Bugünden 1930'a 5,418,658 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 22 HAZİRAN 2001 CUMA 14 KULTUR kultur(r/ cumhuriyet.com.tr rclir., ne yapsa yeridir Yann akşam Lark Dörtlüsü eşliğinde Aya İrini'de konser verecek olan Giovanni Sollima, cazdan etnik nlüziğe uzanan geniş ilgi alanıyla yenilikçi, çok zeki ve muzip bir çellist L • Sicilyalı besteci ve çellist Giovanni Sollima, 19.yüzyılın efsanevi solisti Alfredo Patti'den tam bir asır sonra Italyanlan bu çalgıda yine iddialı konuma getirdi. Eserleri La Scala'nın, Yo-Yo Ma'nın repertuvannda. Sollima yann akşam Aya irini'de "O bir fotoğraf makinesidir" dediği çellosunu konuşturacak. Italya'nın ses coğrafyasını, kültürünü yansıtan bestesi "Viaggio in Italia"yı seslendirecek. mingway gibi yazarlann metinlerini, efsanelerı. farklı aksanlardaki deyış- leri kullandım. Floransa'da- ki Maggio Musicale Fi- orentino Georgelancu'nun koreografisi için bır bale müziği siparişi verdi. Teat- ro S. Carlo için "I Can- tTnın farklı bir versiyonu- nu yazacağım. Bir de 2002 ve 2003'te sahnelenmek üzere iki opera yazıyorum. - Tüm bunlann üzerine her biri maraton kosmaya benzeyen solo konserlere devam ettiğinizi söyleme- yeceksini/, degil mi?!.. SOLLİMA-Farklı form- larda çalıyorum. Iki top- luluğum var: Palermo'da- ki Ensemble Soni Vento- rum ve Giovanni Sollima Band. Aynca New York'ta harikamüzikçilerdeo o!u- şan Steve Reich and Musi- cians. PhflipGlass Ensemb- le ve Bang On A Can'la çalışıyorum. Solo konser- ler veriyorum ya da Lark Dörtlüsü gibi topluluklar- la çalıyorum. - İstanbuTda seslendire- ceğiniz Itaha'daBirYölcu- luk ne zaman, hangi esin- le. ne kadar zamanda bes- telendi; çellist için zorlu sı- nav olacak bölümler içeri- yor mu? SOLLEVIA-Birçok ki- tap okuyup resim incele- dikten sonra 2000 kışının sonuyla bahan başında. 90 günde besteledim. Eser Italyan mücevherci Gian- maria Buccellati tarafın- dan VVashington'daki Smithsonian Müzesi'nde düzenlenecek bir serginin açılışı için sipariş verilmiş- ti. Bucellati benden Ital- ya'nın güzelliklerini, sa- nat ürünlerini, anıtlarını betimleyecek bir eser yaz- mamı istedi. Kültürün sa- nat dışında kalan çeşitli öğeleri üzerinde düşün- dükten sonra anlatımcı ve pasif bir eser yazmak hıç içimden gelmedi. Italya tuhaf bir ülke. Uzun bir şişe boynu gibi. Kuzey Avrupa'ya daha bağlı. Güney ise tamamen farklı. Büyük bir kontrast var: Mimari üsluplar, in- sanlar, aksanlar, yiyecek- ler. gelenekler... Tümbun- ları düşündüm. Aynı za- manda bilmeceye dönüşen politik yapıyı. dini, Gior- dano Bruno'nun felsefesi ve müthiş modern zekâ- sryla ilgili yanhş anlaşüma- ları. Leonardo Da Vın- ci'yi... Birtarihçi değilim. Buna ne şüphe. Eserim fi- lolojik rehber degil. Bu kronolojik bölümler içer- meyen görsel bir yolculuk. Bazı parçalar dörtlü için, bazılan sadece solo çello için yazıldı. Bu arada se- simi kullandığım üç de şar- kı var. Şarkılar pop ya da folk şarkıcısı için yazıldı. Profesyonel opera sesi için değil. Tabii ki şarkıcı de- ğilim (Çellom şarkıcıdır, benden daha da iyidir üs- telik) fakat burada çellonun ruhundan, derinlerden ge- len bir ses düşündüm. SERHANYEDİG Giovanni Soüima'yla baş döndüren konser. bes- te, proje trafiğini ve "çal- mak için önce ikna etmek gereku-" dediği 321 yaşın- daki nadide çellosunu ko- nuştuk. - Geçen yıl resital için gekBgHiizde2000ve2001'in müthiş projelerle gececeği- ni sö\ lemiştiniz. Hangileri gerçekleşti? GIÖVANNISOLLEV1A- lstanbul Festivali'ndeses- lendireceğimiz "Yiaggio in ItaSa" adlı bestemin dün- ya prömiyerini ekimde New York'taki Carnegie HalFda Lark Dörtlüsü'yle yaptık. Ocakta Londra'da- İd Wigmore Hall'da "Inter- song no:2"nin prömiyeri yapıldı. La Scala Filarmo- ni Orkestrasının isteği üze- rine bestelediğim "Tem- peste e Rıtratti" geçen haf- ta Riccardo Mutti yönetı- minde seslendirildi. Ca- rolyn Carlson'un koreog- rafisini gerçekleştirdiği "J. Beuys Song" bale^i için yazdığım eseri yine bu ay başında Venedık Biena- li'nde sahnelendı. Bu ese- n sahnede solo çaldım. Şi- ırsel antropolojist diyebi- leceğim bir sanatçının do- ğayla. insan ilişkileriyle, erkek olmakla ilişkili so- runlannı yansıtıvor. - Yeni çahşmalaruuzdan yayınüanan oldu mu? SOLLİMA-Viaggio ın Italia ya\ ımlandı. Gidon Kremer ve Kremerata Bal- tica 1994'te ıki çello ve yaylılar için yazdığım "VV otoncenes,vibrez"i kaydet- ti. Şimdi bale müziği "J. Be- uys Song"u kaydediyoruz. Bu arada. 1998'de yazdı- ğım "I CantT (Şarkılar) üzerinde çalışıyorum bir süredir. Yakında kayda gi- receğız. Bu, Sicilya ve Ak- denız şarkılan ya da gam- lar üzerine yazılmış. elekt- ro akustik topluluk tarafın- dan seslendirilecek bir sa- atlık eser. Aslında gamlar bana daha ilginç geliyor. Halk ezgileri zaten ilkel fa- kat oldukça karmaşık bes- teler. Ben gamlardaki ifa- de yüklü diagramı yani farklı ve birbirine kanşmış kültürlerin DNAsını keşfet- meye çalışıyorum. Sicilya bana büyük bir gemı gibi geliyor. Santrifüj gibi çalı- şan bu geminm içi birbirin- den aynşmış birçok kültü- rel elementle dolu. İki opera besteüyor - Konserier, kayıtlar ve ortak projelerarasmda ye- ni besteler için zaman bu- labiliyor musunuz? SÖLLLMA-Şuandal30 kişılik koro ve yaylı çalgı- lar için "Canti Rocciosi" (Kavalı Şarkılar) adlı bir eser yazıyorum. Dolomiti Dağlarfndaki çok ilginç bir festrval için sipariş ve- rildi."J.Beu>sSong"gibi anlatımcı bir çalışma değil. Fakat bir rastlantı sonucu insan eksenli doğayı anla- tıyor. Eserde Dante, He- 321 yaşmdaki çello için iki ay yalvardı Dört farklı karakterin bir araya geldiği Lark Dörtlüsü her stilde. her tür eseri çalıyor. - Enstrüman olarak çelloyu ken- diniz mi seçtiniz? SOLLİMA- Üç yaşında ilk kez çello gördüğümde çok etkilenmiş- tim. Kemanı, kontrbası bilıyor- dum. Bu çalgı tuhaf gelmişti: Ne kadına ne de erkeğe benziyordu. Sesi de öyleydi. Beş yaşında ders- lere başladım. Almanya'da kon- ser\ atuv arda günde 10 saat egzer- sız yaparken şunu fark ettim: Çal- gıma bakışım klasik müzikte ona biçilen rolden çok farklı. Yıllarca klasik çaldıktan sonra 1990'larda çizgi değiştirip bana daha uygun çağdaş bestecilerin eserlerinı reper- tuvanma aldım. - Solo konserlerinizde bazen eko etkisi yapan delay, kayıtla sesi tek- rarlay an loop gibi dektronik cihaz- lar kullanıyorsunuz. Fakat 1679yapınuçel- lonuzdan asla vazgeç- miyorsunuz; neden? SOLLİMA-Çello- yu klasik yapısıyla se- viyorum. Bazen,sitar- da olduğu gibi. sesi de- ğiştiren satura tekni- ğini, Bach çağında kul- lanılan eski yaylan, ki- mi zaman çift yayı kul- lanıyonım, Amaeım polifonik etkiyi arttır- mak. Fotoğraf maki- nesi gibi duygulann, zamanın fotoğrafını çekiyorum. Bunu en doğal yolla yapmayı, elektrogitar gibi bir çal- gı yerine ahşap tadını veren bir enstrümam tercıh ederim. - Nadide çalgıyı saün alacak pa- ra bulmak bir yana. kullanması da epey zordur herhalde... SÖLLtVIA-Budapeşte ve Rost- ropo\iç yanşmalarını kazandık- tan sonra konser teklifleri birden artmıştı. tyi bir çello aramaya baş- ladım. StradKarius'un komşusu Francesco Ruggeri'nin yaptığı çal- gıyı rastlantı sonucu buldum. Ih- tiyar satıcı 20 çalgı gösterdi. Bu kö- şede duruyordu."Satmıyorum onu" dedi. Yine de denedim. Çok derin, koyu bir sesi vardı. Âşık ol- dum. Sonraki iki ay boyunca her haf- ta sonu en kuzeyüıden en güneyi- ne geçip yaşlı satıcıya gittim. tk- na etmeye çalıştım. Noel günü ha- Aileden müzikçi Çağdaş Italyan besteci EKodoro SoUima'nın oğlu. 1962'de Palermo'da doğdu. Beş yaşında çelloya baş- ladı. Palermo Konservatuvan'nı pekiyiyle bitirdikten sonra Salzburg Konservaruvan'nda Antonio Janig- ro'dan çello, Stuttgart Konservatuvarfnda Milko Ke- lemen'den kompozisyon dersleri aldı. ABD'ye gidip besteci Philip Glass'la bir süre birlikte çalıştı. Katıl- dı|ıönemli yanşmalarda birincilik ödülleri aldı. Kla- siğih^ariı sira bir süre kendi grubuyla ECM çizgisin- de caz yapan Sollima, etnik müzikler ve rockla da il- gileniyor. Son beş yıldır oda müziği ve bale müziği eserleriyle klasik müzik dünyasında kendisinden söz ettiriyor. Besteleri Yo-Yo Ma gibi yıldız isimler tara- fından yorumlanıyor. Sollima, Amerikalı bir müzik- çiyle evli ve Itarya'da yaşıyor. Eserleri "SpassHno", "Vi- oloncefles, Vlbres" (Agora) ve "Aguilarco" (PolyGram) adlı CD'lerde yayımlandı. lime acıyıp "Peki Satıyorum", de- di. Ailemin yardımıyla ödedim. Bu çelloyaı çalmak fiziksel enerji gerektiriyor. Daha da önemlisi, in- san gibi kişiliği var. İkna etmek için uğraşmak lazım. - Lark Dörtlüsü'yle yolunuz ne zaman kesişti, ne kadar zamandır birlikte çalışıjorsunuz? SOLLİMA- Grubu ilk kez 1998'de New York'ta Merkin Hall'da Amerikalı besteci Aaron Jay Ker- mis'in eserini seslendirirken dinle- dim. Yorumlan büyüleyiciydi. Ye- ni yaratıcı tınılar geliştirmek, ses- lerini bulmak için büyük bir çaba harcadıklan belliydi. Derin, güçlü, tatlı, perküsyon gibi tınlayan tonlar yakalamış olmaları beni çok etki- ledi. Grup için bir beste yapmaya karar verdim. Sonra Vi- aggio in Italia gündeme geldi. Eserin provalanna ge- çen yıl New York'ta baş- ladık. Konserde çaldık, CD'ye kaydettik. Lark Dörtlüsü her stilde. her tür eseri çalıyor. Fakat heryorumlannda rahat- lıkla algılanabilecek bir kişilik var. Dört farklı karakter bir araya gelip güçlü sesi olan yaylı çal- gılar dörtlüsü oluştur- muş. - Konser öncesinde dinleyicilere bir mesajı- mz var mı? SOLLIMA-Tabiivar: Beni bağışlayın. Lüt- fen... Üç Denizin Dalgalan Yazar ve Çevirmenler Örgütü'nün Rodos'taki etkinliği 20 Ekim'de Ege'nin iki kıyısından edebiyat haberleri• Açılışı yapılacak olan Osmanlı paşasına ait konağın kutlama etkinliklerinde Can Yücel'in şiir kitabının Yunanca çevirisi sunulacak. Açılışa Matsura, Federico Major, Latife Tekin, Su Yücel, Güler Yücel, Cevat Çapan ve Ahmet Filmer gibi isimler katılacak. Nâzım'dan şiirler Yunanca okunacak. SEZERDURU Bilindiği gibi, Üç Denizin Dal- galan Yazar ve Çevirmenler Ör- gütü (TSWTC) 1994 yılmdan bu yana etkinliklerini Rodos Ada- sı'ndaki merkezde sürdürüyor. 17 ülkeden 22 yazar ve çevirmenler ör- gütünün üye olduğu kuruluşa ülke- mizden de Türkiye Yazarlar Sen- dikası ve PEN Yazarlar Derneği üye. Örgütün Rodos'taki merke- zinde, yazar ve çevirmenler için belli sürelerde kalma ve çalışma olanaklan bulunuyor. Ne yaztk ki Türk yazar ve çevirmenleri bu ola- naklardan şimdiye kadar çok az yararlandılar. Belki de bu, "Ro- dos'a gidecegime Bodrum'a gide- rim" düşüncesinden kaynaklanı- yordur. 1994 yılmdaki açıhştaki büyük katılımı saymazsak merkez- de şimdiye kadar kalıp çalışan ya- zarlanmız arasmda Aslı Erdoğan, MahirÖztaş,Gübeli tnaJ'ı sayabi- liriz. Dört yıldan bu yana yönetim kurulu üyeliğini yürüttüğüm bu merkezde, geçen yıllarda Ataol Behramoğlu ve Turgay Fişekçi'nin şiirlerinin Yunancaya çevrilmesiy- le ilgili bir vvorkshop yapıldı. Her- küIMDasve Ahmet Yoruİmaz'ınya- zarlarla birlikte çahşarak ürettikle- ri bu çeviriler. merkezin edebiyat dergisi Helios'ta basıldı. Bu dergi aynca her sayısmda Türk yazım- na geniş yer verdi ve birçok oza- nımız ve öykücümüzün yapıtlan- nı yayımladı. Merkezin hemen bitişiğinde yer alan ve 20 Ekim 2001 'de açılışı ya- pılacak olan bir Osmanlı paşasına ait olan konağm kutlama etkinlik- leri çerçevesinde ise Can Yücel'in şiir kitabının Yunanca çevirisi su- nulacak. Konağın tamiri ve resto- rasyon için Yunanistan Kültür Ba- kanhğı 1 milyondolartahsisatayır- dı çivisine kadar, aynen yeniden üretilen malzeme kullanıldı. Büyük etkinliklerle kutlanacak olan açıhş- ta Zülfü LKaneK de bir konser ve- recek. Bu konser Rodoslulan şim- diden fena halde heyecanlandınyor. UNESCO'nun yeni başkanı Mat- sura \ e eski başkanı Federico Ma- jor'm da katılacağı açılışa Türki- ye'den Güler Yücel, Su Yücel, Ce- vat Çapan. Gönül Çapan, Ahmet Fflroer. Latife Tekin,Gümü^lük Be- lediye Başkanı Mehmet Ulkü ve adı henüz kesinleşmemiş olan ya- zar ve kültür adamlanmız davet edilecek. Açıhşta Nâzım Hik- met'ten şiirler bir Yunanlı aktör ta- rafından okunacak. Rodos'taki Mayıs 2001 etkinli- ği 'Modern Dünyada Antik Yu- nan Edebhaü' konusuna aynlmış- tı. Iki gün süren konferansa Yuna- nistan, Bulgaristan, Gürcistan, Rusya, tsveç, Norveç, Danimarka, îngiltere, Kıbns ve Türkiye'den çok önemli bilim adamlan ve çe- virmenler katıldı. Büyük bir ilgiy- le izlenen konferansa Türkiye'den davet ettiğimiz Boğaziçi Üniver- sitesi profesörlerinden Cem Taj- lan, Melih Cevdet Anday, 'Kolla- n Bağlı Odysseus' adlı bir bildiri sundu. Nermin Menemencioğlıı- 'nun îngıliz çevirisini yaptığı şi- irin fotokopilerinı bildirisini sun- madan önce dinleyicilere dağıttı. Alkışlarla karşılanan bildirinin su- nuluşundan sonra kürsüye gelen, on bir yıllık bir uğraştan sonra Yu- nanistan'ın en iyi Homeros çevi- risini yapmış olan ve kendisine Tann gözüyle bakılan profesör Di- mitris Maronites, Anday' m kitap- laruıın derhal Atina'da basılması isteğini dile getirdi. Konferansa katılan Agra Yayrnevi sahibi Stav- ros Petsopoulos da benimle ilişki kurarak kitaplan hemen basma is- teğini dile getirdi. Bu durumda gene Herkül'le anlaşmam gereke- cek çeviri işi için. Bu yılki bahar etkinliğimizin en önemli yanlarından biri de Gü- müşlük"te kurulmuş olan akade- miyle anlaşma yapmamız oldu. On dört kişiden oluşan bir Rodos ekibiyle Gümüşlük'e geldik ve iki gün boyunca yoğun bir çalışma temposu içinde bulduk kendimizi. Tüm ziyaretçilerin hayranlık duy- duğu Gümüşlük Akademisi ile önümüzdeki yıllarda yapılacak olan ortak uluslararası etkinlikle- rin programı saptandı bile. Bunla- n yeri geldiğince okuyuculanmı- za bildireceğiz. Akademiye yapı- lacak olan yeni binamn miman da Rodoslu olacak. Yogun çahşmalar sonunda Gümüşlük Belediye Baş- kam Sayın Mehmet Ülkü'nün gü- zel sahilde verdiği akşam yemeğin- de Türk-Yunan kardeşliği bir kez daha pekiştirildi. Yıllardır içinde bulunduğum bü- tün bu çabalar ve etkinliklerden sonra çok önemli bulduğum birkaç isteğimi yenilemem gerekiyor. Yap- mamız gerekenleri sıralayalım: Türkçeden yabancı dillere çevril- miş tüm yapıtlann arşivi. Ulusla- rarası Türkçe Çevirmenleri Kong- resi, yabancı dillere çevrilecek ki- taplara devlet ya da yayınevi süb- vansiyonu, Büyükada Uluslarara- sı Yazar ve Çevirmenler Evi'nin kurulması vs. vs... Yıllardır söyle- ye söyleye yorulduğumuz bu is- teklerimizin gerçekleşmesini iste- mek, önemini kabul ettirmek ve bu ülkede acaba neden hâlâ çok şey istemek oluyor, siz biliyor musunuz?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog