Bugünden 1930'a 5,409,364 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

2 6 HAZİRAN 2001 SALI CUMHURİYET SAYFA 17 Etektronik posta: defflzsorrrâcurnhuriyet.com.b' TeJ: 0.212.512 05 05 Faka: 0.212.512 44 97 - Kars Valisi'ne birköyde 30 koyun kurban edilmiş... "Köy, valiye kurban olsun!" Telefonlar Türk Telekom'un sabit telefonlarından cep telefonlannın aranmasında uygulanacak tarifenin belirlenmesi "Ara Bağlantı Anlaşması" ile GSM şirketlerine bırakıldığından bugün için 407 bin 600 lira olan bir dakikalık görüşme ücretinin yaklaşık 185 bin firasını Turkcell ya da Telsim almakta, yaklaşık 150 bin lirası vergilere grtmekte ve Türk Telekom'a I yaklaşık 70 bin lira kalmaktadır. Cep telefonlarından Türk Telekom'un sabit telefonlannın aranması halinde de uygulanacak tarifeyi GSM şirkeüeri belirlediğinden bugün için Türk Telekom'a düşen pay bir dakikalık görüşmede yaklaşık 15 bin liradır. Eşit bölüşümün olmadığı bu anlaşmanın iptali için kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmakla beraber Turkcell ve Telsim'in aldığı ihtiyati tedbir karan ile uygulama aynen devam etmektedir. vine hırsız girince, komşular geçmiş olsu- na gelip de kapıyı iyi kilitleseydin, pence- releri sıkı kapatsaydın diye akıl verince Nas- rettin Hoca dayanamayıp, "Hırsızda hiç kabahat yok mu" der fıkrada... Hoca haklıdır... Pe- ki, fıkranın devamı olsa ve hocanın evine bir kere da- ha hırsız girse, sonra bir daha, sonra bir daha, Nas- rettin Hoca hep aynı savunmayı yapabilir miydi? Necmettin Hoca'nın partisi bir kere kapatıldı... Ta- mam kabahat askerlerdeydi... Sonra bir daha ka- patıldı... Diyelim ki kabahat yine askerlerdeydi... Ama daha sonra bir daha kapatıldı... Sonra bir da- ha... Bu durumda... Hocada hiç mi kabahat yok! En başından beri din üzerinden siyaset yapacak- sın... Dini siyasete alet edeceksin... Demokrasiyi amaç olarak görmeyip kendi ama- cına ulaşmak için bir araç olarak kullanacaksın... Toplumu inananlar ve inanmayanlar diye, biz ve Hocalar onlar diye ikiye ayıracaksın... Demokrasinin nimetlerinden yararianıp sana oy ve- renlerin cennete, vermeyenlerin cehenneme gide- ceğini söyleyeceksin ve hatta işi cennette tapu da- ğıtmaya kadar vardıracaksın... Türbanla oynayacaksın ve türbanı bir siyasal sim- ge olarak Meclis'e sokmaya çalışacaksın... Demokrasi kendisini savunmaya kalkınca da ma- sum ve mazlum olacaksın... Böyle çifte standart olur mu? Çağdaş uygarlığı "Batı taklitçiliği" diye aşağılayıp başı sıkıştığında Batı'ya sığınandan her şey bekle- nir... Öte yandan Batı'nın da canına minnet... Çünkü Av- rupa Birliği'nin ve Amerika'nın derdi Türkiye'nin yol almasında, ekonomiden demokrasiyeheralanda kal- kınmasında değil... Türkiye'nin taşlı topraklı yollarda sorunlarla boğuşması daha çok işlerine geliyor... Almanya'da faşist bir parti kuramazsınız... ital- ya'da aynlıkçılık yapamazsınız... Fransa'da kiliseyi iktidara taşıyamazsınız... Ingiltere'de engizisyonu geri getiremezsiniz... Belçika'da iktidara kanlı mı yoksa kansız mı geleceğinizi tartışamazsınız... Ama Türkiye'de istediğinizi yapabilirsiniz! Bu arada Türkiye'de demokrasi tüm kurum ve kurallany/a benimsenmiş durumda mı, tek suçlu Necmettin Hoca mı? Hayır... Zaten sorun da burada... Necmettin Ho- ca gibiler demokrasinin bir yaşam biçimine dönüş- memiş olmasından besleniyor... Bu bataklığı kurutmanın çaresi var: Siyasi Partiler ve Seçim Yasası'nı değiştirmek... Lakin öteki partilerin başındaki öteki "hoca"lar buna izin vermiyor... SESStZ SEDASIZ (!) NURÎKVRTCEBE Yüksek Yerilim Hattı erdincutkui'i yahoo.com Dervış'e önenler - 1:70 mılyon Türk'ü 70 milyon Amerikalı ile TAKAS edelım 1 Zeybetiko ya fotomontajiko Dün Cumhuriyet'te yayımlanan sol- daki fotoğrafta Yunanistan Dışiş- leri Bakanı Yorgo Papandreu, Dışişleri Bakanı Ismail Cem'le buluştuğu Sisam adasında Zeybetiko oynuyor... Ismail Cem'in ginmediği fotoğraf karesinde, diz çökmüş fotoğraf çeken kişinin arkasındaki biri de Papandreu'yu alkışlıyor. Dün Hürriyet'te yayımlanan sağdaki fotoğrafta ise alkış tutan kişi daire içine alınarak Ismail Cem olarak gösteriliyor... Hürriyet'in yaptığına kısaca fotomontaj deniyor! 1970'li Yıllara Ozlem Prof. Dr. FATMA ESf N Üniversitelerde, okullarda, sokaklarda sağ-sol çatışma- larının eksik olmadığı yıllar. Art arda siyasi cinayetlerin işlendiği; aydınların, sendika- cıların, profesörlerin, gazete- cilerin öldürüldüğü yıllar. Kış ortasında koskoca apart- manlann buzdolabına döndü- ğü, mutfaklarda tencere kay- natılamadığı yıllar; çünkü ka- lorifer yakıtı yok, tüp gaz yok. Marketlerin önünde marga- rin kuyruklarının oluştuğu yıl- lar; 1970'li yıllar! Yaşattığı bunca acı ve sakın- tıya karşın, bunca olumsuz olaya karşın o yıllar özlenir ol- du bugün! Neden mi?.. Çünkü her şeye rağmen ulus onuruna önem verilen yıllardı; yabancılara karşı ülke onuru- nun korunduğu yıllardı. Kırk yaş üstünde olanlar anımsayacaklardır. Anadolu'da belli bir bölgede haşhaş eki- mi yapılmasına izin veriîmişti o yılların birinde. ABD tepki göstermişti bu izne. Yaptıra- mazsınız mı demişti? Yoksa yaptırmamalısınız mı? Çok iyi anımsamıyorum. fakat döne- min başbakanı Sayın Ecevit'in bu tepkiye yanıtını çok iyi anım- sıyorum: "ABD, topraklanmızda ne ekilip biçileceğine kanşa- maz. Buna ancak biz karar veririz; çünkü bu topraklar bizim!" demişti. Kıbns karışmış, garantör ül- ke olarak müdahale etme zo- runluluğu doğmuştu. Sayın Başbakan Ecevit üçüncü ga- rantör ülke olan Ingiltere'ye gitmiş, bu ülkenin başbakanı ile görüşmüş, uçakla ülkesine dönerken gazetecilere açık- lama yapmıştı; Ingiltere Baş- bakanı'nın kendisini karşılar- ken ve uğurlarkenki konuş- malarını ve tavnnı da anlata- rak. Konuşmaların ayrıntıları- nı anımsamıyorum.. fakat ko- nuğun karşılanması ve uğur- lanmasıesnasındayapılan ko- nuşmalar, gösterilen davra- nışların çok farklı olduğunu görmüş, gururlanmıştık. Onemsemeyerek karşıladığı konuğunu önemseyerek, ka- rarlılığına saygı duyduğunu belli ederek uğurlamıştı Ingil- tere Başbakanı! Nitekim bu konuşmanın ardından bu ka- rarlılık açıkça ortaya kondu, Barış Harekâtı gerçekleşti. .2000'IJ yUlar.. Başbakan yi- ne Sayın Ecevit. ABD ve uluslararası kuru- luşlar, kredi silahını koz olarak kullanıp, dozu kaçmış dayat- malarfa her istediklerini gerçek- leştiriyorlar. Sanki bu ülkenin hükümeti onlar, ülkenin başındakilerde onların bürokratları. Falanca kuruluş özel/eştiri- lecek; hem de şu tarihe kadar. Işçiye, memura zam yapıl- mayacak. Tahıl ürünlerine şu kadar fi- yat verilecek. Şu, şu, şu yasalar çıkarıla- cak; hem de şu tarihe kadar. Bu dayatmalar karşısında sıradan vatandaş bir şeyler bekliyor; daha doğrusu bir şeyler duymak istiyor. Ne mi? "Durun bakalım. Bu ülke bi- zim. Neyi özelleştihp, neyiözel- leştirmeyeceğimize biz karar veririz. Tanm ürûnlerimize han- gi fiyatı vereceğimizi; memu- ra, işçiye ne kadar zam yapı- iacağını bizbiliriz. Hangiyasa- lann çıkanlacağını, hangilerinin öncelikli olduğunu biz sapta- nz" denmesini ve kararlı olun- masını bekliyor. "Veneceğinizkredibağış de- ğil, zamanı gelince faiziile ge- ri alacaksınız. Karşılığında ne- den bunca ödün verelim ki" di- ye soran, ülke onurunu siya- setteki geleceğinden daha faz- la önemseyen yetkilileri gör- mek istiyor. Kısaca.. onurunun korun- masını, kollanmasını bekliyor bu ülkenin insanları. Kimbilir, 1974'te Ingiltere Başbaka- nı'nın yaptığı gibi, tavırlarını değiştiriverirfer belki de!.. ÇtZGlLÎK KÂMtL MASARACI HARBİ SEMİH POROY semihporoyuı yahoo.com TARİHTE BUGÜN MVMTAZARIKAN 26 Haziran BAĞİMSIZ MADAGASKAR 1X0'1» 8(JGÜU,M*MGA£**/? SAStMSaueiN) CU>£BT- Tf. AF&K* 'UM DOĞUSUUPA YER ACAU BÛYÜK 8'£ YOUJYLA MALAYALI 6ÖÇMEULE/Z ye/ZlSÇMff YB £ JOA Bİgg£K JÜPSU fn . PAHA STONfSALAd/ ASAPLAK. VE G£LÂAİŞTİ M MEN OCMUf, &U DU&UM // '" 6£LİÇİN£ P6&İN YtU 8AŞÜ4Z'NOA) n. YİgMiNCİ YÜZYtL OtZ77*LA/ilWM, ULU- SAL BlÜUCİM <S£LJÇM£Sİ Y£ ve&L£N MÜO4&£l£ İSTANBULII.ICRA MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN İLANEN TEBLİGAT: Dosya No: 2000M2199 Borçlu: Ayhan Çakmak Cengiz Topel Sok. No: 1 Balçova/lzmir adresinde mukim iken ha- lenadresleri meçhuldur. Alacaklıya: 1.152.204.934.- TL ile % 200 te- merrüt faizi. takip masrafı ve vekâlet ücreti odemeye borçludur. Pamukbank TAŞ 'ye izafeten vekili Av. Mehmet Baytok tarafından, Yukanda yazılı alacağın tahsili için aleyhinize yapılan icra takibin- de. adresinize gönderilen örnek 49 nolu ödeme emri tebliğ edileme- mış ve zabıta tahkikatı neticesinde de yeni adresiniz tespit edilemedi- ginden ödeme emrinin ilanen tebliğine karar verilmiştir. lşbu ödeme emrinin ilan taribinden itibaren borcu ve masraflannı yedı güne onbeş (15) gün ilavesi ile yinniiki (22) gün içerisinde öde- meaiz. (teminatı vermeniz) borcun tamamına veya bir kısmına veya alacaklının takibat icrası hakkma dair itirazınız varsa, senet altındaki imza sıze aıt değil ise yine yedi (7) güne onbeş (15) gün ilavesi sure- tijle yirmiiki (22) gün içinde aynca ve açıkça bildirmeniz, aksi halde icra takibinde bu senedin sızden sadırolmuş sayılaca|ı, imzayı ret et- tifmiz takdirde mercii önünde yapılacak duruşmada hazjr bulunma- nız. buna uymazsanız vaki itirazınızın muvakkaten kaldırılacağı, se- net veya borca ıtirazınızı yazıJı veya sözlü olarak icra dairesine yedi C 7ı güne onbeş (15) gün ilavesi ile yirmiikı (-22) gün içinde bıJdirme- cJiŞmiz takdirde aynı müddet içerisinde 74. madde gerefince mal be- yanında bulunmanız. aksi halde hapisle cezalandırılacağınız, borç ödenmez veya itiraz edilmezse cebri ıcraya devam edıieceği ödeme emn yerine geçerli olmak üzere ilan ve ihtar olunur. Basın: 36439 TEŞEKKUR Surgimed Cerrahi Konsultasyon Merkezi Op.Dr. MEHMET TEKİNEL Op. Dr. ASLI AKBtLEN Istanbul Cerrahi Hastanesi, Dr. SEDAT TÜZÜNER ve Ameliyathane Görevlileri ve 2. Kat Hemşireleri Sitonet, Dr. GÜRCAN VURAL ve Dr. HÜLYA DAL, Fulya Görüntüleme Merkezi, Dr. CİHANGİR GÖRGÜLÜ ve Dr. TtMUR TOLGAY Öncelikle ve özellikle, değerli ve sevgili Dr. MEHMET TEKlNEL'e sonra da hepinize sonsuz teşekkürler. IŞIKYENERSU Temel Fotoğraf Seminer Kayıtları Başlamıştır Tel: (0212) 25105 66 FUJIFILM Muayene, Teşhis, Tedavi TÜRK KALP VAKFI 19 Mayıs Cad. No: 8 Şişli/lstanbul Tel: (212) 212 07 07 (pbx)Faks:(212) 2126835 Intemet http^/www.tkv.org.tr e-mail: gen.s«kreter^ tkv.org.fr koordmator«tin.org.tr KALEM METIN ERKSAN Tarihbilim ve Roman Karl Marx (1818-1883) "Tarihbilim tüm bilimlerin anasıdır" der. K. Marx oluşturduğu "Ekonomi-Poli- tik" bilimini, "Tarihsel Maddecilik" olarak adlandır- mıştır. Tarihbilim; bir "bilim-türiJdür". Roman; bir "yazın-türüdür". Tarihbilim; diğer kimi bilim-türleri olan matema- tikbilim, fizikbilim, kimyabilim, gökbilim, yerbilim, ekonomibilim, hukukbilim, toplumbilim, gibi bir "bi- lim-türüdür"'. Roman; şiir, hikâye, tiyatro-oyunu, senaryo, ha- tırat gibi bir yazın-türüdür". Bu iki olgu "türdeş olgular" değildir. Tarihbilim yazımı nesneldir (objektif tir). Roman yazımı özneldir (sübjektif'tir). Tarihbilim yazımında nesnellik ve öznellik payı- nın ve dengesinin en doğru tanımı, "Osmanlı Tarih Yazımı" kapsamında en yetkin biçimine ulaşmıştır. Tümü "Osmanlı Tarihi'ne ilişkin tarihler, yazannın adıy- la bilinir. "Âşıkpaşa Tarihi", "Peçevi Tarihi", "Naima Tarihi", "Silahtar Tarihi", "Hammer Tarihi", "Cevdet Paşa Tarihi" gibi. Tanhbilim'i ve Roman'ı birbirine kanştıran "ca- hillerdir". Tarihbilim dışında tüm bilimler "deney" yöntemi uygular. Tarihbilim "deney" yöntemi uygulayamaz. Tarihbilim; bilimsel bilgiler oluşturur. Tarihbilim bilimsel bilgiler oluştururken var olan; bilgi, belge ve bulgulann dogruluğunu, eğriliğini; irdeler, araştınr, eleş- tirir, saptar. Tarihbilim; bilgilerin, belgelerin, bulgu- lann, olaylann, olguların doğruluklannı ya da yalan- lıklarını tanıtlar, kanıtlar. Tarihbilim; bilgiler, belgeler, bulgular, olaylar, olgular üstünde; bilimsel düşünce, yöntembilimsel düşünce, eytişimsel düşünce, ku- ramsal düşünce, mantıksal düşünce dizgeleri (sis- temleri) kapsamında düşünür. Tarihbilim; kaynakların ve kaynak kişilerin nite- liklerini irdeler, araştırır, eleştirir, saptar. Tarihbilim kaynaklann ve kaynak kişilerin nesnellik ve öznellik dengesini saptar. Tarihbilim; olaylar ve olgular üs- tünde düşünür. Tarihbilim kuram ve kuramsallık oluş- turur. Roman; öznel ve kişisel yaratılar oluşturur. Yara- tıların içinde doğrular, eğriler, gerçekler, gerçek-dı- şılar, gerçek-üstüler, hayaller, düşler, yalanlar, yan- lışlar, masallar, efsaneler, söylenceler, düşler, fante- ziler, bilinçler, bilinç-altılar, bilinç dışılar, kişiler, kişi nitelikleri, kişi kimlikleri, kişi ilişkileri, olaylar, olgu- lar, öfkeler, öçler, acılar, aşklar, sevinçler, cinsellik- \er, ayrılıklar, kavuşma/ar vardır. Türkiye'de "resmi tarih tezi" sözü ve kavramı, ta- rihbilimci olmayanlar tarafından uydurulmuş "siya- sal" bir söz ve kavramdır. "Resmi tarih tezi" sözü ve kavramı, söylencelerden ve söylentilerden oluşan, dedikodulara ilişkin bir tarih bilgisinin saldın silahı- dır. 31 Mart 1909 'Irtica" ayaklanması, bugüne ka- dar birçok kez, birçok tarihbilimci tarafından; siya- sal, toplumsal, ekonomik yönlerden araştırılmış ve incelenmiştir. 31 Mart 1909 "Irtica" ayaklanmasının gerisinde Ingiltere Devleti'nin, Osmanlı Saltanat ve Hilafetinin bulunduğu apaçık olarak ortaya çıkmıştır. 31 Mart 1909" "Irtica" ayaklanmasının gerisinöe "Türkordusu"r\ur\ ve "Ittihat-Terakki Partisi"n\n bu- lunmadığı, bilimsel bilgilerle kanıtlanmış ve tanıt- lanmıştır. 31 Mart 1909 tarihinden bugüne kadar 92 yıldır "Çağdaş Mürteciler" bu gerici ayaklanmaya yalan kılıflar giydirmeye çabalamışlardır. 3 Mayıs 1969'da Yargıtay Başkanı Imran Ök- tem'in cenazesinde "Irtica" bir kez daha ayaklan- dı. 31 Mart 1909 "Irtica" ayaklanmasını iyi bilen is- met inönü bu iki "Irtica" ayaklanmasını "tarihsel gerçekçilik" yöntemi içinde birlikte düşünüp, 7 Ma- yıs 1969 günü B.M.M.'de bir konuşma yaptı. 31 Mart 1909 "Irtica" ayaklanmasını en yetkin açıkla- yan konuşmalardan birisi de budur. Ismet Inönü'nün konuşmasının bir bölümü şöyledir; "Türkulusununesenliği, bağımsızlığı, gelişmesiiçin yapılan her çaba, tarihimiz boyunca iç ve dış düş- manlar tarafından 'küfür' ilan edilmiştir. Öteden be- ri; Osmanlı döneminde ve her dönemde bir bölüm Türkler, ülke içinde ve ülke dışında bulunan düş- manlar tarafından 'kâfir' ilan edilerek, ulus iki cep- heye bölünmekistenmiştir. Bu 'kâfirlik' suçlamasın- dan bizim nesil de kurtulamadı. Ulusun ölüm-kalım savaşında, Şeyhülislamın ölüm fetvasını boynumuz- da taşıyarak savaştık." 31 Mart 1909 "Irtica" ayaklanması ile 28 Şubat karariarı arasında bağlantı kurmak "çağdaş mürte- c;'"lerin ödev ve görevidir. "Tarihbilim" ve "Roman" işte burada ayrılır. B U L M A C A SEDAT YAŞAYA\ 1 2SOLDANSAĞA: 1/KameJvada denılen ve pembe, kjrmızı ya da san renk- te çiçekler açan süs bıtkisi. 2/ Hattatlar tara- fından kullanı- lan yan mat bir kâ|ıtrürü...lrj- san sesıyle ez- gılı sesler çı- karma. müzık yapıtlannı ses- İendirme sanatı. 3/ Bü- jaikderruryoludurağı... ' Tıp dıiinde idrar salgı- 2 sının azalmasına veri- 3 len ad. 4/ Hayvanlarda 4 yüzün çıkıntılı ve az 5 çok sivn olan ön bölü- g mü. 5/ "Cüzamlı" an- _ lamında kullanılan bir sözcük... Bircetveltü- rü 6/Bırnota... "Zin- har eline — vermen o kâfirin Zira göriînce suretini putperest olur" (Bâki). 7/ "Bana derler —yiikünü sen götür' Benım yük götürür dermanım mı \ar" (Kara- caoğlan)... Iskambilde bir renk. 8/ Şekerı çok bir tür yerelması... Oy. 9/ Tabldot sözcüğünün karşıtı. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Orta ve Güney .\menka'da yaşayan yırtıcı bir hay- van... Baryum elementırun simgesi. 2/ Eski Türk gü- reşlennden biri... Yasal. 3/Bir ızJeyıcı topluluğuönün- de yapılan göstenden sonra toplanan para... Süre>ya Duru'nun bir filmı. 4/ Ateş... Bitkılerden elde edılen ilaçlarla bırhastalığı iyileştırmek. 5/Nijer'ın başken- ti... Uzaklık işareti. 6/ Bıralay ışareti. II Halk dilınde soğuk algınlığına verilen ad... Çerkezlerin ulusal des- tanı. 8/Bir çoğul eki... Yapraklan salata olarak yenen baharlı bir bıtki. 9/ Bır çokluğu oluşturan varlıklardan her biri... Incedantel.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog