Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 HA2İRAN 2001 SALI 8 HABERLER Hükümettesorumhduğum 54gün Partamentonun altematifi var yeraldım... -SHPiktidandö- nemî var... - Ben genel baş- kan olarak sadece 1995'te 54 günlük seçim hükümetinde Sizi de gördttk' anlayışına karşıyım - Hafta sonunda kurultayuuz var. Bugün topluma nasıl bir CHP sunu- yorsunuz? - Biz 90'h yıllarda attığımız her adımda haklıydık. Bu durumu an- latmanm önünde iki engel var. "Ca- nım, partilerin hepsi birbirinin ay- msı.'' Bu. topyekûn infazdır. Toptan adalettir. Olmaz. Haksız. Buna kar- şı tepki duyuyorum. Nasıl olur da Türkiye'yi iflasa sokan siyasetçi- lerle bunlara mücadele vermiş CHP'yi aynı diye geçiştirirsiniz? CHP bunlarla aynı değil. Nerede aynıyız, vur patlasın çal oynasında mı? Ücinci engel; "Sizi de gördük" an- layışı. Buna da tepki gösteriyorum. Hayır, bizi görmediniz. Son21 yıl- da, 80'den bu yana CHP ve genel başkan olarak ben, sadece 54 gün- lük seçim işbirliği içinde yer aldık. Hayırbizi görmediniz. Isyan edi- yorum, sen beni başbakan olarak görmedin. Sen CHP'yi iktidan oluş- turan parti olarak görmedin. 80'lerden bu yana bir parti ikin- ci kez seçim kazanmadı. Tek atım- lık barutlar. Bu dönemde siyaset al- tüst olmuşrur. Siyasetin en altında- ki parti, en tepesine çıkmıştır. 91 'de DYP en küçüktü, birinci oldu. 95'te en küçük parti Refah'tı, birinci par- ti oldu. 99'da MHP parlamento dı- şındaydı, DSP küçüktü, ikisi bir ol- du. îktidara en uzak noktadaki par- ti ülkeyi yönermeye çağnlıyor. Bir defa iktidarda kahyor. Ülke iflasa gldiyor' Yaygın bir söz de şu: tt EHm lonl- saydı da oy vermeseydim." Türkiye derin birhayal kınkhğı yaşıyor. Baş- bakan, ülkenin iflasa gittiğinin far- kında değil, yardımcılan da değil. Halk her seçirnde iktidan değiş- tiriyor, enalttan biriru getiriyor. Ül- kenin ciddi siyasete, eiddi siyasi partiye ihtiyacı var. Halkın da böy- le birpartiyi yakalamasma ihtiyacı var. Türklye'nin gerçek sosyal demokrata ihtfyacı var - Onlan dipten abptepeye taşıyan etkenne? - 9O'lı yıllarda gelmiş geçmiş par- tilerin tümü seçim öncesi sosyal de- mokrat olmuşrur. 91 'de Detnirel yap- tı. 95'te RP adil düzenle sosyal de- mokrasinin başka bir çerçevede su- numunu yaptı, 99'da sosyal devlet anlayışını temsil eden MHP, DSP bu görüntüyle geldi. Seçim öncesi par- tiler sosyal demokratmış gibi dav- ranmış, seçim sonrası kendisine dönmüş. Siyasi partiler ne yapaca- ğıru söyleyerek gelmeli. Türİciye'nin gerçekmiş gibi yapan değil, gerçek- ten bir sosyal demokrat iktidara ih- tiyacı var. J -Sandıknezaman geüyor? -Birşeydiyemem. Verilmiş sözüm var, seçim istemiyorum diye... Ama tadı kaç- tı artık. FP karan parlamentoda boş- luk yarattı. Parlamentonun bir ayağı kınk hale geldi. Önümüzdeki dönem- de parlamento içi transfer olacak. Bu- nun ortaklar arasmdaki güç dengesi- ni etkilemesi söz konusu. Sayı değiş- se bile, koalisyonda değişiklik yok dedik deselerde, ortaklar Başbakan'a karşı saygılı. Yanında sigara içmiyor- lar deseler de, güç dengesizliği orta- ya çıktığı anda hükümet de olağan dışı tabloya dönüşür. Hükümet üye- leri, altematifimiz yok, diyorlarsa o zaman bu parlamentonun altematifi var. Hükümet değişikliği ortaya çık- tığı halde bu gerçekleştirilemiyorsa o zaman parlamentonun değiştirilmesi ihtiyacı kaçınılmaz hale gelir. Hükü- metle parlamentonun ömrü birbirine endekslenmiştir. Seçim, bu süreçlerin etkileşimiyle bir noktada kendisini gösterir. -CHP için iki yanhş anlama var, de- diniz. Doğru ya da yanhş, ücüncü an- lanıa da soldaki iç kavgalar değil mi? Toplumda sokular birbiriy le kavga eder, onlann düşmana ihtiyacı yok, birbirierini yerler havaa yok tu? - Doğrudur. Geçmişten günümüze kavgah, çekişmeii birgörûntü verildi. Bukavga önce kendi içimizde aşdma- h. Birbiriyle kavga eden insanlann konfederdasyonu ohnaz. Parti, de- mokratik bir yapıda olmalı ama, bir konfederasyon değildir. Partide do- kunulmaz iktidar adacıklan ohnaz. Bunu uygulayacağımızı söyledim. Dışlayarak değil genişleterek aşmaya çalişıyoruz. Bunu kabul eden oluyor, etmeyen oluyor. Bir tartışma yaşanı- yor. Bu olmasaydı büyük zaman ka- zanacaktık. 30 Eylül'de kurultay bit- tikten sonra uyguladığımız politikalar- la CHP tırmanan parti oldu. Fakat bu tartışmalar başladı. Bunlar gene bir- birine düştüler, kanaati doğdu. Bun- lardoğru değil. Bizeyaklaşanseçmen frene bash. Bunu görüyorum. Geçici birtablo. Bukonuda tereddüdüm yok. - tnsanlar neden aynkh? - Ortada arkadaşların aynlmasını gerektirecek ciddi neden yok. Ama si- yasi hayat böyle. Ihtiraslaruı harman olduğu bir dünya... Ama şimdi parti banşık bir kurum. Birbirini seven in- sanlar var. CHP devleti kurmuş, or- duyu kurmuş, dünyada örneği olma- yan parti. En büyük servetimiz. Son zamanlarda CHP'ye yöneük üzüntü verici saptamalann beklenmeyen çev- relerde dile getirildiğini duyuyorum, o nedenle önemini vurguluyorum. Demokrasi onunla gerçekleşmiş. Bu krizden Türkiye, gerçekleri görerekçı- kacak. Bunu CHP gerçekleşrirecek... - CHP'nin 20. yüzyıida yapüklan. sağduyuiu, herkesin kabu) ettiği ger- çekfer. 21. yüzyılda Türkiye'yene vaat ediyorsunuz? - Türkiye'nin önünde iki yol var. Bunu 90'h yıllar boyunca söyledim. Biri AB ülkesi hahne dönüşeceğimiz yol. Ama içine girdiğimiz istikamet sürerse diyordum, gideceğimiz yer Endonezya, Güney Amerika ülkesi haline gelmektir... Bu duyarhlıkla ik- tidar olsaydık, Türkiye bu açmaza gelmezdi. Şimdi, Türkiye'yi nasıl çağdaş ülke haline getiririz? Demok- ratikdevlet, saygmülke haüne getiririz, bunun planlarına sahibiz. iktidara hazır olduklannı söyleyen CHP GenelBaşkanı, kurultay öncesi Cumhuriyet'e konuştu... BaykaPdangidenlere: Dönün• Baştarafı 1. Sayfada CHP'den "öfkeylekapryıçarpıpaynlanla- n " geri çağıran Baykal, "Bu konuda ben de üzerimedüşeni yapanm" diye konuştu. Ku- rultayın demokratık bir \ anş ıçınde geçece- ğini vurgulayan CHP lideri, "CHP'de kav- ga döncmi bitti, partide dokunulmaz iktidar adacıklan olmav acak. biz konfederasyon de- ğüiz" dedı. Baykal, Alevılere ve Kürtlere yönelık olarak da "Tüm sorunlan,aynşarak değil kaynaşarak çözeceğiz" mesajını verdi. Baykal'ın Cumhuriyet'ın sorulanna ver- diği yanıtlar şöyle: - Nasıl bir Türkiye'de yaşıyoruz? - Türkiye sorunlarla yüzleşme aşamasına geldi. 2001 yıh, son 15 yıhn bizi nereye gö- türdüğü gerçeğiyle yüzleştirdi... - Ama aynadaki benim diyen yok... - Gerçek şu ki. Türkiye ekonomisi iflas nok- tasına geldi. Bankacılık sistemi baştan aşa- ğı bozuk hale geldi. Büyük emeklerle ger- çekleştirdiğimiz sanayi altyapısı ve üretim ku- rumlan ışleyemez noktaya geldi. Mali kriz ' ölçüsünün çok ötesınde tepeden tırnağa eko- nomik sosyal depreme maruz kaldık. Tablo budur. - Krizden çıkış çabaları tarmin edki değil mi? - Bu tablo en ağır tahribatı. kendi kendi- mıze yöneük güvenımızi sarsarak ödettirdi. - Krizden çıkanıayız korkusu mu? - Biz yönetemeyız. Biri gelse de yönetse umutsuzluğu var. Bu en ağır bedeldir. Çok tehlikeli bir kültürün şekillenmesine yol aç- maktadır. - Manda du\ gusu mu demek isthorsunuz? - Işte bu duygu, biz yapamıyoruz. Bizim yerimize biri yönetiversin. Dışandan müda- haleler doğal karşılanıyor. Türkiye'nin en somut konulany la ilgıli kararlarda tartışılma- dan gereğı yenne getirılmekte. Meclıs'e ka- nun çıkarma lıstesı verilebılmekte. Bir ülke kendine olan gü\ eni kaybettiği an her şeyi kaybetmış demektir. Bir sömürge kültürü üzerinde ne demokrasi yükselir, ne kalkın- ma, ne sosyal adalet... Çağdaş dünyada yer almanın yolu, diğer ülkelerle eşit koşullar- da yerinı almaktır. AB, sömürge kültürünün egemen olduğu ülkelerin birliği değil.. - Bu tablonun ortasına hükünıeri mi orur- tuyorsunuz? - Hükümet özgüvenini kaybetmiştir. Dışa- ndan gelen telkinlere harfiyen uyarak göre- vini yapacağını zannediyor. Dışan ne istiyor- sa verelim mantığı. Acı bir manzara. Yanhş nerededır? Bunu doğru anlamak gerekir.. Benim \orumum ^u: Türkiye. 12 Eylül'den sonra ekonomi politikasını kurnazhğa oturt- tu. Ekonomi kurnazlık kaldırmaz. Yannm yap- madan üretim. üretmeden tüketmenin, borç \ ıyerek zengın yaşamanın mümkün olduğu gibi bir ortama sokuldu. 80'lerin ortasından itibaren. Borç yanhş kullanıldı. Bir süre sonra bor- cunu kamu kaynaklarmdan ödeyemeyince ertesi yıl borcu borçla ödemeye başladı. Borçlar tasfiye edılmedı, döndürüldü. Piya- sa ifadesiyle takla attınldı. Bize 2000"de dün- yanın en iyi borçlanan ülkesi ödülü verildi. Iyi takla attırdığımız ıçin. bir kesınti yarat- madan sürdürebıldığımız için. Bir yıl sonra da iflas noktasına dayandı. Yanhş maliye polıtıkasına teslim oldu. 9O'lı yıllann iktidarlan da bu anlayışı sor- gulamadı. Herkes onun birparçası oldu. Gel- miş geçmiş siyasi kadrolarm tümü, bu uy- gulamanın ortak paydası olmuşlardır. Yolsuzluk yaygınlaştı - Derviş son 10 yıh sorumlu rutru... - Ben bunu 80'lerın ortasından ahyorum. Görev zarannın altında yanhş borçlanma vardır. Türkiye'yi iflasa sürükleyen ikinci akım yolsuzluktur. Bu resmi anlayışla yay- gınlaşmıştır. Örneğin hayali ihracat, devle- tin yolsuzluğa fırsat veren anlayışı ortaya koymasıdır. Geçenlerde önemli işadamlanndan biri zi- yaret etti. Hükümetin küçük ortağma yakın. "Bu konuyu çok vurguluyorsunuz. haklısınız. tsterseniz kalem kalem yazarım. Yolsu/luk- laruı dolar üzerinden değeri,Türkije'nin dış borcunaeşittir"dedi. 1 lOmılyardolarlıkdış borca eşit bir yolsuzluk yaşandı. Bu bir po- lisiye olay değildir. Sütü bozuk birtakım in- sanlar şeytana uydu yok. Sistemsel. Bir ül- kenın müsteşar yardımcısı, genel müdürü, banka sahibi, medya patronu tutuklu. Bu çok ciddi manzara. Bu. ülkenin yolsuzluk trav; ması yaşadığının ifadesi. Bu konuya yönelik bir siyasi dikkat de sergilenmemiştir. Bu düzeyde yolsuzluk yaşanan ülkede de- mokrasi olmaz. Ekonomik kalkmma olmaz. Bu emek işi, proje işi, rekabet ışi. Üçüncü olay şu; hukuk dışı güç odaklan. Mafyalaşma... Buraya gelişe kımlerin katkı yaptığını iyi bilmek durumundayız. Türkiye'yi buraya getirenler, Türkiye'yi yönetmeye devam edı- yorlar. - CHP bu gidişin neresinde? - Türkıye'nın buraya gelişını kavrayan var- dı. Pek çok kişı, iktisatçı vardı. CHP bu üç noktada da bu gidişe en doğru teşhısi koyup bilinçle karşı çıkan tek siyaset kurumudur. Yanhş ekonomi politikasına karşı rnücade- lemiz tutanaklardadu-. 1987'den itibaren de- ğişik görevlerde daima bunu savundum. Borçla refah olmaz. Bunu anlatmaya çahş- tık. Bize dinozorlaştınız, dediler. Yabancı sermaye girsm de doğrudan yatı- nma gelsm. Sıcak para gelir, aniden gider. Yakar gider. Bunlan zamanında söyledik. Bedelini de ödedik. 1995'te hükümete devam konusunda ka- rar almak gerekiyordu. O zamanki başbakan- la görüştük. Çıkınca Türkiye'de devlet ku- şatma altındadır, başbakanın haberi yoktur, dedik. O hükümet Susurluk'a hamileydi. Ben ve arkadaşlanm, hiçbirimiz bu üç sü- recin içinde yer almadık. Bilerek yer ahna- dık, bilmedfi/ı kullanamadılar. Bu bir düf değildir. Bizim bilinçli karanmızdır. Sosyal demokrasinin geregi Akviler veKürder: Aynşamkdeğil Uaynaşamk Önce Türkiye diyenlerin partisi - Kurultaya giderken partiden avnlanlara söyleyeceğiz bir şey var nu? - Partimizden geçmişte aynlan pek çok arkadaşımızı anlamaya çahşıyorum. Bir kızgınlık, tepki, kapıyı vıırup çıkma şeklinde giden oldu. Bir aile içi çatışma... Bu nitelikteki arkadaşlann tümünün yuvası CHP'dir. Onlar CHP içindedir. O konuda ben üzerime düşeni yerine getiririm. Kızgmlıklarla ortaya çıkanlan aşanz. Dikkat ederseniz, aynlan hiçbir arkadaşımız aleyhinde tek bir kelime söylemedim. CHP'yi bir kavga merkezi haline dönüştürme niyeti taşımadan, meşru yönetimi içine sindirerek birlikte çahşmayı benimseyen herkes kucaklanacaktır, hakkı olan yere gelecektir. Aynlmış olmasınm hiçbir önemi yoktur. Geçmişte de böyle olaylar ohnuştur. Bizi birbirimize bağlayan o kadar büyük bağlar var ki. Önce Türkiye, sonra parti, sonra ben diyen herkese CHP açıktır. O kucaklamayı kurultaydan sonra yapanz. - Kurultayı kazanacağınızdan emin görünüyorsunuz. Ertuğnıl Cünay'ın adaybğuu nasıl değeriendiriyorsunuz? - CHP demokratik bir kuruluş. 3-4 arkadaşımız bu konuda arayış içinde olduklanm ifade ettiler. Hepsine başanlar diliyorum. Kurultayımız, tüzük çerçevesüıde gerçekleşecek. Krizden çıhş yollannı göremiyorlar -Eküfiorniyebakış,nedir?Pek çok terimin yıprandığı bir or- tamda önerdiğiniz ekonomi po- Btikası nedir? - Evet yıprandı. Maalesef şu anda ülkeyi krizden çıkarmak lazım. Önce çıkarmak için iz- lenmesi gerekenler var. Bir de krizden çıktıktan sonra izlen- mesi gereken var. Önemli olay, krizden çıkmanm büyümeyle olacağı gerçeğidir. Bunu kabul etmiş görünmüyorlar. Türkiye krizden çıkarken fınans sektö- rüne teslim olmuş görüntüsü veriyor. Bizde operspektif ek- sik. Örneğin Türkbank, hiçbir sosyal duyarlılık gösterilme- den kapatıldı. Böyle şey olmaz. Bu çerçevede Tekel'in kapatıl- ması, krizden çıkışın gereği olamaz. Tekel, 2000'de 1.7 kat- rilyon lira vergi, fon ödedi. Bu. savunma bütçesinin yüzde 42'sidir. Orada yanlış yönetim yok mu? Var. Onlan çözme- den at kurtulsun, olmaz. Türk Hava Yollan... Yeni yapılan- maya ihtiyacı var doğru, israf var ama THY, ülkenin bayragı gibidir, onurudur, alm deyip nasıl satanm? Türkiye bunlan yapmadan krizden çıkabilir. - CHP'nin sosyal demokrat ideotojisinde bir yeniteşme söz konusu mu? - Bu çaba uzun süredir var. Ben 76'da üretim solculuğu di- ye üretim vurgulaması yaptım. Üretimi arttırmanm büyük önem taşıdığım 76'da vurgu- ladım. O zaman daha bloklar da çözühnemişti. 80'lerde tsmail Cem'le Yeni Sol diye yaym yaptık. Bunu biz yazdığımız- da Blair yoktu. Hiçbiri yoktu. Yeni sol düşüncenin temelleri de üretime dönüktü. 9O'lı yıl- larda da pazar ekonomisi ile sosyal demokrasi arasmdaki ilişkileri netleştirmeye çalış- tık. Sosyal demokrasinin bir kamu mülkiyeti fetişizmi ol- madığını ortaya koyduk. Bi- zim için önem taşıyan, tüm in- sanlann en iyi biçimde eğitile- bilmesidir. Değişimin anahta- n artık eğitimdir. Beni son za- manlarda en çok mutlu eden olay, özel okullara giriş sınavın- da birinci olan evladımızın dev- let okulundan mezun bir Tekel işçisinin oğlu olmasıydı. Bun- daîn daha büyük müjde olamaz- dı. Bu istisnai birolay olmama- lı. devlet okullan kaliteli eği- tim vermeli. Çocuk babasının parası yok diye handikaph ha- le gelmemeli. Devletin hede- fi artık insandır. Devleti mül- kiyet koleksiyonu yaptırarak sosyal devieti kuracağımızı dü- şünme dönemi geçti. Ben bu- nu 76'lı yıllarda aştım. Herkes aşıyor, zaman zaman da bura- ya geliniyor. Devlet hantal, bü- rokratik, kalabalık yapılanma olmayacak. Etkin, verimli, di- namik yapılanma olacak. - 2000-2010'un shasal süre- ci oluşmadL.. Her 10 yıMa bir, toptumu dalgalandıran hare- ketleroluyor. Örneğin, 1950-60 tt sözmilletin'',60-70''barajlar krah", 70^0 "sol, akgfinlere'', 80-90 "çağ aöadık", 90-2000 "adil düzen" çizgileri tophunu sürükkdL Bu bağlamda 2000- 2010>n skjganı nedir? - Önemli bir nokta. Önü- müzdeki 10 yühk döneme iliş- kin olarak önemli bir değiş- menin kendisini gösterdiğini kavramalıyız. Zamanın ruhu- nu doğru okumahyız. İflas noktasına gelinceye kadar za- manın ruhu farklıydı. In kav- ramlar gösteriş, debdebe,borç- lanma, aşın bireycilikti; böy- le bir ortam vardı. 90'lar böy- le geçti. Siyaset de bu kültü- rün siyaseti oldu. 2000'li yıl- larda artık in olan dürüstlük, dayanışma, başkasma saygı, üretim, gerçek başan. 90'h yd- ların değerleriyle hepimizin mutlu olması mümkün değil. - CHP'yi doğrudan ilgi- lendiren iki kesinı var, Ale- viler ve Kürtler. 90'h yülar Tx)jTinca zaman zaman ken- di sorunlannı kendi partile- riy k çözmüyolunu da dene- diler. İktidara hazmz, diyor- sunuz. Bu kesimkre ne vaat ediyorsunuz? - Türkiye siyasetinin uzun yıllardır denenen temel il- kesi var. Ülke etnik ve mez- hepsel siyaset arayışlannı desteklemiyor. Etnik ve mez- hepsel siyaset, yanhş yak- laşımdır. Türkiye'de etnik ve mezhep sorunlannı yaşayan kesimlerin, kendi sorunlan- nı kendi partileriyle çözebi- lecekleri gibi bir anlayışa sü- rüklenmeleri, demokrasimiz açısından ıstırap verici. On- lann sorunu. ülkenin tümü- nün sorunu. Clke siyaseti de olaya böyle girmeli. Ayrışmada yarar yok. Dünyanın her yerinde oldu- ğu gıbı Türkiye'de de sosyal demokrasi toplumun dışla- nan tüm kesimlerini sahip- lenerek. onlan aynştırma- dan geri kalan bütünlük için- de kaynaştırarak çözmelidir. Geçmişte aynşarak çözme- nin olmadığı görüldü. - Bir başka oigu da kent \a- roşlan. 701er solun, 80'ler AıNAP'ın,90'lar RP-FP'nin qy deposu. 1 >la>ıs Mahal- lesi'nin olduğu Ümraniye'de de RP-FP başkanlığı kazan- dL Bu kesinı 2000'lerde neya- pacak? - O dönemler yaşandı bit- ti. Yeni bir dönem açıhyor. Varoşlar da toplumun diğer kesımleri gibi yeni bir siya- set davranışı içine girecek. Onlaramakarna, bulgurda- ğıtarak oy alma anlaşıyışla yönlendirmek artık müm- kün değildir. Sosyal demok- rat yükseliş de oralardan baş- layacak. Ben bir süre önce gecekondu bölgelerinde zi- yaretler yaptım. Krizin en ağır sıkıntısını onlar çeki- yorlar. O insanlar köyden al- dıklan destekle krizı aşma- ya çahşıyor. Tek başına kurtuluş yok. Dürüstlük, dayanışma esas- tır. Dünya nasıl yaptıysa biz de yapacağız. Türkiye'yi bu- raya getirenler, bundan son- ra o çevrelerden destek ala- mayacak. - Nasıl bir kurultay yapa- caksınız? Sürpri/Jer^ar mı? - Bu kurultay, CHP'nin iç banşını gerçekleştirdiği. kav- ga kültüründen çıktığı. de- mokratik yanşma anlayışı- nı benimsediği, iktidara yö- nelik açılımın hız aldığı bir kurultay haline dönüşecek. Kurultaya bır müthiş yayuı sunuyoruz. Aylardıryapılan çalışmalann ürünlerini akta- racağız. Bunlan paylaşaca- ğız. Haklı bir noktadayız. Anadolu'da bazı çalışmalar yaptım, olumlu, güzel işaret- ler aldım. Nabız doğru atı- yor. - Dışmızdaki ohışumlarane dijorsunuz? - Yeni oluşumlarla bir ye- re varmak mümkün değil.. Bu kadar sohbet yeter! iktidara hazmz - CHP ne yapıyor? O da seçim öncesi tavnnı göstermiyor mu? - Son 15 yılda doğru tavu- takınan tek parti- yiz. Ama bunu anlata- bilmiş değihz. Doğru ta- vır takmarak yanlış iş yapmışız gibi sunuluyor. Ortalığı kanştırmış, hü- kümeti yıkmış, bilenen etkilerin sonucu... Doğ- ru değil. Güvencemiz şu, bir gram gerçek bin ton yalandan daha ağırdır. Bizim önümüzü yalan kesmeye çahşıyor. Bi- zim anlatacak büyük ger- çeğimiz var. Örneğin, 1998'deki siyasi düşün- celerimiz, "Çözüm 2000" diye programa dö- nüştü. Ciddi iktisatçılar inanamıyor, bunlan o za- man mı söylediniz, di- yorlar. Bu uygulansaydı Türkiye buraya gelmez- di. Türkiye bizim bunla- rı ortaya koyduğumuz kurultayı Ricky Martin kurultayı diye tartışır. Yok dumanlann içinden girdi de... Tamam kar- deşim, bunu tartışacak- san tartış da burada cid- di bir olay var. - Bugün iktidara hazır mısınız? - Ne yapacağını bilen bir partiyız biz. Son dönemde iktidara gelen partilerin hiçbirisi CHP kadar iktidara hazır değildi...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog