Bugünden 1930'a 5,491,976 adet makale



Katalog


«
»

• LASIM 2002 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER •• • rol Evcil'e saldıracaklardı Rorumalamyla başı derlte SOZ ÇIZGININ Turhan Selçuk »rRSA(Cumhuriyet)- N e s i n Vlalki cınayetmi az- metrirmek suçundan uzun s ü r e hapis yatan Bursalı işa.dam Erol Evcfl'in başı bu kez korumalanyla der- de .gırdi. 7'sıl *Gasp,yağma, ka«in- cocuk adam kaçır- ma. htrsıdık \t bıçakla ya- ralaına''gibi suçlardan sa- bıkalı 12 koruması, Evcil 'e silahl: saldın hazırhğı içın- de olcuklan iddiasıyla gö- zaltına ahndı. Erol Evcil'e, sahibi ol- dugu Küçükbalıklı Nlahal- lesi "ndeki işyerinde silah- lı saldın yapılacağı ihban- nı aları Kaçakçılık ve Orga- nize Suçlar Şubesi 'ne bağ- lı ekipler, söz konusu yer- de önlem aldı. İhbarda bil- dirilen tarihte herhangi bir olay meydana gelmemesi- ne rağmen bina çevresınde önlem almayı sürdüren ekipler, 3 otomobille fab- rikaya gelen Aydm Y, Cen- giz Ş, Erkan B, Sa\aş K, Sa- Bh U, Sabahattin B, Serdar Ç, Esat Ç, Göksel A, Mete- han Y, AtiDa K. ve Murat I'yı yakaladı. Zanlılardan Erkan B'nin üzerinde, bir tabanca ile bu tabancaya ait şarjör ele geçirildi. Zan- lıların, verdikleri ifadeler- de, bir süredir maaşlannı alamadıklan gerekçesiyle Evcıl ile görüsmek üzere fabrikaya gittiklerini söyle- dikleri belirtildi. Evcil de emniyette, ko- nımalannı işten çıkarmak üzere olduğu yolunda ifa- de verdi. Evcil ifadesinde, bir süredir yanında bulu- nan korumalanyla artık ça- lışmak istemediğini, zan- lılann fabrikaya hangi ge- rekçeyle geldiklerini ise bil- mediğini söyledi. "Teşek- küloluşturmakveAtEşMSi- lahlar Kanununa muhaJe- fet" iddiasıyla nöbetçi mah- kemeye çıkanlan 12 zanlı, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. ARINÇ - BENİM ANNEM DE, BAŞÖRTÜSÜ TAKMAZDL Yurtdışında çalışan 5 bin işçi, prim yatırdıklan banka maaşlannı ödemeyince AİHM'ye başvurdu Devlet eliyle dolancürıcılık Nokia Game sürüyor • Avrupa "da 25 ülkede yaklaşık 1 milyon oyuncunun aynı anda oynadığı Nokia Game 2002 için, son zar atışı Montpeiler, Barcelona, Milano, Berlin, Kopenhag, Stockholm ve Oslo'nun ardından Istanbul'da da Kızkulesi'nde gerçekleştirildi. 11 Kasım'da başlayan ve 29 Kasım'da sona erecek olan Nokia Game için rock grubu Vega üyeleri tarafından bırakılan, zar şeklindeki dev balonlardan birisi "6" diğeri ise " 5 " geldi. Zarlann belirlediği numaralar, oyunun ana konusu olan müzik dünyasında değişikliklere yol açacak ve oyuncular buna göre taktik ve statejilerini geliştirecekler. • BURSA - Yıllar önce hava kirliliğinden toplu ölümlerden dönülen Bursa'da, kent içi doğalgaz sistemine güvenilerek önlemlerin devam ettirilmemesi yeniden kırmızı alarm verilmesine neden oldu. Bursa Valiliği, kirliliğin sınır değerlerin üzerine çıkmasıyla kamu kurum ve kuruluşlannda kaloriferlerin yakıimasuu yasakladı, kent içinde standart dışı yakıt kullananlar izlenmeye başlandı. Uzmanlar bu koşullarla hava kirliliğiyle mücadelenin mümkün ohnadığını, "duman avcıhğT ile kirliliğin azaltılamayacağına dikkat çekiyorlar. Bir amenh dramı • StVEREK (AA) - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesınde yaşayan, 82 yaşındaki Zeyni Vurmak'ın, 3 oğlu ve 1 kızı kanserden, 2 oğlu kan davasından ve 1 oğlu da Istanbul'da öldü. Sakat olan oğlu kaçan ve evli 4 kramn bakmadığı yaşh kadın, tek odab evde komşulannın yardımryla yaşamını sürdürüyor. Oğullan, Eyyüp, Şükrü ve Şehmus'u (5) kanserden kaybettiğini anlatan Vurmak, "Daha sonra arazi meselesinden kan davası başlayınca, oğullanm Mehmet (30) ve Abdi öldürüldü. Mustafa da sakat kaldı. Istanbul'daki oğlum da kaçak sigara satarken öldürüldü. Bu acılara dayanamayan eşim Mehmet de yaşamını yitirdi. Sakat olan oğlum, kan davasından kaçmak için tstanbul'a gitti" Vurmak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfi'na basvurduğunu, ancak bir yardım yapılmadığıru ifade ederek, \etkililerden yardım istedi. ÖZGÜRERBAŞ Devlet ehyle dolandınldıklannı öne süren 5 bin kadar yurtdışında çalışan işçi, Avrupa tnsan Haklan Mahke- mesi'ne (AİHM) basvurdu. 1981 'de Anadolu Bankası'nda devlet güven- cesiyle başlatılan, yurtdışında çalışan işçilere "7 yılda emeklilik sigortası' kampanyası 20yılakarşıngerçekleş- meyerek hayalkınklığına dönüştü. Anadolu Bankası, yurtdışındaki iş- çilere aylık 50 ile 150 mark prim kar- şılığında 7 yıl sonunda dönemin pa- rasıyla 30 bin lira aylık gelire bağla- • Emlak Bankası'na dönüştürülen Anadolu Bankasf nın 1981 yılında başlattığı '7 yılda emeklilik sigortası' kapsammda, 20 yıldır ödeme yapmalanna karşın maaş alamayan 5 bin işçi haklanm Avrupa'da arayacak. ma vaadinde bulundu. Yapılan sözleş- mede bankanın sözleşmeyi tek taraf- lı fesih yetkisinin olmadığı belirtildi. Anadolu Bankası daha sonra Em- lak Bankası'na dönüştürüldü. Emlak Bankası aylık primlerinin tamamıru ya- tıran emeklilere aylık 30 bin lira öde- meye devam etti. Bazı emeklilere ise ödeme yapılmadı. 1999'da maaşlannın günün koşul- lanna uyarlanması için dava açmaya başlayan emekliler bu davalan kazan- dılar ve ayhklan 250 milyon lıraya yükseltildi. KararYargıtay'cadaonan- dı. 2000'de bu davalar daha yoğun olarak açılmaya başlayınca Emlak Bankası ödemeleri tamamen kesti. Bu süreçte BDDK'nin Ziraat ve Halk Bankasına devrettiğı Emlakbank'ın emeklilikle ilgili işlemleri "bankacı- hk işlemi olmadığı için" devralınmak istenmedi. Daha sonra da bu sözleş- meler tek taraflı olarak fesh edildi. Bankazedelerin avukatı Mustafa Doğan, Bankalar Yasası'nda yapılan değişıkhkten dolayı kazandıklan da- valar için icra yoluna da gidemedik- lerini belirtti. Doğan, şunlan söyle- di : "Bu karariar ve yasalarda yapılan değişiknkler alacaklılan mağdur edi- yor. Sözleşmede fesih yetkisi olmama- sına karşın bu yola başvurdular. Son çare olarak AİHM'ye başvurduk" ! KIYAFET DEVRJMİ'NİN YILDÖNÜMÜNDE İSTANBUL... Si\il toplum kuruluşlanyla İstanbul Kız Lisesi Eğitim \'akfi (TKLE\T ) üyeleri, Şapka Devrimi'nin 77. yüdönü- mü nedeniyle Taksim Atarürk Anıh'na çelenk bıraktı. Va- kıf Başkanı Birnur Özümert tarih boyunea başa giyini- lenlerin dinsel simge olarak kullanılmak istendiğini belir- terek şapkanın bir bakıma toplumu çağdaş sürece taşıdı- ğını söyledi. Başın örtülmesinin çağdaş laik cumhuriyetin kadınlannın bir sorunu gibi gösterildiğini ifade eden Özü- mert şunlan sö> ledi: "Bu dinciliğe kapı açmaktır. Bu du- rumu devlet katuıa taşımak laik cumhuriyete yapılan bir saldındır." Cumhuriyetgazetesi yazan Meriç Velidedeoğ- lu da 77 yıldır süren simgesel devrime ban karşı çıkışla- nn olduğuna dikkat çekerek "Günümüzde bunlardan bi- ri türbandır, türban de\ let katına kadar yükselrilmekte- dir" diye konuştu. Şapka Devrimi'nin 77. \ ddönümünde. İstanbul'un en önemli merkezlerinden biri olan Sirkeci ve Eminönü'nde devrimin üzerinden 77 yıl geçmesine kar- şın hâlâ kara çarşaflaıia gezen kadınlarla cüppeli erkek- len sokaklarda bo> gösterme>e devam ediyor. (Fotoğraflar: KAAN SAĞNAK ' VEDAT ARIK) 125 PERSONELtN İDDÎASI: DOLANDIRICILIK OmürHastanesi çalışanından suç duyurusu İstanbul Haber Servisi - istanbul Göztepe Ömür Hastanesi'nde çalışan 125 kişi, dolandınldıklan iddiasıyla Kadıköy Cumhunyet Savcıhğı'na suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor. Avukat Nejat Öimez, Göztepe, Bahçelievler ve Esenler'deki Ömür hastanelerinin ortağı AJi Ülker'in ikinci bir Jet Fadıl olduğunu söyledi. Ali Ülker'in tam yetkili vekili olduğunu belirten avukat Ebru Doğrul ise maaşlann ödenmemesi gibi bir durum olmadığını sa\-unarak ekonomik kriz nedeniyle ödemelerin geç yapıldığını söyledi. tstanbul Tabip Odasrnda(tTO)Ömür Hastanesi'nde göre\'li yaklaşık 20 doktor, hemşire ve yardımcı personel adına açıklama yapan avukat Nejat Ötaıez, çalışanlann ma>ıstan bu yana maaşlannı alamadıklannı belirterek Bahçelievler ve Esenler'dekı Ömür hastanelerinde de aynı sorunlann yaşandığını anlattı. LTker'in, aynlmak isteyenlere de "aynlıriarsa maaşlannı alamayacaklarT tehdidinde bulunduğu öne sürüldü. Çalışanlann çoğu aynldığı için hastane hizmet veremez duruma geldi. tllker de hastanenin ruhsatım iptal ettirmemek için "Tadilat nedeniyle kapahdır" diyerek İstanbul tl Sağlık Müdürlüğü'ne "jalan beyanda" bulundu. Avukat Ölmez, "yaklaşık 8 haciz davası bulunan AB Ülker şimdi Anatomi AŞ isiırdi başka bir şirket kurma> a hazırlaruyor. Fakat çahşanlar veni şirketten alacaklanra talep edemeyecekler." dedi. Ali Ülker'in vekili avukat Ebru Doğrul ise, iddialan yalanlayarak, hastanenin krizden etkilendiğini, bu nedenle ödeme güçlüğü çekildiğini söyledi. CHP MlLLETVEKlLl GÜLDAL OKUDUCU: Çağdaş Türidye'yikimsenin geriyegötürme hakhyok İstanbul Haber Servisi - Prof. Dr. Toktarruş Ateş, türban olayının tekrar gündeme getirihnesini ve Cumhurbaşkanı'na zorla kabul ettirilmek istenmesini eleştirerek "Örtûnme bütün dinlerde vardır. Ancak biçimsel olarak ifade edilmediği gibi, si>asi propaganda aracı olarak kullanilması kabul edilemez" dedı. Şapka ve Kılüc Kıyafet Devrimi'nin 77. yıldönümü, CHP'nin Kadm Kollan tarafmdan kutlandı. Beyoğlu'ndaki Pera Palas Otefi'nde düzenlenen etkinliğe katılan Ateş, Şapka Devrimi'nin cumhuriyetin en önemli değişikliklerinden biri olduğunu vurguladı. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde bu yüzden taşlı sopalı çatışmalann çıktığını anlatan Ateş, "28 Kasım 1925'te yürürlüğe giren bu jasa nedeniyle yurdun birçok bölgesinde kanta ola>1ar \aşanmısûr. Ancak bugün yapılan bazı hareketJerie bu yenilik yok sayılmaya çabşıtayor" dedi. Toplantıya katılan Prof. Dr. Nilüfer Narh da çağdaşlaşmanm Atatürk devrimlerinin en önemli ilkelerinden biri olduğunu belirterek, "Şapka Devrimi'nden sonra cüppe ve şarvar >asaklansa da hakn kuDanıklığını görüyoruz, Devrimlerin kök salması için eğitim ve öğretime önem vermeByiz" diye konuştu. CHP istanbul Milletvekili GüJdal Okuducu ise parti olarak siyasal sürecin neyi getireceğini beklediklerini belirterek "Çağdaş Türkiye'yi geriletmeje kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapacak olanlann hep beraber karşKinda olacağız" diye konuştu. Okuducu, Türkiye Cumhuriyeti'nin en hassas olduğu noktanın laiklik niteliği olduğunu vurguladı. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Tanımm... (1) Hükümetin sayın bakanlarının yaşamlarını ve özelliklerini okudukça; bunlardan çoğunu, çok es- kilerden beri tanıdığımın ayırdına vardım. Aslında çoğu benden çok genç, ama gene de bunlan ve bunların temsil ettiği yapıyı, çok iyi biliyorum. Bir kısmını öğrenciliğimden, birkısmını öğrencilerim- den... • • • öğrenciliğimız sırasında; biz, kendini "//er/c/"(!) olarak isımlendirenler, 27 Mayıs'ın gurur, umut ve maalesef biraz da şımarıklığı içinde idik. 1950 son- rasındayaşanan karşı devrim"in, 27 Mayıs'laso- na erdiğine ve "Atatürk llkeleri"ri\n yeniden, ek- siksiz bir biçımde yaşama geçirildiğine inanıyor- duk. "67 Anayasası"nın uygulamalarıyla, tüm so- runlarımızın sona erecegine emindik. CHP'nin ba- şında "Paşa"; ileri yaşına karşın, bizlere umut ve- riyor, inancımızı pekiştiriyordu. Ortaöğretimin son yıllanndaki "duygularım", üni- versrte sıralannda da devam etti. Her ne kadar, "Ada- let" ve "Yeni Türkiye" partileri, Demokrat Parti'nin mirasına sahip çıkmış ve CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) bu mirasa ortak oimuşsa da, bu sonucun yarattığı şok çabuk geçmiş ve Ismet Paşa'nın başbakanlığındaki koalisyon, içimize su serpmişti. Fakat bu duygulanmız da uzun süreli olmadı. 1964 Kıbns olayları ve Kıbrıs Rumlan'nın Kıbrıs Anaya- sası'nı rafa kaldırmalanna göz yummak istemeyen Ismet Paşa'nın onuriu politikası, sonunu hazırla- dı. Her ne kadar, "Yeni bir dünya kurulur ve Tür- kiye bu yeni dünyada yerinı bulur" dediyse de, maalesef kurulan yeni dünyanın altında kaldı. Her ne kadar "Milliyetçi Cephe Hükümetleri"r\e daha zaman varsa da, "Perşembenin gelişı, Çarşam- ba'dan belliolmaya" başlamıştı. Tabıi anlayana... • • • O dönemde, bizim üniversitelerdeki sınıflanmız- da, takım elbiseli sessiz kimi arkadaşlarımız olur- du. Çoğu kez gömlek yakalan ve kolları eprımiş, elbiseleri çok ütülenmekten yer yer parlamış olur- du. (Gençlerimiz çok şaşıracak ama, o zamanlar üniversite öğrencilerı tek tük istisnayla, takım el- bıse giyer, kravat takarlardı...) Çoğu kez vakıf yurtlarında kalan bu gençler, biz- lerle diyalog kurmakta zorlanııiardı. Hele kızlann yüzüne bile bakmaz, kızanrlardı. Ve bızım arkadaş- larımız, bu çocuklann dostluğunu kazanmak ye- rine, daha beter "itici" olurlardı. Sadece sınav za- manlarında "kıymete bineherdi". Zira çok çalışkan olur ve kimi zaman "göz empasına" izin veririer- di. • • • Zamanla havalar (!) değişmeye başladı. "Milli bakiye" ile desteklenen "nıspi temsil" sisteminde görülmedik bir biçimde, 1965 ve 1969 Genel Mil- letvekili Seçimleri'nde tek başına iktidara gelen Süleyman Demirel, çokince "planlarla" ve "oyun- larla" gençlerı parçalamaya muvaffak olmuştu. (İçinde yaşadığım bu sürea, belkı birkaç yazı bi- . çiminde ilerde sizlerte paylaşınm). Zamanla, "dev- rimci" ve "solcu" gençlik adını alacak olan öğ- renci gruplannın karşısına; artık, "ülkücü" ve "Müs- lüman" gençlik vb. isimlerle ve müthiş "devlet destekli" gruplar çıkartılmaya başlanmıştı. Ve eko- nomik gelışme, toplumsal gelişmenin gerisinde kalınca, Türkiye 12 Mart "muhtırasına" geldi... "Sağcı" gençlerin bir kısmı "vurdu-kırdı me- raklısı" iken, bir kısmı eğıtıme ve kendilerini ye- tiştirmeye özen gösterirdi. Bir kısmının "ilahı" Al- parslan Türkeş, bir kısmının ilahı Said-i Nursi, bir kısmının ilahı Necip Fazıl idi. Daha bir dizi "idol- leri" vardı ve aralarındaki ilişki, şeyh-mürid ilişki- si" idi. Zamanla bunlar üniversitelerde ve kimi kamu ku- rumlannda yer tutmaya başladılar. örneğin bun- lann planlama teşkilatındaki adlan "takunyalılar" idi. Vebunlann en öndegeleni, "sahte Atatürkçü" 12 Eylül'ün iktidara taşıdığı Turgut Özal'dı. Konu- ya devam edeceğim. Yüzde 63 ü kitap kurdu Oğrenci dedigin macera sever ANKARA(Cumhuri- yet Bürosu) - Yetişkınle- rin kitap okuma oranı- mn düşüklüğüne karşrn öğrenciler kitap okuma- yı seviyor. Öğrencilerin yüzde 63'ü kitap oku- mayı sevdığını belirtir- ken yüzde 29'u az sev- diğini yüzde 8'i ise sev- mediğini söylüyor. En çok "macera" kitaplan- nı se\ f en öğrenciler, okul ödevlerinin btap oku- mayı engellediğini be- lirtti. Eğitimciler Derneği tarafından yayımlanan "Abece" dergisinin son sayısında yer alan araş- tırmaya göre, öğrencile- rin yüzde 91 'i kitap oku- mayı gerekli ve yararlı bir etkinlik olarak görü- yor. Öğrencilerin yüzde 9'u ise kitap okunup okunmamasının pek bir şeyi değiştirmeyeceği görüşünde. 134'ükız,U8'ierkek 252 oğrenci üzerinde ya- pılan araştırmada, öğ- rencilerin yüzde 66'sı bil- gili ve kültürlü bir insan olmak için, yüzde 22 si ders başansının artması için yüzde 3 'ü de çevre- yi ve insanlan tanımak için kitap okuduğu ya- nıtını verdi. Öğrencilerin >üzde 34'ü ise okulda verilen ödevler nedeniy- le kitap okumakta zor- landığını söyledi. Kitap okurken en çok televizyondan etkilen- diklendiklerini belirten öğrencilerin yüzde 8'i ise "aielerininkitapoku- malannıistememeleri ne- denhie'' kitap okuyama- dıklannı bildirdi. "Khap okurken kendi- nizi nasü hissedersiniz" sorusuna öğrencilerin yüzde 71 'i, "mutiu" di- ye yanıtlarken yüzde 25'i kitaba kendini veremedi- ğini, yüzde 12'si okur- ken sıkıldığım belirtti. Aileler yönlendiriyor Ankete göre öğrenci- leri kitap okumaya, ai- le-akraba, öğretmen ve arkadaşlan yönlendiri- yor. "Sizi kitap okumak konusunda en çok kim yönlendiriyor'' sorusu- na öğrencilerin yüzde 43'ü "aflem'', yüzde 39'u "öğrermenim". yüzde 18'i de arkadaşlanm" yanıtını verdi. Öğrenci- ler arasuıda en çok oku- nan kitap türü ise mace- ra kitabı. Öğrencilerin yüzde 46'sı macera ki- taplannı sevdiğini beür- tirken yüzde 27'si gül- mece kitaplannı, >üzde 15'i bilimkurgu, yüzde 11 "i de bilimsel kitapla- n sevdiğini ifade etti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog