Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

1 7 KASIM 2002 PAZAR CUMHURİYET SAYFA FUTBOLDA HOIİGANtZM 21 Yeşilsahalann karayüzüfanatizm artıkhemen hemen tüm 90 dakikalardayüzünü gösteriyor; önlemleriseyetersiz Tribünün paralı askerleriARİFKIZILVALIN K imi futbolun kara yüzü diyor, kimi stat anarşisi, ama nasıl adlandınlırsa adlandı- nlsın. fanatizm ve holiganizm. 2002 Tür- ldyesinin en önemli sorunlanndan biri ola- rak ön plana çıktı. Geçen yıllarda sadece şampiyon- luğu etkileyecek 90 dakikalarla derbilerde çirkin yü- zünü gösteren "tribün terörü" artık Süper Lig'in her sahasında varlığını hissettirmeye başladı. Çok seslı ve yüksek volümlü küfur. sahaya atılan yaban- cı maddeler 1.2 ve 3. Lig maçlannın oynandığı stat- lann "demirbaşlan" arasına girdi. Olaysız maç, yok denecek kadar az. Kafası bozulan küfrediyor. ofsayta kızan sahaya atlayıp hakemi kovalıyor. Hat- ta işi maç kavgasından çıkanp meydan savaşına çe- virenler, intemette randevulaşıp boş alanlarda kav- ga edenler bile var. Ama gerçek tehlike. tribün ka\ - galannı kalkan olarak kullanıp, 'bilet' ticareti ya- pan ve bir anlamda kulüpleri bu yolla haraca bağ- layan kabadayılar. Fanatizmden çıkar sağlayanlar Bazı kesimler. fanatizmi, "çapukulann sokak kavgası" olarak nitelese de bu ışten para kazanan. hatta geçimini sadece tribün organizasyonuyla sağ- layan bir kesim var. Fenerbahçe, Beşıktaş ve Gala- tasaray"ın yöneticileri ile doğrudan bağlantılan bul- duğu bilinen bu taraftar topluluğu. sadece futbol iz- lemek için tribüne gelenleri de etkisi altına almaya çalışıyor. Hafta sonlarına doğru kulübün bastırttı- ğı biletlerin bir bölümünü ücretsiz olarak "temin eden" ve bu bıletleri kımi zaman üzerindeki fiya- tın da altında satarak 'ekmeğini kazanan' amigolar, deplasman maçlannı ise 'kaçmlmayacaknrsat' ola- rak görüyorlar. Geçen yılki F.Bahçe-G.Saray der- bisinde F.Bahçe'den 10 mılyon lıra karşılığı alınan biletleri taraftara 30 milyona satan ve sırf bu 90 da- kikadan 33 mılyar nakit para kazanan grubun, maç dışında da 'ülkücü mafya' ile ilişki ıçinde olduğu iddia edihyor Geçen yıl çeteler arası sokak kavga- sında vurularak öldürülen bir saldırganın da bu grup içınde yer alması işin korkutucu boyutu. Işin en il- ginç yanı F.Bahçe ve G.Saray tribünlerini yöneten kişilerin aynı mahallede oturup a>Tiı kahveye ta- kümalan" Beşiktaş'ta ise taraftara 375 milyon liradan satılan kapalı kombine biletlerinin. Çarşı Grubu'na 100 milyon verildiği iddialan var. Bu ayıp herkese yeter Tribün terörünü körükJeyen ancak bir türlü ya- kalanıp suçlan sabitleşmeyen amigolann bir başka özelliği ise kulüplerle olan yakın ılişkileri. Tak- sim"de 2 Ingiliz'in ölümü ile sonlanan kavgaya ka- nşanlann bir bölümünün önceki yıla kadar G.Sa- ray'ın yurtdışı deplasmanlanna kafileyle birlikte gittiğı, eski yöneticilerce doğrulanırken, bu isimlerin ömür boyu maç yasağı almasma karşın tribünlere O S Y O L O G G Ö Z Ü Y L E F U T B O L A N A R Ş Î S l M A H M U T S E R T îçinizdeki şiddete yeııîk düşmeyiıınen herderbı öncesin- de ve sonrasında yaşa- nan şiddet olayları - kı Dunlara hafta ıçindekı "küçük takımlann" maçlarında yaşananları da eklemek gerekir- sıradan sokak kavgaJan gibı ço- zumlenmeye çalışıldtğı sürece da- hada karmaşıklaşıyor. Futbol alan- larında yoğunlaşan şiddetın terör düzeyine çıkmasının ardında ön- görülenden daha derin toplum- sal sorunlarbulunmaktadır. Gün- delık yaşamımızda aılede, ış ye- rinde, sokakta, okulda eksık olma- yan şiddetin spor alanlarında da görulmesi yadırganmamalı. Değışim - dönüşüm içındeki toplumsal dokumuzun nıteliği el- bette, yaşamın her alanını etkilı- yor. Bılindıği gibi goçlere daya- nan kentleşmesüreci sonrasında genel nüfus yoğunluğu kırsaldan, küçük kentlerden büyük kentlere yönelmiştir. Kentolanaklannın bu aşın nufusun gereksinımlerini kar- şılayamayacak düzeyde olması, yeni kent sakınlerini sorunlaryu- mağıyla baş başa bırakmıştır Dev- tetin sosyai polıtıkalannın bu so- Çifte standart O layh F.Bahçe - G.Saray derbisi son- rası Emniyet Genel Müdürlüğü, holiganlar ıçin önlem paketi hazu-ladı. Bu paketteki kurallar gereğı, statcivanndaki büfe ve mar- ketlerde içki satış ve tüke- timini yasak. Aynca olay- lara kanşanlann ömür bo- yu statlara almması da söz konusu. Aynca iki cep te- lefonu olanlar stada gire- meyecek. Ne var ki yasak- lann büyük bölümü VTP tri- bünlen için geçerli değıl. Çünkü Şükrü Saracoğlu, BJK tnönü ve Ali Sami Yen Statlar'ında alkollü içki sa- tımı serbest. Üstelik "aile" ve "VÎP" tribünü denen bu bölüme gırenler doğru dürüst aranmıyor. runlan çozmede yetersiz kalma- sı "çarpık kentleşme" denilen ol- gunun ortaya çıkmasına neden olmuştur Kente yeni gelenler ba- rınma sorunlarını gecekondula- şarak, ış-aş sorunlarını informel sektörü yaratarak çözme yoluna gitmişlerdir. Varoslarda patlama Toplum bılımcılenn geleneksel- modern tartışmalan içınde yoğun- laştıkları nokta, bu ınsanların ye- ni kent yaşamlannda arada dere- de -ne köylü, ne kentli bir kimlik- le- kakdıklandır. Gerçekten de kerrt- te oturan ama kentın panltılı ya- şamından pay alamayan, kendı- ni yaşadığı kente aıt hissedeme- yen, özlemlerıTVekranlanndave gazete sayfalannda gösterilen düş ülkesinden uzakta olan yeni bir kenttoplumu oluşmaktadır. Büyük kentlerde oturan nüfusun yüzde yetmişınin varoş denilen gece- kondu bölgelerinde yaşadığı dü- şunuldüğünde, kentin bu yeni top- lumsal yuzü önem kazanıyor. özel yaşamlannda ve toplum ıçinde gereksınimlenni karşıta- makta zorlanan bu kenarda kal- mış ınsanlar için spor, daha dog- rusu futbol soluk alıcı bir nitelık ka- zanıyor. Bu çerçevede taktm ta- raftan olarak kentli kımliğini kazan- mak, kente ait olmak oldukça ko- laylaşıyor. Öte yandan stadyum- lann kalabalıkları ıçinde kaybola- rak her türlü bireysel ve toplum- sal tepkı gösterme kolaylığı futbo- lu çekıci kılıyor. Sokakta gosterı- lecek birtepki polisın serttigiyie kar- şılaşırken orneğın YÖK'ü protes- to eden bir öğrencinin derdest edilerek dövülmesi, stadyumda- ki şiddet hareketlen masum taraf- tar tepkilen olarak değerlendirilir. Futbol alanlarındaki şiddet or- taya çıktıktan sonra yapılan tar- tışrnalargenellıkle polisıye önlem- lere ağırlık venlmesı yönünde yo- ğunlaşıyor. Oysa bu olaylann top- lumsal sorunlanmız çerçevesinde düşunülmesi, kalıcı çözumlerüre- tilmesine olanak sağlayabilir. Şid- det sorununu salt tribün terorü olarak değerlendirmek gerçekçi bir yaklaşım değıl gıbi... Şiddet ol- gusunun siyasetten kulture, spor- dan ekonomiye dek tüm yaşamı- mızda yer aldığı düşünüldüğün- de, çözümün uzun soluklu polıtı- kalaria olanaklı olduğu ileri sürü- lebilir. AYSERl'DEN BRÜKSEL'EK Stat anarşisi sınır tanıınıyor T ürkıye'de yaşanan ölüm- lüftitbolkavgasının oda- ğı Kayseri olarak bilıni- yor. 17 Eylül 1967'de Kayserispor ile Sivasspor arasın- da yapılan maç 40 kişinin ölümü \e 300 seyircinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Sıvassporlulann Kay- srisporlulan taşlaması. ardından da Kayserisporlulann Sıvas rribü- nünün üzerine yüriimesiyle alev- lenen olaylar iki kent arasında sa- \aş başlattı. Kayseri'de oturan Sı- \aslilarla. Sıvas'ta oturan Kayse- nlilerin evleri kundaklandı. Ra- hp kentin plakasını taşıyan araç- iar yakıldı. 2 şehır arası ulaşıma tzinverilmedi. Yine o yıllarda Kınkkale'de oy- nanan Kınkkalespor - Tarsus id.Yurdu 3. lig maçında büyük o.aylar çıktı, halk ve polis arasın- da çıkan silahh çatışmada 4 kişi 5!dü, çoğu ağır olmak üzere 16 sı polis 100 kişi yaralandı. Heisel'den Taksim' Brüksel'deki Heısel Stadvıımu, *j Mayıs 1985 yılında Liverpo- ol - Juventus arasında oynanan Avrupa Kupası fınali için kapıla- nnı açtı. Ancak dünya, bu maçı iki bü>ük takımın karşılaşması olarak değil 39 taraftarın ölümü ve yüzlercesinin de yaralanma- sıyla hatırlıyor. Aşın derecede al- kol alıp polis kordonunu geçen Ingiliz taraftarlar, Juventuslulann bulunduğu tribünün duvarının çökmesine neden oldu. Yaşananlar sonucunda seyirci- ler panik halinde kaçarken 38'i Italyan. 1 'i Belçikah olmak üze- re 39 kişinin ölümü ve sayısız ta- raftann yaralanmasıyla sona er- di. Bu facia sonrasında Ingiliz ta- kımlan 5, Liverpool ise 7 yıl Av- rupa Kupalan'ndan men edildi. Avrupa Kupası maçlannda ya- şanan ölümlü futbol kavgalann- dan birine de lstanbul ev sahipli- ği yaptı. Galatasaray ile Leeds United arasında 5 Nisan 2000 ta- rihinde oynanan UEFA Kupası yan final maçı öncesi Taksim'de yaşanan olaylar ve 2 Ingiliz fut- bolseverin yaşamını yitirmesi de Türk futbolunun uluslararası arenadaki imajını gölgeleyen önemli bir tarihtir. U T B O Tribün teröründe; 1 - Kişisel özellikler, kimlik arayışı içinde olmak, başarı gereksinimlerini futbol üzerinden açıklamak, engellenmişliklerıni bu yolla aşmak, yoksunluklannı gidermek.. gibi durumlara dayalıdır. 2- Ortam; bu olaylara açık olmak, ortamda yapılanlar yoluyla sosyai kabule ulaşmak, yapılanlann meşru sayılmasına açık olmak. 3- Grup etkileşimi ile kişilerin birbirlerini desteklemesi, kulüp yönetimlerinin gizli- açık desteği olaylann arkasındaki destektir. Bu durumda olaylann sürmesi beklen- melidir. Ancak, yapılanlann sosyai kabul görmemesi, gizli-açık desteklerin çekilmesi ve kararlı bir karşı çıkış etkili olacaktır. ERDAL ATABEK î Ş T E H O L I G A N I N T A N I M I Belki ben de holiganım~oligan kelimesinin uzun yıllar önce Londra 'nın arka sokakiarında yol kesip adam öldüren bir grubun liderinin adından akılda kaldığı söyleniyor. Bilinen karşdığı futbol teröristidir. Taraftarlık boyutunu abartmış; tutkuyu, zarar vermek, şiddet uygulamak, acı çektirmek, perişan etmek gibi kurallara taşımış genellikle ırkçı kişiler. Daha çok İngilizler için kullandan holigan terimi Türkiye'de de sıkça anûmaya başladu ı\e var ki îngiltere'de holigan tanımı son 5 yılda biraz boyut değiştiriyor. Ingiliz İçişleri Bakanlığı 'nın tanımına göre modern holigamn tanımı şöyle: Orta ve yüksek geliri olan, 35-40 yaşlarında, şık giyimli, legal bir iş sahibi. Evli ve çocuk babasu Saha içinde veya tribünde faaliyet göstermiyor. Maçtan önceya da sonra saha dışında olay çıkartıyor. Tüm girişimleri önceden planlu Güney Amerika'daki holigan tanımı ise biraz farklı: Arjantin 'deki holiganlann yerel adı 'Barras Bravas' ve futbol maçlan sırasında ve saha dışındaki 29 kişinin ölümünden sorumlu. Arjantin hükümeti, iki kanunla bunu önlemeye çahşmış. BB diye anılan bir holigan grubu saha içi ve dışında kavga çıkarmakla kalmayıp, futbolcu ve yöneticilerden para sızdırmak için zor kuUanıyor. (Taraftarın Senle adlı kitaptan alınmıştır.) gırmesi "skandaT olarak değerlendiriliyor. Amigo- yönetici ilişkisinin en acısı noktası ise, 'amigo' ola- rak bilinen ve tesislerde futbolcu döven kişilerin 'si- gortah' olarak kulüplerde çalıştınlması ve bu kişi- lere ödenen paranın 'legal' gösterilmesi. Yöneticinin çığlığına kulak verin... Futbol terörü ile yöneticilik yaptığı yıllarda ak- tif biçımde mücadele eden ve bu yolda "tehdıt" bi- le edilen eski Galatasaray Genel Sekreteri Ateş Ünal Erzen. fanatizmin önüne geçılemeyeceğini savunan- lardan. Söze. "Hiç kimse inkâar etmesin. Bundan 3^ VTI önce taraftariara her maç binlerce karşdık- sız bflet veriHnJL" diye başlayan Erzen, holiganiz- mi yenmek için sadece birkaç grubun değil. tüm çevrelerin el ele vermesi ge- rektiği görüşünde Polisiye önlemin bu olaylan bir yere kadar frenleyebileceği- ne dikkat çeken Erzen şunlan söylüyor: "Şimdi dognıyu sö\ leyeBm, birimiz eti- rnizde kocamanbıçakla sokakta doiaşır- sak hemen gözattma alınıp mahkemeye çıkanlır vehapseaohnz. Ama amigolar, holiganlar ellerinde bıçak, zincir >t taş- larla yakalanryorlar. Karakola götflrül- dükten sonra da serbest kah>oriar, kimi zaman >önetici, kimi zaman falanca ku- lübün başkanı. kimizaman bir miDetve- kili araya giriwr. Orneğin Galatasaray son birkaçvTİdırtaraftarma bilet vermi- yor. Ve taknn h'derken (2 \ıl önce) bir ts- tanbulspor maçı öncesi tribünler o dö- nemin başkanını istifa\a çağırdı. Niçin? Çünkü bilet alamamışlardL Bu işin önü- ne geçmek için insanlann bilinçlenmesi gerek. Cezayi verecekseniz de arkasın- da duracaksınız. Ben yülarca fanatiz- min önüne geçmek için savaştım. Ama bir yere kadar geliyor, oradan öteye ge- çemiyorsunuz. Bir amigo tanryorum, işi yok gücü >ok altmda BMW'si v^r. Ge- çenJerde voleybol takımmuz bir A\Tupa kupası maçı oynayacaktL taraftarlara çağn yapddı. Ama kar yağınca Galata- sara\ lılar Kadıköy'egeçemedi>e Fener- bahçeli taraftarlar gelip Galatasaray 'ı destekledi Çûnkü bu işi yapanlar ashn- da arkadaş. arkadaş demesek de a\ nı iş- ten para ka/anan kişiler. Siz bakmaym derbi maçlar öncesi birbirlerine girdik- lerine. Ashnda onlar kavga da etmez, gruplan kavga ettirir." Sadece Erzen değil, Fenerbahçe'nin Asbaşkanı Emekli Koramiral AtiDa Kı- yat da tribün eşkıyalanndan şikâyetçi. Ama onun çabası bazı koltuklan aşamı- yor. Tribündeki öfkenin farkına vanp Üni\ersiteli Fenerbahçeliler'i tribüne çekmek isteyen Atilla Kıyat'ın bu ça- balan ne yazık ki tırpanlandı. Çünkü tribünlerdeki çıkar gruplan biliyordu ki, üniversiteli, eğitimli seyirci geldi- ğinde onlann hegemonyası bitecek. tş- te sırf bu nedenle tribüne giren genç ta- raftarlar dövüldü. yöneticilere hakaret dolumesajlargönderildi. Oysa Kıyat'ın hiç kimseyi tribünden kovmak gibi bir niyeti yoktu. O. "Temiz bir tribün isti- yoruz. Aileler, genç kızlar, teyzeler de maça gelsin dedik. Böyle olursa olaylar da azalacaktL.'" demekle yetiniyor. Taraftar ayn, holigan ayn... Olayh derbi sonrası başkanlan ve üye- lerı gözaltına alınan Galatasaray sempatizanı bir taraftar derneğinin üyesi ise en çok taraftarla holiganın birbirine kanştınlmasından şikâyetçi. Fanatik la- fının da farklı algılandığını sa\Tinan bu grup." Aramızdaki bazı arkadaşlar fa- natik derecesinde bu işe kendisini kap- ünyor. Ama fanatikBk kötü bir şey de- ğü. Hohganizm ise ayn. Holigan, şiddet, kavga" diyor. 'Suç unsurian' dışanda Galatasaray Lisesi'nden yetişip tri- bünlerden 2. başkanlığa kadar çıkan Fa- tih Atayb da holiganla taraftarın kanştı- nlmasına kızıyor. Altayh'ya göre, her kesimden insan tuttuğu kulübün tarafta- ndır ve tribüne gider, takımıru sonuna ka- dar destekler: "Işteenbasitörneksongö- zalülardayaşandL Tribündeotay çıkaran- lar eDerini koUannı sallaya saDaya dota- şn-ken, iş güç sahibi, isim sahibi, ticaret- le uğraşıp kulübün çeşhh' kademelerin- de bulunan ınsanlar gözalbna ahndı_" Genç F.Bahçeliler ne diyor? 20"yi aşkın taraftan gözlem altına alı- nan Genç Fenerbahçeliler üyeleri de Is- tanbul'daki tutuklamalann fiyaskoyla sonuçlandığı görüşünde birleşiyorlar. Adını açıklamak istemeyen bir dernek yetkilisi şunlan söylüyor: "Yapüansuç- lamalar yetersiz kakn. Son maçta gerek stat içindeki kameralannda gerekse dı- şandaki olaylarda hıtuklanan hicbirûye- mizin görüntüsüne rastlanmamıştır. Bi- zi çetecüikle suçiadılar, ertesi gün ser- best bırakülar. Bu da suçsuz olduğumu- zu gösteriyor. Gözaltındayken, Orte- ga'nın yalnız sizin derneğe zryarete gel- diğiöğrenildi dediler. Birfutbolcu taraf- tarla buluşamaz mı? Üstelik Arjantinli yıldızm Genç Fenerbahçeliler Derne- ği'ne gebnesini biz değil menajer Kemal Dinçer istedL Ama orada fotoğrannuz çıktı diye holigan okhık."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog