazip bir pazar konumuna gelmiştir. Bu geHş- me iç pazardaki rekabeti kö- rükkmiş ve Türk işletmekri- ni, rekabet gtiçlerini artürma- ya zoriamışür." AB'ye tam üyelik, berabe- rinde standartlara uyum zo- runluluğunun olduğu vurgu- lanan Sanayi Kongresi'nde sunulan çalışmada, işletme- lerin yüzde 26.4'ünün AB standartlan konusunda bilgi sahibi olmadıklan dile geti- rildi. Kongrede ele alınan ve- rilere göre, "tşletmeler AB standartlanna uyum açısın- dan iyi bir noktada değü". Üyekre şûkran plaketkri Cevahir Kongre Merke- zinde düzenlenen kongrenin ana sponsorlan Akkök, Ça- nakkale Seramik, Arçelik ve Ülker oldu. 950 kişinin izlediği kongrede katılımcılara "İSO'nun 50. Yınnda Tûrk Sanayii" adh kıtap dağıtırken istanbul Sanayi Odası 'nın ku- ruluşundan bu yana üyeliği kesüıtisiz devam etmekte olan 32 sanayi kuruluşuna şükran plaketleri sunuldu. Nobel Ödülleri Ekonomiye psikoloji katkısı GÜRHANUÇKAN STOCKHOLM - Bu yılın No- bel Ekonomi Ödülü'nü alan Dani- el Kahneman tsrail ve ABD, Ver- non Smith de ABD vatandaşı. As- lında bu ödülün adı, tt AHred No- bel'in anısma Merkez Bankası'nın ekonomi bilimi ödülü" ve Nobel'ın vasiyetinde yer almadığı halde 1969 'dan beri verilmekte. Ödül tu- tan, diğer Nobel ödülleriyle aynı: 10 milyon Isveç Kronu, yaklaşık lOObindolar. Kahneman, ekonomik analizle- re psikolojiyi soktuğu için, Vernon Smith de ekonomi araşhrmacılı- ğına laboratuvar testini dahil etti- ği için ödüllendirildi. Buluşlany- la öncülük yapmış olduklan kabul edüiyor. AUOredNobel'in ölüm yıl- dönümü olan 10 Aralık'taki ödül töreni ve görkemli kutlamalar için Stockholm'e gelen iki ekonomist, derhal basının ilgisini topladı. Ver- non Smith ayağının tozuyla şöyle konuştu: "Bu ödüliçin adunın geçtiğini 20 yıldır duymaktayım. Şimdi niha- yetsöyientilerdoğru çıkü ve ferah- ladım. Ama bu süre zarfinda ak- lunda yalnızca Nobel'in olduğunu sanmayın. tnsan 20 yıl nefesini tu- tamaz." Vernon Smith, teorilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının deneme yoluyla ortaya çıkanlma- sı konusuna, Harvard'da 1955'te doktorasını verdiğinden beri kafa- sını takmış olduğunu söylüyor. Smith, 21 yaşındayken ilk kez oy kullandığında oyunu sosyalist bir adaya vermiş. Ulusal ekonomi okurken sosyalizmi benımsemiş. Şimdi ise serbest pazara ve küre- selliğe inanan bir liberal olarak kendini tanımlıyor. 'Ben ekonomist değüim!' Daniel Kahneman, bu yılın eko- nomi ödülünün bir psikoloğa ve- rildiğini söylüyor Kcndİ3inc, eko nomı dalına psikolojiyi katmış ol- masrnın ulusal ekonomide bir de- ğişikliğe yol açıp açmadığı sorul- duğunda şu yanıti veriyor: u Ben, ekonomide araştırmalann artık daha farklı varsayunlaıia yapüdı- ğmı gördüğüm için, bir miktar et- kfli olduğu düşüncesuıdeyim." Japonya robot teknolojisinigelişûrdi Japonya'nın ikinci büyük otomoth şirketi Honda, iki yıl önce ürettiği roboru geüştir- dL L2 metre boyunda olan Asimo isirrüi ro- bot,yürüyüp menüven çıkamıyor ama sesleritanryor.insanjestkrini ve hareketkrüudeanlayBbüryor.HareketiıbaşjyanlımıyU, insanlann tüm hareketkrini takip edebilen Asimo, kafasma yerieştirflen kamera ve hanzasındaki 10 farkh program sayesinde, isünlerini kaydettiği insanlan görünce tanryor ve ismiy le hitap edebihyor. Çocuk sesi çıkaran Asimo'yu çağırmak isteyenin kolunu başı üstündeçevirmesi yeterli, el sallanması halinde Asimo da el salhyor. Honda, yeni robotun malryetini açıklamazken Asimo'nun, getecek yıl, sadece Japony a'da faaüyet gösteren şirketlere 162 bin dolara kiraya verileceği benrtildL (AA) Enerjinin en ucuz şekilde sunulması gerektiğini belirten Bakan Güler: Elektrikfiyaüarıdüşürülecek Ekonomi Servisi - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hil- mi Güler, enerjinin mümkün olan en ucuz şekilde sunul- ması gerektiğini belirterek enerji fiyatlannı aşağı çeke- ceklerini bildirdi. Türkiye Enerji Forumu'nun ikincisi dün Çırağan Sarayf nda baş- ladı. Dışişlen Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlı- ğı ve TÜBlTAK himayelerin- de gerçekleştirilen Türkiye Enerji Forumu üç gün süre- cek. 16 ana oturum ve 12 ça- lıştay ile yerli-yabancı sektö- nl bir <ırdV<ı iîtîtutitck ul<uı lo- Güler, bu dönemde üretimin önündeki engelleri kaldıra- caklannı. yabancı sermayeyi yatınmlan için teşvik edecek- lerini kaydetti. Güler, enerji üretiminde yerli kaynaklann kullanılmasına büyük önem vereceklerini belirterek yatı- nmlarda yerli-yabancı yatı- nmcı arasında fark gözetme- hai aşamaya geidi Elektrik fi- yaonı aşağıya çekeceğiz'' de- di. Güler, kayıp ve kaçaklann yüzde 22 olduğunu, bunun aşağı çekilmesi gerektiğini vurguladı. OECD Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Fatin Birol, AvTupa Birliği'nin (AB) önümüzdeki yıllarda • Üç gün sürecek olan Enerji Forumu'nun açılışına katılan Güler, elektrik fiyatlannın indirilmesine yönelik çalışmalann nihai aşamaya geldiğini açıkladı. Güler enerjide vepyeni bir rumda siyasi ve teknik yönle- riyle enerjide yeni dönem ele ahnacak. Forumun açıhşında konu- şan Enerji Bakanı Güler, enerjide dahil olmak üzere bütün alanlarda yepyeni bir dönemin başladığını söyledi. dönemin başladığını söyledi. yeceklerini bildirdi. Enerjinin mümkün olan en ucuz şekil- de sunulması gerektiğini be- lirten Güler, "Yüksek enerji fiyaünı aşağrya çekeceğiz. Bu- nunlaflgiliçalışmalanmız ni- petrolde ve gazda dışa bağım- lı hale gelecegini belirterek, "AB eğer enerji kaynaklanna yakınlaşmak istiyorsa Türki- ye ile işbuiiği içindeolması ka- çırulmaz'1 dedi. Birol, Türki- ye Enerji Forumu'nda önü- müzdeki 30 yıl içinde Çin ve Asya ülkelerinin dünya ener- ji talebine damgasını vuraca- ğını, dünya enerji üretiminin yüzde 95'ınin de OECD dı- şmdaki ülkelerde olacağını söyledi. Birol, "Dünyada ar- tan sayıda ülkeve enerjikri sa- dece bir avuç dolusu ülkeye bağuttb hale gelecek" dedi. Birol, önümüzdeki 30 yılda bütün enerjide yapılacak bü- yük yatırıma ışaret ederek, Türkiye'nin elektrik sektörü- ne yabancı sermaye çekmek isteyen ülkelerle yanşmak zo- rıınria nldiığunu kaydetti. Bi- rol. "Kim daha çekici şartlar sunarsa para oraya gidecek" diye konuştu. TÜBÎTAK Baş- kanı Prof. Dr. Namık Kemal Pakda Türkiye'nin ekonomi- sinin enerji yoğunluğunun yüksek olduğunu belirterek bunu kötü kolestrole benzetti. LGITOPLUMUNA DOGRU/ ÖZLEM YÜZAK Konu başhğı "Rekabette Glo- bal Ölçek ve Teknoloji". Türki- ye'nin izlediği gündemden ne ka- dar farklı değil mi? "Kopenhag zirvesinde Avrupa Birfiği Turki- ye'ye tarih verecek mi vermeye- cek mi? inak'a operasyon düzen- lenecek mi? Kıbrıs sonınu ne olacak" sorulannın yanıti aranır- ken, 50. kuruluş yıldönümünü kutlayan İstanbul Sanayi Odası, düzenlediği Sanayi Kongre- si'nde, küresel rekabette Türki- ye'nin vizyonunu sorguluyordu. Tabii geniş kitlelere ulaşabilme umudu, yoğun 'öteki' gündem arasında gümbürtüye gitti. Oysa küresel rekabetteTürkiye'nin gü- cü en az ötekiler kadar önemli... İSO'nun düzenlediği panelde, konusunda uzman yöneticiler deneyimlerıni aktardılar. Interak- tif bir paneldi. Panelistlerin yanıt- ladıklan sorulara, izleyicilerde eş- zamanlı olarak yapılan bir anket- le katılabildıler. Anketteki sorular- dan biri: "Sizce teknoloji üretebi- lirmiyiz? "oldu. 3 seçenek vardı: Türkiye Teknoloji Uretebilir mi? 1 - Teknoloji üretmek için eksi- ğimiz yok. 2- Gerekli ortam yaratılırsa üre- tebiliriz. 3- Olası değil. Katılımcılann yüzde 81 gibi ağırlıklı çoğunluğu 2. seçeneği işaretlediler. "Gerekli ortam yara- tılırsa Türkiye teknolojiuretebilir." Çelişkiler ülkesi Türkiye değil mi? 200 milyar dolann üzerinde iç ve dış borç, ekonomik krızler, işsizlik içinde boğulan Türkiye'de birileri çıkıyor ve teknoioji ürete- bilirız, diyor. İyi de nasıl? Gelin baştan başlayalım. Ön- celikle uluslararası pazara ulaş- mak için global ölçekte uretim yapmak şart. Global boyuta açı- lırken ya şirket evlilıklerı yoluyla teknolojitransfen yapacaksın. Bu durumda küresel rekabette lider değil, bir adım geride olursun... Sürekli gelışim istıyorsan yapıl- ması gereken tek şey: Üründe farklılık yaratmak, yenilikçilık ve teknoloji üretmek. Bu noktada panelistlerin anlat- tıklarmdan örneklemelerle gide- lim. Avrupa'da 5. şirketini satın alarak bir Avrupa markası olan Arçelik'in Mekanik Teknolojiler Yönetimi Başkanı Doç. Dr. Yalçın Tanes "yeniUkçiliğin" altını çizer- ken şu uyarıları yapıyor ''Tekno- loji üretmediğimiz için canımızın yanması lazım ki üretmeye baş- layabilelim. Şimdi Türkiye'de bir- çok sanayicinin canı yanma du- rumunda. Yabancı know-how ile gelıyor ve kısa sürede bütün pı- yasayı ele geçiriyor. Yapılacak şey ArGe'ye ağırlık vermek." Peki sanayicinin önünde bu kadarenge) varken, maliyetlerbu kadar yüksek iken ArGe'ye nasıl kaynak? Küresel rekabettekı gu- cünü kanrtlamış şırketlerden biri olan Vestel'ın lcra Kurulu üyesi Cengiz Urtav Tayvan örneğini veriyor Sanayi firmalan rekabet öncesinde bir araya gelip ArGe işbirliğini geliştirmeyi başardılar. Böylece maliyetler de düştü. Türkiye'de işbirlıği konusunda kıpırtılann başlamış otduğunu öğ- reniyoruz. TÜBlTAK-TlpEB Baş- kanı Prof. Nevzat Özgüven, 20'nin üzerinde seramik şirketi- nin bir araya gelerek seramik araştırma merkezi kurduklannı, TÜBlTAK ve üniversite-sanayi üçgeninden yarartandıklannı an- latıyor. Aynca Ege Ünıversitesi ve Türk Tekstil Vakfı, tekstilcileri bir araya getirerek rekabet öncesi ArGe faaliyetlerinde bulunuyor. Dolayısı ile ArGe (Araştırma- Geltştirme) artık ekonomik bir ih- tiyaç. Aynca devletın destekleye- ceği, üniversite ve sanayinin or- tak yapacağı bireylem. Batı ülke- lerinde ArGe'ye kamu ile üniver- sitelerin desteğı yüzde yüzde 25- 35 dolaymda. Sanayinin katkısı ise yüzde 75'lere kadar çıkıyor. Yani, ArGe daha çok sanayi ke- simi tarafindan yapılıyor. Türkiye'de ise durum tam ter- sı. Eskiden toplam ArGe harca- malan içinde sanayinin payı yüz- de 18'lerde idı, şımdı ancak yüz- de 35'lere çıkmış bulunuyor. Ye- terli mı? Tabii ki değil. Ancak bu- nun için önceArGe kültürüne sa- hip olmak, yenılikçiliğin, farklılı- ğın önemine inanmak gerekiyor. feo Kalite ve Teknoloji Ihtisas Ku- rulu (KATEK) bünyesindeki Ulusal Rekabet Çalışma Grubu Başka- nı Doç Dr. Talat Çiftçi, "Yeritlik- çilıği yanlış şirketlerin ve Ar- Ge'nin içine kilitlemek doğru de- ğil, bu kavram aile ve yaşanılan çevre içinde deyerieşmeli" diyor. Çünkü yenılikçiliğin sağlayacağı rekabet üstünlüğü olanaklan ger- çekten çok fazla. Yine örnekle- meden gidersek, bugün Sony fir- masının çıkarmaya çalıştığı Play Station 3, diğer ikisinden çok farklı. Sony bu ürünü evlerdeki her türlü cihazla bağlantılı yap- mayı planlıyor. Amaç ise evlerde- ki sayısal elektrikli ortamı eie ge- çırmek. Burada da küresel işbir- liklerinin önemi ortaya çıkıyor, ya- ni, ömeğin Sony ile ışbirliğine ha- zırlanan TV ya da beyaz eşya üre- ticilerinin. İŞÇENtNEVlîEİNİNDEN ŞÜKRAN SONER Piyasa Tüccarı Işbitirici Özal'a tapanlann Tayyip Erdoğan'ı ne- den tuttuklan anlaşıldı. AKP lideri kendisine "işbitiri- c/"den daha anlamlı bir kimlik buldu. "Piyasa tücca- rı" olarak ilan etti. Piyasa tüccarlığından gelen nite- liklerini sıyasette de kullanacağını, siyaset tüccarlığı yapacağını söyledi. Dün sabahki ekonomi haberlerinde, AB, Irak, Kıb- ns gelişmelerinin yoğunluğunda, kaşla göz arasında hükümetin yeni bir hazırlığını öğrendik. Hani kamu iha- lelerinde yolsuzluklann önlenmesi adına, şefafiığı ge- tiren ve yeni yılda yüaırlüğe girecek bir yasa vardı. Ka- mu ihaleleri yürüıiüğe girecek bu yasaya göre Kamu Ihale Kurumu'nun denetiminde olacaktı. Yasanın yü- rüriüğü gerekli kurumlaşma için yeni yıl olarak belir- lenmişti. Kurumun başl^nının verdiği bilgiye göre de yasanın yıl başında yürüriüğe sokulmasını sağlamak üzere gereken tüm hazırlıklar, kadrolar, eğitimleri sağ- lanmıştı. Önümüzdeki yıl için öngörülen kamu ihaleleri ka- baca 100 katrilyonu aşacak. Aynı yasa kapsamında olması gereken belediyelerin ihaleleri ise onun da çok üstünde. Yapılan bir hesaplamaya göre ıhalelerin şef- faf, denetim altında yapılması, kabaca 7-8 katrilyon- luk birtasarrufu, kamu yararını sağlayacak. (Ihaleler- deki usulsüzlükler nedenryle.) Şimdi AKP iktidan bu yasanın yürürlük tarihini ne- den ertehyor? Kamunun, belediyelerin oiağan ihale- lerinin üstüne, AKP iktidannın ekonomiyi asfaltiama ile krizden çıkarma projesini ekleyin. Asfaltiama iha- lelerinin, kamu ihaleleri ile birlikte, denetimden uzak- laştınlması için mi? Nereden buldun yasasını ertelemekle yetinmeyip yürürlükten kaldıran, ağırlıklı gücünü kayıt dışı eko- nomiden alan AKP iktidanna, piyasa tüccartığından siyaset tüccarlığına geçiş yapan Tayyip Erdoğan'ın kimliğine, anlayışına aykın düşecek bir iş yok ortada. Bu konuda yeri geldiğinde kamu yolsuzluklan üzeri- ne atıp tutan medya yıldızlarımız ve şeffaflaşmayı ağızlanndan düşürmeyen iş dünyamız ünlüleri ile bü- yük örgütlerinin, elbette yasanın hazırlanmasında doğrudan tarafolan IMF uzmanlannın asıl ne diyecek- lerini çok merak etmekteyim. Isterseniz şu anda ana gündemimizde olduğu için siyaset tüccariığının, AB, Irak, Kıbns üzerine ülke çı- karian, uluslararası iikeler yerine geçmesinin getirdi- ği zikzaklar, sonuçlar üzerinde duralım. Okuyamadı- nızsa önce, Şükrü Sina Gürel'in dün Dış Haberier sayfamızda yayımlanan "Kopenhag'da Kesilen Ka- sımpaşa Raconu" başlıkiı köşe yazısını okumanızı öneririm. Kimilerine göre Şükrü Sina Gürel ülkemizin şahinleri arasında sayılsa da konunun uzmanı, bilim insanı. Üstelik eleştinsinde bile çok yumuşak, yapıcı, ülke çıkariarı kaygısının sınırlan içinde kalmaya özen göstennış. Şükrü Sina'nın "Kasımpaşalılık Kopenhag'da mı kalacak?" sorusu çok anlamlı. İlk yurtdışı seferlerini başlattığında bu köşeden de vurgulandığı üzere res- mi kimliği, sorumluluğu olmadan Tayyip Erdoğan'ın yaptığı göruşmelerin sakıncalan, yarartan üzerine bü- yük medya, yıldız yazarlar övgüler dizseler de sonuç- lan ile ortada. Piyasa tüccarı kültüründe, bir gün Belçika mode- linden söz edip ertesi gün geri dönmenin, Irak ve Kıb- ns'ın AB için birlikte pazariık konusu yapılmasında sa- kınca görmemenin, sonra bu çizgiden çark etmek zorunda kalmanın, Kıbnsta BM Genel Sekreteri'nden gelen çözümü bir anda hemen sahiplenme, sonra reddetme, tekrarsahiplenrnenin, ticari pazariık ahla- kına çok uyan yanlan olabilir. Ya AB'ye ortak olmaya çalışan, geçmişi olan bir devlet kültüründe, yılların ürünü dış politikada atılmış adımlan, aşılmış pazaıiıklan, gelenekleri, resmi tem- sili, çizgisi hep korunmaya çalışılmış ülke çıkariannı bir yana atmanın, yok saymanın sonuçlan ne olabi- lir? Tabii ki bu devleti henüz resmen temsil etme hak- kını, sıfatını üstünde taşımayan.başbakanolsada tek başına bu yetkiyi üstlenemeyecek olan Tayyip Erdo- ğan'ın özel verdiği, vereceği sözlerin fazlaca bir an- lamı yok. Ama ya bu ülkeye yönelik görüntü? En son dün Denktaş'a, kendi sağlığı elvermiyorsa göruşmelere birini göndermesi yolundaki kamuoyu- na açık yapılmış önerisi? öneri yüzde yüz haklı olsa bile dış politika, Kıbns polrtikasının geleceği, yönlen- dinlmesi öyle gayri ciddi, medya aracılığı ile yapılabi- lir mi? AKP Başkanf nın resmi srfatla olmayan yurtdışı se- ferlennin başladığı günden bu yana, devletin resmi or- ganlan, Dışişlen, hatta AKP hükümeti içinde, bakan- lar, başbakan arasında yaratılan ayn çizgıde görün- tülere, çelişen açıklamalara. Tayyip Erdoğan'ın ken- di kendisini tekzip eden çıkışlanna, ortaya çıkan tab- lonun bütünlüğüne bir bakın. Bu görüntü ile Türkiye'nin ağıriığı, haklılığı, ciddiye- ti yara almaz mı? sonertg cumhuriyet.com.tr BDOK'den TBMM'ye rapor • ANKARA (ANKA) - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı (BDDK) Engin Akçakoca yeni milletvekillerine. Türkiye ekonomisinin kısa ve orta vadedeki gelişimi, BDDK'nin sorunlan, BDDK'ye yöneltilen eleştirilerin yanıtlannı içeren gizh' rapor gönderdi. Akçakoca, olası Irak müdahalesi, Kıbns çözümsüzlüğü ve AB ile müzakerelerinde ortaya çıkacak olumsuz bir sonuçla faizlerin yükselebileceğini ve bankalann likidite ihtiyaçlannın ortaya çıkabileceğini belirterek buna karşı alınacak önlemlerin önceden kurala bağlanması gerektiğini bildirdi. I QN... J \ 1901- Italyan mucit Guglielmo Marconi, telsiz- J telgraf sistemini geliştirdi ve Ingiltere'den Atlan- \ tik asın ilk mesajını yollamayı başardı. f 1925 - Ankara-Ereğli demiryolunun yapımına 1 ilişkin kanun kabul edildi. _ J 1952 - Istanbul'da yaşanan yeni bir balık akı- nryla kilosunun fiyatı 50 kuruşa kadar düşen uskumrudan Yunan ve Bulgar balıkçı gemi- leri de satın aldı. 1990- Tahtakale'de Dolar ve Mark'ın hızlı yükselişini durdurmak için Merkez Banka- ş sı piyasaya müdahalesini arttırdı ve ban- 4 kalar arası döviz piyasasında dolar 20-30 ^ bin lira birden düştü. fS©6-TürkiyeTütüncülerBankası, Ola- ğanüstü Genel Kurulu'nda banka unva- nına Yaşarbank'ı ekleme karan aldı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog