Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

6 HAZİRAN 2001 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA JtiiJVvJiN U l V l l / ekonomi(S cumhuriyet.com.tr 13 Tüpgaz ve otogaza zam • ANKARA(AA)- Dalgalı kur sistemme geçildiği 22 Şubat tarihinden bu yana, 12 kilogramhk mutfak tüpünün fiyatı Ankara'da yüzde 102 oranında artarak 12 milyon 930 bin liraya. Istanbul'da 12 milyon 810 bın liraya kadar yükseldi. Otogazm fiyatı ise aynı dönemde Istanbul'da yüzde 107.5 artarak 614 bin liraya, Ankara'da yüzde 621 bin 900 liraya ve Izmir'de de yüzde 107.9 yükselerek612bın900 liraya yükseldi. Opel temmuza kadar hizmette • İZMİR(AA)-Opel Türkiye, daha önce verdiği nısan ayında üretimi durdurma karannı bu ayın sonuna kadar uzattı.Opel Türkiye Genel Müdürü Hardy Spranger, Çin Halk Cumhuriyetrnden alınan sıparişlenn yerıne getirilmesı amacıyla tesısteki üretimi bu ay da sürdüreceklerini söyledı. Spranger, toplam çalışanların yüzde 15'inin aynı sektörde değişik f irmalarda işe başladığmı ifade etti. TOBB'nin kriz anketi • ANKARA(ANKA)- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yapılan "Ekonomik Krizın Reel Sektör Üzerındeki Etkilerinin Araştırılması Anketi" açıklanıyor. TOBB'nin söz konusu anketinin sonuçlan, Birlik Başkanı Fuat Miras tarafından cuma günü açıklanacak. Odalar aracılığıyla tüm bölgelerde firma bazında gerçekleştirilen ve 35OO'e yakm firmanın katıldığı ankette, kahmcılara 21 soru sorulduğu, cevaplann internet aracağıyla ve faksla alındığı bildirildi. Sabancı'ya teknoloji ödiHü • GEBZE(AA)-Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nce (GYTE) bu yıl ilk kez düzenlenen "Türk Sanayisine Teknoloji ve Kalite Kazandıran Işadamı" ödülünün, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancfya verileceği bildirildi' GYTE Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ayhan. ödül töreninin 8 Haziran Cuma günü yapılacağım belirtti. Arçelik'ten yatınım • İSTANBUL(AA)- Arçelık, Hollanda'da yatınma hazırlanıyor. Arçelik Yönetim Kurulu, Hollanda'da 7.5 milyon dolara kadar sermayeli şirket kurmak ve gerekli işlemleri yapmak üzere şirket yönetimine yetki verdi. Aynca Basic lnternatıonal Investments Limited'deki 10 milyon dolarlık iştirakin, 7.5 milyon dolar azaltılarak 2.5 milyon dolara indırilmesı kararlaştınldı. Jakop Frenkel, İsrail'de enflasyonu yüzde 500'lerden yüzde 2'lere indirmişti Derviş'e Israîl modeli dersi• Eski îsrail Merkez Bankası Başkanı ve Merrill Lynch Başkanı Jacop Frenkel ve beraberindeki heyetle mini bir zirve yapan Derviş, enflasyonla mücadele, ekonomik istikrar konusunda görüş alışverişi yaptı. Ekononü Servisi - Ekono- mıden sorumlu Devlet Ba- kanı KemaJ Derviş, yüksek enflasyonla mücadele. eko- nomik istikrarsızlık ve yapı- sal reformlar konusunda gö- rüşmek üzere, eski tsrail Merkez Bankası Başkanı Jacob Frenkel ve Bankalar Birliği yönetim kurulu üye- leriyle Çırağan Sarayı'nda bir araya geldi. Basına kapalı olarak yapı- lan toplantı sonrasında açık- lama yapan Derviş, tsran'in enflasyonla mücadeleyi na- sıl yaptığını tartıştıklannı belirterek "Çok yararlı ol- du" dedi. Toplantıya, enf- lasyon hedeflemesi konu- sunda uzman olan Israilli akademisyenlerden Prof. Ben Sharar ile Prof. Elha- nan Hetpman, Derviş ile bir- 1980'lerin ortasındayüksek ontlas\onla kıvranan İsrail bu sorunun üstesinden gehneyibaşardı. likte ise Hazine Müsteşan Faik Ozürak Merkez Ban- kası Başkanı Süreyya Ser- dengeçti ile Hazine Müste- şarlığı ve Merkez Banka- sı'nın üst düzey yetkilileri katıldı. Yaklaşık 8.5 saat süren toplantının ardmdan bir açıklama yapan Devlet Ba- kanı Kemal Derviş. bu tür görüşmeleri başka ülkeler- den temsikilerle de yapa- caklannı, özellikle Brezilya deneyimini ileriki haftalar- da tartışmak istediklerini söyledi. 'Programda sapma yok' Kemal Derviş. program- dan ciddi bir sapmanın söz konusu olmadığını ancak ayarlamalann yapılabilece- ğini vurguladı. Hububat destekleme ve kamu ışçileri sözleşmeleri- nin IMF heyeti açısından bir sorun çıkarhp çıkartmayaca- ğı yönünde bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan Derviş. "IMF yetkilileri bu iki konu- nun bütçeye nasıl yansryaca- ğını inceliyor. Bütün progra- mın u\ gulamasında özellik- lebütçeaçısından nasıl bir et- ki yapacak çok iyi ineeleme- nıiz gerekir. Benim aldığım bilgiye göre inceleme sürü- yor ve olumlu geçryor'" dedi. Bu arada, Frenkel ve enf- lasyon hedeflemesi konu- sunda dünyaca tanınmış aka- demisyenİer, Derviş ile gö- rüşmelennin ardından ban- kacılarla bir araya geldi. Derviş, Madonna kadar popüler Ekononü Servisi - Bilgi Üniversite- si'nde birkonferans vermek üzere ge- çen hafta Türkiye'ye gelen The New York Times yazan ThomasFriedman. gazetesinde Türkiye "de Devlet Baka- nı Kemal Derviş'in bir pop yıldızı ka- dar ilgi gördüğünü yazdı. New York Times'm dünkü sayısmda yer alan kö- şe yazısında. Thomas Friedman, Ke- mal Derviş'in Türkiye'de adeta bir pop yıldızı muamelesi gördüğünü, gittiği her yerde gazeteciler tarafından takip edildiğini belirterek "Madonna'mn gekliğini sandınT sözleriyle, ilginin boyutunu vurguladı. Türkiye'de devaîüasyonun yıllarca süregelen kötü yönetim ve yolsuzluk- lann sonucu olduğunun alttnı çizen Friedman, Onton'un yaptığı gibi ya- bancı ülkelere mali yardım yapmaya- cağı sözüyle hükümete gelen Bush ekibinin sessizce IMF ve Dünya Ban- kası "mn 17 milyar dolarlık yardım pa- ketini onayladığmı kaydetti. IMF ve Dünya Bankası 'mn yaptıklan yardım karşıhğmda şart koştuklan reformlar gerçekleşirse Türkiye politikasında 'birdevrim' olacağı görüşünü dile ge- tiren Friedman, politikacılann bu re- formlarla korumacı sistemi bozarak kendi güçlerini azaltacaklannm ve Derviş'i güçlendireceklerinin farkında olduklannı vurguladı. Başaruıın oykıısu Eski Israil Merkez Bankası Başkanı Jacop FrenkeL yüzde 500'lük enflasyonu yüzde 2'lere indiren kişi olarak tanınıyor. 1980'lerin ortasında yüksek enflasyonla kıvranan İsrail yönetimi, 1985 yılında çok katı bir istikrar programı uygulama kararı aldı. Programın iki ayağı bulunuyordu: Birincisi sıkı bir bütçe politikası, diğeri nominal kur çıtası. Kamu harcamalannı denetim altına alarak bütçe açığını O'a düşürmeyi başardı. Döviz çıtası kur politikası olarak belirlendi. Kurda bant sistemi uygulandı Amaç, enflasyon geleneğini aşamalı olarak kırmaktı. Kısa bir süre içinde enflasyon yüzde 18Ter seviyesine çekildi. İsrail bir parite ve etrafında bir bant sisteminden oluşan yeni bir uygulamaya geçti. Ancak hâlâ yüksek bir enflasyona sahip olduğu için yılda iki kez kur pantelennde ayarlama yapmak zorunluluğu doğmuştu. 1991 yılından ıtibaren geçilen yeni kur politikası ile ülke uluslararası arenada bugünkü güçlü konumuna taşındı. Ancak uzmanlar, Israil'in bu başansından söz ederken nüfusunun yalnızca 2.5 milyon olduğunu unutmamak gerektiğini kaydediyorlar. U'd -("i.lli 'lOf:l Jl ı l l u ı u'j OPEC toplantısından üretim miktannm değiştirilmemesi yönünde kararçıktı Petrolfiyatında IrakkorkusuEkonomi Servisi - Petrol Ihraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Bakanlan. Irak'ın ihracatı durdurma karannın ardmdan yaptıklan toplantı- da, kendi üretim miktarlan- nı değiştirmeme karan aldı. OPEC Genel Sekreteri ABRodrigezAraque, "dün- ya petrol piyasasının ihtiya- cını rahatbkla karşılayabü- diklerini ve varil başına or- talama 25 dolar civannda seyreden satış fiyatuun da uygun olduğunu" kayde- derken OPEC Başkanı ve Cezayir Petrol Bakanı Cha- biuk KheliL, ham petrol fi- yatlanndaki artışın arz ve talepten değil, ABD'deki rafinerilerin tam kapasite ile çalışamamasmdan kay- naklandığını söyledi. Irak'ın petrol ihracatını durdurma kararmdan sonra ortaya çıkan üretim açığının üye ülkelerin üretim kotala- nnda yapılacak bir düzenle- me ile kapatılacağı bildirildi. Toplantı öncesinde Suudi Arabistan Petrol Bakanı AK al-Nuaimi'nin pıyasada pet- rol sıkmtısv çekilmeyeceğine ilişkin açvklamasıyla son gün- lerde hızla yükselen fiyatlar- da ufak bir gerileme oldu. OPEC toplantısına katılan 11 yıldır BM ambargosu altında bulunan Irak'ın In- giltere ve ABD'nin baskı- sıyla alınan 'akıllı yapft- nmlar' uygulamasma kar- şı mayıs ayı sonunda aldığı ihracatı durdurma karannın ardından varil başına 30 do- lann üzerine yükselen petrol f iyatlan ise bir miktar geri- ledi. New York piyasasında bakanlann açıklamalanyla petrol fıyaüan geriledi. petrolün varili 28.13 dolara kadar geriledi. Türkiye'ye satış sürecek Irak, ihracatı durdurma kararına rağmen komşusu Ürdün ve Türkiye'ye petrol ihraç etmeyi sürdüreceğini açıkladı. Bu arada dünyanın önem- li petrol ihracatçüan arasın- da bulunan Rusya. Irak'ın petrol ihracatını durdurma- sının yol açtığı fiyat yüksel- mesinin geçici olduğu görü- şünü dile getirdi. Rusya Enerji Bakan Bi- rinci Yardımcısı İvanMaua- şov, Irak'm tutumunun da, dünya petrol pazannı istik- rarsızlaştıracağını düşün- mediklenni ıfade etti. SINIR MAZOTU Habur'da kaygdı bekleyiş tBRAHtMKARAASLAN DrVARBAKIR- Bölgedekı eko- nomi çevreleri Irak'ın petrol satışı- nı durdurmasından endişe ediyor. Güneydoğu Sanayici ve Işadamlan Demeği (GÜNSİAD) Genel Baş- kanı Bedrettin Karaboğa, Irak yö- netiminm petrol satışmı durdurma- sının bölgenin ve ülkenin ekonomi- sine uzun vadede zarar vereceğini açıkladı. Karaboğa. Irak yönetiminin son olarak Kuzey Irak'a verilen ve böl- ge ekonomisinin can daman olan mazotun, petrol satışının durdurul- masma ilişkin karar kapsamının dı- şmda tutulduğunu açıkladığını be- lirterek bu gelişmenin sevindirici ol- duğunu ve endişelerini bir derece gı- derdiğini belirtti. Karaboğa, Kuzey Irak'tan mazot ticaretinin bölge eko- nomisi açısından istikrarlı bir şekil- de devam ettirilmesi gerektiğini vur- gulayarak "Bölgedebuticaretedaya- h işyapan rüccartanmızile bunu des- tekleyen işlerle birlikte yaklaşık 500 bin kişi etkilenecektir*1 diye konuştu. LGİ TOPLUMUNA DOGRU/ÖZLEM YÜZAK ozlemyu@vahoo.com Taşrada bayan banka müdürü olmanın zor- luklarını göğüslemiş, gözleri pınl pınl, yaşama umutla bakan genç bir kadın. Kamu- oyunun son dönemlerde gündeminde sıklıkla yer alan, adlannı "görev zararta- n", "siyasi arpalığı" türü sözlerle andı- ğımız kamu bankalanntn birinde görev- li. Iç Ege'de tutucu mu tutucu bir ilçede çalışıyor. Bundan iki hafta önce yaşa- mında ilk kez geldiği istanbul'da uzun süre sohbet ettik. Konuştuğumuz o gün ilk başlarda oldukça gergindi. Kamu bankalarının ortak yönetim kurulu başkanı Vural Akışık bir gün önce, kapatılacak ban- ka şubelerinin belirleneceği bir toplan- tı yapmıştı. Sonucu henüz öğrenme- mişti. Merak içindeydi. Dayanamadı, Ankara'yı, Genel Müdürtüğü aradı. Iki- si de kamuya ait yalnız iki bankanın ol- duğu ilçede kendi görev aldığı banka- Taşrada Bir Kadın Banka Müdürü... nın, Halk Bankası'nın kalacağını öğ- rendi. Rahatlamıştı. Devlet memuru ol- duğu için adının yazılmasınt istemedi- ğini söyleyerek o küçüktaşra kasaba- sındaki iş yaşamını anlattı. Bankaya parasını yatıımaya gelen, ama ısrarla "Faiz maiz dedikleri şey haramftıış kı- zım, bana sakın çndan verme" diyen yaşlı kadını "Teyzeciğim, peki sana fa- iz vermem, paranın kirasını öderim" diyerek ikna ettiğini antattı. "Esnaf di- lini konuşmasını öğrendim" dedi. Gü- leryüzlü olmanın bölge halkı ile diya- log kurmanın en önemli faktörlerden biri olduğuna inanıyordu. Caminin av- lusuna halkın oturarak daha rahat ap- tes alması için bir iki bank koydurma- sı üzerine imamın cuma hutbesinde bankasını övdüğünü anlattı gülerek. Sohbet döndü, yeniden şubelerın ka- panmasına geldi. "Artık belki de en ko- lay şey bir şubeyi kapatmak" diye ko- nuştu. "On line ortamında çalıştığımız için disketle 10 dakika gibi kısa bir sü- re içinde bir şubenin kapanışı yapılır. Sonra ceketini alıp çıkarsm. Ama ya sonra?.." Özelleştirmenin ülkeye yarar yerine zarar getireceğinı, ama rehabili- tasyonun ve özerk bir yapıya kavuştur- manın şart olduğunu vurgulayıp şunla- rı söyledi: "Bölge rnüdürlüklerinin kal- dınlmasını olumlu buluyorum. On-line ortamında artık gereksizler ve bürokra- siyi arttırmaktan başka bir fonksiyonla- rı kalmadı. Verimsiz şubeterin kapatıl- masını da. Ama bankayı başkalarına satmayı asla." Büyük zorluklardan geçerek bu gün- lere gelmışti. Ilkokuldan sonra babası görücü usulü ile evlendirmiştı. iş yaşa- mına evlendikten sonra başlamış, dışa- ndan önce ortaokulu, ardından liseyi bi- tirmiş, bu arada 2 çocuk doğurup yetiş- tirmişti. "Açıköğretimi de bitirdim"Ğed\ gurur dolu sesle. Kadın müdür olmanın zor olduğunu ama avantajlannın da bu- lunduğunu, "Ömeğin kredi verirken da- ima temkinli oluyorum, öteki müdürler kredi işlerini kimi zaman yemek masa- sında, içki sofrasında bağladıklan için, kurduklan dostluktan dolayı kredi geri dönüşlerinde yûzleri tutmuyor. Vade/er gecikiyorsesleri çıkamıyor, hatta bazen bu konuda suiistimal edildikleri bile olu- yor" diyerek anlattı. Kamu bankalannın siyasete alet edil- mesinin faturasının, yalnızca halka ve çalışana çıkanlmaya çalışıldığı bu dö- nemde, kendini yetiştiren ve başı dik bir şekilde çalıştığı kurumu sonuna kadar savunan 30'lu yaşlarının sonundaki genç banka müdiresi ve onun gibiler önemli bir örnek değil mi sizce de?.. ÇtFTÇİ DOSTU SADULLAH USUMI Buğday Üreticisine Yine Yazık Oldu 1980 yılından sonra işbaşına gelen asker ve si- vil yönetimler, Türkiye'yi soygun düzeninin kuça- ğına taşıdılar. 12 Eylül anlayışı kısa süre içinde Tür- kiye'yi bir ahtapot gibi sardı. Küreselleşme, globalleşme ve özelleştirme adı altında kapılanmızı vurgunculara ardına kadar aç- tık. Bu tür sistemlerin kaçınılmaz sonucu olarak fa- kirleştik. Sonuçta halkımızın büyük bir bölümü bir dilim ekmeğe muhtaç hale geldi. Sendikalar, es- naf ve çiftçiler sokaklara döküldü. Ülkeyi yöneten- ler suçlandı, istifaya çağnları başladı bu durumda yapılacak iş kitlelereyeni umutlar verebilmekti. Bu- nun için de Amerika'nın, IMF'nin ve Dünya Ban- kası'nın güvenini kazanmış bir isim gerekliydı. So- nuçta Kemal Derviş bulundu ve allandı pullandı Türk halkına kurtarıcı gibi sunuldu. Derviş de bu ortamdan yararlanarak hükümeti ve bürokrasiyi etkisi altına aldı. iş o kadar ileri git- ti ki Kemal Derviş ile aynı görüşü paylaşmayanlar süratle dışlandı. Bu fırtına Yüksel Yalova'yı bile uçurdu. Ama IMF ve Dünya Bankası'nın asıl hedefi Türk tanmını yok etmektj. Zira. Amerika ve Avrupa ül- keleri dünya piyasalarında rakipsiz kalmak istiyor- lardı. Türkiye üreten değil, tüketen bir ülke olma- lıydı. Ihracat değil ithalat yapmahydı. Ziraat Bankası'nın özelleştirilmesi bu nedenle gündeme geldi. Pancar Yasası bu nedenle değiş- tirildi. SEK, Et ve Balık Kurumu ve Yem Sanayii ay- nı nedenlerle özelleştirildi ve özel sektöre satıldı. Sıra hububat fiyatlarının saptanmasına gelınce hükümet içinde çıkan kavganın nedeni de buydu. Dünya Bankası ve IMF maliyeti 200 bin lirayı ge- çen buğdaya 160 bin liranın üstünde fiyat verilme- sine bu nedenle karşıydı. Şimdi 20 milyondan faz- la üreticimiz, buğdayda kilo başına 40 ile 80 bin li- ra arasında zarar edecek. Birçoğu yeni yılda buğ- day ekemeyecek duruma düşecek ve piyasalar yabancı şirketlerin kontrolüne girecek. • • • Dünyanın bütün ülkelerinde buğday fiyatlan ma- liyet hesaplanna göre saptanır. 1980 yılına kadar Türkiye'de de aynı yöntem uygulanıyordu. Son yıl- lardafıyat saptamasını Dünya Bankası ile IMF yap- maya başladı. Türkiye'de 2001 yılı ürün, buğdayın maliyeti 200 bin liranın üzerindeydi. Bunagöre verilecekfiyatın da kâr payı ile birlikte 250 bin lira olması gereki- yordu. Böyle bir gelişme karşısında çıkar çevreleri ina- nılmaz bir biçimde sert tepki gösteriyorlardı. Ya- nıtlan da hazırdı: "Devletin parası mı var ki versin. Üstelik bizim ödediğimiz vergilerle tanm kesimi neden destek- lensin?" Basın yazmaz... Tetevizyonlar söylemez... Bu iddialar karşısında çiftçinin yanıtı da şöyledir "Peki çiftçi köle midir ki.. 200 bın liraya mal et- tiği buğdayını neden 130 bin liraya satsın. Bizim hakkımız olan paralar neden tüccara ve sanayici- yepeşkeş çekilsin?" Ustelik hepimiz çok iyi biliyoruz ki... 130 bin lira ile 250 bin lira arasındaki fark dar gelirli halkımızın değil, büyük patronlann kasalanna akıyor. Aynca, buğdaya verilecek 250 bin lira devlete önemli bir yük de getirmeyecekti. Zira tanm kesiminin önerısi buğdaya 175 bin li- ra fiyat, 75 bin lira da pirim verilmesiydi. Prim karşılığı olan 75 bin lira için toprak Mah- sulleri Ofisi, üreticiye iki veya üç aylık bonolar ve- rebilirdi. Buğdaylar satıldıktan sonra çıftçiye olan borçlar ödenebilirdi. Bonolan aynı zamanda dev- lete olan borçlan ödemek için de kullanmak müm- kündü. Daha da önemlisi prim sistemi çalıştırıldığı za- man alım satım işlemleri belgelere bağlanacağı için vergi de kaçırılamayacaktı. Bu arada devlet prim olarak ödediği paralann en azından beş katını vergi olarak geri alacaktı. Çift- çi de yıllar sonra zarar etmekten kurtulacaktı. Böylece piyasalar canlanacak, kapanan ke- penkler açılacak ve esnaf tekrar para kazanmaya başlayacaktı. Aynca Türkiye, Kemal Derviş gibi IMF ve Dünya Bankası hayranı ekonomistlere ihtiyaç duymadan krizleri atlatabilecekti. Ama böyle bir gelişme Amerika ve Avrupa ülke- lerinin işine gelemezdi. Çünkü onlar, kendilerine muhtaç bir Türkiye peşindeydiler. Kasım krizi... Şubat krizi derken Türk tartmı bir kez daha batağa itildi. Çiftçi piyasada satıyor Hububat satış fiyatı açıklandı ANKARA (AA) - Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2001 -2002 dönemı hu- bubat satış fiyatlan açıklandı. Baz alınan Anadolu Kırmızı Sert Buğday'ın haziran ayı sahş fiyatı 198 bin 500 lira, aralık ayı satış fi- yatı da 230 bin lira olarak be- lirlendi. Tanm Ba- kanlığfndan yapılan açıkla- mada, bu yılki hububat alım fiyatlanna gö- — re mevcut ekonomik şartlar ve enflasyon he- defi de dikkate alma- rak belirlenen asgari satış fiyatlannın. her ay arttınlacağı, alış ve satış fiyatlan arasında yüzde 21'lik marj uy- gulanacağı bildirildi. Çukurova çiftçisi, bu yıl hasadı, 15-20 gün önce başlayan yan sert kırmızı buğdayı. Top- rak Mahsulleri Ofi- si'ne (TMO) vermek yerine. piyasada fiya- tın daha yüksek olma- sı nedeniyle tüccara satma ve bekletme eği- limine girdi. TMO Adana Şubesi. geçen yıl ha- sadın başla- masından 9- 10 gün sonra 16 bin ton buğday alarak ahmı tamam- lamıştı. Buyıl hasadın erken >'/}• başlaması dolayısıyla 25 Mayıs'ta başladığı alımlarda aynı yoğun- luğu yaşamadı. Düne kadar ofise yalnızca 300 ton buğday teslim edildı. TMO Adana Şubesi yetkililen. arzın yeterli olmaması nede- niyle piyasada fiyatın yükseldiğını belirttıler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog