Bugünden 1930'a 5,491,757 adet makale



Katalog


«
»

KASIM 1002 SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR kultur(a cumhuriyet.com.tr 15 Kasım dergileri: 1 / Çok satan kitaplar tartışması yeni boyutlar kazanarak sürüyor Edebiyat ve 'çok satmak'HÜRRİYEr YAŞAR Edebiyat dergilerinde. çok satan kitaplar üstine tartışmalar, yenı bo- yutlar kazaaarak yayılıyor. Ülkemiz içim yeni biı olgu sayılabılecek olan 'çok satan kitaplar' konusu. gün- lükc gazete yazılanna taşarken bir yandan da bu kitaplann yazınsal de- ğeri, içeriği yazmsanatınagetırdik- leri değişimin niteliği, sayıca çoğal- malannda içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal koşullann etki- si ve yazın yaşamımızı bu kitapla- nn nasıl etkılediğine ilişkin tartış- malar, dahada genışleyerek sürecek gibi görünüyor. Hürriyet Gösteri'de Özdemir în- ce konuyu, Ayşe Arman örneğınden yola çıkarak 'magazin kültürünün saldırılarına edebiyat dünyasının ses çıkarmayışı'yla da ılişkilendiri- yor ve "Olacağı buydu" diyor Eski dergısı, çok satanlar olgusu- nu, 'Beyaz Türklerin Tele Edebi- yatı' nıtelemesiyle işliyor ve Hüse- yin Mor, Öner Yağcı, Üstün Ak- men, Yasemin Yazıcı, Kemal Gün- düzalp. Füsun Özbilgen ve Os- man Çutsay'ın yazılanna yer veri- yor. Yaygınlaşan poplaşma tbrahim Gündoğdu, hem Evren- sel Kültür'de hem de Üç Noktada, Yalçın Küçük'ün 'Şebeke' adlı kı- tabının önemını anlatırken Şebe- ke'nin konusu gereği, Orhan Pa- muk'un romanlanna da değinıyor. Yine Evrensel Kültür'de Veysel Atayman, "Sanırım Orhan Pa- muk, 'Cevdet Bey ve Oğullan'nı ya- zarken Lukacs'ın (...) "tarihsel pers- pektıfi olan tip' kavrayışını adeta uygulamaya çalışmış" kestınmın- de bulunarak romandaki kışilerin o tip formülünden kesinlikle bır şeyler taşıdıklannı, ancak tipleşmeyıp fi- gürleştiklerinı söylerken Orhan Pa- muk da Kitap-lık'ın kasım-aralık sa- yısındaki söyleşisinde, Cevdet Bey ve Oğullan'nı, o günlerde solcu ol- ması nedenjyle, Lukacs'ın etkisinde yazdığını açıklayarak Atayman'ın kestıriminı doğrulamış oluyor. Edebiyat ve Eleştiri'de A. Galip, Murathan Mungan'ın 'Yüksek Topuklar' adlı romanını eleştiriyor. Adam Sanat'ta Mehmet Serdar, kültür sanat dünyamızdakı poplaş- mayı yapımcı, yayıncı ya da sanat- çı olarak üretıp yaygınlaştıranlann, KAHRAMANLAR HAYAT1MIZIN MERESNDE DURUYOfi' C' ok satan kitaplann yazınsal değeri, içeriği, yazın sanatına getirdikleh değişimin niteliği, sayıca çoğalmalarında içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal koşullann etkisi ve yazın yaşamımızı bu kitaplann nasıl etkılediğine ilişkin tartışmalar, daha da genışleyerek sürecek gibi görünüyor. "Ne yapalım, halk böyle istiyor" savlarını, 'popüIizm-radikaliznT karşıtlıgı bağlamında ışlerken 'ede- biyatın topluma dönük yüzü' tar- tışmasının tepki ve yankılan da Adam Sanat'ta Alper Akçam ve Kaan Arslanoğlu'nun, Evrensel Kültür'de Hakkı Özdal'ın yazıla- nyla sürüyor. Kum'da Nihat Ateş, Perihan Mağden'in, 'tki Genç Kızın Roma- nı' adlı yapıtını, modernızm-post- modernızm karşıtlığından yola çıka- rak değeriendirirken yeni romancıla- nmızın her şeyi nesneleştırdiğıni vurguluyor. Edebiyat ve Eleştiri'de, 12 Ey- lül'den önce Latife Tekin'ın siyasal çizgı arkadaşı olduğunu açıklayan Sevinç Öztaş, askeri darbe sonrası- nın ilk 'çok satan' romancılanndan olan Tekin'e "Bedenim, ondan ko- pup giden on yılın.... kanlı bir in- tikamın peşindeydi, dedin. // Yazı- larının beslendiği kaynağı inkâr ettin! Yakışmadı! tşte buna itiraz ediyorum," diye sesleniyor. E'de Hilmi Yavuz, O. Pamuk'un da, A. Altan'ın da romancılıklanru beğenmedığıni söylerken bu roman- cılann yapıtlanna ilişkin olarak orta- ya atılan 'intihal' savlannm, inti- haL aşırma konusuna yanlış yaklaştı- ğını savunuyor. Atatürk devrimlerinin yıktığı... Virgül'de Cmit Kıvanç, Emin Çölaşan ın ve Fatih Altayü'nın Ah- met Altan'a yönelik eleştirilerini eleştiriyor; Varlık'ta Cihan Oğuz, Çölaşan, Altaylı ve Özdemir In- ce'nin görüşlerini yanıtlıyor. Kitap-lık'takı söyleşisinde Orhan Pamuk. "modernleşmenin ve Ata- türk devrimlerinin, nıanevi değerle- ri yıktığını" öne sürüyor: "... tasav- vufi veya manevi değerler modern- leşme çabası ile, Atatürk reformla- n ile yıkılınca, Cumhuriyet dönemi- nin kuşakları sanatın. kendisi için yapılabileceğini düşünmeyi bile skandal olarak kabul eder oldu.' Varlıkta Feridun Andaç'ın Yaşar Kemalle. Nalan Barbarosoğ- lu'nun Erendiz Atasü ile, Reyhan Koçyiğit'in Müge tplikçi ile söyle- şileri var. Adam Sanat'ta Önder Otçu, Ece Ayhan üstüne. M. Sadık Aslanka- ra da Adnan Özyalçıner'in öykücü- lüğü üstüne yazıyor. Güzel Yazılar'ın Kasım-Aralık sayısında Hıfzı Topuz, Yılmaz Çon- gar. Güvenç Elman, Öner Yağcı, Erhan Tığlı, Ismet K. Karada- yı'run yazılan var. Aynca, M. Güner Demiray, Müslim Çelik'in 'Lirku- şu'; Ahmet Günbaş, Tuğrul Asi Balkar'ın 'Vazgeçmeler Ustası', Fahrettin Demir. Tekin Gönenç'in, 'Aşk Konuşur Bütün Dilleri' adlı şıır kıtaplan üstüne yazıyorlar. Başka dergisimn tarihsiz 10. sayı- sında Arif Damar, Pablo Neruda (Çev: Nice Damar), Cem Uzungü- neş, Gülseli İnal, Halil Gökhan, Ib- rahim Baştuğ'dan da şiirler var. Önemli duyunı: Dergı tanıtım ya- zılannın daha erken yayımlanabil- mesi için, dergılenn, en geç ayın 10'una değın elimizde olacak biçim- de gönderilmesi gerekiyor. (H.Y.) İDOB'un dans tiyatrosu olarak sahneye uyarladığı Ağır Roman'ın galası bu akşam saat 20.00'de yapılacak Ağır ağır yaşanır acılar bu âlemdeGAMZE AKDEMİR Istanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) 2002-2003 sezonunda, Aysun Aslan'ın kore- ografisıni yaptığı ve libettosunu yazdığı, Me- tin Kaçan'ın Ağır Roman adlı yapıtını ikı perdelik dans tiyatrosu olarak sahneliyor. Prömiyen 23 Kasım Cumartesi günü saat 15.30'da yapılan yapıtın galası ıse bugün sa- at 20.00'de AKM Büyük Salon'da. Ağır Ro- man daha sonra 4 Aralık Çarşamba saat 20.00'de ve 21 Aralık Cumartesi saat 15.30'da da sahnelenecek. Konusu 70'lı yıllarda geçen yapıtta yok yok. Sevgi, sevgisizlik, kıskançlık, dostlar, düş- manlar, yan gözle bakanlar. efendi efendi yo- luna gidenler, kimsesizler, cinayet, katıl sanık- lan, yoksullar, zengmler, iyıler, kötüler... Basrol cümbür cemaat mahallenln Gerçeğın varoşlannda sakınılan, burun kı- vırılan, görmezden gelinen, altüst olan, kimı yiten, kimi alıp yürüyen geçım dertli yaşam- lann, kurtanlmış bir bölgede çoğunluğun için- de azınlık olanlann öyküsü Ağır Roman. Erkekleri sustalı, kadınlan çilekeş. Kiminın tek lüksü göbek atarken, alkış tutarken, ikı tek yuvarlarken, mahalleye 'delikanlı abi'lerinin heykelini dikerken ya da racon keserkenki fa- kir coşkusu. Kimi de kilisede yaktığı mumlar- la Tann'ya yakanrken mutlu. Bir diğeri de er- kek bedeninde kadın kıyafetleriyle giydirirken ruhunu. Yaşama meydan okuyan insanlann, zengin bir azınlık kültürünün sessiz çığlığı Ağır Ro- man. Romana karakter tahlilleri, konu, zaman ve olayın geçtiğı dönemi bakımlanndan her alan- da sadık kalınmakla birlikte sinemadakınden farklı olarak yan karakterler elenmiş. Ve romanda da zaten öne çıkan Berber Alı ile her fırsatta dövdüğü ailesi daha da öne alınmış. Çünkü zaman dar ve yan karakterler de güçlü öyküleriyle ayn birer dünya gibi. Ama mahallenin birlik ve beraberliği çerçe- vesinde oluşan coşkulu atmosferde tüm karak- terlere öyle ya da böyle yer var aslında. Onlar da zaten vücut dıllenyle karşımızda, geri pla- nda da olsa öykülerini anlatmakta ısrarlı. Bu . oreografisini Aysun Aslan 'ın yaptığı, konusu 70 li yıllarda geçen Ağır Roman 'da yok yok. Sevgi, sevgisizlik, kıskançlık, dostlar, düşmanlar, yan gözle bakanlar, efendi efendi yoluna gidenler, kimsesizler, cinayet, katil sanıkları, yoksullar, zenginler, iyiler, kötüler. Geçim dertli yaşamların, kurtarılmış bir bölgede çoğunluğun içinde azınlık olanlann öyküsü Ağır Roman. Yaşama meydan okuyan insanlann, zengin bir azınlık kültürünün sessiz çığlığı. Fotoğraflar SERKAN YILDIZ. nedenle Ağır Roman'da başrol tek başına kım- senın değıl. Adı Kolera olan tüm mahalle başrolde ashndacümbür cemaat. Aysun Aslan ile genel provalar sırasında Ağır Roman'ın edebiyat, sinema derken sah- neye dans tiyatrosu olarak uyarlanması serü- veninı konuştuk. Sanatçı öncelikle yapıtın do- kusunda duyumsanan müzıkaliteye. dolayı- sıyla sahnelenebilirliğine dikkat çekti. Zaten dediğı gibi, pek bilinmemekle birlik- te, Ağır Roman müzikte 9/8 "lik vuruş anlamı- na geliyor. "Dansın ekseni de mözik ne de olsa. Ağır Roman çok ctkilendiğim tek roman değil. Ama okuduklarım arasında sahnelenebi- lir özelliği olan ilk roman. Onu cazip kılan tek yönü bu değil elbette. Konunun geçtiği, benim de yeniyetmelik dönemlerime denk gelen dönem de çok ilgimi çekti. Tüm o çev- re, insan ilişkileri, duygu birliği ve o duygu birliğinin ne kadar bizlerden farklı olduğu gerçeği, tüm o azınlık çok önemli. Bence önemsiz hiçbir şey yok Ağır Roman'da. Ağır Roman bence Türk Edebiyatı'na düş- müş bir bombadır. Öylesine yoğun bir ya- pıt ki, her karesi başh başına bir öykü." Sahne sınırlı bir dünva Metin Kaçan'ın da fikirlenni alarak metin üzerinde dört yıl çalışan Aysun Aslan, roma- na tamamen sadık kalmakla birlikte durum tespıtlerinı daha da vurgulamaya, açmaya özen göstermiş. Aynca ona göre Ağır Ro- man ı sahnelemenin en zorlu yanı oldukça yo- ğun ilerleyen yapıtı zedelememek olmuş. Çünkü sahne üç duvarlı, sınırlı bir dünya. "Sonsuz bir dünyadır" sözleriyle niteledıği sinema gibi değil. Bu noktada Ağır Roman onun için yapıcı, yorucu ve bir o kadar da ilklerle dolu bir yol- culuk. Yeni şeyler denemeyi sevdıği ve tercih ettiğı kanyerinde geldiğı hoş bir nokta. Dedi- ği gibi "Zaten ben gördüklerimin değil, pek görmedikkrimin peşinde heder olurum. Bakalım. Başarılı olup olmadığımıza seyir- ci karar verecek." Müziklerini Fahir Atakoğlu'nun yaptığı Ağır Roman'ın dekorlan Hayati Ata'ya, kos- tümleri Ayşegül Alev'e, ışık düzenlemesi Ah- met Defne'ye aıt. Kordo bale şefliğini Yüksel Ersin'in yap- tığı yapıtta aralannda Sibel Sürer (Imine), Alkış Peker (Berber Ali), Can Tunalı (Gli Gli Salih), Arkın Zirek (Reco), tlke Kodal (Ti- na), Çiğdem Tezcür (Eleni), Erdal Uğurlu (Reis), Mehmet Berge (Boboli), Selçuk Bo- rak (Fıl Hamıtj, Cem tndere (Pezo), Barlas Kobaner (Mimi Usta) ve Semra Muratha- noğlu'nun da (Marika) bulunduğu kalabalık bir kadro rol alıyor. (0 212 243 2011) Yazın dünyasına üç darbe dahaKültür Servisi - Dragan Babic'in 'Son Sürgün' adlı romanuıın 'müsaderesine ve imhasına' (TCK427/2), Aynntı Ya\ınlan'ndan Ömer Faruk ve çevinnen Mustafa Balel'in ağır para cezası ile cezalandınbnasına (TCK 426/1) karar verilirken Piramid Yayıncılığı'n sahibi, ressam Bedri Baykam da ise yann saat 10.00'da îstanbul"2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde Erje Ayden'üı toplatılan 'İkinci Caddenin Çılgm YeşiTT ve 'Haubtbahnhof tan Bir Trene Bindim' adlı kitaplannın 'yayıncı'sı olarak mahkemeye çıkacak. ilk basımı 1999'da yapılan kitap, Aynntı Yayınlan'nın yeni başladığı Yer-altı Edebiyatı Dızisı'nden 2001 'de ıkıncı defa yayımlanmışh. Erje Ayden'in 'tkinci Caddenin Çılgın Yeşili' adlı romanından sonra altmışlı yıllann yaşam tablosunun eksik parçalannı tamamlayan 'Hauptbahnhof dan Bir Trene Bindim' adlı kıtabı için de TC tstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafindan 5680 sayılı kanunun 1/2 maddesi hükümleri uyannca toplatılması karan alındı. 45 yıla yakın bir süredir New York'ta Greenwich Willage'da yaşayan ve bu süre içinde hiç Türkiye'ye dönmeyen İstanbul doğumlu Ayden, Kerouac'tan sonra Bukowski ile birlikte Beat kuşağının devamırun en özgün ve ilginç temsilcilerinden biri olarak tanınıyor. Konu hakkında Erje Ayden şaşkınlığını ve üzüntüsünü şöyle dile getirdi: "Kitap yalnız hayat gerçekieriyle ilişkilidir. Benim yazın tarzım dolaysız anlarımı tercih eder. 'tkinci Caddenin Çılgın Yeşüi', birçok dile tercüme edilmiştir ve üniversitelerüı edebiyat bölümlerinde okutulmaktadır. Bu değerlendirmeyi anlamam mümkün değildir". Sahnelerde Brecht keyfî • Kültür Servisi - tstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolan ile fzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu arasmdaki oyun alışverişi kasım ayında da devam edecek. Şehir Tiyatrolan, W. Shakespeare'in yazıp, Şükrü Türen'in sahneye koydugu "Othello' oyununu yann ve 28 Kasımda saat 20. OO'de Izmit Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde sahneleyecek. Oyunu dilimize Vahit Turhan ve A. Turhan Ofluoğlu çevırdı. Izmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise Istanbul'da 'Üç Kuruşluk Opera' adlı oyununu sahneleyecek. Bertolt Brecht'in yazdığı, Malcolm Keith Kay'in sahneye koyduğu oyun yann saat 15.00 ve 20.30'da, 28 Kasım Perşembe günü ise saat 20.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde oynanacak. Yücel Ertel'üı Türkçeye çevirdıği 'Üç Kuruşluk Opera'nın müziği Kurt Weül'a ait. (0 212 219 10 78) Tizmetçier' Stüdyo Drama'da • Kültür Servisi - Stüdyo Drama Tiyatro Topluluğu, yann saat 20.30'da Muammer Karaca Tiyatrosu'nda absürd tiyatro akımırun temsilcilerinden Fransız yazar Jean Genet'nin 'Hizmetçiler' (Les Bonnes) adlı oyununun prömiyerini yapacak. Onur Bayriktar tarafindan sahneye konulan 'Hizmetçüer'de, Yelda Basİan ve Elıf Ürse rol ahyor. Oyundaki 'Bayan' rolünde ise seyircılerin karşısına \ıdeo görüntüleriyle Ayla Algan çıkacak. Sanat danışmanJığını Stüdyo Drama Araşörma Birimi'nin yaptığı oyunda, iki hizmetçinin güzel ve zengin 'bayanlan" karşısında sergiledikleri tutumlar anlatılıyor. 'Hizmetçiler' ilk olarak 17 Nisan 1947 günü, Fransa'nın en önemli tiyatro sanatçılanndan Lpuis Jouvefnin rejisiyle Paris'te sahnelenmişti. Semazenterin ttalya turu • ROMA (AA) - Italyan kültür derneklerinden Life Cnıality Project'in organizasyonuyla 5 yıl aradan sonra Türk semazenler tekrar Italyan sanatseverlerle buluşuyor. Dünyanın birçok yerinde kültürel faaliyetlerde bulunan Life Quality Project adlı dernekten alınan bilgiye göre semazen, saz ve ses heyetinden oluşan 20 kişilik gnıbun, 30 Kasım'da Milano Giuseppe Verdi Konservatuvar Salonu'nda, 2 Aralık'ta Roma'da Tendastrisce Salonu'nda ve 3 Aralık'ta Napoli'de Tenda Palapartenope Salonu'nda sema gösterisi yapacağı belirtildi. Kültür Bakanhğı'na bağlı olan Konya Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafindan düzenlenen sema gösterisinden elde edilecek gelirin, derneğin diğer kültürel faaliyetlerinde kullanılacağı bildirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog