Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

26 HAZİRAN 2001 SAU CUMHURİYET SAYFA KULTUR kultur(3 cumhuriyet.com.tr 15 30 yıllık Alban Berg Dörtlüsü, İstanbul'a gözdesi genç Artemis Dörtlüsü'yle geliyor OdaSERHANYEDİĞ r \ Müzik Festivali, bu akşam 30 yıl- hk geçmişiyle günümüzün en köklü . yaylı çalgılar dörtlülerinden Alban BergQuartet'i ağırlıyor. Ertesi akşam ; grubun ikı üyesi. Artemis Quartet'in konserine katılacak. Alban Berg Qu- .. artet'inçellistiValentinErben'i Avus- turya'dan arayıp oda müziğinin bugü- 'niinü ve gençlerle ne tür işbirliği için- ' de olduklannı konuştuk. ; - Alban Berg Dörtlüsü oda müziği- ; nin bugünü hakkında ne düşünüyor? ; VALENTİN ERBEN - Şu bir ger- çek: Oda müziği gruplan, özellikle de yaylı çalgılar dörtlüleri, son yirmi, o- tuz yılda geçmiştekinden çok daha profesyonel hale geldi. Geçmişte ev- de, dost toplantılannda gündeme ge- len amatör uğraşı gibi bakılıyordu o- da müziğine. Evlerin TV'den önceki eğlencesiydi. Çocukluğumda bizim evde de böyle bir grup vardı. 20. yüz- yılın başında profesyonel dörtlüler kurulmaya başlandı. Viyana'da Ku- alish. Juilliard'da Bush ve Amadeus Dörtlüleri kuruldu. Ardından büyük bır değişim yaşandı. Şimdi yetenekli gençlerden oluşan birçok dörtlü var. Dinleyici de değişti. Eskiden büyük virtüözler dinleyici toplardı. Artık o- da müziğini seven entelektüel bir din- leyici kitlesi var. Oda müziği çok da- ha kişisel, özel. Dinleyip zevk almak için analitik düşünme yeteneğine. ze- kâya sahip olmak gerek. - Ya besteciler, yeni besteler? ERBEN - Oda müziği besteciler açısmdan hep ilgi çekici oldu. Beetho- ven gibi sonraki besteciler de en içten duygulannı oda müziği formundaki eserlerinde yansıtmıştır. Aynca dört- lü için yazılan eserler besteciler için her zaman çok zorlu bir sınav niteliği taşır. Mozart, operada ya da diğer dal- larda çok başanlı olduğu halde , Haydn'a yeteneğıni göstermek için altı tane yaylı çalgılar dörtlüsü yaz- mıştı. Polonyalı besteci Ramati Ha- ubenstock'la bu konuyu konuşmuş- tuk. Bizim için iki dörtlü yazmıştı. ' a Ya\1ı çalgılar için yazmak benim için en büyük sınav" demişti. Brahms'ın ilk yaylı çalgılar dörtlüsünü yayımla- madan önce tam 20 dörtlü yazıp çö- pe attığını biliyoruz... Çağdaş müziğe kota - Çağdaş bestecilerin Alban Berg Dörtlüsü'ne ithafettikkri eserlerin sa- ' yısı birkaç düzineyi buldu mu? ERBEN - O kadar fazla değil. Sa- nıyorum 10 civanndadır. Aslında re- pertuvanmızda çağdaş bestelere çok fazla yer vermiyoruz. Belki her kon- serde bir tane 20. yüzyıl bestesi ses- lendiriyoruz. Dört yıl önce Luciano Berio'nun çağdaş bir eserini seslen- dirmiştik. Bazı dörtlüler bu alanda müthiş işler yapıyor. genç bestecileri cesaretlendiriyorlar. - Müzikçi ya da dinleyici olarak gençlerin yaklaşımından hoşnut mu- sunuz; yoksa ilgisizlikleri sizi kızdın- yormu? ERBEN - Belli bir olgunluk gerek- tirdiği içm dinleyicinin büyük bölümü orta ve üstü yaş gruplanndan. Genç kuşak popüler müzikleri tercih edi- yor. Oda müziğinin dinleyicisi küçük bir azınlık, buna karşın tutku düze- yinde sevgi, yaşamasmı sağlıyor. - Konserlerinizin, CD'lerinizin yanı sıra dördünüz de iki konservatuvarda birden ögrermensiniz. Bir tür oda mü- ziği misyoneriiği değil mi bu? ERBEN - Viyana'da herkes kendi enstrümanmın hocası. Cologne Mü- zik Akademisi'nde oda müziği öğret- meniyiz. Son otuz yılda ögrendikleri- '. niz sayesinde gençlerin göremediğini > yakalıyorsunuz. Bu bilgiyi gençlere # aktanyorum. Söylediğiniz gibi bir tür * misyonerlik bu. Genç dörtlülere yar- Ç dım ediyoruz. Konser bir meydan okumadır - Konserier mi. yoksa kahcı ve mü- kemmelCD kaydetmedüşüncesi mi si- zi daha çok heyecanlandınyor? ERBEN- Mükemmellik Önemli. A- ma hepsı bu değil. Müzik aynı zaman- da iletişim demek. Konser başlı başı- na bır fenomen. Müzik o anda yaratı- lıyor ve hiçbir zaman tekrar edilemi- yor. Çok özel bir şey bu. Gerçek bir meydan okuma. Müzikçi kayıt da yapmalı, konser de vermeli. - Beethoven, Brahms. Bartok, Berg ve Webern'in ardından hangi besteci- lerin tüm yaylı çalgılar dörtlülerini kaydetmeyi düşünüyorsunuz? ERBEN - Bir besteci üzerinde yo- ğunlaşmayı düşünmüyoruz; bundan pekhoşlanmıyoruz. Çeşitlilikten, bir- biri>le anlamlı şekilde bütünleşecek farklı eserler içeren repertuvarlardan yanayız. Her yıl repertuvanmızı de- giştıriyoruz. Birkaç yıl çalıyoruz ye- ni eserleri. Bazen, on yıl önce çaldı- ğımız eserleri yeniden repertuara alı- misyonerleıi yoruz. Son olarak Beethoven'm eser- lerini seslendirdik. Her yaylı çalgılar dörtlüsü için bir sınav bu eserler. Üç farklı dönemin yapıtlan - Yıllarca görmeznkten gelindikten sonra 1990'larda Şostakoviç'in yaylı çalgılar dörtlüleri yeniden keşfedildi. Neredeyse her grubun repertuvannda 15 eserden biri var. Diskografinizde biri bile yer almıyor. Borodin Dörtlü- sü'nden sonra bu eserleri çabnak an- lamsız mı kaçıyor? ERBEN - Dogru. Borodin Dörtlü- sü harika yorumlar çikardı. Sanınm Şostakoviç pek bizim dünyamıza ya- kın değil. Çok yakın hissetmediğimiz müziği çalmamıza gerek yok. Bu Şostakoviç'i hiç çalmadığımız anla- mına gelmiyor. - Alban Berg Dörtlüsü'nün konser repertuvannda eserler hangi düşünce- den yola çıkılıp bir ara\a getirildi? ERBEN - Konser repertuvanmız üç farkk dönemin anönemü eserlerinden oluşuyor. Haydn birçok güzel dörtlü yazdı. Opus 74, 3 numaralı dörtlüsü bizim en sevdiğimız eseri. 30 yıl ön- ce ilk albümlerimizden birinde ses- lendirmiştik. Alban Berg'in Lirık Sü- it'i 20. yüzyılın kapısını açan. anah- tar olarak nitelenebilecek bır çahşma. Daha önce hiç denenmemiş renkler kullanılmış. Beethoven'm Opus 132 La Minör dörtlüsü bestecinin kişisel tarihınde önemli bir yere sahip. başa- nsını yansıtıyor. İki rakip takım birleşiyor - İki akşam üst üste. iki farklı dört- lüyü farklı programlarla dinlemek dinleyiciye neler kazandırabilir sizce? ERBEN - Dınleyicıye keşıf ımkânı sunduğu için ilginç iki konser olacak. Örneğin ikı ayn kuşakta müziğe yak- laşımın farklannı görecekler. Müzik tarihinde çok geniş bir dönemı kapsa- yanprogram sunulacak. Müziksever- ler tüm bu renkleri bir arada dinleye- bileceği için çok şanslı... - İstanbuTdaki konserleriniz rakip i- ki futbol takınunın birleşerek sahaya çıkmasmı anımsanyor. İkinci gün Al- , ban Berg Dörtlüsü'nden iki müzikçi Artemis'e katılacak. Bu fikir nasıl oluştu? ERBEN - Tam söylediğiniz gibi (gülüyor) iki rakip takım birleşip sa- haya çıkacak. Altılı eserleri seslendi- rebilmek için böyle bir formül geliş- tirmiştik. Böyle iki konser verdik. Is- tanbul'da da aynısını yapalım dedik. -Artemis Dörtlüsü'yleyoUannız na- sıl kesişti? ERBEN - 1996da, Schubert'ın yaylı sazlar dörtlüsü için yazdığı ay- nı adlı eserinden esinlenerek yapılan 'Ölüm ve Bakire' filminın müzıkleri- ni beraber hazırlamıştık. En iyi genç yaylı çalgılar dörtlüsü olduklan için. filmde beraber çalışmak için onlan seçtık. Sonra Artemis'le çalışan viyo- lonselcımız Thomas Kakuska. yaylı çalgılar altılısı için yazılan bır eseri beraber seslendirmemizi istedı. Se\ i- nerek kabul ettım. Çünkü gerçekten profesyonel bir dörtlüler. Aslında Ru- men Belcea Dörtlüsü. lsrailli Aviv Dörtlüsü'yle de yakın ılışkimız var. lstanbul'dan sonra Tel Aviv'de Aviv Dörtlüsü'yle konser vereceğiz. Bir grup üzerine odaklanmak istemiyo- ruz. Alban Berg Dörtlüsü her yıl Vi- yana'da dört konserden oluşan oda müziği günleri düzenler. Son konser- de sahneyi en beğendiğimiz dörtlüye bırakmayı gelenek haline getirdik. - 30 yıl biriikte çaldığuuz gruptan Alban Berg Dörtiüsü (solda) bu akşam Aya trini'de bir konser verecek. tki üyesi yann akşam Artemis Dörtlü- sü'nün (üstte) konserine katılacak. sonra .Artemis Dörtlüsü gibi genç bir takımla konsere çıktığınızda uyum sağlamanız zor oluyor mu? ERBEN - Dörtlü, beşli ya da altılı. Herhangi bir başka grupla çalmayı se- viyorum. Bır tür hava değişikliği bu. Son beş yıldır, her yıl beş ay Alban Berg Dörtlüsü'nü tatil ediyoruz. Baş- ka gruplarda çalı>oruz. Farklı prog- ramlar yapıyoruz. Ciğerlere temiz ha- va çekmek gibi bir şey bu. Yenilenmiş olarak geri dönüp yeniden dörtlümüz- le çalıyoruz sonra. Bu süreç aynı za- manda esin veriyor. Genç kuşağı ta- nıyorsun. Konulara farklı bakış açıla- nndan yaklaşmayı öğreniyorsun. Cin- cinatti'de öğrencıyken Indiana Üni- versıtesı'ne giderdim. Ünlü viyolacı \VUliam Primrose ders verirdi orada. Beraber dörtlüde müzik yapardık. Müthiş heyecan vericı bir tecrübeydi. Biz, aynı fırsatı gençlere sağlıyoruz. - Artemis Dörtlüsü'nün sizi çok şa- şırtan bir özelliği \ar mı? ERBEN - Müthiş bir iç iletişimleri var. Herkes düşündüğünü. hissettiği- ni öfkelenmeden söylüyor. Harika bir iletişim yolu bulmuşlar. Herhangi bir konuyu açıkça konuşabiliyorlar. Arte- mis'in tüm üyeleri iyi solocu. Şebnem Şenyener'in ilkromanı 'Bir Türk Casusunun Mektupları'yayımlandı Aydınlanma'yı yayan mektuplar BURCUGÜNÜŞEN Şebnem Şenyener'in 'Bir Türk Casusunun Mektuplan' adlı romanı İletişim Yayınlan'ndan çıktı. Uzun yıllar Cumhuriyet gazetesinde New York muhabirliği yapan Şenyener. ilk romanın- da, üç yüz yıl önce sırra kadem basan Türk ca- susu Arap Mahmut'a ait mektuplann, 2001 yı- lının New York'unda aniden ortaya çıkması ve açık artırmada saüşa sunulmasıy la gelişen olay- lan konu alıyor. Kitap Aydınlanma'dan edebi- yata, felsefeden siyasi tarihe değin pek çok alanda bir yolculuğa çıkanyor okuru. - Bu mektuplaria ilk kez ne zaman karşılaştı- nız? ŞEBNEM ŞENYENER-Bundan yedi yıl ka- dar önceydi yanlış hatırlamıyorsam, New York'ta bir arkadaşım Cumhuriyet gazetesine yazdığım pazar mektuplarmı bir kitapta topla- mamı önermişti. Önerirken de bana Türk Ca- susunun Mektuplan'ndan ve Arap Mahmut'tan söz etmişti. O zaman meraklanıp hemen kü- tûphaneye gittim ve mektuplann 1970'lerde ya- pılan bir derlemesini bulabildim ancak. Derlemeyi yapan akade- misyen. on yedirici yüzyılda yazı- lan bu mektiıplann dilini günümü- ze uyarlamıştı arrta sesini pek de- ğiştirmemişti. Mektuplaria ilkkar- şılaşmam böyle oldu. Türk Casu- sunun Mektuplan'nın ilk Ingiliz- ce baskısı olan 1691 tarihli sekiz cildi ise romanı bitirdikten sonra, yolum Londra'ya düştügünde bir Ingiliz kütüphanesinde gördüm. - Mektuplan okuduktan sonra sizi, bunları kurgulayarak bir ro- man yaznıaya iten ne oldu? ŞENYEiNER-Mektuplan okur- kengünümüz konulanyla, gazete- lerde işlediğiıniz meselelerle ben- zerlüderini görünce hayrete düş- tüm. Üç yüz yıl öncesine ait mek- tuplar olmasına rağmen. O zaman, Arap Mahmut hakikaten var ol- saydı da bu mektuplan yazmış ol- saydı ne olurdu acaba diye hayal kurmaya başladım. Bir de baktım ki roman kendini yazmaya başla- mışbile... - GazeteciHkten gelmeniz roma- ru nasıl etkfledi? ŞENY'ENER - Herhalde araştır- maya meraklı olmam, bu birinci nokta. tkincisi ise, şöyle anlata- yım, hatta hayli sık oldu desem • "Gazeteciliğim sırasında gerçek ile hayal arasında bazen sınınn hayli inceldiğini hissettiğim zamanlaroldu... Böyle zamanlarda kendimi frenlediğim hatta sının aşmamak için özel tedbirler aldığım da oldu. Ama bu sefer baktım sının çoktan aşmışım." doğruyu söylemiş olurum, hani ya bu şöyle ol- saydı dediğiniz zamanlardan bahsediyorum, siz de bunu iyi bilirsiniz. - Romanın dili değişik. bazen Anadolu czgile- rini duymak mümkün, bu dili nasıl kurdunuz? ŞEN\"ENER - Bir Türk Casusunun Mektup- lan'nı ilk okuduğum anda duyduğumu düşün- düğüm sesle, ilk Türk romanınm sesini birleş- tirerek kurdum. Bir Türk Casusunun Mektup- lan modem Batıh romanda kendi türünün ilkiy- di. Böyle bir ses duydum. O sesi dilde öyle duy- dum daha doğrusu, zaten romanın bütün kur- gusunu ve sürprizini de o sesin ya da dilin üze- rine kurdum. - Mektuplar edebiyat, felsefe, tarih gibi pek çok konuya değiniyor™ ŞENYENER - Bir Türk Casusunun Mektup- lan ilk olarak Fransa'da 1684 yılında yayımlan- dıklan zaman bir casus romanı olarak çok po- püler olmuş. Tarzıyla modern romana ilham vermesi bir yana, en önemli yanı o zaman sa- dece fakültelere, akademilere ait olan Aydınlan- ma fıkirlerinin yayılmasında ve popülerlik ka- zanmasmda büyük bir etkisi ohnuş. Arap Mah- mut'un sık sık Descartes'tan bahsetmesinin, edebiyattan, felsefeden. tarihten bahsetmesinin sebebi bu. Din savaşlanndan yorgun bir Avru- pa'ya toleransı anlatır Arap Mahmut mektup- İannda. - Romanın kahramanı başkasmm inhğııyia geçirdiği bir ha> atı kayıp bir ha> at olarak nitelendiriyon.. ŞENYENER-Ğazeteciliğim sı- rasmda bu konu beni hep düşün- dürmüştür, mahremiyetin nerede başlayıp nerede bittiği konusu. Meraklı biri olduğumu itiraf ede- yim. Zaten romanın sürprizlerin- den biri de bu tema üzerine kuru- lu. Sorunuzu böyle cevaplayayım, aksi takdirde romanın sürprizini beüi etmiş olurum. - Bir yandan tarihi hatniaorken bir yandan günümüzde yaşanan bir serüven. Mektuplann tarihkri insanı şaşırtr>T)r? ŞENYENER-Butarihlerde ro- manın oyununun bir parçası. Oyun oynamayı seviyorum. Biraz sak- lambaç gibi... - Edebiyat serüvenini de anlatan bir roman, buna karşın poüsiye olarak okunuyor. Poüsiye olarak okunmasmdan memnun musu- nuz? ŞENYENER - Evet. çok mem- nunum. Zaten bir casus romanı kurgusunun sebebi, romanın ede- bi ya da arkeolojik taıafı olan Bir Türk Casusunun Mektuplan'nda- ki casus romanı tarzını korumaktı. Dolayısıyla polisiye olarak okun- ması benim için büyük iltifattır. Shnek' rekora koşuyor • LOSANGELES(Reuters)- Türkiye'de gösterimde olan DreamVVorks yapımı çizgi film 'Shrek', ABD gişelerinde rekora koşuyor. Shrek, 2001 sezonunda ABD'de gösterime giren filmler arasında 200 milyon dolann üzerinde hasılat yapan ilk film oldu. Tüm zamanlann en çok izlenen çizgi filmleri olan 'Aslan Kral' 313 milyon dolar, 'Oyuncak Hikâyesi T 246 milyon ve 'Alaaddin' 217 milyon dolarlık gişe başarısı elde etmişti.'Shrek'in bu rakamlann üstüne çıkarak rekor kıracağı düşünülüyor. 10 şaipden antolojiye tepki • Kültür Servisi - 10 şair Mehmet H. Doğan'ın hazırladığı, Yapı Kredi Yayınlan'nda yayımlanan 'Yüzyılın Türk Şiiri' adlı antolojide şiirlerinin yer almasını istemedi. Sunay Akın. Ahmet Erhan. Turgay Fişekçi. lsmet Özel, Refik Durbaş. Oğuzhan Akay, Ali Asker Barut ve Roni Margıılies. Yapı Kredi Kültür ve Sanat A.Ş.'ye bir yazı yazarak 'antolojiyi hazırlayanın öznel ve paylaşılması olanaksız yargılannın şiir sanatımn değerleriyle bağdaşmadığını düşündüklerini' belirttiler. Özdemir Ince noter kanalıyla, Süreyya Berfe de Milliyet Sanat'ta yer alan yazısıyla antolojinin 2. basımmda şiirlerini vermeyeceklerini açıkladılar. Madonna Nazi kampında BERLİN (AA)- Berlin'de verdıği konserleri tamamladıktan sonra Fransa'nın başkenti Paris'te vereceği konserlere hazırlanan ünlü Amerikalı şarkıcı Madonna. Sachsenhausen'de bulunan eski bir Nazi toplama kampını ziyaret etti. Madonna'nın Paris konseri öncesinde. oyuncu arkadaşı G\vyneth Palthrovv ile biriikte Sachsenhausen kampında Nazi vahşetinin kurbanlarının anısına kurulan serginin bulunduğu '38 numaralı barakayı' ve ölü yakma fırınlan ve gözetleme kulelerini ziyaret etti. Ardından da ölenlerin anısına dua etti. Sachsenhausen ' kampında 1936-1945 arasında bulunan 200 bin tutukludan onbinlercesi ya ölmüş ya da öldürülmüştü. Kamptaki son tutuklular 22 Nısan 1945'te Sovyet birlikleri tarafmdan kurtanlmıştı. 38 numaralı baraka, dönemin Israil Başbakanı Izak Rabin'in ziyaretinden kısa bir süre sonra, 1992'de aşın sağcılar tarafından ateşe verilmiş ve barakanın bir kısmı tamamen yanmıştı. Hitit Festivali'nde klasik müzik • Kültür Servisi - 21. Çorum Uluslararası Hitit Festivali "ne üçüncü kez katılan Borusan Orkestrası, bu yıl Azerbaycanlı şef Fahrettin Kerimov'un yönetimınde konser verecek. 1 Temmuz Pazar günü Devlet Tiyatro Salonu'nda yapılacak konserin solisti klasik gitar sanatçısı Ahmet Kanneci olacak. Borusan Oda Orkestrası konser programında Corelli'nin Fa majör Konçerto Grosso su ve Çaykovski'nın Yaylı Çalgılar Seranadı'nı. solist Ahmet Kanneci de Vivaldi'nin La majör ve Re majör Gitar Konçertosunu seslendirecek. Bellapais Müzik Festivali sona erdi • KIBR1S (A.\) - Kuzey Kıbns 5. Uluslararası Bellapais Müzik Festivali. dünyaca ünlü sanatçılar Suna Kan ve Cana Gürmen'in verdikleri keman resitaliyle sona erdi. Bellapais Manastın'nın otantik ortammda \erilen resitali Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven ile diğer da\etliler izledi. Kemanda Suna Kan ve piyanoda Cana Gürmen. W. A. Mozart. L. V. Beethoven. M. de Falla. A. Dvorak \e B. Bartok'un eserlerini seslendirdi. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği'nin himayelerinde düzenlenen Kuzey Kıbns 5. Uluslararası Bellapais Müzik Festivali 21 Mayıs"ta başlamıştı. Festival süresince, sanatseverlere. tarihi Bellapais Manastın'nda müzik ziyafeti sunuldu. BLGUN • ENKA AÇIKHAVA TİYATROSU'nda saat 21.15'te 'Enka Vakfı Sanat Etkinlikleri' kapsamında MSÜ Devlet Konservaruvan Tiyatro Bölümü öğrencileri 'Bakkhalar' adlı oyunu sahneleyecek. (276 22 14) İ8TANBUL M Ü M FESTİVALİ'NDE BUGftf ^ • AY A İRİNİ MÜZESİ'nde, saat 19.30'da Alban Berg Dörtlüsü'nün konseri izlenebilir. (454 14 55)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog