Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

l HAZİRAN 2001 PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 19 G U N C E L CÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafi 1. Sayfada laştırdığı baskıya son günlerde daha fazla ağırlık vwdi. Davayia ilgili çeşitli gelişmelerin izlendiği günlerdi. Gsnel başkanları Recai Kutan'ın dilinden şu slogan br gün olsun düşmedi: Fazılet kapatılmayacak! Bu sloganı dinledikçe, kafalarda bir kuşkunun to- hjmları yeşerdi. Ola ki; FP, Anayasa Mahkemesi 'çinden" partinin kapatılmayacağına deginen gü- vence aldı ki, böylesine inançla, imanla konuşabili- yordu. Fakat FP çıkışlannı sürdürdü. Son baskı demok- rssi tarihimiz kadar eski, ne ki bir kez olsun gerçek- teşmeyen sine-i millete dönme tehdidi. Bu türden yöntemlerin Anayasa Mahkemesi'ni et- klemeyeceğini bilmeyen var mı? FP'nin kapatılma olasılıgının Başbakan Ecevtt'i dsrhal harekete geçirdiği yadsınabilir mi? Başbakan; sağı solu dinledi, yaztatilinden Önce 37 maddenin birden değiştirilemeyecegini anladı ve... öyleyse içinde parti kapatmayı zorlaştıracak olan 69. maddenin bulunduğu birkaç maddeyi TBMM'den geçiriverelim diyeyann liderleri topluyor. FP de Başbakan'a koşut! Karar aşamasındaki mahkemenin reddedecegi gün gibi aşikâr bir istek- le ortaya çıktı. Yüksek Mahkeme'nin çalışmalannı ertetemesini istedi. Partiler erken seçim kokusu aldılar. Siyasal arena- da birtelaştır gidiyor. 0 kadar ki, Ecevit -DSP ne hal- lerde görünüz- milletvekillerine halkı olumsuz gidişe karşı olumlu işler yaptıklanna inandırmalannt salık verdi. MHP de güç gösterisine soyundu. DSP dahil her partiden MHP'ye gelmek isteyenleri partiye yaraşır mı yaraşmaz mı diye cımbızla ayıkladıklannı Bayın- dıriık Bakanı Koray Aydın açıkladı. Ama hayli ilginç bir gerçek daha açıklandı. Kumaz Ecevit, bugünleri 2 yıl önce görmüş, koalisyon pro- tokolüne bir madde koydurmuş. MHP sayı itibanyla DSP'yi geçerse -demokratik geienek gereği bugüne kadar işlemiş olan- başbakanlık milletvekili çok par- tiye geçmeyecek! Yerli dayatmacılık Yann toplanacak olan Hderler, anayasa üzerinden bakalım hangi siyasal oyunlann senaryosunu yaza- caklar? Görecegiz! Zaten Türkiye'de siyaset; giderek yeni, ama anla- şılması güç gelişmeler gösteriyor. Orneğin -eşinin Türk vatandaşlığına geçip geçmediğini hâlâ öğrene- mediğimiz- Kemal Derviş "yerli dayatmacı°ya so- yundu. Bakın neden. TBMM'de kamu bankalan ortak yö- netiminin başına getirdiği isimlere yargı bağışıklığı kazandırmayı hedefleyen önergesi reddedilen Der- viş; TÜSİAD'daki uzuuun konuşmastnda iki kezöner- genin içeriğini savundu. TBMM'ye karşı dayatma! Ya Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başka- nı Vural Akışık'ın bulunmaz Hint kumaşıymış gibi önerge kabul edilmezse istifa edeceği tehdidi. Buy- run, Derviş'ten dal budak salan bir başka dayatma örnegi! Derviş'in, IMF'ye taahhüt edilen programı aynen uygulama sevdası bir yana. Üstat, dikensiz gül bah- çesi istiyor. Konulan tartışmayı bile sindiremiyor. Hü- kümette çrt çıkmasın istiyor. Bir başka ömek: Derviş 1 i evinde ağıriayacak kadar yakın duran taze köşe yazariarımızdan (adının söz- cük anlamı güneş olan) Hurşrt Güneş de geçenler- de, "programı beğenmeyen, inanmayan karamsar- lar sussun, otursunlar oturduklan yerde" demeye gelen yazı döktürmemiş miydi? Tabii, tabii. Var olsun Derviş'e inananlari Kahrolsun aleyhte yazanlar, karamsarlık kuşkusu basanlar! Işadamlan, Derviş'in İki saateyakın süren mali sek- tör yukan mali sektör aşağı içerikli konuşmasında re- el sektöre (yani kendilerine) en ufak müjde olmadı- gını saptayınca, "bol moral (hava) aldıklannı" söyle- diter. Başlık uygun: "Derviş gazladı-moraller düzel- di." Işte o kadar. Ekonomiye ilişkin moralli yorumlannı "Derviş'i din- lemeden önce ve sonra" diye ikiye ayıran işadamla- nmız; programda "halk bulunmadığının" da acaba ne zaman ayırdında olacaklar? Yatağan tazminat cezasına mahkûm • Baştarafi 1. Sayfada bölgesinde bu ay içinde yeni bir pToje başlatıyor- lar. Proje çerçevesinde, Yatağan Termik Santra- lı'ndan kaynaklanan kir- liliğin bölge insanının sağlığına olanetkileri ir- delenecek. Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi. 1 'er milyar lirahk manevi tazminat davası açan Dr. Bedriye Gûrkan ve Özcan Ça- mur'un gerekçelerini hakh buldu. Mahkeme, termik santralın kamu hizmeti yapmasını da göz önüne alarak l'er milyar lirahk manevi tazminat talebinin 500'er milyon liraya in- dirilmesini ve bu tutann TEAŞ Genel Müdürlü- ğü'nce davacılara öden- mesini kararlaştırdı. Fazflet'e kötü haber • Baştarafi 1. Sayfada görüşlerini daha önce açıkladı- ğını, ileride değiştirilecek ana- yasa ve yasalar için davalann ertelenemeyeceğini belirtti. Bu- min, "Böyk bir kuraL, ne yasa- larda yer ahyor ne de teamûlde var. Ben, kişiseloyumu söylüyo- nım. Bu, davayı erteletecek bir başvuru değü" diye konuştu. Kamuoyundaki davanınsonu- cuna ilişkin spekülasyonlann kendilerini etkileyip etkilemedi- ğinin sorulması üzerine de Bu- min, "Hayır. Arkadaşlanm bu spekülasyonlardan etküenmez. Vîcdan vehukuka görekarar ve- receklerdir" dedi. Ecevit'tep açık baskı Başbakan Bülent Ecevit ise Bumin'in açıklama yapmasının ardmdan gazetecilerin sorulan üzerine, davanın ertelenmesinin yararlı olacağım savunarak "Çûnkü Meclis'in önûnde bir anayasa değişikliği demeti var. Bu demetin içinde de partilerin kapaülmasını güçleştirici hü- kümler var. Bunun için bir erte- leme söz konusu olabüirse bence de iyi olur. Fakat takdir Yüksek Mahkeme'nindir" diye konuş- tu. Ecevit, erken seçim olasılığı- nın sorulması üzerine. "Şu sra- da Tûrkiye, bir seçim kaldırabi- lecek durumda değil. Çûnkü ekonomiyi dûzlüğe çıkannak içinçokduyarhhkla uygulanma- sı gereken bir programı yürütü- yoruz. Devrim niteliğinde aülım- laryapıyoruz. Bütün bunlardar- madağuı olabilir,şu sırada bir se- çim söz konusu olursa-f dedi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Bumin, Başbakan Ecevit'in "Erteteme faydah olur" sözleri- nin anımsatılması üzerine, "Başbakan'ın kendi temennisi, kendi görüşü... Farkh şeyler söy- leyenler de var" dedi. Davayla ılgılı delillerin incelenmesinin tamamlandığmı kaydeden Bu- min, u Şimdi arbk değerlendir- meye geçtik" dedi. Bumin, davanın bugün sonuç- lanıp sonuçlanmayacağına iliş- kin soruyu yanıtlarken "üyele- rin ne kadar konuşacağını bik- meyeceği için bu konuda kesin bir süre veremeyeceğinP söyle- di. Anayasa Mahkemesi, FP'nin başvurusunu öğleden sonraki oturumda görüştü. Yüksek Mahkeme'nin görüşûnü sordu- ğu Yargıtay CumhuriyetBaşsav- cısı Sabih Kanadoğlu'nun, FP'nin isteminin reddedilmesi gerektiğini savunduğu bildiril- di. Yapılan değerlendirmenin ar- dmdan alınan karan, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Ha- şim Kıhç, U FP Genel Başkanı Kutan'ın ileri sûrdüğü nedenle- rin, davanın görüşülmesinin er- tdenmesini gerektirecek nitetik- te olmadığı sonucuna oybüüğiy- le vanlmıştır ve davaya devam ediyoruz" diye açıkladı. Bumin, Anayasa Mahkeme- si'nden aynlırken gazetecilerin, davanın gelecek hafta pazartesi gününe kalıp kalmayacağma ilişkin sorulan üzerine bu konu- da bir şey söyleyemeyeceğini belirterek "Kestiremem" dedi FP'nin gerekçesi: Hükünıeüe ıızlaştık ANKARA(Cumhuri\«tBüro- su) - Kapatılma telaşına kapılan Fazilet Partisi (FP) yönetimi, mahkeme karannı erteletmek için, şimdiye kadar örneği görül- meyen ilginç bir yöntem izledi. Yasaklı RP'lilerin avukatlann- dan gelen mesajı jet hızıyla Ana- yasa Mahkemesi'ne ileten FP, karar sürecinin ertelenmesini is- tedi. Böylece, AİHM'nin birkaç hafta sonra açıklanması bekle- nen karan, RP'lilere ve Türk hü- kümetine bıle tebliğ edilmeden FP aracıhğıyla mahkemeye bil- dirilmiş oldu. FP yönetimi, sürpriz girişimi öncesinde Strasbourg'daki kay- naklarla yazıştı. Yasakh RP'liler adına AİHM'deki davayı izleyen Fransız avukat, önceki akşam Ankara'ya gönderdiği faks me- sajmda, karann "örgütknmeöz- gürtüğü" açısından RP'lilerlehi- ne çıktığını, ancakaçıklanma sü- recinin iki haftayı bulacağını bil- dirdi. Bunun üzerine FP'nin hu- kukçu milletvekiUeri Şeref Mal- koç ile Mustafa Kamalakbir ara- ya gelerek dilekçe hazırladı. Ay- nı saatlerde FP Genel Başkanı 'frtica firsat bulursa çıkar' ANKARA (Cumhuriyet Bârosu) - Genelkurmay Baş- kanı Orgeneral Hüseyin Krvn- koğju, "trtkay^gibigörün- mesine rağmen yok demek mûmkün değildir, sinmiştir, kendini gizttyordur. Fırsatun buiursa ortaya çüanak isteye- atoir" demişti. Kıvnkoğlu, geçen hafta ba- şında Izmir'deki incelemeleri sırasmda Izmir Valisi Alaad- din Yuksd'ı ziyaretinde gaze- tecilerin irticai akımlara iliş- kin sorulannı yanıtlarken şun- lan söylemişti: "Törkiye'de irtica, bakarsuuz bir gün yok gibigorünür. ertesi gün ortaya çıkar. Yok gibi görünmesine rağmen yok demek mümkün değBdir, sinmiştir, kendini giz- liyordur. Fırsatuu bulursa or- taya çıkmak isteyccektir. Or- taya çıkhğı takdink de daima ona karşı tedbir alacak. Ata- türkçü, laik kişiler ve kurum- lar her zaman bu görevi yap- maya hazırdır. Tehtike tama- men geçmiştir gibibirşevisöy- lemek mümkün değüdir." Recai Kutan da Başbakan Yar- dımcısı Hüsamettin Özkan ile TBMM'de görüştü. Kutan'ın im- zasıyla mahkemeye iletilen di- lekçede, hükümetle vanlan uz- laşma ve anayasanın Meclis ta- tile girmeden önce değiştirilme eğilimi de erteleme isteminin ge- rekçeleri arasında sayıldı. Dilek- çede, FP'nin selefi oldugu iddia edilen RP için de AİHM'nin leh- te karar aldığı belirtıldı. FP Başkanhk Divanı, dün ola- ğanüstü toplanarak olası kapat- ma karannda izlenecek tavn ve "sine-i millet" başvurulannı de- ğerlendirdi. Toplantıya hukukçu milletvekiUeri de katıldı. Anayasa Mahkemesi'nin baş- vuruyu reddetmesi, partideki umutsuzluk havasını yoğunlaş- tu:dı. Mustafa Kamalak ise fark- lı bir yorum getirerek "Karar sürpriz olmadLGerekçeyi bihni- yoruz, ben kapatumavacağına inanıytmım. Mahkeme debuka- naatie beklemeye lüzum görme- miş olabilir" değerlendirmesini yapu. Genel Başkan Yardımcısı Te- oman Rıza Güneri de FP lehine görüş behrten Başbakan Bülent Ecevit'i övdü. Güneri, "Sayın Başbakan bugüne kadar ortaya koyduğu kararhhkta başanh ot- muştur. Bu, Türkiye'nin gerçek- liğidir. Şimdiyekadar ortaklany- la anlaşma sağladığı konularda iddialı olmuştur" diye konuştu. Güneri, hükümet ile partisi ara- smdaki yakınlaşma konusunda- ki sorulara. "Bu anayasanın de- ğişririlmesi konusunda Avru- pa'daki ve Tüıidye'deki partiler hep beraber flört halindeduier" yanıtını verdi. FP yönetimi, milletvekilleri- nin istifa istemlerikonusunda ise kurul karan almamayı kararlaş- tırdı. Dilekçelerin, kapatılma ka- ranna göre "kişisel başvurular'' olarak değerlendirilmesi benim- sendi. r~ EsMRPUderiErbakan'a 'burjuva'suçlaması KapaölanRP'nin Bderi Necmettm Erbakan, km EKf içinÇırağaB Sarayı'nda yaobrdığı düğün nedeniyte radücal dinci yayın poStikası irieyenAkitgazetesaııde sertbiçimdeeleştirBdL Akitgazetesi yazan Atffia hakteiken Erbakan'ıekştiri yağmunınatuttu.Özdür, yaztsınâa, Erbakaa'm "burjuvabu-ve başkaabu-m kuş sütüyfe beskBiaekriisrararasraf daBaramokİBğunagöre, varra siz Çırtğan hayatmı ötçüpbiçm yorumlaym" denika-Ozdür'ön yaz»nda tt Erbakan Hoaumzaveeski Refahülarabakıntz, dütünderBekve centiyeâeriiçİDÇırağan'ı q y y ş tarabodan asdanlar gîbi. Burjnvalac,kapkalisÜer kapttaüstter içiaÇıra&B'ı soyledLÖzdör'önl9 HariranSabgönküAkit gazetesinde çıkanu DüpB ekseriyeti ktkmaya bediyemolsun'-başböı yaosında, "Halkm kafak ekserryeti yryecek iokmay* Refah Partisi karan temmuz başmda STRASBOURG (AA) - Avrupa tnsan Haklan Mahkemesi'nin (AİHM), Anaya- sa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi'nin Türkiye aleyhine yaptığı şikâyet başvurusuyla ilgili karannı temmuz ayı ba- şmda vermesi bekleniyor. AİHM kaynaklan, mahkemenin başvu- ruyla ilgili karannı henüz vermediğini bil- dirdiler. Aym kaynaklar, AİHM'nin ilgili dairesinin en geç iki hafta içinde toplanıp son karannı vermesininbeklendiğini, bun- dan sonraki iki hafta içinde de gerekçeli karann yazımı için süre gerektiğini vurgu- ladılar. AİHM, 3 Ekim 2001 tarihinde, kapatılan Refah Partisi'nin başvurusunun inceleme- ye alınmasını kabul etmişti. Mahkeme, Av- rupa Insan Haklan Sözleşmesi'nin 9, 10, 11, 14, 17 ve 18. maddeleriyle 1. pro- tokolün 1 ve 3. maddelerinin incelenmeye alınmasına karar vermişti. Biescu: Tiîrkiye NATO içinde avukatımiz • Baştarafi I. Sayfada şöyle: - Türkiye veRomanya, her ikiside AB adayı. Bu ortak perspektifın iktti ve çokuluslu üişkilere nasü bir vansı- masıolabilir? AB'ye girme müzakerelerinin sü- recinde hem Türkiye hem de Roman- ya'nın resmen aynı işlemlerden geç- meleri ve aynı performans kriterleri- ni göstermeleri gerekmektedir. Ortak tecrübemizi paylaştırmamız ve hem Avrupalı muhataplanmıza karşı hem de aramızda karşılıklı olarak destek- lememiz doğaldır. AB'ye katılma sü- recinde Romanya, Türkiye'nin raki- bi değildir ve bu sürece uluslararası bir yanşma olarak yaklaşûmamakta- dır. Eminim ki Türkiye de bu bakış açısuu paylaşmaktadır ve bu yüzden işbiriiğimize yeni perspektifler açıl- maktadır. - Romanya, NATOVa katümak is- temektedir. Bir ittifak üyesi olarak Türkiye'den bekkntüeriniz nelerair? Romanya'nın ortak bir güvenlik sistemine katıbna arzusu doğal ve haklıdır. Bizim ülkenin NATO aday- lığı, bu anlaşmanın üyesi olan Türki- ye tarafından baştan itibaren destek- lenmiştir. Bu vesile ile ülkenizin Ro- manya'ya son yıllarda verdiği destek için tekrar teşekkür etmek istiyorum. Türkiye, NATO'nun güneydoğu cep- hesinin gereksinimleri, muhtemel tehditleri ve bölgenin güvensizlik kaynaklannı çok iyi anlamaktadır. Ve 2002yılının sonbahannda Prag'da ya- pılacak zirvenin vesilesi ile Roman- ya'nın NATO'ya girmesinin kararh bir avukatı kalmasını ümit ediyorum. - AB, kendi güvenlik ve savunma mimarisini geüştirme arayışlannda. AGSK olarak bilinen bu çalışma, AB'n ounayanAvrupab ülkekri karar süreçlerinden dışlıyor. Bu, Roman- ya'nın güvenüği için bir kaygı yaraö- yormu? AGSK, Balkan yanmadasmın ba- tısı, eski Yugoslavya'daki ihtilaflarla temsil edilen meydan okumalara Av- rupa'nm askeri alandaki yanıtıdır. Romanya, AGSK'nin kıtamızm sa- vunma formülünden ABD'yi çıkar- tan ne NATO'nun bir altematifi ne de onun yerinitutanbir Avrupa anlaşma- sı olmadığmı anlamıştır. Bu oluşum- dan AB'nin üyesi olmayan ülkeleri çıkartma meselesi söz konusu oldu- ğunu düşünmüyorum ve onun teklif- leri bu durumlarda karar alanlar tara- fından incelenmektedir. Türkiye'nin teklifî dahil olmak üzere başka teklif- lerin de reddedilmesi için sebep yok- tur. Kıtanm banş ve istikran için he- pimiz sorumluyuz ve bu ortak hedef- lerin gerçekleştirilmesi için üzerimi- ze düşen görevleri üstlenmeliyiz. - Balkanlar'da sular durulmuyor. AGtT'in donem başkanı olarak Ro- manya'nın düşünceleri nelerair? Romanya, AGtT Başkanlığı'nı çok ciddiye alrruştır ve bölgede var olan ihülaflann bitmesine ve gerilimin azalmasına aktif olarak katılmıştır. Makedonya'daki durumlardanendişe- liyiz ve AGİT Başkanlığı' nın sınırla- n içerisinde bu ülkedeki iç ihtilafın banş yoluyla çözümlenmesi için ya- püan arayışlara aktif olarakkatümak- tayız. Bu haftaaın başında Dışişleri Bakanı Geona siyasi müzakereleri teşvik etmek ve ilgili olanlan müza- keremasasına oturtmak içinÜsküp'te bulunmuştur. Kuvvete baş\ r urmakla bu bölgenin problemleri çözülemez. Bu yüzden iktisadi gelişme ve sosyal ilerleme, fakirlik, yolsuzluk ve şid- det, demokratikleşme konulan ile azınlıklan ve onlann kültürel kimlik- lerini korumak içinbölgedeki ülkele- rin arasında işbirliğinin derinleşmesi- nin şart olduğuna inanıyonız ve buna göre hareket etmekteyiz. - Türkhe Cumhurbaşkanı Ahmet NecdetSezer'in restniziyıareti sırasın- da ele aunacak konular nelerdir? Türkhalkuıa nasübir mesaj gönderi- yorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanı Sezer ile ilk defa Romanya-Türkiye-Bulgaristan üçlü zinr esi vesilesi ile Filipe'de bu- luştum. O zaman sadece ikili ilişki- lerin son durumu ve perspektiflerin- den söz etmiştik. Resmi görüşmele- rin çerçevesinde işbirliğinin yeni alanlannı tanımlamak için ilişkileri- mizin derinbir incelemesini yapaca- ğız. Hayata geçirilmesi mümkün ve şart olan birçok ortak proje vardır. Halen teşvik edilmesi gereken ve yü- rürlükte olan projeler vardır. İkili ti- cari değişmelerin şu anki seviyesi ile tatmin ohnamızın mümkün ohnadı- ğına inanıyonız. Ekonomilerimiz, yeterli değerlendirihneyen kaynak- lara sahiptir ve bu kaynaklann de- ğerlendirümesi için neler yapabüe- ceğimizi düşünmeliyiz. Her alanda daha yakın işbirliği yapmalıyız. Ay- nı zamanda bölgesel bir enerji paza- nnm oluşmasını en kısa zamanda ta- mamlamahyız ve bunun için ulaştır- ma ve telekomünikasyon altyapısını geliştirmeliyiz. Son olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkam ekse- lanslan Sayın Sezer'e Romanya'ya hoş geldiniz der, aym zamanda Türk halkına banş ve refah dileklerimi di- le getiririm. G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafi t. Sayfada Bu çerçevede iki girişimi ele alalım: 1- Anayasa Mahkemesi'nde görülmekte olan FP davası son aşamaya gelmişken FP'nin açıktutulma- sına uygun değişiklikler aramak. 2- Kamu bankalannı yönete yönete azaltacak olan kişileri yargınm dışına çıkarmak. FP davası 7 Mayıs 1999'da açılmıştı. 25. ay dol- du, 26.'dan gün alınıyor. Bunca zamandır, FP kapa- tılırsa şu olur, kapatılmazsa bu olur oyunu oynayan siyasilertam karar kapının ağzına gelince uyandılar: "Aman parti kapatmalan güçleştirecek anayasa değişiktikleri yapalım..." Girişimin ne içeriğinde hukuk var ne biçiminde! Son üç gündür FP'nin kaderiyle ilgili havanın de- giştiği dikkati çekiyor. öyle anlaşılıyor ki, telaşın ne- deni bu. Durum şu öngörüyü güçlendiriyor: Anayasa Mahkemesi'nden dışan bilgi sızmıyor. Ancak siyasiler eğilimi aldı. Ya mahkeme bir ara ka- rarverdi, sonuç burada belli oldu ya da üyeler görü- şünü ortaya koyunca sonuç datartışmayaratmaya- cak biçimde netleşti! FP lideri Kutan da bu bilgiyi almış olmalı ki, düne kadar "Merak etmeyin, FP kapanmaz" derken par- tisinin son grup toplantısmda, "İyi ışaret gelmiyor, parti kapansa da bu dava sürer" dedi. Başbakan Ecevrt'e de aynı bilgi geldi, "Karann er- telenmesi faydah olur" dedi. Bu açıklamanın hemen öncesinde de FP'liler mahkemeye başvurup "erte- teme" istediler. Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Başbakan'ın görüşünün "temenni" olduğunu söyle- yerek FP'nin erteleme isteminin de hukuksal olma- dığı mesajını verdi. Mahkeme akşam saatlerinde de bu istemleri oybirliğiyle reddetti. Siyasetin istemini dikkate alırsak hukuk ikiye ayn- Ityor. Faydalı hukuk, faydasız hukuk... FP davasının faydalı-faydasız tartışmasına indir- genmesi hukuk devleti açısından ciddi bir fay-dalı! Şimdilik sizi etkilemiyor görünebilir ama, ileride ne zaman kaç şiddetinde sarsacağı belli olmaz. Her şey hasar görünce de neden aramaya koyulursunuz: "Fayanasına, siyasizemın sağlam görünüyordu!" DokunulmazUk arayışı Kamu bankalanna ilişkin tasannın yasalaşması sı- rasında yaşananlar da hukukfakültelerinde ders ola- rak okutulacak faydalılıkta inciierie dolu. Istem şu: Halk Bankası, Ziraat Bankası ve Emlak Banka- sı'yla ilgili tasarrufta bulunacak olan üst düzey bü- rokratlar yargı denetiminin dışına çıkanlsın. Pazartesi gecesi kabul edilmeyen bu öneri, "isti- fa" tartışmalanna neden oldu. Ertesi gece yeniden gündeme getirilmek istendi, yeniden reddedilecegi anlaşılınca vazgeçildi. Kulis bilgilerine göre Derviş'e ve üst düzey bürok- rattara şu söz verilmiş: "Böyte birmadde anayasaya aykın. Biz koysakbi- te Anayasa Mahkemesi'ne gıder, iptal edilir. Ama siz m&rak etmeyin, biz bunu ileride biryasanın içine ko- yanz..." Son derece yerinde bir söz. Üstelik tam Türkiye ti- pi hukuka da uygun. ömegin haşhaş kabuğu alım- satımının yeniden düzenlenmesine ilişkin yasaya bir ek madde konur "Banka alım-satımlannda uygulanacak kurallarda şöyledir... Bu işlemi yapan yöneticiler bakkında da- va açılamaz!" Buna bir ek madde daha konur. "Yukandaki maddenin değiştirilmesi teklif dahi edilemez!" Türkiye bu hu-kukla 21. yüzyılda çok güzel roller oynaıi ankcum9ttnetnet.tr Rüya üikesine rüyaarnş • Baştarafi 1. Sayfada Birleşik Devletleri'ne giden turist sayısında yüzde 6.9, Fransa'ya gi- den turist sayısmda yüz- de 4.5, Italya'ya giden turist sayısında yüzde 4.4 ve Türkiye'ye gelen turist sayısında yüzde 31.7 artış ortaya çıktı. Turizmci Hüseyin Ba- nuıer,AlmanFVWder- gisinin açıkladığı rakam- lann Türk turizmi için ölü sezon olarak adlan- dınlan ocak-mart döne- mini içerdiğine işaret ederek bu rakamlann tu- rizmde yapılan tanıtım faaliyetlerinin meyvele- ri olduğunu söyledi. Ba- raner, turizmde ölü sezon olan kasım-nisan arası 5 aylık sürecin de, yaz dö- nemi gibi kârlılık oram açısından önem kazan- maya basladığına dikkat çekti. Baraner, Batı Avru- pa'da 11 Kasım-31 Ara- lık arasmdakutlanan No- el tatilinde, Almanlan Türkiye'ye getirmek için Turizm Araştırma ve Strateji Merkezi ile No- el Baba Vakfı'nın ortak bir kampanya başlata- caklanm bildirdi. Kuşadası^na turist akını LATtFSANSÜR KUŞADASI - Dünya- nın en ünlüve büyük yol- cu gemileri Kuşada- sı'nda buluştu. Gemile- rin Kuşadası Limanı'na aynı anda yanaşmak iste- mesi ilçede olağanüstü önlemler almmasına ne- den oldu. Sabah 06.00'dan itibaren Kuşa- dası'na gelmeye başla- yan gemilerden 5'i lima- na yanaşabildi. Dün, bo- yu 300 metreyi aşan üç gemi ve transatlantikler- le 14 bin kişi Kuşadası Limam'na ayak bastı. Gemilerin aynı anda li- mana yanaşması, turist- lerin ören yerlerine götü- rülmesi, gezmelerinin sağlanması ve alışveriş yapmalan kentte sıkmtı yarattı. İlk 'Şans Topuy çekildi ANKARA (AA) - Milli Piyango îdaresi'oin düzenlediği Şans Topu oyununda ilk hafta çek- ilişinde üst kolon numaralan 4, 5, 6, 10 ve 16; aît kolon numarası da 13 olarak belirlendi. Çek- üiş sonucu 5 artı l bilenbir talihli 107 milyar 778 rnüyon 5 bin lira ikramiye kazandı. Çekflişte 5 bilrn 22 kişi 753 milyon 715 biner, 4 artı 1 bilen 174 kişi 95 milyon 310 biner, 4 büen 2 bin 455 kişi 10 milyon 130biner, 3 artı 1 bilen 5 bin 453 kişi 3 milyon 845 biner, 3 bilen 81 bin 618 kişi 760 biner, 2 ara 1 bilen 56 bin 618 kişi 1 miry- on Î05 biner ve l arü l bilen 197 bin 933 kişi 520 biner lira ikramıye kazandüar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog