Bugünden 1930'a 5,465,197 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 11 ARALIK 2002 ÇARŞAMBA INSANHAKLARI Cumhurbaşkanı Sezer, devletin hak ihlallerini önlemekle yükümlü olduğuna işaret etti: Özgürlükler genişletilmeliAIVKARA (Cumhurhet Bürosu) - Cırnhurbaşkanı Ahmet \ecdet Sezer, temel hak ve özgürlükJenn alanını ge- nışleten yasal de|işikliklerin, evren- sel ölçütlerin yakılanması yönünden büyük önem taşıdığını belirterek, Tür- kiye'nin insan hakannın korunması ve geliştirilmesi için kapsamh adımlar at- tığını kaydetti. Türkiye İnsan Haklan Vakfi (TÖ4V) Başkanı Yavuz Önen, gözaltında ölen Sikymaa Yeter'ın de aralannda bulundığu 14 kişiye işken- ce yapan polisiera yargılandığı dava- nın zamanaşımuu uğramasına az bir süre kalması ve irsan haklan ihlalle- rine dikkat çekmek için Başbakan Ab- dullah Gül'e mekiup gönderdı. Sezer, Dünya tnsan Haklan Günü ne- denıyle yayımladıfı mesajda. insan haklannın korunması ve geliştirilme- sinin demokratik rejimin vazgeçilmez öğeleri olduğunu bJdirdi. Türkiye'nin, insan haklanna ssygı kavramını hu- kuk düzeninin temel ilkelerinden biri • Cumhurbaşkanı Sezer, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişleten yasal değişikliklerin büyük önem taşıdığını belirtirken AKP lideri Erdoğan, insan haklanna ilişkin taahhütlerinin arkasında duracaklannı söyledi. TÎHV Başkanı Önen ise Yeter davasının zamanaşımına az bir süre kahnası nedeniyle Başbakan Gül'e bir mektup gönderdi olarak kabul ettiğine işaret eden Sezer, şu görüşleri dile getirdi: "Ülkemiz, gerek uluslararası yii- kümlülükkrimiz. gerek yurttaşlannu- zın istek ve beklentileridoğrultusunda insan haklanrun korunmasınave getiş- tirilmesineyönefik kapsamhadımlar at- maktadır. Temel hak ve özgürlüklerin alanını genişleten yasal değişiktikler ve uygulamaya ilişkin düzenkmeler, in- san haklan alanında evrensel ölçütieri yakalamamız yönünden büyük önem taşunaktadır.1 " Devletin güç ve yetkisini, insan hak- lanna saygımn yerleşmesi, bu haklar- dan herkesin eşit biçimde yararlanma- sı ve ihlallerin önlenmesi yolunda kul- lanmakla yükümlü olduğunu anlatan Sezer, bireylerin ve sivil toplum ör- gütlerinin de devletle birlikte çaba har- caması gerektiğini vurguladı. Aydmlık gelecek dlleği TBMM Başkanı Bülent Annç, me- sajında "İnsanhğın ortakdeğeriolan te- mel hak ve özgürlükler, devlet idaresi aranda onurhı bir hayat sürebümenin önşarüdır" dedi. Başbakan Abdullah Gül, mesajında hükümetin temel hak ve özgürlükler alanında evrensel stan- dartlara ulaşma kararhlığına sahip ol- duğunu bildirdi. Gül, "Başta düşünce ve ifade, inanç, eğftun, örgütJenme ve girişim özgüriüğu ohnak üzere bütün medeni ve siyasi özgüriükleri güvence- ye abnak, insanınuza korku \e endişe- den uzakolarak, bireysel geoşimini sür- dürebildiği ortamı sağlamak, demok- ratik yönetim anlayışımızın temeüni ohışturmaktadır" dedi. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, AKP'nin insan haklanna ilişkin taahhütlerinin arkasında duracagını, gerekli hukuki dü- zenlemeleri ertelemeden yaşama ge- çireceğini bildirdi. Erdoğan şunlan söyledi: "AKP'ye göre, tam veyasak- gz bir demokrasi, herkesin hukuku- nun korunması, devietin de hukuk te- meiine oturmasıyla mümkündür. Biz, bu konudaki hassasivetimizi öncelikle kendi ülke insanımi7in muHuluğu için sonuna kadar konıyacağız.Arûk temel hak ve özgüriükleri içeride ve dışanda tarüşma konusu yapan. ülkenin genş- mesini engelleyen, vehimler ve korku- larüreten bir ülke olmakistemediğnni- zi bu vesüeyle bir kez daha kamuoyu- muzun dikkatine sunuyorum." 'tşkence mektubu' Türkiye İnsan Haklan Vakfi Başka- nı Yavuz Önen, gözaltında ölen Süley- man Yeter'in de aralannda bulunduğu 14 kişiye işkence yapan polislerin yar- gılandığı davanın zamanaşımına uğ- ramasına az bir süre kahnası ve insan haklan ihlallerine dikkat çekmek için Başbakan Abdullah Gül'e mektup gön- derdi. Önen, mektubunda soruşturma açmak için gerekli olan ıdari izin ko- şulunu, işkence davalannda zamanaşı- mını ve ceza ertelenmesini ortadan kal- dıracak düzenlemelenn bir an önce gerçekleştirilmesini istedi. MOR ÇATI DESTEK BEKLÎYOR Kadınlar hâlâ mağdur HİLALKÖSE Mor Çatı Vakfi gönüllüleri, kadınlann, yaşadıklan şiddeti kabullenmeye zorlandıklaruıı belirterek mağdur olan kadınlann can güvenliklerinin sağlanması gerektiğini vurguladılar. Vakfin . gönüllülerinden Sosyal Hizmet Uzmam Gübüm Kanat, Mor Çatı Vaİcfı Bağımsız Kaduı Sığınağı'nm maddı imkânsızlıklar nedeniyle 1999 yıhnda kapatıldığım belirterek sığınağın tekrar açılabilmesi için desteğe ihtiyaç duyduklannı dile getirdi. Kanat, "Orada bir yaşam var. Giysi, beslenme. sağhk, kreş ve okul en önemK sorun haüne getayor. Sivil toplum kuruluşlannın duyarh ounası gerekir. Çünkü bu hepimizin sorunu, her an herkes yaşayabflir" diye konuştu. Mor Çatı Vakfı gönüllüleri, şiddete maruz kalan kadmlarm genellikle çaresizlik, utanma, korku, suçluluk, yalnızlık gibi duygular yaşadıklannı belirterek Türkiye'de kadınlar için sadece 8 sığmak bulunduğunu anımsattılar.Kanat, 1990-2002 yıllannda, 10 bini aşkın kadının Mor Çatı'dan destek istediğini belirttti. Gönüllü avukat Nurperi Işık da sığmağm binasınm hazır olduğunu, buna karşın yeniden restore edilmesi gerektiğini ifade ederek "Bina maddi olanaksızhklar nedeniyle aül bir şekilde duruyor. Sıgınagı hetnen açmak istiyoruz" dedi. Mor Çatı verilerine göre: "100 kadından 42'si ölümle ve sokağa aülmakla tehdit edilhor. Kadudann yüzde 54'ü eviendiğinin ilk günü dayak ile karşılaşıyor. Yüzde 51'inin ise acil sığmak talebi var." ŞÎÎRİBULUNAN KİTAP YARGIDA Neruda y ya • Mor Çatı gönüllüsü Gülsüm Kanat, .1990 ile 2002 arasmda, 10 bini aşkın kadının kendilerinden destek istediğini söyledi. Istanbul Haber Servisi- "Kültür Sanat Yaşamında Tavır" dergisinde ünlü şair Pablo Neruda'nın "OğuDan Olen Analara Türkü'' adlı şiirinin de aralannda bulunduğu şiir, öykü ve makalelerde terör örgütünün propagandasını yaptıklan gerekçesiyle derginin sahibi ve yazişleri müdürünün yargılanmasına başlandı. Istanbul 1 No'lu DGM'deki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan derginin Yazıişleri Müdürü Ahu Zeynep Görgün katıldı. Derginin sahibi olan diğer tutuksuz sanık Muharrem Cengiz ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada ifadesi alınan Görgün, şiir, öykü ve makaleleri bir suç unsuru görmediği için yayımladığmı söyleyerek, söz konusu yazılarda toplumsal gerçeklerin yer aldığını savundu. Dergide aynca Pablo Neruda'nın 1960 yıhnda Enver Gökçe tarafindan Türkçeye çevrilen "Oğullan CMen Analara Türkü" adlı bir şiirinin de bulunduğunu vurgulayan Görgün, "Bu derginin toplatma karan, şiirleri dünyaca tanınan, çeşitli dillere çevrilen Neruda'nın anısına yapümış büyük sa\gısızlıktır. Bu, Neruda'nın şiirine, çevrilmesinin ardından geçen 40 yd içerisinde getirilen ilk yasaknr. Suçsuzum, 1 beraatimi istiyorum" dedi. Mahkeme heyeri, diğer sanık Muharrem I Cengiz 'in ' ifadesinin . alınması için | duruşmayı erteledi. _ Şarkılar çocuklar için 10 Arahk Dünya İnsan Haklan Günü nedeniyle 58 sivil toplum kumluşunun düzenlediği "İnsan Haklan 2002 Geces"nde şnrkr ve şarkılar çocuklar için söylendL Etkinlik, geçen günlerde yitirdiğimiz gazetemiz yazaru şair, Metih Cevdet Anday ve anayasa hukukçusu Prof. Dr. Bülent Tanör'e adandı. Atatürk Kültür Merkezi'nde dün gece düzenknen "tnsan Haklan GecesTnin sunucusu Mümtaz Sevinç. etkinliklermin ana temasmı çocuk haklannın oluşturduğunu befirtti. Derya Alabora, Muammer Ketenoğlu. Nükhet Duru, Fatih, Serra Erkoç, Mahir Günşiray, Nejat YavaşoğuDan, Nilüfer Açıkahn. Vedat Sakman'm da aralannda bulunduğu sanatçılar geceye şiir ve şarküanvla destek verdfler. (Fotoğraf: ALPERIZBUL) 2002'nin ilk 10 ayında TİHV'ye yapılan 870 başvurunun 288'ine rapor verildi üılaliıı başta geleni: işkencetZMİR (Cumhuriyet Ege Bü- rosu)-lnsan Haklan Günü'nde, iş- kence ve kötü muamele ile düşün- ce ve ifade özgüriüğü önündeki kısıtlamalann hâlâ sürdüğü \iırgu- landı. İnsan Haklan Evrensel Bil- dirgesi'nin kabulünün 54. yıldö- nümü nedeniyle çeşitli kitle ör- gütlerinin oluşturduğu İnsan Hak- lan için Dayanışma Grubu tarafin- dan dün bir basın toplannsı yapıl- dı. Açıklamada "Yapdan yasa de- ğjşikligine karşın işkence halen in- san haklan ihlaUerinin en başmda gelmektedir" denıldi. Türkiye insan Haklan Vakfi'na işkence ve kötü mumaleye maruz kaldığı iddiasıyla 2002'ın ilk 10 ayında 870 kişinin başMirduğu, bunlardan288'ine rapor verildiği belirtilen açıklamada şu görüşler dile gclıııluı. Gözalünda 381 olay "10 ayda 5 kişi gözalünda öl- müştür. Aynı dönemde 3 kajıp var- dır. 2002 yılının ilk 6 ayında gözal- üna alınan 15 bin469 İdşi nin 381'i işkenceve onur kıncı muamele ne- deniyle başvuruda bulunmuştur." Açıklamada, 153 görevli haklan- da kötü muameleden dava açıl- masınakarşın sadece birinin ceza- landınldığı, işkence suçlamasıyla dava açılan 3 kişinin ise ceza al- madığına dikkat çekildi. Açıkla- mada şu bilgilere yer verildi: -2002? ninflkalüavtkdönemin- de düşünce özgüriüğü kapsamm- da 2 bin 260 kişi için 5 bin 400 yıl 11 ay hapis cezası istenmiştir. Yar- gdamalar sonunda 112 kişiye 165 yıl 9 ay hapis ve 58 nüryar 997 mil- yontirapara cezasıverümişnr.Ka- paulan kitleörgüfü, shasi kunıhış, ysyıa organı ve kültür merkezi sa- yısı toplam 78'dir. 87 yavın da top- latdnuş\eyasaldanmıştir. Halen ce- zaevinde olan düşünce suçlusu sa- \ısı 101, resmi kayıtlara göre de73tür. Fafli meçhul cinayet,yar- gısızinfaz, işkence, gözalb veçadş- malarda ölenlerie kayıplann top- lamı da 104 kişidir." Daha sonra toplantıya katılan kuruluşlann başkan ve yönericile- ri ile insan haklan savıınuculan Kemeralh Çarşısı girişinde insan Haklan Evrensel Bildirgesi'ni da- ğıttı. ÎHD tzmir Şubesi önünde toplanan insan haklan sa\aınucu- lan da Konak Sümerbank önüne kadar yürüyerek basın açıklams- sı yaptılar. Karşıyaka Belediye- si'nin verdiği insan Haklan Ödü- lü'nü depremde yaptıklan çalış- malar nedeniyle hukukçu Erbay Yucak ile Hacı Süleyman Bey, Aksu ve Çay köylerinin muhtar- lan Birkan Yıkhrnn, BeşirÖzen ve Hkran Ayaz almaya hak kazandı. insan Haklan Haftası nedeniy- le yurt genelinde de çeşitli etkin- likler düzenlendi. IHD Diyarbakır Şube Başkanı SetanattinDemirtaş. dün sivil top- lum örgütlerinın temsilcilerinin de kanhmıyla Koşuyolu Parkı içinde- ki insan Haklan Anıtı önünde ba- sın açıklaması yaptı. Devletlerin güvenlik sorununu insan haklan- na tercih ettiğini söyleyen Demir- taş. "Ancak unuruİmamatadu- Id, insan haklannın olmadıgı yerde zaten güvenlik de yoktur* dedi. Diyarbakır Valisi Cemil Serhadh da dün K insan haklan" konulu re- sim, şiir ve kompozisyon yanş- masında dereceye giren öğrenci- lere ödüllerini verdi. X zmir Kemeram Çarşısı girişinde İnsan Haklan Evrensel Bildirgesi'ni dağrtan insan haklan savunuculan, daha sonra Konak'a kadar yürüyerek basın açıklaması yapolar. (Fotoğraf: OZAN YAYMAN) Tutuklu aileleri: Türban için ayağa kalkanlar tecride sessiz T tipi çözümsüzlük' sürüyor ALPER TURGUT Tecride karşı 783 gündürara- lıksız devam edilen ölüm oru- cu eylemine 8 kişinin daha ka- tıhnasıyla eylemdeki tutuklu ve hükümlü sayısı 20'ye ulaş- ti.AKPiktidannmAdalet , Bakanı CemüÇiçek'in gö- reve başladığı kısa süre içerisinde tecrit konusun- da dıyaloğa kapalı olduğu- nun sinyahni verdiğini öne süren tutuklu aileleri, "Türban konusunda 'in- F tipi cezaevlerine karşı 2000 yılmm ekim ayında başlatüan ölüm orucu eylerni bugüne dek 101 can aldı, 580 kişinin desa- kat kalmasma yol açtı. Adalet bakanlan Prof. Dr. Hikmet Sa- mi Tfirk döneminde 92 kişi, • Tecride karşı 783 gündür devam eden ölüm orucu eylemine 8 kişinin daha katılmasıyla eylemdeki tutuklu ve hükümlü sayısı 20'ye ulaştı. san haklan çiğneniyor' diye ayağa kalkanlar konu tecrit olunca susuyorlar. Onlann 20 günlük yönetimûıde 3 çocuğu- muz yaşammı >itirdi, yenifcri de ölüme yatü. Berkan Abatay ve ölüm orucunu dışanda sür- düren Feride Harman'uı du- nımlan ise ağır" dediler. Prof. Dr. AysdÇefikd'in 3.5 ay- lık görev süresince 6 kişi, Çi- çek'in bakanlığa getirilmesiy- le birlikte ise Imdat Bulut, Ze- Kha Ertürk ve Feridun Yficel Batu yaşamlanm yirirdiler. Çi- çek, F tipi cezaevlerindeki tec- rit iddialan ve ölüm orucuyla r ilgili olarak konunun gündem- de tutulmasmm çözümü zor- laştırdığmı öne sürdü. İnsan haklan savunuculan ve tutuk- lu aileleri ise, "Yapılacaklan devlet yapnuş, eyiemden vaz- gE^smler.Sorununkaynağıolan- iar adım atsınlar" diye konu- şan AKP'li bakamn ye- ni dönemde de soruna çözüm üretemeyeceğini savladılar. Bu arada 30 Kasım 2002 günü "Tecrhin kal- dmünası" istemiyle Ko- caeli Kandıra, Tekirdağ, Ankara Sincan, Izmir Kınklar F tipi, Kütahya E tipi ve Ma- nisa Kapalı cezaevleriyle Ba- kırköy Kadm ve Çocuk Tutu- kevi'ndede eyleme başlandı. Ölüm orucu, DHKP-G'den 19, TKEPy'L davasmdan ise bir ki- şi olmak üzere toplam 20 kişi tarafindan sürdürülüyor. AVRUPA'DAN GURAY OZ Tarih Verecekler mi? Dananın kuyruğu kopuyor mu? Kopmaz. Avrupa Birliği yarın Türkiye'ye "müzakere tari- hi" verecek mi? Vermeyecek. Ne verecek? Müzakere tarihi verip vermemeyi görüşmek için bir tarih, bir randevu verecek. Türkiye'nin AB üyelıği konusunda lyimser tah- min veyorumlar yapan Avrupalıların bıle kafalann- dan geçen tam üyelik tarihi 2013'tür. Serbest do- laşım için ise bu çevreler bir 20 yıl daha ekliyorlar bu tarihe. 2013, Avrupa Birliği'nin kendisinin ne olacağını bilemediği bir tarihtır. • • • Türkiye'de Avrupa Birliği konusunda kafa yoran- lann büyük bir çoğunluğu tam üyeliğe, Batılılaşma- nın şartı olarak bakıyor. Gerçekten bir uygarlık projesi mi Avrupa Birliği? Avrupa Birliği önde gelen Avrupa ülkeierinin ba- şı çektiği bir çıkar birlığıdir. Kökeninde ekonomik çıkarlann uyuşturulması, ahenkleştinlmesi gibi zor, neredeyse olanaksız bir amaç yatıyor. AB siyasi bir- lik hedefînden ise uzak, ama çok uzaktır. Eğer da- ğılıp gitmez, uzlaşmaz ulusal çıkarlar ağır basmaz- sa, bu çıkarları yok etmeyen, yalnızca dengeleyen uluslar federasyonu gibi bir şey olacak sonunda. Avrupa Birliği ülkelerini bugün bir arada tutan ABD, Japonya gibi güçlü rakipler karşısında ekonomik, politik olarak ayakta durabilme, rekabet ortamın- dan dışlanmama, teknolojık yarışta geri kalmama çabasıdır. • • • Ihtiyar Avrupa 80-90 mılyonlukTürkiye'yi ne yap- sın? Bin yıl savaştığı Türkiye'yi neden Avrupa Par- lamentosu'nun en kalabalık grubu haline getirsin? Türkiye bugünkü pozisyonu ile bu ortak pazann pa- zan değil mi ki, yenı bir formül peşine düşsün Av- rupa? Avrupa Birliği'nin verilerine göre, Türkiye'nin gayri safi yurtiçi hasılası 5200 Euro'dur. 15 Avru- pa ülkesinin ortalaması ise 23.200 Euro. Enflasyon oranı Türkiye'de 57.6,15'lerde yüzde 2.3'tür. Tür- kiye AB'ye tam üye olursa bırliğin nüf us olarak en büyük ülkesi olacaktır. Avrupa Parlamentosu'nda Almanya kadar milletvekili bulunduracaktır. Karar- larda belirgin bir ağırlığının olması gerekecektir. Hiç olur mu? Türkiye'de Avrupa Birliği'ne üyeliğı Batılılaşma- nın koşulu olarak görenler ve AB'ye tam üyeliğin Türkiye'de demokrasinin gelişmesıne, yerleşme- sine yol açacağını öne sürenler, Alman Başbaka- nı Gerhard Schröder'in Bundestag'dakı konuş- masında yaptığı bir vurguya dikkat etmelidirler. Schröder, "Türkiye'ye kapıyı açık tutmak Alman- ya'nın ulusal çıkarları için gereklidir" dedi. Bunun öyle çok da fazla derin olmayan anlamı üzerinde düşünmek gerekmez mi? Almanya'nın ulusal çıkarları, Türkiye'nin ticari ortak olarak önemınde; askeri güç olarak NATO için- deki yerinde; Avrupa ordusu için karar mekaniz- malarının dışında, ama askeri gücün içinde olma- sında yatıyor. "Türkiye'yi uzaklaştınp maceralara itmeyelim. Ama onun tam üyeliği de gerçek bir fe- laket olur." Bu yaklaşımı, nüanslarıyla Avrupa'nın tüm politikacıları paylaşırlar. Aralarında derin gö- rüş aynlıkları yoktur. Pekı, Türkiye'nin tam üyeliği- nin Türkiye için müthiş bir kurtuluş olacağını sa- vunanlar, gerçekten enine boyuna düşünüyoriar mı? Çağdaş uygarlık hedefini Avrupa Birliği'ne en- deksleyenler, sorunu neoliberal küreselleşme po- litikalannda Türkiye'ye biçilen roller açısından ele almayanlar, insan haklan vb. demagojileıie kendi- lerini mi, bizi mi kandırıyorlar? ABD'nin Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki ısrarını da bir yerlere ko- yamıyor herhalde bu arkadaşlar. • • • Türkiye'de demokratikleşme, kalkınma, uygar- lık sorunlannı dış faktörün etkisine bağlayanlar ya- nılıyor. Dış faktörleri işe yarar hale getiren, onlara halkın çıkarlan açısından değer kazandıran, iç fak- törün bizzat kendisidir. "Yann dananın kuyruğu kopacak" deniyor. Kopmaz... Hiçbirşey olmaz... Rİ7 işimİ7P hakalım Biz hep dış faktöre kafa yorduk, ama bakın iç faktör bize neler yaptı? Farkında mıyız? Bu arada AB'ye girelim, girmeyelim derken bi- rileri de bizi Irak'a, yanı ateşin içine sokuyor... Hiç değilse bunun farkında mıyız? e-posta: cumhuriyet^ t-online.de Aybay vakfı'nca düzenleniyor Kapani ve Savcı ödülleri verildi Istanbul Haber Servi- si- Aybay Hukuk Araş- tırmalan Vakfı'nca Prof. DrJVIündKapani ve Prof.Bahri Sava anı- sına düzenlenen "İn- san Haklan İnceleme Ödülü" 10 Arahk tnsan Haklan Günü'nde Va- kıf Merkezinde düzen- lenen törenle sahiple- rine verildi.Yanşmada Birinciliği "Avnıpa İn- san Haklan Mahkeme- sinin tçtihadı Işığmda Refah Partisi Karan: Bir tçtihat Değişikliği mi?" başlıklı çahşma- sıyla Galatasaray Üni- versitesi Hukuk Fakül- tesi öğrencisi HaKl Vol- kan Ankan kazan- dı. Murat Volkan Dül- ger ikinci, Serçin Kutu- cu da üçüncü oldu. 1991 yılmdan beri hu- kuk,siyasal bilgiler,ik- tisadi idari bilimler fa- külteleri öğrencileri ile yargıç ve a\Tikat staj- yerlerine açık olarak düzenlenen yanşmanın 2003 yanşma konusu- nun Avrupa İnsan Hak- lan Sözleşmesi ile gü- vence altına alınmış her hangi bir hak ya da öz- gürlük olarak belirlen- diği öğrenildi. Adaylar bu konuda- ki çalışmalarını 20 Ekim 2003 tarihine ka- dar Aybay Hukuk Araş- tırmalan Vakfı'na ulaş- tırabilecek. Adaylar www.aybay.org.tr adre- sınden de aynntılı bil- gi edinebilirler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog