Bugünden 1930'a 5,458,541 adet makale



Katalog


«
»

11ARALJK 2002ÇARŞAMBA CUMHURıYET SAYFA V enenezüella da Devlet Başkanı Hugo Chavez'in istifası îalebiyle biryü içinde dördüncü kez başlatılan genelgrev nedeniyiepetrol sektörüfelce uğradı. Yetkililer, genel grevyüzünden petrol üretimi ve ihracatının durma noktasına geldiğini helirterek bununfaturasının ülke * için çok ağır olacağı uyarısında bulundular. f ABD nin geçen yılki başarısız darbe girişimi ile ûişkisine dair kuşkular açıkhğa kavuşrnazken, son haftalarda Venezüella da yaşananlarşu soruyu akla getiriyor: Acaba ülkedeki "muhalefet" gerçekten Venezüellah bir hareket mi, yoksa ülkedeki petrol üretimini kontrol etmek isteyen ABD li petrol tekellerinin "işbirlikçileri" mi? Dünyada petrol üretimi, satışı vefiyatlandırmasıkonusunda daima son sözü söyleyen ABD 'nin petrol ithal ettiği üçüncü sıradaki ülke olan Venezüella'yı "vuruş mesafesinde " tutmak isteyebileceğini düşünmek için çok neden var. Bu nedenlere, ABD 'nin, petrol piyasasındaki bir başka kritik ülke olan Irak'a yönelik savaşplanı da eklenebilir ve soru tekrar sorulabilir: Muhalefet gerçekten Venezüellah bir hareket mi? HABERLER dtshab@cumhuriyetcom.tr 11 Sermaye sahiplerinin ve sendika ağalarımn desteklediğiABDyanhsı generallerin geçenyıl nisan ayında giriştiği darbenin başarmzhkla sonuçlandığı Venezüella da kargaşa dinmekbilmiyor. Ülkede demokratik ve kitlesel bir muhalefet hareketi geleneğinin olmadığına işaret eden Chavez 'in "darbecifaşistler'' olarak nitelediği "muhalefet güçlerinin ", 10 gün önce başlattıkları genelgrev, ekonomiyi çökertme amacı taşıyor. Chavez, genel grevi "petroldağıtımım baltalamayayönelikdarbe" olarakgörüyor ve muhalifleri kendisini devirmeye ve petrolü özelleştirmeye çalışmakla suçluyor. Gösteriler sırasında çıkan kargaşada 3 kişinin ölmesiyle gerilimyükselirken Chavez, seçim takvimi için görüşme önerdi. Amerikan Devletleri Örgütü Genel Sekreteri Cesar Gaviria 'nin gözetiminde oluşturulan "diyalog masası "nin, muhalefetin genelgrev çağrısı yüzünden askıya alınan çalışmaları, geçen cumartesi tekrar başlamıştı. Hugo Chavez'in iktidan, halkçı uygulamalan yüzünden sürekli tehdit altında abuçsuzlann önderiENGtNAŞKEV Venezüella'nın 24 milyonluk nüfusunun yüzde 60'lık kesimini oluşturan yoksullar, ba- şansız darbe sonrası başkanlık koltuğuna ye- niden dönen önderleri için sevgi gösterilerini sürdürürken, iş dünyası, karteUerin egemen- liğindeki medya, bir bölüm yüksek rütbeli su- baylar ve sayısı epey kaJabahk emekli gene- ralJer, yeni birdarbeninprovasına başladı. Ve- nezüella'nın "pabuçsuzlan"na, tüm yaşamı- nı adadığını tekrarlaytp duran Hugo Chavez, ABD destekli karşıt cephenin sokakJardaki gövde gösterisine karşın, ordunun içındeki çokgüçlü müttefUderinin ve onu büyük bir sev- giyle destekleyen yoksullann, yeni bir darbe- yi önleyeceğine inanıyor. Birparaşüt subayı olarak 1992'de kendi dar- besini yapan ve darbesi başansızlıkla sonuçla- nan Chavez, o yıllarda ortaya attığı siyasal, sos- yal ve ekonomik reform tasanlanyla Venezü- ella toplumunu allak bullak etmişti. Başansız kalan o darbe sonrası, kendisini "yaimayak do- Jaşan yurttaşlann önderi" olarak tanımlayan Chavez, 4 Şubat 1992 günü ülkesinin TV'lerin- de şu demeci okumuştu: "Tüm Venezüella 1989'daJd defaşet veridhalk kalkışntalannın baş sorumlusu IMF'vi asla unutmadL Hepsi birbi- > p a y ten aciz hırstrfaJrdan oluştuğunu da herkes biö- yor. Toplumu pençeleyen yolsuzhık veahlak dü- şüklüğü, tüm geleceği Irîrlenmiş ülkeninportre- g oJdu." Başansız darbesınden sonra, karşıtla- nnın alayh olarak, yandaşlannın sevgiyle koy- duğu "Ffcbuçsuzlann önderi" deyişüıi çok se- ven Chavez, "IMF'nin önerdiği kemer sıkma programlan 1 'nın ardından yaşanantopfumsalpat- lamada 200 yurttaşın canını yitirmesini hiç unutmamıştı. Yolsuzluk ve yofcsuHufla lcaryt Venezüella'nın son askeri düctatörünün 1958'de ıktidardan uzaklaşnnlmasuıı izleyen yılJar, "De- mokratikHareket-DA" ve "HıristiyanDemok- ratik Pterti - COPEI" adlı tki partuîin danışıkh Venezüella 'da mohalefetin gerçekJeştirtfiği her gösteri, Chavez vandasJarnun da bemen sokağa dökülmesme neden oluyor. Ülkede "muhalefet gösterfle- rine karşı gösteri yapmak" bir âdet hafine gehniş durumda. Üstetik bu eyfemler, her defasmda son derece görkemti ve coşkulu ohryor. (Fotoğraf: AP) dövüşe dönüşen devlet yönetimi, çok kapsam- lı bir yagma ve yolsuzlugun simgesi oldu. 40 yılı aşan bir sürede, devletin petrol gelirini iç eden 2 büyük parti, yoksulluğun hızla katlan- dığı bir adaletsizlik ortamı yaratmışlardj. Cha- vez, bu ortamın tek umudu olarak ünlendi. 1994 yılında, kendi darbesiyle bağlantılı soruştur- malann durdurulması ve affedilmesinin ardın- dan, "BeşinciCumhuriyetE\1enıi"adlı birpar- ti kuran Chavez, bagımsız üç küçükpartiyle bir- leşerek, yüzde 56'lık oy çoğunluğuyla 1998'de başkanûk koltuguna orurdu. GüneyAmerika'nın özgürlük simgesi Simon Boüvar'dan esuılenen ve "Bofivara Devrim- ciler" adıyla da andığı parrisinin, Kongre'de büyük çoğunlugu ele geçirmesinin ardından, tüm yerel politikacılan değiştiren Chavez, bir ievrimi gerçekleştirdiği inancındaydı ve bun- ia haklıydı. îokak çocuklannın ofcula tiönüşii 1999'da anayasayı değiştiren Chavez, ülke- in adını "VenezüdBaBoövarCuınhumıeti''ne ;virdikten sonra, 2000 yılında seçımlere gi- îcek, 2007 yılına kadar6 yıl süreyle yine baş- m seçilecekti. Venezüella'nın ciddiyet tut- ınu ve asık yüzlü siyasal görüntüsünü de de- ştiren Chavez, partisinin yandaşlanyla yü- yoişlere katılıyor, mitinglerde şarkılar söy- ^ordu. Her pazar televizyonda "Alo Baş- n" adlı birprograma çıkan Chavez, telefon- soru yönelten yurttaşlara yanıt veriyordu. :nflasyonu yok eden Chavez, tüm siyasal ;amının en büyük savaşımının enflasyonu ımek oldugunu söylerdi. Yüzlerce okul n ve sağlıkharcamalannı önemh ölçüde art- n başkan, yeni hastaneleryapördı. Bir mil- sokak çocuğunun okullara dönmesini sağ- ın Chavez, ülke çapında kapsamlı bir ba- yındırlık faaliyeti ve ucuzkonutyapımını baş- Iatn. On binlerce işsize iş sağlayan başkan, ül- kedeki yollarda çukur kalmadıgından da öv- HEMEN ŞİMDİ CELIYORUZ, SELAM OLSUN BOLİVAR'A güyle söz ediyordu. Zenglnlerln muhafefetl güçlenlyor OPEC ülkelerini ikna eden Chavez, çok sı- kı bir üretim politikasının benimsenmesiyle, daha yüksek fiyath petrol stratejisini yaşama geçirmiş ve uluslararası iribannı güçlendir- mişti. 2001 yılı başuıda talihi değişmeye baş- layan Chavez, sarsılan ekonomi ve ülkeyi bir- denbire içine alan suç dalgasıyla birlikte tep- ki almaya başladı. Pusuda bekJeyen tüm düş- manlannın çok yönlü saldınlanyla karşılaşan Chavez, büyük iş çevrelerinin, sendika ağala- nnın ve varsıl toplum kesiminin örgütlü dire- nişiyle yüz yüze geldi. 10 Kasım 2001 'de Ve- nezüella oligarşisinin Örgütlediği ulusal grev- de, sokakJan dolduran kalabalık "Chavez is- tifa" diye tempo turuyordu. Demirbaş muhalefet parrilerinin su gibi para akıttığı karşıt kampanyada, RdeTle olan yakın dostluğu nedeniyie Chavez'e çoktan eskimiş bir alışkanlıkla, kızıl sempatizanı diye saldınnak mo- da haline getirildi. (>tada, Chavez'in karizma- sına eş bir siyasetçi olmadığı için, emekli subay- lara göz diken patronlar, "EmekK Generafler Derneği Frente''yi de aralanna alrraşlardı. 'Ünlformaya saygısı yoir Frente'nin başkanı olan emekli general Ma- nuel Andare, "Chavez'in, üniforma saygısmı hiçesaydığınıveCastroha>ranı oldugunu" sık sık kamuya açıklıyor ve gazetelerde 100 emek- li general arkadaşının imzası bulunan ilanlar- da, Chavez'in Kolombiyalı gerillagrubu FARC ile sıkı fikı oldugunu duyuruyordu. Güçlenmesı süren muhalefet, son zamanlar- da "Castro destekli bir iç siiahlanma" senaryo- sunugündeme soktu. Tüccarve sanayicilerin de- Geçenyılki darbe girişiminden sonra, Cha- vez'in "bir deti olduğu ve devleti yönetecek beynioJmatögı" savlan ortayaaölmıştı. 1997'de Ekvador'da seçımleri kazanan Lübnan kö- kenli Başkan Abdala Bucaram'ın, akıl al- maztavırlanyla isnfaya zorlanışını örnekse- çen Venezüella sağı,Chavez'in dekafayı oy- nattğını öne sürüyor bu sıralar. Oysa koltuguna yeniden oturan Chavez'i, büyük sevgi gösterileriyle selamlayan 120 binkişilik "Pabuçsuz" kalabalıgı, "Ştaıdiber zamanJdnden dahafarfa" bağınyordu. Cha- vez'in başansız kalan 4 Şubat 1992 darbesi- ni anımsatan posterlerde, bereli genç önde- rin yüzü görülüyordu. Balkona çıkanChavez, ttpkı Fîdel gibi 4 saat konuştu yandaşlanna. Oabinlerce "Pabuçsuam"başında,Chavez'ı süngeleyen fcumızı bereler vardı. Konuşur- ken "TeJePromp - elektronik nutuk makme- aCkullanmayan Başkan, hep gürüldeyen ba- riton sesiyie, a £squaiidos-biravuçhıkönem- stzazmhk" diye adlandırdı darbecileri. "Bo- fivar Dalgası" şarbsını söylemeye çağıran Chavez,yapüğı etidleyici konuşmayia tüm yı- ğınlan coşkuya boğacaktı. Üniversiteliler, îi- se öğrencUeri, işçiler ve partililer rengârenk gömlekleriyle durmadan havaya sıçnyoriar- dı. Yaşh ninelerin ve çocuklu analann göz- leri nemliydi. Chavez, bir dalga gibi ileri ge- ri yüriiyen binlerce *ftI>oçsuz' B un yeni birşar- kıya başladıklannı duyunca, yığinlara kaül- dı. Dalga dalga ileri geri yürüyen halk 'He- menşnndigetiyonız,seiamobunBofi\ar'a'' şarkısına başlamıştı. nerimindeki TV'lerde sunulan bu senaryoya gö- re, Chavez yeni bir darbeye karşı bır yandan yandaşlannı silahlandınyormuş, bir yandan da Küba'da eğitim gören 500 kişilik bir ekibi ha- zır tutuyormuş. Bu iftira kampanyasına kimse inanmamakla birlikte, Chavez için kanıtsız id- dialann gündeme getirilmesi sürpriz sayılmı- yor. Venezüella'da Chavez'i tutkuyla sevenleri bulmakhiçdezordeğil. "Pabucsuzfann''hemen hemen tümü. büyük ve küçük kentlerde, gece- kondulardan anndınlmış tepelerdekı 15 katiı ucuz halk apartmanlannda yaşıyor. Chavez'in yaptırdığı ve her kafı bir başka renkten olan bi- nalara "23 Ocak ApartDianlan" adı takılmış. Chavez'in partı arkadaşlannın birinden esin- lenen bu ad, gerçekte 1958'in 23 Ocak'ında devrilen asken diktatör General MarcoPerez Ji- menez'denkaynaklanıyor. "Pabuçsuzlann''otur- dugu aparrmanlann üst bölümlerinde, Cha- vez'in parti renkleri olan siyah-kırmızı bayrak- ların yanında "Chavez sen çok yaşa" sloganı görülüyor. Başkenttekı "PabuçsuzJann" apart- manlanrun birinde. bezden flamalarda şu yazı- lar var: "Bolhar taburiarı kurun", "Simgemiz Che"ve"Biziyenemezsiniz''. Hemen her yok- sul mahallesinde, sosyal yardım amaçh "Si- mon BoüvarKüJtürDernekfcri" kuran Chavez, gençlere kıtap sevgisini aşılamaya çalışıyor. Halka sporhizmetleri, dans dersleri, yabancı dil, \e sağlık eğitimi verilen bu derneklerde, duvar- lan Che'nin ve diğer GüneyAmerikalı devrim- cilerin resimleri süslüyor. Güçsüz halk yığınlan arasmda yoğun des- teği olan Chavez, çok geniş bir toprak refor- mu gerçekleşrirmeye hazırlanıyor. Buyazı, Ucla, Nation, Progressive, Washing- tonPost, Boston Globe (ABD), Granma (Küba), Toronto Star, Globe and Mail (Kanada) adlı dergı ve gazetelerdenyaratianılarak derlendı. AÇIKÇA ŞÜKRÜ SİNA GÜKEL Kopenhag'da Kesilen Kasımpaşa Raconu Birmanşet: "Erdoğan AB'ye Raconu Kesti: Çif- te standardyapma, duygulanmıztzedeleme, yok- sa... " Bir başkası: "Yolumuza giderız. "Demek ki Endoğan Kopenhag'da Danimarka Başbakanı Ras- mussen'le göruştükten sonra bazı gerçeklerin ye- ni farkına varmış, umutlan tükenmiş, kalbi kınlmış, kolayca gerçekleşeceğini umduğu "tarıh alma" işindedüş kınklığına uğramış ve Kasımpaşa raco- nunu kesivermekten kendıni alamamış! Oysa Ko- penhag'daki görüşmenin başında -yine aynı ga- zete haberine göre- Erdoğan, Rasmussen'e da- ha önce sözünü verdiği "güvence mektubu"nu su- narak, "tarih verin, Kıbns sorununu çözmek için Denktaş'/ ikna edelim" diyerek çok "iyiniyetle" işe başlamış. Aslında Tayyip Erdoğan, hangı yetkıye sahip ve hangı gerekli konumda olduğu bilinmediği halde, Avrupa Bırliği ve Kıbns "sefeıierine" başlarken, en uyumlu tutumlarla işe girişmemiş miydi? Avru- pa'dan "fa/7rıa/ma/r"uğrunaKıbns'ta "işlerinınso- run değil çözüm üretmek" oldugunu, Annan Pla- nı'nın kısa sürede "müzakere edilereksonuca bağ- lanmasını" savunmuyor muydu? Üstelik, bu söz- leri biryandan Batılı yetkıliterden, öte yandan da Türk medyası"ndan alkış toplamıyor muydu? Şımdı ne- den "racon kesıyor" ve yine aJkış alıyor? Eğer AKP Hükümeti ve Erdoğan, Batı'ya kendi- lenni kabul ettirip dışandan içeriye, herkese hoş gö- rünüp meşnjiyet kazanma gayreti yerine, gerçek- ten yapıcı bir dış politıka yürütmek niyetınde olsa- lardı, bu ışi geçmişin birikimlerinden yararlanarak ve usulune uygun biçimde yaparlardı. Başından beri Erdoğan'a ve AKP Hükümeti'ne "AB ve ABD ile kim yetkiliyse o görüşsün, üstelik konulan bile- rek ve heradımdabiröncekinireddeden sözlersarf etmedengörüşsün" diyenler ışte, ışin sonunda ge- lınecek bu noktaya önceden işaret edıyoriardı. Erdoğan ve AKP iktidan dış politikadaki önemli konulan, beledıyede ımar planını değiştirıvermek- le kanştırmasa ve özenli davransaydı, Türkiye'nin uzun dönemli çıkariannı tehlikeye atmadan yol al- ması ve eski kazanımlan da heba etmemesi mum- kün olabilirdi. Oysa gereksiz bir hevesle ve alabil- diğıne dağınık ve tutarsız bir tutumla, işı Kopen- hag'daki "racon "a kadar vardırdılar. Daha öncekı hükümetin temsilcilerine, yine za- manında görüşülmüş olan AB devlet ve komisyon sorumlulan "2002Ağustosu'nda gerçekleştirdiği- niz reformlatia Ulusal Programınızı tamamladınız" diyerek Türkiye'nin hakkını teslim etmışken ve tek karşı sav olarak "uygulamaya ilişkin kaygılannı" öne sürdüklerinde de uygun yanıtı almışken, AKP iktidan neden AB yolundakı kazanımlan hiçe say- ma "raconuyla" işe başlama yanlışını yaptı? Oysa devlettesüreklilık ilkesi, bunca belge, bellek ve bü- rokrasi işte bunun için, kazanımlar hiçe sayılmasın ve kimse aldatılmasın diye vardır. Ama Erdoğan ve AKP, sanki reformlar "tarih almak" için yetersizmiş gibî yeni "paket" telaşına girip, üstelik bır de Kıb- nstakl hak veçıkarlanmızdan da ödün venebilecek- leri izlenimı yaratmaktan çekinmediler. Bundan yaklaşık ikı ay önce, henüz devlet poli- tıkasından sorumluyken, "AB eğer Türkiye'ye öte- kiadaylaria eşit davranmaz, bütün gerekliliklerye- rinegetiriimiş olduğuhalde Kopenhag'dayine Tür- kiye'ye hak ettiği verilmezse, Türkiye 'yi hangi hü- kümetyönetiyorolursa olsun, kamuoyumuzdakidüş kmklığı doğrultusunda, GümrükBiriiğı dahilbütün Hişkilen'mizigözden geçirmekaran alabilir" demiş- tim. Bakalım haklı çıkacak mıyım? Yoksa Kasımpa- şalılık, Kopenhag'da mı bırakılacak? Pazar ekonomisine karsı olunca ABD Chavez'i istese de sevemez • Pazar ekonomisinin Venezüella'yı bir cehennem açmazına iteceğini savunan ve Afganistan'da ABD'nin "teröre terörle yanıt verdiğini" düşünen Chavez'in VVashington tarafindan kabullenilme ihtimali yok gibi. Hugo Chavez'e yöne- lik darbe gırişıminde par- magı bulunduguna inaru- lan ABDyönetimi, Vene- züella başkanına dönük soğukluğunu gizlemeyi pek beceremiyor. Petrol üretimınden alınan dev- let vergisini yüzde 16 'dan yüzde 30'a çıkaran Cha- vez, petrol fiyatlannı et- kileyecek bu girişimin yanı sıra, OPEC örgü- tünde üretim denetimini öneren tavnyla Washing- ton 'da kaşlann çattlması- na yol açtı. Son dönem- de yükselen petrol fiyat- lanndan Chavez'i sorum- lu rutan ABD, Başkan'a Irak ve Iran'la kurduğu yakın ilişkilerden ötürü de tepki duyuyor. Vene- züella, petrol dışsatımın- da da dördüncülüğü elde tutan önemli konumuy- la GeorgeBush vönetimi- ni çok kaygılandınyor. ABD'yi eleştiriypr Chavez'in öteden beri ABD'ye yönelen eleşti- rileri, son sıralarda ABD'nin öncülük ettiği neo-liberal uygulamala- nnı hedefliyor. 100 binki- şilik bir partı mitingin- de, pazar ekonomisinin Venezüella 'yı bir cehen- nem açmazına iteceğini söyleyen Chavez, en sert eleştirilerini ABD'nin Afganistan'daki terör sa- vaşına yöneltmişti. "Amerika'nın teröre te- söy- leyen Chavez, elinde tut- tuğu dev posterlerdeki yanıkgövdeli Afgan ço- cuklarını kanıt olarak göstermişti. MuhaJefete mesafeh' Venezüella'daki muha- lefet ve ABD'nin ortak bir çizgide görünmekten titizlikle kaçındıklannı vurgulayan Amerikalı ga- zeteci Steven Dudley, "ABD hükümetine baş- vuran sağ muhaJefetin, Washington'un bir dar- beyi destekleyip destek- lemeyecekJerini sorduğu- nu" belirtiyor. Nitekim darbe konu- sundaki ısteksiziiğini Be- yaz Saray sözcüsü Ric- hard Boucher aracıhğıy- la belirleyen Bush yöne- timi, "Ba23 darbe tasa- rancKi subavlann başvu- rup başMUTnadığnu" so- ran gazetecılere şu yanı- tı verdı: "Srvasaldeğisim yanb- lannm,buamaçlarmı de- mokratik ve anavasal bi- çimde gerçekleşiirnıele- ri gerekir.''
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog