Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

22 HAZIRAN 2001 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Kapatılmayı bekleyen parti yönetimi. gelecek hesaplannı sine-i millet üzerine yapıyor FP karardanumutsuzBÜLENTSARIOĞLl ANKARA - Anayasa Mahkeme- sf ndengelen ı^aretlen dikkate alarak kapatılma olasılığını kanıksayan FP vönetimi, \eni dönem için önlem al- mava başladı. Bazı partı >öneticile- ri. dünkü ba^kanlık dı\ anı toplantısı- nın ardından bilgisayarlannı TB- MM'deki biirolarına taşıdılar. Mahkeme kararının arifesinde, Necmettin Erbakan"ın yeni bir parti ıçııı hazırlık başlattığı kulislerde ya- vıldı. Erbakanın. bu konuda geçmiş dönemde olduğu gıbı KP Genel Ida- rc Kurıılu ü\esı Oğuzhan Asiltürk'ü gore\ lendırdiğı ıddıa edıldi. FP Baş- kanlık Dı\anı da dün toplanarak ola- sı önlemlerı değerlendırdi. Toplantı- • Mahkeme karannın arifesinde, Necmettin Erbakan'ın yenı bir parti için hazırlık başlattığı haberi kulislerde yayıldı. FP Başkanlık Divanı toplantısında, kapatma karan çıkması durumunda gerekçelı karar yayımlanana kadar yenı bir hukuk mücadelesi başlatılması için seçenekler değerlendirildi. FP'nin hukukçu millervekilleri gerekçeli karar yayımlanmadan anayasa değişikliğinin gerçekleştınlmesi durumunda "iade-i muhakeme" istemiyle yeniden Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını gündeme getirdiler. da. kapatma karan çıkması duru- diler. Bu taktikle koşut olarak anaya- jın. başkanlık divanının yenilikçi munda gerekçeli karar yayımlanana kadar yenı bir hukuk mücadelesi baş- latılması için seçenekler değerlendi- rildi. FP'nin hukukçu milletvekilleri ge- rekçeli karar yayımlanmadan anaya- sa değişikliğinin gerçekleştinlmesi durumunda "iade-i muhakeme" ıs- temıyie yeniden Anayasa Mahkeme- si'ne başvurulmasını gündeme getir- sa değişikliğinin ardından FP'nin ay- nı kıırucularla yeniden açılması da tartışıldı Bu konuda parti dışından hukukçu öğretım üvelerinın de görü- şüne başvuruldu. Genel Başkan Recai Kutan. ana muhalefet rolünün DYP'ye kaptınl- maması ıçın gerekçeli karar yayım- lanana kadaryenıiıkçı milletvekille- rinin avrılmamasını istedi. Bu mesa- ü\esi Grup Başkanvekili Bülent Annç tarafından parti içi muhalefe- te iletilmesi bekleniyor. Partinin taşınır ve taşınmaz tüm malları "kiralama" adı altında gös- tenldiğinden. Hazine'nın el koyma olasılığına karşı RP dönemınde oldu- ğu kadaracele hareket edilmedi. Yö- netım. özel eşyalann taşınması, har- camalarla ilgili belgelerin gözden ge- KARAR BUGUN AÇIKLANIYOR Siyasetin yazgısı çizilecekAÎNKARA (Cumhuri- ki çahşmalannda verilen yet Bürosu)- FP"nin kapa- arada gazetecilerle sohbet tılmaM ıstemıylc Yargıta\ eden Haşim Kılıç. daN'a- Cumhunyet Başsavcılı- nın ne zaman sona erece- ğı'nın açtığı davada ınce- ğine ilişkin soru üzerine. lenıesını tamamlayan bütün üyelenn tek tek söz Anayasa Mahkemesi he- alarak geniş biçimde ko- yetinın karannı bugün nuştuğunu. birden fazla açıklaması bekleniyor. söz alan üyelenn de bu- Anayasa Mahkemesi lunduğunusöyledi. Kılıç. Başkanvek 111 Haşim Kı- söz alma sayısı \ e konuş- bçın "Heyetindavavıya- ma süresinde de sınırla- nn(bugün)bitirmeirade- maolmadığını kaydeni. si var" ^özleri. kararın Kılıç, "Kararın siyasi açıklanması olasılığını olacaği şeklinde görüşler güçlendırdı var, ne düşünüyorsunuz" . Anayasa Mahkemesi sorusuna, "Bazı şeyleri Ba^kanı Mustafa Bunıin. birbirine kanştırmamak başkanvekılı Haşim Kılıç. gerekir. Görmekte oldu- üyeler Yalçın — — — — — — ğumuzdavasi- Acargün, Ful- • tnceleme yasi bir dava- ya Kantaraoğ- aşamasını du". Bu siyasi İu, Sacit \daü, tamamlayan davayı, huku- Ahmet Akyal- Anayasa ' i u n '^' n e ç,n, Ertuğrul M a h k e m e s i oturtmaya ça- Ersoy, Ruştu h e y e t i < d ü n d e Sönmez. AJı •'. . Hüner, Tüla> . .k a i ?l t h l" Tuğcu \e Ma- degerlendırdı. hir Can llı- Heyetın caktan oluşan karannı bugün heyet. FP'nin açıklaması "laiklik karşıtı bekleniyor. evlemlerin ———^—- kar- Başbakan Bülent Ece- vit'in konuğu olarak Türkı- ye'de bulunan Avusturya Başbakanfnın odağı haline geldiği ve ka- parti kapatmaya karşı pahlan RP'nin devamı ol- açıklamalannın anımsa- duğu** gerekçesı\lc açı- tılması üzerine Kılıç. lan kapatma da\ ası görüş- •'Anayasa Mahkemesi. melerını dün de sürdürdü. önündeki delillere.anaya- Bunıın. sabah saatlenn- saya ve Siyasi Partiler Ya- ıle mahkemeye gelişinde sası'na göre karar verir. gazetecilenn da\anın ne Temenniler ve dilekler bi- zaman sonuçlanacağına zi UgUendirmez*'diye ko- ılışkın soıularını vanıtla- nuştu. dı Bumın. "Yann (bu- Kılıç. FP'nin davanın gün) sonuçlanacağuu sa- ertelenmesi istemli baş- nıyorum" dedi. Bumın. vurusuna ilişkin siyasile- kararın hattaya sarkma rin değerlendirmesinın olasılığının olup olmadı- anımsatılması üzerine, ğına ilişkin soruya "Ola- "Biz onunla ilgili olarak bilir. her şey ınümkün" dün (önceki gün) karar yanıtını verdı. verdik. Onlar bizim dışı- Heyetin öğleden snnra- mızda" diye konuştu. CtZMKDEN YIIKARI MUSA KART m.kartfa superonline.com.tr Yargıyı etkileyecek açıklama yapılmamalı' Sezer siyasfleri uyardıANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurba^kanı Ahmet Necdet Sezer. başta Başbakan Bülent Ecevit ol- mak üzere Anayasa Mah- kemesi'nde karar aşaınası- na gelinen FP'nin kapatıl- ması istemli davayla ilgili açıklama yapan sıvasetçi- len uyardı. Sezer. "Yargıyı etkileyecek hiçbir beyanda kimsenin bulunmasuu doğ- ru bulmuyorum" görüşünü dıle getirdi. Sezer. Roman- ya\a hareketınden önce Esenboğa Havaalanı'nda ga7etecilerin sorusu üzen- ne ad \ermeden Başbakan Ece\ıt'ın FP kapatma da- \asının ertelenmesınin \a- rarlı olacağına ilişkin de- ğerlendirmesinı eleştırdi. Yargıya müdahale edilme- mesi uyarısında bulunan Sezer. "Yargılama süreci içerisinde yargıyı etkileye- cek hiçbir beyanda kimse- nin bulunmasuu doğru bul- muyorum. Yargı kararlan ne yönde olursa olsun her- kesi bağlavıcı kararlardır" diye konuştu Sezer' in uy ansına karşın Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ile Milli Sa\unma Bakanı Sabahattin Çakma- koğlu. FP'nin kapatılması- nın doğru olmayacağını sa- \ undu. çirilmesi konusunda da teşkilatlan uyardı. Hazine'den alınan 3 trilyon lira dolayındaki ödeneğin de geçmiş döneme ilişkin borçlar ve bu kirala- ma işlemleri için faturalandmldığı öğrenildi.Teşkilat başkanlığı da mil- letvekillerinin hafta sonu çeşitli kent- leri kapsayan gezi programını iptal etti. Partileşme çahşmalannı tamamla- yan Recep Tayyip Erdoğan da Anka- ra'da önceki akşam Fethullah Gü- len'e yakın işadamlanyla bir araya geldi. Erdoğan'ın, öncelikle bir par- tinin genel başkanı olarak siyaset ya- sağını "test" edeceği. Anayasa Mah- kemesi'nin uyanda bulunması duru- munda yerini "emanetçi" genel baş- kana bırakacağı belirtiliyor. Taşlar yerinden oynayacak 'Sine-i millet' zor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Anayasa Mahkemesi 'nin olası bir kapatma karan vermesi durumunda siyasette 'taşlar' yerinden oynayacak ve düşürülecek milletvekili sayısına göre ara seçim gündeme gelebilecek. FP milletvekillerinin kapatma karanna karşı gündeme getirdiği 'sine-i millet' planının karşısında, iktidar çoğunluğunun nzasına bağlı zor bir süreç bulunuyor. FP'nin geleceğini, gözlerin çevrildiği Anayasa Mahkemesi heyetinin bugün açıklanması beklenen karan belirleyecek. Seçim olasılığı Anayasa Mahkemesi, FP hakkında kapatma yönünde karar verip en az 20 milletvekilinin parlamenterliğini düşürürse ara seçim gündeme gelecek. Anayasa, TBMM üye tamsayısının yüzde 5'inin boşalması durumunda ara seçim yapılmasını öngörüyor. FP'nin bazı yöneticilerinin gündeme getirdiği 'sine-i miHet' hareketinin de başanya ulaşmasının güç olduğu belirtiliyor. Çünkü anayasanın. 'millefvekilüğinin düşmesF başhğını taşıyan 84. maddesine göre, istifa eden TBMM üyesinin mtlietvekilUği, ancak TBMM Genel Kurulu'nda yapılacak oylamayla düşürülebiliyor. Bu durumda erken veya ara seçim yolunu açan böyle bir girişime, öncelikle TBMM'de 346 sandalyeyle çoğunluğu bulunan koalisyon ortaklannm olur vermesi gerekiyor. 50 millerA ekiH dilekçe haariadı 'Sine-i millet' görüşünde ısrarlı olan FP Genel Başkan Yardımcısı Veysel Candan. yetkili kurullarda karar alınmayacağını, ancak en az 50 milletvekilinin dilekçe hazırladığını söyledi. Candan, bu olasılıkta TBMM'nin en fazla 1 yıl içinde genel seçime gitmek zorunda kalacağını savundu. FP Grup Başkanvekili Yasin Hatiboğlu hükümete dönük tehdidi yineleyerek "Bflemem ülke nereye gkfcr! Seçimi düşünmeyenlerin şimdiden düşünmeleri laam" dedi. IRMIKI AYDIN ENGİN aengin(« doruk.net.tr Bir doktor okur telefon ettı. Etmez olaydı. Istanbul'da, Asya yakasının fiyakalı alışvenş mer<ezı Kapitol'e gitmiş; orada görmüş; gör- dükerine ınanamamış: önce üzülmüş, sonra öf- ke basmış. Ailaşılan, o öfkeyle de telefona sarılmış. Uzmca bir sohbetin sonunu bugünkü Tırmık'a başık olan bir cümleyle noktaladı: - Atiarı da vururlar!.. Our uyarısı, meslek zoruyla önceki akşam ekran başına geçtim. Show TV'de bir program var Dokun Bana!.. Onu ızledim. Başından sonuna. Reklam ara- iart aahil kanaldan kopmadım; zaplamadım, zıp- iamîdım. ekranı karartmadım; dişimi sıktım "Dckun Bana" programını baştan sona izledim. Kendimı hakarete uğramış, onurum kınlmış hissediyorum. İzeyenlerıniz vardır. ama izlememiş olanlar ıçin<ısaca anlatmalıyınr Kıpıtol çarşısının orta yerine bir otomobil koy- musıar. Fiyakalı bıraraç. Kadınlı-erkekli bir grup, arasanın çevresınde halkalanmış. Ellerine be- yazeldıvenler geçirmışler ve arabaya dokunu- yorar. E/et. Bu yarışma programında gösterile- cei<marifet bundan ibaret: "Arabaya dokun- m&". Sıat başı on dakıka, altı saatte bir yirmi da- kıkalık molalar dışında arabadan eıini çeken ya- nıyor; elenıp yarışma dı- şı kalıyor. Arabaya do- kunarak ayakta kalan sonuncu kışi. arabanın sahibi olacak(mış). Yarışmacı lar önceki gece 49 saati devirip 50. saate başladılar. 50. saat bittiğinde elenenler elenmiş ve dört kişı kalmışlardı. Iki erkek, ıki de kadın. Siz bu yazıyı okurken herhalde yarışma bitmiş ve yetmiş-seksen saat uyumadan ayak- ta kalmayı ve arabaya ara vermeksızin dokun- mayı beceren biri. yarışı kazanmıştır. • • • Matrakbiryazıçıkabilirdi. "Bana Dokun prog- ramı bana çok dokundu" gibi kelime oyunian fı- lan yapılırdı. Yarışmayı sunan ve bir sunucudan çok, korku filmlerinde başrol oyunculuğuna da- ha çok yakışacak o delikanlının, Kapitol çarşı- sında bu yarışmayı izleyen "halkımız"dar\ sürek- li alkış dilenmesi ıle dalga geçılebilırdı. Halkımı- zın işi gücü bırakıp "arabaya dokunanlan" ızle- meye gelmesi, alkışlaması ve galiba "Ben şım- di neyi, neden alkışlıyorum" diye sormayı aklı- na bile getirmemesi üstüne paragraflar döktü- rülebilirdi. Kim bilir belki de keyifli bir yazı çıkabilirdı. Çıkmadı. Bu ülkenın yurttaşıyım ve bu ülkenin yurttaş- larından bir avucunun duştuğü durum benı Atlan da Vururlar utandırıyor Ekranda gördüm. Sokakta görsek çağdaş, eğitimli, aklı başında ınsanlar olduklarını düşü- nürdük. Belki de sahiden öyledirler. Ama eni so- nu bir otomobil kazanılacak iğrenç biryanşma- da "kurban" olmayı gönüllü benımsemişler. Bir arabaya dokunuyorlar ve öylece duruyor- lar. Marifet bundan ibaret. Alabildığine uykusuz ve alabildiğine yorgun, bir arabaya dokunup öy- lece durmak Kim dişini daha çok sıkarsa ara- ba onun olacak... "Atlan da Vunjhar" filmini anımsayanınız var Jane Fonda ve -yanılmıyorsam- Michael Sarradin başrolleri bölüşmüşlerdı. 1929 büyük ekonomik krizinin göbeğinde işsiz. aşsız, gele- ceksiz ve alabildiğine umutsuz Amerikalılar. merhametı "metaiaştırıp" satan bir "özel giri- şimcı "nin düzenlediği dans yanşmasında. ayak- ta kalan son çrft olmak için bedenlerinin sınırla- rını zorluyorlardı. Durmadan dans etmek zorunda olan ve so- nunda gücü tükenen Jane Fonda, danstaki partnerine "Vur benı1 ' diye valvarır. O da vurur. Ayağı kırılan. sakatlığının geçmesı olanaksız atlan daha fazla acı çekmesin diye vurdukları gi- bı. Filmde üç kuruşluk ödülü kazanmak için yerlerde sürüklenerek, ağlayıp inleyerek, salyalar akıtarak, kalp krizi geçirip ölerek dans edenler. seyircide merhamet değil u- tanç ve öfke biriktiriyorlardı. O büyük 1929 bu- nalımı koşullarında kaprtalizmin "insana aykın yüzü" beyazperdeyi kaplıyordu... ••• "Atiarı da Vururlar" birfilmdi. Kapitol'deki insan pazarı gerçek. Film 1929 ekonomik krizi günlerinde geçiyor- du. Kapitol'deki utanç tablosu 2001 yılı haziranın- daki ekonomik kriz günlerinde Türkiye'de geçi- yor. Filmde hiç olmazsa -An! Keşke hiç olmasa- insanlar dans ediyordu. Kapitol'deki utanç pazarında ayakta dikiliyor ve bir metal yığınına dokunuyorlar. Bu "büyük" marifetin karşılığı olarak da bir otomobile beleş- ten sahip olmayı umuyorlar. Filmde onuru ve dayanma gücü kınlmış kız, oğlana "Vurbeni" diyordu. Baktım, "arabaya dokunan" yanşmacılar arasın- da "Vurbeni" diyenfilanda yoktu. Anlaşılan yaptıklannı onur kıncı bile bulmuyor- lardı. Bu koşullarda kendini onuru kınlmış ve haka- rete uğramtş bulmak da bize (bana. sana, bize) düşüyor. POLTIİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA •••Uç Çocuk, Bir Kadın Bir kadın düş kuruyor mavi zamanlar içinde; bir erkek kimi kaçışları, ihanetleri düşünüyoryağ- murlu bir gecenin sabahında ve iki çocuk ağlıyor ıslak çimenler üzerinde dolaşırken... O anda bir başka çocuğun fotoğrafına bakıyo- rum... Yüreğim daralıyor, içimde fırtınalar kopuyor... Iki gözü de kapanmış, yüzü çürük içinde... Adı Murat çocuğun. Henüz yedi yaşında... Beş yaşındaki Pınar ve iki yaşındaki Serdar'ın fotoğraflarını görmedim... Türkiye'deki insan manzaralarının bir tanesiydi banaanlatılanlar... Çocuk gözlerinde güz yıldızlan intikamın ke- merini çözmek için miydi, bilinmez!.. Eski ilkel birşehvet, kadının bakışlarından anla- şılıyordu... Kadının adı Nalan Bozkurt tu ve otuz beş ya- şındaydı. Kadın, Murat, Pınar ve Serdarın anne- siydi... Üç çocuğun babası Halit Taştan bir tinerci oğ- lanın başını taşla ezip cezaevine girmişti... Pekı bundan sonra ne olmuştu? Nalan Bozkurt, Hasan Günay adlı kişi ve üç ço- cuğuyla birlikte yaşamaya başlamıştı... Nalan'ın bir kez daha fotoğrafına baktım... Hiç de masum gözükmüyordu!.. Sankı düşlerini kör bir bıçakla doğrar gibi bakı- yor, gözlerinde ihanetin o biKnen yüzü görülüyor- du... • • • Nalan Bozkurt, kocasının cezaevine girmesin- den sonra mutluluğu mu yakalamaya çalışmıştı üç çocuğuyla birlikte? Nalan, Hasan Günay'la iliş- ki kurup yaşamını sürdürmek için bir başka li- mana sığınmanın zorunlu olduğunu mu düşün- müştü? Hasan Günay işsizdi!.. Ama içki içecek parayı buluyordu!.. Komşulan olayı şöyle anlattılar: "Nalan, Hasan 'la yaşamaya başladı. Hasan iç- kicinin tekiydi. Her gece Nalan 'ı ve çocukları dö- vüyordu..." Komşular birkaç kez polise haber vermişler... Komşular: "Eve Müslüm Şimşek diye bırı de geliyordu..." Sordum: "Kim bu Müslüm?" Yanıt: "Hasan 'ın arkadaşı..." Komşular, "Hasan, Müslüm'den kuşkulanmış" deyip eklediler: "Galiba Nalan'ın Müslüm'le ilişkisi varmış!" Olay gecesi Hasan eve geldiğinde Nalan'ı Müs- lüm'le sarmaş dolaş görmüş... Kıyamet kopmuş o anda!.. Hasan bıçağını çekmış, Müslüm'ü delik deşik et- miş!.. Sonrasını Nalan anlatıyor: "Vallahi benim Müslüm'le ilişkim yoktu. Hasan sarhoştu. Üzerimize yürüdü. Hedefi bendim. Qi- dürecekti. Müslüm'ü bıçakladı. Murat'ı ise yum- rukladı. Kafasını duvara vurdu..." Nalan'ın ifadesını okuyuncayüreğimden birşey- lerkoptu!.. Bir tuhaf iç çekişti anlattıkları!.. İlkel şehvetin, kadınlığını yasayamamanın, umutsuzluğun, hüznün, yalnızlığın gri çizgisiydi bu yaşananlar... Hepaynı öyküydü... Onlarcası, yüzlercesini dinlemiştik bugüne dek... Birden yıllar önce Birecik'te geçen o hüzünlü öyküyü anımsadım; Batman'da intıhar eden genç kızların sevdanın izdüşümündekı yüzlerini gör- düm... Bazılarında yalnızlığın ve ezilmişliğin resmi çıkıyordu karşımıza!.. Bazılannda hesap sormanın, yaşamayenikdüş- menin ihanetle buluşması!.. ••• Tüm bunlarTürkıye'nin gerçeğiydi ne kadar sak- lasak da!.. Ekonomi, siyaset!.. Derviş, Ecevit, Bahçeli, Yılmaz!.. Soyguncuların, çetelerin, hortumcuların kol gez- diği bir coğrafyada, küçük haberler, yaşamla ölüm arasındaki çizgiyi. sosyal olayları, kadın-erkek ilişkilerıni bir kenara itiyor, hiç umursamıyordu... Aslında bizim hayatımızda bu haberler. Her ha- berde bizler vardık. Onlar hiç anlatılmayan yaşam- lanmızın gizli bölmeleriydi. hikmet.cetinkaya. cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Savcının esas hakkındaki görüşü 3 Hizbullahçı için idam istemi ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - Şeriatçı terör örgütü Hizbul- lah'a üye olduklan ge- rekçesiyle 36 sanığın yargılandığı davada 3 idam istendi. Devletin anayasa ve temel nizamlannı boz- maya kalkışmak, terör örgütü Hizbullah üye- si olmak ve bu örgüte yardım etmek suçla- malanyla 36 sanığın yargılandığı davanın dünkü duruşmasında savcı Hakan Kızdars- lan esas hakkındaki görüşünüaçüdadı. Kı- zılarslan, tutukJu sa- nıklar Mehmet Emin Alpsw, Mustafa Gür- lüer ve Şeyhmus Alp- soy'un TCY'nin "de>- letin ana\asa ve temel nizamlarını bozma" hükmünü düzenleyen 146 1. maddesine göre ölüm cezasma çarptı- nlmalanm istedi. Kızılarslan, 27 sanı- ğın da Terörle Müca- dele Yasası'nın "ceza arttırunuıı" öngören 5. maddesi uyarınca 15 yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezala- nna mahkûm edilme- lerini istedi. Savcı, sanıklardan 5'ı hakkında TCY'nin "terör örgütüne yar- dun*' suçunu işledikle- ri gerekçesiyle 4 yıl 6 aydan 7 yıl 6'şar aya kadar hapis isteminde bulundu. Mahkeme heyeti, sa- mklann tutukluluk hallennin devamına karar verirken davayı erteledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog