Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 KASIM 2002 SALI 8 HABERLERtN DEVAMI G U I V C E L CLNEYT ARC4YÜREK I Baştarafı 1 Sayfada marnalı ve Istanbul Beledıyesı'ndeemn altındaçalışan, kuş- kusuz her ışlemde başkan RTE'den emır alan ış, gonul ve ıcraat bırlıgı yaptığı -mıltetvekılı seçılme- lerını saglayarak dokunulmazlıkzırhınakavuşturdu- ğu- "arkadaşan"yargıdan kurtarılmalı1 Kurtarmanın yollan şu veya bu şekılde, ama 1 yıl ıçınde sağlanmalı Kuşkusuz kendıne gore nedenlen var RTE'nın, bu yuzden dokunulmazlık soaınunun bır an once ço- zumlenmesını "arkadaşlannın" bıranonceyargı- lanarak bır an once beraat etmelerını ıstemıyor Bol keseden vaatlennde yoksulluktan kurtuluşu yolsuzluklann derhal onlenmesıne bağlıyor Fakat RTE yolsuzlukla suçlanan "arkadaşlannın" yargı- fanarak beraat etmelennı neden engellıyor? Dunku kımlığı bılınen bugunku kımlığı henuz an- laşılamayan RTE gıbı dokunulmazlık sorunu da "tam bır muamma" Turkçesı bılmece1 • • • Yenı donemde bılmeceden geçılmıyor Örneğın turban konusu Başbakan Gül'e gore, "yapay so- rvnlar çıkarmamak" gerek RTE ıse Esenboğa'dakı turban olayına bakış açı- sını soranlara yanıt vermıyor TBMM Başkanı Biilent Arınç'a gore, yaratmak- tan keyıf aldığı turban sorunu m u ' Yapaylık ne de- mek eskı gunlerdekı yapay uygulamaların yerını doğal eylemlere bırakmak demek TBMM Başkanı nın turbanlı eşını bır oldubıttıyle karşılarında bulan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, hukuksal kuralların kamusal alanda başor- tusunu serbest bırakmadığını anımsatıyor Başbakan Gul, kader arkadaşı Arınç'tan "yapay bırsorun çıkarmamasını" ısteyeceğı yerde, turban olaylarını gundeme Sezer taşımış gıbı, Cumhur- başkanı'na yanıt yetıştırıyor Ne yoksul halk, ne dış sorunlar Bır oldubıttı ya- ratarak Esenboğa'ya turbanlı eşını getıren Arınç'a karşı bır hukuk adamı laık Cumhunyetı savunan- lann onde gıdenı bır Cumhurbaşkanı'nın duşundu- ğu onlem ıse eşını dış gezıye goturmemek Hazın1 Sezer'ın "hukuksal kurallan gormezden gelerek uygulamada dını kurallan geçeriı kılmanm hukuk devletı ıle bağdaşamayacağı, anayasanın değıştın- lemez nıtelıkte gorerek guvenceye aldığı Cumhun- yetın temel ılkelennden vazgeçılmesının asla soz konusu olamayacağını" ıfade eden sozlerı Turban oldubıttısını frak bahanesıyle "Alıştım, alıştılar, alışırlar" dıye yorumlayan Arınç'ın -herhal- de- bır kulağından gırdı, otekı kulağından çıktı • • • "Anayasanın değıştınlmez nıtelıkte görerek gu- venceye aldığı Cumhunyetın vazgeçılmez temel ıl- kelennden (orneğın laık Cumhunyet ılkesınden) kur- tulmak" ıçın hukumet programında "yenı bır ana- yasanın" ışaretlerını verdıler Başbakan Gul yenı anayasanın ana ılkelerını sı- raladı Çoğulcu, katılımcı, ozgurlukçu, demokratık hukuk devletı' Fakat yıllardır Cumhurıyet rejımını ta- nımlayan "laık, demokratık, sosyal hukuk devletı" demeye dılı bır turlu varmadı New York Tımes "28 Şubat deneyımını yaşayan şımdıkı lıdertenn, Turkıye Cumhunyetı'nıkökten de- ğıştırmeye çalışmanın 'ıntıhar' olacağını oğrendık- lennı" yazıyor Acaba 9 Yoksa "o hectefe"yavaşya- vaş, sındıre sındıre mı yol alıyorlar'? Yenı anayasanın temel hedeflerının açıklandığı an karşı çıkması gereken CHP ve lıderı Baykal ne- den sonra, o da bır gazetecının sorusu uzerıne 20 sayfaya sıkışan demecınde yenı anayasaya yuklen- dı "Anayasayı baştan aşağıya değıştıreceğız ıddıası Turkıye 'yı tehlıkelı olabılecek sıyası gergınlıklere su- nıkleyebılır Turkıye'yı bır rejım tartışmasına hızla sokabıleceklennı goruyorum Ve bunun beklenen- den çok daha hızla başlamasından endışe edıyo- rum " Ne çare hızla başlayan surece başta medya, sı- vıl toplum orgutlerı, parlamento dışı muhalefet duyarsız 1 AKP'nin gizli gündemiANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Başbakan Abdullah Gülun "özgürlükçü, kısa, açık \e anlaşıhr" ıfadelenvle tanımladığı yenı anayasa hazır- lığı, soru ışaretlennı de berabe- nnde getırdı Anayasayı değıştı- recek çoğunluğa sahıp olan hu- kumetın "toplumsal uzlaşma" sozunu ne derece etkın kılacağı belırsızlığını korurken kokten- dıncı kesımlenn de beklentısı olan "Batı standartlarında la- iklik tanımı" konusunda AKP ıçınde de bazı goruşlenn one çıkması dıkkat çekıyor Başbakan Abdullah Gul'un "Orta veya uzun vadeli hede- nmiz" dedığı kapsamlı anayasa değışıklığının, "AB'ye uyum paketi" gerekçesıyle hazırlanan ılk duzenlemenın ardından so- mut olarak gundeme getınlme- sı beklenıyor Başbakan Abdullah Gul, yenı anayasa tanımını hukumet prog- ramında, "guçlü bir toplumsal meşruiyete sahip, başta AB ol- mak üzere uluslararası norm- lara uygun, bireyin hak ve oz- gurluklerini ustün tutan. ço- ğulcu \e katılımcı demokrasi- yi esas alan demokratik hu- kuk de\ leti anlayışını taşıyan" ıfadelenyle dıle getırdı Laiklik tanımı Bu tanımın, mev cut anayasa- dakı "\tatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sos- yal bir hukuk devleti" ılkesı ıle tam ortuşmemesı dıkkat çek- tı "Laiklik" yenı hukumetın ılk tanımında geçmedı Bu konuda AKP AR-GE bın- mınce partı ıçı eğıtım ıçın yapı- lan çalışmada, "Çözüm laikli- ğin yeniden tanımlanmasıdır" goruşu kaydedılıyor Mevcut la- ıklık yaklaşımına eleştın partı- nın çalışmasında şoyle ıfade edılıyor "Çoğulcu demokraside hiç- bir fikri ya da dini başkalık yok edilemez. görmezlikten gelinemez, tekelleştirilemez ve başkalanna dayatılamaz. Her dinin, inancın kendi alınyazı- sını belirleme hakkı vardır. 'Turkıye Cumhunyetı egemen- lığın kaynağı açısından laık, devlet orgutlenmesı açısmdan teokratık, dmı yonlendırme açı- Türban Başbakankk'ta I Baştarafı 1. Sayfada öğrenıldı Gul, TBMM'dekı danışmanı Nuray Çamlıbel ıle AKP Genel Merkezf nde yaklaşık 2 yıldır çalıştığı Ayşe Yılmaz"ı ozel ka- lem mudur yardımcılannm bu- lunduğu odaya yerleştırdı An- cakYılmaz'ın turbanlı sekreten- nın Başbakanlık'ta fıılen çalış- maya başlaması gızlendı Buna karşın ozel kalem mudur yar- dımcılığının bulunduğu masada oturan Yılmaz, tûrbamnı çıkar- mazken, Gul'e yonelık zıyaret- çı ve telefon trafığını duzenle- meye başladı Yılmaz, gelen zı- yaretçılere de artık Başbakan- lık'ta çalışacağını açıkladı AKP Genel Merkezı'nde Gül'ûn ma- kamından Yılmaz'a ulaşılmak ıstendığınde ıse "\rtık Başba- kanlık'ta özel kalemde çalış- maya başladı" demlerek, Baş- bakanhk ozel kalemdekı telefon numarası venlıyor Gul'un Bılkent Unrversıtesı mezunu olan ve AKP Genel Başkan Yardımcılığı'ndan bu yana beraber çalıştığı Ayşe Yıl- maz'a guvenı nedenıyle Başba- kanlık'ta da onunla beraber ça- lışmak ıstedığı oğremldı Anayasa Mahkemesı kararla- nnda, kamu kuruluşlarında ve eğıtım kurumlannda çalışan per- sonelın "türban ve başörtüsü kullanamayacağı" behrtılıyor Anayasa Mahkemesı 1989yılın- da verdığı kararda. "kamu ku- ruluşu" nıtehğındekı Yukse- koğretım kurumlannda "dini i- nanç sebebiyle boyun ve saçla- rın örtü veya türbanla kapatıl- ması serbesttir" şeklındekı, ya- sal duzenlemeyı Anayasa' ya ay- kın olduğu gerekçesıyle ıptal et- rmştı AKP hukumetının ışbaşına gelmesınden sonra başbakanlı- ğın zıyaretçı profılı de değıştı Başbakanlığa çok sayıda turban- lı, çarşaflı, takkelı zıyaretçılenn gelmesı dıkkat çektı Eşı kara çarşaflı bır zıyaretçı ıse dûn ka- mera ve objektıflere yakalandı Guvenpark yönunden gelen çıf- tın, gazetecılenn sorulan uzen- ne yonlennı değıştırmelen dık- kat çektı Kara çarşaflı eşını gorüntule- yen gazetecılere, "Siz çarşaflı hanım görmemişsinizdir" dıye tepkı gosteren \ e kımlığını açık- lamayan yurttaş. "Kimi ziyaret edeceksiniz" sorusuna ıse "Hiç kimseyi" karşıhğını \erdikten sonra Başbakanlık onûnden *• Başbakanlığa çok sayıda turbanlı, çarşaflı, takkeli ziyaretçilerin gelmesi dikkat çekti. uzaklaştı Başbakanlığm zıya- retçılennden sakallı ve takkelı bır yurttaşın ıse Başbakan Yar- dımcısı Abdüllatif Şener'le goruşmek ıstedığı oğremldı AKP hukumetının ışbaşına gelmesınden sonra REFAHYOL benzen goruntulere her gun ye- nısı eklenıyor Içışlen Bakanı Abdülkadir Aksu'nun onderlı- ğındekı AKP'lıler Hılton Ote- lfnın lobısınde namaz kılmıştı Içışlen Bakanlığrndakı bırbaş- ka goruntu ıse cuma namazında, mescıde sığamayan personehn, bakanlık kondorlanna taşması oldu AKP'lı TBMM Başkam Bö- lentAnnç'ın, "türbanb" eşı ıle bırlıkte Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'ı yurtdışma uğur- laması \ e donuşunde de karşıla- ması, hem Cumhurbaşkanının hem de kamuoyunun tepkısme yol açtı AL GÖZtİM SEYREYLE / IŞIL ÖZGENTLRK Şimdi Hep Bir Manimiz Var Buradan örümcek kafalı mezun etmeyin • Baştarafı Arka Sayfada ratıcı daha ınsana yakışan bır model ya- ratabıleceğımıze manıyoruz "Kısaca" dıyor Unsal Hoca. "urau- dumuz vardı. Ama şimdilerde dünya çok hızla değişivor ve biz artık korku \e kuşku içindeviz; çünkiı hayatın eli- raizden kaydığını, bir birey olarak ja- şamımızı kendı istemlcrimize gore bi- çimlendiremedığımızı goruyoruz. Da- ha az ozguruz geçmiş yıllara oranla, daha az yaratıcıyız." Unsal Hoca konuşurken ağzından bal damlar ve soz sozu açar Daha onceler- den deney ımlıyım, araya gırmezsem program tek konuk programı olarak su- recek. hemen "Hocam sözünü balla kestim" dıyorum \e soze gınyorum Benım ıçın bugunlerde dunyanın gıde- rek tek renge burunmesı kıyamet kadar sancılı bır durum Teknolojının nımetle- nnı vadsırnak haddım değıl. ama hayal- lenmızı, ruyalanmızı ele geçınyor Ar- tık Afhkalı bır çocukla Fınlandıyalı bır çocuk avnı ınternet oyunlannı oynuyor, bızım gulduklenmıze onlar da gulüyor, aynı bıçımde âşık olması gerektığını sa- nıyor Herkesm hayallennm ve ruyalan- nın aynı olduğu gn bır dunya kadar \a- hım bır şey \ ar mı9 Cumleten başımıza gelen bu Her şey bıze başkalan tarafin- dan oğretılıyor \e bız gerçekten mutlu değıhz Çunku ruyalarımız yok ve yenı- \e, farklıya duvduğumuz ozlem ıçımızı kemınyor \e ne yapacağımızı bılmıyo- ruz Belkı de bunun ıçın durup durup ıç geçırıyoruz "Ah nerede o eski gün- ler?" Unsal Hoca, "Türkiye de" dıyor. "gi- derek kfiçulen bu dunsanın bir parça- sı ve yeryuzundekı genel umutsuzluk bize de yansıyor. Ama iyi bir şansımız \ar. Turkıye genç bır ulke ve hâlâ ele geçırilmenıiş hayallerimiz. ruy alanmız var. Onemli olan bunu diri tutmak.. ıkide bir geçmişı anacağımıza bugünü, özlemlerımizi başarabıldiğimız gunler baline getirebiJirız. jnsanoğlunda bu güç yüzyıl once de var, yüz yıl sonra da var olacak. Onemli olan umut etmek, varatmak, vazgeçmemek.. yani biraz inatçı olmak ve hep merak etmek! tn- san hep boyle oldu. bir ayağıyla geliş- meye ayak basıp öteki ayağıyla da ge- leneksel olanı tutmak istedi. İşte sorun, bu iki kavram ya da yaşam arasındaki dengeyi tutturabilmek." Program ıyıce kızışıyor Kameraları unuttuk gıbı, Nebil. Hoca ve ben sankı baş başa bır kahvede oturuyoruz *Ho- cam," dıyorum. "sanki ddnyada mer- hamet ve iyilik duygusu azalmış gibi. Orneğin şu günlerde Bırleşmış Mıllet- ler surekli çağrı yapıyor. Bu yıl acil ön- lem alınmazsa binlerce, evet bınlerce Afrikalı çocuk açlıktan ölecek. Evet, böyle bir gerçek var ve zengin Batılı- lar bu sözlere kulaklarını tıkayıp bin- birinci çeşıdı üretilen sosısi tatmaya hazırlanıyorlar. Eskıden, yok.. çok de- ğil on yıl once. gene böyle bir durum söz konusu olmuştu ve ben yurtdışın- daydım. O zamanlar sokaklarda her yaştan insan yardım için para toplu- yordu, her yerde yardını kampanyala- rı açılmıştı. Bu merhamet duy gusu na- sıl bitti? "Çünkü" dıyor Lnsal Hoca. "bencıl- lik de insanın bir başka halidır. Son yirmi yılda en çok beslenen yanımız bu oldu. Ben iyiyim va, benim param var ya, başkalan açlıktan oluyormuş. ba- na ne? Her şey, rekJamlar, televizyon programlan. sosyal yaşam bize surek- li bencilliği iyi bir şey gibi sundu. San- ki birey olma durumuv muş gibi algıla- dık bencilliği. Ve merhamet duygusu da usul usul dunyayı terk etti." Nebıl, "Her şey bu kadar umutsuz mu" dıye esaslı bır soru soruyor Hocay- la benadeta bırhkte haykınvoruz u Ha- yır değil, çünku her şey karşıtını bir- likte üretir. Çok yakında her şey fark- lı olacak, özellikle de bizim gibi genç bir ulkede." Evet şımdı sorun kendınıze "Nedir bize geçmişi sık sık anımsatan. nedir özledığımız' > \e gerçekten geçmışın gu- zel gunlerını y aşamak ıçın y enıden gul ekmeye var mıyız?.." AıSKARA (Cumhuriyet Burosu) - Emnıyet Genel MudurYardımcısı Ne- cati Altıntaş, Polıs Kolejı oğretmenle- nne. "Buradan örümcek kafalı me- zun etmeyin. Bu okuldan \taturkçu- ler yetişecek" dı>e seslendı Polıs Kolejı Mudurluğu'nde. Oğret- menler Gunu etkınhklen kapsamında dun kutlama torenı duzenlendı Ogren- cılere, oğretmenlennden iyi yararlan- malan. yenılığı yakalamalan onenle- nnde bulunan Altıntaş, oğrehnenler- den de oğrencılen, Atatürk ılke \ e ın- kılaplan doğrultusunda vetıştırmelen- nı ıstedı Altıntaş. "Buradan orum- cek kafalı mezun etmeyin" dedı smdan laıkçı bır devlettır' tespi- ti uzerinde düşünülmesi ge- rektiğine inanıyoruz." AKP'run geleceğe donuk he- deflenmn programda bazı "pa- rolalarla" ıfade buhnası da dık- kat çektı Yargıyla ılgılı bolum- de "Kişilerin idari kararlarla kamu haklarından mahrum bırakılmalarının onüne geçi- lecek, kamu haklarından mahrumiyette yargı karan zo- runlu hale getirilecektir" de- nıldı Bu vaadın, ortulü bıçımde, başta ırtıca olmak uzere dev let guvenhğıne aykın davranışlar nedenıyle Turk Sılahlı Kuv\ et- len'nden ıhraçlan goruşen Yuk- sek Asken Şûra'nın kararlanm hedef aldığı yonunde değerlen- dırmeler yapıldı Kamu haklanndan mahrumıyet konusunda kararlan yar- gı denetımıne bağlı ol- mayan YAŞ dışında bır kurul bulunmuyor TBMM'de bugun go- ruşulecek programda ör- tülü dığer konular eğıtım alanında sıralanıyor Programda turban söz- cuğu doğrudan anılmaz- ken "Eğitimin her ka- demesinde imkân ve fırsat eşitliği sağlana- cak, eğitim ve öğrenim hakkının kullanılması- nın önündeki engeller kaldırılacak. üniversi- teler yasakların ve sı- nırlamalann olmadığı özgür bir foruma dö- nüşrüriilecektir" ıfade- lenyle okullarda turban serbestısıne donuk söz- ler \ enldı AKP ıktıdan, turbanı uygulamada yasak ol- maktan çıkarmaya do- nuk ılk adımını da "üni- versitelerdeki tüm di- siplin dosyalarının af- fını" saglayarak atmayı tasarlıyor Programdakı "Kade- meler arasında yatay ve dikey geçiş imkânla- rı sağlanacaktır" tum- cesının de ımam-hatıp okulu mezunlanmn harp okullan sınav lanna gır- mesıne donuk bu^ ışaret olabıleceğı yonunde yo- rumlar yapıldı Bu va- adın, ımam-hatıpte oku- yanlann duz lıseye geçı- şının kolaylaştınlması- nın ardından harp okulu sınav lanna gınşte sorun- la karşı laşmamalanna donuk adımlan ıçerebı- leceğı ıddıa edılıyor Imam-hatıp okulu me- zunlannın unı\ersıteye gınş sınav ında kendı alanlan dışmdakı tercıh- lerde de yuksek puan he- saplamasmdan yararlan- malan da hukumetın he- deflen arasında Radikal sağcılar heziınete uğradı .com • Baştarafı 1. Sayfada der Belen ıse seçım propaganda- sı sırasmda Halk Partısf nın ken- dılenne vonelık yıpratıcı so\ iem- lennden sonra "bir işbirliği yap- malarının söz konusu olnıaya- cağını" vurguladı Bu- oncekı seçune oranla yuz- de 17 gıbı buyuk bır oy kaybma rağmen sandıktan uçuncu partı olarak çıkan aşm sağ eğılunlı F- PO lıden Herbert Haupt ıse ko- alısyon kapısını açık bırakırken, "kendisinin kabinede görev al- mayı duşunmediğini" açıkladı Haupt, buna gerekçe olarak da F- PO'den ıstıfa ederek Halk Partı- sı'nde gorev alan eskı malıye ba- kam Karl-Heinz Grasser ıle ay- nı kabinede çahşmak ıstemedığı- nı gosterdı Bu arada surprız bır açıklama da partının eskı lıden ve Kaern- ten eyalet valısı Jörg Haider'den geldı Irkçı soylemlen \ e populıst sıyasetı nedenıyle Avrupa Bırlığı (AB) uyesı ulkeler tarafından da son uç yıldan ben "persona non grade" (ıstenmeyen kışı) ılan edılen Jorg Haıder, partısınm ıkı yıllık hukumet ortaklığmdan son- ra yuzde 17 oranında oy kaybet- mesını "seçmenlerin kendisine duyduğu güvensizlik mesajı" olarak kabul ettığını belırterek gore\ lennden de ıstıfa edeceğını soyledı Seçım sonuçlan ve aşın sağcı- lann uğradığı yenılgının sonuçla- nyla ılgılı olarak goruşlennı aldı- ğımız Anadolu Ajansı'nınVıyana muhabın Ali H. Yurtsever şu de- ğerlendırmeyı yaptı "Haider 1999 seçimlerinde aşın sağ eği- limli Özgürlükçüler Partisi'ni ulke tarihinde ilk kez ikinci parri durumuna getirerek ko- alisyon htikümetine ortak ol- muştu. Ancak Haider, kendisi gibi ırkçı söy lemleriyle tanınan bazı dava arkadaşlarını ısrarla kabineye sokmak istemesine başta AB üyesi ulkeler olmak üzere CumhurbaşkanıThomas Klestil'in de itiraz etmesiy le ka- binede görev almaktan vazgeç- mişti. Ancak AB üyesi ulkeler Jörg Haider liderliğindeki bir parti- nin iktidar ortağı olması üzeri- ne Avusrury a ile dıplomatık iliş- kilerini keserek ulkeyi adeta si- yasi bir karantinaya almışlar- dı. Haider'in açıklamaları ve eyalet valisi kimliğiyle de olsa Âvrupa'daki aşın sağcı parti ve liderleriyle yoğun temasları Avusturya'yı sürekli giindem- de tutuyordu. Son bir yıl içinde ise uluslararası siyasi gündem- den düşmeyen Saddam Huseyın ile yakın bir ilişki içine girmesi, hem AB ülkelerini hem de ABD yonetimıni çileden çıkarmaya yetti. Haider'in iç politikaya surek- li müdahalesi ve resmi bir kim- liği olmamasına rağmen parti ve ulkesi adına ciddi dış ilişki- ler kurması, hem partiden hem de hükümetten istifalara yol aç- tı. FPÖ seçmenleri arasında Haider kadar sevilen Karl- He- inz Graser'in seçimden kısa bir süre önce ÖVP'nin kuracağı y e- ni hükünıette partisiz maliye bakanı olarak gorev yapacağı- nı açıklamasının FPO seçmen- lerinden 600 bin kadar oyu ÖVT'ye taşıdığı belirtiliyor. Seçim sonuçlarının ortaya çı- kardığı parlamento aritmetiği- ne göre Halk Partisi lideri ve Başbakan YVolfgang Schüs- sel'in elinde koalisyon için üç opsiyon var. SPÖ ile birleşerek büyuk koalisyonu kurması ha- linde parlamentodaki 183 san- dalyenin 148'ine sahip olabiür. Vey a Yeşiller ile birleşerek par- lamentoda 95 sandalyeye sahip olabilir. Veja büyük bir riski gö- ze alarak Özgürlükçüler Parti- si'yle nikâh tazeleyip parla- mentodaki 98 sandalyeye sahip olabilir. Sonuç olarakAB üyesi birçok ülkede aşın sağın temsilcisi po- pülistler her geçen gun guçleri- ni kaybederken Avusturya'da aşın sağcı -parti değil ama- po- pülist lideri seçmenlerin oyla- rıyla mezara gömuldü. Başba- kan ve Hıristiy an demokrat eği- limli Halk Partisi' nin lideri YVolfgang Schüssel'in seçmenin verdiği bu mesajı algılayıp algı- layamadığı ise önümüzdeki günlerde belli olacak." GUNDEM MLST4FAB4LB4Y I Baştarafi 1. Sayfada yor Belkı de AKP hukumetı bunu yan yana koyup yerıne gore ıstedığını kullanacak Masaya hukumet programını yatıralım 4 bolum- de ınceleyelım 1- Ekonomıdekı hedefler ve değışıklıkler 2- Yargıya yonelık yargılar 3- AKP ıdeolojısının gereklerı 4- Dış politikaya bakış Ekonomı hedeflerı ıçın yazının başlığını kullanabı- lırız Baştan sona kayıt ıçınden çok kayıt dışının onu- nun açıldığı bır yaklaşım Seçimden once en buyuk vaatlerden bırı olarak kullanılan malı mıladın kaldı- nlması ıçın çalışmanın başladığını duyuyoruz Yas- tık altındakı paralann çıkarılması amacıyla duşunu- len adımlar buyuk olçude kayıt dışı gınşımlerı ıçere- cek Özelleştırme ve enflasyon konusunda verılen he- defler oncekı hukumetlerınkıne benzıyor Özelleştır- menın onu açılacak, enflasyon tek haneye ınecek Özelleştırmenın onu açıla açıla KlT'lerdekı delık açıldı Yenıleştırme yatırımları yapılmadığı ıçın çağın dışına duşurulen KrT'lerden ayakta kalanlar da bu hukumetle bıtecek gıbı gorunuyor Enflasyonun her haneye ındığını, halkı ınım ınım ınlettığını yaşadık ama bır turlu tek haneye ındığını goremedık Bakalım bu hukumet sozunu nerede ge- rı alacak' Boş çerçeveler Programdakı yargı boyutunun ozetı şu Oncekı yıllarda AKP çızgısınde polıtıka yapanla- rın onune çıkan tum yargısal engellerın kaldırılması ıçın her şey yapılacak AKP'nın yargıya kaygı verıcı bır onyargıyla yaklaştığını goruyoruz Mahkemelerden yasalara her şeyle oynanacağı- nın ışaretını veren programdan anayasa da payını alacak Sandığa gıden yuzde 79'luk seçmenin yuz- de 34 unun oyunu alıp Meclıs'ın yuzde 66'sına hâ- kım olmak, bu hâkımıyetle de anayasayı ıstedığım gıbı değıştırırım demek, hayra alamet değıl' AKP kadrosunun ıdeolojık hedeflerıne ılışkın atı- lacak adımlarsa ustaca ışlenmış ve ozgurlukler or- gusunun ıçıne yerleştırılmış Önumuzdekı gunlerde ımam hatıplerın onunun açılması, YÖK Yasası'nda- kı değışıklıklerle unıversıtelerın yapısıyla oynanma- sı gundemde Atılması planlanan bır başka adım da Dıyanet Iş- lerı Başkanlığı'nın yapısıyla ılgılı Bu kurumun yone- tımıyle ıstedıklerı gıbı oynayamayacaklarını bıldıkle- rı ıçın her yere, her şeye lazım demokrasıyı gunde- me getırıyorlar Dıyanet ışlerı başkanı seçımle ışbaşına gelsın! Al sana tarıkatlara yenı bır yarış sahası Sıraladığımız şıkların yaşama geçırılmesı ıçın programda bol mıktarda "çerçeve" goruyoruz Bu boş çerçevelerın ıçının önumuzdekı gunlerde doldu- rulması planlanıyor AKP hukumetı dokunulmazlık- lar harıç, devletın her şeyıne dokunacak 1 Dış polıtıka boyutu, yurttaşları doğrudan ılgılen- dırmese deTurkıye'ye dışarıdan bakışı doğal olarak en çok etkıleyen durum Programda dış politikaya 8 sayfa yer ayrılmış Içınde Çın den Orta Asya ya, Arap dunyasından AB'ye ABD'den Balkanlar'a ka- dar her coğrafya var Bugune kadar surdurulen ılış- kılerın devamı ozenle vurgulanıyor Ancak en buyuk kayıt dışılığı dış polıtıkada goru- yoruz Hukumetın ıcraat programı burada da boş bır çerçeveden, Erdoğan'ın gezı programı ıse bunun ıçıne konacak bırbırıyle uyumsuz çızgılerden oluşu- yor 64 sayfalık hukumet programında AKP'nın 'once aş ve ış' ılkesıne hıtap eden 64 gramlık somut one- rı yok Sadece vaatler var Hukumet uyelerı goreve 19 Kasım'da başladılar Şımdılık tek duzenlı çalışan şey kronometre Surek- li ışlıyor Kesın değerlendırmeler ıçın ılk 100 gun onemli ankcum@ttnet.net.tr Avrupa'da grev dalgası Ekonomi Servisi - Ital- ya"da ıkı ayını tamamla- mak uzere olan Fıat dıre- nışı, çalışanlann mucade- lesıne ıyı bır oraek olarak gostenlırken Fransa'dakı kamyon şororlennın geç- mışte ses getıren basanlı grev ler gerçekleşnrdıklen bılınıyor Fransa'da yaşanan ge- nel gre\ ortamınm, ulke ekonomısıne zararverme- sınden çekuııhyor Ucret- lennın arttınlmasuu ıste- yen kamyon şororlennın yollan kapattığı Fran- sa'da, kamu sendıkalan da bugun bır gunluk greve gıtmeyı planlıyorlar Ulkenın çeşıtlı bolgele- nnde kamyonlanyla yol- lan kesen kamyon şofbrle- nnın bağlı olduğu sendı- kalardan CFDT ve CGT, pazar gunu ışverenlenn önumuzdekı uç yıl ıçın ongorduğu yuzde 14"luk maaş artışım kabul etme- yıp, grev çağnsı yapmış- lardı Iş\erenlenn "son dakika" atağının yetersız olduğunu belırten CFDT Sendıkası Genel Sekrete- n Joel Le Coq, "Çahşan- lar aptal yerine koyul- duklanm çabuk anladı- lar" yorumunu yaptı Sendıkalar yılda bır maaş ıkramıye talep ederken su- rucüler hsanslannın geçı- cı olarak ıptal edılebılece- ğı yonunde uyanlıyor Olaylan yakından takıp eden merkez sağ hukume- tı Başbakanı Jean-Pierre Raffarin'ın, 1996'nınka- sım ayında kamyon şoför- lennın ıkı haftalık grevı yuzunden ulkede yaşanan ekonomık sıkıntının tek- rarlanmasına ızın verme- yeceğı ıfade edılıyor Raf- fann, ıktıdan sosyalıst partiden devTaldıktan son- ra, ozelleştırmeye ağırlık vererek ekonomık kalkın- ma sağlamak ıstedığını soylemıştı Sağcı huku- met, beş yılda ozelleştır- meyle butçeye yaklaşık 50 mılyar Euro katkıda bu- lunmayı planlıyor Grev lenn yasal olduğu- nu soyleyen Ulaştırma Bakanı Gilles de Robien ıse "Ama kimse grev hakkını. yol kesme hak- kı ile karıştırmasın. İn- sanlann işlerine, evleri- ne gitmelerini engelle- mek gibi bir hak soz ko- nusu olamaz" dıye ko- nuştu Kamyonculann ey- lemı kara ulaşımını felce uğratırken kamu çalışan- lannın bugun gerçekleştı- receğı bır gunluk grev e de dığer sektorlerden destek yağdı Yaklaşık 50 bınde- mıryolu ışçısının katıhna- sı beklenen Pans'tekı gos- tenlere, postane, teleko- munıkasyon, metro çalı- şanlan v e \ır France çalı- şanlan da destek verecek Fransa'da çeşıtlı ış kol- lanndakı gre\lenn, Baş- bakan Jean-Pıerre Raffa- nn hukumetını sarsmaya başladığı ıfade edıhrken Ingdtere'de dorduncu gu- nune gıren ıtfaıye çalışan- lannın grevıne, Ingıltere Başbakanı Tony Bla- ir'den sert tepb geldı Blaır, ıstenılen yuzde 16'lık zammı vermelen halınde yukselecek enf- lasyonun, ekonomılennde çokuntuye yol açacağını ılen surdu
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog