Bugünden 1930'a 5,503,932 adet makale



Katalog


«
»

0HAZİRAN 2001 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA KULTUR kultur(ö cumhuriyet.com.tr 15 •W"^T" Jack Lemmon, Hollywood'un 'eski toprak'tan, ilerici ve önemli aktörlerindendi Aomeilkleıı drama 47 yılSUNGU ÇAPAN Amerikan sinemasının son çınar- lanndan biri daha devrildi, nicedir kanser tedavisi gören 76 yaşındaki JackLenunonöldü. 1990'lıyıllarda oynadığı, iki huysuz, yalnız yaşlının dostluğunu anlatan "Grumpy Old Men-DdHınzırAdam" serisi kome- dilerle birlikte rol aldığı Walter Matthau'nun ölümünden bir yıl son- ra perdeyi indiren Lemmon, böyle- ce eski arkadaşının yanına, 'ötekiya- ka'ya geçti, ardında damgası- nı vurduğu, yığınla önemli ~"~ Fılm bırakarak. Gerçek adı John Uhler Lemmon m olan ve varlıklı bir aileden gelen Jack Lem- mon, 1925'te Boston'da doğ- du. Harvard'da dramatik sa- natlaröğrenimi gördü. 2. Dün- ya Savaşı'nın sona ermesin- den sonra bir barda piyanistlik yaptı, radyoda çalıştı. Tiyatro- da ve televizyonda oyunculuk yaptı, 1948'den 1953'e kadar. Dönemin ünlü yıldızı Judy Holliday'in iki filminde rol mmmmm alarak sinemaya başladı. John Ford'la Mervyn LeRoy'un 1955 ya- pımı "Mr. Roberts-Belau Kap- tan"ındaki oyunuyla en iyi yardım- cı oyuncu Oscar'ını kazanınca dik- kati çekti. Birkaç yıl sonra birlikte "SomeLi- keltHot-BaalanSıcakSever'', "The Apartment-Garsoniyer" gibi güldü- rü başyapıtlannı çevireceği, hamisi ve ustası yönetmen Billy Wilder" ın kanatlan altına girince çizgisini iyi- ce belirleyen Lemmon, çıkışa geçti 1960'hyıllarda. Yönetmen Blake Edwards'la "Days of Wine and Roses-Şarap ve GüT. "The Great Race-Büyük Ya- nş", Wilder'la "Irma la Douce-So- kak Kızı Irma", "The Fortune Co- olde", ClKe Donnerla "Luv-Evlen- mek tstiyorum". Stuart Rosen- bergle "The April Fools-Bana Sev- diğini Söyle", Arthur Hillerle "The Out of Towners-Iki Taşrah", Ric- hard Quine'le "How To Murder Yo- ur VV¥e?-Karırua Nasıl Öldürûrsü- nüz?" vb. gibi filmleri. Lemmon'ın değişken konuşma tarzı, kendine öz- «#ack Lemmon'ı, neredeyse yanm yüzyıl boyunca, "Garsorriyer"den "Missing"e, "Bazılan Sıcak Sever"den "tki Taşrah"ya, "Dünyamn Kaderi"nden "İki Hınzır Adam" kadar onun herhangi bir filmini görmemiş bir sinemasever düşünülebilir mi? gü mimiklerı. jestleriyle destekli zengin komedyenlik yeteneklerini gözler önüne seriyordu. 47 yıllık meslek yaşamında, nice güldürüyü unutulmaz kılan kompo- zisyonlar çizen Lemmon. dramatik rollerde de başanlı olacağını. Costa Gavras'ın Cannes Festivali'nde "Yol"uyla Altın Palmiye'yi payla- şan "Missing-Kayıp" (1982), James Bridges'ın "The China Syndrome- Dünyanın Kaderi" (1980), Blake Edwards'ın "That'sLife" (1986) gi- bi filmleriyle kanıtladı. Özellikle yazar Neil Simon'un se- naryolanndan çekilen "The Odd Co- uple-Garip Bir Çift", "tki Taşra- h","The Prisoner of Second Ave- nue", vb. gibi filmlerinde, büyük metropolün (New York'un) karma- şasında ezilen, günlük yaşamın çark- lannda ha bire koşuşruran nörotik kentli rolleriyle özdeşleşen Lem- mon, önemsiz fılmlerinden sayıla- cak "SaveTheTiger" ile (Yönetmen: John G. Avildsen) en iyi oyuncu Os- car'ını aldı 1973'te. Yine Billy Wil- der'ın yönetiminde oynadığı """" "Avanti-Dokunma Gıdıklanı- nm", "The Front Page-Baş Sayfa"yla başladığı 1970'ler- de, kameranın arkasma geçip başrolünü Walter Matthau'ya verdiği "Kotch"la yönetmen- liğidedenedi 1971 'de. "Buddy Buddy", "Missing", Ettore Scola'nın "Macaroni", a "Dad", "That's Life" gibi filmlerinin yanı sıra 198O'li yıllarda televizyon filmlerin- de de görünen Lemmon, 1990'lan da boş geçirmedi. _ _ OKverStone'un"JFKw , James Foley'in "Glengarrj' Glen Ross-Amerikahlar", Robert Alt- man'ın "Short Cuts" gibi önemli filmlerinde küçük ama etkileyici performanslar çıkardı. Kuşkusuz Hollyvvood'un 'eski toprak'tan. ilerici ve Önemli aktörle- rinden biriydi. Jack Lemmon'ın, ne- redeyse yanm yüzyıl boyunca, "Garsoniyer''den "Missing''e, "Ba- zılan Sıcak Scver"den "iki Taşra- ITya. "Dünyanın KaderTnden "tld Hınzır Adam"a kadar herhangi bir filmini görmemiş bir sinemasever düşünülebilir mi? Ünlü oyuncu nice güldürüyü unutulmaz kılan kompozisyonlar çizdi. "Yapüğı işe tümüyle inanıyordu 'Kayıp' 1982\le AJün Palmiye'yi 'YoTla paylaşmıştL Filmografisi•Şohret DdisT (1953 - It Could Happen to You). 'Re- vükr KjraHeesf (1953 - Three for the Show), 'Kız Kar- deşim Eileea' (1955 - My Sister EUeen), 'Belalı Kap- tan' (1955 - Mister Roberts, Oscar), 'Çıplak Ayaklı Dansöz' (1957 - Fire Down Below), 'Aşk ve Vazife' (1957 - Operation Mad Ball). 'Cazibeii Kadın' (1958 - Bell, Book and Candle), 'Bazılan Sıcak Sever' (1959 - Some Like Hot, îngiliz Akademi Ödülleri, New York Film Eleştirmenleri Çevresi Ödülü), 'Garsoniyer' (1960 - The Apartment, îngiliz Akademi Ödülleri, New York Film Eleştirmenleri Çevresi Ödülü ), 'Şarap ve Gül (1962 - Days of Wine and Roses), 'Sokak Kıa Irma' (1963 - Irma La Do- uce), 'İyi Komşu' (1964-GoodNeigh- bour Sam), "Kanıuzı Nasü Öldürürsünûz' (1965 - How to Mur- der Your Wife), 'Bü- yük Yanş' (1965 - The Great Race), 'Bü- yük Tasan' (1966 - The Fortune Cookie), 'Evtenmeklsöyorum' (1967-Luv),'Garip Bir Çift'(1968-The Odd Couple), 'Bana Sevdiğiııi Söyle'(1969 - The April Fools), 'ftd Taşrah' (1969 - The Out of Tovmers), •DokunmaGıdıklam- r m ' (1972 - Avanti), 'Save the Tîger' (1973, Oscar), 'Baş Sayfe' (1973 - The Front Page), 'İldnci Caddenin Mah- kûmu' (1975 - The Prisoner of the Second Avenue), 'Airport' (1977), Dünyanın Kaderf (1979 - The Chi- na Syndrome, Îngiliz Akademi Ödülü, Cannes Film Festivali), 'Budd(y, Buddy' (1981), 'Kayıp' (1982 - Mis- sing, Cannes Film Festivali). 'Macaroni' (1985), 'Işte Hayat' (1986 - That's Life!), 'Dad' (1989), 'JFK' (1991), 'Amerikahlar' (1992 - Glengarry Glen Ross), 'SosyetedenİnsanManzaraJan' (1993 - Short Cuts), 'İki Hmzır Adam' (1993 - Grumpy Oİd Men), 'Daha Hm- zırtld Adam' (1995 - Grumpier Old Man), 'SevimH Ka- !B' (1996 - Getting Away With Murder), 'Oot to Sea' (1997), 'Garip Bir Çift V (1998 - The Odd Couple 2). ğer gerçekten kendini ve dinleyiciyi tatmin eden bir aktör olmak istiyorsanız kınlgan olmanız-gerekir. Öyle bir duygusal ve entelektüel yetenek aşamasına erişmelisiniz ki dinleyicinin karşısında çınlçıplak kalabilirsiniz. İyi bir drama yazmak zordur, iyi bir komedi yazmak daha zordur. Komedili bir drama yazmak en zorudur. Bu da yaşamın kendisidir. • "20'li yaşlarunda televiz\on dün- > asına girdinı. Ondan sonra ciddi bir ara verme dönemi yaşamadım. \ahuz- ca gişe başansı yapan değil -hâlâ bu- rada olduğuma göre- eleştirmenlerin >e halkın da begendiği fümkrde o)Tia- ma fırsatı buldum. Ianrıya şükür hâ- lâ da harika roller bulabUiyorum." • 2. Dünya Savaşı sırasında deniz donanmasında askerlik yaptıktan son- ra eve dönen Lemmon, babasına ak- tör olma karannı açıklar: "Bunu de- nemek istiyorum, yoksa tüm hayaüm boyunca nasıl olduğunu merak ede- ceğim." "Bunu gerçekten seviyor musun?" der babası. Jack "Evet" dediğinde ftnncı olan babası şöy- le der. "Bu Ki, çünkü ben de bir somun ekmekte bulduğum aşkı yitirdiğim zaman işi bırakaca- ya başladı. ilk Broadway oyunu, 'Ro- om Service'in yeni bir versiyonuydu. Oyun sadece iki hafta sürer ama Lem- mon için Hollyvvood'a bırbilet niteli- ği taşır. Colombia Pictures'ın birçalı- şanı 'It Should Happen to You'nun başrolü için Lemmon'ı önerir ve stüd- yo patronu Harrj 1 Cohn bunu kabul eder. Cohn, bu yeni aktörünün adını değiştirme konusunda ısrar eder. Fil- min ve aktörün bir 'linıon' (Ingilizce'de 'limon 1 sözü ar- goda 'değer- • İlk Oscar'ını aldığı zamanı şöyle anlatır Lemmon: "Do- ğal olarak heyecanlıydım ve en güzel smokinimle Pan- tages Thatrosu'na gel- dim. Röportaj yapı- lırken merdhenle- rin ürabzanma da- yandım. 'Dikkat Boyahdır' yazısmı ancak röportaj bitti- ğinde fark ettim. Os- car'ımı almak için sahneye çıktığımda smokinimin arkası bir bojdan bir bo- ya beyaza boyanmışa." • Lemmon"ın rolleri doğal olarak ortaya çıkan sinirli birenerjiyi yansıt- tı. "Çok nadir olarak bir rol için uygun olduğumu düşünürüm" diyordu 1975 yılındaki bir röpor- tajında. " 'Bazılan Sıcak Sever' ve 'Şarap ve Gül'de neredeyse setiterkedecek- tim, çünkü benden bir ak- tör olarak istediklerinin altından kalkabikceğimi sanmıyordum. Şimdi de güvensiz olduğumu dü- şünüyorsaruz, beni ilk işe girdiğimde görmeliydi- niz. Sersemlik nöbetleri geçiriyordum." • 1947 yılından sonra ABD'de TV dizilerinin filizlendiği bir dö- nemde Lemmon, 'Studio One' gibi şovlarda çalışma- 1968'de 'Garip BirÇift'le unutulmaz ikiliyi oluşturan Jack Lemmon ve VV'alter Matthau Hınzır İki Adam'la yine beğeni toplamışlardı. siz şey ya da kimse' anlamına da geli- yor) olduğunu söyleyerek. eleştirmen- lerin bu ismi bir silah olarak kullana- cağını iddia eder. Cohn, aktöre yeni bir soyadı önerir: Lennon. "Harika!'' di- ye yanıtlar Lemmon. "Aynı Lenin gi- bL Benim komünist olduğumu düşü- necekler." Jack diretir. Okul yaşamı boyunca etrafindakilerin 'Seni limon Jack!' diye bağmşlannı dinlemiştir ve isminden vazgeçmeyecektir. • Jack Lemmon, toplam sekiz Os- car ödülüne aday gösterildi ve 1988 'de Amerikan Film Enstitüsü nün 16. Ya- şamBoyuBaşanÖdülü'nüaldı. Ama başanlannın büyük bir kısmını "ken- disiyle bir ilgisi olmayan dikkate değer rastlantüara" bağladı. "Ama şunu söyleyebilirim" diyordu bir röporta- jında, "bir kariyeri bürün ola- rak ele aldığınızda -bu oyunculuk da olabilir, golfde- bencike bir sü- rectir. Yaptığınız iş bir çöp de olsa ona tü- müyle inanmalısı- mz." • Lemmon, Walter Matthau için "O bir çdgmdı, aydan geunişti ama harika bir çocuk- tur. Çok iyi anlaşınz ve birlikte çok ko- lay çahşınz" diyor- du. • 'Huızu- İki Adam' ve 'Da- ha Huızu- tki Adam'da karak- terler gündelik ya- şamdaki kadar yalındı- lar, kolaylıkla özdeşle- şebilirdiniz. Bu yüz- den iki film de herkes tarafmdan sevildi. Ay- nca 50 yaşını geçtiği- niz halde aktif bir aşk ve cinsel yaşama sahip olabileceğinize dair önenneler içeriyordu. • K.omediyi değişik aşamalannda anlayabil- mek ve hissedebilmek için belli bir yetenek ile doğmuş olmak gerek. Ko- medi oyunculuğuyla dra- ma oyunculuğu arasında tek fark zamanlama anlayışı. Knmedi- de başanlı olmak ve oynamak daha zordur. ESÎNTİLER ZEYNEP ORAL Sanat: Yaşamı, Yaşanır Kılmak İçin... Türkiye'de yaşamanın güçlüğü, sorunlar karşı- sında güçsüzlüğünüz, çözmeye uğraştığınız dü- ğümlerin boynunuza dolanması, mutlak halletme- niz gerekenleri halledememeniz, yapmanız yetiş- meniz gereken işlerden sürekli fire vermeniz, aklın değil çıkar ilişkilerinin egemenliğinin zorlanması, ka- ba güç ve şiddetle kuşatılmanız ve bütün bunlann asla değişmeyeceği duygusu sardı mı bacayı, du- rum fena! Ama tam bu girdaba kapılmak üzereyken sanki sihirli ya da büyülü bir değnek, sizi girdabın kısırdön- güsünden alıp çeker, labirentlerde kaybolmanızı, dipsiz kuyuların dibine vunmanızı engeller, sizi altr yükseltir, yükseltir, bulutlann üzerine bir yeriere ta- şıyıverir. Ve siz "İyi ki yaşıyorum, iyi ki varım" diye sayıklarken bir de bakarsınız yaşam yeryüzünün en tatlı meyvesine dönüşüvermiş. Yaşam güzeldir, ya- şamanın bir anlamı vardır. Buna "yaşama sevinci" diyorlar. Hani sık sık ağızlarda çiğnenen "Sanat neye ya- rar?"tartışmalan vardır ya... Bence yanıtı çok yalın. Sanat, insana işte bu yaşama sevincini tattırmaya yarar. Sanat, yaşamı, yaşanır kılmak içindir. Bütün bunlan bana söyleten Güher ve Süher Pe- kinet'ler. Istanbul Festivali çerçevesınde bir değil, iki ak- şam, iki ayn programla verdikleri konserlerle, bana o yaşama sevincini verdiler, dünyayı, ülkemi, insan- lan, hayatı ve sanatı daha çok sevmeme yol açtılar. Michel Plasson yönetimindeki "Capitole de To- ulouse" Ulusal Orkestrası eşliğinde ilk akşam, yal- nız Fransız bestecilerin eserlerinden oluşan prog- ramda Poulenc'in iki piyano ve orkestrası için kon- çertosunu, ikinci akşam Mendelssohn un iki piya- no ve orkestra için konçertosunu çaldılar. Konser- lerin eleştirilerini nasılsa müzik eleştirmenleri yapa- caktır, ben onlan dinlerken ve izlerken yaşadığım duygulan iletmeye çalışıyorum. Her şeyden önce, Pekinel'lerin konserleri yalnız kulaklar için değil, gözler için de, yürekler için de, akıllar için de, ruhlar için de bir şölen. Sahneye fır- ladıklan andan sahneyi terk ettikleri ana kadar tüm dikkatıniz onlarda yoğunlaşıyor. Dınleyici olarak si- zin bunca yoğunlaşmanızın nedeni, onların müziğe müthiş yoğunlaşmaları ve bunu size de geçirmele- ri. İlk konserdeki Poulenc konçertosunda, iki "yara- maz çocuk" gibiydiler... Hayır hep daha ileriyi zor- layan iki "çılgın"... Hayır hayır, mizah duygusu ge- lişmiş iki olgun sanatçı. Esere adeta çok incelikli bir "humor"\a yaklaşmaları ve her anın keyfıni çıkarma- lan ve elbet o keyfi size de aktarmalan olağanüs- tüydü. (Istanbul'un klasik müzik meraklılan, nedense ikinci akşamın, çok bilinen repertuvannaakın etmiş- lerdi. Oysa ilk akşam neler kaçırdıklannı bilmiyorlar- dı!) Gerek Poulenc konçertosunda olsun, gerek Men- delssohn konçertosunda olsun, hem mükemmel uyumu yakalayan bir "ikili" hem de bağımsız birer solist gibiydiler. Bağımsız, ama sürekli diyalog için- de... Birbirini bütünleyen, birbirini sorgulayan, bir- birini izleyen, ama yine de kendi farklı renkleri olan, farkhhkla çok incelikli bir uyumu yakalayan, bu uyumla zenginleşen, bu uyumla ruh bütünlüğüne ulaşan iki sanatçı... Onlan dinlerken gerilere girtim. Yıllar önce -80'le- rin ortalanndaydı- Herbert von Karajan'ın davetiy- le Salzburg Festivali'nde çaldıktan sonra Istanbul'a gelmişlerdi. Onlarla ilk karşılaşmamdı. O zaman da uyumdan söz ettiğimde, o uyuma ulaşmak için bir eseri hazırlarken nasıl tartıştıklannı, çatıştıklannı, dü- şüncelerini savunduklannı ve bırbirierini ikna etme- ye çalıştıklannı, o çatışmalar, tartışmalar sonucun- da doğaıyu bulduklannı anlatmışlardı. "O sözünü ettiğiniz uyum, meydan savaşlan so- nunda kazanılmış banştır" demişlerdi. İşte iki akşam boyunca, "meydan savaşlan sonu- cunda kazanılmış banşa" tanıklık ettim. Geriye kalıyor, sahnedeki sonsuz dinamizmleri, sonsuz yumuşaklıklan, dışavurumcu ifadetarzlan... Bütün bu sıralamaya çalıştıklarım dinleyicilerin mutluluğu oluyor. Ve onlan yaşama sevincine bo- ğuyor. İyi ki varsınız Güher ve Süher Pekinel. Yaşamı, yaşarar kıldığınız için teşekkürier. VUoody Allen ve yapımcısı davalık • Kühür Servisi - Ünlü Amerikalı yönetmen / aktör Woody Allen ve yapımcısı Jean Doumanian davalık oldular. 23 Haziran Pazartesi günü Manhattan mahkemesine karşılıklı dava dilekçelerini ulaştıran taraflardan Doumanian, 'Bullets Over Broadvvay' ve 'Küçük Sahtekârlıklar' adlı yapımlann da dahil olduğu toplam 8 yapımda birlikte çalıştıklan Allen'ın anlaşmaya aykın hareket ederek daha fazla ücret talep ettiği. yapımm masraflannı ve süresini bilinçli olarak arttırarak şirketi Sweetland Films'i 15 milyon dolar zarara uğrattığı gerekçesiyle dava açtığını belirtirken, Allen da Doumanian'ı hesaplarda sahtekârlık yapmakla, kendisini mali konularda eksik bilgilendirmekle suçladı. BUGÜN • NÂZIM KÜLTÜREVİ'nde saat 15.00- te Michael Haneke'nin 'Tesadüfı Bir Kronolojinin 71 Parçası' izlenebilir. (245 04 81) • BEKSAV'da saat 19.00'da Lars Von Trier'in 'Avrupa' filmi gösterilecek. (349 91 55) • BOĞAZİÇt FESTİVALİ kapsamında saat 21,30'da tarihi müzikal gösteri 'Hoşgörü Imparatorluğu' izlenebilir. (335 9 335) • PERA'da saat 13.30'da Toron Karacaoğlu yönetiminde 'Cumhuriyet Dönemi Şairlerinden Örnekkr' başhklı şiir dinletisi gerçekleşecek. (252 30 82) • BURSA FESTİVALİ kapsamında saat 21.30'da Zcjiıep'in konseri dinlenebilir. (0 224 234 49 12) • ISTANBUL FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ'nde saat 16.00'da Jacques Rivette'nin 'Yüksek, Alçak, Hassas' filmi izlenebilir. (252 02 62)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog