Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 KASIM 2002 SALI HABERLER Türkiye-AP KPK Eşbaşkanı Lajendik, Kofi Annan'ın Kıbns ile ilgili önerisinin çok iyi olduğunu belirtti Gül'denAP'yeZanasözüANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye-AP Karma Parlamentosu Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lajen- dik, BM Genel Sekreteri Kofi An- nan'ın önerisinin müzakere edile- bilir bir metin olarak kabul edilme- mesi durumunda Kıbns'ta kısa va- deli bir çözümün bulunamayacağı- nı belirtti. Başbakan AbdullahGül. Türkiye'ye Kopenhag'da tam üyelik için müzakere tarihi verilmesi dı- şında kalan tüm kararlann olumsuz olacağını belirterek, AB'ye uyan- da bulundu. Gül, cezaevinde bulu- nan Leyla Zana konusunun açılma- sı üzerine, "Zana ve arkadaşlannın durumunu en kısa zamanda düzelt- mcyi amaçladıklannı" belirtti. La- jendik, Türkiye'ye "tarihiçintarUr • Başbakan Abdullah Gül ile görüşen Türkiye-AP Karma Parlamentosu Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lajendik, Annan'm önerisinin müzakere edilebilir bir metin olarak kabul edilmemesi durumunda Kıbns'ta kısa vadeli bir çözümün bulunamayacağını kaydetti. verilebileceğini söyledi. Lajendik ve berabenndeki heyet, dün Başbakan Gül ile bir saati aşkın bir görüşme yaptı. Gül, hükümetin .AB'ye uyum çerçevesinde atacağı adımlar konusunda bilgı verirken, 57. hükümet döneminde çıkanlan anayasa paketinin süratle uygulana- cağım kaydetti. Gül, kendilerinin de AB'ye uyum çerçevesinde bir re- form paketi hazırladıklannı ve bu- nu kamuouyuna çarşamba günü açık- layacaklannı bildirdi. Gül, "AB'nin endişe duyduğu pek çok konu bu ya- sa paketinde yer alacak" dedi. Bunun üzerine Lajendik, Alman vakıflanna dikkat çekerek, bu va- kıflara Türkiye'de casus gibi davra- nılmasının sıkıntılar yarattığını öne sürdü. Başbakan Gül, bu konuda ge- rekli çahşmayı yapacaklannı ve ya- şanan sıkıntılan aşacaklannı ifade et- tı. Lajendik, cezaevinde bulunan Leyla Zana ve diğer DEP'lilerin du- rumunu da sordu. Gül, AB 'ye uyum paketinde bu konuda düzenleme yap- tıklannı belirterek, en kısa zaman- da Zana ile ilgili durumun düzelti- leceğını söyledi. Görüşmede ele alı- nan bir konu da Kıbns sorunu oldu. Lajendik, BM Genel Sekreteri An- nan'ın önerisinin "çokiyi" olduğu- nu belirterek, "Karşıhkh müzakere edilebilirbir metin. TürkiyeyadaYu- nanistan bu öneriyi reddederse, kı- sa vadede Kıbns için çözüm buluna- maz" görüşünü dile getirdi. Lajendik, Dışişleri Bakanlığı Mus- teşar Yardımcısı Büyükelçi Akuı Alptuna ile yaptıklan görüşmenin ar- dından basın mensuplannın sorula- nnı yanıtladı. Türkiye'nin AB'ye uyum süreci çerçevesinde uygulama- ya geçirdiği reform paketi ve Kıb- ns sorununu ele aldıklannı ifade eden Lajendik, yeni hükümetin öner- diği yeni paketten memnun olduk- lannı belirtti.Lajendik, bir gazeteci- nin Türkiye'nin Kopenhag'da bek- lediği tarihi alamaması sonucunda nelerin olabıleceğine ilişkin sorusu üzerine, bu konudaki tartışmalann halen AB içinde de sürdüğünü söy- ledi. Lajendik şöyle konuştu: "Bu konuda müzakere tarihi mi yoksa rande\u için randevu mu verfl- sin, diye tartışmalar var. Kopen- hag'da bir tarih beibienmese bile bu Türkiye'nin kaybettigi anlamına gel- mez, ortada pek çok seçenek var. Bunlardan biri de randevu için ran- devu. AP de bu konuda net bir karara varamadı. Herkesin kendi görüşleri var." PORTEKİZ'DEN TAM DESTEK Türkiye y ye net tarih verilmeli AYHAN ŞEVIŞEK LtZBON - AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdogan, Portekiz'den Türkiye'ye yıl sonunda müza- kere tarihi verilmesi için tam destek aldı. Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm belgesinın müzakere edilebilir olduğunu belirürken "îki tarafin da özveriyle hareket etmesi durumunda Selanik zirve- sine kadar çözüm otabifir" görüşünü açıkladı. Ingiltere Başbakanı Tony Blair'e. "AB müzakere tari- hi, AGSP ve Kıbns" konularıru paket olarak ele alınmasıru öneren ve bu 3 konunun birbiriyle ilintıli olduğunu savunan Erdoğan, dün yenıden söylem değiştirdi. Erdoğan Lizbon'da, Kıbns konusunun Türkiye'nin AB süreciyle ilişkilendirilmemesi gerek- tiğini vurguladı. Dün öğle saatlerinde Portekiz'e gelen Erdoğan, katıldığı toplantıda Portekiz Başbakanı Jose Manud Durao Barroso ile bir araya geldi. Erdoğan ve Barroso, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından ortak basuı toplantısı düzenlediler. Barroso, "Avrupa Bnüği demokrasinin, çoğukuhığun ve hoşgörü degerlerinin de birlikteogidir. tşte tam da bu yüzden Türkiye, Avrupa Birliği'ne üye olmahdır. Bir üike bu kadar uzun süre bekleme kaptsmda hıtulmamah. Avrupa Birliği arnk Türkiye hakkında kesin bir karar almah. Biz Portekiz hükümeti olarak Kopenhag kriterierini tümüyle karşuayan Türkiye için 2003 yıhnda müzakerderin başlamasuu tümüyle desteköyoruz. w diye konuştu. Erdoğan, önceki temaslannda dile getırdığı U AGSP, Kıbns ve Türkiye'nin AB'den tarih beklennsinin bir pakette eie ahnabfleceğT görüşünden dün çark etti. Bir gazetecinin sorusu üzerine Erdoğan, genel sekreterin çözüm belgesinin müzakere edilebilir olduğunu, tarafların "samimiyet ve özveriyle" adım atması durumunda 2003 yılındaki Selanik zirvesine kadar çözümün sağlanabileceğini vurguladı. Erdoğan'ın Kıbns'taki çözüm sürecinin Türkiye'nin AB süreciyle ilişkilendırilmesinin bütünüyle çözüm- süzlüğe neden olabileceği uyansında bulunması dikkat çekti. Erdoğan, Lizbon temaslan çerçevesinde Cumhurbaşkanı Jorge Sampak) ve Sosyalist Parti Başkanı Ferro Rodriguez ile bir araya geldi. • Yeniden söylem değiştiren Erdoğan, Lizbon'da, Kıbns konusunun Türkiye'nin AB süreciyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Korkanm böyle olursa sorun bütünüyle çözümsüzlüğe dedi. Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden ve farkh meslek gruplanndan bir araya gelen gençler, Türkiye'nin AB'ye kaûhm çahşmalanna destekvermek için "AB için bir gün" etkinliği gerçekleştirecek. (Fotoğraf: HtLAL KÖSE) Gençler, AB üyesi ülkelerin devlet başkanlarına kartpostal gönderecek Bayramda bir kart da Avrupa'ya tstanbul Haber Senisi- Türkiye'nin çe- şitli üniversitelerinden ve farkh meslek gruplanndan bir araya gelen gençler, Tür- kiye'nin AB'ye katılım çahşmalanna des- tek amacıyla "AB için bir gün" etkinliği gerçekleştirecek. Yann yapılacak etkin- likte üzerinde "Daha bütün bir Avrupa için'' yazılı kartlar, AB üyesi ülkelerin dev- let başkanlanna postalanacak. "Bu bayram bir kart da Avrupa'ya" slo- ganı ile oluşturulan AB için Sivil Gençlik Girişimi'nin düzenlediği basın toplantı- sında gençler, Türkiye'nin AB üyelik ça- hşmalanna destek vereceklerini belirtti- ler. Karaköy'deki Sabancı Üniversitesi île- tişim Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Tuğba Kobaş, kampanyanın yurt- taşlara AB desteği için bireysel girişim olanağı sağladığını ifade ederek, "Tüm Türkiye'yibu bayrambir kartda Avrupa'ya göndermeye davet ediyonız" dedi. Bu arada, Hürriyet Gazetesi'nin yann- ki baskısmda ilave olarak dağıtılacak kart- lar, AB ülkelerinin devlet başkanlanna gönderilecek. Kampanyaya katılan genç- ler de yurttaşlara yardım edebilmek için 15 ilde 50'yi aşkın stand kuracak. Kam- panya çerçevesinde aynı gün Sabancı Üni- versitesi Kampusu Kubbealtı'nda saat 11.00'dan geceyansına kadar "AB için bir gün" şenliği düzenlenecek. Yine aynı gün CNN Türk'ten yapılacak canh yaymda verilecek SMS numarası ve e-posta adresi ile Türkiye'nin her yerinden kendi kartpostahnı oluşturmak isteyenle- rin mesajlan alınacak. AB 'nin Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatma karan alması talep edilecek Türkiye platformu Brüksel'de toplanıyor İSTANBUL(AA)- Avrupa Bir- liği (AB) sivil toplum kuruluşla- nnın da kahlımıyla yann Briik- sel'de toplanacak olan Türkiye Platformu, AB'nin Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatma karan almasını talep edecek. Iktisadi Kalkınma Vakfı (ÎKV) tarafin- dan yapılan açıklamada, Türki- ye Platformu'nun 12-13 Ara- lık'taki Kopenhag Zirvesi önce- si, Türk kamuouyunun AB'ye tam üyelik beklentisinin vurgu- lanması amacıyla yann Brüksel Conrad Hotel'de bir toplantı dü- zenleyeceği bildirildi. Açıklamada, aralannda Euroc- hambres (Avrupa Odalar Birli- ği), CEA (A\Tupa Tanm Konfe- derasyonu), ETUC (Avrupa Işçi Sendıkalan Konfederasyonu), EUROTEX (Avrupa Tekstil ve Hazır Giyim Üreticileri Birliği), CCBE (Avrupa Baralor Birliği), YES (Avrupa Genç îşadamlan Derneğı), ECSA (Avrupa Araş- nrmalar Demeği), Avrupa Sosyal Platformu gibi çok sayıda AB si- vil kuruluşunun Türkiye Platfor- mu'yla bir araya gelerek, Türki- ye'nin AB üyeliğini destekledik- leri mesajını verecekleri vurgu- landı. Açıklamada. "Türkhc Plat- formu olarak talebimiz, AB'nin Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye ile kaolrm müzakerelerini başlat- ma karan almasıdır. Bu talebi- miabu kez AB'nin içindenAB'ye seslenerek duyuruyoruz" denil- di. Avrupa Birliği Ekonomik ve Sosyal Konsey Başkanı Roger Briesch ve Avrupa Birliği Ko- misyonu'nun Sosyal Işlerden So- rumlu Yunan Üyesi Anna Di- amantopoulou'nun katılımlany- la siyasi destek vereceklen top- lantıda, A\Tupa Komisyonu ve Parlamentosu üyeleri ile üye ül- kelerin AB nezdindeki büyükel- çilennin de izleyicı olarak yer alacaklan bildirildi. Ankara'da düzenlenen panelde Almanya ve Türkiye'de yapılan seçimlerin sonuçları değerlendirildi 3 Kasım'ı yoksulluk belirledi LEYLA TAVŞANOGLU ANKARA - "3 Kasmı seçünleri so- nuçlan, bir kısım medvanuı vayın ba- şansıdır.'' "Medyanm shaseti böylesine etki- lemesi sh^si ahlaka a> kmdır." "Deniz BavkaL CHP'nin bu son başansızhğından sonra genel başkan- hktan ne zaman istifa edecek?" "Bu seçimleri Türkiye'de 3Y, yani \obuzluk, yoksullukvçyoksunluket- kfledi" Yazdığım bu cümleler Konrad Ade- nauer Vakfı, TÜRKSAV ve Türk De- raokrasi Vakfı'run Ankara'da ortak- laşa düzenlediği Ahnanya ve Türki- ye'dekı seçimlerin sonuçlannın de- ğerlendirilmesi panelinde telaffuz ediliyor. Dinleyici sıralannda otu- ranlar da konuşmacılar da tepkilı. Aralarda konuşulanlardan, pek çogu- muzun 3 Kasım seçimlerinin çok uzaklardan güdümlü olduğuna inan- dığını ortaya koyuyor. • Konrad Adenauer Vakfı, TURKSAV ve Türk Demokrasi Vakfı'nm ortaklaşa düzenlediği panelde, dinleyici sıralartnda oturanlar da konuşmacılar da tepkili. Aralarda konuşulanlardan, pek çoğumuzun 3 Kasım seçimlerinin çok uzaklardan güdümlü olduğuna inandığını ortaya koyuyor. Komplo teorilerine prim verme- yenler bile diyorlar ki: "Arükbu kadan da fazla. Hepimi- zi safdü mi samyoriar? tki vıl önce ABD'den ithal ettiğimiz genel valinin haziran başmda düğmev e basnğı. hat- ta DSP'deki bölünme>e çanak rutru- ğunu bihneyen, görmeyen var mı? Ama oyun losmen tutmadı. Bunlar AKP- CHP koatisvonu isöyortanh. Ama AKP tek başma hükümet oldu. CHP muhalefette kakü." Bizim millet çok ilginç, kafası kız- dı mı köprüleri yakmakta üstüne yok. Aynen 3 Kasım seçimleri ön- cesi 57. Hükümet aleyhtan radyas- yon altında kaldıktan sonra göster- diği davranış biçimi gibi, yani DSP- ANAP- MHP koalisyonuna kızıp AKP'yi merkez sağın gerçek parti- si olarak görmek istemesi.. Sonra da Ankara Hilton'un lobisinde yaşa- nan toplu namaz... Futbol meraklı- larının kullandıklan deyimi burada yazmadan geçemiyorum: "Dakika bir, gol bir™" Gelmişiz 21. yüzyıla, hâlâ metafi- zikten medet umuyoruz. Türkiye bu- gün ülkesindeki seçmen sayısını ya da farklı eğilimlerdeki seçmenlerin davranış biçimlerini bihnekten aciz. Bir de şu gerçek var: Yüzde 60 bir seçmen kitlesi Mec- lis'te temsil edilmiyor. Benim en çok yakındığım nokta- lardan biri ise seçmen olarak benim oyumun kırsal alandaki ya da küçük şehirdeki vatandaşınkinden çok da- ha az değerli oluşu. Çünkü büyük şehirde 100 bin oy- la bir milletvekili seçihnesine karşın küçük kentte 11 bin oyia bile bir mil- letvekili seçilebüiyor. Bu ne biçim eşit- lik ilkesi? Öte yandan Siirtli Jet Fadıl namıy- la ün yapan Jet-Pa'cı, bugünkü Siirt bağımsız milletvekili Fadıl Akgün- düz, zamanında "Ben 20 milyara MecBs'e adam sokanm" diyor. Kültür Bakanı Hüseyin ÇeKk de Siirtli. Istanbul'dabirzarnanlarJetFa- dıl'la sürücü kursu açtılar. Daha son- ra Jet Fadıl'ın "İmza" otomobilinin tamtımı için bazı TV kanallannı ki- ralayarak düzenlediği görkemli tören- de konuşmacılardan birisi de Hüse- yin Çelik. Ülkemiz, çelişkilerle dolu. Bura- da faaliyet gösteren Alman vakıfla- n hakkında ülke çıkarlan aleyhine çalışmaktan dava açılıyor. ama sav- cılanmız her nedense ülke çıkarlan aleyhine faaliyet gösterdikleri gün gibi açık birtakım yerli malı görünüm- lü vakıflara ise bir şey yapmıyor. Bir yanhş adım atma varsa buna karşı alı- nacak önlem herkese uygulanır. Işin esas ilginç yani ise Türkiye'nin laik cumhuriyetinin başkenti olan Ankara'nrn hali. Seçimlerin üzerin- den 3 hafta geçti geçmedi, herkes girdiği kabın şeklini alan yumuşak ci- sim örneği bir şeylere uyum sağlıyor. Akşam yemeği için gittiğiniz otel restoranmda iftar saati geçtiği için yemek servisinin bitmesini mi saya- yım, yoksa birilerine yaranmak için, "Şu anda konuşacak zamanım yok. OİTIÇ açmaya gkBvTOTim" diyeni mi? En çarpıcı son gelişme ise Dünya Bankasf nın aldığı karar. .\ralık ayın- da Dünya Bankası'nın Ankara'ya gelmesi çok önceden planlanmış olan misyonlan iptal ediliyor. Aynca da bankanın Milli Eğitim Bakanlığı'yla yürüttüğü 1 mılyar dolarlık eğitim projesi rafa kaldınlıyor. Hepimize hayırlı olsun... SALI ORHAN BURSALI Türbanın Rantı Meclis Başkanı Bülent Annç'ın annesinin başı açık fotoğrafı, gözümün önüne annemin fotoğrafı- nı getirdi. 1945'lerde, ağabeyisinin düğünü sıra- sında, 10-15 kişilik bir hısım-akraba-dost gnjbuy- la birlikte, kadın erkek kanşık, şöyle açıklık çimen- lik alanda çektirdikleri fotoğraf... Annemin de başı açık. Fotoğrafa giren diğer kadınların da. Ama annemi, iş hayatı içinde ve evde başörtülü anımsanm hep (türbanlı değil!). Başı açık gezmek, başka bir kültürü gerektirir. Saçları sürekli yapılı olmak gibi. Erkekler berbere giderier ve saçlannı düzelttirir- ler. Ama, zengin ve doğuştan kentli olmayan aile- lerde kadınların hayatında kuaför lüksü olmadığı için, saçlannı yaptırmazlar. Ve en pratik ve ucuz çözüm olarak, zaten top- lumsal bir gelenek olduğu için de, başörtüsü kul- lanırlar. Başörtüsü, bu açıdan, kuaför ve yaptınlmış sa- çın yerine geçer. Başörtüsü, sosyolojik ve ekonomik bir süreçtir. Avrupalı kadınlar örneğin şapka kullanır. Veya onların saçlarına hep kuaför eli değer. Anneciğimin hiç kadın berberine gittiğini anım- samam. Kömür karası saçlannı evde yıkar, tarar, sanınm belki komşulara veya teyze kızlarına da uçların- dan kestırirdi. Kadınlar, Cumhuriyet'le birlikte yeniden doğdu- lar, ülkemizde. Mustafa Kemal döneminde, Avrupalı kadınlara bile fark atarak... Örneğin seçme ve seçilme hakkı bakımından. Bülent Annç'ın annesi de bir cumhuriyet kadını olarak ve bu özgür ortamı teneffüs ederek oğulla- rını ve bu arada Bülent Bey'i büyüttü. • • • Münevver Annç, Bülent Bey'e varmadan önce başı açıkmış. Bülent Bey'in annesi öyle diyor. Ba- şı açık ve namuslu bir kadın. (Cemil Çiçek Bey, yaptığı densizlikten utanıyor mudur şimdi veya hâlâ öyle mi düşünüyor?) Fakat, Bülent Annç, eşine başını örttürmüş. Belli ki "Eşim olacaksan fünbân takacaksın" de- miş. Bülent Bey, yakışıklı, gelecek vaat eden, iyi ye- tenekleri ve karakteri olan biri, Münevver Hanım hayır mi diyecek? Istediği türban olsun! Münevver Hanım'ın ilk özgür seçimi başörtü- süzlüktü. Türban ise Bülent Bey ile hayatına girdi. Yo, hayır... Bu seçiminden pişman veya mutsuz olduğunu düşünmek aklımın ucundan bile geç- mez. Eminim, kocasının fiskesini bile görmemiştir. Şimdi ise, Bülent Bey seçimi sayesinde, dave- tiyelerini "Bayan Meclis Başkanı" ve "Bayan Cum- hurbaşkanı Vekili" olarak gönderecek bir konuma yükseldi. Erkeklerin egemenliğıni pekiştirici özellik taşı- yan dini yorum ve uygulamalann (Fetva veren. di- ni yorum yapan bir kadın gördünüz mü?) bir so- nucu olan türban ile hem Bülent Bey hem Münev- ver Hanım siyasal hayatta yükselmedi mi? Şimdi gelin de "Türbanın RantT'ndan bahset- meyin! Kendilerine ikbal kapılarını açan "türban"a "borç ödeme" tabii ki yapılacak. Hem de "en yüksek kat"ta\ Bunu yaptılar. • • • Içişleri Bakanlığı'nın altını üstünü, merdivenlerini tavanlarını kaplayan, mescit dışına taşanların ayakkabıları, cumartesı günü Hürriyet'te bence günün fotoğrafıydı. Daha önce orada böyle bir "manzara" var mıy- dı? Şimdiki Bakan Bey ve yakın çevresi, gösterişe meraklı. Şapırtılı şupurtulu yaşamayı seviyoriar. Bir görgü farklılığı. Belki de nonmaldir. Sosyo- loglarımız öyle diyorlar. Bakanlıktaki herkes, Mescit'te namaza duruyor. Acaba sosyolog köşe yazarlanmız ne diyor? Yanlış bir değerlendirme yapmamak için onlardan ferva alma gereksinimi içindeyim: Bakanlık men- suplan Bakan'a uymak ve toplu namaza durmak zorunda mıdırlar, yoksa değiller midir? Davranış- lan ve özgür düşünceleri üzerinde bir baskı olabi- lir mi, Bakan Bey'in tutumlan? Bakanlarımızın, Anadolu'nun dervişliğinden zer- re kadar nasibini almamış "ibadet gösterişleri", devletimizin "emir-komuta" zinciri içinde nasıl iş- leyip gidecektir. acaba? Çok açık bir hesap: Türbanın Rantı'nı yiyenler, türbana borçlarını da ödemek zorundadır. Erdoğan, giderayak, türban için "Benim günde- mimde böyle bir konu yok'' diyerek, Annç'ı, Gül'ü ve diğerierini, şimdilik açığa düşürmüş olsa da. • • • Akşam evde annemin ve diğerlerinin 1945 ve sonralan çektirdiği başörtüsüz fotoğraflanna yeni- den bakacağım ve şu arkaik erkek dünyasını düşüneceğim. obursaliocumhurryet.com.tr. Sezer, Almanya'ya gidiyor Kritik ülkeye kritik riyaret ANK\RA (Cumhu- riyet Bürosu) - Cum- hurbaşkanı Ahmet Nec- det Sezer, Türkiye-Av- rupa Birliği (AB) iliş- kileri açısından kritik konuma sahip Alman- ya'ya "kritik bir ziya- ref gerçekleştirecek. NATO zirvesi sıra- sında AB 'nin önde ge- len liderleriyle bir ara- ya gelen Sezer, İngilte- re, Fransa, îspanya, Ital- ya ve Danimarka'ya gerçekleştirdiği temas- lan bugün ve yann Al- manya ile sürdürecek. Berün"e bugün gide- rek akşam saatlerinde Berlin Filarmoni Or- kestrası'nm konserini izleyecek olan Sezer, yann da Cumhurbaş- kanı Johannes Rau ve Başbakan Gerhard Schröder ile görüşe- cek. AB'nin en güçlü ül- kesi statüsündeki Al- manya'run vereceği ka- rar, Türkiye'nin Ko- penhag zirvesinden tam üyelik müzakere- leri tarihini alması için büyük önem taşıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog