Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet İmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Yayın Yönetmenı. fbrahim fstıhbarat Cengiz Yıldırım • Ekonomi Özlem Yıldız • Yaaışlen Müdiırü SaBm Yüzak • Kultiir Handan Şenköken • Spor Alpaslan • Sorumlu Müdur Abdülkadir Vücelman • Makaleler. Sami Fikret İlkiy • Haber Merke/ı K a r a o r e n • Duzeltme Abdullah Vazıcı • Bılgı-Hkret llkız m Haber Merkezı B e ] g e E m e B ( j ğ r a # Y ( j r t H a b e r j e n W e h n fe t Faraç • Avrupa Temsılcısr Güray ÖzMüdürü. Hakan Kara Yayın Kurulu tlhan Selçuk (Başkan), Orhan Erinç, Hiknıet Çetinkaya. Şükran Soner, İbrahim Yildız, Orhan Bursalı, Mustafa Balbay, Hakan Kara. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbav Ataturk Buh an No 125,Kat.4,Bakanlıklar-AnkaraTel 419502017 hat), Faks 4195027 0 Izmır Temsılcısı Serdar Kıak, H Zıya Blv 1352S 2'3Tel:4411220, Faks 44191170AdanaTemsılcısı Çetin Yiğenoğlu, Inönü Cd. 119 S No 1 Kat 1, Tel 363 12 11, Faks- 363 12 15 Muessese Mudüru. Erol Erkut 0 Koordınator Ahmet Korulsan 0 Mu- hasebe Bülent Y ener 0 Jdare Hüseyin Gürer 0 Satış Fazilet Kuza MEDYA C: • Yönetun Kurulu Başkanı - Genel Müdur Gnlbin Erduran # Koordınatör Reha lşıtman • Genel MudürYardımcısı SevdaÇoban Tei 514 07 53 - 5139580-513840^61,Faks 5138463 y«\ımlaıan >e Basan: Yenı Gun Haber Ajansı, Basın ve Vavmcıhk A Ş Tel (0 212) 512 05 05 (20 hat) ..T™, rumhıırivpt <-r.m tr Turko«pCad 39 41 Cağaloglu 34334 lstanbul PK 246 - Sırkecı 34435 lstanbul Faks (0 2121513 85 95 WWW.CUmnunyei.COm.ir 20HAZÎRAN2001 lmsak:3.21 Güneş: 5.25 Öğle: 13.13 îkindi: 17.11 Akşam: 20.48 Yatsı: 22.40 Tecavüzcü gardiyanlar • NEW YORK(AA)- ABD"nin Alabama eyaletınde kadınlartn k'aidığı Chalk\ ille Cezaevi'nde kadın mahkûmlarla oral seks yapan ve cinsel ilişki kuran yaklaşık 15 erkek gardıyan açığa alındı. Alana Willıams adlı genç kızın verdiği bilgiye göre cezaev inde gardiyanlarla ilişki kuran kadın tutuklular çeşitli avantajlardan yararlanıyor ve ayncalıklı muamele görüyor. Genetik müdahale • AMSTERDAM (AA) - Hollanda hükümeti, genetik müdahaleyle şeker pancan ve kolza tohumu üretmek isteyen bır Hollanda-îngiliz şirketinın deneme üretimi için yaptığı izin başvurusunu geri çevirdi. En çok Çince konuşuluyor • NEW YORK(AA)- Dünyada en çok Mandann Çincesi'nin konuşulduğu, Ispanyolca'nın ikinci, Ingilizce'nin ise üçiincü sırada bulunduğu saptandı. Macar berber rekor kırdı • BUDAPEŞTE(AA)- Macaristan'ın Debrecen kentinde bir berber, saç kesmede dünya rekoru kırdı. Macar berber, 54 dakikada 60 kişinin saç tıraşını yapmayı başardı. Yapılan her tıraşın bir dakikadan daha az sürdüğü ve bu süreyle berberin dünya rekoru kırdığını açıkladılar. Boşboğaz kuş kocayı yaktı • ŞANGHAY (AA) - Çin'in güneybatısındaki Chongqing kentinde yaşayan bir kadın, konuşan kuşunun sayesinde eşinin bir başka kadınla ilişkisi olduğunu öğrendi. Çinli kadının, kuşun 'boşanmak'. 'Seni seviyorum' ve 'Sabırh ol' gibi kelimeler söylediğini fark etmesiyle ihanet ortaya çıktı. Kadının, eşine karşı açtığı boşanma davasında kuşunu tanık göstermek istediği, ancak avukatlann buna sıcak bakmadığı belirtildi. Saraya ameliyatla çözüm • MELBOURNE (AA) - Avoıstralyah doktorlann, başanlı ve çok nadir yapılan bir operasyonla, sara hastası 9 yaşındaki bir Ingiliz çocuğun nöbetlerini durdurmak için beynındeki tümörü almayı başardıklan bildirildi. Seks karşılıgı konser bileti • BERLİN(AA)- Madonna'nın Almanya konseri için bir bilet karşılığında, internet sitesinin bir çalışanıyla seks yapma teklifini, Frankfurt'tan bir kişi kazandı. 26 yaşındaki 'Aaron" rumuzlu kişi, geceyı internet sitesinin yazarlarından Shelly Masters ıle geçırecek. Hitit Festivali başlıyor • ANKARA (A\KA) - 21. Uluslararası Çorum Hitit Fuar ve Festivali, 22 Haziran cuma günü başlıyor. Festıval, Candan Erçetin'in Dr. Turhan Kılıççıoğlu Stadyumu'nda vereceği konser ile başlayacak. Türkiye Okul ÖncesiEğitimini GetiştirmeDerneği, ebeveynlereyarduncı olmak için rehberkitapçık haur YUVA SEÇMEK ZOR ZANAAT Hamburg'ta toplam 5 kilometrelik 'küçük' bir demiryolu açılıyor 30 kişinin hazuiadığı oyun parkının demiryolu ağı toplam 5 kilometreyi buluyor. Raylann eni ise 16.5 milimetre genişiiğinde. Miııik harikalar divanÇeviri Servisi - Almanya'nm Hamburg kentinde, ağustos ayında, çocuklan büyüleyecek bir oyun parkı açılıyor Milyonlarca çocuğun en sevdiği oyuncaklar listesinin basında gelen tren ve demiryolu da oyun parkının üstüne kurulu. Bild gazetesi, yapım aşamasında görüntülediği oyun parkını çocuk okurlanna ballandıra ballandıra anlatıyor. Gazetede yayımlanan yazıya göre oyun parkının üzerinde 500 tren, toplam 7 bin vagonun yanı sıra göller, evler, köprüler, dağlar, istasyonlar, kısacası tren yolunun geçtıği yerlerde akla gelecek her şey var. 30 kişinin hazırladığı oyun parkının demiryolu ağı toplam 5 kilometreyi buluyor. Raylann eni ise 16.5 milimetre genişiiğinde. Parkta seyir halinde ya da park etmiş durumda olan 10 bın otomobil, 20 bın adet de sinyalizasyon ve trafik lambası bulunuyor. Bilgisayar ağıyla yönetiliyor Gazetenm •'minik bır harikalar diyan" olarak tanımladığı oyun parkmda trenler bilgisayarlarla yönlendiriliyor. Parkın teknik işlerinden sorumlu 21 bilgisayardan oluşan bir kontrol ağı var. Oyun parkındaki ışıklara bilgisayarlar aracılığıyla komut vererek gündüz ya da gece atmosferi yaratmak, trenleri durdurup yeniden çalıştırmak da mümkün. Kısacası yaz sonunda açılacak parkı ziyaret edip, burada arkadaşlanyla oyun oynayacak olan çocuklar unutamayacaklan bır gün geçirecekler. • Anne-babalar için hazırlanan okul öncesi eğitim kurumlanm seçme, uyum süreci ve bu süreçte anne-baba tutumlannı konu alan rehber kitapçık, ağustos ayının sonunda tamamlanacak. FİGENATALAY Anne-babalann çocuklanru güvenerek bırakabilecekleri temiz, güvenli, mater- yali bol, sevgi dolu bir ortamda, çocu- ğa seçme hakkı tanıyan ve kişiliğini ge- liştiren bir okul öncesi kurum bulmak hiç de kolay değil. Bu yüzden Türkiye Okul Öncesi Eği- timini Geliştirme Derneği lstanbul Şu- besi, anne-babalara yuva seçmelerinde yardımcı olmak amacıyla rehber kitap- çık hazırlıyor. Şube Başkanı Fîgen Zanbak ve Baş- kan Yardımcısı Nergis Dökmeci, anne - babalann okul seçiminde nelere dikkat etmeleri konusunda çok bilinçli olma- dıklanna dikkat çekerek standartlann, ve- lilerin beklentisi ve istekleri doğrultusun- da değişebileceğini vurguladılar. Kişilik gelişimi Velilerin satranç, bale, müzik gibi ders- lerin sayısına önem verdiğini belirten Zanbak ve Dökmeci, şunlan söylediler: "Bu dersler de önemli elbette ama bu yaş döneminde kişilik gelişimi. satranç öğ- renilmesüıden daha önemli." Türkiye Okul Öncesi Eğıtimi Geliş- tirme Derneği lstanbul Şubesi'nce baş- latılacak çalışmalar, anne-baba eğitim- leri ve okul öncesi eğitim kurumlan öğ- retmenleri eğitimi olarak iki ana başlık altında toplanıyor. Eğitimci eğitimlerin- de, çocuk sağlığı, hıperaktivite, öğren- me güçlükleri, yaygın gelişim bozuk- luklanna erken tanı, yönlendirme ilk sı- rayı alıyor. Anne-babalara yönelik ola- rak ise yaş gruplarına göre davranış bi- çimleri, bu dönemlerde anne-baba tutum- lan, eğitime destek yöntemlerine iliş- kin seminerler yapılacak. Bu arada, anne-babalar için hazırlanan okulöncesi eğitim kurumlanm seçme, uyum süreci ve bu süreçte anne-baba tutumlannı konu alan rehber kitapçık, ağustos ayının sonunda tamamlanacak. Nelere dikkat edilmeli? • Fizıksel ortam: Iç ve dış mekanın güvenilir ve temiz olup olmadığı. • Okulun felsefesi, düşünce tarzı. • Yönetimsel durumlar: Kurum mü- dürü sürekli odasmda mı? Deprem, yan- gın, kaza, hastalık gibi acil durumlara yö- nelik hazırlıklar neler? • Öğretmen çocuk oranı. • Beslenme. 8-16 Ağustos Dünya gençleri Cezayir'de lstanbul Haber Servisi - Dünya gençleri, banş ve güvenlik, neo-li- beral küreselleşme ve gelişme, de- » mokrasi, insan haklan, sosyal ada- s let, gençlik ve öğrenci haklan gibi : konulan tarhşmak üzere 8-16 ağus- tos tarihleri arasmda Cezayir'de bir araya gelecek. "Empmalîone kar- şı banş, dayanıştna, ilerkme müca- delesiniyayahm* sloganıyla düzen- lenen "15.DünyaGençHkveÖğren- d FestivaH''ne katılım için son baş- vuru tarihi 30 Haziran. 15. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali, Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu öncülügün- de, uluslararası gençlik ve öğren- ci kulüplerinin desteğiyle gerçek- leştirilecek. Festivale katılmak isteyenler, 30 Haziran'a kadar (0212)243 57 70 numaralı telefona, (0212)292 82 19 numarah faksa veya tstiklal Cad- I desi, Rumeli Han, No:88/21 Be- yoğlu adresine baş vurabütrler. îngiltere 'nin ünlü Spice Girls grubuna Rusya'danbir rakip çıktı Rususulü ^ 'baharat' V* tngfltere'nin ünlü Spice Girls (Baharat Kızlar) grubuna bir rakip de Rusya'dan. Ülkelerinde 'Rusya'nın Baharat Kızlan' olarak bilinen 'Blestiashie' grubu Antaha'da W(m Topkapı Palace Otel'de sahneye çıkü. Geçen yd Rusja'da 4 ödül birden alan grup, Irina. Jana \e Ksenia isimli üç kadından oluşuyor. Grup, Antal) a'ya 50 kişilik sahne ekibiyle geldi. STANBUL, IZMIR, ANKARA Barolardan Bergama'ya destek İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Yörelerin- de siyanürlü yöntemle altın madeni işletilme- sine karşı çıkan Berga- ma köylüsü, yarın lstan- bul, tzmir v e Ankara ba- ro başkanlarını ağıria- yacak. tzmir Barosu Başka- nı Noyan Ozkan, îstan- bul Barosu Başkanı Yü- cel Savman. Ankara Ba- rosu Başkanı SadıkEr- doğan ve bir grup avu- kat yann Bergama - Nar- lıca köyünde, "Hukuk devleti neden gerçekleş- miyor?". "Açılan dava- lar sonucunda siyanür- cü şirket faaliyetini iptal eden mahkeme karar- lan neden ve nasıl uygu- lanmıyor?" sorulanna yanıt bulmaya çalışa- caklar. Açıklamanın. yargı kararlarına uy- ulması için bir uyan ni- teliği taşıyacağını bildi- ren baro başkanlan, hu- kuk devletine karşı ya- pılan saldınlann bir kez daha altını çizecekleri- ni belirttiler. Sayman üç baronun, üç ayn yer- de basın açıklaması ya- pacağını söyleyerek "Ü- ki Bergama'da olacak. Bergama'ya bağh Nar- lıca köyünde. hukuka aykmlıklann üzerinde duracağız" dedi. Özkan da. Bergama'da hukuki sürecin sona er- diğini ve yargımn bölge- de 'siyanürlü yöntemle altın madeni işletilme- sinde kamu yaran yok- tur' karanna vardığını belirtti. - D ü n y a M ü l t e c i l e r G ü n ü - - e-posta : tan (a prizma. net. tr SÖYLEŞİ ATTİLÂİLHAN Anlamsız Bir ( Seyir'!.. Geçen yıl, merak ettğım bırfilmın yönetmenini, ara- maktayım; o sıyah/beyaz film antolojısınde, fo- toğraflarla, sanki bir şaheserler resmi geçti: 'Gazap Üzümleri'nden -Henry Fonda'yı keşfettiğim o müt- hiş filmden- sonra Orson Welles, 'Yurttaş Kane'den, ünlü portresi; arkasından, Josef Von Stenberg'ın. sey- retmeye doyamadığım 'Şanghay Ekspresi', Maıie- ne Dietrich'in uzak ve gızemlı hayalı; dahası. kuşku- suz burlesque, ama hem sosyal hem beşen olabılen yerginin, doruğundaki 'Üç Ahbap Çavuşlar' (Marx Brothers); çoğu VVarner Bros. damgalı, o gangster fılmleri kı, farkında olsanız da, olmasanız da, sizi ma- fioso'lann, 'tehlikelerie doluyeraltı dünyası'na taşır; belki biraz abartılmış, ama çarpıcılığı yadsınamaz, o 'halk düşmanlan' ile tanıştınrtar: Paul Muni, James Cagney, George Raft, Edward G. Robinson, John Garfield, Richard Conte, Humphrey Bogart! Hangı filmın yönetmenini anyordum, unutmuşum; antolojiyi kapadığımda, zihnimi bir soru kemiriyordu: daha geçenlerde, o benim gibi, eski sinema merak- lısı, Erol Manisalı'yla (Prof. Dr.), konuyu aramızda söyleşirken, sohbetimize lök gibi gelip oturan o soru: fılmleri, tipleri, ışık ve montaj anlayışı; hat- ta pazarlama düzeni, o kadar standart, o kadar tüccarca ve endüstriyeldi de; Hollyvvood Sine- ması, nasıl olmuş da o yıllarda; bilinmez kaç nes- lin hafızasından silinmeyecek konular işleyebil- miş, kahramanlaryaratabjlmiştjr?.. Üstelik kısıtla- malar, munhasıran Hollywood dünyasmın, 'esnaf yapısından gelmiyordu; ortalama Amerikalının 'Püri- ten' bağnazlığı, zamanın 'Kadın Demekleri'run şirret- çe müdahaleleri de devreye giriyorianjı; üstelik, bir hay- li de, etkili olarak: figüran kızlarla 'kınştınyor' diye, Marlene Dietrich gibi bir 'diva'nın, senelercefilm çe- vıremediğini, meraklısı bilmez mi? Artık hiç kimse, o renk ve ahenk panayın 'müzikal- leri' çekmiyor; zamanında 'vamp', 'pin-up', 'glamo- ur-girl' diye damgayı basıp geçtiğimiz kadın oyun- culann; film setlerinde, ne kadar ciddi ve etkileyici, oyun örnekleri vermiş olduklannı; günümüzün ekran- lannda boy gösteren 'çıtırbomlan' görünce mi anla- maktayız? Hele o çeşitli karakter rollerinde seyirciyi hayretten hayrete düşüren Thomas Mrtchell, Bro- derick Cravvford, Akim Tamiroff, VValter Slazak, John Carradine vb. ustalar. nerede onlar, onlann benzerleri? Bu boşluğun bir açıklaması olmamalı mı? Modernist 1 Avrupa'nın katkısr olmasaydı?.. Sanınm, hiç unutulmaması gereken, önemli bir şe- yi unutmuştuk: seyrettiğimiz sinema, 29/30 eko- nomik bunalımıyla, adeta yerle bir oluş birtoplu- mun, sinemasıydı; o toplum ki, 'Amerikan Rüya- sı'nın başıboş 'liberalligini', ilk defa 'kamusal bir disiplin' aftına alan, Franklin Delano Roosevvelt'in, 'New Deal' düzenini yaşamaktaydı; ne kadar tüc- car, ne kadar esnaf olursa olsun, bu sosyal ve eko- nomik alt/yapı çelişkilerini, filmlere yansrtmama- sı mümkün olabilir miydi? Yönetmenleri, oyuncu- lannın neredeyse tamamı, oyunu elbette Hollywood kurallanna göre oynuyorlardı ama; günümüzdekile- rin tekme tokat yumruk, anadan doğma soyunmak, hayvanlar gıbı çiftleşmek suretıyle seyirciye bir türfü 'geçıremediklen', çok özel duygu ve davranışlan, he- saplı birjest, anlamlı bir mimik, buğulu bir bakışla, anın- da 'sahici'ye dönuştürebilıyorlardı. Acaba bunda, o kuşak yönetmenlerinın 'modernist' kitap külturünden gelmesı, etkılı olmamış mıdır? So- run, şoyle de konabılır sanıyorum: o şatafaUı dönem- de, Holtyvvood üretim, dağrtım ve pazarlama tek- niklerini, ultra/liberal ve kapitalist olarak geliştir- se de; film estetiği, oyun tekniği ve dramatur- gie'de, esas olarak Avrupa Sineması'nın etkisin- deydi; tek mahareti, Avrupa'nın birtürlü kurtula- madığı mübalağalı tiyatro oyunculuğunu; iyice rendeleyip, ekranda gülünce dönüşen mübalağa- yı, 'küçük oyunla' incertebilmek olmuştu ama, ne sosyal senaryolan ötekinden farklıydı, ne de bi- reysel sorunlan! Hele şunu nasıl da atlamıştık? Hollyvvood'un o dö- neminde, yönetmenlerin çoğu, ya doğrudan doğ- ruya, ya dolayısıyia işe Avrupa'da başlamış; Holly- vvood'a ustalık çağlannda gelmişlerdi; yahut da o dönem Amerikan romancılan ve şairieri gibi, Av- rupa'nın 'modernist' edebiyatının ve kürtürünün etkisi artındaydılan meraklısı. bır kalemde bir sürü ad sıralayabılır: Joseph von Stenberg, Frrtz Lang, Edvvard Dimytryk, John Ford, Elia Kazan, Alfred Hitchkok vb. Bu ustalar filmlennı öyle bırtoplumsal/bi- reysel örgüyle örüyorlardı ki, yaşadıklan o ıç/sansü- re rağmen, oyun da oyuncular da, yaşatılmak iste- nen olaylar da, sahıcı ve çarpıcı olabıliyorlardı. Lewis Milestone'ın 'Garp Cephesi'nde Yeni Bir Şey Yok'unu, bugun çekseler, ona Erich Maria Re- marque'ın romanındaki yaşamışlığı verebılırter mi? 'Muhteva' mı, görsel efekt' mi? Neden olmaz? Artık oyun, oyuncu, mizansen ve teknik; 'modernist' dönemde olduğu gibi, 'muhteva'ya (içerik) yedirilmiyor; tam tersine, fil- mi oluşturan bütün bileşenler, 'muhteva'yı yok eden bir teknoloji cümbüşü'ne feda ediliyor da, ondan mı?! Besbelli bundan! O zamanlar, Hollyvvood'da bile; sanatının so- rumluluğunu, müdrik biryönetmen; filmini, ya bir piyes, ya bir roman yazarmış gibi çekerdi; başka bir deyişle, görsellik/lşrtsellik (audio-/ visiuel tek- nikler); neticede, felsefesi, sosyolojisi, ekonomik tabanı ve psikolojik, hatta psikiyatrik çözümleme- si olan bir 'muhtevanın'; kuşkusuz kişisel/birey- sel bir üslûpla, fakattoplumsal düzeyde, estetik bir senteze ulaşabilmesi için kullanılırdı. Yâni ın- san ve oluşturduğu toplum, hem iç hem dış dıyalek- tığiyle, fılmlerin içinde yer alıyor. Post/Modernist 'kafa', bunu ya anlamadı, ya an- lamak istemedi: görsel/işitsel cmabazlığı öne çı- kanp, beşeriyi, sosyali ve onlan içeren her şeyi inkâr ederek, işine başlıyor; o yüzden de arbk, be- yaz perdede oynayan film, bir sanat eseri olmak- tan çtkıp, gözboyayıcı bir seyire' dönüşüyor. Her film elbette bir 'sey/r'dir ama, her 'seyir' bir film degildir ki! http^/www.prizma.net.tr/AILHAN http^/www.bilgiyayınevi.com.trVailhan Faks/0-212/26019 88
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog