Bugünden 1930'a 5,457,467 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 HAZİRAN 2001 PAZAR HABERLER 1970'lerin sağcı, 2000'lerin İslamcı yazan Nazlı Ilıcak'ın zikzaklarla dolu yaşamı YALILARDAN MECLİS'EMEHMETFARAÇ Fazılet Partisi'nin kapatılmasına da neden olan Nazh Ilıcak'ın biyog- rafisi, 12 Mart sonrasının sağcı ya- zan, 12 Eylül sonrasının darbe des- tekçisi ve 2000'li yıllann İslamcı partisi FP'nin haşan mebusunun zik- zaklarla dolu portresini de yansıtıyor. Medya ve siyaset dünyasında hiçbir koreografın çizemeyeceği fırtınalı fıgürlerle süslü yaşamında olağa- nüstü dönemeçler yaşadı Ilıcak. Ya- şamının her anında kin, kavga eksik olmadı. Kimi dönem sırça köşkler- de mını eteğiyle içkili partiler veren, kimi dönemde imam-hatip ve tür- ban savunuculuğu kimliğinde ordu- yu hedef alan Ilıcak, hem medya hem siyaset yaşamında, bulunduğu her ortama ağır darbeler indirdi. Nazlı Ilıcak 1944 yılında Ankara'da doğdu. Yalılarda büyüdü. 1963 yılın- da Norte Dame de Sion Lisesi'ni, 1967'de Lozan Sosyal ve Siyasal Bi- limler Okulu'nu bitirdi. Yaşamında- ki çelişkiler Amasyalı gazeteci Kemal Ibcak'la evlendiğinde ortaya çıktı. Imam nikâhında hocanın karşısında ellerini dua için açarken üstünde mi- ni etek, başında örtü vardı. Biri erkek, biri kız iki çocuk sahibi oldu. "Köşeyazarhğı tembel işi" dese de Kemal Ihcak'la yaşamıru birleştirdik- ten sonra aynı düşüncede değildi. 1974'te kalemi eline aldığında Türk basınının en sivri dilli yazan olmuş- tu. 12 Mart 1971 sonrasında hedefı Ü- han Selçuk'tu. 1980 sonrası bu kez UğurMumcu'yu hedef aldı. Ancak iki yazardan da ağzının payını al- makta gecikmedi. Mumcu, onun çe- lişkilerle dolu yaşamının her yanlı- şını birer şamar gibi yüzüne ındirdı- ğinde o, sağcı Tercüman gazetesin- den kin kustu. Nedendir bilinmez, o tarihlerde Cumhuriyet'te Ilhan Sel- çuk'un köşesini 'Şühk" başlıklı bir yazı süsledi. Darbe destelcçlsl 1980 öncesi koyu bir Adalet Par- Gericl dediğl FP'lilere katıldı Nazh ihcak'ın yaşammdaki çelişkiler Amasyalı gazeteci Kemal Ihcak'la evlendiğinde ortaya çıktı. îmam nikâhında hocanın karşısnıda ellerini dua için açarken üstünde mini etek, başında örtü vardı. 1980 öncesi koyu bir Adalet Partili ve Demirel destekçisi olan Ilıcak, 12 Eylül'ün ardından kalemini darbecilerden yana kullandı. Hızlı bir Atatürkçü oldu. Daha sonra birlikte hareket ettiği FP'lileri o dönemde "Gerici" diye tanımladı. Ancak yazdığı bir makaleden dolayı Bayrampaşa Cezaevi'ne girmekten kurtulamadı. Demirel'in haşarıkızı'Demirel'in tufuklanmasının ardından Milîiyetçi Demokrasi Partisi genel başkanlığı için Mehmet Yazar'a destek verdi. Ilıcak, 12 Eylül sonrasının getirdiği yozlaşma ortammda büyüdü. Tercüman'ın yönetimine eî attığında o gazetenüı de bitişini başlatmış oldu. Medyanın , 'patroniçeliği'nden, lüks yaşamıyla sosyetenin vazgeçümezleri arasma kanşan Ilıcak, bir süre sonra oğlunun çıkardığı Akşam gazetesinde boy gösterdi. Bu kez Tansu Çiller'i destekledi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Milli Görüş'ün ilk kadınlanndan biri oldu. tili ve Demireldestekçısi olan Ilıcak, 12 Eylül'ün ardından kalemini dar- becilerden yana kullandı. Hızlı bir Atatürkçü oldu. Daha sonra birlikte hareket ettiği FP'lileri o dönemde "Gerici" dıyetanımladı Ancak yaz- dığı bir makaleden dolayı Bayram- paşa Cezaevi'ne girmekten kurtula- madı. Demirel'in turuklanmasının ardın- dan Millıyetçı Demokrasi Partisi ge- nel başkanlığı ıçın Mehmet Yazar'a destek verdı. Ancak Yazar seçimi kaybettı. Bunlar onun ilk mağlubi- yetlen olmayacaktı. Ilıcak, 12 Eylül sonrasının getir- diği yozlaşma ortamında büyüdü. Tercüman'ın yönetimine el attığın- da o gazetenin de bitişini başlatmış oldu. Yazılannı sansürleyen kocası- nı Demirel'e şikâyet etmekten ka- çınmadı. "Bir bilen" olarak tanımla- dığı yasaklı politikacı Demirel, onun için "Haşan kızım" diyordu. Gaze- te güç kaybederken başyazarlığı bı- rakmak zorunda kaldı. Gazeteyi kur- tarmaya çahşırken ise kocasını yitir- di. "İlksan SkandalTna kanşan Ke- mal Ilıcak, beyin kanaması geçirerek yaşama veda etti. 'Jeanne D'arc?..' Nazlı Ilıcak dul kaldıktan sonra iyıce pervasızlaştı. Kocasının borç- lan nedeniyle reddi miras davası aç- tı. TurgutOzai cumhurbaşkanı oldu- ğunda köşesınde "Pavlov'un Köpek- leri" başlıklı yazısı yayımlanınca ANAP milletvekillerinin tepkisini çekti. 1991'de 100'eyakınmilletve- kilinin tazminat davasıyla karşılaştı. 1993 'te verdiği bir röportajda, *Ata- türk'ü Koruma Kanunu kakünlsuT sözleri siyasi yaşamında hangi kul- van seçeceğinı ortaya koydu. O, ilişki kurduğu herkesi yaksa da kimilerince, mücadeleci karakterin- den dolayı, "Jeanne D'arc" diye ta- nımlandı. Bır süre sonra ışadamı Emin Şi- rin'le evlendi. Ilıcak'ın Tercüman tesislerinde çı- karmaya başladığı Bulvar gazetesi ise onun 12 Eylül öncesindeki kim- liğinde de değışıme yol açtı. Çıplak kadın fotoğraflanyla süslü Bulvar, Tercüman'ın muhafazakâr okur kit- lesini rahatsız etti. Yozlaşma öylesi- ne arttı ki, Tercüman'ın Türk-Islam sentezcisi yazarlannın öfkesıne yol açtı. Önce Tercüman'ı sonra da Bul- var' ı batırdı. Bu sırada Sabah gaze- tesi yazan AB Rıza Kardüz ondan, "Kişfliğiolan bir kadın" diye söz edi- DÎNCİ BASINDAN TEPKt Kararhukuk (kşı ve antidemokratik îstanbul Haber Servi- si-Dinci basın, FP'nin kapatılması haberini, "Bıtmeyecek", "Fazi- letaz karar", "Muhale- fet kapatıldı" manşet- leriyle duyurdu. Haber- lerde, karann antide- mokratik ve hukuk dı- şı olduğu iddia edile- rek "Milli iradenin var ohış mücadelesi hep sü- recek" denildi. Akit gazetesi, FP'nin kapatılma haberini "Fa- zfletsizkarar" manşetiy- le verdi. Haberde, ka- patma karannı veren üyelenn solcu ve asker kökenli olduğu belirtı- lerek Recai Kutan'ın "Karara saygı duymu- yoruz, Yenflmedik. yenfl- meyeceğiz" sözlerıne yer verildi. DGM'nin hakkında beraat karan verdiği Ramazan Yeni- dede'nin konuşmasının mahkeme tarafından kapatma gerekçesi sa- yılmasını "hukuk cina- yeti" olarak nıteleyen Akit gazetesi, FP'nın kapanmasıyla sıyasetin "Fazüet'siz" olacağmı savundu. Bltmeyecek' Yeni Şafak gazetesi- nin "Bftmevecek" man- şetiyle verdiği haberde, "MiDiiradenin var oluş mücadefcsjhepsürecek" denildi. "Mücadeleye devam" alt başhğmı kul- lanan Yeni Şafak gaze- tesi, "5 milyon seçmeni Medfctetemsfl eden ana muhalefet partisi FP, Anayasa Mahkeme- si'nde 8'e 3 oyla 'odak'tan kapaûkü" ifa- delerine yer verdi. Milli Gazete, haberi "Tûrkiye'ye yazık ol- du" başlığıyla verdi. Haberde, ülkesine ve milletine hizmetten baş- ka hiçbir suçu olmadı- ğı iddia edilen FP'nin kapatılması ile Türki- ye'nın geleceğinin ka- rartıldığı savunularak "FP'nin kapatılması, demokrasiye ve hukuka indirilen en ağır darbe- dir" denildi. Zaman gazetesi de "Muhalefet kapatıldı" manşetiyle verdiği ha- berde. Recep Tayyip Er- doğan'ın "Siyasitarihe kara bir leke" yorumu- na yer verdi. Gazetenin yazarlan MustafaCnal "FP'nin idam karan"; Ibrahim Karayeğen de "Erba- kan çizgisine bir veto daha" başlıklı yazıla- nyla FP'nin kapatılma- sma tepki gösterdiler. KAVAKÇI'NIN HAMİSt - Dıcak'ın başı açıktı ama, Meclis'e türbanryla gelerek olaylar çıkaran Merve Kavakçı'nın hamisi oldu. Kavakçı'yı kolundan tutarak Meclis'e o soktu. FP'nin kapatılması sürecine katkısı da o zaman başladı. Siyaset bilimciler, FP cizgisindeki yeni partinin oy oranının azalacağını söyledi Hukukçular gerekçeli karan beldiyor tstanbul Haber Servisi - Fazilet Partisi'nın Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının yankılan sürerken hukukçular. gerekçeli karann açıklanmasını bekliyor. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay. islamcı çizgiden çıkacak olan partilerin, merkez sağın misyonuna soyunmalannın Türkiye için daha tehlikeli olacağına dikkat çekti. Bahçeşehır Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süheyl Batum, gerekçeli kararda, FP'nin "hem irtica odagı hem de tehlikeli olduğunun" kanıtlanması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Batum, Avrupa ülkelennde de parti kapatıldığını ancak burada ölçütün, "demokratik yapıya karşı tehdit oluşturmak" olduğunu belirttı. "RPciddibirtehBke oluşturmaya yönelmişti. Ancak FP'nin eylemlerinden aynı görüntüyü almadım" diyen Batum, Anayasa Mahkemesi, FP'nin, RP'nin devamı olduğuna karar vermiş olsaydı bu tartışmaya eksiklik olduğunu vurguladı. Gazi ve Galatasaray Üniversiteleri Öğretim Üyesi Siyaset Bilimci Prof. Dr. Mehmet Ali Kıhçbay, FP'nin dayandığı sermaye küçüldüğü için, bundan sonra aynı çizgide kurulacak • Prof. Süheyl Batum, A\Tupa'da da parti kapatıldığını ancak, burada ölçütün, "demokratik yapıya karşı tehdit oluşturmak" olduğunu belirtti. Prof. Dr. Zafer Üskül de kapatma karanrun "ağır bir ceza" olduğunu belirtti. gerek kalmayacağını belirtti. Anayasa Hukuku daluıda öğretim üyesi Prof. Dr. Zafer Üskül de karann "ağır bir ceza" olduğunu belirterek mevzuatta ihtar ya da devlet yardımlannın kesilmesi gibi ara cezalar bulunmadığını, bunun da bir partilerin oy oranlannın da azalacağını belirterek "Pasta küçûldükçe, oy da küçülür" dedi. Konunun ashnda Islami vakıflann, hac ve kurban derisi paralannm, tesettür sanayiinin ve genel olarak îslami sermayenin yarattığı rantın paylaşılması sorunu olduğuna dikkat çeken Kıhçbay. "Anadolu kaplanlan denen İslaml sermaye başarüı olamadı. Faizsiz bankacüık sistemi iflas etti. tmam hatipkrden gelen kaynağm önemli ölçüde kurudu" dedi. Devletin bu konuda tam değil, yan sağlam bastığını ifade eden Kıhçbay şöyle devam etti: "Her durumda bu hareket zayıfuyor. Kendikrini yeninkçi olarak niteleyenlerin kuracağı parti, aynen Menderes'üı Demokrat Parti'si gibi popülist köylöcü ve kaynak israfına dayah bir parti oiur. İnanç tslamiyetini değfl, kimlik lslamiyetini benimse) en yapıda oJduklan için, kullandıklan Islami söylem hafiflese de popülist söylem artar." yordu. Özel yaşamı magazin gaze- telerine işte o zaman yansıdı. Kimi dönem mayosuyla plajlarda, kimi dönem elinde tefle barlarda, kimi dönemde ise medya patronu olma- dan önce barlarda şarkı söyleyen oğ- lu Mehmet AB'yle el ele gazetelere fotoğraflan yansıdı. Gazeteler, "Ya- nar döner" diye söz etti ondan. Medyanın 'patroniçeliği'nden, lüks yaşamıyla sosyetenin vazgeçilmez- leri arasına kanşan Ilıcak, bir süre son- ra oğlunun çıkardığı Akşam gazete- sinde boy gösterdi. Bu kez Tansu Çiller'i destekledi. "Çiller'i ben po- ntikaya soktum" sözleri, DYP lide- rini kızdırdı. Akşam'da Ilıcak hâkı- miyeti fazla sürmedi. Okurlara vaat edilen televızyonlan dağıtamayan Mehmet Ali Ilıcak, yurtdışına kaç- mak zorunda kaldı... Medyada tutunamayan Nazlı Ilı- cak ise bundan sonraki yaşamında sürekli kavga ettiği politikacılar ara- sında yer edinmeye çalıştı. Aktif po- litikaya girme karannı bir süre sonra yazan olacağı Yeni Şafak gazetesine anlattı. Eylül 1997'deki röportajda, "Özellikle 28 Şubat sonrası süreçte ortaya çıkan antidemokratik basîa- lara sesini yükselten, millet iradesini yok sa>an jakobenlere karşı demok- rasinin safinda yer alan ve bu yüzden miDetin sevgisini kazanan birkaç ay- dından biri" diye tanınldı. O ise "Be- nim terrihim Refah Partisi'' dedi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Mil- li Görüş'ün ilk kadınlanndan biri ol- du. Kavgacı kimliği orada da hort- ladı. Artık bir zamanlar "gerici" de- diği insanlann arasındaydı. Başı açık- tı ama, Meclis'e türbanıyla gelerek olaylar çıkaran MerveKavakçı'nın ha- misi oldu. Kavakçı'yı kolundan tu- tarak Meclis'e o soktu. FP'nin kapa- tılması sürecine katkısı da o zaman başladı. Kavakçı'ya yemin ettirilme- mesını,"Mecfc'eaçıkbirmüdahak" diye yorumladı. Türbanın en ateşli sa- vunucusuyken Yeni Şafak'ın yazan oldu. Artık eski dostu Mehmet Bar- las'la islamcı bir gazetedeydi. Aynı dönemde Milli Gazete'ye, Demirel için *Dayatmaa" derken "Keşke ben dedm- dar olabilsem" diye ko- nuştu. Gazetelerde yaşa- mmdaki çelişkiler sayfa- larca yayımlanırken Mil- li Gazete'de şöyle diyor- du: "Diyorum ki dindan olan memleket iftihar et- melL Çünkü o memleke- tin hara da kuvveüi oturJ' Yafldanlık 1996'daBaşbakanMe- sut Yümaz'la Almanya'ya giderken uçakta, "Ben si- ziçokseviyonım. Bundan sonra sizin yağdanhğuuz ohnakisterim" dedi. An- cak sonralan çok değişti. Yılmaz'ı, "korkakvemü- Byetçflereihanetetmek"le suçladı. ANAP liderine saldınlanru Meclis'te de sürdürdü: "Seçim öncesine kadar namaz kılmaMp da seçim zamam cuma namazma giden Ydmaz gibi dini si- yasete alet etmiyvrumJ" Milletvekili olduğu dö- nemde yalnız siyasileri de- ğil, orduyu da hedef aldı. Harp Akademileri'nin 1975'te bashrdığı bir kitap- ta dine küfredıldığıni iddia etti. Akşam gazetesinde Batı Çalışma Grubu'yla ilgili yazısında devlete ait sırları ifşa ettiği için DGM'de yargılandı. Sal- dınlan dunnadı. "Aske- rinApo ileifişkisi var" de- di. Sert çıkışlan partisinin de tepkisini çekti, Adıya- man milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat onun için "Ajanprovokatör de- di. O ise Fırat'a "Yontul- mamış çakd taşı" yanıtım vermekte gecikmedi. Sıksık"ŞubizimNaz. h" diye yazan Hürriyet ya- zan Emin Çölaşan ise ade- ta onun kâbusu oldu. Yan- lışlan Çölaşan'ın köşesi- ne sığmadı. 197a'li yıllardan 2000 'lere inanılmaz bir değişim geçiren Ilıcak, sonunda sığındığı son kaleyi, FP'yi de yıku. Mil- letvekilliği düşürüldüğün- de 11 davadan hâkim kar- şısına çıkacak. Merve Kavakcı Cihatiçin sfyasetegirdi ANKARA (Cum- huriyet Bürosu)-Ey- lemleri FP'nin kapa- tılması karanmn ka- nıtlan arasında sayı- lan Mene Kavakçı, siyaseti cihat yapmak içm seçtiğini açıkla- mıştı. Ankara DGM Başsavcıhğı'nm yü- rûttûğû din ve mez- hep aynmcıhğı ve te- rör örgütüne yardım- yataklık soruşturma- lanndan hükümetin çıkardığı şartlı sah- verme yasası ve bazı cezalann ertelenme- sine ilişkin yasayla kurtulan Kavakçı, te- rör örgürü Hamas'ı desteklemekle de suç- lanıyordu. Kavakçı, milletve- kili seçUdikten sonra TBMM Genel Kuru- lu'ndaki yemin töre- nine türbanla gelerek gövde gösterisi yap- tı. Bakanlar Kurulu, izinsiz olarak ABD vatandaşhğına geçti- gi ortaya çıkan Ka- vakçrmn yurttaşlık- tan çıkanlmasına ka- rar verdi. Kavakçrnın başvurulan yargıdan döndü. Kavakçı'nın baba- sı Prof. Yusuf Ziya Karaka'nın 1982 yı- lında Iran'ın resmi çağnsı üzerine, bu ül- iceye giderek "tran Isiam Devrinıi Kut- lama Törenlerine" katıldığı ortaya çık- tı. Prof. Kavakçı'nm Hamas'ın legal uzan- tısı olarak bilinen Fi- Mehmet Sılay listin îslami Birliği ile de teması bulunu- yor. Kavakçı, ABD'nin Chicago kentinde, Fi- listin îslami Birliği (IAP) tarafindan dü- zenlenen konferans- ta, Türkiye'de "söz- deMüslürnan" hükû- mete karşı mücadele verdiklerini kayde- den Kavakçı, şöyle devam etti: "21.yüz- • Meclis'te türban krizine yol açan Merve Kavakçı, terör örgütü Hamas'ı desteklemekle de suçlanıyordu. yıhn eşiğinde, dünya- nın her tarafındaki Müslümanlar bir şe- kflde îslami birüğin bayrağı altında top- lanmaü, böylece ge- rektiğfaıde tekbir mer- kezi vücut olarak ha- reket etmeniEsağlan- mah. Bflnoruz Id,yüz- yılın sonuna yaklaşır- ken düşmanmelinde- ki süahlarla biz de si- lahlanmahvız." İıan \lakişeriatçı rejimeövgü ANKARA (Cum- hariyetBürosu)-Ana- yasa Mahkemesi'nce 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilen eski FPHatay Milletveki- li Mehmet Sılay, 1998'de basılan ve DGM kararıyla top- Iatılan "Pariamento- danHabeıier"adlıkı- tabında îran rejimini överken "milletin sında sayılıyor. Kita- bında îran rejimini öven Mehmet Sılay şöyle diyor: "Türid- ye'de yaşanan olavia- ra evrensel gözlükle bakıncagöriilüyorki, dünya tarihinde mü- ktlcrin milli duygıda- n ve inançlanyla sa- vaşanlar daima kay- rm kaybettiğini" öne sürüyor. Sılay, seçmenlerine hazırladığı propagan- dabroşüründe de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) hedef alıyor. FP hakkında kapatma davasmı açan eski Yar- gıtay Cumhuriyet Baş- savcısı Vural Savaş'ın iddıanamesinde adı geçen Mehmet Sı- lay' ın "Pariamento- dan Haberfcr'* adh ki- labı, Ankara DGM'de görülen ve Af Yasası kapsamında erteîenen Milli Görüş davasın- da da kamtlar arasın- da yer aldı. Kanıtkitap Davada, kapatılan RP'nin siyasi yasaklı milletvekilleri Hasan Hüsevin Cevian, tbra- him Haffl Çelik, Şev- kiYıfanaz saruklarata- • Hakkında 5 yıl siyaset yasağı getirilen Sılay, DGM'ce toplatılan kitabında îran rejimini övmüş, TSK'yi hedef göstermişti. bettiler. Yakm tarihte İran'dabunudeneyçn- fer, ya ülke\i terk etti- teryadaapoietieri sö- küldü. Cezayir'de Fransız çıkarlarına hizmet uğruna halka dayatanlarm ve zor- balarm bugün hiçbiri hayattadeğü." KUITU» • SANAT (0213)2*3 1*71 ALPAYSiflente Özel toplantılar alınır. /?ez. (0.216) 322 70 60-322 00 77
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog