Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET 11 KASIM 2002 PAZARTESİ HABERLER Okii Güneyde adaylaparasnıda • ANKARA(AA) - Genel Başkan Mesut Yılmaz'ın aldığı seçim yenilgisi nedeniyle aktıf politikayı bırakma karannın ardından ANAP'ta genel başkan adayı enflasyonu yaşanıyor. Bayburt'tan bağımsız milletvekili seçilen eskı ANAP'lı Ülkü Güney'ın de ısmi adaylar arasında geçmeye başladı. ANAP'ta Ali Talip Özdemir, Ahmet Özal, Nejat Arseven, Selçuk Pehlivanoğlu, Işın Çelebi'nin yanıstra, eski Yargıtay Başkanı Samı Selçuk'un ismi de yeni genel başkan adaylan arasında geçiyor. Gözter Başkanlık Kvanı'nda • ANKARA (ANKA)- CHP'degözleryemin törenınin ardından oluşacak TBMM Başkanlık Dıvanı ve parti grup yönetiminde görev alacak isimlere çe\Tİldi. TBMM Genel Sekreterliği tarafindan hazırlanan taslaga göre, dört başkanvekiıliğinden binnı alacak olan CHP'de, Genel Sekreter Önder Sav, Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem, Istanbul Millet\ r ekilleri Ali Topuz ve Bülent Tanla ıle Mersın Milletvekili Mustafa Özyürek gibi isimler ön plana çıktı. Der Spiegerden AKPyopumu • BERLÎN(AA)- Almanyada yayunlanan Der Spiegel dergisi, seçimlerden zaferle çıkan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, ekonomiyi canlandınna ve Türkiye'nin AB üyeliği gibi zorlu görevlerin beklediği yorumunu yaptı. Haber- yorumda, "iktıdar partilerinin başansız olmalanna sevinenlerin, AKP ıçınde aşın dıncilerin de bulunduğu gerçeğinı gözden kaçırdıklan" görüşü savunuldu. Depremzedelere hce'den destek • Y\LOV\(Cıımhuriyet) - CHP Yalova Milletvekili Muharrem tnce, Yalova'dan Ankara'ya deprem bölgesini ziyaret ederek ulaşacak. lOO'üaşkınpartili ile bılikte dün Yalova'dan aynlan înce, 17 Ağustos sonrasında bölgede kalıcı ve prefabrik konutlarda yaşayan yurttaşlann sonnlanna çözüm bekJjdiğinı söyledi. Dep-emzelerin unuulduğunu belırten tnce, "Anacım deprem bölgesine diktat çekmek. Çözüm bekb\en sonmlan TBMM'nın gündemine taşnacağım" dedi. Siyasette yeni bir döneme girildiğini söyleyen Tayyip Erdoğan'dan milletvekillerine: Esas yanş şimdi başlıyorANKARA (Cumhuriyet Börosu) - AKP lideri Tayyip Erdoğan dün ilk kez milletve- killeriyle biraraya gelirken, "lojmanda oturmayın" çağ- nsındabulundu. Miİletekille- ri alkışlarla bu çağnya karşı- lık verince, Erdoğan "Bu ka- ran medya önünde açıklamış bulunuyoruz. Hayırh olsun. Halk sizinle buluşmak istiyor, halkm arasına kaülın" dedi. AKP lideri Erdoğan, dün 3 Kasım seçimlerinde parlamen- toya giren milletvekillenyle Bilkent Oteli'nde "tanışma" toplantısı düzenledi. Siyaset- te yeni bir dönem başladığı- na dikkat çeken Erdoğan, hal- kın milletvekillerine yönelik istemlerini anlattı. Erdoğan, konuşmasının başmda hem Ramazan ayına, hem de 10 Kasım'a dikkat çekti. Rama- AKP'LtLEREUYARI: Dikkatli konuşun ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) AKP'li milletvekillerinin tanışma toplantısında basına kapalı bölümde konuşan Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerinden "Ramazan ayında zenginlerin değil, fakirlerin sofraJannda bulunmayı tercih edin" isteminde bulundu. Milletvekillerini "konuşmalarma dikkat etmderi" konusunda uyaran Erdoğan, basına demeç verirken Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan'a danışmalannı istedı. ilk grup toplantısınm 15 Kasım'da yapılması karannın ahndığı toplantıda, anayasa ve yasa değişiklüderine dönük çalışma yapmak üzere komisyonlar oluşturuldu. Bakanlar Kurulu'nun yapısına son şeklini vermek ve yeni kurulacak hükümetin ilk yapacaklanna ilişkin de "Acfl Eylem Komisyonu" oluşruruldu. • AKP lideri Erdoğan, dün 3 Kasım seçimlerinde parlamentoya giren milletvekilleriyle Bilkent Oteli'nde "tanışma" toplantısı düzenledi. Milletvekillerine "lojmanda oturmayın, halkm arasına katılm" talimatı veren Erdoğan, uzun bir maratonla bu noktaya geldiklerini anlatırken seçilmiş olmakla her şeyin bitmediğini, esas yanşın şimdi başladığını söyledi. zan ayı nedeniyle anlamlı bir gün yaşadıklannı vurgulayan Erdoğan. "Bugünündiğerbir anlamı da, 10 Kasım. Türki- ye'yi kurarak bizlere bağışla- yan Atatürk'ü rahmetie andı- ğmuzgünohnasL Inaıuvorum ld, tesHm aldığımız cumhuri- yeti muassır medeniyetler se- viyesine çıkarma hedefini ay- nıazimvekararhhklahepbir- Kkteyerine getireceğiz'' dedi. Erdoğan, uzun bir maraton- la bu noktaya geldiklerini an- latırken, seçilmiş olmakla her şeyin bitmediğini, esas yan- şın şimdi başladığını söyledi. Konuşması boyunca sık sık "Aflah hayırfa etsin" diyen Er- doğan'ın sözlerine milletve- killerinden "amin'' karşıhğı geldi. 'Herkesi kucaklayuT Erdoğan, "AKP'nin Itimse- ye nıakam ve mevki sağlamak için kurulmadıgııu, her kesirni temsil ettikleri sürece alacak- lan mükâfatın ananın ak sü- tü gibi helal olacağmı" söyle- di. Milletvekillerinin herkesi kucaklaması ve bunun için azami dikkat gösterilmesi ge- rektiğini kaydeden Erdoğan, hukukun üstünlüğünün. halkın egemenlik hakkının layıkıyla korunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, milletvekillerine "Sadece parmaklanıu kulla- nan, el kaldıran bir parlamen- tootmamah. Genç, yoksul, me- mur, çiftçi, kadın herkesin so- nımluluğunu omuzlannızda taşıyın. Adalet ve kalkuıma- dan siz sorumlu olacaksuuz" dıye seslendi. Sıyasetçiye duyulan güven- sizliğin ortadan kaldınlması için AKP miletvekillerine bü- yük görev düştüğüne dikkat çeken Erdoğan, sadece ülke sorunlannın değil, itibar kay- beden siyaset kurumunun ona- rılmasınuı da yükümlülükle- ri olduğunu kaydetti. Erdoğan insanlann aç ve iş- siz olduğunu, özgürlüklerini kaybettiğini anlatırken, "Gü- ven, en stratejik kredimiz. Bu- nu en dikkatli şekilde kullan- mak zorundayn" dedi. Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedefini rüm binkimleriyle kullanacaklannı yineleyen Er- doğan, kaynak ısrafina son ve- rileceği ve hiçbir hyakatsız in- sanlann getirilmeyeceği sö- zünü verdi. Erdoğan, "Bizlerin 'başka- lan' ve 'öteki' olmayacak. Uz- laşma kültürü içinde davra- nacağız. Tüm sosyal kesimkre aynı yakuınkta olacağız. Halk- tan soy utianmayacağız.*1 AKP'li miDetsekilkrinin Bilkent Oteli'nde düzenlenen tanışma toplantısına AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül de katüdı. ( Fotoğraf: AA) Takeddin Yarayan'dan 16 trilyon alacağı olduğunu iddia ediyor Âkgündüz, vddtiyle hesaplaşacak ALİBtLGtLJ SÜRT - Siirt'ten bağımsız millet- vekili seçilen Fadü Akgündüz, yurt- dışındayken yerine vekıl bıraktığı es- ki DYP milletvekili Takeddin Yara- yan'la hesaplaşacak. Akgündüz, Ya- rayan'dan 16 trilyon lira alacağı bulun- duğunu da iddia ediyor. Akgündüz, 1999 seçimlerinde tril- yonlar harcayarak DYP'deo milletve- kili olmasını sağladığı okul arkadaşı Yarayan'ı aynı zamanda Siirt Jetpas- por Başkanlığı'na da getirdi. Takım 2. Lig B kategorisine düşünce istifa eden Yarayan, yerini yakını olan FarukHel- vaaoğhTna teslim etti. Ancak takımın mali işlerinde yolsuzluk yapıldığı id- dialan ortaya atıldı. Akgündüz'ün Yarayan'a desteği bunlarla sınırlı kal- Akgündüz: Dokunulmazlığa ilk imza benden SÜM"(Cumhuriyet)-Kırmra bül- tenle aranırken Siirt'ten bağımsız milletvekili seçildikten sonra Tür- kiye'ye dönen Fadıl Akgündüz, Is- • tanbul Havalimanı'nda "Dokunul- mazhğa karşı ilk önergeyi verecek olan ben olacağun" dedi. Uçakla Diyarbakır'a, ardından Batman üzerinden Siirt'e doğru yo- la çıkan Akgündüz, Veysel Karani Türbesi'ni ziyaret etti. Kalabalık araç î konvoyu nedeniyle 1 saatlik yol 6 sa- atte katedilirken coşkuyla karşıla- nan Akgündüz'ün Siirt'teki konuş- ması sık sık esk DYP'li milletveki- li Takeddin Yarayan'a hitaben "Şe- refsiz, bırsız Takeddin'' sloganlany- lakesildi. Türkiye'ye gelmesindeki asıl amacın 80yıldır hizmet götürül- meyen Siirt'e özel sektörü getirerek işsizliği ortadan kaldırmak olduğu- nu savunan Akgündüz, gurbetçi 15 bin yurttaştan topladığı parayı geri ödeyeceğini söyledi. madı. Akgündüz, kentin tek yerel te- levizyonu Kanal 56'yı da satın ala- rak, Yarayan'a devretti. Ancak 4 yıldır Akgündüz'ün Si- irt'teki temsilcisi gibi görünen Yara- yan ile bağımsız milletvekilinin arası seçim öncesinde bozuldu. Akgündüz, bağımsız adaylıgının kesinleşmesinin ardından Yarayan'rn DYP'den millet- vekili adayı olmasını istemedi. Yara- yan ise aday olmakta diretti. Akgün- düz, geçen ay yurtdışındayken Kanal 56'dald canlı yayınlanan bir programa telefonla bağlanarak oy istedi. Bunun üzerine Yarayan, Akgündüz'e yakın ça- Uşanlann işine son verdi. Seçim sonuç- lannm açıklanarak Yarayan' ın millet- vekili olamadığı, Akgündüz'ün seçil- diğinin belirlenmesi üzerine, Kanal 56 yayına ara verdi. Akgündüz ile Yarayan arasındaki tartışma seçim öncesinde yerel gaze- telere gönderdiği mektupta yurttaş- lardan Yarayan'a oy vermemelerini isteyerek, "MaDanmı çarçur eden bu şahıstan 16 rrih'on lira alacağım bulu- nuyor"iddiasında bulunmuştu. NEWSWEEK'E DEMEÇ Erdoğan: Demokrasi bir araç ANKARA (ANKA) - AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Newsweek dergisinin sorulannı yanıtlarken "tslam bir dindir. LaikMk sadece bir yönetim biçimidir" dedi. Erdoğan. "Demokrasinin sadece bir araç oldugu düşüncesini koruyor musunuz" sorusuna, "AJTU biçimde düşünüyorum" yanıtını verdi. Erdoğan, Newsweek dergisinde yayunlanan söyleşide Türkiye'nin yeni bir vizyona ihtiyacı olduğunu savunarak, "Belediye başkanı iken nasıl ktanbul'u değiştirdh'sem, Türldye'yi de değiştirmeye çalışacağım* 1 dedi. Batı'mn AKP'nin Türkiye'nin laik rejimini değiştirmesine ilişkin kaygılanna dikkat çekilmesi üzerine Erdoğan, "Partimiz tslaına değildir. Dine dayah değildir. Bizi bu kategoriye Türk basını sokma>a çalışü" karşıhğını verdi. AKP Genel Başkanı Erdoğan, Newsweek'in "Demokrasi sadece bir araçtır dedûıiz. Hâlâ aynı şekilde düşünüyor musunuz" sorusuna, "Ajııı biçimde düşünüyorum" karşıhğını verdi. IMF anlaşmasının işsizlik yaratan sosyal yönünü değiştireceklerini bildiren Erdoğan, Irak'a saldırmak üzere Türkiye'deki üsleri ABD'ye kullandınp kullandırmayacaklanna ilişkin bir soru üzerine, "BM kararlan bizi bağhyor. Eğer amaç kitie imha silahlaruu kaldırmak ise Irak silah denetçilerini kabul etmeye istekü görünüyor. Eğer bu denetçilerin raporlan olumhı ise o zaman sorun banşçıl bir biçimde çözümknebitir" dedi. Newsweek'in, yeni imam hatip liselerini açıp açmayacaklannı sorması üzerine Erdoğan, "Böyle bir niyetinıiz yok- ancak onlan kapatmak da doğru değiktir" karşıhğını verdi. Erdoğan, "başörtüsü yasağuu sona erdireceği r> sözlerinin anımsatılması üzerine de, "ABD'de olduğu gibi bu hakka saygı göstermehyiz" şeklinde konuştu. Erdoğan, AKP'nin îsrail ile güçlü ilişkileri sürdüriip sürdürmeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlarken de "Îsrail ile ilişki sürecek. FiKstin konusunda açıklamalarunızı oradaki durum nedeniyle yapük. Biz, bireyselden de\ let terorizmine kadar, her türlü terorizme karşıyız. Biz Yahudi karşıü değiliz'' dedi. Newsweek'in geçmişte "Aynı zamanda laik ve Müslüman ohınamaz" sözlerini anımsatması üzerine Erdoğan "îslam bir dindir. Laiktik sadece bir yönetim biçimidir" dedi. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@mynet.com oralcalislar@yahoo.corr 1570'li yıllan anımsıyorum. 0 yıllar- da Büterrt Ecevit "Karaoğtan'dı "Top- rsksleyenin, su kullananın", "Budü- zenjeğişmelidir", "Işkenceciden he- sapsorulacak" sloganlan sosyal de- motrat CHP'nin temel sloganıydı. Iş- ç ^areketi güçlüydü. Köylülük hare- keti/di, gençlik dinamikti. 0 zaman ül- IOCB sol rüzgâr esiyordu. Daha önce sağı partilere oy veren yurttaşlann bir ksiı CHP'ye yönelmişti. Sxirasını biliyoruz, CHP'nin 1977 se- çrennde yüzde 41.8 oy alması her şe\ altüst etti. Türkiye büyük bir ka- cscsurüklendi. Sokaklar kan gölüne cödu. ekonomı kilitlendi. Ülkenin ön- oe:elen bırçok aydını ülkucü kurşun- lîra can verdi. Solun önü kesildi. "ü^ıye adım adım bir askeri darbeye ölc Bu gelişmenin arkasında o zaman AK'nin önemli bir payı vardı. ABD, Or- ac^u'da sola açılacak bir kapıdan (cuyordu. Türkiye'nm, başını Sov- ıeer Birliğı'nın çektiğı kampa geç- •nanden endışeleniyordu. Sol ve İslamcı Gelenek Olan oldu, Türkiye 12 Eylül 1980 yı- lında bir askeri darbeyle yüz yüze gel- di. Sol içinse her şey tepetaklak oldu. O gün bugündür, sol bir daha kendi- ne gelemedi. Tabıı bu arada Sovyet- ler Birliği'nin çöküşü, sosyalıst blokun dağılması da bu gerilemenin üstüne ek- lenince, yıkım daha derinlere yöneldi. • • • Askeri baskı ve siyasi yenilgi, solun ruhundayaralaraçtı. Başansızlık, es- ki yönelimleri değiştırdi. 12 Eylül'ün, iş- çi hareketini yok edecek düzeyde ör- gütsüzleştirmesi de solda yönlerin ka- rışmasına neden oldu. Sosyalist sol 1965 seçimlerinden bu yana bir daha ciddi bir güç biriktiremedi. Son seçimlerde ortaya çıkan tablo- ya baktığımız zaman, ısrarlı ve kendi- ne taban yaratmış iki gücü görebiliriz. Binsi AKP. diğerı DEHAR Bunun dışın- dakı kuvvetlerin hepsi kuvvet kaybet- tiler. • • • Sol hareket de, İslamcı hareket de devletın merkeziyle sürekli sorunlu ol- du. 1960'larda ve 1970'lerde devlet so- lun üzerine geldı. Bu dönemın başm- da Islamcıları kullandı. Daha sonra ül- kücülere başvurdu. Ülküculer ortaya çıkmadan önce devletin sola karşı kul- landığı silah Islamcılar oldu. Fakat, devletin asıl gücü uzunca bir dönem ülküculer oldu. Devlet, din silahını da hiç elinden bırakmadı. 12 Eylül askeri darbesinin ardından ortadereceli okullarazorun- lu din dersleri konulması, İmam Hatip- lere ünıversite yolunun açılması as- kerlerın esenydı. O sırada Kürt soru- nunun gündeme gelmesi de dini bir kal- kan olarak kullanmak isteğini kamçı- ladı. Yine de devlet İslamcı hareket ile tam anlamıyla banşık yaşamadı. Ara- da sürekli bir mesafe kaldı. Sol bu dönemde milliyetçi rüzgârın etkisi altında kaldı. Sosyalistlerın kü- çuk bir kesimi Kürt sorunu konusun- da demokratik ve eşitlikçi birtutum alır- ken solun büyük ağırlığı Türk milliyet- çilığinı şu veya bu şekilde ve değişik derecelerde içselleştirdi. Bülent Ece- vit'in DSP'si bu milliyetçi sol kavramı- nın temsilcilerinden birisı oldu. • • • Sol, kitlelerden kopup, kendi değer- lerini terk edip sağa kayarken, İslam- cı hareket içinde özellıkle 28 Şubat'tan sonra büyük birayrışmayaşandı. Eko- nomik kriz. siyasi başansızhk, ekono- mide yaşanan değişim İslamcı hare- keti aynştırdı. Geleneksel çizgıye bağ- lı "aksaçlılar"\a, değişim ısteyen genç kuşak arasında dünyayı yorumlama konusunda ciddi bir farklılaşma oluş- tu. Tayyip Erdoğan, Özal değildi. Özal da "Milli Göriış" çizgisinde geçmişte yer almıştı, ama farklı bir ekolden ge- liyordu. Tayyip Erdoğan 1970'lerde yükselen İslamcı hareketin gençlerin- dendi. Eğitımini Erbakan'ın yanında al- mıştı. Çok kısa bir süre öncesine ka- dar aynı dili kullanıyordu. Fakat artık yollar ayrılmaya başlamıştı. AKP orta- ya çıkarken, değişimi vurgulamayı önemsiyordu. • • • Şurası bir gerçek. Türk solunun önemli bir kesimi bu süreç içinde tu- tuculaştı, yönünü halka dönmek yeri- ne devlete döndü. Bu tutumun ne ka- dar sol olduğu da aynca tartışılabilir. İslamcı hareketin anagövdesi ise hal- kın desteğıni aldı, "halkçı"birsöylem gelıştirdı. Bir de değişim yaşadı. Bude- ğişımin ne olup ne olmadığını bu ik- tidar döneminde daha iyi anlayacağız. 20009 Lİ YILLARDA ERDAL ATABEK Öfkenin ve •••Korkunun Seçimi önümden giden iki delikanlıdan bırisi arkadaşı- na şöyle dıyordu: - Bülent Bey çekilip de yerine DSP'den birisi gel- seydi durum böyle olmazdı. Âcaba öyle miydi? Bu olup bitenlerın sorumlu- luğu kimin ya da kimlerindi? Aslında 'bu olup bitenler neydi?' Her seçim kendi özgül koşullannın sonucudur. Bu sonucu anlayabilmek için de ilk değeriendirme- lerin durulmast, duygusal tepkilerin yatışması ge- rekir. Bu seçime gölgesini vuran 'yönlendirici etkile- şim', öfke ve korkudur. Öfke, temelinde ekonomik kriz bulunan bir dizi olumsuz koşullann pek de bilinçli olmayan tepki- sinin ürünüdür. Ekonomik kriz sarsıcı bir toplum- sal deprem yaratmıştır. Insanlar işlerini kaybetmiş- ler, bir anda kendilerini boşlukta bulmuşlardır. Bu durumun sorumluluğunu da işbaşında olan hükü- mete yuklemişlerdir. Buna şaşmamak gerekir, çün- kü genelde de böyle olur. En bilinçli bireylerden olu- şan toplumlarda bile 'toplumsal öfke' göze görü- nen kişelere, görünen nedenlere yönelir. Düşün- mek gerekir ki, tngiltere halkı, kendisine savaşı ka- zandıran VVinston ChurchiH'i savaş sonrasında seç- memiştı. 'Toplumsal öfke', daha önce denenmiş olan si- yasal partilerin de 'güvenilmez olduğu'nu düşün- dürmüş, böylece 'denenmemiş partiler'ln seçilme şanslan yükselmiştir. AKP ve Genç Parti daha önce denenmemiş ola- rak daha şanslı konuma yükselmış, CHP Meclis dışı kaldığı için 'denenmesi gereken parti' duru- muna gelmiştir. 'Toplumsal öfke'nin bir önemli kaynağı da 'yol- suzluklar, vurgunlar, talanlar'6\r. İnsanlann çektik- leri sıkıntılann kökeninde yatan 'toplumsal eşit- sizlik' artmış, yaşamak için çalışan insanlar sefa- let çizgisinde debelenirken bir avuç azınlığın 'vur patlasın çal oynasın' yaşamlanndakı sorumsuzluk büyük bir öfke yaratmıştır. Burada 'toplumun şaşırtılması' da önemli bir rol oynamıştır. 'Modernleşme 'nin kapitalistleşme olarak sunul- ması, 'modern yaşam'ın sorumsuz, bol para har- canarak yaşanan, içkili, ortada göbekli giysiler, 'boşvenvişım dünyaya' sulanmışlığında tetevole kül- türü olarak açıklanması kitleleri 'modernlik yerine geleneğın güvenine' yöneltmiştir. Burada 'kaygı ve korku' etkeni işin içine gırmiş, kendi yaşamını güven içinde sürdürmek isteyen 'so- kaktaki insan', gelenekleri temsil edenlerin 'daha dürüst, daha ahlaklı, daha güvenilir' olduğunu -bilinçdışı da olsa- düşünmüş olmalıdır. Bu kaygı ve korku, günümüzün insanını 'modern yaşam' yerine 'güvenilir geleneksel yaşam'\ yeğlemeye yöneltmiştir. 'Modern yaşam', günümüzün insanına televole kültürü yerine gerçek boyutlan ve gerçek içeriğiy- le sunulsaydı, kaygı ve korkunun yerini 'cesaret' alırdı; bu durumda da sistem dışı sağ yerine, sis- tem dışı solun seçilme şansı artardı. Ama 'toplumsalöfke' ile 'modernlikten duyulan kaygı ve korku' birleşince oyların, daha önce de- nenmemiş olduğu düşünülen AKP'ye kayması ka- çırnlmazdı. AKP'nin bu denli büyük oy alması, tek basına ik- tidara gelmesi, 'toplumsal öfke' ile 'kaygı vekor- ku'nun boyutlarını göstermektedir. CHP'nin aldığı oya bakılınca bu köklü siyasal par- tinin seçimi kazandığı değil, kaybettiğini düşunmek gerekir. Çünkü, pek çok etken nedeniyle CHP da- ha çok oy almalıydı. Ama görünen odur ki, 'top- lumsal öfîce'nin hedefi olmayan CHP, toplumdaki 'kaygı ve korku'yu ortadan kaldıracak güveni ve- rememiştir. Kemal Derviş faktörünün bu sonuç- takı payı tartışmaya değer niteliktedir. AKP'nin seçim gecesinden bu yana seçtiği tu- tum, toplumda gerilimlere yol açmayacak, tepki- lere yol açacak seçenekler yerine uzlaşmayı ara- yacak çözümleri koyacak izlenimi vermektedir. CHP de en azından çatışmaya kendilerinin yol aç- mayacağı, 'akılcı bir uzlaşmayı arayıcı' tutum içi- ne girme eğilimi göstermektedir. Her iki partinin bu tutumunun, 'toplumsal banş ve uzlaşma' açısından önemli ve olumlu olduğu- nu kabul etmek gerekir. Toplumun yaralannın sa- nlması, ekonominin, sosyal sorunlann çözümü açı- sından 'aklın ve sağduyunun yöntem olarak se- çilmesi' toplumun yarannadır. Bu seçimlerden herkes kendi dersini almalı, ge- leceğine daha nesnel bakabilmelidir. Alınacak sonuçlar hepimizin geleceği olacaktır. e-mail: erdalatak -; superonline.com Faks:0212-513 90 98 Ölüm orucunda 98. kayıp Karabulut toprağa verildi YurtHaberleriServi- si - Cezaes'lerinde tecrit uygulamasını protesto etmek amacıyla başla- tılan ölüm orucu eyle- minde yaşamını yitiren Serdar Karabulut dün memleketi Amasya'da toprağa verildi. Amasya Merzifon nü- tusuna kayıtlı 1970 do- gumlu Serdar Karabu- lut, 1991 ydındaDHKP- C üyesi olduğu gerek- çesiyle tutuklanarak Bar- tın Cezae\'i"ne konuldu. 28Temmuz200rdeFtı- pi cezaevlerine karşı ölüm orucu eylemine başlayan Karabulut, 19 Aralık Hayata Dönüş Operasyonu sırasında Bartın'da bulunuyordu. Operasyonun ardından Sincan F Tipi Ceza- evi'ne nakledilen Kara- bulut 7 Kasım günü bi- hncini kaybetti. 8 Kasım günü yaşa- mını yitiren Karabulut dün memleketi Merzi- fon'un 25 kilometre uza- ğındaki Alişar köyünde toprağa verildi. Ailesi ve yakınlannın kahldı- ğı törende yoğun güven- lik önlemleri alındı. Karabulut köy mezar- lığında toprağa verilir- ken, yalanlan ölüm oru- cu eyleminde 98 ldşinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak daha faz- ma insan ölmeden soru- na acilen çözüm bulun- masını istediler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog