Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

LAYFA CUMHURİYET 13 KASIM 2002 ÇARŞAMBA HABERLER AKP'yi iktidara getiren adımlan atan siyasi aktörler için, şimdi iç hesaplaşma zamanı Biz neredeyanlış yapük?BUGÜNE NASIL GELlNDl 4 Mayıs-Ecevit bağırsak iltihaplan- ması teşhisiyle Başkent Hastanesi'ne kaldınldı 5Mayıs-Başbakan taburcu edildi an- cak Ecevit ve MHP'siz hükümet se- naryolan konuşulmaya başlandı. 10 Mayıs-Derviş, erken seçim tari- hinin belirlenmesini istedi. 15 Mayıs-îsmail Cem akşam yeme- ğinde Derviş'le buluştu. 16 Mayıs-Özkan'la görüşen ABD Büyükelçisi Pearson'un "Ecevit'üıçe- köeceği yolunda duyumlar aldık" de- diğı basına sızdı. 17 Mayıs-Ecevit ikinci kez hastane- de. TÜSlAD yazılı açıklama yap- n: "Başbakanhğa vekalet mekanizma- s bir an önce iştetflsm" 24Mayıs-Bahçelı, Derviş 'e sert çık- 0: "Krizin bu aşamasmda seçim iste- mek hangi akla hizmettir" 27Mayıs-Ecevit taburcu edildi. Or- takJann AB tartışması alevlendi. 28 Mayıs- Pearson, Ydmaz ve Der- viş'le görüştü ve ABD'nin erken seçi- me soğuk bakmadığını açıkladı. 30Mayıs-MGK Ecevit'siz toplandı. 2 Haziran-Bahçeh erken seçim sin- yali verdi. 6 Haziran-Ecevit'in sağlık raporla- n basına sızdınldı. 7 Hazimn-Ecevit'siz AB zirvesinde kriz çıktı. ANAP'taÖzkan başkanh- ğmda DSP ve ANAP * ın içinde yer ala- cağı bir formül tartışmaya açıldı. 8 Haziran-TÜSİAD Başkanı Özilhan: "Başbakanın sağhk konusu ülke soru- nu haline gehniştir. Onlem alınsuı"de- di. 12 Haziran-Derviş: "Befirsizfikpiya- salan olumsuz erkiliyor" dedı. 27Haziran-Ecevit önce "Seçinıufiık- ta göründü" dedi. Piyasalar karşısın- da geri adım atb. O gece Ferit Şahen'in evinde toplanan patronlar "Ece- vit'e'çekü'diye- Km" karan aldı. 2 Temmuz- TOBB'den Ece- vit'e dolayhçe- kil baskısı 3 Temmuz- The Tımes: "Ecevit arükçe- IdlsJn" 4 Temmuz- Deniş zirvede Ece\it'e çekilmesi ima- sında bulundu. 5 Temmuz- ATO Ecevit'e vesayet davası açtı. DSP yönetimi sessiz ka- lan Özkan'ı suçladı. 6Tenunuz-Derviş'in "Aktif siyaseti de^ertendiriyonınr sözlerine TOBB 'den destek. Yılmaz sağlık heyetinin açıklama yapmasını istedi. 7Temmuz-Bahçeli 3 Kasım'da seçim istedi. Özkan hem görevinden hem de partiden istifa etti. Onu yakın arkadaş- lan izledi. Yılmaz, seçim istedi. 8 Temmuz- Bahçeli, "MHP'siz ve Ecevit'siz koalisyon oyununu bozduk" açıklamasını yaptı. 9Temmuz-DSP'den istifa edenlerin sayısı33'eçıkü. lOTenunuz-Yılmaz "Koatisyonun devamı zor" derken, Ecevit de "Se- çimden vazgeçin" çağnsında bulun- du. 11 Temmuz-Derviş, Bakanlar Ku- rulu'nda "yeni bir siyasi senaryo' is- tedi. Cem partiden aynldı. Eterviş'in istifası ise Sezer'den döndü. 12 Temmuz-Cem: "Derviş ve Öz- kan'la birlikte%iz. Yeni bir sosyal de- mokrat parti kurulacak"dedi. 16Temmuz-Liderlerzirvesinden er- ken seçim karan çıkü. 19 Temmuz-Ecevit: "Seçiıni içime snKÜremiyonım.'' 20Temmuz-Yı]mazçarketti: "Önce AB yasalan sonra seçün." 2İ Temmuz-Cem: "Seçime hazmz.", Çiller: "Baraj indirflmemelL'' 29Temmuz-TBMM erken seçim sü- recini başlattı. 23 Ağustos-Derviş CHP'ye girdi. Devlet Bahçeli. ürkiye 'yi beklenmedik bir anda erken seçime sürükleyen adımlar içeriden ve dışarıdan eşzamanlı olarak atıldı. Irak operasyonu ve AB yasalarının gündeme geldiği bir dönemde Başbakan Ecevit 'in rahatsızlanması, geri dönüşün olmadığı bir yola girilmesini hızlandırdı. Yeni hükümet senaryolarımn her kesimde konuşulduğıı dönemde komplo teorileri havada uçuştu. MÎYASEİLKNUR Her şey Bülent Ecevit'in Ma- denciler Derneği Yönetim Ku- rulu Başkanı tsmet Kasapoğlu ile görüşürken aniden rahatsızlanıp Başkent Hastanesi'ne kaldınl- masıyla başladı. Başbakan bir gün sonra taburcu edilmesine kar- şın, Ecevit'in arhk hükümete baş- kanlık edemeyeceği tartışmalan alev lendi. Ecevit'in birsüreden be- ri dil sürçmeleri artmış, yürüme- si ve konuşması zorlaşmıştı ger- çi ama yine de kimse çekilmesi ya da erken seçime gidilmesini tarnşma konusu yapmamıştı. Ece- vit'in sağlığı alarm verince önce ekonomıden sorumlu Derviş er- ken seçim tarihinin belirlenmesi- ni istedi. Ardından da yeni hükü- met senaryolan açıkça tartışıl- maya başlandı. Bu tartışmalar içerideki ve dı- şandan hemen destek buldu. içe- riden medya-siyaset- işdünyası desteğine. dışandan uluslararası kuruluşlann ve ABD'nin deste- ği eklendi. Ecevit'in hastanede kontrollerine gitmemesi üzerine doktorlann evini basıp zorla Baş- bakan'ı hastaneye yatırmasından sonra komplo teorileri havada uçuşmaya başladı. Bu arada içe- riden ve dışandan Başbakan'a "çekfl" baskılan artarak sürdü. Bu baskılann olası bir Irak ope- rasyonu ile birlikte AB uyum ya- salannın çıkanlmasının arifesi- ne rastlaması komplo iddalannı güçlendirdi. Artık "Ecevit'sizve MHP'siz hükümet" senaryolan alenen konuşulmaya başlamıştı. Üginç olan bu senaryolann ANAP odaklı olmasıydı. Mesut Yılmaz yalanlasa da ANAP kurmaylan Ecevit'in yekaleti yardımcısı Hü- samettin Ozkan'a devTetmesi ge- rektiğini basına ilan ediyordu. Yılmaz, Ecevit'ten sağlık ra- poru istiyor. Istanbul'da toplanan patronlar "Ecevit'e gidip çekil- mesini isteyeUm" karan alıyor. ABD Büyükelçisi Pearson ,Yıl- maz, Özkan ve Derviş'le bir ara- ya gelerek konuşmalar yapıyor- du. Başbakan "ın sağlık raporlan basına sızdınlıyor, ATO Başka- nı, Başbakan hakkındavesayet da- vası açacak kadar ileri gidiyordu. Bir başka ilginçlik de Başba- kan'a yönelik en ufak eleştiriye tahammülü olmayan ve bu ne- denle Cumhurbaşkanı ile bile kav- gayı göze alan Ozkan'ın bütün bu olup biteni sessizce izlemesiydi. Sonunda olan oldu ve Köşk'teki AB zirvesinden çıkan krizin ar- dından MHP Genel Başkanı Dev- let Bahçeli hem erken seçim is- teyen Dervış'e hem de AB konu- sunda anlaşmazhğa düştüğü Yü- maz'a resfi çekerek 3 Kasım'da seçim istedi. Bahçeli, MHP ve Ecevit'i dışanda bırakacak hü- kümet senaryosunun aksi halde bir hafta sonra yaşama geçirile- ceğini açıkladı. Resti Yılmaz ilk etapta gördü. lyi pokerci olduğu söylenen Yıl- maz bu kez yanlış hamle yapmış- h. Sonradan geri adım atmaya kalkışuysa da zirveden "erken seçim karan'' çıktı. Erken seçimi istemeyen tek lider Ecevit'ti an- cak ortaklanna direnmedi. Ecevit neyln engell? Süreçle ilgili komplo iddialan özellikle MHP ve DSP kanadın- da açıkça dile getiriliyor ve Yıl- maz- Özkan-Derviş-Cem ve dış odaklar suçlanıyordu. Komplo iddialannın ilki; Ecevit'e Ozkan'a yakınlığıyla bilinen Başkent Has- tanesı tarafindan ış göremez ra- poru verileceği, yerine de veka- leten Özkan'ın getirileceği, bunu kabul etmeyen MHP'nin ise ay- nlması halinde hükümete dışan- dan AKP ve SP desteğiyle sürdü- leceği yolundaydı. Yine bu iddia sahiplerine göre Ecevit bir şeyle- rin özellikle de Irak operasyonu- nun engeli olarak görülmüştü. MHP ise AB'nin istediği yasala- nn önünü tıkıyordu. Bir başka iddia ise; 1 Haziran tarihli Islami bir gazetede yer al- dı. Habere göre, Derviş' in de ka- tıldığı Biderberg örgütünün Was- hington'daki toplantısında Ece- vit'in ipi çekilnîiştı. Son iddia ise AKP lideri Tay- \ip Erdoğan'ın ABD'nin deste- ğinı aldığı ve AKP'nin iktidara gelmesi ıçin hükümetin bozulma- sı planlanmıştı ve bu plan aşama aşama uygulandı. Işte AKP iktidannı hazırlayanlar: Derviş: Hükümetin 4. ortağı Türkiye'ye geldiği günden be- ri hükümetin dördüncü ortağı gi- bi davrandı. En ufak anlaşmazlık- larda IMF şantajını kullandı. Du- rup dururken erken seçimi gün- deme getirmesiyle fıtili ateşledi. Ecevit'in ilk hastaneye yatışın- dan sonra toplanan hükümet zir- vesinde Ecevit'e "çekfl" imasın- da bulundu. Katıldığı her toplan- tıda siyasi belirsizliğin ekonomi- yi olumsuz etkilediği savını işle- di. Bursa'daki bir toplantıda ise "önümüzdekigünlerde kendtanin de içinde yer alacağı aktif bir çö- zümden" söz ederek yeni siyasi senaryolann gündeme gelmesine zemin hazırladı. Yılmaz, Özkan, Cem ve patronlarla birlikte "MHP'siz veEcevit'sizhükûmet'' formüllerinin dillendirilnıesini körükledi. Derviş'in bu tavnnın uluslararası ekonomi kuruluşla- n, dış basın ve Türkiye'deki işve- ren kesiminden gelen tepkilerle eşzamanlı olması manidar karşı- landı. Önce Özkan ve Cem'le si- yaset yapacağını açıklayarak DSP'den kopmalan hızlandırdı. Sonra CHP'ye katıldı. Hem DSP' nin parçalanmasına neden oldu hem de YTP'yi ortada bıraktı. Özkan: Kuşkuları üzerlnde topladı Ecevit'in sağ kolu olarak ver- diği imajla hem parti içinde hem de hükümette örgütlendi. Hükü- metin ANAP kanadına partisin- den daha yakın oldu. MGK top- lantısında Ecevit'i koruma adına Cumhurbaşkanı ile sert bir tartış- maya girerek krizi tetikledi. Öz- kan'm Başbakan'ın hastahğı sı- rasında başlatılan "çekfl" kam- panyasına. vekaletin kendisine verilmesi yönündeki baskılara karşı sessiz kalması gözden kaç- madı. Yılmaz'la gerek yurtdışın- da gerekse Beykoz konaklannda yaptığı görüşmeden sonra "Ece- vit'sizveMHP'sizhükümet" for- müllerinin tartışmaya açılması dıkkat çekiciydi Başbakan'ın sağhği üe ilgili raporlann Başkent Hastanesı tarafından kendisine gönderilmesi v e bir süre sonra bunun basının manşetlerine çık- ması nedeniyle kuşkulan üzerin- de topladı. DSP'den istifa ettik- ten sonra Cem ve Deniş'in de ay- nlarak yeni bir parti kurulacağı imajını vererek arkadaşlannın da aynlmasuıı teşvik etti. Cem: Medyanın desteği yetmedi SHP'de polırikaya atıldığı gün- den beri "genel başkan"lık düşü gören Cem, SHP ve CHP'de bu- nu gerçekleştiremeyeceğini an- layınca DSP'ye girdi. Başbaka- nın hastalanmasından sonra Öz- kan ve Derviş'le birlikte parti içinde lider kadrosu olarak adı- nın dolaştınlmasına sessiz kaldı. TOBB'ye gidip ekonomik konu- larda konuşma yapması ve ardın- dan da Gaziantep'e bir gezi ya- pacağım açıklaması genel baş- kanlık adaylığının ilanı olarak yorumlandı. Ecevit'siz hükümet senaryolann konuşulduğu gün- lerde Göcek'te bir yatta Özkan'la buluştu. Özkan'ın partiden aynl- masından sonra Ecevit'ten "gend başkanlık" ya da "başbakan var- dımcüığı*' görevi bekledi. Baş- bakan Yardımcılığına Gürelata- nınca partiden istifa ederek YTP'yi kurdu. Medyanın deste- ği ve Derviş'in sözüne güvene- rek iktidara geleceğine inandı ve erken seçime destek verdi. Başhşbakan Ecevit'in rahatsızfağından sonra or- tava atılan hükümet senanolannuı en önemli aktörierinden, şimdi sadece Kemal Deniş Mec- lis'te. Bunu da birlikte hareket ettiği Cem ve Özkan'dan avnlıp CHP'ye geçerek sağladL PATRONLAR KULÜBÜ DE KARARINI VERDİ: Ecevit'e 'çeldT diyelim Hastalığın ilk günlerinde TLTSLAD Başkanı Tuncay Özilhan "Başbakanm sağ- kk konusu arük ülke soru- IU haline gehniştir. Gere- tenönlemler ahnsm" açık- iamasmı yaptı. Basma, Ece- nt'in sağlık raporlannın azmasından ve evde iyi ba- alamadığı haberlerinin çık- masından bir gün sonra 27 Haziran'da FeritŞahenk'in ÎV sahipliğinde Garanti Bankası Ge- nel Müdürlüğü'de toplanan süper pat- Tuncav OzUhan. ronlann "Ecevit'e gidip çekilmesini söyleyelim" karan aldığı basmda yer aldı. Butoplantı iddiasın- dan bir gün sonra ise TÜ- SlAD Yüksek Istişare Ku- rulu Başkanı Rona Yır- cah'nm, "Bu hükümetye- niden ele ahnmah" çağn- smda bulunması basmda- ki haberleri doğrular ni- telikteydi. 5 Temmuz'da ise ATO Başkanı Sinan Aygün Ece- vit'e vesayet davası açtı. YILMAZ ERKEN SEÇÎM RESTİNÎ ÖNCE GÖRDÜ, SONRA ÇARK ETTÎ Ozkan^a vekalet senaryosu çöktii Hükümet içinde diğer ortak MHP ile ilk günden itaberen soğuk sava- şa girdi. Başbakan Ecevit'ten çok hü- kümet içinde Başbakan Yardımcı- sı Hüsamettin Özkan'ı muhatap ka- bul etti. Hükümet için Özkan ve Derviş'le ayn bir ittifak cephesi oluşturdu. Başbakan'm hastahğı sı- rasında "Ecevit'siz ve MHP'siz hü- kümet formülleri" nedense hep ANAP kaynaklı olarak basma sız- dı v e Yılmaz bu iddialara karşı sert bir tepki göstermekten kaçındı. Köşk'te AB konusunda yapılan zir- veden sonra MHP'yi ve Ecevit'i dı- şanda bırakan yeni senaryolar par- tisi içinde tartışmaya açıldı. Baş- bakanın ikinci kez hastaneye yatma- sı üzerine Ecevit'in sağlığı hakkın- da rapor istedi. Özkan"ın istifasm- dan sonra "Ozkan hükümetin tut- kalrv dı, o ohnasaydı hükümet uzun sürmezdi" diyerek Başbakanlık ve- kaletinin Ozkan'a verilmesini ön- gören senaryolan desteklediği or- taya çıktı. Liderler zirvesinde Bah- çeli'nin erken seçim restini önce görüp sonra çark etti. AVRUPA'DAN GURAY OZ Hikâyesi Soldurulmuş Tarih Bir hikâyenin içine girerken, bu hikâyede kimle- rin burban, kimlerin "kahraman" olacağının daha baştan belli olması ne kadar dehşet vericidir. Ço- cuklar, kadınlar, babalar ve kardeşler olur daha zamanı gelmeden ölenler, sakat kalanlar. Unifor- malı ya da üniformasız. Hep öyle oldu. Ama biz onlan hızla unutacağız ve tarih kitabının kupkuru sayfalannın içine yerleş- tireceğiz. Geriye dönüp bakın, Körfez Savaşı'nda olup bitenleri hangi sayfaya yazdığımıza. Yüzler- ce yurttaşımızın öldüğü Kore Savaşı artık hikâye olmaktan çıkmadı mı? Çıktı, kurudu. Vietnam Sa- vaşı dayine o sayfalardaki pek eski, pek uzak, ku- rumuş, kurutulmuş bir hikâyedir. Çok uzaklardaki ABD'nin, sınır komşumuz Irak'a saldırı hazırlıkla- nnı hızlandırdığını anlatan spikerler, haberleri, ar- tık kanıksadıklan bir haberi vermenın sıkıntısıyla iş- te o bilinen sayfadan okuyorlar. Filistın'de ölen Is- rail ya da Filistinli kurbanların haberierıni okuduk- lan gibı yani. Yann savaş ve ölüm haberlerini de öyle verecek- ler. • • • Son büyük depremi yaşamadım. Yalnızca Iz- mit'tekı son artçı depremin paniğini gördüm. Ge- diz depremini ise şöyle böyle hatırlıyorum. Yıkın- ttlann arasında kalanlarla ilgili sonradan da hiçbir şey bulamadım. O yıllarda Uşak'ta oturuyorduk. Depremi biz de hissetmiştik, ama evimizin duvar- lannda zararsız bir ikı çatlaktan başka bir şey yok- tu. Sonra annemin tanıdıklanndan birisinin deprem- de çocuklanyla birlikte yıkıntı arasında kaldığını, ge- ride kalan babanın ise bir meczup gibi ortalıklar- da dolandığını duymuştum. Bana pek dokunan bu hikâyenin kitaplardayeraldığını sanmıyorum. Bel- ki gazete arşivlerinde Gediz depremi ile ilgili hıkâ- yeler vardır. Ansiklopedilerde ise rakamlardan baş- ka bir şey yoktu. Son depremle ilgili yaşananlann hızla ama hızla eskiyip kuruduğunu ise herkes bi- liyor. Askeri darbe hikâyeleri herzaman ilgimi çekmiş- tir. Bu türden darbelere karışanların yazdıkları anı- lan, çoğunlukla pek ilkel olmalanna karşın, roman- lara tercih ederim. Satır aralanna sızmış pek çok ve pek karışık hikâyenin, daha sonra resmi tarih- lerden silinip çıkartıldığını ve böylece olup bitenin yoksul bir özetinden başka hıçbır şeyin elimızde kalmadığını da iyi bilıyorum. Her saat umutla umut- suzluk arasında gidip gelen duygularla izlediğimiz Şilı'deki zalim Pinochet darbesinden de geriye bir şey kalmadı. Şilililer bile yeni bir hayata alıştılar ve Satvador Allende yi unuttular. Oysa benim kulak- lanmdaAllende'nin tarih kitaplannda yer almayan son çağrısı, son çığlığı hâlâ duruyor. • • • Şimdi ise zaman artık daha başka türlü ilerliyor. Şimdi insanla, olup biten arasındaki ilişki, insanın ve insan bilincinin neredeyse dışına çıWı. Nereden geldiğini bilmedigimiz bir elektrik dalgasının vur- gununu yemiş gibi dolanıyoruz ortalıkta. Her gün ve isteğe göre yeniden yazılan tarih kitaplarından sorumlu tuttuğumuz genç insanlara, nasıl olup da bunca yalanı söyleyebildiğimizi aklım hiç almaz- dı; şimdi ise artık yalan söylemeye bile gerek du- yulmadığını, zaten tarihin duygusuzca geliştiğıni söy- lüyorlar. Yalnız Türkiye'de değil, Avrupa'da da, fel- sefeyi ve filozoflan insan bilincinden sürüp çıkart- mayı amaçlayan ve teknolojınin gelışiminden bü- yük güç alan, Amerikan kaynaklı yeni akımlarla daha da yoksullaşacağımızı, yalnızca işaretlerin diliyle konuşan elitin dışında kalan milyonlarca in- sanın kuru ekmek peşınde sürüler haline getirilmek istendiğini söylediğim zaman, bana, dehşet dolu bir bilim kurgu romanı anlatıyormuşum gibi bakı- yor kimi arkadaşlanm. Gittikçe ruhsuzlaşan hikâyelerimizle, zaten hikâ- yeye dönüp bakmayan tarihimizle, betonarme "güzelliklerin " peşine düşmüş, ahşabı ve taşı terk etmiş yapılarımızla felsefeye gülüp geçen, sosyo- lojiyi insanı gütme sanatı olarak tarif eden ve öy- le de kullanan akıl hocalanmızla nereye gıdiyoruz peki biz? Birbirine küfreden, birbirine dokunan, birbirinı se- ven ve nefretlerin derın kuyulannda sevgıler birık- tiren o güzel insanlar, herhaldetıpkı Yaşar Kemal'in güzel kahramanlan gibı "o güzel atlara binip git- tiler". Gitmişlerdir. Belki de gitmemişlerdir. Belki bir yerlerde fırtı- nanın dinmesini bekliyortardır. Belki de ruhlannı yoksulluktan kurtarmak için derin ve sessiz bir çaba içindedirler. öyledir! Mutlaka öyledir! Uluslararası kuruluslar ve ABD: Erken seçim ekonomiyi etkilemez Derviş'in aniden "Er- kenseçjm tarihibeiuien- sm" açiklamasına ilk des- tek yurtdışından geldi. Önce IMF Koordinatö- rü Tom Davvson TÜSI- AD'la görüşmesinde "Seçim ekonomik prog- ramı etkilemez" açıkla- masını yaptı, ardından Standart and Poor's'un Türkiye anahsti Alaia El- Yusuferken seçimin Tür- kiye'nin kredi notunu etkilemeyeceğini söyle- di. Mayıs ortalannda bir anda Ecevit'in çekilme- si gerektiğini belirten ha- ber ve yorumlar yer al- maya başladı. ABD Dı- şişleri Bakanı Powell, Cem'i arayarak Ecevit'in sağlık durumu hakkın- da bilgi alırken Ankara Büyükelçisi Pearson da Özkan, Yılmaz ve Der- viş'le görüşmelerini sür- dürdü. Bu görüşmeler- den sonra Pearson un "Ecevit'in çeküeceği yo- lunda duyumlar aldım" dediği basında yer aldı. Pearson'un bu görüş- meden sonra yapüğı "Er- ken seçim Türkiye eko- nomisini etkilemez. Böi- genin istikrar ve refahı Irak'ta rejim değjşikBği olursa artacaktır" yö- nündeki açıklaması kay- da değerdi. Derviş'in Se- zer'den dönen istifasının ardından Times'de "Der- viş'in istifasuu ABD ön- ledj" başhğıyla çıkan ha- ber ve Şükrü Sina Gü- rel'in uluslararası komp- lo iddıasına ABD'nin alınganlık göstermesi de dikkat çekiciydi. Ece- vit'in gözden çıkanldığı savını güçlendirecek bir gelişme de ABD'nin Irak operasyonuna katılması halinde uğrayacağı za- rann tazmini için 28 mil- yar dolar verileceği müj- desinin verilmesiydi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog