Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

S-AYFA CUMHURİYET 4 HAZİRAN 2001 PAZARTESİ Fenerbahçesi, Çelik Gülersoy'layeniden doğdu ROPORTAJ Antik, çağda burundaki kayalıklarda yakılan ve düşmanı haber veren ateş, sonradan bir fenere dönüştü... Kanuni'nin buyruğu ile yapılan ilk kuleahşapb ve birkaç kez yandı.- FenerKulesi'ninbahçesinde F enerbahçesi'nde, yemye- şil ve bakımlı çimlerin or- tasından yükselen epeyce yaşlı sakız ağaçlannın al- tında birorkestra, Ludv\ig Van Beethmen'ın altıncı senfonisini, Pastoral Senfoni'yı çalıyor.. Ihanet e- den kulaklarından ıntiharla intikam al- mayı düşünen Beethoven'ın kendinı a\ utmak için uzun yürüyüşler yaptığı kırlardan topladığı ezgilere, yaprakla- nn arasına saklanmış bülbüller ve dal- larda sıçrayarak dolaşan serçeler eşlik ediyor... Ama bir serçenin belli ki işi çok; demirden özenle dökülmüş fene- rin altında yuva yapmak için peyledi- ğı boşluğa ağzında bir tutam kııru otla ginp çıkrvor... Finale doğru "firtuıa" başladığında davulların tok sesinden cesaret alan kargalar biraz utangaç da olsa konsere katılıyor... Istanbul'un dengesini yitirmiş havasında bahardan yaza geçmeye çabalayan güneş, rüzgâ- rın hafifce salladığı yap- raklann arasından sızarak yerdeki kırma iri taşlann üstünde dans ediyor... Diiş değil gerçek... îstan- bul se\ dalısı Çelik Güler- sro, Kültür Bakanlığı'nın kültiir \ e sanat büyük ödü- lünü Fenerbahçesi "nde dü- zenledıği "Pastoral tö- ren**le alırken, törene ge- lenlerin yanı siFa parktan geçenleri de bambaşka bir dünyaya alıp götürüyor... Ödül bir özür mü? Aslıııda Çelik Güler- soy'a ödül verilmiyor... Kültür ve sanat için kullan- dığı Turing gelirlerini ke- senler, mezbeleden kurtar- dığı tarihı köşk ve kasırlar- la voktan yarattığı eserleri elınden alanlar, bir kamu hızmeti görmesine karşın \ ergi borcu çıkartmaya ça- lışanlar adına özür dileni- yor Çelik Gülersoy'dan... Parkın bir köşesinde uza- yıp giden panolarda yaşa- möyküsü. yaptıklan ve ya- şadıklan anlatılırken bir dönem medyanın sözleş- mişçesıne Çelik Güler- soy'un çalışmalarını gör- mezden geldiği yazıyor, Konulan bu "mim"den sonrakı tümcede "Deniz Som hariç" denmesi Çelik Gülersoy'un nezaketini gösteriyor... Fenerbahçe"nin Fener- bahçesi olduğunu anımsa- tan Gülersoy'un hoşgörü- süne sığınarak, parkta anı- ların tazelendiği küçük bir gezinti başlıyor... Yanlan açık yazlık tram- vaydan inen çocuklar an- nelerinın elini bırakıp Dal- yan'a bakan kıyıdakı çam ağaçlanndan birinın altın- da yer tutmaya koşturu- yor... Sıra denize gırmeye geldiğinde anneler, plaja tek başına izin vermiyor... Demıryolu kampındakiler de yabancıların gırişine izin \ermiyor... Askenye- nin kampı ise çok uzak sa- yılıyor ve zaten yasak... Yaprak sarması dolmalar \e peynirli kol börekleri- nin ardından tok karnına denize girmek ise hepten ya- sak... Galiba en iyisi, ağa- cın altındaki iri kayalarda oynuyormuş gibi yaparak ayaklardan başlayıp ıs- lanmak ve mayoyu ıslattıktan sonra "Ne halin varsa gör" azannı işitmek... Sonra, evden artık izinsiz çıkılabil- diği yıllarda gecenin bir yansında ve ay ışığında çayıra dönmüş Fenerbahçe- si'nde tarihi duvar kalıntılarının yanın- da ağaçlan da çalımlayarak yapılan maçlar.. Top yerine arkadaşlannın aya- ğına vurarak yeteneksizliğini kanıtla- yan gencin bir süre sonra Fenerbahçe Spor Kulübü'nde spor yazan havasıy- la dolaşması... Ttieodora'nın özet plajı Zaman ne çabuk geçiyor... Hele tarihin sayfalanna bakınca... Isa'dan önceki çağlarda Zeus'un ka- nsı Hera'nın adına bir tapınak yapılı- yor... Isa'mn çarmıha gerilmesinden sonra Kudüs'ten yola çıkan on iki ha- variden AzizAndreas, burada uzun bir mola veriyor... Heira deniyor buraya... Doğu Roma'nın imparatonçesi The- odora, burada denize ginyor... Saray- lar yapılıyor: "imparator üzümti" de- nilen tt çavuşüzümü"nün bağbozumla- n içintörenlerdüzenleniyor... Yarıma- danın burnundaki kayalıklann üzerin- de yakılan ateş, gelmekte olan düşma- nı karşı yakadaki ımparatorluk sarayı- na bildiriyor... Fenerbahçesi / Fenarakl Heira, Hieria, Herion derken Os- manlı geliyor; Kelemiç oluyor... Kanu- ni Sukan Sükyman. 21 Mart 1562'de ferman buyuruyor. Yakup Ağa Kele- miç Burnu'na ahşap bir kule yapıyor... Kulede geceleri ateş yakılıyor; kule birkaç kez yanıyor... Bu arada Kele- miç 'in adı Fener Kulesi'ne dönüşü- yor... Fener Kulesi'nin bahçesinden de Fenerbahçesi doğuyor... Rumlar ve ya- bancılar Fenaraki diyor... 19. yüzyıhn Fenerbahçesi. Rumla- nn, Ermenilerin ve Levantenlerin ma- hallesi... Papaz okullanyla, kiliseleriy- le ve bahçelerindeki heykellerin güzel- lik yanşması yaptığı ahşap köşkleriy- le... Fener Kulesi'nin bahçesi olan bu- c\~s e Hk Gülersoy on yıl önce elinde sihirli bir değnekle geldiği Fenerbahçesi 'nde, Istanbul da boğulan insanların uzun yıllar öncesinde olduğıı gibi nefes alabileceği bir mekân yaratmakla kalmadı, Atatürk'ün "Halkistifade etsin " sözünü de yerine getirdi... (Fotoğraflar: DOGA SOM) run 20. yüzyılın başında işgal kuvvet- lerinin sessiz film seyredip eğlendiği bir gazino! Genç Cumhuriyet'in önderi Musta- fa Kemal Atatürk'ün 1936 yılında Fe- nerbahçesi'ne gelişi ise Istanbul halkı- nın bir armağanı olarak yaptınlacak konutun yerinin gösterilmesi için... Atatürk'ün yanıtı: "Burası bir Idşi için çoktur. Halk is- tifade etsin." Halkın istıfadesi kır gazinolannda, kır kah\ elerinde oturmak... Denize gir- mek... Ama halkın adını kullanarak ıstifa- de etmek söz konusu olunca... 193 8 yı- lında Başbakan Celal Bajar'ın Umur Bey kotrasına bağlama yeri arandığın- da, Theodora'dan kalma dalgakıranın üstüne beton döküp mendirek yapmak işten değil... Üye olmayan gtremezl Hele bir de işin içine "halk"ı katmak isterseniz buyrun îstanbul Yelken Ku- lübü... Yanma Fenerbahçe Spor Kulü- bü... Ezeli rekabet varya... Yanına Ga- latasaray Spor Kulübü Su Sporları... Fenerbahçesi'nin Kalamış'a bakan ya- nı çoktandır halka kapalı; üye olan girebilir! Geriye bir tek Dalyan kı- yısı ve burnun bir kısmı kal- mıştı ve 10 yıl öncesine dek pek de girilebilecek gibi de- ğildi... Bu arada yat limanı- na dönüştürülen mendireğin içi de kokmaya başlamıştı... Akıntıyı sağlamak için ne yaptılar biliyor musunuz? Fenerbahçesi'nin burnunu boğazından kestiler! Üstüne bir köprü koydular; küçük yanmada oldu size bir ada... Işte o sıra... 1990 başında Çelik Gülersoy, Fenerbahçe- si'ne geldi... Efsanelere inanır mısınız bilmem ama.. elinde sihirli bir değnek vardı... Istanbul'dan birkaç saatli- ğine kaçmak isteyenler için Istanbul'un orta yerinde bir cennet yarattı... Atatürk'ün dileği Hanı Atatürk, "Halk isti- fade etsin" demişti ya... Çe- lik Gülersoy onu yaptı... Fenerbahçesi'nin elde ka- lan kısmını yürüyüş yapmak isteyenlerin, oturup Adalar'ı seyretmek isteyenlerin, el ele rutuşmak isteyenlenn. dinlenmek isteyenlerin, demli bir çay içmek isteyen- lerin. kuş sesi dinlemek iste- yenlerin, çiçek koklamak is- teyenlerin, köpüklü kahve- sini dalgaların sesiyle yu- dumlamak isteyenlerin, kı- tap okumak isteyenlerin, unutulan çörekleri tatmak isteyenlerin. kısacası Istan- bul'da boğulurken nefes al- mak isteyenlerin mekânı; çocuklann, gençlerin, yetiş- kinlerin, yaşhlann sığınağı yaptı... Gülersoy'a verilen ödül. aslında bir özürdür... Yeni- den kazandırdığı Yıldız'dan, Emirgân'dan, Çamlıca'dan. kasırlardan, köşklerden çı- kartılırken kalınan sessizli- ğin, tepkisizliğin özrü... Gülersoy'a bir özür bor- cumuz daha var... Var mısınız? Fenerbahçesi'ne anıtını dikmeye... Hem Pastoral Senfoni'yi bir daha dinleriz! ENTERNET mehmet(g cumhuriyet.com.tr RTÜK ve İnteraet Radyo Televizyon Üst Kuru- lu'nun ilgi alanlarının içine internet de sokulmak isteniyor. Adında radyo ve televizyon geçen bir ku- rula apayrı bir iletişim kanalı bağ- lanmak isteniyor. Bu denli özgün- lüğün yaşandığı bir ortam, doğal olarak hemen yasakçıyı harekete geçiriyor. Bilginin serbest dolaşı- mını engellemeye yönelik çabalar, ileride başımıza sürüyle dert aça- cak. Bilişim Sivil Toplum Kurumu Platformu bir deklarasyon yayım- ladı. Lafı uzatmadan bu deklaras- yondan pasajlar sunmayı daha doğru buluyorum. "Bizler, internetin temsil ettiği değişimin, sanayi devriminden daha önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini veyaşamın tüm boyutları- nı;çalışma, üretim, ticaret, işyap- ma, eğlence, öğrenme, yönetim biçimlerini köklü olarak değiştirdi- ğini düşünüyoruz. Bu değişimin insanlığı yeni bir toplum biçimine götürdüğünü, adına Bilgi/Bilişim Toplumu dediğimiz bu toplum bi- çiminde, bırey, beyinsel emek, bil- gi, bilim, teknoloji, araştırma-ge- liştirmenin ve özellikle bilgi tekno- lojilerinin itici güç olduğunu biliyo- ruz. Öncelikle, interneti geleneksel basın-yayın ve medyalarla aynı kefeye koymak, önemli bir kate- gorik hatadır. İnternet, hayatınbir- çok boyutuyla kesişir. Basın ve medyanın uzantısı olmak bunlar- dan yalnızca bir tanesidir. İnter- neti yalnızca matbaa, radyo, tele- vizyon çizgisinde en son medya icadı olarak görmek, bu teknolo- jinin doğası hakkında önemli bir yanılgıya işaret etmektedir. Kuşkusuz intemet, yasalann ge- çerli olmadığı bir ortam olmaya- caktır ve toplumun faaliyet gös- terdiği diğer alanlar gibi hukuk Yazılım Korsanlığı Engellenemiyor BSA'nın 2000 raporuna göre yazı- lım korsanlığı son altı yıl içinde ılk de- fa arttı. Business Sofrvvare Allıance'ın (BSA) hazırladığı son rapora göre yazılım korsanlığı son altı yıl içinde ılk defa ar- tış gösterdi. Buna göre tüm işyerlerın- de kullanılan yazılımların yüzde 37'si yasadışı kopyalardan oluşuyor. Korsan kopyaların yazılım üreticile- rine verdığı toplam zarar ise 11.75 mıl- yar dolara düştü, ancak bu düşüş pa- zardaki düşükfiyatlardan kaynaklanı- yor. Korsan yazılıma karşı mucadele e- den BSA, 1994 yılından bu yana yıllık rapor hazırlıyor. Bu yılki rapor, korsan yazılım oranındaki düşüşün tersine döndüğünü vurguluyor. BSA'nın 2000 yılı raporunda göze çarpan bulgular şöyte: • En fazla maddı kayıp 4 mılyar do- lar ile Asya-Pasıfik bölgesınde gerçek- leştı. Bu bölgedeki yazılımların nere- deyse yarısı yasadışı kopyalar. • Doğu Avrupa, yüzde 63'lük oran- la en fazla korsan yazılımın bulundu- ğu bölge unvanını korudu. • Başta Kuzey Amerika olmak üze- re korsan yazılımla mücadelede bazı gelişmeler görüldü, ancak bu yeterli değil. • Yazılımlann sadece yüzde 3'ünün yasal olduğu vletnam. bu alandaki en kötü şöhrete sahip. • Çın ve Rusya da ilk beş içensin- de. • ABD'de bile yazılımların yüzde 24'ü yasadışı. Siber Polislere Burs ABD hükümetı mezun olduktan son- ra 'siber polis' olarak çalışmayı kabul edecek bilgisayar öğrencilerine burs vereceğini açıkladı. Oğrencilere verile- cek bursun toplam maliyeti 8.6 milyon doları buluyor. Ulusal Bilim Vakfı (NSF) tarafından yapılan açıklamaya göre burs programına altı ünıversite seçıldi. Hükümetin amacı öğrencileri destek- leyerek federal hükümetteki bilgisayar güvenliği uzmanı açığını kapatmak. şemsiyesi altına alınacaktır. An- cak, internetin geleneksel med- yalardan çok farklı yapısal özellik- leri nedeniyle bunlarla aynı çer- çevede ele alınması çok sakınca- lıdır. Türkiye 'de internetin gelişmesi- ne ciddi bir darbe vurulmasından endişe ediyoruz. Geçen yılın eko- nomik olaylan, düşünülmeden ya- pılan işlerin ne kadar ağır sonuç- ları olabileceğini hepimize öğret- ti. Ayrıca, internetin geleneksel basın ve medya gibi kontrol edi- lemeyeceği, teknik bir gerçektir. Bu nedenle bütün dünya interne- tin yapısına uygun kontrol meka- nizmalarını oluşturmaya çalışmak- tadır. Türkiye de bu konuda olsun kabuğunu kınp bu arayışa katıl- malı ve dünya ile beraber ortak aklı arayabileceğini, bulabileceği- ni göstermelidir. Bugün internette işlendiği söy- lenebilecek ciddi bazı suçlan iş- leyenlehn, mevcut düzenlemeler çerçevesinde cezalandırılması yollan aranabilir ve devlet tıpkı gelişmiş ülkeler gibi bu teknoloji •ile baş etmesini öğrenmeye çalışabilir. Büyük ve önemli bil- gisayarları dünyanın diğer ucun- dan yazdıkları programlarla kul- lanılamaz hale getiren saldırgan- ların ABD yetkililerince başarılı takibi bunun bir örneğidir." Gereksiz Bilgiler (!) Banka soyguncusu John Dillin- ger profesyonel basketbolcuydu. FBI'nın poligonlarında halen John Dillinger'in posteri kullanılır. Erkeklere yıkjınm çarpması ola- sılığı kadıniara göre 6 kat daha fazladır. Tahmin- lere göre yeryüzün- deki mil- yonlarca ağaç, sin- caplann gömerek sakladıkla- n, sonra da unuttukJarı kozalaktü- rü ağaç to- humların- dankazara yetişmiştir. Ernest vincent VVright'ın yazdığı "Gads- by" adlı 50.000'den fazla kelime- lik romandaki hiçbir kelımede E harfi bulunmamaktadır. ABD'de her 45 saniyede bir, bir evde yangın çıkar. Güneş, dünyadan 330.330 kat daha büyüktür. Bir köstebek bir gecede sade- ce 90 m. tünel kazabilir. Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı. Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm. boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir. Dünyada her yıl 50.000'den fazla deprem olmaktadır. Kedi ve köpekler de insanlar gi- bi solak ya da sağlak olabilirler. Birzann herhangi biryüzü ileo- nun tam arka yüzündeki rakam- lann toplamı daima 7'dir. insanlar parmak izinden, kö- pekler burun izinden tanınır. Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldtnrtar, rengi ne olursa olsun. Elmalar sabahlan insanları uya- nık tutmak için en verimli kafein kaynağıdır. Sıkı çalışan bir erişkin günde 15 litreye yakın terler. Bu terin çoğu insan daha fark etmeden buhar- laşır. Zehirli oklu kurbağada 2.200 in- sanı öldürebilecek kadar zehir bu- lunur. Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi, yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyükJüğüne ka- dar yırtılmadan uzatılabilir. www.hal.gen.tr Türkiye'deki meyve-sebze ticaretini ve istih- damını internet üzerinden gerçekleştirmek için kurulan www.hal.gen.tr yayın hayatına başla- dı. Site, meyve-sebze sektöründe ticaret yapan komisyoncu bir grubun lojistik desteği ve 'be- nimevim.com' emlak portalı projesiyle 'netcı- ni.com' yarışmasını kazanan ekibın danışman- lık ve yazılım altyapısı desteği ile hayata geçi- rildi. Siteye, meyve-sebze sektöründe faaliyet gösteren her türden kurum veya kişi üye olabi- liyor ve sektördekı komisyoncular, üreticiler, tüccarlar, ıthalat-ihracatçılar, ambarlar, marketler üye yelpazesinin en önem- li bölümünü oluşturuyor. Üyelik ise tamamen ücretsiz. Sitenin diğer önemli bir hizmeti isteyen üyelere 'hal.gen.tr' adı altında, ör- neğin alibey(f' hal.gen.tr şeklinde e-posta hesabı verebilmesi. Her üyenin bu- lunduğu il veya hal altında kendine aıt bir tanıtım sayfası oluşturuluyor, an- cak isteyen üyelere 'hal.gen.tr' altında ılave tanıtım sayfaları da yapılıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog