Bugünden 1930'a 5,503,932 adet makale



Katalog


«
»

13 KASIM 2002 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 12 Kasım'ın yıldönümünde, yaşamını yitirenlerin anısma törenler düzenlendi, sergi ve afet standı açıldı Depremkurbanlan anıldı Depremdeyaşanunı yitirenler Anrtpark'ta saat 1838'de düzenlenen bir dakikahk say- gı dunışu ile anıldı. (Fotoğraf• AA) Yart Haberleri Servisi - Düzce'de 12 Kasım 1999da meydana gelen depremde yaşamını yitirenler dün gözy aşlanyla anıldı. Vali Cengiz Buhıt, Alay Komuta- nı Varol Kutlu *-e Belediye Başkan Yardımcısı HaydarKuşçu, Anıtpark Alanı'nda, depremde yaşamını yiti- renler anısına çelenk koydu. Törene katılanlar. 1 dakikalık saygı duru- şunda bulunduktan sonra îstiklal Marşı okudu. Tören sırasında Düzce Deprem- zedeler Derneği. katıhmcılann yaka- lanna kurdele taktı. Depremin mey- dana geldıği saat 18.45'tedernekta- rafindan Anıtpark'ta tören düzenlen- di, valılik de mevlit okuttu. Müftülük ve Milli Eğitim Müdür- lüğü depremde ölenlerin mezarlan ba- şında tören düzenledi. Mezarlığı zi- yaret eden öğrenciler ve yurttaşlar du- alar okuyarak, çevTe temizliği yap- tı. Bolu Anıtpark'ta da sabah Vali Mehmet An" Türfcer. Belediye Baş- kanı Vüksel Ceylan ve Garnizon Ko- mutanı Tuğgeneral Muzaffer Çar- pan, depremde yaşamını yitirenlerin anısına Atatürk Anıtı'na çelenk bı- raktılar. Daha sonra, "Basında 12 Kasım Depremi" konulu serginin açıhşını yapan Ceylan, "12 Kasrnı biz- ler için yeniden başlangıcın tarihi ol- du" dedi. Sergiyi gezen Vali Türker ise 12 Kasım'dan 18 gün önce kent- teki "Deprem" konulu konferansa katılan Prof. Dr. Aykut Barka'nın "Bohı'da yakında en az 6.5 şiddetin- de deprem olabilir" uyansının yer aldığı habere dikkat çekti. Türker, depremden sonra, yerel "Bota'nun Sesi" gazetesinde bölge milletvekillerini eleşriren "Aranıyor- lar" başlığını AKP'den seçilen Me- tin Yıhnaz'a göstererek "Sen yeni miDetvekifign, bu haberi iyi oku ve böy- le yapma" dedi. Yılmaz ıse u Ben depremi yaşadım Sayın VaBm. Dep- remzede olarak ben de onlann yok- luğunu hissettiğim için öyle yapmanr yanıtını verdi. Bolu Beledıyesı'nin "AfetStann" da açıldı. Stantta itfaiye, sivil savun- ma, 112 Acil Yardım ekipleri ile ama- tör telsizcilerin olası bir afette kul- lanacaklan araç ve gereçler sergile- niyor. Stantta en çok ilgiyi "deprem çantası" görüyor. Sezer ve Izgi'den yıldönümü mesajı ** Sorunlar eğitimle aşılır ANKARA (ANKA) - Cumhurbaş- kanı Ahmet Necdet Sezer ile TBMM Başkaru Ömer Izgi, Marmara depre- minin ardından meydana gelen Düz- ce depreminin Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu gözler önüne serdi- ğinı kaydetti. Depremin ardından devletin ve ulu- sun el ele vererek yaralann sanlması için takdirle karşılanan bir işbirliği ve dayanışma örneği gösterdiğini belir- ten Sezer, mesajında uyanlarda da bu- lundu. Sezer, depremlerin önceden bilinemediğini ve engellenemediğini kaydederek şunlan söyledi: "Ancak birey. tophım ve deviet ola- rak deprem konusuna duyarh yakla- şılması y anında gerekli önlemlerin za- manındaalınmasmın,depremlerin ya- kta somıçlannı en aza indireceği de unu- rulmamalıdır." Depreme karşı ahnacak en etkili önlemin yurttaşlann eğıhlmesi ve top- lumsal büincin arttınlması olduğunu ifade eden Sezer, şu görüşleri dile ge- tırdr. "Deprem sırasında ve sonrasm- da yaşamm sürdürülebümesi için dep- reme önceden hazırhku olunmasu ör- güdenme eksikliklerinin giderilmesi, yerleşim birimkrinin oluşturulmasın- da biKmseflik ve nesneüikilkekriningö- zetilmesi, yapı denetimlerinin artbrd- ması ve önlemler konusunda ügiti ku- rumlar taranndan yapılan uyardann dikkate aunması büyük önem taşa- maktadnf îzgi de yayımladığı mesajında dep- remin ardından toplumun her kesi- minden insanlann, zarar gören vatan- daşlara yardım edebümek için ellerin- den gelen çabayı gösterdiğini ifade etti. Yaralann kısa bir sürede sanldı- ğını belirten tzgi. deprem felaketlerin- den ders çıkanlarak geleceğe umutla bakmak için önlemlerin önceden alın- ması gerektiğirü vurguladı. IçiştePi inceleme başlattı • ANKARA/ESKİŞEHİR (Cumhuriyet)-İçişleri Bakanı Muzaffer Ecemiş, Eskdşehirspor Taraftar Derneği Başkanı Deniz Yılmaz'ın karakolda kötü muameleye uğradığına üişkin iddıalann incelenmesi için bir mülkiye, bir de polis müfettişi görevlendirdi. Yılmaz'ın eşi Yıldız Yılmaz da dün cumhuriyet savcıhğına başvuraıak, olay günü karakolda görevli polisler aleyhinde suç duyurusunda bulundu. Öğrenciler traflk kurbanı KARABÜK (AA) - Karabük Yenice'deki trafik kazasında 4 öğrenci öldü, 23'ü de yaralandı. Mehmet Alagöz yönetimindeki 78 YA 597 plakah minibüs, Şirinköy Ilköğretim Okulu'na öğrenci servisi yaparken sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu Değirmenyanı köyünde uçuruma yuvarlandı. Kazada, Fatma Kaya, Zehra Kaya (12), Ismet Kaya (13) ve Emrah Bostancı (13) yaşammı yitirdi. Yetkililer, sürücünün ehliyetsiz olduğu ve tek gözünün görmediği yönündeki iddialann ıse araştınldığını belirtti. Gazeteciyi darp davası İstanbul Haber Ser\isi - Milliyet gazetesi muhabin Haluk Ziya Atalay ile servis şoförü Ilkay Söyleyici'yi krikoyla darp ettiği gerekçesiyle yargılanan Ahmet Oruç, 'kasten adam öldürmeye teşebbüs' suçundan 26 yıl 8 ay ağır hapis cezasına çarptınldı. istanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada mahkeme heyeti, sanığın Söyleyici ve Atalay'ı öldürmeye teşebbüs ettiğinin anlaşıldığım belirterek Ahmet Oruç'u ayn ayn 13 yıl 4'er ay ağır hapis cezasına çarptırdı. Dış yüzeyi içerîden en pencere _ İstanbul Haber Servisi - Winsa, PVC pencerede dış yüzeyi içeriden silinebilen pencere üretti. Pivot Pencere Sistemi olarak tanımlanan üretimin, kapalı, havalandırma ve cam temizleme olmak ilzere üç ana konumu bulunuyor. Havalandırma pozisyonunda yaklaşık olarak 15 derece açılarak sabitlenebilen pencere, temizleme pozisyonunda ise kanatın 180 derece dönebilmesi ile dış yüzeyin silinebileceği bir konum kazanıyor. Yurdatapan'a ödül • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Merkezi New York"ta bulunan Insan Haklan tzleme Komitesi bugün sanatçı Şanar Yurdatapan'a "insan haklan" ödülü verecek. Insan Haklan Izlerae Komitesi yöneticilerinden Kenneth Roth, Şanar Yurdatapan"ın insan haklanna saygının temelini oluşturan hoşgörü ve ifade özgürlüğu ilkelerini temsil ettiğinı belirterek "0nun vizyon, yarahcılık ve cesaretini hayranhkla izliyoruz ve bu önemli mücadelesini daha ileri noktalara taşımak için onunla beraber çalışma olanağı bulduğumuz için onur duyuyoruz'" dedi. A D A N A DEVLET TtYATROSU, TURHAN SELÇUK'UN ÜNLÜ KARAKTERİNİ SAHNEYE TAŞID1 Abdülcanbaz seyirciyle buluşuyor Adana Devlet Tiyatrosu (ADT), Turhan Seiçuk'un ünlii çizgi romanuıdan oyunlaştınlan % *Abdükanbaz"ı sahnelemeyi sürdürüyor. ADT Müdürü Mustafa Kurt bu sezonda da tiyatroseverlerin kendilerini yalnız bırakmadığını belirterek "Abdülcanbaz üçüncü haftasında yaklaşık 3 bin 500 kişiyle buluştu. Bu ilgi artarak devam ediyor. Tüm ekibünizle bize gösterilen ilgîyi boşa çıkamıamak için çalışıyoruz" dedi. Ünlü çizgj romanı sahnelemekten büyük mutluluk duy duklannı kay deden Kurt, "45 yüdır devam eden bu önemli eseri, yaraucısınui 60. sanat yıunda seyirciyle buluşturmanın ayncalığını yaşıyoruz" dedi. Kuvayi Milliyeci Abdülcanbaz ve arkadaşlannın. işgal güçlerinin destekçisi Gözlüklü Sami \e çe\Tesindekilere karşı verdiği mücadelenin işlendiği munu. İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Metin Belgin sahneye koydu. ADT'nin 15 Ekim'de prömiyerini yaptığı q\ıın, Hacı Ömer Sabancı Kiiltür Sitesi'nde sahneleniyor. (Fotoğraf: AA) Eski DYP milletvekili Tevfik Ertüzün'ün eşi hukuk mücadelesini sürdürüyor Ceyda Ertüzün ıııaflanıu geri istiyor İstanbul Haber Servisi - Geçirdiği kaza sonu- cu yaşamını yitiren eski DYP milletvekili Prof. Dr. Tevfik Ertüzün'ün, suçlanmadığı halde mal- lanna el konulan eşi Ceyda Ertüzün'ün verdi- ği hukuk mücadelesi sürüyor. Ceyda Ertüzün, mahkemenin kendisini ne müdahil olarak ka- bul ettiğini ne de gösterdiği tamklan dmledi- ğini belirterek "örgüt mah" olduğu ıddıasıyla el konulan ve devlete intikali istenen mallannı geri istiyor. Ertüzün'ün başından geçen olaym başlangı- cı, 12 Kasrm 1999 tarihinde Adnan Hocacılar olarak bilinen gruba karşı yürütülen operasyo- na dayamyor. Prof. Dr. Cevat Babuna'nın da kızı olan Ertüzün'ün evine, gece yansı saat 03.00'te gelen, sivil ekipler, kimlik ve arama iz- ni göstermeden, evi anyorlar, aıleye ait kasada- ki birikimlere ve ziynet eşyalanna, tutanak tut- madan el koyuyorlar. Evde herhangi bir suç un- suruna rastlanmıyor, fakat ev "örgütevi", eşya- lar da "örgüt mah" olarak niteleniyor. O gün- den bu yana DGM emanetinde tutulanlar ara- sında Tevfik Ertüzün'ün nama yazılı hisse se- netleri de bulunuyor. El konan para ve ziynet eş- yalannın toplam bedelinin 100 milyar lira do- layında olduğunu, o gece evinde olan konukla- nnın gözaltına alındığını belirten Ceyda Ertü- zün, savcının hiçbir hukuki delil öne süremedi- ğine dikkat çekiyor. Sükjınan Demirel'den Kök- sal Toptan'a, tsmet Sezgin'den Ekrem Ceyhun'a dek aralannda çok sayıda politikacı ve öğretim üyesinin de bulunduğu yüzlerce isimden, eşi ve ailesi hakkında yazılı görüş isteyerek bunlan mah- kemeye sunan Ertüzün hakkında, mahkemeye baskı yapmak iddiasıyla TCK'nin 232. madde- sinden soruşturma açılıyor. "Eğer e\im örgüt evi, eşyalanm da örgüt ma- h ise ben neden örgüt üyesi olmak veya yardım ve yatakhk suçundan yargüanmıyorum'' diye so- ran Ertüzün'ün, davaya bakan 1 No'lu DGM'ye yaptığı reddi hâkim talebi kabul ediliyor, mah- keme heyeti çekiliyor. K j M A L TÜRKLER'ÎN ÖLDÜRÜLMESİ DAVASl" Sanık olan bir kişinin tanıklığı geçersizdir İstanbul Haber Servi- si - Türkiye Devrimci Iş- çi Sendikalan Konfede- rasyonu'nun (DlSK) ku- ruculanndan ve eski ge- nel başkanı Kemal Türk- ler'in 1980 yılında kat- ledilmesiyle ilgili olarak yargılanan Ünal Osma- nağaoğlu'nun davasuıa devam edildi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkeme- si'ndeki dünkü duruşmaya Kartal Cezaevi'nde bulunan Osmanağaoğ- lu da katıldı. Sanık a\*ukah Fatih Uy^un da MHP ana davasıyla ilgili Ankara 5. Ağır Ce- za Mahkemesi 'nden getirilen 50 çu- val klasörün, bu davayla bir bağlan- tısının olmadığını söyledi. Celal Adan" ın tanık olarak dinlen- mesı taleplerini yinelediklerini ifa- de eden Uygun, "TürklerM öldür- meye azmettirmekten 1980-1984 yü- JV1 ahkeme heyeti Osmanağaoğlu'nun tutukluluk halinin devamına, Adan'ın tanık olarak dinlenip dinlenilmeyeceğıne gelecek duruşmada karar verileceğini belirtti. lan arasında cezaevinde yatan Celal Adan, daha sonra bu davadan bera- at etmiştir. 12 Eylul'ün en korkiınç dönemlerin- de işkence sırasında mü- vekküimin adını vermek zorunda bırakıldığı için Osmanağaoğlu şu an hu- zurunuzda bulunmakta- dır" dedi. Kemal Türkler'in aMikafı Rasinı Öz ıse Celal Adan'ın tanık olarak din- lenmesine gerek olmadığını belirte- rek "Bu davanın sanıklan arasında olan bir kişinin tanıklığı geçerii ola- maz"dedi. Mahkeme heyeti Osmanağaoğ- lu'nun tutukluluk halinin devamına, Ankara'dan gelen klasörlerin incelen- mesinin ardından, Adan'ın tanık ola- rak dinlenip dinlenilmeyeceğine ka- rar verileceğini belirterek duruşmayı erteledı. HM'YE GlDEN DOSYALAR Eksik prosedürün faturası Türkiye'ye İstanbul Haber Servisi - Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof. Oğuz Polat, Avrupa tnsan HakJan Mahkemesi'ne (AlHM) giden her 4 dosyadan 3'ünde adli tıp prosedürünün eksik uygulanması nedeniyle Türkiye'nin ceza aldığını belirtti. Polat, Türkiye'nın ödediği tazminatlann yalnızca yüzde 20'siyle Adli Tıp Kurumu'nun teknolojisinin yenilenebileceğini söyledi. Türkiye 2000 yılı irıbanyla ,AlHM'nin karara bağladığı 63 davanın 56'sında tazmınata mahkûm oldu. Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye, verilen kararlar sonucunda toplam, 1 milyon İngilız Sterlini, 899 bın ^4lHM'yegıden her 4 dosyadan 3'ünde adli tıp prosedürü eksik uygulanıyor. Türkiye, 200 yılı itibarıyla 63 davanın 56'sında tazminata mahkûm oldu. 962 ABD Dolan, 3 milyon 935 bin Fransız Frangı ve 9 milyar lira tazminat ödemeye mahkûm edildi. Türkiye aleyhine AİHM'ye yapılan başvurulann büyük çoğunluğunu kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi oluştururken köy yakma ve boşaltmalar nedeniyle yapılan başvoırular ikinci sırada yer aldı. İstatistiklere göre 2000 yılına dek Türkiye aleyhine yapılan başvurulardan 455'i kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi, 418'i köy yakma ve boşaltma, 350'si işkence ve gözaltı süresinin uzunluğu, 134'ü kayıplar. faili meçhuller ve yaşama hakkının ıhlali iddialannı ıçenyor. GEMŞ AÇI HlKMET BİLA Zor Dönemeç Türkçede o kadar güzel sözcükler var ki, birta- nesiyle çok şey anlatabihyorsunuz. Sayfalar dolu- su yazı yerine bir tek sozcükle ışi bıtirebilıyorsu- nuz. Işte onlardan biri: Dangalak. Avrupa Konvansiyonu Başkanı ve Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing i anlatabilmek için daha uygun bir sözcük bulama- dım. Ne demişti d'Estaing: "Türkiye'nin başkenti ve nüfusunun yüzde 95 'i A vrupa 'da değildir. Tür- kiye'yialmak, Avrupa Bihiği'nin sonu olur." Böyle düşünen Avrupalıların sayısı az değil; bu- nu biliyoruz. Böyle düşünen sokaktaki Avrupalıya söylenecek fazla söz yok. Ama bu adam, Fransa gibi bir ülkeye yedı yıl başkanlık yapmış bir politi- kacı. Üstelik, bugün, Avrupa anayasasını hazırla- makla görevli Avrupa Konvansiyonu'nun başka- nı. Türk sivil toplum örgütleri, Kopenhag zirvesin- den "gün"alabilmek için ter-kan ıçinde Avrupa'yı adım adım dolaşırken, Konvansiyon Başkanı'nın böyle konuşması, Türkiye karşıtlarını nasıl da he- yecanlandırmıştır kimbilır? Avrupa'daki tepkılere baktım; d'Estaıng'e veri- len cevaplar geneldeşöyle: "Bu d'Estaıng'inkişi- sel görüşleridir. Türkiye'ye adaylık statüsü veril- miştir. Koşullan yerine getinrse üye oiabilır." Hemen hepsindeki hava şu: "Aslında haklısın ar- kadaş. Bir halt ettik, Türkiye'ye adaylık statüsü- nü verdik, nasıl yan çizeriz diye debelenip duru- yoruz." Ama Avrupa'da birisi çıkıp da, "Ulan dangalak, sen devlet başkanlığı yapmış adamsın, senin Av- rupa 'dan anladığın sadece coğrafya mı, hiç mi ta- rih okumadın, bu kafayla mı Avrupa anayasası hazırlayacaksın, Avrupa ruhunu da berbatettin?" demedi mi? Demesi de beklenemezdi zaten... Zaten bir baş- ka Avrupalı, Almanya'nın eski Başbakanı Helmut Kohl de, işbaşındayken, "Bana coğrafya dersle- rinde Türkiye'nin Avrupa'da olduğu öğretılmedi. Türkiye Avrupa'da değildir" dememiş miydi? Türkiye'deki tepkilere baktım. "Suçu kendimiz- de arayalım, Avrupa'da değil. Herkesikendimize düşman görmeyelim. d'Estaing diyorsa doğrudur. Edirne'yi başkentyapalım. Yoksa Ortadoğu ülke- si oluruz" diyen çıkmadı, nedense... Şaka bir yana, devtet başkantığı, başbakanlık yap- mış anlı şanlı Avrupalı liderlerin ağzından dile ge- tinlen bu tavır, Avrupa'da Türkiye'ye genel bakışı yansıtıyor. Şimdi bu bakışın biçimlendirdiği iki ko- nuda Türkiye sırat köprüsüne sokuluyor. Birincisi Kıbns. Bırleşmiş Milletler'in Kıbns pla- nı taraflara verildi. Türk Dışişleri'nin ilk tepkisi, "Bardağın yansı dolu yansı boş " şeklinde oldu. An- kara ve Denktaş bu taslağı inceleyecek ve yanı- tı verecekler. Bardağın boş tarafını gösterdikleri an- da neler olabileceğini tahmin etmek zor değil. Av- rupa ayağa kalkacak. Amerika köpürecek. Denk- taş bir kez daha aforoz edilecek. Ankara'ya lanet- leryağacak. "Bu gidişle Avrupa Birtiğisize hayal" dıyecekler. "Zaten Avrupalı değilsiniz" diyecekler. Ikincisi AGSR Avrupa Ordusu konusunda Tür- kiye'nin Amerika ve Ingiltere ile vardığı anlaşmayı yırtıp atarak yeni bir planı Türkiye'ye kabul ettir- mek, AB'nın öncelikli işlerinden biri. Türkiye'ye, ıs- tendiğinde Türkiye'ye karşı kullanılabılecek bir or- duya vize vermesi için baskılar önümüzdeki gün- lerde daha da artacak. Üstelik Kıbns için de AGSP için de verilen göz- dağı aynı: "12Aralık'ta Kopenhag'da toplanacak AB zirvesine kadar evet dediniz, dediniz. Yoksa işiniz yaş." Türkiye, gerçekten çok zor bir dönemden geçi- yor. Çok büyük bir sınavdan geçiyor. hikmet.bila<a ntv.com.tr Yargıtay 9. ceza Dairesi UMUT'ta temyiz kararı bugün ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Cum- huriyet yazarlan Uğur Mumcu. Prof. Dr. Ah- met Taner Kışlah, Prof. Dr. MuammerAksoy ile Doç. Dr. Bahriye Üçok cinayetlerinin faillerinin yargılandığı "UmutDa- vaa*'nın temyiz karannı bugün açıklıyor. Yargıtay 9. Ceza Da- iresi 'nde 26 Eylül 'de ya- pılan temyiz duruşma- sında, sanık a\"ukatlan suçlamalan kabul etme- yerek Ankara 2 No'lu DGM'nin karanmn bo- zulmasını istedi. Yargı- tay Cumhuriyet Başsav- cılığı'nca, savaş ve çok yakın savaş tehdidi hal- leri dışında ölüm ceza- smı kaldıran yasa yürür- lüğe girmeden önce ha- zırlanan tebliğnamede, sanıklar Ferhan Ozmen. NecdetYükselve Rüştü Aytufan'a, Türk Ceza Yasası'mn(TCY)"ana- yasal düzeni zorla yık- mayakaUaşmak" suçu- nudüzenleyen 146. mad- desinden verilen ölüm cezalannın onanması is- tendi. Tebliğnamede, sa- nıklar Talip Özçelik, Mehmet Kasap, Meh- met Gürova, Adil Ay dın ve Murat Nazu'nın, "Türkiye'de mevcut ana- vasaldüzeni siiah zoruv- la yıkıp yerine din kural- lanna dayalı devlet kur- mayı amaçlayan silahlı çetenin sair efradı okhık- lan" gerekçesiyle TCY'nin 168 2., TCY'nin indirimi öngö- ren 59. ve 3713 sayıh Terörle Mücadele Yasa- sı'nın 5. maddelerine gö- re 12 yıl 6'şaray ağır ha- pis cezasına çarptınlma- lanna ilişkin karann da onanması talep edildi. Sanıklar Deniş Polat ve Yüksel Pekdemir'ın "silahb çete mensubuna hal \t srfatmı bilerek yar- dım ve yatakhk yapokla- n" gerekçesiyle TCY'nin 169., 59'2 ve 3713 sayıh yasanın 5. maddelerine göre 3 yıl 9*ar ay ağır hapis ceza- sına mahkûm edilmele- rine ilişkin karann da onanması istenilen teb- liğnamede, sanık Abdul- lah Argun Çetin hakkın- dakı "UğurMumcu'nun taammüden öldürühne- si olayına fer'i fail olarak iştirak etmek suçunu iş- lemediği" gerekçesiyle bu suçtan verilen beraat ve "cüriim işlemek için oiuşnırulanteşekküteüye olma" suçundan dosya- sının aynlarak Ankara Ağır Ceza Mahkeme- si'ne gönderilmesine iliş- kin verilen kararların onanması ıstendi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog