Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

30i \f\S\M 2002 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER İNSANIN SERÜVENİ TURHAN SELÇUK 'JL3İATLI ISTAN3ÜL A3DÖLCANEAZ1 Iff ÎA.HÎKJÎLAE3 CACSHALAHI KISIM ?EKMİIİ 3ÎHDEN* A6HC,i$TEfcCrizi-i KM*ı-K0cAEvLiJ.»6rîYlE KLAT*. M o TDPluMJAt-Tİp ÖDEVıME RAû-lı Vt M I \ AMA Doğu ve Güneydoğu'da 1987'de uygulamaya konulan 'Olağanüstü Hal' bugün sona eriyor 15 yıhnfaturası 33 bincan• 19 Temmuz 1987'den bugûne kadar 46 kez uzatlan 'Olağanüstü Hal' uygulaması, ilk olarak Elazığ'da kaldınldı. Uygjlamanın Diyarbakır ve Şırnak'ta bugün kaldmlmasıyla birlikte bölge, yıllar sonra 'olağan hal'i yaşamaya başlayacak. MAHMUTORAL DİYARBAKIR-Doğu ve Güney- doğu Anadolu Bölgesi'nde 15yılön- ce uygulamaya konulan "Olağanüs- tü HaT (OHAL), bugünden itıbaren sona eriyor. Bölgede 1984 yılında başlayan terör olaylannda 23 bın 535 'i PKK'li, 4 bin 485'ı vatandaş, 5 bin 50'si de güvenJik mensuplan olmak üzere toplam 33 bin 70 kişi yaşamı- nı yitirdi. Çaöşmalar sırasında binler- ce güvenlik görevlisi ve yurttaş ya- ralandı. Siirt'in Eruh ve Hakkâri'nin Şem- dinli ilçelerinde, 1984 yılında PKK'nin düzenlediği saldınnın ardın- dan 285 sayüı Kanun Hükmünde Ka- rarname 'yle "Ofağanüstü Hal Uygu- lamas" gündeme geldı. 12 Eylül 1980 darbesıyle başlayan sıkıyönetimin bitiminden hemen son- ra 19 Temmuz 1987'de Bingöl, Diyar- bakır, Elazığ, Hakkâri, Mardin, Sıirt. Tunceli ve Van'da OHAL uygulama- sına geçildi. Adıyaman. Bitlis ve Muş da mücavir il olarak belırlendi. Bat- sundeki 'göoüllö askerleri'korucu- laftnsahip olduğu silahlar. tartoşma konusu oldn. 17 blnî gönüllü, 67 bin korucu ; OHAL uygulamasının devam ettiği ş kentlerde askeri birlikler de genişletildi. ı Kırsal kesimde ve özellikle sınır ötesinde operasyonlara destek amacıyla Kayseri. l Bolu ve Çanakkale'den komando ve hava i indirme birlikleri geçici olarak bölgeye ; kaydınldı. Çok sayıda kişinin ruhsatsız uzun namlulu silahı ve tabancası, yapılan balıstik incelemelerin ardından ruhsatlandınldı. Terörle mücadelede, güvenlik güçlerine yardımcı olmak ve kendilerini korumak için 1985 yılında "Köy Kanunu"nun 74. maddesine dayanılarak çıkanlan "Korucuhık Sistemi'', OHAL uygulamasıyla genişletildi. tlk olarak Siirt'in Eruh ilçe merkezi ve köylerinde 40 kişiyle başlayan koruculann sayısı, zamanla 17 bini gönüllü ve 50 bini geçici olmak üzere toplam 67 bine ulaştı. man ve Şırnak'ın 6 Mayıs 1990'da il statüsüne kavuşmasryla birlikte OHAL kapsamındakı kent sayısı 13' e yüksel- di. Bitlıs'te de 19 Mart 1994'te Ola- ğanüstü Hal'e geçildi. Uygulamanın başladığı 19 Tem- muz 1987'den bugüne kadar OHAL 46kezuzatıldı. Bölgede huzurvegü- venın sağlanmasıyla birlikte OHAL de kademelı olarak kaldınlmaya baş- landı. Ilk olarak Elazığ, ardından Mardin, Batman, Bingöl ve Bitlis OHAL kapsamından çıkanlarak mü- cavir ıl statüsune alındı. 30 Kasım 1999da Siirt'te, 30 Temmuz 2000'de Van'da ve bu yılın 30 Temmuz'unda Hakkâri ve Tunceli'de OHAL uygu- lamasına son venldı. Diyarbakır ve Şırnak'ta ise uygu- lama bugün son buluyor. Böylece 1980 darbesinin ardından sıkıyöne- timle başlayan ve daha sonra OHAL'le devam eden dönem 23 yıl sonra ka- panacak. Olağanüstü Hal Bölge Va- liliği görevini ilk olarak Hayri Kozak- çıoğhı yaptı. Daha sonra sırasıyla Ne- cati Çetinkaya, Ünal Erkan, Necati Bilican, Ay dın Arslan \ e Gökhan Ay- dıner, bu göreve geldı. OHALde te- rörle mücadele, Türkiye'ye pahalıya patladı. Bölgede terörle mücadele döneminde 100 milyar dolar harcan- dı. Bu rakamlara göç eden köylerde- ki tarımsal ve diğer gelir getıncı fa- aliyetlerın dahil olmadığı belırtiliyor. FaiH meçhuller Kapsam içındeki ıllerde. şeriatçı terör örgüt Hizbullah'a yönelik 2 bin 968 operasyonda, 9 bin 196 kişi gö- zaltuıa alınırken, 3 bın 843 'ü tutuk- landı. OHAL'inenkaranlıkyüzüise 1998'de başlayan faih meçhul cina- yetler. Bölgede 1989-91 yılında 62, 92de 119.93 'te 193,94'te 214,95 'te 104, 96'da 219, 97'de 107, 98'de 78 ve 99'da da 209 olmak üzere toplam 1305 yurttaş öldü. OHALyönetimı sırasında, güvenlik sorunu nedeniy- le bölge kırsalından 692'si köy ol- mak üzere toplam 3 bin 92 yerleşim birimi boşalhldı. Son yıllarda bazı köylere geri dönüş sağlansa da halen sıkıntılar yaşanıyor. OHAL in eleş- tirildiği bir başka uygulama alanı ise özellikle sendikal çahşmalar yapan ka- mu emekçilerine yönelik sürgünler ol- du. 1991 'de başlayan uygulamalar kapsamında 600 kişi OHAL karany- la sürgüne gönderildı. GEÇMIŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Anday ve Tanör'ün Ardından... Turkıye ve Cumhunyet, Anadolu Aydınlanma- sı'nın ıki saygın ve degerlı sımgesini yitirdi. Melih Cevdet Anday, yola şaırlikle çıkmıştı ama, yıllann bırıkimi onu, şair olmasının dışında yazar, kültür insanı ve düşünür olarak da devleş- tirmiştı. Dıvan Edebiyatı. mitoloji ve Anadolu uygarlık- ları konusundaki yetkınliğinı, zaman zaman şaş- kınlıkla izleme olanağına erişebilme ayncalığının değerıni bugun daha lyı anlıyorum. Bıldığinızı sandığınız eskı bır gazelin ıkı beyti, An- day'ın kurguladığı cümlelerle yeni bir yoruma ka- vuşarak karşımıza çıkar, yaklaşımındaki doğallık ve bilgelik insanı, yenı tatlar arama, alma konu- sunda adeta güdülerdı. Bır sohbet sırasında söz dönüp dolaşıp mitolo- jiye gelmışse. tanrıların ve krallann soyunu sopu- nu, maceralannı öğrenebilme fırsatı da doğmuş olurdu. Bununlada kalmaz, Homeros'un ınsan ve şairkişıliğınitanıma, yazdıklarındanseçmelerdin- leme olanağını da yakalamış olurdunuz. Anadolu'dakı gelip geçmış kavimler de Anday'ın ilgi odaklarından bir başkasıydı. Anadolu Aydın- lanması'nı bütunüyle özumsemiş olmasının köke- ninde, bu konudakı bılgılerinin de muhakkak ki pa- yı vardı. Yazar ve şaır Melıh Cevdet Anday hakkında da fazla soze gerek yok sanıyorum. Bütün ozellıkleri Anday'ın düşünür olarak da anılmasını zorunlu kılıyor. Hem de kendisınin dü- şünür olarak da kabul edilmesi içın hiçbır zorla- maya kalkışmadan ve ortalıkta fazla dolaşmadan sağladı bunu. Cumhuriyet'teki yazılannı okumak yeterliydi. • • • Prof. Dr. Bülent Tanör Anadolu Aydınlanması'nın somutlaşmasında gözünü budaktan esirgeme- yen bır bilım ınsanıydı. Anayasa Hukuku'nun sayılı uzmanlanndan biri olan Tanor'ün kaybı, tek yanlı anayasa değışikliği girişimlerinin surekli gündeme getınldıği bu dönem- de bır talihsizlık olarak da sayılmalı. Anayasa konusundaki yetkinlığı. kendisini Tur- kıye Cumhurıyetı'nin oluşmasındaki evreleri araş- tırmaya yöneltmıştı. Kuruluş, Kurtuluş ve Türkiye 'de Yerel Kongre Iktıdarları adlarını taşıyan iki kıtabı Anadolu Aydın- lanması'nın köşe taşlannı oluşturacak değerdey- di. Cumhuriyet gazetesinin yaşı gençlen bilgilen- dirmek. kafası gençlere de anımsatmak için baş- lattığı "Cuma Kitapları" dızinının başlangıç gün- leriydi. Gırişimin verecegi sonucun gergınlığı do- ruktaydı. 11 Temmuz 1997 günü verilen ilk kitap "Atatürk'ün Yazdığı Yurttaşlık Bilgılerı" oldu. Iz- leyen iki hafta, Tanor'ün "Kurtuluş, Kuruluş" kita- bı ikıye bölünerek okurlarla buluşturuldu. Bu süreçte, Tanor'ün bilim insanı olarak duydu- ğu sorumluluğa da tanık olduk. Hastalığına kar- şın gazeteye gelerek, dizilen ve düzeltmeden ge- çen bölümleri dıkkatle ve bırkaç kez denetleme- si, yıllardır unuttuğumuz bir anlayışı yeniden anım- samamızı da sağlamıştı. Aynı titızlığe 16 Ocak 1998'de verilen "Türkiye'de Yerel Kongre iktidar- ları" kitabı konusunda da tanık olmuştuk. • • • Anday ve Tanör'le aynı çağda yaşamış, aynı ga- zetede çalışmış olmanın ayrıcalığını hep saygı ile anacağım. Cumhuriyet devrimine ışık tutan Anday ve Tanör'ün sevenleri üzüntülerini dile getirdiler Biliııı ve sanat dünyası yasfa Galatasaray Üniversttesi'nde tören Prof. Tanöryann toprağa verilecek tSTANBUL/ANKARA (Cumhu- riyet)- Türk bilim ve yazın dünyası iki duayenini kaybetmesinin acısını yaşıyor. Bilim adamı ve yazar Prof. Bülent Tanör ile şair-yazar MeKh Ce\det Anday'ın, yaptıklanyla hep yol göstericı olduğu belırtilerek "Bu iki a> dının bıraküklanyla cumhuri- yeti ve tophunu daha da a> dınJata- caklan konusunda Idmsenin kuşku- su ounasuı" denildi. Cumhuriyet devrimine ışık tutan iki aydın Prof. Bülent Tanör ve Me- lih Cevdet Anday'ın önceki gün ya- şamını yitirmesi bilim ve sanat dün- yasını yasa boğdu. Anday ve Tanör'ün sevenlen, okurlan telefon, faks ve telgTaflarla duyduklan üzüntüyü di- ye getirdiler. Cumhurbaşkanı Ahmet NecdetSezer, Türk yazınının gelişme- sine önemli katkılarda bulunan Me- lih Cevdet Anday'ın, ulusun beğeni- sini kazanan seçkin yapıtlanyla her zaman anımsanacağını bildirdi. TBMM Başkanı Bülent Annç, "Türk edebiyaûna çok değerli katkı- larda bulunan ve hepimizin belleğin- • Cumhurbaşkanı Sezer, Anday'ın, ulusun beğenisini kazanan, seçkin yapıtlanyla her zaman anımsanacağını bildirdi. TBMM Başkanı Annç, Anday'ın ölümü nedeniyle yayımladığı mesajda "Hepimizin belleğinde önemli izler bırakan eserlerle daima yerini koruyacak edebiyat ustasının aramızdan aynlması büyük bir kayıptır" dedi. CHP hderi Baykal, Anday'ın şiir ve edebiyat dünyasına unutulmaz eserler kazandıran önemli bir kültür adamı olduğuna dikkat çekti. Türkiye Insan Haklan Kurumu Başkanı Helvacı, Prof. Tanör'ün yetkin bir anayasa uzmanı olduğunu \-urgulayarak "Ülkemız, değen yetennce bilinmeyen büyük bir insanını yitirdi" dedi. de önemli Mer bırakan eserlerle da- ima yerini koruyacak edebiyat usta- sının aramızdan aynlması büyük bir kayıptir*' dedi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek yaptığı yazılı açıklamada, Anday ve Tanör'ün vefatlanndan duyduğu üzüntüyü di- le getirdi. Çeük'ten başsağhğı mesajı Kültür Bakanı HüseyinÇelik de kül- tür dünyasının büyük ustalanndan An- day'ı yitirmenin derin üzüntüsünü ya- şadığını ıfade ederek "Derin kültür bi- ri kimi ile yazdığı eserfcrini çok sayıda almış olduğu ödülle pekiştiren An- day'm vefaü nedeniyle kültür sanat dünyamıza aflesine sev«nlerine sabır ve başsağhğı dilerim" dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal mesajında, Anday'ın şiır ve edebiyat dünyasına unutulmaz eserler kazan- dıran önemli bırkültüradamı olduğu- na dikkat çekti. Gazi Ünıversitesı Öğretim Üyeleri Demeğı Yönetım Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alüntaş. Anday ve Ta- nör'ün ölümleriyle yarattıklan boşlu- ğun doldurulamayacağını kaydederek iki aydını -»çimizi ışıtan, yüreğimizi anndıran. yaşam ve sa\aşını gücümü- zü bik>en, hepimizin öğretmeni, ild kutup yıldızL, ild dev" olarak niteledı. Inşaat Mühendıslen Odası Genel Sekreterı Şevket Çorbacıoğlu ise "Cumhuriyete ışık tutan iki aydın in- sanm aramızdan avnltşlamia ulus ola- rak üzüntü içerisinde>1z" dedi. Avukat Halit Çelenk, büyük acı duy- duğunu vurgulayarak "Bir defa An- day'm şürlerini okurken. şiirin niteb- ğini antayor ve öğrenrvorsunuz. Şiirin tadını belüyorsunuz'' dedi. Çelenk, Tanör'ün de Türkıye'nin yetiştirdıği ender hukukçulardan olduğunu anım- satarak "Kitaplannda Türk Ceza Ya- sası'nm 142. maddesinin düşünce öz- gürlüğü vebaskıa uygulamalannı an- latn. Benim aldığım ilgi çekici karar- lan da kitaplannda işledL elcştirdi. 142. maddenin faşist niteliğini herke- se anlatö" diye konuştu. Apaydın: Yeri doldurulamaz Yazar Tah'p Apaydın ise Anday'ın yeri doldurulamayacak bir düşün ve yazın adamı olduğunu vurgulayarak "Bizim kuşağın, bizden sonrald ku- şağın yetişnıesinde çok etkili oldu. Birçok şiiri beUeğündedir ve sık sık Anday son yolculuğuna uğurlanıyor tstanbul Haber Servisi - Türk edebiyat dünyasına damgasını vuran gazetemiz ya- zan, 'Garip' akımmın öncülerinden Me- lih Cevdet Anday (87) bugün son yolcu- luğuna uğurlanıyor. Anday için ilk tören bugün saat 10.00'da gazetemizin Cağa- loğlu'ndaki merkez binası bahçesinde dü- zenlenecek. Anday, öğleyin Şişli Camıi'nde kılınacak cenaze namazımn ardından Bü- yükada Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Meüh Cevdet Anday, solunum ve böb- rekyetmezliği tanısıyla yatınldığı Marma- ra Universitesi Koşuyolu Hastanesi'nde önceki gün yaşamını yitirdi. Türk yazını- nın duayenlerinden şair ve yazar Melih Cevdet Anday 1915 yılında îstanbul'da doğdu. Liseyi bitırince önce Hukuk Fakül- tesi'ne, ardından Ankara Universitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne girdi, an- cak öğrenimini tamamlayamadı. Bir süre Devlet Demiryollan'nda çalışan Melih Cevdet Anday, bu kurumun olanaklanndan yararlanarak Belçıka'ya sosyolojı öğreni- mi görmeye gitti. tlk şiiri Ukde 1936 yı- lında Varlık dergisinde yayınlanan An- day'ın şiirin yanı sıra roman, deneme, anı ve köşe yazılan da bulunuyor. okurunı. Onunla beslenirim" dedi. Kıbns, Balkanlar, Avrasya Türk Edebiyatlan Kurumu Genel Başkanı Metin Turan, yaphğı açıklamada, An- day'ın Balkanlar ve dağılan Sovyet- ler Birliği içındeki ülkelerde de Türk edebiyatı ve şiirini temsil etmede önemli bir övünç kaynağı olarak her zaman saygıyla anılacağını bildirdi. Türkiye Insan Haklan Kurumu Baş- kanı Nevzat HeKacı, yaşamını yiti- ren Prof. Dr. Bülent Tanör'ün yetkin bir anayasa uzmanı olduğunu dıle ge- tırdi. Tanör'ü yıtirmiş olmannı acısı- nı yüreğınde hıssettığını belirten Hel- vacı, şu görüşlen dile getirdı: "Tür- khe'nin insan haklan sorunlan adı>- la yayımladığı iki ciltlik yapıü ülke- mizde bu alanda >aşanan sorunlara somut büimsel ve ciddi bir yaklaşımın ürünüdür. Kurtuluş ve Kuruluş adı- m taşı>an yapıtlan, ulusal kurtuluş savaşmuzı w devrimleri wni bir ba- laş açısnla en doğru biçimde değer- lendiren bifinısel çahşmalardır. Tanör, Türkhe İnsan Haklan Kurumu nun kurucu üyesi olarak insan haklan sa- \aşımına ejiemli bir biçimde kanlmışaUkemE.değeriye- terince büinme>en bü>ük bir insanını \itirdL" Sertel Gazetecilik Vakfı Başkanı Doç. Dr. Yıkhz Ser- tel de Bülent Tanör'ü Ata- ttırk'ü, Atatürkçülüğü ve dev- rimleri en iyi anlamış ve an- latmış bır bilgin olarak nite- lendirdi. Sertel, "Baba dostu ve büyük şair ve yazar MeKh CevdetAnday ile Tanör'ü acı acı anarken, soruyorum, Bu memlekete ne vakit hürnyet kollarını sallaya sallaya gele- cek'" açıklamasını yaptı. İstanbul Haber Ser- visi - Anayasa hukuk- çusu. demokrasi savu- nucusu, bilim adamı, yazar, Galatasaray Uni- versitesi Hukuk Fakül- tesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Tanör (62), yann toprağa verilecek. Tanör'ün kaybı nede- niyle yapılan açıklama- larda, üniversite çevre- si dışında da okur kıt- lelerinin aydınlanma- cı, ilerici, demokrat ve devrimci bir hocadan yoksun kaldığı ıfade edıldi. Uzun süredir tedavi görmekte olduğu istan- bul Tıp Fakültesi Has- tanesi'nde önceki gün kaybettiğimiz Prof. Dr. Tanör için yann saat 12.45'te Ortaköy'deki Galatasaray Universite- si 'nde bir tören düzen- lenecek. Tanör, Bebek Camii'nde kılınacak ildndi namazının ardın- • Demokrasi savunucusu, bilim adamı ve yazar Prof. Tanör'ün yakın arkadaşı Server Tanilli, "Düşünürken, konuşurken ve yazarken, gerçek bir üslubun insanıydı. Cmun ölümüyle belki asıl kaybettiğimiz. işte bu üsluptur" dedi. dan Zincirlikuyu Me- zarlığı'nda toprağa ve- rilecek. Yakın arkadaşı ve ga- zetemiz yazarlanndan Server Tanilli, anayasa hukuku ve siyaset bili- mi dünyasının önde ge- len düşünürlerden biri- ni kaybettiğını belirtti. Tanilh, açıklamasında şunlan ifade etti: "Ta- nör, o birikimi, üniver- sitedeki kürsüsünden öğrencflerine götürür- ken de eşsizdi. Düşü- nürken,konuşurken ve yazarken, gerçek birüs- İubun insanıydı. Onun ölümüyle,beffld asılkay- bettiğimiz, işte bu üs- luptur. Üniversite ca- miamız.onun duvarla- n dışında da büyük okurkftfcteri, aydmlan- nıaa, ilerici. demokrat ve devrimci bir hoca- dan ve kalemden yok- sun kahşınm hüznünü hep taşıvacaknr."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog