Bugünden 1930'a 5,476,064 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 1 ARALIK 2002 PAZAR HABERLER Büyük şair ve düşünce adamı Melih Cevdet Anday, son yolculuğuna sevenlerince uğurlandı ÖÖlüm soğuk,yüreldersıcak Ağlaşır ya Martı Denize doğru gider Melih Cevdet de... Melih Cevdet Anday'la RECEP BİLGİNER Son zamanlarda. artık evden dışan çıkamıyordu. Ama birkaç yıl öncesine kadar, hemen her gün birlikteydik. Ben, Agop Arad, Oktay AkbaL Sami Karaören, S. Kudret AksaL Necati Cumah, Necmi Erkmen. Çoğunlukla, birlikte geçirdiğımiz günlerin arkasından, anı defterime notlar düşerdim. îşte bu notlardan birisi: Tarihi27Mayısl976. Dün, Gazeteciler Cemiyeti kitaplıgında. Yeditepe dergisinin şiir ödülünün Metih Cevdet Anday'a verilmesinin töreni vardı. Toplantıyı ben açtım, birkaç sözle. Zaten jürideydim. Yeditepe dergisinin sahibi Hüsamettin Bozok, ödül konusunda bilgi verdi. Necati Cumalı, Melih Cevdet'in şairliği, sanat anlayışı ûzerine açıklamalar yaptı. Anday, sevinçli ve heyecanlıydı. îlk aldığı şiir ödülüydü bu. Geç kalınmış bir ödül. Türkçeyi en iyi kullananlardan, Türk dilinin sadeleşip gelişmesinde çok büyük katkısı olan Anday'a Dil Kurumu'nun bir ödül vermeyişinin haksızlık olduğu üzerinde duruldu. Törenden sonra bir grup, Sirkeci'deki tstanbul Lokantası'na gittik. Uzun bir masa etrafinda oturup içtik. Ama bizlerin her pazartesi Taksim'deki tstanbul Kulübü'nün özel odasındaki içkili toplantılanmızdaki akademik hava esmedi. Çünkü bu toplantılara her zaman hemen hemen şu kadro katıhr: Metih Cevdet, Oktay AkbaL Sami Karaören, A. Arad, Recep Bilginer, Necmi Ergene, Necati Cumah, S. Kudret AksaL Sabahattin Batur. Olimpos'taki 'akhmm'yitirdik OKTAY EKtNCİ Eski Muğla Belediye Başkanı Erman Şahin yıllar önce bir gün dedi ki: a Muğla arük Olimpos gibL. Nail Çakırhan burah, Ilhan Selçuk yıDardır burada, Oktay Akbal da arük burada, Aziz Nesin her nrsatta burada ve şimdi MeHh Cevdet de burah oldu» Tannlarla bu kadar yakm obnanın kutsalhğı başka nerede yaşanabiür?..'* O yıl, yani 1985'te, 12Eylül karanlığından aydınlığa doğru çıkışın umudunu yükseltmek için "Muğla Kültür ŞenüğTnı düzenlemiştik... Onur konuklan da işte bu "OKmpos'un Tannlan"ydılar... Galiba konusu "Edebiyaünuzda Aydmlanma ve Halk" olan panelden önce, öğle yemeği için "Yalçın Restoran"dayken, Anday masadakilere sordu: "Birazdan herkes uzun uzun konuşacak; ama, şu halkın ve aydmlanmanın en kısa tamnunı kim yapacak?.." Beklenen yanıtı da Melih Cevdet verdi... Önce aydınlanma için, tek bir sözcükle "akıl''dır dedi ve ekledi: "Aydmlanma düşmanlan akıklan neden korkaıiar bilir mismiz? Çünkü akıL akhna her şeyi getirebilir de ondan \kıldan korkanlar. ashnda bu denli sonsuz bir özgürlükten korkarian.." Bu kısa tanımın ardından "halk"uı ne olduğunu söylemeye artık kim cesaret edebilirdi?.. Buna rağmen birileri şanslanm denediler... Melih Cevdet ise sonunda yine "aydmlaacT noktasını koymuştu... "Dünyadaki herkes için ve özeOikle de halkın sorunlanna eğilenJer için tek ve ortak bir halk tanımı var." dıyerek sözünü şöyle tamamladı: "Benim dışımdakiler...'* J\aranjiller vegözyaşlan arasında ölümsüzlüğe uğuriananyazanmız Melih CevdetAnday için 35 yü yazarlıkyapuğı Cutnhuriyetgazetesibahçesindetören düzenlendi Allaşlaria uğurianan Anday 'ın cenazesi Şişli Camii'nde öğleyin küınan cenaze namazının ardından Büyükada Mezarhğı 'nda toprağa verüdl tstanbul Haber Servisi / Kültür Servisi - Türk edebiyatında yeni bir dönem açan "Garip'" hareketinin ön- cülerinden. şair, aydınlanmacı dü- şünce adamı Melih Cevdet Anday'ı dostlan, okurlan. yol arkadaşlan dün "yanık yanık kokan karanfîlkr"le ölümsüzlüğe uğurladı. Anday için 35 yıllık yazan oldu- ğu Cumhuriyet gazetesi bahçesinde düzenlenen törende konuşan gazete- miz imtiyaz sahibi ve yakın dostu Ü- han Sdçuk,Türkiye'nin, Anday"ındü- şündüğü noktada olmadığını ifade etti. Şair, yazar Anday. Şişli Ca- mii'ndeki öğleyin kılınan cenaze na- mazından sonra Büyükada Mezarlı- ğı'nda toprağa verildi. Solunum ve böbrek yetmezliği ta- nısıyla yatınldığı Marmara Üniver- sitesı Koşuyolu Hastanesi'nde 28 Kasım'da yaşamını yitiren şair-ya- zar Anday'ın cenazesi hastaneden, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. AM Ser- dar Fak ıle doktor ve hemşireler ta- rafından ugurlandı. Cumhuriyet'te tören lakın dostu vegazetemiz imtiyaz sahibi tlhan Selçuk, Cumhuriyet'te düzenlenen törende "Şimdi bize düşen şey, Türkiye'deki dünyamızı güzelleştirmek için çalışmak. Ona son yolculuğunda, ülkemiz insanlannm biraz daha güzelleşeceği sözünü vererekgülegüle diyelim " diye konuştu. Anday'ın cenazesi 35 yıl yazarlık yaptığı Cumhunyet gazetesi bahçe- sinde yakınlan, yazarlar, siyasetçiler, gazeteciler, okurlan, aydınlar ve ça- lışanlardan oluşan topluluk tarafın- dan karşılandı. îlhan Selçuk. tören- deki konuşmasına "Meüh Cevdet'in burada yatrığına ve benim de bir ko- nuşma yapmak dummunda kalaca- ğuna inanamıyorum. Bütün bir ya- şamı neredeyse birlikte geçirmiş gibi- yiz" sözleriyle başladı. Gazete bina- sının bütün odalannın Anday'ın esp- rileri, kahkahalan. fıkirleri ve şiirle- riyle dolu olduğunu ifade eden Sel- çuk "Geçmişten gefeceğe bir kame- ra ve bir ses kayıt aleti obavdı ve bü- tün bunlar saptansay dı, belki \ üzler- ce cilt doMuralabilirdi" dedi. Türkıye'nin şu anda Melih Cev- det'in düşündügü noktada olmadığı- nın altını çizen Selçuk şöyle devam etti: "Şimdi bize düşen şey. eğer MeBh Cevdet'i seviyorsak, bu dünyamızı, Türkiye'deki dünyamızı güzelleştir- mek için çabşmaliyız. Bunun başka bir teselli >olu jokrur. O zaman Me- lih Cevdet ile yaşryormuş gibi olaca- ğtz ve ülkemiz insanlannın biraz da- ha güzeUeşeceğini. ona burada son yolculuğunda bu sözü vererek 'güle güle' diyeüm. O, ölümsüzlüğe doğru bir anlamda şiirleriyle zaten yürü- yor. Bir teseüimiz de bu olabitir." Anday' ın cenazesi alkışlar arasın- da cenaze arabasına konulduktan sonra Şişli Camıi'ne götürüldü. Konuşmayı özkdi Suna Anday da eşinin konuşmayı çok sevdiğini belirterek hastanede kendısine en çok konuşmayı özledi- ğinı söyledığıni kaydetti. CHP Genel Başkanı Baykal* Edebryannuzın,kül- tür ve sanat dünyamızın çok seçkin ve önemlibir isminikaybettik" dedi. Prof. Dr. Erdal İnönü de Anday'ın ölümü- mün ülke \ e edebiyat için büyük bir kayıp olduğunu belirtti. CHP Milletvekili Zulfü Lhaneli Anday'ın kendi kuşaklannın yetişme- sinde. büyümesinde ve düşünce dün- yalaruıın gelişiminde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirti. Oyuncu Uğur Yücel ıse. "Bizim ruhlanmıza pencereler açü. Bizim huzurumuzu kaçırdu düşünmeye > önettti. Anlam kazandırdı bizlere" dedi. Anday'ın cenazesi. Şişli Camii'nde öğle namazından sonra kılınan cena- ze namazının ardından bir süre omuz- larda taşındı. Ambulans \apurla Bü- yükada'ya götürülen Anday'ın cena- zesi, Adalar Belediye Başkanı Coş- kun Özden ve Adalı dostlan tarafın- dan karşılandı. Anday'ın cenazesi ve törene katılanlar yine Adalar Beledi- yesi'ne ait araçlarla Büyükada Me- zarlığı'na taşındı. "Garip" şair. bura- da karanfiller ve yakınlannın gözyaş- lan arasında toprağa verildi. Mezar- lıktaki törende birkonuşma yapan ga- zetemiz yazan ve şair Ataol Behra- moğlu. "Anday evTensel hümanizma- yıyakalamış bir düşünce adamrvdT de- di. Düzenlenen törenlere katılan sanat- çı, siyasetçi ve dostlannın bazılan şun- lar: Melih Cevdet'ın eşi Suna Anday ve oğlu İdrisAnday, Prof. Dr. Erdal tnö- nü, CHP Sıvas Milletvekili Nurettin Sözen, CHP Istanbul millervekilleri Yaşar Nuri Öztürk, Zülfü Livaneli, BülentTanla. MehmetSevigen. Onur ÖvTiıen. eskı CHP Genel Başkanı Al- tan Öymen. Esenyurt Belediye Baş- kanı Dr. GürbüzÇapan. DÎSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi. Türkiye nday için gazetemizde düzenlenen tören ve cenazeye eşi Suna Anday ve oğlu İdris Anday "ın yani sıra çok sayıda sanatçv siyasetçi, okurlan ve dostlan kauldı. . efat ettiği Marmara l niversitesi Koşuyolu Hastanesi'nden doktorlan ve hemşireler tarafindan uğurianan 'Garip şair'in cenazesi, karanfüler ve gözyaşlan arasında toprağa verildi. (Fotoğraflar: UGUR DEMİR. VEDAT ARIK) Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç. Türkiye Gazeteciler Sendika- sı Başkanı Şükran Soner. gazetemiz genel yayın yönetmenı İbrahim Yü- dız, Meriç Nelidedeoğlu. Şükran Kur- dakul. Bilgesu Erenus. Ali Erenus, Lale Müldür. Miicap Ofluoğlu. \'e- dat Türkali. Ahmet Okta>. Fethi Na- ci. Semih Gümüş. Komet, Bedri Bay- kam, Nuri İyem, Demirtaş Ce> hun, CevatÇapan. Şakir Eczacıbaşı. Mar- ti Eyuboğlu. Etoğan Hızlan. Hüsevin Baş. Firuzan Kanık. Celal Üster. Fe- rit Edgü. Turgut Kazan, Ülkü Tamer. Ferhan Şenso>. Tahsin Yücel. Orhan Duru. Gürbüz Barlas. ^lüşfık Kenter, Kadriye Kenter. Erdal Özyağcılar \ e GüzinÖzyağcdar, HadiÇaman. Şem- si Inkava. Yavuz Baydar. Celal Başlan- gıç. Yalçın Baver. Tuncav Özkan, Su UNUTTUM KENDÎMÎ Değmezdi dağlar ohnasa Yaşlanıyorum Değmezdi dağlar olmasa Çok ağaç gördüm Çokkuş Beşparmak dağını gördüm Bafa'da Sarmış firuze sır gibi killi toprağunızı Masal Ey zeytin ağaçlan Ali'nin kızını da getirdiler Kazdağı besler çocuklanmızı Besler Mustafa Kemal'den Hektor'a Çok ağaç gördüm Çokkuş Çıkabilir aydınlığa Çdcabilir yer altından bütün kentler Yanar değil artık Hasandağ Ey incir ağaçlan Ön ayaklarını germiş bir boğa Bir boğa gibi aşmış ana tannçaya Toros'u gördüm Çok ağaç gördüm Çokkuş Unuttum kendimi toprakta. MELİH CEVDET ANDAY \üceiAyşeEmelMescüTurga\ Fişek- çi, Prof. Dr. Ahmet Ercan, Arif Da- mar, eski CHP İl Başkanı Mehmet Bölük, Ziya SaL Mürşit Balabanlılar. HayatiAsıhazıcu Perüıan Ergun, Su- na Aras, Mustafa Köz, Gübüm Cen- giz, Orhan Karaveli, tşşı Partısı Is- tanbul İl Başkanı TuranÖzlü, Adnan Akfırat Neslihan Yargıcu Mehmet Zaman Saçboğlu, Özdemir İnce, Nu- rer Uğurlu, Av dın Hatipoğlu, Ömür Candaş, Eray Canberk, Aml Meriçel- L Necati Güngör, Ahmet Necdet, Bed- rettin Aykın. Güngör Gençay, Osman Bozkurt Cüneyt Türel, Levlâ Erbil, Kamil Masaracu Engin Ayça, Güben Tuncer, Meltem Ahıska. Ergin Ertem. Seyhan Erözçelik, Ömer Lluç. Emin Karaca, Necmi Tanyolaç, Hikmet Al- ünkavnak, Erol Özkök, Öner Cıra- voğlu. Prof. Dr.Bedia Akarsu. .\lpay Kabacah. Sevgi Sanh. Kemal Özer, İs- met Kemal Karada\ L tskender Fikret Aktüre, Anı Mençeüi Ahmet Miski- oglu, Cünejt Türel, Mehmet Birkhe, Gülriz Sururi, Selçuk Kayatunç. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Se- zer Anday'ın eşi Suna Anday'a çek- tiği telgrafta, "Eşinizin yazm dünya- mızın saygın ismi Melih Cev det An- dav 'ın vefaündan büvük üzüntü duy - dum. Kendisine Tanndan rahmet si- ze ve ailenize başsağlığı diliyorum" dedi. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Ba- kanı Mehmet Ali Şahin, Anday'ın Türk edebiyatına ve şiirine sonsuz katkılan olduğunu vurguladı. Başba- kan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Doç. Dr. Abdüllatif Şener ise Cumhunyet ailesine başsağlığı diledi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Anday ile BülentTanör'ün yaşamlannı yitir- meleri nedeniyle dün gazetemizin An- kara bürosunu zıyaret ederek başsağ- lığı dileğinde bulundu. PAZAR ORHAN BURSALI Gökkubbemizde Yıldclar Ölüm, aynı gün iki değerli insanımızı ara- mızdan alıp götürdü. Ikisi de ülkemiz gökyü- zünün parlak yıldızları arasında yer alıyordu. Melih Cevdet Anday yazın dünyamızdan, Bülent Tanör sosyal bilim dünyamızdan oraya yükselmişlerdi. Bülent Tanör ile Melih Cevdet Anday, ayrı alanların yıldızları gibi olsalar da, aralarında çok güçlü bağlar vardı. Her ikisi de, insan varlığının mümkün olduğunca dış engeller- den annmış olarak özgürce dile gelebılece- ği, tomurcuklanabileceği, çiçeklenebileceği bir toplumsal ortamın özlemcısiydi. Toplumun çok ilerisinde bir noktada dur- dular ve oradan bize baktılar. Tipik bir entelektüel duruştu ikisininki de. Yer yer tepki toplayan, yer yer sevilmeyen, yer yer anlaşılamayan... • • • Bu açıdan, her ikisinin de gençlik ve ilk ol- gunluk dönemlerinin, çok farklı zaman kesit- lerinde bile olsa, yönetici zorbalıklarının he- defleri olması, bir rastlantı olamaz. Iktidar zorbalıklan, zamanın en dar alanın- da ve anlamında ancak hayat bulabiliyor ve sonra yok olup gidiyor.. Bazen geride kendilerinden eser bile kal- mıyor. Ancak belki birılerinın yazdığı veya yaza- cağı "alçaklıklar tarihinde" izlerine rastla- nabiliyor. Zamanı en geniş anlamda yaşayan ve kul- lanan, bugünün, bu anın biçtıği koşulları ve dayatmaları reddederek, hep daha güzel için daha zoru seçenler ise, yazılı gerçek ta- rihin ve uygarlığın oluşmasına katkıda bulu- nuyor. Her ikisinin ortak yönü, sevilmek, kabul görmek.. değildi. Tersine sevdikleri, inandık- ları işleri yaparak, "sivriliklerini" veya aynca- lıklarını ortaya çıkartarak yürüyüp girtıler. Ne Bülent Tanör'ün, bugün yüzde 99'umuzun yaptığı ve yaşadığı gibi, "irili ufaklı iktidarlara yakın olmak", "iyi geçin- mek", "yükselmek için yaranmak" , "sus- mak" ve "ayıya dayı demek" gibi bir düşün- cesi oldu... Ne de Melih Cevdet Anday'ın, şiirinde, "halk tarafindan" anlaşılır olmak derdi... Anday da hayatında bildiği yoldan yürüdü, hep kendi ilerisine doğru... Şiirinde zora, soyuta yöneldi; varlığını, do- ğanın ve zamanın sularında aradı. Doğanın "kendi felsefesi" ile insanın oluşturduğu fel- sefeyi birleştirmeye ve oradan bakmaya ça- lıştı. Ama günlük yaşamımızda da elinde bir "Sis Çanı" ile aramızda dolaşıp durdu: "Uyuyamayacaksın/ Memleketin hali/ Se- ni seslerle uyandıracak/ Oturup yazacaksın/ Çünkü sen artık o değilsin/ Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin/ Durmadan sesler alacakl Sesler vereceksin./ Uyuyamayacak- sın/ Düzelmeden memleketin hali/ Düzel- meden dünyanın hali/ Gözüne uyku gire- mez ki.../ Uyuyamayacaksın/ Bir sis çanı gi- bi gecenin içindel ta gün ışıyıncaya kadar/ Vakur metin sade/ Çalacaksın." Kulaklarınızda Anday'ın Sis Çanı'nı duyu- yor musunuz? • • • Yakın gökkubbemiz yıldızlarla kaplanma- dıkça. ülkemizin, toplumumuzun ışıldaması mümkün değil. Yakın gökkubbemiz henüz kara boşluklar- la dolu... obursali@cumhuriyet.com.tr Bir hocanın ardından. Tanor un anısına NEŞE DOSTER Aydındı. Düşünürdü. Bilim insanıydı. Yazardı. Anayasa hukuku profesörü idi. 62 yaşında kansere yenik düştü. Acılarla, özlemlerle, bedellerle, haksızlıklarla, alınması gerekli derslerle geçirilen bir ömürdü geride bıraktığı. Yıl 2000. Kars Kafkas Kurultayı için çağn aldığımda değerli dost Sezai Yazıcı, Tanör Hoca'yı da davat ettiklerini söyleyince, hemen Tanör'ü aradım: "Hocam, birükte gidehm mi? Sizi memleketimizde ağniamaktan mutluluk duyanz" dedim. "Çok muthı ohırdum, ancak o tarihlerde kemoterapi tedavim var" dedi. Ah o kemoterapiler... Insanı ölüme götürüp getiren o uzatma seanslan... Hocaya iyi şanslar dileyip Kars'ın yolunu tuttum. Aradan 2 yıl geçti, Taksim Meydanı'nda karşılaştık. Her zamanki gibi şık ve zarifti. Davetimi yineledim. "Söz, geteceğnn" dedi. Dün, ölüm haberini aluıca bu sözü geldi aklıma. Hocayı Kars'a götürememiştik. Bülent Tanör, güzel ve sorumlu insanlann gittikçe azaldığı bir ülkede, zamansız ve erken bir ölümün adıdır. Bülent Tanör, yaşamlannı para ve piyasa üzerine kuranların anlayamadığı bir kimliğin adıdır. Bülent Tanör, ülkemizin ender yetiştirdiği, rüzgârlara yenik düşmeyen, yalpalamayan, savrulmayan bir yürekli aydının adıdır. Anısı önünde, hüzünle ve saygıyla eğiliyorum...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog