Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyel İmtiyaz Sahibi: CUMHURÎYET \AKFl âdmaİLHANSELÇUK Genel Yayın Yönetmerü: tbrahim Yıldız • Yazıişleri Müdürü: Safim A^jadanGSorumlu Müdür Mehmet Sucu # Haber Merkezı Müdürü: Hakan Kara Istihbarat: Cengiz Yıldırım # Ekonomi Öz- lera Yüzak 9 Külrur Egemen Berköz # Spor. Abdülkadir Vücelman 9 Makaleler: Sami Ka- raören • Düzeltme Abdullah Yazıcı # Bıl- gı-Belge. Edibe Buğra 9 Yurt Haberlen. Meh- met Faraç 9 A\rupa Temsilcısı: Güray Öz YayınKuruhr İlhanSeKuk(Baş- kan). Emre Kongar (Daruşman). Orhan Erinç, Hikmet Çetin- ka\a, Şükran Soner, tbrahim Yıİdız. Orhan Bursalı, Musta- fa Balbav. Hakan Kara. AnkaraTemsıicısı. Mustafa Balbay Atatürk BuKan No- 125. Kat 4. Bakanlıklar-Ankarâ Tel: 4195020 (7 hat). Faks-41950279IzmirTemsilcısı SerdarKızık. H ZıyaBK. 1352 S.2 3Tel.4411220. Faks 4418745 9AdanaTemsılası:ÇetinYiğeDoğlu, inönüCd. 119 S No 1 Kat 1. Tel 363 12 11, Faks. 363 12 15 Müessese Müdürü: Erol Erkut • Koordınator Ahmet Koruhan # Mu- hasebe Bülent\ener# Idare Hüse\in Cürer 0 Satış Fazilet Ku/a REKLAM: P.M. Ltd. Şti. • Genel Mudur Gülbin Erduran # koordınalör Reha Işıtman # Genel MudürYrd. Se\da Çoban 0 Fınansman Mudüriı. Çetin Erduran Tel 0212 514 07 53- 51? S4 6O-61. Faks 021251384 63 Ya>unU>an: *> em Gün Hab« Vansı Basm \e Yayınohk *ı Ş. Baskı: Sabah \ ayıncılık \ Ş Tufkocajı Cad 39 41 CaŞaloglu 34534 Istanbui PK 246 - Sırkecı 344'S Ntanbul Tel lO2!2ı5i:0505(2Ohall Faks 10 212) 513 85 95 9 KASIM 2002 Imsak:5.07 Güneş: 6 37 Ögle: 11.55 Ikindı: 14.34 Akşam: 17.00 Yatsı: 18.23 Ozgür Balina yeni evinde • OSLO (AA) - "Özgür Balina Willy" fılminin yıldızı Keiko, kışı geçirmek üzere Norveç'teki Taknes koyundaki yeni evine yerleştirildi. Norveç'in NTB ajansındakı haberde, Keiko'nun akrabalanyla birlikte yeniden vahşi yaşamı öğrenmesini uman Norveçli sualtı yaşam uzmanlan. Yunuslann Yaşamını Koruma Derneği'yle işbirliği içinde 5 tonJuk yunusu yeni evine yerleştirirken günde 50 kilo kadar Ringo bahğı tüketen Keiko'nun bu koyda dığer balinalarla oynayarak vahşi yaşama uyum sağlamasını bekliyor. Kalp pompasına yeni şekil • CHICAGO (AA) - Kalp nakli olmak içın bekleyen hastalarda kullanılan kalbi çalıştıncı pilli pompa, Amerikan Gıda ve Ilaç Dairesi (FDA) tarafından, kalbe yerleştirilebilecek bir cihaz olarak yeni şekliyle onaylandı. Kalbin sol kanncığına yerleştirilebilen HeartMate adlı cihaz, sol karmcığı çahşmayan kalpte kan pompalama görevini yapabiliyor. Yeni şekliyle onaylanan cihazın, kalp nakJine aday olamayan ve iki yıl içinde ölmesi beklenen hastalarda yaşamı uzatabıleceği bildirildi. Şizofreni ilacı riskli • CHICAGO (AA) - Şizofreni hastalannda kullanılan, antipsychotic sınıfı bir ilacın, kalp aktivitesinin durmasıyla (cardiac arrest) ilgili riski tırmandırabildiği saptandı. Antipsychotic ilaçlar olarak bilinen thioridazine, haloperidol ve risperidone hakkmda araştırma yapan uzmanlar, yüksek dozda thioridazine ile tedavi edilen hastalarda cardiac arrest riskinin kontrol edilemeyecek oranda artabildiğini belirledi. Araştırmacılar, thioridazine ilacuıuı şizofreni hastalannda düşük dozda kullanıhnası gerektiğini bildirdi. Kültür Bakanlığı, Assos harabeleri önüne kurulan çiftlik ihalesinin durdurulmasını istedi Oridnos'abakanlıkengeliORALÇALIŞLAR Kültür Bakanı Suat Çağlayan, önceki gün Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne bir yazı göndererek 11 Kasım"da yapılacak Orkinos ihalesinin durdurulmasını istedi. Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı tarihi Assos harabeleri önündeki denizde kurulmak istenen Orkinos çiftliği ihalesi, yöre halkının itirazlanna rağmen 11 Kasım günü yapılacakh. Ancak ihaleden daha önce, Kültür Bakanlığı bu ihaleye karşı çıktı. Kültür Bakanı Suat Çağlayan imzalı yazıda, yasadışı bir şekilde üretim alanlan hazırlanan ve daha sonra ihaleye çıkanlan balık çiftliği ihalesinin yapılamayacağı bildirildi. Birinci derecede doğal SÎT alanlannda balık çiftliği kurulabileceği yönünde daha önce verilen kararlar Danıştay 6. Dairesi'nce 29.01.2002 tarihinde iptal edildi. StT alanlannda balık çiftliği kurulamayacağı mahkeme karan haline dönüştü. Kültür Bakanlığı bu karara daha önce itiraz etmişti. Ancak Kültür Bakanı Çağlayan bu karara irirazlannı geri aldıklannı ve mahkeme karannın kesinleştiğini bildirdi. Bu durumda bir StT alanı olan ve dalış yasağı bulunan Assos açıklannda balık çiftliği kurulması olanağı yasal olarak tamamen ortadan kalktı. Bakan Çağlayan bu yeni durum karşısında ihalenin yapılamayacağını yetkili ve sorumlu bakanlıklara ve genel müdürlüklere bildirdi. Bakan Çağlayan, Maliye Bakanlığı'na yolladığı yazıda şunlan vurguladı: • Birinci ve ikinci derece arkeolojik SlT alanlannda su ürünleri üretim ve yetiştirme tesisleri kurulamayacaktır. • Dahş yasağı geririlen bölgelerde su ürünleri üretim tesisleri, ancak uygulama öncesi 627 sayılı ilke karannın B maddesinde yazılı şartlar tümüyle yerine getirilmek şartıyla kurulabüecektir. v' Orkinos çiftliği ihalesi öncesi Damştay karannda sözü edilen hususlar tümüyle yerine getirilmiş değildir. Bakan Çağlayan, Maliye Bakanhğı Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Içişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlıgı, Çanakkale Valiliği ve Kültür Tabiat Varlıklanm Koruma Müdürlüğü'ne yolladığı yazısını şöyle sonlandırdı: "Anrtlar ve Müzefer Genel Müdürlüğü söz komısu alanda araştırma yapümasını istemiş ve bir ekip oluşturulmuş, çiftlik kurulacak bölgede kiralanmadan deniz dibine indirOecek çok güçlü ağlann ve kafeslerin ve de bunlan dibe bağjayan hacimli sabit ağırbklann var olduğu ve bunlann Ayvacık KaymakamlığTnın meni müdahale kararuıa rağmen kaldınhnamış olduğu saptanmışör. Bunlar alanı içine girilemez hale getirmiş olmast nedeniyle çalışma gerçekleştirilememiştir. Engel oluşturan ve halen deniz dibine oruran sistemin kaldınlarak araşürmaya açık hale getirilmesi ve bakanhğumza doğru bilgilerin sunulması gerekmektedir." İNGİLÎZ UZMANLÂRT Son 25 yılın en iyi filmi Kıyamet LONDRA (AA) - Birbirinden ilginç yapımlar sinema dünyasuıın en büyük ödülü sayılan Oscar'ı alabihnek için yanşırken Ingiliz sinema uzmanlan, "son 25 ydın en nitelikli fîlmi" olarak Vietnam Savaşf nda "karanlığuı mihrakuıa gerçeküstü yollardan gidişi" anlatan Apocarypse Now (Kıyamet) adlı yapıtı seçti. tngılız Sinema Kurumu'nun Sight and Sound (Görünüm ve Ses) adlı dergisinin düzenlediği seçimde, Amerikalı yönetmen Francis Ford Coppola'nın "Kıyamet" filmi bu unvanı ahnaya hak kazandı. Filmde, Vietnam Savaşf na katılan Amerikalı Albay "bu haksız, temelsiz, anlamsız zulüm savaşından akhnı oynatarak fecaat üzerine kurulu, ,— VTetnam cangılında Vietnamhlarla birlikte çahşan tarikaün önderi" olur. Sight and Sound'un editörü Nick James, "Kryamet" fihni onuruna yaptığı açıklamada "Apocahpse Now, coşum-delilik ve derinük arasında gerüi cambaz ipinde seyreden, bu dengeden hiç düşmeyen akhn kaçtığı noktada zengin karmaşasıyLa bulunduğu konumu hak edryor." tngiliz sinema uzmanlan son 25 yılda en nitelikli ikinci füm olarak, Amerikalı yönetmen Martin Scorcese'nin "Raging Bull" (Kızgm Boğa) filmini seçti. Isveç'in büyük sinema yönetmeni tngmar Bergman'ın "Fanny ve Atexander" fihni üçüncü seçildi. lngiltere'nin 50 sinema uzmanı bir araya gelerek 1978 ile 2002 arasında çekilmiş 259 fihni değerlendirdi. I • Uzmanlar en nitelikli , 2'nci fılm ; olarak Kızgm ! Boğa'yı, üçüncü film olarak da , Fanny ve j Alexander'ı seçti. şöyle konuştu: Dannii Minogue'un maceracı kişiliği kardeşinin ününe ulaşamadı Ablasının / gölgesinde \ Dannii Minogue ünlü yıldız Ky lie Minogue'un kardeşi. Ablası KyHe gibi Melbourne'da büyüven 31 yaşuidaki Minogue şarkıcıhğın yanı sıra uzun yıllar Avustraha'daki televizyon dtflkrinde rol aldı. Yakın geçmişte ise Londra'ya taşındı ve cinsellik temasuıa yoğunlaşan, "Put the Needle on If" adlı yeni albümünü piyasâya sürerek solo çahşmalanna ağırlık vermeye yöneldL The Independent on Sunday gazetesinde yayuıüanan röportajda, yüanlar başta olmak üzere tehlikeli hayvanlan çok sevdiğini ve geçen yıl Meioourne'da içinde köpekbahğı dolu bir akvaryumda yüzdüğünü belirtiyor Minogue. Şarkılarryla mflyonlanıı sevgisini kazanan Kyiie Minogue özeffikk kryafetleriyle ilgi odağı oluyor. Ulaştığı şöhretle kardeşi Dannii Minogue'>i gölgede bırakan Kylie Minogue'nin Madame Toussoud Müzesi'nde de babnumundan bir heykeli bulunuyor. l sTOCKHOLM FUARI Robotların akıllı dünyasına yolculuk TEKİN SÖNMEZ ATIONAL GEOGRAPHIC Kitle imha silahı kurbanlan kapakta Kültür Servisi - National Geographk. kasım sa- yısında, savaş ıhtimalinin güçlenmesiyle tekrar gün- deme gelen kitle imha silahlanra, PuBtzer ödüllü ya- zar Lewis Simon'un konuya ilişkin yazdığı makaleyle gözler önüne se- riyor. Dergi, 1983'te löyaşındagö- nüllü bir ambulans görevlisiyken Irak'm zehirli gaz saldınsına uğra- yan tranlı Sasan Safa\ian, So\yetler Birliği'nin büyük biyolojik siİahlar programı için gizlice şarbon üretti- ği Sverdlovs'ta salgına yakalanarak ölen Aleksandr Vyatkina, Japonya'da teröristlerin sinir gazı salmasıyla sakat kalan Sumiko Kouno ve ABD'de bir nükleer bomba denemesi sırasında esen rüzgâr sonucu ergenlik çağında kansere yakalanan Preston Truman'ı ortak bir noktada buluşturuyor. Ml KOÇ MÜZESÎ Denizci Vikingler îstanbuPageldi tstanbul Haber Servisi- Petrol ve doğalgaz üreti- mi yapan Statoıl Grubu, Rahmi Koç Müzesi'nde, ünlü denizci topluluğu Vikingler'i anlatan "Half- dan buradaydı" isimli bir sergi açtı. Sergi adını, Ayasofya Müzesi 'nde yer |alan bin yıl önce Istanbul'a gelen Vi- king Muhanzı Halfdan'ın eski Iskandi- . nav yazısı ile yazdığı "Halfdan bura- [daydı" notundan alıyor. Açılışta konu- 'şan Rahmi Koç Müzesi Genel Müdürü Tony Phillipson, seginin açılış yerinin son derece uygun olduğunu ifade ederek "Yak- laşık bin yri önce Haliç'e geriffi olan zincirin aşıldığı yer burasL Mkinglerin İstanbul'la > akından ilgile- ri vardı. Onlar buraya 'Miklagard' yani büyük şe- hir diyorlardı'' dedi. Sergi 9 Kasım-16 Ocak tarih- leri arasında ziyarete açık olacak. STOCKHOLM - Bir hazıne gibi süreklı ilerleyen Stockholm fuar döneminde robotlar egemenliğı yaşandı. Evet! Robotlar da oradaydı... Her gün biraz daha zeki-kurnaz- becerikli hale gelen, tıpkı insanlar gibi robotlar gördük. Onlar, robotlar evimize gelip temizlik yaptı, mutfağa girip yemek pişirdi, tıkanan lovabolan açtıktan sonra su kaçıran musluklan tamir etti; yalnızhktan ve unutulmuşluktan bunalan emeklilerin, yaşlılann, özürlülerin pek çok gereksinimlerini giderdi. Daha fazladan ne yapacaklardı? Daha ileriye nerelere gidecekler? Bu tür ilerlemeler bız insanlar için nasıl bir dünya hazırhyor? Nasıl bir ruh dünyasına; psikolojiye, nasıl bir enzimler, salgılar dünyasının içine yuvarlanacağız? "Biz insanlar, sadece Idmvadan ibaret canblanz ve bu enzunlerin değişkenliği bizleri yönednektedir" diyen Isveçli bir kimyager tanıdığımın sözlerini anımsıyorum... Stockholm Teknik Fuan'ndaki Robotlar Kemancı robot dünyasına yaklaştığım zaman şu soruyu da sormadan edemedım: "Bir gün insan ile robot aynı şev mi olacak?" Bilgısayar kullanan robotlan, laboratuvarda ilaç şışelennın, kan plazmalannın bulunduğu mini mini cam tüplerin arasmda mekanik parmaklanyla mekik dokur gibi yoklayıp aradığını bulan robotlan gördüm. Şuna karar \ erdim. "tngflizce, Ispam olca ve Türkçe düşünüp üç dilde geçişti yazabilen bir robot da ben sann alacağun." Her yaşta ve her türlü yaşam gustosu için robot satın alınabilecek günlerin önündeyiz... İnsanlann köleliği sona erecek ve robotlann köleliği yeni bir evrilme ile gündeme gelecek ve ardından her halde; k *robotiann köleüğuıe son" diyen yeni ihtilal ateşleri vanacak!...Belki! MESELA DEDIK ERDAL ATABEK Baraj piknigi hiç de beklendiği gi- bi geçmedi. Kasım başmın serin gü- neşinden yararlanmak isteyen piknik- çiler hazırlıklannı tamamlayıp bara- jın yolunu tuttular. Niyetleri baraj gölünün kıpırtısız sulan üzerinde güzel bir son yaz piknigi yapmaktı. Kış gelmeden güneşli günlerin tadı- nı çıkarmak istiyorlardı. Gölün sa- kin sulannda gezinmek zaman zaman sürprizlere yol açryordu, amabupik- nik artık kaçımlmazdı. Böylece yo- la çıkıldı. Ama bakın neler neler ol- du 9 Doğru yolda su kaynatanlar... Dahagöle varamadan güzel ba- yanın arabası su kaynattı. Oy- sa bu araba nice yollar görmüş. ni- ce engellen aşmıştı. Son zamanlar- da bakımsız kaldığı, iyi bir revizyon görmesi gerektıği söyleniyordu ama arabanın tantanası yerindeydi. Gö- renler, "Evet, iyi bir bakım gerekti- ği doğru ama bu seferi de çıkanr" di- yorlardı. Kımileri de bu kanıda de- gıldı. "Böyle olur mu canım, insan kendine baküğı kadar arabasına da bakmah" diyorlardı. Güzel bayan doğrusu kendine iyi bakıyordu. bi- raz kilo almışsa bile usta terzisi bun- lan çok iyi gizleyen giysiler diki- yordu. Ama araba için aynı şeyler söylenemezdi. Motorun yenilenme- si gerektiğini bu işlerden biraz an- Barajdan Garaja... layan herkes görüyordu, lastikleri yenilemek gerekiyordu. Oysa ara- banın bakımı sadece pasta ciladan ibaretti. Bunca cilabile arabayı par- latmaya yetmiyordu. Arabanın eski sahibi beyefendi dayanamayıp yar- dım bile etmişti ama ne yapsa nafi- le. Araba baraja varamadan su kay- nattı. Günahı söyleyenlerin boynu- na, kaynayan suyu yerine koymak için her şeyi yapmışlar, çaresiz ka- lınca arabayı itmeye başlamışlar. Ama baraja az kala artık araba top- tan iflas etmiş. güzel bayan da hır- sından kendini yolun kenanna at- maya kalkmış. Araba çaresiz garaja dönmüş. çayda çıra oynayanlar... II /f^sat Beygiller barajın yolunu şa- 1VI şırmışlar. Epeydır gitmedikle- rinden olacak baraj yerine küçük bir çayın yanından geçerken dayanama- mışlar. orada kalmışlar. "Amancanım baraj btam neyimize" deyip çay kı- yısına çöküp nevaleleri açmışlar. Me- sut Bey meğerse bunu düşünüp "Bi- zim baraj sorunumuz yok" diye ipu- cu verirmiş de kimseler anlamazmış. 4- Yanındakilerin bu ışe biraz canı sıkıl- mış ama seslerini çıkarmamışlar. Za- ten araba da pek yüklendıği için zor- lanıyor. öksürüp tıksınyormuş. Bu yüzden olacak. çayın kıyısuıda ses- siz sedasız pikniklerini yapma>a sür- dürmüşler. Kimileri "Böyie olur mu yahu, ne güzel biz de sandahmızı ba- raj gölünde yüzdürüyorduk. hem de sandaDann en krabnı bizyüzdürüyor- duk, şimdi şu haümize bak, kala ka- la şu suyu çekilmiş çaya kaldık" diye iç geçiriyorlarsa da bir şey demeden çaylannı yudumluyorlarmış. Eski şa- şaalı günlerini akıllanndan geçıren- ler o renkli günleri. ışıltılı geceleri düşünüyor, "Yahu biz neden böyle sefflotduk?" diye göğüs geçiriyorlar- mış, ama artık yapacak bir şey kal- madığı için susup duruyorlarmış. Ne demişler. ''Suyu biten çaydanfağm de- mi işe yaramaz~nuş. Dereyi geçemeyenler... T) irçok piknikçi de yolun üzerin- JD deki dereyi geçemeyip yolda kalmışlar. Kiminin aracı bozulmuş. kiminin suyu bitmiş. kiminin solu- ğu tükenrruş. Bülent Bey, "Bu benim son pikniğim, gelecek sefere başka süriicü bulursunuz" demiş ama bu sefere de gücü yetmemış, rastladık- lan yere çöküp paketleri açmışlar. Saglık olsua her şeyin başı sağlık de- ğil mi? lsmafl Beylerle Hüsamettin Beyler de arabalannı pek deneye- meden yola koyulduklan için bara- ja varamamışlar. İsmail Bey pek key- fini bozmamış, "Hayatta böyle şej- ler olur, belki biz de acele ettik" diye beyefendiliğini elden bırakmamış. Hüsamenin Bey pek bir şey deme- miş. Asıl Devlet Bey çok üzülmüş, çok sıkılmış, "Böyle mioonalıydı, bu- nu mu hak etmiştik?" diye çok me- sele yapmış. "Ben bu pikniğe bir da- ha kahlmam" demiş. Asıl canını sı- kanın da şu atıp tutan Cem adında- ki delikanlı olduğu söyleniyor. Zen- ginzade Cem Bey de meydanlara çı- kıp delikanlı tavırlarla bağıra çağı- ra. millete nohutlu pila\ ikram ede ede eskilerden daha hızlı gırmiş ama soluğu baraja yetmemış. Recai Bey. temkini elden bırakmasa da Hoca'nın "çolukçocuk" dedıği gençlere geçil- meyi hazmedememış. öy le diyorlar. Kimi zaman umduğunu değil. bul- duâunu versin...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog