Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

6 HAZİRAN 2001 ÇARŞAMBA • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul _Y 20 Sinop Y 18 Adana Edıme PB 25 Samsun Y 18 Mersın Kocaelı Y 22 Trabzon Y 18 Diyarbakır B 27 Çanakkale PB 22 Giresun Y 19 Şanlıurfa B 30 Izmır B 27 Ankara Y 21 Mardın B 26 Manisa B 26 Eskişehir Y 20 Siirt B 28 Aydın B 28 Konya PB 23 Hakkân PB 24 Denıztı B 25 Sıvas Y 18 Van PB 20 Zonguldak Y 18 Antalya A 26 Kars f^\ Parçal* bntutlu Marmara'nın doğu- su, Karadenız, Iç ve Doğu Anadolu'nun kuzeyı sağanak ya- ğışlı, dığer yerler az bukıtlu ve açık geçe- cek. Hava sıcaklığı kuzey ve ıç kesmler- de azalacak, dığer yerierde önemlı bır değişiklikotmayacak. D1S MERKEZLER Oslo Helsinki PB 16 Beriin PB 18 Budapeşte Y 22 Moskova Stockholm PB 19 Madrid Londra Y 17 Viyana Y 23 Aşkabat Amsterdam Y 19 Belgrad Brüksel Y 17 Sofya Paris Y 22 Roma Bonn Y 20 Atina Y 20 Zürih B 28 Astana Y 26 Taşkent PB 22 Bakû PB 27 Bişkek PB 25 Tıfis B 28 Kahire Y 18 Şam k Ç<*buMlu , Yağmurfu Gök gûrûltaû G U N C E L CÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafi 1. Sayfada lasyonunun yüzde 7 çıkacağınt tahmin ediyor- muş, DİE yüzdeyi daha aşağılarda açıklayınca bir sevinmiş, bir sevinmiş ki... Derviş'in sevinci Derviş'e kalsın, ama beri yan- dan -tabii kimi köşe yazılannda tutuklu kalan- kimi gerçekçi görüşler tatsız ışaretler veriyor. Yapay da olsa sevindirici kimi bilgiler, demeçler varken gidişatı hiç de tozpembe görmeyen göster- meyen bu türden irdelemeler kimin umuruna? Mayıs ayı enflasyon rakamlannın düşük çıkması iyimsertik havası yarattı. Borsa şenlendi, dolar üç- beş bin aşağılara indi. lyi ama kimilerine göre, rakamlar pek öyle hava basmıyor. Söylenenler hayli ilginç. 21 Şubat'ta dalgalı kura geçtiğimızden beri Türk Urası'nin dolar karşısında- ki deger kaybının yaklaşık yüzde 60, 21 Şubat'tan bu yana toptan eşya endeksinde artışın yüzde 34 dolayında gerçekleştiğinden yola çıkıldığında: "Devalüasyonun yansmdan fazlasının enflasyon yoluyla ilk üç ayda yendiği" yargısına vanlıyor. önümüzdeki aylarda, üstelik yaz aylan atlatıldı- ğında ekonominin pariak ufuklara açıiacağını söy- leyenlerin bilip de gizledikleri bir başka gerçek şöy- le: Yıl sonu hedefınin tutabilmesi için bundan son- ra yıl sonuna kadar aylık enflasyonun yaklaşık yüz- de 1.7 olması gerekiyor. öyteyse? Gidişat; enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 70 civannda olacağını bugünden duyumsa- tıyor. önce Derviş Programı diye adlandınldt. Ünlendi. Daha sonra Yeni Ekonomik Program Numara 18 denildi ve şimdilerde de" Güçlü Ekonomiye Geçiş Programr adıyla anılıyor. Güçlü ekonomi geçen yıl sonunda -tabii DİE ra- kamlanna göre- 1 milyon 451 binden yüzde 24.7 artışla mart sonunda 1 milyon 809 bine çıkan işsiz sayısını azaltabilecek mi? Nisan ayında ise -Iş Kurumu'na göre- işsiz sayı- sı yüzde 51 artış gösterdi. Eğitimli gençlerin işsiz sayısı da yükseliyor: Mart sonunda geçen mart ayına göre yüzde 23.7 artış gözleniyor. Biz verdikçe Başta TÜSİAD, ekonomiyle yakın ilgisı olan bir- çok kuruluşun yanı sıraTOBB Başkanı Fuat Miras, bugün alkışlanan yaptınmlann gelecege dönük za- rariannı özetliyor: "Bankalara kredi getirerek, sendikasyon kredile- riyte Türkjye'yi borçlandırarak ödeme yapılacaksa Türkiye'yi yeni bir kriz daha bekliyor demektir" di- yor. Tabii dinleyen olursa... Her şeyi pariak gösterme marifetimizden kurtulmadıkça halkın kafasında yer eden "acaba "1ı sorular giderek çoğalmayacak mı? Gidişata bir başka örnek: ABD Savunma Baka- nı Donald Rumsfeld'in Ankara ziyareti yıllardır bi- linen Türk politikasının yinelenmesine neden oldu. Basın, Başbakan Ecevit'in sozlerini yeni bir şeymiş gibi "VVashington'a mesajlar" diye büyüterek yan- sıttı. Bu davranışın ABD nezdinde etkisi olur mu? Yi- nelediğimiz aynı tezlerin, görüşlerin bugüne kadar olumlu sonucu oldu mu? Savunma Bakanı'na Kuzey Irak'taki oluşumun bağımsızlığa (Kürt devletine) doğru gittiği bir kez daha -galiba Genelkurmay'daki görüşmelerde de- anlatılmış. Nafıle! ABD, Irak ve Kürt sorununda bildiğini okumaya devam ediyor. Türkiye, Körtez Savaşı'ndan bu yana en az 50 mityar dolar zararda. Zararlarımızın karşılanmasını istediğimizde (Baş- bakan Çiller'e-1994) ne demişti Clinton. "Sokak- taki adamın vergisini size veremem!" ABD sadece almasını biliıi Çalışma Bakanlığı'na başvuru DÎSK: Asgari ücret yeniden belirlensin tstanbui Haber Servi- si - Kriz öncesinde 158 dolara eşit olan, bugün ise değeri 92.5 dolara düşen asgari ücretin ye- niden saptanması için Çalışma ve Sosyal Gü- venlik Bakanlığı'na başvuran Devrimci Işçi Sendikalan Konfede- rasyonu (DÎSK), Asga- ri Ucret Tespit Komis- yonu'nun yeniden top- lanmasım istedi. DÎSK tarafindan ya- pılan yazılı açıklamada, 2001 yılı içinde uygula- nacak asgari ücretin, geçen yıl sonunda belir- lenmiş olması nedeniy- le emekçiler için büyük kayıplann ortaya çıktığı vurgulandı. Açıklama- da, önceki ekonomik programdaki enflasyon hedefi dikkate almarak Temmuz 2001 tarihin- den itibaren net 107 milyon liraya yükselti- leceği açıklanan asgari ücretin yeniden ayarlan- ması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ba- kanhğt'nın yanı sıra Başbakanlık ile ekono- miden sorumlu Devlet Bakanlığı'na birer yazı gönderildiği ifade edil- di. Bakanlıklara gönde- rilen yazıda da 2001 yı- lının ikinci yansı için net 107 milyon 330 bin lira olarak belirlenen as- gari ücretin, satın alma gücü hesaba katıldığuı- da 90 milyon liraya düş- tüğü, bunun da 92.5 do- lara eşit olduğu vurgu- landı. Yoksulluk sının- nuı dört kişilik bir aile için bile 600 milyon sı- nırına geldiğine dikkat çekilen yazıda, "Asgari ücret, işçi ve ailesinin. günûnekonomikve sos- yal koşullanna göre in- sancayaşamasnu müm- kün küacak, insanbk onuruyla bağdaşacak bir düzeyde olmahdır. tlksaptandığı zaman bi- le bu tanıma uymayan bir ücretin yakında' se- falet ücretine' dönüşe- eeğiaçıko** denildi. Yazıda, fabrikalarda- ki nitelikli personelin yerine asgari ücretle eleman çahştmlması yoluyla. istihdamın olumsuz etkilendiği be- lirtildi. Işsizlik dalgası her yerde H Baştarafi 1. Sayfada 1 milyon 809 bine ulaştı. Tür- kiye Iş Kurumu Genel Müdür- lüğü'nün açıkladığı verilerde ise de kayıth işsiz sayısı bu yı- lın nisan sonu itibarıyla 721 bin 285 olarak gerçekleşti. tş- siz sayısında, Nisan 2000'deki 477 bin 757'lik düzeyine göre yüzde 51'Hk artış meydana geldi. Ekonomik kriz, beyaz yakahlan da etkisi altına aldı. Şimdiye kadar yaşanan krizler- de daha çok mavi yakalılann sorunu olan işsizlik, beyaz ya- kah olarak adlandınlan yöneti- ci pozisyonundaki çalışanlara da sıçradı. Özellikle bankacı- hktakı yeniden yapüanma çer- çevesinde bu sektörde işsiz sa- yısı artarken iş arayan "beyaz yakah" sayısının da aralık ayın- dan bu yana yüzde 40 arttığı söyleniyor. Finans sektöründe önümüzdeki günlerde kamu ve fon bankalannda çalışan yakla- şık 35 bin beyaz yakahnın işşiz kalacağı ifade edilirken bu ra- kamın özel sektörle birlikte 50 bini bulacağı ifade ediliyor. - 2000'in son çeyreğinde yüz- de 47.8 olan işgücüne kaülma orant, bu yıhn ilk çeyreğinde yüzde 46.4 e düştü. lşgücüne dahilnüfusun 15milyon836 bi- ni erkek, 5 milyon 195 bini ka- dın; çahşanlann 14 milyon 460 binierkek, 4milyon762bini ka- dın, işsizlerin ise 1 müyon376 bi- ni erkek, 433 bini kadmlardan oluşuyor. - 2000'in ilk çeyreğindeki yüzde 8.3'lük düzeyinden, ikinci çeyreğinde yüzde 6.2'ye, üçüncü çeyrekte de yüzde 5.6'ya ınen, son çeyTekte ise yüzde 6.3'e yükselen işsizlik oranı, bu yıhn ilk çeyreğinde yüzde 8.6'ya firladı. - Ük çeyrek itibanyla eğram- li gençlerdeki işsizlik oranı yüz- de 23.7'ye ulaşü. - Kentsel yerlerde işsizlik oranının yüzde 10.8, kırsal alandaki işsizlik oranının da yüzde 5.6 olduğu belirlendı. - Türkiye genelinde erkekkr- Kentlerde işsizlik oranı yüzde 10.8, kırsal alanda ise yüzde 5.6. Erkek işsizlerin sayısı 2000'in son çeyreğine göre yüzde 31.3, kadın işsizlerin sayısı ise yüzde 36.2 arttı. dekiişsizlikoranı yüzde 8.7, ka- dınlardakiişsiztikde yüzde 83 olarak gerçekleşti. -Erkek işsizlerin sayısı 2000'in son çeyreğine göre yüzde 31.3, kadın işsizlerin sa- yısı ise yüzde 36.2 arttı. - Eksik istihdamdakUer De iş- sizlerin toplam sayısı 3 müyon 79 bine ulaşıyor. - lşgücüne dahil olmayan 24 milyon 323 bin kişinin 12 mil- yon 758 bin ila yüzde 52.5'ini ev kadınları oluşturuyor. Söz konusu nüfusun yüzde 13.3'ünü öğrenciler, yüzde 10.3'ünü emekliler, yüzde 8.4'ü çahşamaz durumda olan- lar meydana getiriyor. - Iş başvunüannda ise düşüş >-aşanıyor. Yıhn ilk dört aymda iş için başvuranlann sayısı, ge- çen yüın aynı dönemine göre yüzde İS azalarak 119 bin 652'yegeriledL - İş için başvuranlann 7 bin 530'unu özürlüler, 5 bin 912'si- ni hükümlüler, 135'ini emekli- ler oluşturdu. • Daha iyi koşuDarda iş ara- yanlann sayısı ise 8 bin 255 ola- rak gerçekleşti. - İlk dört aylık dönemde işe yerleştirilenlerin sayısı, geçen yıla göre yüzde 68 artarak 89 bin 784'e çıktı. Bunlann 75 bin 879'u kamu sektöründe, 13 bin 905'i özel sektörde işe yerleş- tirildi. Kadınlar ve çocuklar zorla çalıştınlıyor CENEVREZANKARA(AA) - Türkiye'nin de üyesi bulun- duğu Uluslararası Çalışma Ör- gütü'nün (ILO) yıllık raporu- na göre, doğru, dürüst, düzen- li, istikrarlı, temiz, eli yüzü düzgün iş eksikliği, global ekonominin fay hattını oluştu- ruyor. ILO Genel Direktörü Juan Somavia imzalı. 5-21 Haziran arasında düzenlenen 89. genel kurula sunulan raporda, bu du- rumdan büyük endişe duyul- duğuna ve sorunun toplumlar- daki farklı eşitsizlikleri yansıt- tığına dikkat çekildi. Raporda, zorla çalıştırma- nın, kölelik ve suç trafığinin özellikle kadınlar ve çocuklar arasında tüm dünyada arttığı belirtildi. Tanrrun madencilik ve inşaatla birlikte kalkınmak- ta olan ve sanayileşmiş ülkeler- de en tehlikeli üç sektörden bi- ri olduğu ifade edilen raporda, "Dünya genefinde yıMa 335 bin ölümcül işyeri kazasuun 170 bin kurbanı tanm işçikrinden oluşuyor. Dünyanın 1J mihar tanm işçisinin çoğu ciddi kaza- lara uğruyor. Tanm işçilerinin büyük kısnu yeterli sos>al gü- venHkten yoksun, birçok ülke- de tanm işçilerinin sadece bazı kategorilerindekiler sosyal gü- ^•enlikten vararianabiliyor'" de- nildi. ILO'nun bu yılki genel kuru- lunda, tarımda sosyal güven- lik ve sağlık konusunda yeni standartlann kabulü, bu stan- dartlarla ulusal politikalann dayanacağı çerçevenin çizil- mesi, istihdam yaratmada önemleri giderek artan koope- ratiflerinteşviki, sosyal güven- lik konulan ele alınacak. IMF'nin yasalarla i%üi takvimi aksıyor ANKARA (Cumhuriyet Bârosu) - IMF'ye verilen taahhütler doğrultusunda çıkanlması gereken yasalarla ilgili tak- vim aksıyor. Tütün, fonlann tasfıyesi ve kamu bankalanyla ilgili düzenletrvelerin yanı sıra ek bütçenin de bu ay içinde çı- kanlması gerekirken ortaklararasında uz- laşma sağlanamaması nedeniyle bu tasa- rılann hükümetten TBMM'ye gönderil- mesi gecikiyor. TBMM'nin 1 Tetnmuz'da tatile girme- sinin zoriaştığı, çahşmaların temmuz ayı ortasına dek uzayabileceği kaydedildi. Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçefi'nin yurtdışında olması nedeniyle de uzlaşma arayışlannm geciktiği, liderlerin bir iki gün içinde bir araya gelerek TBMM tak- vimini netleştirecekleri bildirildi. Hükümet ortaklannm niyet mektubu doğrultusunda bazı yasalar konusunda uz- laşmaya varamaması, IMF'ye sunulan takvimi aksaöyor. Tekel'in satışını düzen- leyen ve tütün kuruhı oluşturulmasmı ön- gören tasanran mayıs ayında TBMM'den çıkanlacagının beürtilmesine karşin, he- nûz Meclis'e tasan bile gönderilm«di ve anlaşmazltklar Devlet Bakanı Yüksei Ya- lova'nın istifasıyla sonuçlandı. Ek bütçe tasansınm 15 Haziran'dan sonra çikanla- cağı belirtilirken bu konuda da henüz bir adım aülmadı. Ekbütçenin sonbaharaka- labileceği vurgulandı. Bazı iktidar tem- silcileri ise "aşmborçlanmanedenhieyrt- TBMM tatile girmeden ek bütçeyi çıkar- makta ısrark olab3eceğ1 n görûşünü dile getirdi. Fonlann tasfiyesi. kamu bankala- nna görev veren karâraamelerin iptaline ilişkin tasan ile kamu bankalanyla ilgili tasannın da haziran ayındaçıkanbnası ge- rekiyor. DSP Grup Başkanvekili Aydın Tümen, TütünYasası'nın bu hafta TBMM'ye gel- mesinin beklendiğini, önümüzdeki hafta daek bütçenin geleceğini söyledi. Tümen. "Çdcanbnaggerekea \-asakr 1 TemiRuz'a yeöşecekmi" sorusuna "Yetişmezse 1 haf- ta 10 gün kadar uzaönz" yanıtını verdı. MHP Grup Başkanvekili ismaBKöse. hü- kümetin gönderdiği tasanlann hızla TB- MM\ien çıkanldığma dikkat çekti. Niyet mektubu sorgusuANKARA (Cumhumet Bü- rosu) - Uluslararası Para Fonu (IMF) heyetinin, 8. gözden ge- çirme çerçevesinde yaptığı ça- hşmalar. yeni programın ikinci dilim kaynağının aktanmıyla il- gili koşullara ilişkin pazarlık sü- recine sahne oluyor. Türkiye, niyet mektubundaki tarihlere bağlanmış taahhütlerin tümü- nün kalan 20 günlük süre için- de gerçekleştirilmesinin müm- kün olmadığını anlatarak, bazı koşullarda yumuşama talep edi- yor. IMF ise koşulların, niyet mektubundaöngörüldüğü tarih- lerde yerine getirilmesinin gü- ven ve parasal destek için şart olduğunu bildirdi. Kahkonen Toskayla görüştü IMF Türkiye Masası Şefi Ju- ha Kahkonen başkanlığındaki heyet. 8. gözden geçirme çer- çevesinde çahşmalannı gelecek hafta tamamlayacak. Heyetin hazırlayacağı rapor haziran ayı sonunda IMF lcra Kurulu'nda görüşülecek ve yeni program çerçevesinde 1.5 mih/ar dolarlık diliminin serbest bırakılıp bıra- kıhnaması karara bağlanacak. Hazine, Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve De- netleme Kurulu ile Maliye Ba- kanlığı'nda çalışmalaruıı yürü- ten IMF heyeti, dün Devlet Ba- kanı TuncaToskayTa görüşme- sinde de niyet mektubundaki koşullann zamanındayerine ge- tirilmemesini ve hububat ile ka- mu işçi ücretlerine ilişkin belir- lemede sunrlann aşılmasuu sor- guladı. Toskay, IMF heyetinin bu ra- hatsızlığını doğruladı. IMF'nin programda yer alan taahhütlerin zamanında yerine getiribnesi- nin programa olan güvenin sağ- lanması açısından önemli oldu- ğunu vurguladığmı aktaran Tos- kay şöyle konuştu: "Programda yer alan taah- ' hütfcrin zamanında yerine geti- rihnesi iç ve dış piyasalar açısın- dan çok önemli. Hükümetin programa olan desteğinin arnk tarûşümamasıgerekiyor. Bu tar- üşmanm ras>x>nelhgi yok. Bunu IMF beyetine ifade ettik." Toskay, IMF'nin, Türki- ye'nin taahhütlerini zamanında yerine getirmesinin iç ve dış pi- yasalarda olumlu etki yarataca- ğma ilişkin sözleri üzerine. "Herhaklehaziranaymda Mec- Bsyineçok yoğun bir tempo için- de olacak" dediğini aktardı. IMF rahatsız Toskay, IMF'nin hububat fi- yatlan ve kamu işçileri ücretle- riyle ilgili rahatsızlığını da şöy- le ortaya koydu: "Kahkonen, geçen dönemde programm uygulanması ile il- gili alınan kararlarda ortaya çı- kan meselelerin, iç ve dış piya- salarda tedirginliğe yol açabile- ceğini ifade etti. Kamu toplu- sözleşmeleriyle 600 trüvon lira- lık yük oluştu. Yine de perfbr- mans kriteıieri açısmdan bazı taahhütler aşıldı. Buradabir te- dirguuik olduğu söylendi. Ko- nu, uzlaşma ile sonuçlandı. Eğer uzlaşmayla sonuçlanma- saydı, ekonomiksorunlann da- ha da olumsuz olma ihtimali vanh. IMF heyetinin, hububat fiyatiannın iç ve dış piyasalar- da programm uygulanması ko- nusunda tedirginlik yaratmış olabfleceği gibi iztenimkri var. Hububat fiyatiannda ne Hazî- ne'ye yük getirmesi bakımın- dan ne de enflasyona etkisi ba- kunından bazı çevTelerin abart- tığı gibi tereddütlerin söz konu- su olmadığını ifade ettim. Hu- bubat fiyatiannda 155 bin üra ile 178 bin Kra arasındaki fryat farkı, 155bin liraya oranla yüz- de 15. Bunun enflasyona getire- ceş yük yüzde 036 olacakb. Bu yüzde yarun bile etmiyor." Devlet Bakanı Tunca Toskay, Devlet Bakanı Kemal Derviş'le dün yaptığı görüşmede de, Eximbank'a kaynak takviye edilmesi gerektiğini görüştük- lenni. dışandan gelen paradan buraya aktanm olmayacağını, ancak Hazine'nin dışandan uy- gun ortamda borçlanarak ban- kaya kaynak aktarmasının söz konusu olabileceğinı söyledi. ATTfLA İLHAN ilginç' Soru, İlginç' Cevap!.. • Baştarafi Arka Sayfada larda, kaç 'sanat eri'nin, -ne sudan sebeplerden- onlarca yıl hapse mah- kûm olduğunu, sürgüne gönderildiğini, • işsiz güçsüz -handiyse aç- bırakıldığını unutmuş görünüyor onlar 'sanat erine özgürlük tanıyor- lar'mış da toplumsal gerçekçiler' tanımıyor- muş, vs vs. Şimdi dönelim o 'haya- ti' sorunun cevabına!.. Kurtlar sofrasr kurulursa da mı? (Ooğuk Savaş'ın en O civcivli yıllan!.. Mos- kova Komünistliğini, sol- dan da olsa eleştiren; 'ulu- sal', üstelik 'solcu Kema- list" bir edebiyat hareketi olan SosyaJ Realizme; CHP de, DP de, acaba ni- ye böyle 'amansızca' sal- dınyorlar?Tam tersine, ar- ka çıkmalan gerekmez miydi? Hayır, destekle- mezler, destekleyemezler; günümüzde de, aynı yer- de, aynı kafadadıriar; çün- kü Mustafa Kemal'in ak- sine bunlar, toplumsal sıntf kavramına da ta- hammül edeme^ler, o çok klasik 'sınrflararası burjuva demokrasisi'ne de tahammül edemez- ter, onlann 'demokrasi- si\ seçkinci aydınlann, tüccar/sanayici ve bû- rokrat kesimiyle, Türki- ye'yi 'yiyeceği' bir 'kurt- lar sofrası'dın oysa Sos- yal Realizm, ulusal düzey- de de olsa, Kemalist de olsa, marksist niteliğiyle, bu 'sofra'nın geleceği için 'tehlikeli' görülmektedır; hınç, hışım ve karalama, bu yüzden! Gâzi, Halk Fırkası'nı, uluslararası Mazlum/Za- lim çelişkisine göre, bir Halk cephesi gibi kur- muştu; o devirde, sos- yal/sınıfsal çelişkinin, ulu- sal düzeyde sert ve keskin olmadığını söylüyordu; a- ma gelişmiş ülkelerde, siyasal partilerin sınrfsal çıkarlara göre oluştuğu- nu, daha 1920'li yıllarda, Balıkesir'de halka açık- lamış, bunu çok tabii bulmuştu. Bunlann hep- si doğrudur. CHP'nin de, DP'nin de, onlann türevi öteki parnlerin de; ülke- mizde sosyal sınrflar ar- tik netbir şekilde oluştu- ğu ve çekiştiği halde; 'sanal'bir'SoğukSavaş'ı bahane ederek, bunu Ûr türiü tabii' bulamadıkla- n, tehlike saydıklan' da doğrudur. lyi de, 'korku'nun 'ecel'e faydası görülmüş mü? Meraklısı için NOT: Gazi'nin Balıkesir konuş- ması şöyledir: "...şunu an. edeyim ki, memâlik-i sâ- irede fırkalar behemahal iktisadi maksatlar üzerine feessüs etmiştir ve etmek- tedir; çünkü o memleket- lerde rpuhtelif sınıflar var- dır; bir sınıfın menfaatini muhafaza için teşekkül e- den siyasi bir fırkaya mu- âbil, diğer bir sınıfın men- faatini muhafaza maksa- dıyla bir fırka teşekkül ed- er. Bu pek tabiidir..." (Soy- lev ve Demeçleri, Cilt II, s. 97. Türk Inkılap Tarihi Ens- titüsü Yayınlan, 1952) Sigaramın Dumanı, , . , . Yoktur Emperyalizmin Imanı! • Baştarafi 2. Sayfada - Iran ve Irak smır bolge- lerinde saOş yapmak (Ka- çakçılık vorumuna açık). - Suhan Sfik>man Ser0- si'nin National GaUery of Arts'da 4 ay sponsoriuğunu yapmak. n (3) Ancak mahkemede ortaya çıkan iç yazışmaların bir bö- lümü bunlar. Şımdi daha ıyı anlıyoruz. Özal döneminde sıgara kaçakçılıgını önleme gerekçesiyle Tekel'e bütün yurt düzeyınde yabancı siga- ranın nıçin dağıttınldığını, kendi tütünümüze kota ko- nurken burley ve virginia tü- tününe niçin destek verildı- giıu, gece yansı başka bir ya- sa göruşülürken tütün ve sı- gara üzerine ek maddenın ni- çin konduğunu vb. oyunla- n... Şimdi daha iyi anlıyoruz, Suİtan Süleyman Sergisi'nin 4 ay sponsoriuğunu yapan- lann emperyalızme karşı ve- rilen savaşın yürütüldüğü ilk Meclis'in onanlması ıçm nı- çin katkı verdiklenni ve Kur- tuluş Müzesi'nin girişıne "20 Nisan 2001 Sabancı ve PhSip Morris" adlaruu nıçin yazdırdıklannı... Dünya sı- gara tekellerinın, bır yandan bu insancıl destekleri verir- ken öte yandan Tütün Yasa- sı ile Türk tütüncülüğünün ve sigara sanayiinin öldürül- mesini amaçladıklannı. Tütün Yasa Tasansı'nda "Tfirldj-e'de marka bazmda sigara için en az 2 mihar adet, başka tütün nuunulleri için en az 1 milyon adet üre- ten ve satanlar a\nı marka- dan ohnaküzere serbestçe it- halat \ apabilirier, fryatland»- rabilir ve satabüirier" hük- mü konarak hangı büyük fır- malannkorunduğu belli. Tü- tünle ilgili düzenlemelenn yabancı tekellenn temsilci- leriyle birlikte hazırlandığı- nı Sayın Türkel Minibaş, 23 Nisan 2001 tarihli GÖZU- CUYLA köşesınde yazdıgı Özd Tütün Yasaa' adlı ya- zısında açıklıyor: "Geçen haftaiarda Dış Tıcaret Müs- teşarhğı'ndaki hazırfak top- lanbsına katdanlar arasmda PhUip Morris ve Rj Rey- nolds'ın (Jmpon Tobacco) temsikalerinin bulunmasL- 8. Beş Yılhk Kalkınma Pls- nı'nm Tütün Mamuikri Alt Komis>t)nu Başkam, rapor- törii ve Ud üyesi, Özei Ihtisas Komisyonu'üyeleri de Phffip Morris-Sabancı ortakbğmm görevfilerinden otuşnukta- dn-." Niçin, Dünya Bankası, bir ıkı koşul üeriye sürerken fır- sat kollayan dünya tütün te- kelleri tütüncülüğümüzü öl- dürecek ek koşullartleri sür- mesin? Gözümüzün açılma- sı. gaflet uykusundan uyan- mamız için daha ne olması gerekir bilmıyoruz... Tütün tasansı yasalaşırsa, devlet hazinesı gelırden yoksun ka- lacak, Tüık tütünübaltalana- cak, tütün üretıcısi hançerle- necek, toprak kültürümüz değışecek, halkın sağlığına daha büyûk zarar verilecek, yabancı sigara tekelleri bizi sömürecek. Bu çok açık. İş işten geçmeden başta TBMM üyelenni, demokra- tık kitle örgütlenni tasannın engellenmesi için göreve ça- ğınyoruz. .(1) 1 Haziran 2001 Cum- huriyet, "Tütün Yasası oldubit- tive getirilemez ". ' (2) 20.04.2001 Cumhuri- vet, "Tütündevabancıtekel". (3) 21.04.2001 Cumhuri- yet. Hacer Boyacıoğtu, "Türk tütününe karşı ta'Hi oyun ". Günday'dan iddialarayantt Haber Merkezi - Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfe- derasyonu (TESK) Genel Başkanı DervişGünday. üye ka- yıtlanmn silinerek muhalefetin sindirildiği iddialanna tepki gösterdi. Sanayı ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tannkuiu'nun, bir FP milletvekilinin soru önergesıni yanıtlarken Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası'nda yapılan de- netimler sonucundatoplam 18 bin 394 kişinin kaydının si- lindiğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu söylemesi üzerine yazılı bir açıklama yapan Günday, söz konusu iddialarla ilgili olarak 6 yıl önce denetim yapıldı- ğını ve mahkemece beraat karan verüdiğinı ifade etti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog