Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

2 6 KASIM 2002 SALI CUMHURİYET SAYFA 17 narm 5 cmhenyetı&mmş- £ kncmntoanMT g? Maotnsm! fc _ Tel: 0.212,51205 ötfafei: 0.212Jf2 44*7 borçlannı odemek ıçın mallannı satacakmış... "Ne gerek vardı: tasfryevi mıllet vaptı zaten!" Danışman Nevş-ehırden bır öğretmen okurumuz, Erkan Mumcu'nun fcontenjanından Turizm Bakarılığı yaparken ilkokulu sekız yılda bıtırmış bır partılıyı bakan danışmanı olarak gorevlencırdıgını anımsatıyor:' Erkan fMumcu, AKP'den Mıllı Eğitım Bakanı olduğunu oğrenınce çok şaşırmıştı. Büyuk t>ır sorumluluk aldığını soylüyordu. Işte fırsat, eskı danışmanı tekrar yanına almalı. Ne de olsa ilkokulu sekız yılda bıtırmış bırı eğitım sorunlarını en jyı bılecek kışıdır." Okuma Tayyıp Eraoğan'a sormuşlar - 3 Kasım dan oncekı yaşamınızla şımdıkı yaşammız arasındakı en onemlı fark nedır? Erdoğan, cevap vermış - 3 Kasım'dan önce şıır okuyordum, şımdı ıse meydan okuyorum! Can Ozan azı Unıversrtesı Oğretım Uyelen Derneğı Yo- netım Kurulu adına Başkan Prof Dr Mus- tafa Altıntaş'ın, turbanlı karısıyta kamusal alanlarda boy gosteren Turkıye Buyuk Mıl- let Meclısı Başkanı Bulent Annç'a gonderdığı mek- tuptan "Turkıye'de kamusal alan dışında yaşayan ve gorev yapan hıç kımsenın yaşam bıçımıne, gıysı- sıne, Başkanı olduğunuz TBMM'nın urunu olan ya- salara aykırı olmamak koşulu ıle kanşılmakta, sıradan yurttaşlarımızevde, sokakta, ozel ışyerlennde tarla- da, bağda bahçede yazlıkta ınançlan gelenek ve goreneklerı geregı ıstedıklerını gıyebılmektedır Eşı- nızle sergıledığınız tablo sırasında doğan tepkılere karşı hem savunma hem de gozdağı verme amaçlı demecınızde gorevımı anayasa kuralları ıçınde ya- pacağım, gorev ve sorumluluğumun bılıncındeyım' demektesınız TBMM uyesı olarak goreve başlarken bağlılıktan aynlmayacağınıza ant ıçtığınız anayasada gosterılen 'Ozel yaşam'ozgurlukçu demokrası ve bunun gereklerı ıle hıç kım- se belırienmış hukuk duzenı dışına çıkamayacak, hıç- bır gırışım, laıklık ılkesının gereğı olarak kırtsal dın duyguiarını, devlet ışlerıne ve polıtıkaya kesınlıkle ka- rıştırmayacaktır Sız ve değerlı eşınız ıstersenız, kut- sal dın duygulannızı ozel yaşamınızayansıtabılırsınız Sız hukukçusunuz Hukuk metınlennı ve bunlann bağlayıcılığını bılme konumundasınız Sızeanayasa- nın138 maddesını anımsatmak ıstenz Yasamaor- ganı olan TBMM ve başkanı olarak sız, yargı organı kararlanna uymak zorundasınız Turban adı ıle ta- nımlanan ortunmenın kamusal alanda kullanımının ve dın kurallannın kamusal alanı duzenleme amaçlı kul- lanımının, anayasanın başlangıç bolumune aykırı ol- duğu yolundakı 7 Mart 1989 ve 9 Nısan 1991 tanhlı anayasa Mahkemesı kararları ortadan kaldınlmamış ve herkesı bağlayacak şekılde varlığını surdurmek- tedır TBMM Başkanı seçıldıkten sonra eşınız, çocukla- nnızın annesı nrtelığının otesındeTBMM Başkanı'nın eşıdır ve bu sıfatla kamusal hızmet yuklenme konu- mundadır Sızın ve değerlı eşınızın yaşamı ve davra- nışlan artık 'ozel yaşam' olma ozellığını yrtırmıştır. TBMM Başkanı olarak, cumhunyetın temel nrte- lıklennı ve 'ortaçağ dogmatızmını yıkarak aklın oncu- luğu, bılımın aydıniığı ıle gelışen ozgurluk ve demok- rası anlayışını, uluslaşmanın, bağımsızlığın, ulusal egemenlığın ve ınsanlık ulkusunun temelı kılan bır uygar yaşam bıçımı olan laıklığı savunacağınızı, on- lara yonelık saldınyı puskurtucu yanda saf tutacağı- nızı ve ılk, orta, yuksekögretım kurumlanmızdakı la- ık eğitım dızgesının bozulmamasına katkıda buluna- cağınızı ummak ıstıyoruz Bunlann not edılmesını ve değeriendınlmesını saygılanmızla sunanz" SESSİZSEDASIZ(I) Yûksek Yerihm Hattı erdıncutkuıa yahoo.com Bunlann hepsı aynı AKP mnkı mıllı GORÜŞ değıl GÖRUNUŞ aynlığıi Vapurların yeni satıcı ve dîlencileni Istanbul'un ıkı yakası arasında gıdıp gelenler ıçın vapur yolculuğunun ay- n bır keyfı vardır Sabah saatlennde yolcuların çoğu gazetesını okur, kı- mısı at yanşı bultenıne dalar, unıversı- te oğrencılerı ders notlarını kanştırır, avukatlar dava dosyalanna goz atar Akşam saatlennde ıse kımısı krtap okur, kımısı bulmaca çozer Hıçbır şey oku- mayan da Istanbul'u seyreder Vapur yolculuğunun bu dıngın orta- mını seyyar satıcılar ve dılencıler bo- zuyordu kı Şehır Hatları Işletmesı son aylarda sıkı bır denetımle ıstenmeyen seslen kestı Ne var kı vapurtarda seyyar satıcıla- rın ve dılencılenn yerını yenı bır gurul- tu kaynağı aldı Hem de Şehır Hatla- n Işletmesı'nın elıyle Vapurların he- men her yenne televızyonlar yerieştı- nldı Televızyonlarda Nuh-u nebıden kalma kabare oyunlanndan kısa sah- neler gostenlıyor, aralarda reklam ya- yımlanıyor Demır kutulann ıçıne kılıtlenmış tele- vızyonlardan uzaklaşmak yetmıyor çun- ku salonun her yanına hopaıiorier serpış- tınlmış Dolayısıyla yolculann rahatça ıkı satır bır şeyler okuması televızyondan yapılan yayın engelıne takılıyor Vapurlarda bırkaç yıl once de şarkı çalarak ve araya reklam alarak yolcu- lara "hızmet" getırmek ıstemışler ve hezımete uğrayıp vazgeçmışlerdı Şımdı televızyonlarla daha beterını da- yatmaya çalışıyorlar Sonuç yıne hezı- met olacak ama bınlen de bu arada para kazanacak 1 77 Yıl Öncesînîn fjiıncelligı V1ERİÇ YTIİDEDEOĞLU Kasım 1923 Devrımt'nın ozu gereğı gerçekleştırılen kı- mı atılımlann yaşama geçınldı- ğı bır aydır Bu ayda dort "Devrim Yasası", TBMM'ce kabul edılmıştır, bunlardan bı- n 25 kasım 1925 tanhlı kısaca "Şapka Yasası" denılen du- zenlemedır 77 yıl once bu yasanın ka- bul edıldığı gunku Meclıs otu- rumunda yaşananların gunu- muz ıle ılışkısıne değınmeyı sonraya bırakıp, kısa bır sure once AKP lıderının Italya'ya yaptığı zıyaretten, daha doğ- rusu onu Italya Başbakanı Silvıo Berlusconı ıle bır ara- da gosteren bır fotoğraf kare- sınden soz etmek ısıtıyorum Zıyaret sırasında çekılmış olan bu resımde her ıkı sıya- setçı de son modaya gore ol- dukça şık gıyınmışler, bu gıy- sıler ne Beriusconı'nın Kato- lik olduğunu duyumsatıyor ne de R. T. Erdoğan'ın Müslü- man oluşu hakkında bır ıpucu venvor Oysa bu fotoğraf karesınde her kı lıderın eşlerı de yer al- saydı, Berlusconı ıçın durum değ şmezdı ama R T Erdo- ğan ın Musluman oluşu res- me oakanlar tarafından anın- da algılanırdı Başka bır deyış- le R T Erdoğan'ın, kendı be- lırttıgı gıbı "muhafazakâr" deg' de "Islamcı" bır sıyaset- çı oduğu ortaya dokuluvenr- dı Dşa donuk sıyasette şim- dilik ıstenmeyen bu gorunum AKP nın ulke ıçı sıyasetının te- mel kullanımlarından bırıdır kuş*usuz Burada "kullan- ma 'dan soz etmenın ne den- lı haKİı bır yaklaşım olduğu, kadnlaria ılgılı Islam gıyım-ku- şarrgeleneğındegelınen nok- tadı Bmdığı gıbı bu gıyım bıçı- mı-cunluk yaşam tarzı da ıçın- de c Tiak koşuluyla bır butun- dur 3rneğın, dış gıyımde ol- dua. gıbı ıç gıyımde de, sus- lenrede de uyulması gere- kervr vardır; butun bunlann bır :utunluk ıçınde, seçmecı bır ttuma yonelmeden uygu- lanrası ıstenır Osa bugun bu butunluk, herren hemen yalnızca saçın tek 3İmın gorunmemesı ko- şulura ındırgenmış gıbıdır, bu- nur iışında -buyuk bır kesım tars"idan- çağdaş yaşamın kadrlar ıçın urettığı her yenı- lık Mnen anında tuketılmek- te Tioda yakından ızlen- mette; erkek-kadın ılışkile- rine çağdaş anlayış ve goru- nurr-ozellıkle buyuk kentler- de- <ısıtlanmadan ozgurce kullnılmakatadır işte tam bu noktada 77 yıl oncekı 25 Kasım gunku Mec- lıs oturumunda Antalya Mıllet- vekılı Rasih (Kaplan) Ho- ca'nın soyledıklen guncelleş- mektedır O gun TBMM'de başa gıyılen bın bırturlu "ser- puş" yenne şapka gıyılmesını oneren bır yasa konuşulmuş, ardından oylamaya geçılırken Bursa Mılletvekılı Nurettin Paşa soz alıp yasaya ıtırazı ol- duğunu belırtır, ona gore bu yasa anayasaya aykırıdır, ay- rıca dunyanın hıçbır parla- mentosunun uyelen ıçın boy- le bır zorunluluk da yoktur Kuşkusuz soz alanlar bu rtı- razın yersız olduğunu belırtır- ler Adalet Bakanı MahmutE- sat (Bozkurt) da yasanın ana- yasaya aykın olmadığını bılım- sel bır dılle anlattıktan sonra, yuzlerce yıllık geleneklerıne bağlı Japonlann parlamento- sunda da mılletvekıllennın sı- lındır şapka gıymelennın ya- sal bır zorunluluk olduğunu aynca ışaret eder Tum bu konuşmalan dınle- yen Rasıh (Kaplan) Hoca da- yanamayıp soz alır Kendısı donemın en tanınmış dın bıl- gınlerındendır, yalnız Turkı- ye'de değıl, tum Islam ulkele- rınde de sevılıp sayılmaktadır, 23 Nisan 1920'den bu yana Meclıs'tedır Dıkkatledınlenen uzunca bır konuşma yapar ve konuşmasının bıryennde Nu- rettınPaşayadonerek "Aya- ğınızdakı pantolonu, boy- numuzdakı kravatı, yakalı- ğı, gomleği kabul edıp giy- diniz de sıra başınıza şapka gıymeye geldığinde mı (rtı- raz) aklınıza geldı?"(*) dıye tam yerıne oturan yanıtı ven- lemeyen bır soru sorar Rasıh Hoca yerden goğe dek haklıdır, Nurettin Paşa'nın kalpağı dışında tum gıyımı Ba- tı kaynaklıdır, Paşa'nın bunla- ra hıç ıtırazı olmayıp da sıra şapkaya gelınce dırenmesı "başa gıyılen" konusunda ta- rıhımızde yaşananlann bır yı- nelenmesı gıbıdır Yakında alevlenecek ışare- tını veren turban konusunda da aynı yaklaşımın geçerlı ol- duğu, dolayısıyla Rasıh Ho- ca'nın sorusunun (CHP ıçınde boyle bır mılletvekılı varsa) so- rulması gerektığı ortadadır AKP'nın hem dınsellıkle bağlantısı olmayan "muhafa- zakâr" goruşte olduğunu soyleyıp hem de artık Islamın bır gostergesı durumuna ge- tırılen turbanı savunması, onu "alkolsuz kolonya" satıcıla- rına donuşturmektedır, hem alkolsuz olacak hem de "ko- lonya" denecek (*) TBMM Zabıt Cerıdesı, Cılt19,14 Oturum ÇÎZGİLİK KÂMİL MASARACI 52is. H A R B l SEMIH POROY semihporoy<sıyahoo.com BULLT BEBEK MRAY ÇIFTÇİ bulutbebekiı hotmail.com TARİHTE BLGÜN MLMTAZARIKAN 26 Kasım SIYAM KRAU PRAJAVPOK t925'TE BUGUN, StYAM 7MHT7HA PRASATtPOK 6BÇTI GUK1EVDO6U ASYA Ût-KEtS&NDEN Sl- y»M(THAILAfiJOyiN, 1XZO'LA(U>AN 8U YANA M/Zl/Ğ/KJl SUZDUKEU K/ZALLI6I, OLÛUKÇA SAVUK GAM VE KBVFINE bUŞIOJN VACHlRAVUT'UM ÖIUMUYLE, yBNI ADAYI BEKUYORDU PHfiJATl- POK, BATfPA OĞREMIk* GORMUŞ, USEeAL PUŞUMCELI B(R. PRENST1. AHCAK..&OBE- VE 6Bi.DlK.TEH SOHGA, ttŞlSEL OTO&TE- SlNIN V£ ÛEMEYIM/KJ/AJ EKSlKLIĞl, YAPMAK IS7EDIBI REfOKMLfltZlN ENGEUENMESfNE VOL AÇACAHTK TUTUCU Ç£VE£L£Jİ &OE- RBK GUÇLEHECeK VE 8lü. DARBE ILE PRAJATIPOIC'U TJWTINDAN MPRMEY S^ Q ISTANBUL DAOLEN MICK/BV/CZ 18SS'TE BUGUN, UNLU POLONYAU MtaeiEMCZfMiSKtysvtç), 66 YAŞJHDA, IST*ıNBUL'PA t&LEBA- DAN ÖU>U.ieS4'TE BAŞLAYAN KIR.IM SAvAÇl'NDA,&U£LA&'A KARŞt TVfOCLEZ'l P£STEXİ£- MEY0 GELEH POLONYAU •6Ö- UUUJJLeRDEH 81 Sl OLAN.OZAH, ÖLÜMÜHE P6ĞIN ISTANSVL'C*. KALMIfV LJZUAJ Y/LLAR/Ut, I?. GAL ALTtNOA/U POLOMYA'MN UZAK7A,AVRUPA ULKELEfüH- oe SEçtesAj M/CX/EWCZ, MVT NffJ/AJ ÇEKTIĞI AClLAfÜ,pl&LERlN'-'• D£ eoMAAfn/C BlR TAH2DA lŞt£M/ŞT/. ADAM Sahibinden Satılık Ev 4+1, 2 banyo, depolu, kapalı garajı, Vedat Dalokay Cad. Uçgenevler/Ankara Tel: 0532 267 46 64 İSTANBUL DEFTERDARUĞI'NDAN İLANEN TEBLİĞ Mukellefin Adı Smadı ıe\aLmanı Bılınen \dresı Döncmı NerpNcıı CezaNen Cez.Mad Fazlı TurkniCT S PaşaV IbnhnnCallıS No25BE\ler 199" l I2 \C\ kCZ AKCZ y T 4 8 W Kocasınan Vergı Daıresı Mudurluğü'nun mukelleflenne aıt olup vukanda adı soyadı \eya unvanı vazılı mukellefler adına salınan vergı cezalan nedenıyle tanzım olunan ıhbar- nameler bılmen adreslennde bulunamamalan nedenıyle teblığ edılemedığmden 213 sayılı VljK nun 10^-106 maddelenne ıstınaden ılgılılenn ılan tanhınden başla>arakbır a> ıçe- nsınde vergı daırebine bızzat veva bılvekale müracaatta bulunmalan \eya taahhutlü mek- tup veva telgrafla açık adreslennı bıldırmelen halınde kendılenne sure ıle kayıtlı teblığ va- pılacagı bır avın hıtaraında müracaatta bulunma>an \eya açık adreslennı bıldırme\enler hakkmda ı^bu ılanın neşn tanhınden ıtıbaren bır avın sonunda teblığ yapılmış savılacağı ılan olunur Basın 75860 İSTANBUL 1. SULH HUKUK HÂKİMLİĞt'NDEN 2002 485 Vası T Hastalığı sebebıvle mahkememızın 20 11 2002 tarıb,' 2002 485 Esas, 2002 515 Karar sayılı ılam ıle Nıhal Ka- ya \esa\et altına alınmış olup kendısıne Lütfıve Bernn Mavlı'nın vası tayınıne ka- rar venlmıştır Ilan olunur 20 11 2002 Basın 74841 KULUNCAK KADASTRO MAHKEMESt'NDEN EsasNo 1996 29KararNo 1999 8 Davacı Mehmet Devecı tarafından davalılar Fatma Devecı ve arkadaşlan ale>hlenne mahkememızce açılan kadastro tespıtıne ıbraz davası- nm >apılan açık jargılaması sonunda davanın reddı ıle Malatya ılı Kuluncak ılçesı Konaktepe kovu Tepebaşı mevkunde bulunan 693 Nolu parselın 9 200 m2 vuzölçumu ve tarla nıtehgı ıle Malatya ılı, kuluncak ılçesı Konaktepe kovu Tepebaşı mevkıınde bulunan 714 Noluparseluı 20 000 m2 VTizolçumu ve tarla nıtehgı ıle komısvon karannda olduğu gıbı tamamı 4 pay kabul edılerek 2 4 pa>ın Nebı kızı Zanf Devecı, 1 4 pa>ın Mehmet kızı Fatma Devecı 1 4 pavuı Mehmet kızı Zevnep Devecı adına tapuja tescılme ılışkın olarak venlen karan da\acı Mehmet Devecı tarafından temvız dılekçesı ve vukanda esas ve karar numarası jazılı ılam tum araştırmalara ragmen açık adreslen tespıt edılemeven davalılardan Zanf Devecı mırasçılan Fatma Devecı (Kose) Yıldız Devesı (Kose) Fatma Devecı mırasçılan Yıldız Devecı (Demırcı) Alı De mırcı Murtaza Demırcı ıle Ismaıl Demırcı \usufKöse Nebı Kose Ze>nep Kose Zanfe Köse Ba\ram KöseNe teblığ edılemedığmden ılanen teblıgıne karar venlmekle ı^bu kararın teblıgı >enne kaım olmak uzere ılanen gazetede yayımlanmasından ınbaren 15 gun ıçındem temyız et- me v e temvıze karşı cev ap dılekçeM haklannın bulunduğu hususunda teblığ >enne kaun olmak uzere ılanen teblığ olunur Basın 11510 KALEM METÎN ERKSAN Demagog ve Demagoji Sınsı, kumaz, sakın gorunumlu, ıkıyuzlu "de- magoglann" oluşturduğu "demagojik" duşun- celenn, Turkıye'de "sıyaset meydanında" çok soy- lendığı bır donemde, Turk dılınde kullanılan bu ya- bancı sozcuklenn, aslını/astannı bılmek gereklı ol- muştur Grekçe "demagogos" ve "demagogia" soz- cuklen once Grekçeden Fransızcaya kok bır bağ- lantı ıle geçerek Fransızca "demagogue" ve "de- magogıe", sonra Fransızcadan Turkçeye yatay bır geçış yaparak Turkçe "demagog" ve "dema- goji" yapısında ve bıçımınde sozcukler olmuşlar- dır Bu ıkı Grekçe sozcuğun yapısı Grekçe "de- mos" ve "ago" sozcuklerınden kuruludur "De- mos" halk demektır, "ago" yonlendıren demek- tır Ikı sozcuk bırieşınce halkı yonlendıren anlamın- da "demagogos" ve halkın yonlendırılmesı anla- mında "demagogia" sozcuklen oluşur "Potıtıke" (Polıtıka) adlı unlu yapıtı ıçınde "de- magogos" ve "demagogia" sozcuklerını yara- tan, oluşturan ve gundeme getıren Aristoteles (Ansto I O 384-322) bu ıkı sozcuğun anlamını şoy- le tanımlar "Halkın, sıyasal, ekonomık, toplumsal, hukuk- sal, kulturel, dınsel haklannı, ısteklennı, çıkarian- nı, duşuncelennı, duygulannı, tutkulannı, beklen- tılennı, onyargılarını, ınançlannı, halk ıçın, halkın yaran ıçın değıl, kendı kışısel çıkan ıçın destekle- yen, oven, beğenen, somuren, kışkırtan, çarpıtan, saptıran, yonlendıren ve boytece doğnjlan değıl, eğnlen ve yalanlan soyleyerek halkoyunu ve des- teğını alan polıtıkacı ve polıtıka " Tanh ve polıtıka tarıhı, unlu unsuz, onemlı onem- sız, sıradan sıradışı, tehlıkelı tehlıkesız, fakat sayı- sız demagog ıle doludur Çağımızda ve yaşadığı- mız donemde sayısız demagog vardır Demagog- lann kımler olduğunu tanımak ve bılmek ıçın "de- magogos" sozcuğunu yaratmış olan Ansto'nun "Polıtıka" adlı unlu yapıtından bırkaç bolumu bır kez daha okumak yarariı olacaktır Ansto, Polıtıka adlı unlu yapıtının 1292 a/25-31 bolumunde de- mokrasının turlerını sıralarken şunları yazar "Çunku yasalarla ve yargı kararlanyla yonetılen demokrasılerde devletı en yeteneklı, en değerlı kı- şıler yonetır Yasalarla ve yargı kararlanyla yone- tılen devlet yonetımı ıçınde demagoglar yer bu- lamaz Halbukı yasaların ve yargı karaharının ege- men olmadığı demokrasılerde her yanda dema- goglar turer Demagoglar halkın reylennı ve ço- ğunluğun ıradesını, yasaların ve yargı karariannın ustune çıkarlar" "Demagoglar halkın her ısteğını, halkın reyle- nnın saptayacağını overek anlatıhar Demagog- lar hersorunu, çoğunluğun egemen olduğu halk meclıslerının çozeceğını bılgıçlıkle soyleher Boy- lece demagogların gucu gıttıkçe çoğalır Halkın reylen demagoglann avucunun ıçıne gırer Halk demagoglara hemen ınanır " "Halktan bır kışı yasalar ve yargı kararları karşı- tı bır soz soylerse, demagoglar bu yasalar karşı- tı, buyargı kararları karşıtı duşuncenın, halkın rey- lenyle değerlendırılmesını ısterler Halk dema- goglann bu dalkavukluğunu hemen kabullenır Demagoglann halka sunduğu bu ruşvetler sonu- cu devlet otorıtesı guçsuzleşır Halktan bır kışı devletı yoneten kışıler karşıtı bır soz soylerse, de- magoglar bu karşıtlık hakkmda halkın bır karar vermesını ısterler Halk demagoglann bu davra- nışını hoşlukla kabul eder " "Böyle bır demokrasıye karşı yapılacak asıl ıtı- raz, asıl karşı gelme ona bır demokrası denmeye- ceğıdır Çunku yasalann ve yargı karariannın oto- rıtesı olmayan yerde demokrası olmaz Gerçek bır demokrasıde yasaların her şeyın ustunde ol- ması ve devletı yonetenlenn ancak aynntılar us- tunde karar vermesı gerektır Demokrası yasala- nn ve yargı karariannın geçerlı olduğu bır yone- tım bıçımıdır" "Eğer demokrası gerçek ve doğru bır yonetım bıçımıyse, yasalann ve yargı kararlarının dema- goglann yonlendırdığı halkın reylenyle geçerlı ol- duğu bır yonetım bıçımı, gerçek ve doğru bır de- mokrası değıldır" "Polıtıka"adlıyapıtı ıçınde "demokrası" ve "de- magoji" sozcuklennı açıklayan, ırdeleyen ve ço- zumleyen unlu duşunur Ansto ışte boyle dıyor BULMACA SEDAT YAŞAYAN 1 2 3 4 5 6 7 8SOLDANS4Ğ4: 1/ Daha çok Trakya ve Marmara'da yetıştınlen, beyaz tuylu ve ınce kuyruklu koyuncınsı 2/ 5 Asya'da bır gol Yunan mıtolojısınde aşk tannsı 3/ Bır noktanın denız yuze- yınden olan yuksek- lığı Yapısınagordu- ğu sozcuğe "yakışır 2 şekılde" anlamı katan 3 bır sonek 4/ Bu sus ve golge ağacı Stronsıyum element - nın sımgesı 5/ Mon- tanya'nın başkentı 6/ Motorlu taşıtlann elektnğını sağlayan aygıt Unlu bır Osmanlı tanhçısı 7/Aralarındadıl, kultur ve tore ortaklığı bulunan ınsan topluluğu Eğık, meyıllı 8/ Oylumlu Tanntanımaz 9/ Tut- sak 'Nazlı yâr kolen olayun / Kabul eyle — yen- ne" (Karacaoğlan) YUKARIDAN A§AĞI\A: 1/ Uzun boyunlu ve kulpsuz rakı surahısı 2/ Uzak Bnç, poker, okey gıbı oyunlarda oyunu oynayan dort kışılık grup 3/ Osmanlılarda zamanın olayla- nnı saptamakla gorevh devlet tanhçısı 4/ Hasan- keyf 1 sular altında bırakacak olan baraj 5/ Asya'da bu- ulke 6/ Kucak çocuklannı eğlendırmek ıçuı çı- kanlanses Buyuk kardeş. ağabey 7/Karakter Bır ya da ıkı yaş arasındakı koyun 8/Suzulmuş et ya da tavuksuyu 9/Karaman-Mutkarayolundayuksekbır geçıt
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog