Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

S-AYFA CUMHURİYET 17KASIM2002PAZAR HABERLER DÜNYADA BUGUN ALİ SİRME1N Beştiri ve Fatih Terim Sevgili, Boileau "Eleştiri kolay, ama sanatzordur" der. Bema Moran'ın bundan hemen hemen yirmi yıl önce çıkmış olan "Türk Romanına Eleştirel Bakış" adlı. enfes krtabını okurken bu sözün pek doğru olrnadığını. eleştirinin doğru dürüst yapılabilmesi içi n nasıl bır bılgi birikimi, edebiyatı en ince aynn- tısına kadar tanıma ve ınce bir zevk ile titiz çalış- ma gerektirdiğinı gördüm. Eleştinyi yalnızca düz ve bir ucu doğruya, öbür ucu yanlışa bakan bir çizgi üzerinde oynatmak yerine, Berna Moran'ın yaptığı gibi ona yeni bo- yutlarkazandıracak biranalizedönüştürünce, bu çaba aynı zamanda yapıcı bir sonuca ulaşıyor, okur için bir rehber oluşturuyor. Bu olgu yalnız sanat değil, politika veya futbol için de geçerli. Ama kabul etmek gerekir kı, yapıcı eleştiri be- lirli birtoplumsal düzey gerektiriyor, hatta oralar- da, kolay eleştırilere daha fazla rastlanıyor. Konutoplumun dikkatini ne kadar fazla çekiyor, akıldan çok heyecan bir noktada ne kadar fazla odaklanıyorsa, eleştirinin kalitesi de onunla ters orantılı olarak o kadar düşebilıyor. Yanlış anlaşılmak istemem Sevgili, bızim toplu- mumuzda da futbol alanında olduğu kadar poli- tikada da, kaliteli olaylan analiz eden yapıcı eliş- tirilere rastlanıyor. Ama ne gariptir ki en fazla beğeniyi, onlar değil de, kolay yargılarla gürültü çıkaranlar kazanıyor- lar hep. • • • Bütün bunlan düşünmeme neden olan olay Ga- latasaray'ın başanlı teknik direktörü Fatih Terim'in önceki gün Florya'da yaptığı basın toplantısı ol- du. Fatih Hoca'yı ızlerken kendisiyle beş yıl önce yap- tığım ve bir vesileyle bir hafta önce banttan tek- rar izlediğım TV programı geldi aklıma. Fatih Te- rim orada ne kadar rahattı. Son basın toplantısında ise gerginliği her halin- den belli oluyor, mimiklerine yansıyordu. Toplum önünde olan, uğraşıları toplumsal tak- dir kazanan insanlar, daha başannın doruğunda olduklannda bile eleştiriye hazır olmalıdırlar. Çok iyi anımsıyorum; llhan Selçuk, Ecevit'in Kıbns kahramanı olduğu, en şiddetli muhalifleri- nin bile en hafıfinden dahi eleştirmeye cesaret edemediği bir dönemde, Bülent Bey'i geleceğin eleştirilerine ve saldınlanna karşı uyaran bir yazı yazmıştı. • • * İnsanlar başanlanna hayran olduklan, adeta ilah- laştırdıklan kişileri pusuda izlerier ve zamanı ge- lince, onu didik didik etmeye hazırdırlar. Hayranlık ve yerin dibine batırma diyalektiği, yaşamın kurallarından biri. Nasıl ki Bülent Ecevit 1974 yılında kimilerinin ile- ri sürdükleri gibi Atatürk'ten sonra gelmiş en bü- yük politikacı ve devlet adamı değil idiyse, 2002 seçimlerinde sandıktan çıkan skora layık derece- de kötü bir politikacı da değildi. Evet geçmişin başanlannı temcit pilavı gibi ısı- tıp ısıtıp ortaya sürmek hiçbir alanda doğru değil. Ama bir kişiye eleştiri oklannı yöneltirken yalnız- ca tek bir olay ve dönem ile sınıriı kalmak da yan- lış, bir uğraşın bütününü görmek ve ona göre dav- ranmak en doğru yol. örneğin, Fatih Terim olayına bakalım. Galatasa- ray'ın bu yıl çok başansız olduğu bir gerçek. Bu- rada belirli ölçülerde futbolcusundan malzemeci- sine, teknik direktöründen külüp başkanına kadar kademe kademe herkesin sorumluluğu var. Ama bu gerçeği ortaya sürerken olayın bir baş- ka yönünü, yani dünya firması Galatasaray'ın ya- ratılmasında Fatih Terim'in çalışkanlığı, futbol bil- gisi, yönetici hüneri ve ısrarlı takipçiliğinin çok bü- yük katkısını göz ardı edersek haksızlık etmiş olu- ruz. Doğrusu, "Terim istifa" diyenlerin veyaeleştiri- lerinde dozu kaçıranların bu yanlışı yaptıklannı dü- şünüyorum. Galatasaray taraftarının veya benim gibi kulüp üyelerinin çoğunluğunun da Fatih Terim'e olan güvenlerinin devam ettiğini, onun Cimbom'u da- ha nice başanlara götüreceğine inançlannın tam olduğunu sanıyorum. Ama acaba onlar da benim gibi Fatih Hoca'nın eleştiriler karşısında daha soğukkanlı ve daha az tepkili olması gerektiğini de düşünüyorlar mı? Abdullah Gül'ün memleketi Kayseri'de21 pare top atışı RECEP BULUT KAYSERİ - Cum- hurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 58'in- ci hükümeti kurma gö- revini Abduflah Gül'e vermesi, Gül'ün mem- leketi Kayseri'de se- vinçle karşılandı. AKP Kayseri Mil- letvekili Abdullah Gül'e başbakanlık gö- revi verilmesi haberi kesinleştiği andan iti- baren kentte sevinç gösterileri başladı. 21 pare top ve havai fişeklerahlırken.AKP Kayseri tl Merke- zi'nde ise kutlamalar düzenlendi. Gül'ün küçük kar- deşi makine mühendi- si Macit Gül, Alpas- lan Mahallesi'nde otu- ran baba Ahmet Ham- di ve anne Adeüye Gül, basının ilgi odağı oldu. Anne Gül, oğlunun başbakan olmasıyla il- gili olarak "Okul za- manından beri pren- sipü çahşıyordu. Geli- nen noktayı hak etti. Üstesinden geleceğıne inanıyorum. Televiz- yondan izJediğimde gu- rur duyuyorum. İnşal- lah ülke meselelerini dehalkder" dedi. 76 yaşındaki kalp hastası baba Gül ise "Oğlum hayaü boyun- ca hep mücadeleei ol- du. Onunla gurur du- \Tiyorum" diye konuş- tu. Cumhurbaşkanı Sezer, 58. hükümeti kurma görevini AKP Genel Başkan Yardımcısı Gül'e verdi EmanetçibaşbakandönemiANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Se- zer, AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gûl'ü Çankaya Köşkü'ne çağırarak 58. hükümeti kurmakla görevlendirdi. Kabinenin 23 bakan- dan oluşacağını açıklayan Gül, Ba- kanlar Kurulu'nu muhtemelen pa- zartesi günü Cumhuıbaşkanı Sezer'e sunmak istediğini aktardı. AKP liden Recep Tayyip Erdo- ğan'ın önündekı siyasi engellerin kal- dınlmasından sonra başbakanhğı dev- redeceğini ima eden Gül, "Anormal durumlan normaDeştirmek hepimi- zin görevidir. Bununla OgOi yasal de- ğişikliklerin hepsinin yapılması gere- kir'' dedi. Gül, Erdoğan'ın başbakan olamaması nedeniyle hükümet ve parti içinde sorun çıkıp çıkmayaca- ğı konusunda ise "Partimizde şahsi kaprisler, ufakhesaplaryok. Bizler ka- • Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Sezer'in kendisini hükümeti kurmakla görevlendirmesinin ardmdan yaptığı ilk açıklamada, AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın siyasi yasaklan kaldınlıncaya kadar emanetçi başbakan olacağını ortaya koydu. Gül, "Anormal durumlan normalleştirmek hepimizin görevidir. Bununla ilgili yasal değişikliklerin hepsinin yapılması gerekir" dedi. der bhüği yapbk* yanıtını verdi. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdo- ğan'ın önceki gün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e partisinin baş- bakan adayını bildirmesinin ardından, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, dün Çankaya Köşkü'ne çağnldı. Gül, Köşk'e saat 12.00'de AKP Genel Sekreteri Ertuğrul Yalçınbayır ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Mu- rat Mercan ile birlikte geldi. 10 da- kika süren görüşmede Sezer, Gül'ü 58. hükümeti kurmakla görevlendir- di. Eşinin başı kapalı olan Gül'ün başbakan olarak görevlendirilmesi ile hükümeti kuracak AKP'linin eşi- nin türbanlı mı türbansız mı olacağı tartışmalan da sona erdi. Gül, Cumhurbaşkanı Sezer ile yap- tığı göriişmenin ardından Yalçınbayır ve Mercan ile birlikte basının karşısı- na geçerek açıklama yaptı. Gül, baş- bakanlık ile ilgili sürece işaret eder- ken, partisinin tek başına iktidara gel- mesınden. "kendisininisminindepar- tisinde gösterilen teveccüh De öne çıka- nhnasından" duyduğu mutluluğu ak- tardı. Gül, muhalefetle uyum ıçınde ül- keyi yöneteceklerini belirtirken, sa- dece AKP'ninTBMM'deki aritmetik çoğunluğuyla hareket etmeyecekleri- nin altını çızdi. Meclis içindeki ve dı- şındaki muhalefet, devletin kurumla- n, sivil toplum örgütleri ile birlikte "el ele, omuz omuza vererek" ülke so- runlannı çözeceklerini kaydeden Gül, "Bu saatten sonra işbaşı yapma saati. Halkın sorunlannı çözmek için gece gündüz çahşacağız" dedi. Gül, önle- rinde pek çok kritik gün olduğunu, bunlann başında da Kıbns sorunu, AB ile ilişkiler, Kopenhag Zirvesi'nin geldiğini vurgulayarak, öncelikli gün- demlerinin dış politika sorunlan ola- cağına işaret eti. Halkın karşı karşıya kaldığı ekono- mik sorunlann gündemlerinin önce- likli konusu olduğunu da belirten Gül, "Halkın refah ve zenginliğini artüra- cağız. Demokratik standartian geKş- PORTRE /ABDULLAH GÜL Fikir önderi Fazü ve Erbakan Necip 29 Ekim 1950'de Kayseri'de doğan Abdullah Gül, biri bz üç kardeş. îlk ve ortaokulu Naz- mi Toker, üseyi ise Turgut Özal ve birçok ün- lünün okulu olarak tanınan Kayseri Lisesi'nde tamamladı. 2777 numaralı Gül, liseden 1968'de "orta" diploma notuyla mezun oldu. Ortaöğreniminin ardından Istanbul Üniversi- tesi îktisat Fakültesi'ne girdi. Aynı fakülteden doktorasını aldı. Lisan ve doktora çalışmalan- nı yürütmek için burslu olarak iki yıl Lond- ra ve Exter'de kaldı. Türkiye'ye dönüşün- de Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisli- ği Bölümü'nün kuruluşunda çahştı. 1983- 1991 yıllan arasında tslam Kalkınma Banka- a'nda iktisat uzmanı olarak çalıştı. 1991'de uluslararası iktisat dalında doçent oldu. 1991 'de yapılan erken seçimle Refah Parti- si'nin Kayseri Milletvekili olarak parlamento- ya girdi. 1993'te RP Genel Başkan Yardımcı- IığYna getirildi. 1995 genel seçiminde. ikinci kez milletvekili seçildi. Necmettin Erbakan'ın başkanlığındaki 54. hükümette Devlet Bakan- lığı ve hükümet sözcülüğü görevlerinde bu- lundu. 1999'daFaziletPartisi'nden milletveki- li seçilmesi ile üçüncü kez parlamentoya girdi. 1992 yıbnda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi oldu. Babası Ahmet Hamdi Gül, Erbakan ile Milli Selamet Partisı'nde yola çı- kan çekırdek kadrodaydı. Politikaya ilk girişi Erbakan'ın MNP kurulmadan başlattığı "Ba- ğnnsızlarHareketr dönemındeydı. 1975 se- çimlerinde, RecaiKutan Kayseri'den MSP se- natör adayı olduğunda, seçim kampanyasını yürüttü. Yaşamöyküsünü anlattığı metne göre, "fikriyannın ohışmasmda iki Kder kişfliğin bü- yük payı var: Necip Fazıl Kısakürek ve Nec- mettin Erbakan-. Necip Fazd'm en yakunnda- ki gençkr arasında yer akü_" Gençlik döne- minde Büyük Doğu Fikir Kulübü ve Milli Türk Talebe Birhği gibi oluşumlarda görev ûstlendi. 1976-1978 yıUanndaFehmiKoruve Şökrü Karatepe ile birlikte Milli Kültür Vak- fi'nın bursuyla doktora çalışması yapmak için Ingiltere'ye gönderildi. Müslüman Oğrenciler BirliğTnde Türk Öğrencileri Yardımlaşma Demeği'nin kuruculan arasında yer aldı. 12 Eylül 1980'den birkaç gün önce fstanbul'da evlendi. Evliliğinin ilk haftasında gözalüna alınarak Metris Askeri Cezaevi'ne gönderildi. 14 Mayıs 2000'de yapılan Fazilet Partisi'nin 1. olağan büyük kongresinde Kutan'a karşı ge- nel başkan adayı oldu fakat seçilemedi. 1969'- dan beri tanıdığı Tayyip Erdoğan'la, FP'nin kapatdmasından önce *yeni ohışum" hareketi- ni başlato. FP kapaüldıktan sonra da AKP'nin kuruculan arasında yer aldı ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapü. Eşinin türbanı GüVe engelolmadı Cumhurbaşkanı Sezer tarafindan Çankaya Köşkü'ne cağniarak hükümeti kurmakla görev lendirilen Abdullah GüL, Çankaya Köşkü'nden a\nldıktan sonra AKP Genel Sekreteri Ertuğrul Yalçmbayır ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan ile birlikte bir basın toplanbsı düzenledi. Abdullah Gül'ün başbakan olması ik birtikte başbakan eşinin türbanlı olup olmayacaına Uişkm tarnşma da son bulmuş oldu. (Fotoğraf: AA) tireceğiz. Türkiye'yi gerçek anlamda AB'ye aday ülke hafine getireceğiz'' diye konuştu. Gül, "AKPBderiErdo- ğan, partflerinin yetkili organlan ve arkadaşlanyla istişare ettikten sonra" Bakanlar Kurulu'nu oluşturacağını ve muhtemelen pazartesi günü de Cum- hurbaşkanı Sezer'e sunacağını söy- ledi. Abdullah Gül, bakan sayısının azaltılacağını, kabinenin 23+1 kişi- den oluşacağını bildirdi. 'Partimizde şahsi kaprisler yok 5 Gül, Erdoğan'ın başbakan olması- na yönelik sürecin açılması ile göre- vinden istifa edip etmeyeceği soru- suna yanıt verirken, belli bir süre ema- netçi başbakan olarak görev yapaca- ğını da üstü örtülü olarak ifade etti. "Bugün anormal bir durum söz konu- su. Bu anormal durumlan normaOeş- tirmek hepimizin göre\idir" diyen Gül, Türkiye'dekı demokratik standartlann yükselnlmesi için yasal değişikliklerin hepsinin doğru şekilde yapıhnası gerek- tığını belırtti. Gül. "Türkh'e'de ilk defa bir genel başkanm baş- bakan olamaması nedeniyle AKP'de ohışabilecek çaöşnıa ve kırdmalara" işaret edılme- si üzerine ise şunlan söyledi: "Evet, Türkiye ilk defa değişik bir gerçekk karşı karşıya. Ama bu bir gerçek. Ama şunu açık- hkla söyle>e\im Id, bizler yete- ri kadar olgun kişileriz. Parti- mizin içinde bu olgunhığu hep göstermisizdir. BizJer kader bir- ligi \apmışızdır. Hedefimiz de halkı mutlu eünek, başanb>ap- maknr. Bunun için de elbirBği içinde daima istişare edip, bu- nu götürecegİT. Tek parti ikti- dan, bu şansıvermektedir. Biz- ler, şahsi kaprisler, ufak hesap- lar içindeobnadık, bundan son- ra da olmayız." Gül, bir başka soru üzerine Cumhurbaşkanı Sezer'in ken- disine çeşitli önerileri olduğu- nu, ancak bunlan kamuoyu ile paylaşamayacağını söyledi. Gül, Çankaya Köşkü'nden son- ra AKP Genel Merkezi'ne geç- ti. Partililerce AKP binasının girişinde alkışlarla karşılanan Gül, burada AKP lideri Erdo- ğan ile bir süre görüştü. Kabine oluşumunda parti içi dengeler ve Sezer'in uyanlan etkili olacak AKP'de bakanhk yarışı EMİNE KAPLAN ANKARA-Cumhurbaşkanı Ah- met Necdet Sezer'in AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül'ü hükümeti kurmakla görevlendir- mesinin ardından parti içindeki ba- kanhk yanşı hız kazandı. Gül 'ün ka- bineyi kurma çahşmalan sürecin- de parti içi dengeler kadar Cumhur- başkanı Sezer'in öneri ve uyanla- nnı da dikkate alması bekleniyor. Bu kapsamda, ekonomi bakanlığı kuruluncaya kadar Ali Coşkun'un ekonomiden sorumlu başbakan yar- dımcılığına getirilmesi beklenir- ken Içişleri Bakanlığı için Murat Başesgioğju. Adalet Bakanlığı için Ertuğrul Yalçınbayır, Milli Sa\ıın- ma Bakanlığı için Vahit Erdem, Milli Eğitim Bakanlığı için Kök- salToptan, Dışişleri Bakanlığı için de Yaşar Yakış'm adı geçiyor. Gül, Çankaya Köşkü'nden ay- nldıktan sonra genel merkeze giderek AKP hderi Tayyç Erdoğan ile 20 dakika süren bir görüşme yaptı. iki başbakan yardımcılığı için ekonomi bakanlığı kurulunca- ya kadar ekonomiden sorumlu ol- mak üzere Ali Coşkun ve Abdül- kadir Aksu'nun adı geçiyor. Maliye Bakanlığı için Abdülla- getirilebileceği kaydedildi. Dışişleri Bakanlığı için Yaşar Ya- kış tek aday olarak görünürken Mil- li Savunma Bakanlığı'na Vahit Er- dem ve Murat Başesgioğlu adı ön plana çıkıyor. Başesgioğlu aynı za- manda Içişleri Bakanlığı adaylan arasında da yer alıyor. Içişleri Ba- L • Abdullah Gül'ün başbakanlığında kurulacak 58. hükümette ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı'na Ali Coşkun, Dışişleri Bakanlığı'na Yaşar Yakış, Savunma Bakanlığı'na Vahit Erdem'in getirilmesi bekleniyor. tif Şener ile eski Istanbul Defter- dan Nurettin Canikli'nin adı ön plana çıkarken TBMM Başkanlı- ğı'na Vecdi Gönül'ün getirilebile- ceği konuşuluyor. Hükümettte ka- dın bakanın da yer alması beklenir- ken Erdoğan'ın yakın arkadaşının kızı Zeynep Karâhan Uslu ile Nük- hetHotar'ın devlet bakanlıklanna kanlığı'na aynca Muharrem Toz- geçen ile Ertuğrul Yalçınbayır'ın da adı geçiyor. Sanayi Bakanlığı için eski SEKA Genel Müdürü Ke- mal Unakıtan, Adalet Bakanlığı için Ertuğrul Yalçınbayır, Sadık Yakut ya da Mehnıet Ali Şahin, Milli Eğitim Bakanlığı'na Köksal Toptan, Bayındırlık Bakanlığı'na eski Istanbul Büyükşehir Belediye- si bürokratlan Idris Şahin. Çalış- ma Bakanlığı'na Hüseyin Tann- verdi, .\gah Kafkas ya da Mahfuz Güler, Enerji Bakanlığı'na Cemil Çiçek ya da Hilmi Güler, Çe\re Bakanlığı'na Ismail Alpteldn, Ta- nm Bakanlığı 'na Mehdi Eker ya da Faruk Çelik, Kültür Bakanlığı'na Nev^at Yalçmtaş ve AkifGülle'nin adlan konuşuluyor. BülentAnnç'ın ise grup başkanlığı görevinde ka- labileceği belirtildi. AKPMYKboşabyor AKP MYK'nın 10 üyesının ad- lan bakanlık için geçerken bu du- rumda AKP yönetiminin değişme- si gündeme gelecek. AKP tüzüğü- nün49. maddesi "MYKüyeöğiile hükümet öyeUğiaynı kişide birleşe- mez. Bakanlar Kurulu üyeliğine atanan MVK üyesnıin, MYK üye- liğinden istifası zorunludur" hük- münü düzenliyor. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@mynet.com oralcalislar@yahoo.corr Şarkıcı Rojin, ne zamandır telefon edipçağınyordu, "Gelin, çokgüzelbir oyun izleyin" diyordu. Uzun zamandır gitmediğim Kocamustafapaşa'nın so- kaklarında dolaşarak Semaver Kum- panya'yı (ÇevreTıyatrosu) buldum. Her yerde değişiklikler olduğu gibi Çevre Tiyatrosu'nun bulunduğu binada da kafeler, intemet mekânlan açılmıştı. Kocamustafapaşa 1970'lerde bir ti- yatro mekânıydı. Şu anda Çevre Ti- yatrosu'nun bulunduğu yeri 1974 yılın- dan başlayarak Altan Erbulak ve Ne- jat Uygur kullanmıştı. Yeniden o ge- leneği yaşatmak isteyen bir başka ti- yatro delisi Işıl Kasapoğlu, kıt kana- at olanaklarlayeni birtiyatro yaratmış- tı. Müzikli, danslı bir komedi olarak ni- telenen William Shakespeare'in "Oriı- kinci Gece "sini izlemeye gittik. İlk duygulanmı dile getireyim: Çok zor bir oyun ve çok zor bir metin, olağa- nustü keyifle izlenen muhteşem bir gosteri haline dönüşmüş. Tamamı genç- lerden oluşan bir ekıp, üç saate yakın bir süre boyunca bir sirk gösterisi gibi iplerden atlıyor, duvara tırmanıyor ve Kocamustafapaşa'da Shakespeare Shakespeare'in bu zor oyununu se- yiriikhaledönüştürüyordu. Ucuzamal ettikleri kostümleri de doğrusu son de- rece albeniliydi. Ramazan öncesi haf- tada 6 gün oynadıklannı söylediler. Na- sıl dayandıklarına şaşıp kaldım. Ger- çeği söyleyeyim, oyunagiderken böy- lesine iyi hazırlanmış, böylesine profes- yonel bir gösteriyle karşılaşmayı bek- lemiyordum, ummuyordum. Şaşırdım ve zor olanaklar içinde yaratılan me- kânı, oyunculan sevgi ve sempatiyle iz- ledim. "OnikinciGece'yi, Türkçeyeîleynep Avcı uyariamış. İçinde Türkiye'ye iliş- kin güncel mesajlar da yer alıyor. Ama bunlann hiçbinsi sıntmıyor, oyunun akı- şını bozmuyor. Tam tersine dinamızm kazandınyor. Oyunculann hepsi birbi- rinden güzel oynuyorlar. Bazı oyuncu- lar birkaç rolü birden üstlenmişler. Ben yine de çok beğendiklerimi sıralamak istiyorum. Mari rolünde Burcu Demir- tepe, anlatıcı rolünde Rojin Ülker, Fes- te rolünde Evren Kardeş, Toby rolün- de Tansu Biçer, çok çeşitli rolleri üst- lenen Serkan Keskin ilk sayabilecek- lerim. Yanlış anlaşılmasın, oyunculann hepsı birbirinden başanlı bır oyun or- taya koyuyorlar, haklannı yemeyeyim. Rojin'in "Makber" gazelini okuduğu bölüm bile özel olarak izlenmeye de- ğer. Sahne tasarımı (Hakan Dündar). dans düzeni (Leman Yılmaz). şan (Şebnem Ünal) da başanlı. Oyuncu- lann dansları, kullandıklan müzikalet- lerine yatkınlıklan da dikkat çekıci. Oyu- nun bitiminde Işıl Kasapoğlu ile ko- nuştuk. 70 kişilik bir ekıple çalıştıkları- nı, büyük onanmdan geçirdiklen bu mekânı tiyatrocu bu gençlerle birlikte temizleyip kullanılır hale getirdıklerini an- lattı. Tiyatro oyunları dışında kukla ve çocuk oyunları da sahneye koydukla- nnı söyledi. Büyük bir kukla atötyesı kur- muşlar. Kasım ayından Ocak 2003 yı- lına kadarkı ptogramlannda Onikkici Ge- ce dışında başka oyunlar, opera, mü- zik dinletilen, dans gösterileri de yer alı- yor. ••• Işıl Kasapoğlu'na, böylesi bir tiyat- royu bu kadar kıt olanaklarla nasıl ayak- ta tuttuğunu sordum. Tiyatro yeni ku- rulmuştu, daha tanıtım yapılamamış- tı, reklam bütçesi de yoktu. Kaldı ki Kocamustafapaşa'da böyle bir kültü- rel merkeze ilgi yüksek de değildi. Bi- zim gıttiğimiz gece 350 kişilik salonda 40-50 kişilik bır ızleyici kıtlesı vandı. Bi- letler oğrenciler için 5 milyon, yurttaş- lar için 7 milyondu. Bu haliyle bir mad- dı destek olmadan buranın yürümesi mümkun görünmüyordu. 70 kişi aylar- dır burada karın tokluğuna çalışıyorlar. Yemeklerıni kendilerı yapıyorlarmış. Haftanın belli günlerinde yemeklerıni Ece Bar'ın sahibi Ece'nin gönderdiği- ni söylediler. Türkiye'nin bu koşullarında tiyatro ile uğraşmak bir delilik miydi? Işıl Ka- sapoğlu ile konuşurken ona bir delı gözüyle baktım. Bu kadar zor koşul- larda bir tiyatro var etmek, bunun için olağanüstü özveride bulunmak, bu- günün dünyasında nasıl açıklanabilir- di? Böyle idealler hâlâ bu toplumun içinde yaşıyor muydu? Işıl Kasapoğlu'nu, onun çok yetenek- li oyunculannı, Çevre Tiyatrosu'nu. Se- maver Kumpanya'yı desteklemek ve yaşatmak gerekiyor. Onları destekle- menin ilkyolu, gidip oyunu izlemek. Oni- kinci Gece, ramazan boyunca per- şembe ve cumartesı geceleri saat 20.30'da. Ramazan ayı boyunca cu- ma ve pazar geceleri saat 20.30'da ise "Paşa'da Şenlik" adıyla kukla ve kanto gösterileri sürecek. Gitmek iste- yenler için telefon numarası 0272 585 59 35 (Kocamustafapaşa Kuvva-iMil- liye Caddesi). Gıdin, izleyin ve destekleyin.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog