Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

3O K4M 2002 CUMARTESİ +CUMHURİYET SAYFA HABERLER Baş&gioğlu'nıJan ABımktubu • ANKVRA (Cumhirnet Biirosu) - Çalışmave Sosyal GüvenL Bakanı Murat Başesgıcglu, Avnıpa Birliği'ıe üye ülkelerin çalışma r e sosyal güvenlik bakanlanna birer mektupçönderdi. 12 Aralık'fc Kopenhag'da TürkiyeVe müzakere tarihi venlmesi için destek ireyen Başesgicğlu, mektupta, Türkiye ıin Kopenhag Kriterler'ni yerine getirmek için devrim nitelığinde reformlar gerçekkîtirdiğıru belırtti. TKP'litere izhisiz afiş davası • ANKVRA (Cumhuriyet) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Komünist Partili 6 kişi hakkrnda, belirlenen yerler dışuıda izinsiz afiş astıklan gerekçesiyle dava açtı. Nöbetçi Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan davanın ıddianamesınde, sanıklann 20 Ekim 2002 tarihinde TKP'ye ait afişleri ilçe seçim kurulunun tespıt ettiği yerler dışında izinsiz olarak asarken yakalandıklan belirtilerek haklannda, 298 sayılı Seçimlenn Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 151/2. maddesi uyannca 6'şar aydan 1 'er yıla kadar hapis cezası istendi. SES'ten AKP'ye eleştiri • ANKARA (Cumhuriyet) - Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Merkez Yürütme Kurulu, AKP hükümetinin, uygulamalannda sosyal taraflarla diyalog içinde olması gerektiğini söyledi. Başbakanlık'a bağlı 4 kurumun icracı bakanlıklara bağlanmasıyla ilgili SES'ten yapılan yazılı açıklamada, yasası bile olmayan bu kurumlann icracı bakanlıklara bağlanmasının pratikte hiçbir yaran olmadığı belirtildi. 'Meğer bir şey değişmemiş' • ANKARA (AA) - İnsan Haklan Deraeği Ankara Şubesi Başkanı Ender Büyükçulha, tHD Ankara Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, 6 Kasım'da çevik kuvvet polislerinin Veli Kaya adlı genci bir banka deposuna götürerek dövmeleriyle ilgili idari soruşturma sonunda bir Çe\r ik Kuvvet amirinin mağdum serbest bıraktığı için yargılanması karanna vanldığına dikkat çekti. Büyükçulha, "'Türkiye'de insan haklan konusunda meğer hiçbir şey değişmemiş" dedi. Kavaklı'da tutuklama • Istanbul Haber Servisi - Büyükçekmece'ye bağlı Kavaklı ve Bahçeşehir beldelerinde, C plakalı taksi ihalelerine fesat kanştınldığı ve yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla gözaltına ahnan Recep Cahit Doğan, Arif Sürekli, Murat Çöl, Mustafa Gürel ve Yüzbaşı Mustafa Şimşek, "çıkar amaçlı suç örgütünün içinde yer aldıklan" gerekçesiyle Jstanbul DGM'ce tutuklanarak cezaevine konuldu. Yargıtay, laiklik karşıtı simgenin kamusal alanda takılamayacağını vurguladı TürbanbaşkaldındırANKARA (CumhuriyetBii- rosu) - Yargıtay. "kamusal alan- da türban" tartışmalarına son noktayı koydu. Yargıtay 8. Ce- za Dairesi, türbanın cumhunye- tin temel ilkelerinden biri olan laiklik ilkesıne karşı "başkakh- n SHngesi" olarak kullanıldığı- nı vurguladı. Daire, kapatılan Akıt gazetesinde yayımlanan "Başörtüsü Generalleri ve Sa- im Hoca" başlıklı yazı nede- niyle sorumlu müdür hakkında verilen beraat karannı bozar- ken türbanın kamu alanuıda ta- kılmasına karşı çıkmanın "hu- kukun gereğj" olduğuna dik- kat çekti. Anayasa Mahkemesi'nin 1989 yılında eğitim kurumla- • Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kapatılan Akit gazetesinde yayımlanan bir yazıdan dolayı sorumlu yazıişleri müdürü hakkında verilen beraat karannı bozarken, kamu alanlannda türban takılmasına karşı çıkmanın "hukukun gereği" olduğunu vurguladı. nnda ve kamu kuruluşlannda türban takılamayacağına ilış- kin karannın ardından bir örnek karar da Yargıtay'dan geldi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi. ka- patılan Alat gazetesinde 25 Ka- sım 2000 tarihinde Asnn Yeni- haber imzasıyla yayımlanan "Başörtüsü Generalkri ve Sa- im Hoca" başlıklı yazıyla ilgi- li olarak sorumlu yazıişleri mü- dürü hakkında verilen beraat karannı bozdu. Yazının yayım- lanmasının ardından tstanbul DGM Başsavcıhğı harekete ge- çerek Türk Ceza Yasası'nın 312. maddesine muhalefetten dava açmıştı. Ancak tstanbul 2. No'lu DGM, 18 Nisan 2002 tarihin- de verdiği kararla gazetenin so- rumlu yazıişleri müdürü Meb- met Ozcan hakkında beraat ka- ran verdi. Karar, îstanbul DGM Başsavcılığı'nca temyiz edildi. Temyiz istemini görüşen Yargı- tay 8. Ceza Dairesi, türbanın toplumun kimi kesimleri tara- findan cumhuriyetin temel ilke- lerinden biri olan laiklik ilke- sine karşı zaman zaman "baş- kalcfan süngesT olarak da kul- lanıldığını vurguladı. Daire ka- rannda, kamu alanında türban takılmasına karşı çıkmanın "hu- kukun gereği'' olduğuna dik- kat çekti. Gazetede yayımlanan yazı- da kamu alanlannda türban ta- kılmasına karşı çıkanlann "düş- man" ilan edildiğine işaret eden daire, "Böylece bunlara karşı tophımun bir bölümünün din farkhbğma dayah olarak kamu düzeniiçintehfikefi obbflecek bir şekUde düşmanhğa ve kin bes- lemeye alenen tahrikedfldiği ve bu surede TCY'nin 312. mad- desinin değişiklfikrasmdakisu- çu oiuşturduğu gözeülmeden, dosya içeriğine uyma\ an birge- rçkçeikınahkûmryet yerineya- zıh biçimde beraat hükmü ku- ruhnasL bozmayı gerektirmiş- tir" denildi. Dairenin oybirliğiyle aldığı bozma karannın ardından sanık Mehmet Özcan yeniden yargı- lanacak. Yargıtay'ın karannın ardından son günlerde yaşanan "kamu- sal alanda türban" tarnşmala- nna da son nokta konmuş oldu. ASLİGÖREVLERİNEDÖNDÜLER MEB'den atama çelişkisi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Milli Eğitim Bakanlığı. vekâletle yürütülen il, ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki göre\ den almalan, "vekfllerin asli görevlerine döndürülmesi" olarak açıkladı. Bakanlık kaynaklan, Bakan Erkan Mumcu'nun, "asH görevlerine döndürüldükleri'' açıklanan personelin yenne, bütün birimler için "asii atama koşulunu taşryan personel hıılıınmaclığından" zorunlu olarak "vekâleten görevlendinne" yapacağına dikkat çekiyorlar. Milli Eğitim Bakanı Mumcu, basın müşavirliği aracılığıyla yaptığı açıklamada, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde vekâletle yürütülen il ve ilçe milli eğitim müdürlüklenndekı görevden almalara farklı bir yorum getırdi. Açıklamada görevden almalann, "kadrolaşma olmadığı" savunularak "Yalnızca daha önceki dönemde hizmetin gerekleriyle bağdaşmayacak şekilde, 'vekâlet, tedvır ve görevlendırme" yoluyla yapılmış atama işlemleri iptal edilerek, söz konusu personelin asli görevierine dönmesi sağlanmıştır*' ifadesine yer verildi. Ancak 3'lü kararname gerektiren asil atamalar yapılıncaya kadar, "asli görevierine döndürülen" personelin yerine de "makamda boşluk" doğacağı için yeni atama yapılması gerekiyor. Bu boşluğun nasıl doidurulacağma yer verilmeyen açıklamada şöyle denildi: "58. hükümetin kurulnıasının ardından. Milh" Eğitim Bakanlığı'nda hiçbir yeni atama yapümarruştır. Yalruzca daha önceki dönemde hizmetin gerekleriyle bağdaşmayacak şekikk, 'vekâlet, tedvir ve görevlendırme' yoluyla yapılmış atama işlemleri iptal edilerek söz konusu personelin asli görevlerine dönmesi sağlannuşür." AbduDah Gül ve bazı bakanlar camideki kapah alan doMuğu için dışanda namaz lakh. (Fotoğraf: AA) Bürokratlar ve ziyaretçiler de yoğun ilgi gösteriyor Meclis'te cuma kalabalığı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Camii, cuma namazında ızdihama sahne oldu. Meclis yerleşkesindeki cami, dün cuma namazını kılmak için gösterilen yoğun katılım nedeniyle doldu taştı. Çok sayıda AKP millervekılinin yanı sıra Başbakan AbduDah Gül ve bazı bakanlar da cuma namazını dün Meclis Camii'nde kıldı. Abdullah Gül ve bazı bakanlar, camideki kapah alan dolduktan sonra Meclis'e geldiği için cuma namazını dışanda kılmak zorunda kaldı. Aracından indikten sonra paltosunu giyen Gül, caminin içinde yer bulamayınca çevresindekilere "Mecburen dışanda küacâğız ama biraz üşüyeceğiz" dedi. Meclis Camii'ne, geçmiş yasama yıllanndakı ramazan aylannda büe görülmeyen bir ilgi olması dikkat çekti. Cuma namazını Meclis'te kılmayı yeğleyenler arasmda milletvekillerinin yanı sıra TBMM personeli, bürokratlar ve bazı ziyaretçiler de vardı. Eğitimciler, okullarda kıyafet serbestisinin türbanın önünü açmaya yönelik olduğunu vurguluyor Eğitim sistcııli 80 yıl geriye gider • Eski Eğitim-İş Genel Başkanı Niyazi Altunya, serbest kıyafetin kabul edilmesi halinde okula türbanla gitmek isteyen birçok öğrencinin ortaya çıkacağına dikkat çekerken, "Türbanı ayn tutmalılar. bunun içine sarmamalılar. Bu kez sistemle çatışmaya başlanabilir" dedi. MAHMUT GÜRER ANKARA - Milli Eğitim Ba- kanı Erkan Mumcu'nun okul- larda "kryafet serbestisi'' öneri- si, eğitimciler taraftndan "tem- kmB'' karşılandı. Eğitim-lş Sen- dikası eski Genel Başkanı Niya- zi Altunya. "Okuflarda serbest kh vafetbeÖdkuDandabifir, ancak hü- kümetin nitcüği kaygıverid'' der- ken, Ankara Cnıversitesi Öğre- tim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Adem, kıyafet serbestliğinin AKP hükümeti döneminde uygulama buhnasınrn, eğitim anlayışını 80 yıl geriye götürebileceğini söy- ledi.Mumcu'nun, okullarda ser- best kıyafen desteklediği yönün- deki açıklamalan, eğitimciler ta- rafından, türban kullanımımn önünü açmak için yapılan bir hamle olarak nitelendirildi. Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Oğretim Üyesi Mahmut Adem ise serbest kıyafet uygu- lamasının çocuklann gelişimine olumsuz etİri yapabileceğini söy- ledi. Ögrencüerin hepsinin aynı kıyafette olmasının sınıf farklı- lıklannı örttüğünü vurgulayan Adem, öğrenciler arası eşitliğin eğitim için çok önemli olduğu- nu belirtti. Adem, AKP'nin gö- rüşlen etrafinda serbest kıyafet kullanımuım önemli sonuçlara yol açabileceğini de vurgulaya- rak "Ögrencüerin türbanla oku- la gehnesi eğitim sistemimizin 80 yıl geriye gttmesine neden ohır" diye konuştu. Eğitim-İş eski Genel Başka- nı, eğirimci Niyazi Altunya, öğ- rencilerin okula serbest kıya- fetle gelmesinin hükümetin po- litikalan açısından önem arz et- tiğini belirterek "Serbest kıya- fet betti ölçülerde uygulanabiMr. Ancak bunun bu hükümet ta- rafindan yapılması kaygı verici bir durum" dedi. Serbest kıya- fetin kabul edilmesi durumun- da okula türbanla gitmek iste- yen birçok öğrencinin ortaya çıkacağını da anımsatan Altun- ya, "Türbanı ayn tutmahlar, bunun içine sarmamahlar. Bu kez sistemle çaüşmava başlana- biür" dedi. Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer. kendilerinin serbest kıyafete karşı olmadık- lannı ancak, AKP hükümeti döneminde uygulamaya konu- lacak bir serbest kıyafet yönet- meliğinin türbanın yolunu aç- mak için yapılabileceğini söy- ledi. Kesici: Merkezdeki ve merkezin sağındaki tüm güçler birleşmeli DYP'de kıhçlar çekildi tlhan Kesici,DYP U başkanlannın desteğini abyor. Haber Merkezi - Milletvekilli- ği genel seçimlennde barajın altın- da kalan DYPde 7. Olağan Bü- yük Kongre öncesi kıhçlar çekil- di. Tansu ÇiDer'in ajTihnasının ar- dından 14-15 Aralüc'ta yapılacak kongrede genel başkanlık için ya- nşacak olan Aydın Menderes, Ü- han Kesici'yi destekle- —^^~ yen il başkanlanna "Bo- yunuzdanbüyükişekal- laşmayın" uyansında bulundu. Yann adaylığını açık- layacağını belirten Men- ~ " ^ ~ ^ deres. kongreyi DYP için "hayat memat kongrea" olarak nitelendir- di. Adayhğının gerekçesini "Kı- rat'a hayatvermek için yob çıktmı" sözleriyle açıklayan Menderes şun- lan söyledi: "Benim dışında bir tercih oldu- ğunu zannetmiyonım. tl başkan- lan bo>1armdan büyük işlere kal- kışmamahdniar. Kalan itibarlarv nı korusunlar. Herkes alçak gönül- lü olma>a mecburdur. Aceleleri ne, beklemedirler.'' Menderes, "Çiller'in de Kesi- ci'yi desteklediği yolunda iddialar \"ar" şeklindeki bir anımsatma • Merkez sağda DYP, ANAP, DTR LDP ve DP'nin rahatlıkla aynı çatı altında buluşabileceklerini vurgulayan Kesici, aksi halde Türİdye'nin AKP ve CHP arasında sıbşacağını söyledi. üzerıne "Bö\1e bir şey yaparsa iki- si de küçükdüşer" yorumunu yap- tı. Adı genel başkan adaylan ara- sında öne çıkan eski milletvekili llhan Kesici ise "DYP kurultayı, merkez sağın bütününe, Türki- yeŞe ve hatta bölge ülkelerine bir üder seçecektir" dedi. îstanbul Haber Servisi'nden Ba- nşDoster'in sorulannı yanıtlayan Kesici, merkez sağda DYP, ANAP, DTP, LDP ve DP'nin, rahathkla ay- nı çatı altında buluşabileceklerini vurgulayarak aksi halde Türki- ye'nin AKP ve CHP arasında sı- kışacağını söyledi. i — — CHP' nin tek başına AKP ile mücadele ede- meyeceğini voırgula- yan Kesici, şöyle ko- nuştu: "Merkezdeki ve ^ ~ ~ ~ ^ merkezin sağındaki tüm güçlerin bir araya gebneleri esastır. Buradan sadece bir güç ve iddia değil, aynı zamanda bir eko- nomik kalkınma modeli de çıkar." DYP Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar. "Parti içerisinde taban ne is- tiyorsa o olacakür, başka bir irade olamaz" dedi. POLİTİKA GUNLUGU HİKMET ÇETİNKAYA Öliim Sancağı... Ateş bana varır ve ölüm yaşama!.. Belki bir şafak vaktinde bıçak yaraya vanr, gök- kuşağı yağmura, gülümseyiş gözyaşına, okşayış- lartehdide!.. Düşen sesin halkalannda bir esinti olur anılar, ölümsüz ve yalın unutuşta çoğalır sevdalari.. Bir delışmen çocuk ağlıyordur tek başına or- manda, bir genç kız sonbahar sabahında çoğa- lıyordur uzak kentlerin bırinde, bir aşk başlıyordur bilinmez türkülerin eşiiğinde, bir ölüm sancağı çe- kiliyordur çakmak çakmak yanan şairin gözlerin- de... Mavi bir ruzgârdır esen Gökova'dan ıçerilere doğru, bir çığlık, denizdir sanki konuşan ya da yitirilmiş aşklar durağında ölümdür ona el sallayan... Üç yıl önce bir hastane odasında Şükran Kur- dakul'la Melih Cevdet Anday a bakıyordum... Sanınm 1999 Martı'ydı... Izmir Dokuz Eylül Üniversıtesi'nde tek kişilik odada, mavi gözlerini kapamış mışıl mışıl uyuyor- du... Melih Cevdet Anday'dı onun adı... Baktım Fikret llkiz de gelmişti... TÜYAP Kitap Fuarı için Izmir'deydik... llhan Selçuk telefonla aramış, Bodrum'da bir has- taneye kaldırılan Anday'ı Prof. Dr. Emin Alıcı'ya teslim etmiştik 9 Eylül Üniversitesı'nde... Anday'ın eşi, Suna Anday şaşkındı... Milas ören'deki evlerinde otururken birden fe- nalaşmıştı... Konuşamıyordu Melih Cevdet Anday... Emın Alıcı'ya sordum: "Nedir durumu Melih Ağabey'in..." Alıcı ''Btrkaç gün daha yatacak" deyip ekledi: "Sadece konuşma zorluğu çekiyor..." O tarihte 84 yaşındaydı Mehh Cevdet Anday... Birden gözlerimi yumdum... Oktay Rifat'ı, Orhan Veli'yi anımsadım, onla- nn dizelerinde aydınlık bir gökyüzünü, yaşamın o bölük pörçük fotoğraflannı gördüm... Ve Melih Cevdet'in dizelerinde yeni bir yolculu- ğa çıktım: "Dağıtır saçlannı ve yalvartıp uzaktan Mavi bir iklim gibi çağtnr beni sesin, Tertemiz göklerinde dal dal erguvan açan Rüyalarıma ışık ve özlem serpmektesin." ••• Belki bir ağaç, bir koru, belki bir bahçe ya da si- hirli bir ırmak var dışarıda... llk haberı Ibrahim Yıldız verdi: "Bülent Tanör'ü kaybettik!" Içimden bir şeyler koptu!.. Büyük kızım Emrah'ı aradım hemen... O da biliyordu Bülent'ın öldüğünü... Bülent, kızımın hocasıydı îstanbul Üniversitesi Hu- kukFakultesi'nde... Yıllarca Bülent'ın yanında asistanı olarak çalış- mıştı... Dışanda sonbahar güneşi insanı ısıtıyordu... "' Sultanahmet Meydanı'na çıktım... Cumhuriyet devrimlerinın, laikliğin vedemokra- sinin en bilinçli yorumculanndan birisiydi Bülent Tanör... Bilim etiğinin simgesıydi!.. Düşünce ınsanıydı... O, ne çektiyse sahte Atatürkçülerden çekmiş- ti!.. 12 Eylül 1980 askeri darbesıyle üniversiteden uzaklaştırıldı... Melih Cevdet Anday ve Bülent Tanör"ü mavi bir rüzgâr bizden kopardı... Her ikisini son gördüğümde yüzlerinde yorgun sürgünlerin izi vardı... Geçen yıl babası Cahit Tanör'ü yitirmişti Bülent... Ben Cahit Amca'yı 196O'lı yıllarda Manısa'da Türkiye Işçi Partisi il başkanıyken tanımıştım... Anılanm vardı Cahit Amca'yla... Telefon ettı Bülent: "Hikmet, bu özelliklerini ben bilmiyordum ba- bamın, iyi kiyazmışsın..." * * * Içımde bir hüzün var bugun!.. Bir tuhaf iç çekış belki... Bülent'i öğretim üyeliğinden atmak için çaba harcayanlar acaba şimdi ne düşünüyor? Akan kanın dalgalarında ses veren iki yürek, za- man ağaçlanna saklanmış iki ayn yaşam, karan- lık şarkılann eşlığınde ölümü anlatıyor bize!.. Parlak bir güneşin ölgün tortusu kalıyor dudak- larımızda... Ne dıyordu Melih Cevdet: "Balkonunun altında Düş kurarak uyuduğunu düşünmek Bana bu gece yalnızlığımı Ve mutluluğumu hatırtatıyor." hikmetcetinkayafg cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Hikmet ÇETİNKAYA 68den 78e Sancılı Yıllar Kuşatılmış Sokaklar e ü n i z i VA Y ınc ıL ııc i Tel: 0212-5124219 Faks: 512 11 72 S
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog