Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

6 HAZİRAN 2001 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA J V U J L J . LJK. kultur(S cumhuriyet.com.tr 15 ALLEGRO EVtN tLYASOĞLU IstanbuTda 29. kez festival• îstanbul Müzik Festivali, sadece rahmetli Nejat Eczacıbaşrnın başlattığı bir müzik etkinlikleri dizisi değildi. îstanbul sanat yaşammı, dolayısıyla ülkenin kültür düzeyini belirleyen, şekillendiren bir olay olmuştu. Yurtdışından gelen sanatçılara da kenti tanıma fırsatı çıktı. tstanbul Festivali, îstanbul'un itibar kaynağı oldu. 29 yaşındaki tstanbul Müzik Fes- tivali yine ılkyazda Îstanbul'a gele- neksel şenlik coşkusunu sunmaya hazır. Bu yıl dünyanın en ünlü ses- lerinden soprano Mariella Devia ıle başlayacak etkinlikler, ünlü sesler. ünlü şefler, ünlü oda müziği ve ba- rok topluluklan ile sürecek. Ekonomık nedenlerle giderek kü- çülen festival kitapçığmı görenler, 80'li, 9O'lı yıllann zenginhğini öz- lemle anıyorlar. Eski programlara baktığımızda ilk yirmı yılda 28 ope- ratemsılı ıcraedıldığinı görüyoruz. Hatta yalnız açılış yılında 6 opera y- er almış! Bunlardan birisi de Say- gun'un Köroğlu operasının dünya prömiyerı imiş. 1982'deSaygun'un 75. yıldönümünükutlamak amacıy- la bestecinin kenıan konçertosu ve dördüncü senfonisinden oluşan bir konser yapılmış. Bu yıl da smırlan- mız dışında en çok ödül kazanmış besteci tlhan Usmanbaş'm 80. yıl- dönümü, ama festivalde ona ait bir etkinlik yapmak kimsenin akhna gelmemiş! Aynca Verdi'yı tema alırken bestecinin aryalanndan ve kuvartetinden oluşan bir ıkı konser- le yetineceğiz. Bir Verdı operası konsertant olarak bıle sahnelene- mez mtydi? Ya da îstanbul Devlet Operası'nın taze prodüksiyonu Ri- goletto'ya bir iki ünlü solist ve şef getirtilip festivale özgü bir temsil verilemez miydi? Öte yandan, bu kadar konuk koro gelmişken Ver- di'nin anıtsal Requıem'i ıcra edile- mez miydi? Bu yazım yapıcı bir eleştiridir. Lütfen hiçbir yönetici kendi üstüne almasın. Festival yal- nız onu yönetenlerin değil, hepimi- zin. Istanbul'un, Türkiye'nin gurur kaynağı. Ben Îstanbul Festivali ile gençliğimden orta yaşıma evrildim. "abide"nin kimliğini yeniden göz- den geçirmek, bunu yaparken de ku- ruluş günlerine uzanmak gerekiyor. îstanbul Müzik Festivali, sadece rahmetli Nejat Eczacıbaşı'nın baş- lattığı bir müzik etkinlikleri dizisi değildi. Îstanbul sanatyaşamını, do- layısıyla ülkenin kültür düzeyini be- lirleyen, şekillendiren bir olay ol- muştu. Insanlar tzmir'den, Anka- ra'dan, Zonguldak'tan, Adana'dan gelip konserleri izlediler, yazlıklan- Nejat Bey için oğullan bir gözünün içine baktığı sevgili kızıy- dı festival. Şimdi onun kitaplannı incelemeye koyulduğumdanasıl bir coşkuyla işe başladığını, o güçlü, karizmatik kişiliği ile nasıl inandı- ncı olduğunu, kendine olduğu kadar festivale ve Îstanbul Kültür ve Sa- nat Vakfı'na da nasıl saygınlık ka- zandırdığını anlıyorum. Nejat Bey'in anılanndan, söyleşi- lerinden ve o tertemiz. yalın Türk- ejat Bey için oğullan bir yana, gözünün içine baktığı sevgili kızıydı festival. Kitaplannı incelemeye koyulduğumda nasıl bir coşkuyla işe başladığını, o güçlü, karizmatik kişiliği ile nasıl inandıncı olduğunu, kendine olduğu kadar festivale ve îstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'na da nasıl saygınlık kazandırdığını anhyorum. Festival, otuz yılda Nejat Bey'in özlediği yerlere geldi mi? Plaklarda dınleyip hayran olduğum nice sanatçıyı festival sayesinde di- zimin dibinde buluverdim. Bilet gi- şeleri önünde gün ağarmadan kuy- nıklara girdim. Yer yoksa merdiven- lerde oturdum. sahne arkasından kulaklarımı uzattım. Aynı gecede değişik konumdaki konserleri izle- yebilmek için kentin bir ucundan di- ğerine kanat takıp uçtum. 30. yılına merdiven dayamış bu na gitmeyi geciktirdiler; tüm yıl bo- yunca bir tek konsere adım atmamış kişiler, festivale katılmayı görev bil- diler. Giyindiler, kuşandılar, özendi- ler ve her etkinliğe destek verdiler. Yurtdışından gelen sanatçılara da Is- tanbul'u tanıma fırsatı çıktı. Kentin tarihini, dinleyicisini, festival orga- nizasyonunun kusursuzluğunu öv- düler. îstanbul Festivali, Istanbul'un bir itiban oldu. çesi ile yaptığı kısa ve öz açıhş ko- nuşmalarından neler öğrenıyoruz. Uk festivalde Cumhurbaşkanı Fah- riKorutürk'ün yoğun ilgısine, son- rakilerin açılış konuşmalannda kül- tür, turizm, maliye, eğitim ve dışiş- leri bakanlıklanyla îstanbul Valili- ği ve Büyük Şehir Belediyesi'ne te- şekkürlerini okuyoruz. Demek ki, inandıncı kişiliği ile kendi inandığı ilkeleri devlet katlanna da benim- tzmir Devlet Opera ve Balesr nin düzenlediği, İspanyol şef Enrique Ricci'nin yönettiği görkemli dinletide Verdi'nin operalanndan örnekler sunuldu. Efes'teki gala dinletisinden izlenimler ÖNDERKÜTAHYALI İZMİR- Geride bıraktığımız sanat mevsimin- de büyük besteci Giuseppe Verdi (1813-1901), Ankara, Îstanbul ve tzmir'deki Rigoletto temsil- leriyle ölümünün 100. yılında anıldı. Verdi'nin opera sanatındakı yerini, önümüzdeki aylarda da irdelemek gerek. Benım açımdan en önemlı ko- nu. aynı zamanda bir orkestra ustası olan beste- cinin, neden senfoni yazmadığı sorusuydu. Araştırmalar sonunda öğrendim ki ona müziği esinleyen şey, ttalyancanın güzelliğidir. Verdi'yi tanımamız açısından geçen hafta İzmir'de yaşa- dığımız sanat olayı. tZDOB"mn düzenlediği ve onun operalanndan örneklen ıçeren "GalaKon- ser"dı. Efes AçıkhavaTiyatrosu'ndaizlediğimiz gör- kemh dinletide, opera orkestrasını konuk İspan- yol şef Enrique Ricci yönetti. Koro şefi, Hans Joachim Gaüus'tu. Soprano solocular: Birgül Su Ariç, Nurgün Baburhan. Aytül Büyüksaraç, Ayşe Tek ve Arses Yıldızca; tenorlar Zachos Ter- zakis, Aydın Uştuk ve Fırat Yalçınkaya; bariton ve baslar Gökhan Koç, Cengiz Sayın ve Alpas- lanMater'di. Tenor solocular arasında adını gör- düğünüz Z. Terzakis, bizi mutlu kılan Türk-Yu- nan dostluğunun simgesi olarak izmir'de konuk edilmişti. Izlencede. "Talihin Gücü", Macbeth, Rigo- letto. Simon Boccanegra, u MaskeliBalo' ! \Fals- taff, Don Carlos, Otello, Ernani, Aida, *İ1 Tro- vatore" ve "La Traviata'" operalanndan seçil- miş aryalar, sahne \e aryalar, düetler ve koro parçalan seslendirildı. Orkestra ise TalihinGü- cü" uvertürüyle "LaTraviata" prelüdünü çaldı. ÎZDOB'nin on deneyimli sanatçısı, usta işi yorumlanyla sanatseverleri coşturdu; herkesi mutlu kılan bir Verdi müziği dinledik. Sanatçı- lanmızın başansı, yirminci yaşına yaklaşan ope- ramızın ulaştığı yüksek düzeyi belirliyor, için- de bulunduğumuz sıkmhlı günlerde bir ışık gi- bi parlıyordu. Konuğumuz Terzakis'e gelince; sanatçı "Maskeli Bato"dan Ricardo'nun aryasıyla "La Traviata"dan Alfredo'nun bir sahne ve aryası- nı söyledi; aynı operadaki Brindisi düetinde de soprano Aytül Büyüksaraç' a katıldı. Terzakis' in baritonu anımsatan dolgun ve yumuşak bir to- nu vardı; ancak ince ses bölgesi güvenli değil- di, küçük bir çatlama bile oldu. Zaman zaman kafa sesine başvurması ise bana biraz ekonomi yapmak, kolaya kaçmak gibi geldi. Koro çok iyiydi; özellikle Otello'dan seçilen sahnede ortaya koyduğu yorum dolgun ve renk- liydi. Buna karşılık şef E. Ricci'nin bazı yaklaşım- lanndan tedirgin olduk. Orkestra birkaç kez kop- ma noktasınabile geldi. Telaşa kapılarak zaman zaman ayağını vurması, döşemeyi çalgı gibi tın- latması epey rahatsız etti. Orkestra ise genelde iyi çalmakla birlikte, Verdi'nin arada bir sundu- ğu nefis fanfar kesimlerinde bazı komo ve trom- pet sanatçılanndan yükselen özensiz sesler ve çatlaklar, operamıza yakışmadı. Eleştirilmesi gereken bir başka nokta da izlen- cenin yeterinden fazla uzun tutulmasıydı. Her sanatçmın bir arya söylemesiT bir de düete ka- tılması, koronun ve orkestranın seslendirdiğı parçalar, izlencenin oylumunu iyice arttırmıştı. Bence başka bir yanlışhk da dinletinin ilk yan- sında sürekli olarak ağır akışlı parçalann yer al- masıydı. Bunlann iki yanya dağıtılarak denge sağlanması daha iyi olurdu. Eleştiriler ne yönde olursa olsun operamızın bu dinletisi, kalabahk bir sanatsever topluluğun- dan coşkulu alkışlar aldı. Bunlar, sadece dinle- tinin değil, kurumun her çeşit olanaksızlığa dı- renerek yıl boyunca Izmir halkı önünde verdiği sınavın da parlak notuydu. Önceki yıllardan ka- lan yapımlarla. yeni sahnelenen yapıtlarla ve dinletilerle güzel bir opera-bale mevsimi yaşa- dık. Emeği geçenlere teşekkür ederiz. Halİumı- zın da önümüzdeki yıllarda kuruma daha fazla sahip çıkmasını, temsilleri daha büyük bir coş- •ku ve ilgiyle izlemesini dileriz. Türkıye, yeni kuşak piyanistlerimızin evren- sel başanlanyla gurur duyuyor. Geçen hafta Iz- mir Sanat Evi'nde dinlediğim Atakan San da gelecekte bunlann arasına girebilecek bir yete- nektir. Genç sanatçı, 1995'ten bu yana Çukuro- va Üniversitesi Devlet Konservatuvan'nda Can Çoker'in smıfmda piyano eğitimi yapmakta, ABD'de Martin Berkovski'den de yardım gör- mektedir. Resitalinde, J. Brahms'ın Op. 117 Üç Inter- raezzi'sini, A. Scriabine'in Op. 68 No. 9 sonatı- m ("Kara Ayin"). D. Şostakoviç'in Op. 87 No. 24 Prelüt ve Füg'ünü \e F. Liszfin sı minör so- natını çaldı. Sanatçınm müzik anlayışındaki ol- gunluk, tekniğindeki güzellik herkesi heyecan- landırdı ve duygulandırdı; geleceğinin başanlar- la dolu olmasını dilerim. setmiş. Onlann maddi ve manevi desteğini almış. Festival, otuz yılda Nejat Bey'in özlediği yerlere geldi mi? Bu soru- nun yanıtını, onun kitaplanndan kaynaklanacağım bir başka yazıma bırakıyorum. Bu yıl krizler yılıydı. Bir yanda ekonomik kriz, öte yan- da Ayazağa'daki merkezin başına gelenler... Ama önümüzdeki yıl bir dönüm noktası. 30. yaş, dile kolay! Mutlaka dünyanm en pahalı sanat- çılannı getirtmek, büyük prodüksı- yonlar üretmek, havai fişeklerle kut- lamak değil, 30 yıl öncesinde oldu- ğu gibi Türkiye'nin sanat yaşammı yeniden sarsacak bir kimlik yarat- mak gerekiyor. îstanbul artık 30 yıl öncesinin Is- tanbul'u değil. Büyük kuruluşlar kendi etkinliklerini kendi festival- len haline dönüştürdüler. Örneğin bu konser mevsimınde lş Sanat'ın etkinlikleri Istanbul'un sanat yaşa- mını bir bomba gibi sarstı. Borusan, filarmoni orkestrası, oda orkestrası ve diğer kültür etkinlıkleriyle yeni atılımlar yaptı. Akbank, oda orkest- rası ve tematik konserleriyle, Aksa- nat'ta düzenlediği kültür etkinlikle- riyle kente hizmet veriyor. Cemal Reşit Rey Salonu, çeşitli festival di- zileriyle etkinliğıni sürdürüyor. Ya- pı Kredi, tüm yıla yaydığı "festi- 'val"inde ünlü sarraftçılarla popüler programlar düzenliyor. ENKA, Ye- niköy'ün sırtlannda sinfoniettasıy- la ve sanatın diğer dallanndaki gös- terileriyle izleyiciyi topluyor. Mılli Reasürans Oda Orkestrası'nın kon- serleri düzenli sürüyor. Aynca Bo- ğaziçi, Kültür ve Bilgi üniversitele- ri gibi çeşitli üniversiteler sanat et- kinliklerini artık ciddi bir disiplin içinde ele alıp kendi okullannı birer kültür merkezi haline dönüştürüyor- lar. îstanbul dinleyicisi otuz yıl ön- ceki gibi mevsim boyunca artık yal- nız devlet senfoni orkestrasının haf- ta sonu konserleri ve devlet opera- sının temsilleriyle sınırlı kalmıyor. Bunca etkinliğin artması, yine festivalin açtığı kapılarla gerçekleş- ti. Ve festival de şimdi, otuzuncu yı- lına basarken bir başka sınav veri- yor. Tohumlannı kendi ektiği daha bilinçli bir dınleyici kitlesine karşı hükümetin ve yerel yönetimlerin ilk günlerindeki koruyuculuğunu yitir- diği bir ortamda, özel kurumlann sponsorluğunun her konuda olduğu gibi azaldığı bir dönemde, bir büyük sınav veriyor. Borusan Filarmoni, Arzruni lle mevslml kapattı Bu yıl Beethoven'in yapıtlanyla konserlerine bir ortak payda çizen Borusan Filarmoni Orkestrası, ge- çen hafta Gürer Aykal yönetimin- deki konserinde, bestecinin 7. sen- fonisi ve Şahan Arzruni solistli- ğindeki 1. piyano konçertosu ile mevsimi kapattı. Şahan Arzruni, ts- tanbul Belediye Konservatuva- n'nda FentiŞtatrer'in smıfını bitir- dikten sonra Julliard Müzik Oku- lu'ndan da mezun olmuş. Ameri- ka'da yaşıyor, çok yönlü bir müzik adamı olarak dünyanın dört bir ya- mnı dolaşıyor. Yumuşacık tuşesi, Beethoven anlayışındaki yuvarlak cümle yapısı, bestecinin özgün ka- dansına ekledıği kendi buluşlan, övgüye değerdi. Son bölümde tempoyu uçurması ise ya Amerika yaşammın etkisiy- di ya da derler ya, sanatçı bu, öyle- sine esiverir, birdenbire! Gürer Ay- kal'ın orkestra ailesini ve özellikle kendi orkestrasını ne kadar iyi ta- nıdığına bu konserde bir kez daha taruk olduk. Borusan Filarmoni'nin en büyük şansı böylesine özellikle- re sahip bir şefle kurulmuş olması. Gelecek mevsimde daha renkli programlar ve parlak solistlerle ts- tanbul'a can katmasım bekliyoruz bu orkestranın. evini@boun.edu.tr I Haendel'in bilinmeyen eseri • Kûltür Ser\isi- Almanya'nm Gottıngen şehrinde her yıl düzenlenen Haendel Festivali'nde, dünyaca ünlü besteci Georg Friedrich Haendel'in 300 yıl sonra bulunan bir eseri ilk kez seslendirildı. Konserde, Barok Filarmoni Orkestrası, Nicholas McGegan yönetiminde Haendel'in "Gloria in exelsis duo" adlı eserıni sunarken konserin solo bölümünde ise Kanadalı soprano Dominique Labelle yer aldı. Haendel'in 300 yıl önce imzalamadan bestelediğı eseri, Hamburglu müzikbılımcı Hans Joachim Marx tarafından Londra'daki Müzik Akademisı koleksiyonunda Aralık 2000'de ortaya çıkarılmıştı. Müzikbilimcıler tarafından, 20 dakikalık eserin bir ayın için bestelendiği açıklandı. Enîs Batur'dan yeni kitap • İSTANBUL (ANKA) - Yazar Enıs Batur, ' Yazboz' isimli yeni kitabıyla yazma ve okuma serüveninin aynntılanm anlatmayı sürdürdü. Batur, Sel Yaymlan'ndan çıkan yeni kitabmda sözlerden oluşan bir labırent içinde. aynntılara büyüteçle bakıyor. Batur, kitabında, "ithaf, önsöz, anekdot, alıntı. daktilo, piktogram, yazma hastalığı. okuma tutkusu, kitabın gövdesi, kütüphanenin sınırlan" gibi uçlar arasından 'Özel Ansiklopedi'sinin on beş yılda tamamladığı yeni cildiyle okura bir düş e\ reninin kapısını aralıyor. Nânm'ın anısına İnsanlarım' • MOSKOVA (AA) - Nâzım Hıkmet'ın ölümünün 38. yıldönümü dolayısıyla Moskova'da düzenlenen anma etkinlikleri çerçevesinde, Genco Erkal 'tnsanlanm' adlı oyunu sergiledi. Dom Uçonih adlı, Nâzım Hıkmet'ın de birkaç kez bulunduğu tiyatro salonunda pazar akşamı düzenlenen şiirler, dia gösterilen ve konuşmaların ardmdan, Erkal tek kişihk oyununu sergiledi. Nâzım Hikmet'in şiırleri, özellikle de 'Memleketimden Insan Manzaralan' adlı eseri esas ahnarak hazırlanan tek kişilik oyun büyük ilgi gördü. Ankara'da 2. israil Fılm Şenligi • ANKARA (AA) - Kültür Bakanlığı. Ankara Sınema Derneği ve İsrail Büyükelçiliğı'nin ortakiaşa d«2entediği 2. Istail Fılm Şenligi, Kavaklıdere Sıneması'nda 14-17 Haziran tarihlen arasında gösterilecek. Programda, savaş ve göçmen sorunlannın ağırlıklı olarak • işlendiği 5 uzun, 4 kısa metrajlı film yer alıyor. Geçen yıl yapılan ' 1. tsrail Film Şenliğf nin konuk oyuncusu Moshe tvgi ile Sam Spiegel Film ve TV Okulu'nun müdürü. yönetmen, yapımcı Nıssim Dayan şenlik süresınce Ankara'da olacak \e izleyicilerle söyleşecek. tsrail filmlen, şenlik bıtiminden bir hafta sonra da TÜRSAK tarafından Istanbul'da, TÜRSAK Sineması'nda gösterilecek. Michele de Lucchî Istanbul'da • Kültür Servisi - İstanbul Bılgı Üniversitesi ve Mavi Jeans ışbırliği ıle düzenlenen "Uçuk Mavi Tasanm Günleri', öncü mimarlık akımı Cavart grubunun kurucusu, tasanmcı mimar Michele de Lucchi'nın yann vereceği seminerle sona erecek. Memphıs Tasanm Grubu'nun önde gelen üyeleri arasında yer alan ve tasanm dünyasında, özellikle aydınlatma alanında pek çok kült objenın yaratıcısı olan Lucchi. Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampusu'nda 12.30-14.30 saatleri arasında 'Mimarlık ve Diğer Keyifler' konulu bir sunum yapacak. Robert Redtord'a özel ödül • NASHMLLE (AP)-Yenifilmi 'Kale" (TheCastle) ıçın çalışmalannı sürdüren ünlü aktör Robert Redford'a, cumartesi günü, Vanderbilt Üniversitesi'nde düzenlenen bir törenle, '2001 Özgür Film Ödülü' verildi. Redford, ödüle başarılı sinema kariyerinin yanı sıra bağımsız film yapımcılarına ve sanatçılara fırsat verdiği ve kurucusu olduğu 'Sundance Film Festivali "ndeki çalışmalan ve sanat adına politik alandaki olumlu çabalan nedenıyle değer görüldü. BUGÜN __ • NÂZEVl KÜLTÜREVİ'nde saat 15.00'te büyük salonda 'El' ve saat 18.30'da 'Annave Kurtlar'1 adlı filmler izlenebıhr. (212 245 04 81) • İTALYAN KÜLTÜR MERKEZİ nde saat 19.00'da tiyatro salonunda Düet Düzgüner'in piyano resitali dinlenebilir. (212 293 98 48) • BABYLON'da saat 21.30'da Laço Ta>fa'nın konseri izlenebilir. (212 292 73 68) • AVTJSTURYA KÜLTÜR SERVİSİ nde saat 20.00'de Ece Demirei'nin piyano resitali yer alacak. (212 223 78 43) • İSTANBUL LİSESİ'nin bahçesinde saat 10.00'da Alman, Avusturya ve tstanbul Lisesı müzik gruplannın konseri izlenebilir. (212 514 15 70)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog