Bugünden 1930'a 5,458,256 adet makale



Katalog


«
»

•SAYFA CUMHURİYET 20 HAZİRAN 2001 ÇA1 SAMMA OLAYLAR VE GORUŞLER olay.gorus(" cumhuriyet.com.tr B ugünlerde yönetimde- ki aykınlıklar nedeniy- le ülke düzeyinde izle- nip saptanan ve yasal gereklerı yapılmaya çalışılan kimi yolsuz- luk olaylanyla sarsılmaktayız. Eko- momik, toplumsal, hukuksal sorun- lann kaynağında, yozlaşan siyasa yatmaktadır. Siyasal sorun, tüm so- runlanntemelidır. Siyasal ahlakyok- sunluğu ya da bozukluğu, derinden ûzen ve acıyla düşündüren olaylann nedenidır. Eğitime dayanan olumsuz- luk, yetersizlikle giderek küçülen ve kararan kişilerin sorumsuzluğunu yansıtmaktadır. Yetkilerini amaca uygun biçımde kullanmayan, görev gereklerini sav- saklayıp yadsıyan, kişisel güdüleri- ne ve siyasal çıkarlara kapılan, SevT dolaplarını küreselleşme sömürü- süyle güncelleştiren sözde siyaset adamlannm tam bağımsızhk, öz- gürlük, ulusal egemenlik ve ülke çı- karlanyla ilgisi tartışmalıdır. Ulu- sal Kurtuluş Savaşı ve Türk Devri- mi ile kazanılanları iktidara gelmek ve iktidarda kalmak için dayatmalar- la yitirme durumuna düştüğümüz günümüzde dış baskılar, siyasal şan- tajlar, usdışı ödünlerle nereye çıka- cağımızı kezlerce düşünmek zorun- i <•:!Dil(!)Yâresi... i dayız. At|türjc ilkejerinm ve hukuk devleti nkel8derir|m jyanlış bir de- mokrâsi anlayışıyla ûasıl göz ardı edildiği tum açıkhğıyla ortadadrr. Devlet birimlerinde, değişik kat- larda oluşan çürümeler yetmiyor- muş gibi 2876 sayılı Yasa'yla şim- diki anayasaya bile aykın biçimde ya- pılandınlan Türk Dil Kurumu'nda yağmaya varan yolsuzluklann DGM Cumhuriyet Savcılığı'nca kovuştu- rulduğunu öğreniyoruz. Büyük Ata- türk'ün öncülüğünde 12 Temmuz 1932'de Türk Dıli Tetkik Cemiyeti adıyla kurulan, 26 Eylül 1932'de Bi- rinci Türk Dil Kurultayı'nı gerçek- leştiren Türk Dil Kurumu'nun coş- kulu dönemi 12 Eylül Anayasası'nın 134. maddesini yaşama geçiren ya- sayla son bulmuş, Türk Dil Kurumu gerçek sahiplerinin elinden Ata- türk'ün vasiyetnamesine aykın bi- çimde alınarak bir devlet birimine dö- nüştürülmüştür. Şimdilerde çığutkanlığı iyice be- lirginleşen bir bayanın çalıştığı ga- zetenin gerçek dışı yayınlanna alda- Yekta Güngör ÖZDEN Hukukçu nanlann çabalanyla ve bir tür zora- lımla devlete mal edilen Kurum'un üyesi ve hukuk danışmanı idim. 12 Eylül yönetiminin iki kez yaptırdı- ğı denetimde hiçbir aykınhğa rast- lanmamış, karşıdevrimcilerin kış- kırtmalanna karşm Kurum kutlan- mıştır. Atatürk'ün başkanhğında topla- nan Yönetim Kurulu'nun 17 Ekim 1932'de açıkladığı Dil Devrimi'nin amaçlanna uygun çahşmalannı ödünsüz sürdüren Kurum'un günü- müzdeki durumuyurtseverleri, özel- likle bağımsızhğın en somut sim- gesi dilimizi sevenleri yürekten ya- ralamaktadır. TPK'mn devtetyönetkiteri Ondan fazla sanığın suç işlemek amacıyla örgüt oluşturmak ve yönet- mek, görevi kötüye kullanmak, zim- metine para geçirmek, örgüt oluştur- maya ve zimmete para geçirmeye yardım etmek savlanyla yargı Önü- ne çıkarılmaları beklenmektedir. Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun rapo- runa dayanılarak yürütülen soruş- turmanın sonunda saptanan parasal yitiğin trilyonlan bulduğu söylen- mektedir. Değişik kişilerin değişik yıllar içinde zimmetlerine geçırdik- leri paralar yargılama evresinde say- dam biçimde ortaya konulduğunda kimlerin ne yaptığı, Kurum'un dev- let birimi durumuna dönüştürülme- sinin nelere mal olduğu daha iyi an- laşılacaktır. Aralannda bilimsel san taşıyan üst düzey yöneticilerin ve önemli görevlerde bulunan kimi çalışanla- nn yer aldığı sanıklann neye hizmet ettikleri de belli olacaktır. Suçu ke- sinleşmiş yargı karanyla belirlen- medikçe kimse suçlu sayılamaz. An- cak bu tür kurumlarda böyle savlar- la işlem yapılması, böyle suçlann işlendiğinin duyulması bile ürperti- cidir. Doğrulanırsa zimmete para geçir- menin nasıl yapıldığı, hangi aykın- hklann kimler tarafından yürütül- düğü, kimin göz yumduğu, kimin ortak ve yardımcı olduğu da biline- cektır. Burada asıl düşünmesi. ken- dini sorgulayıp yargılaması gereken, bu suçlara neden olanlardır. Neyi amaçlamışlardır, niçin Türk Devn- mi karşıtlannın oyunlarına gelmiş- lerdır? Sonuç. vicdan esenlığı ver- miş midir? Sanmıyonım. Türkiyemızi Türkıye yapan Ata- türk ilkelerine karşıtlıklannı deği- şik bağlamda çekinmeden sürdüren- leri güçlendiren yanlış yapılanmalar. yanılgılar. sakmcah kalkışmalar sah- te Atatürkçülerı gönendırmıştir. Öz- varlıklanna, yönetimden uzaklaştı- nlan gerçek sahipleri gidince. yer- leştirilenler, gereken özeni göstere- memişlerdir. 1986'da kurulan Dil Derneği alı- konulduğu yolunda ıçtenlikle koş- maktadır. Ses bayrağımız dilimizi yabancı etkilerden korumak. gide- rek daha çok arılaştırmak ve zen- ginleştirmek için var gücüyle çalış- maktadır. Ulusal varlığımızın bilim simgesi de sayılan dihmiz. onuru- muzdur. Ulusal kimlığini yadsıyanlar, yurt- taşlık savında bulunamazlar. Diline duyarh olmayanın bağımsızhk ve özgürlük ilkesı de sözde kalır. Dili- mizi korumak. onunla ilgili her şe- yi korumakla tümlenen onurlu bir yurttaşlık görevidir. Y aşamın durağanlığı ve tekdüzeli- ği karşısında sıkıntıyı insanı ko- ruyan ve geliştiren bir duygu ola- rak görmüşümdür. Sıkıntı olma- saydı belki de yaşam çok daha katlanılmaz olurdu... Sıkıntının aynlmaz bir parçasıdır umut. Kimı zaman bin öne geçer ya- şam koşuşturmasında kimi zaman öteki... Ül- kem. tarihinin sıkıntılı dönemlerinden birini yaşarken "umut etmek" istiyorum. Bu duygu beni, Türk dilinin büyük şairi Cahit Kûlebi ile buluşturuyor. Uzunca bir süreden beri Küle- bi'nin toplu şiirlerini; "Sıkıntı ve Umufu oku- yorum. Yaşamının son yıllannda tanıdım büyük şa- iri. Belediye otobüsünün Çankaya yokuşunu çıkıp bir yanm daire çizmesinden sonra "Hey yol üstündekiotobüs/Karoserin ne yeniî/ Kız gi- bi motorun var,/ Benzin kokuyorsun,/ Lâstikk- rin sağlamV Uçup gider misin şoförün olsam?" dizeleriyle Külebi'nin evinde bulurdum kendi- mi... Yabancısı olmadığım çiçek kokulan rant düzeninin şekillendirdıği biçimsiz Çankaya va- disinden mi gelirdi, Cumhuriyetin Ankara'sırun aydınlığının simgesi Külebi'nin evinden mi? Külebi'nin şıiriyle yaşamı bölüşür, sıcacık bir ekmeği paylaşarak yemenin coşkusu sarar insanı... Biz de Külebi ile sevgileri, dostlan, 'Sıkıntı'dan 'Umut'a... Münevver OGAN Yazın Öğretmeni dostluklan çoğalttık... Ne konuşurduk Cahit Bey ile? Daha çok dinlerdim. Anılanna, geçmişin iz- lerine götürürdü ben\.. en sık Karaörenler'den söz eder; kimi kez söyleşinin ortasında SamiBey'i arardı. MehcureKaraören'i ise sevgi ve saygıy- la anar; şimdı onlarla olmak vardı, diye üzün- tüsünü dile getirirdi. Zaman zaman onu, eşi Sü- heyla Hanım'ın şahnı dizlerine örtmüş bulur- dum. Bir sıcaklüt, bir yakınlık, bir dokunmaöz- lemi belki de... Külebi, Tokat'a Doğnı şiirinde "Çamhbel'den Tokat'a doğnı/ Tozlu yollann akbğı ırmak!/ Ben seniçoktan unuttum/Sen de unuttun mu, dön geri bak." dese de ne Çeltek köyünü ne de Birinci Dünya Savaşı'nda Rus or- dulannın Doğu Anadolu'yu işgalini unutmuş- tu. Savaş koşullan ve kış kıyamette kağnı üze- rindeki yolculuklan Külebi'nin çocuk belleği- ne kazınmıştı bir kez... Külebi, Sıvas Lisesi ile Istanbul Üniversite- si Edebiyat Fakültesi'ndeki öğrencilik, Antal- ya Lisesi'nde öğretmenlik yıllan derken 1946 yıllannda Ankara'dadır. Ankara Devlet Kon- servatuvan'nda öğretmen olarak çalışır. Hasan ÂB Yücd ile tanışması o yıllara rastlar. "Sıkın- ö ve Umufun ozanı Külebi, Nurullah Ataç, Sa- bahatün Eyuboğlu, Necati Cumak, Cahit Sıtkı, Orhan VelC Melih Cevdet Anday. gazetecı Erol Günev. MEB Müfettışı Halil\edat Fıraüı ve eşı Nahit Hanım gibi Cumhuriyetçi aydınlarla. bir dönemin Ankara'sının yıldızlar geçidinin orta- sında, "BağunsızükGülü T 'nün ülkemizi taçlan- dırdığı günlerde yaşamış, düşünmüş, yazmış- tır. Külebi'nin anlattıklanyla biz bugün de ka- natlanıyoruz. En sıkıntılı olduğumuz bir anda Külebi 'nin umudunu yüklenmiş bir Ankara rüz- gân değiyor yüreğimize. TDK'nin 1951 yılından 1983 yılına değın üyesi, yazı kurulu üyesi olan Külebi, bu kuru- mun yönetim kurulu üyeliği, yayım kurulu baş- kanlığı gibi görevlerine seçilir. TDK'nin en uzun süreli genel yazmanlığını yapan kişidir. tyi ki son yıllarda TDK'deki yolsuzluklara tanık ol- madı, diyorum. Külebi'nin şiirlerinden sonra ha- ziran bir başka biçimde etkiler insanı... Hazı- ran, haziran olmaktan çıkar "Küfcbi'nin Hazi- ran'ı" olur... Hani Külebi'nin •'Her akşambu- lutlar/ BUmez telâşımu/ Her akşam bulutlarV Belki de haziran/ Bulacak nâşınW Belki de ha- zirani Bir gün geleceğim/ Alıp şu başunıV Bir gün gefcceğun." dizelerindeki gibi... Ne yazık ki 1997 yılının haziranı buldu nâşını... Cahit Bey'e şiirleri üstüne yazın dünyasının yaklaşımını sorduğumda şu yanıtı vermişti: "Ben seksen yaşına geidim. Benim içinOrhan'ın (Orhan Veli) yazdıgı beş yazu beni en iyi deger- lendiren yazüardır. Bu yazuun tamamı yok. Bu yazıda benim I ürkiye"nin tarihini > azdığım ya- zUıdır.Orhandiyorki: Ben, şıırden mecaz. ka- fiye. vezın gibi şiın şiir yapan her şeyi attım; ama Cahit Külebi bunlann hepsıni kullanıyor. Bal gibi, mis gibi. gül gıbı... Bu şiir gelecek yıl- lara Cahit Külebi devnnın bir tarıhı olarak ka- lacak... Külebi'nin şiirlerini okumaya doyamı- yorum." Külebi'nin bedensel \ arhğının bızı terk etti- ğı 20 Haziran 1997 tarihinden bu yana dört yıl geçti. Yaşama bakışınm şekıllendırdiği dızele- ri ise hâlâ bizleri tüm sıkıntılara karşın yeni umutlara yönlendinyor: "Türkiye gibi aydınlık ve güzel'' yurtseverlen göreve çağınyor; onun kuşağının yıkıntılar üzerine kurduğu Cumhu- riyetimizi yine yıkıntılar üzerine kurma sa- vaşımına... PENCERE Entel ile Dinci Yaklaşımı?9•• Necip Fazıl Kısakürek'in yaşamı ilginç. bir öy- kü gibidir; üstad tek partili dönemde solcı J ya da komünist dostlanyla al takke ver külah yaşar, 1947'de CHP'nin oyun ödülünü ahr, kumarı, bohemi sever, edebiyat adamıdır. Çok partili düzene geçilince altın madenini keş- feder, karşıdevrimci kesilir, dinciliği yeğler... Yayımladığı "Büyük Doğu "dergisinde "Aydınlan- ma Devrimi"ne karşı çıktıkça, zamanın Başbakanı Adnan Menderes üstadı örtülü ödenekten besler... irtıca devlet parasıyla el altından desteklenir, Ne- cip Fazıl artık "Ulu Hakan Abdülhamit Han"/ ye- re göğe koyamaz... Bugün medyada bir değil, pek çok Kısakürek var, dincilik iyi para getiriyor. • Iran'da Şah diktatoryasına karşı dinciier ile ay- dınlar birleşmişlerdi. Şah Rıza Pehlevi ve Prenses Farah'ın hayatla- n "modern" değil "monden "di; Batı özentisi yaşam- ları "Aydınlanma"ya karşıt bir içerik taşıyordu; Iran'da düzen hem aydınlara tersti, hem de dinci- lerin tepkisini çekiyordu; uçuk entellerin ayaklan yerden kesilmişti; dincilerle "ittifak"a girdiler; ama, akıllan iş işten geçtikten sonra başlanna gelecek- ti. Dinci, amacına ulaşıp iktidara oturduktan sonra, aydınların canına okudu. • Iran'laTürkiye kıyaslanamaz. Ancak bugün ülke yaşamında ilginç birdönüşü- mün sürdüğü de gerçek... Türkiyebircangıl... Devlet karman çorman, siyasal iktidar yamalı bohça, partilerin ahı gitmiş vahı kalmış, medya çı- kar güdülerinde gazeteciliği rafa kaldırmış, ekono- mik kriz halkın belini büküp bezginliğini ikiye kat- lamış... Imtiyazlı kesimde "modem" yaşam yerine "mon- den" hayat tutkusu rezalete dönüşmüş... iran'da kadını tesettüre zincırleyen dinci dikta geçerli... Bizde entelcilik tesettüre özgürlük davasına ken- dini kaptırmış... Dincinin ekmeğıne yağ sürülüyor... • Necip Fazıl ile başladık, şairin bir dörtlüğüyle ya- zıyı bitirelim: Rabbim bir isim ver bana halimden, Herkesin bildiği dilden bir isim. Eski esvaplanm tutun elimden, Aynalar söyleyin bana ben kimim?.. Necip Fazıl'ın zamanın aynasındaki kimlik cüz- danı: İyi bir şair, edebiyatçı, etkili bir kalem sahibi, kar- şıdevrimci, dinci... . . v ESP: Aktif güvenlikte sınıfının önde gelen markalarından biri olan Ford Focus, ESP (Electronic Stability Program - Elektronik Stabilite Programı) teknolojisiyle dinamik performansta yepyeni bir çjğiT açıyor. Frenleme ve ivmelenme sırasında aracm stabilitesini artıran ABS ve TCS (Traction Control System - Çekı^ Kontrol Siştemi) üzerine kurulu olan ESP, otomobile daha üstün bir dinamik denge ve kontrol sağlar. Bir dizi ek sensör ve mikro-işlern^ aracılığıyla sürücünün direksiyonuj açıyı, aracm hızını ve hareket yön olarak takip eden ESP; aracıj sürücünün isteklerine uvj kontrol eder. ESP; aracm tepkileri i]( istediği yön arasınd^ elektronik motoç kullanarak motor ] stabiliteyi korurj kaybetmesini eni kullanarak. araçj çizgiden kopm| ayn fren uyguli| Ancak unutulr kurallannı hiçe 1 trafik kurallannJ kullanınız. O\\ direksiyon harefl arasında direkt birl gitmek istediğiniz ı kontrolünüz altında 1 olağandışı koşul alttl isteğinin dışında harekî önden kayma, arkadan k3 değişikliğidir. Önden Yoldan Çıkma Olağandışı sürüş koşullan, ön tekeü yol tutuş kaybı sonucu aracın burT. virajın dışına doğru kaymasına neden olab^B Buna "önden kayma" denir. Ford Focus sürücüsü, otomobiline hakim ve trafik kurallanna uygun bir şekilde viraja girer. Araç virajın içindeyken, kötü yol koşullan (buz, mıcır, çamur vs.) veya iyi hesaplanamamış hız nedeniyle ön tekerlekler yol tutuşlarını kaybederler. Sürücü direksiyonu kırdığında, ESP sensörleri aracın buna uygun şekilde dönmediğini belvrlev. ESP, motorun gücünü azaltarak aracın hızını keser ve uygun tekerleğe fren uygulayarak otomobili tekrar çizgisine sokar. Arkadan Yoldan Çıkma Olağandışı koşullarda gerçekleşen manevralar sonucunda araç, direksiyon hareketinin gerektirdiğinden daha büyük bir sensörleri sürücünün direksiyonu tutuş açısıyla uyumsuz yanal ve dairesel hareketi tespit eder. ESP, motor gücünü azaltarak aracın hızını keser ve uygun tekerleğe fren uygulayarak otomobili tekrar çizgisinej Ani Şerit Değişikliği Aracınızla trafık kuralla çizgide yolcuh planlamadığınız^ hare Olağandışı sürüş koşullan, ön tekerleklevdeki yol tutuş kaybı sonucu aracın burnunun virajın dışına doğru kaymasına neden olabi1ir. açıyı, aracın hızını ve hareket yönünü sürekli olarak takip eden ESP; aracın davranışının sürücünün isteklerine uyup uymadığını jcontrol eder. jn tepkileri ile sürücün sında : olabilirler. Ford Focus. düz yolda trafik kurallanna ujgun bir şekilde ve sürücunün tamamen kontrolünde kullamlmaktadır. Öndeki araçtan yola düşen yük tehlike tycü acil durum manevrası . frene basar. ESP direksiyon şinı tespit e/veya ESP. uvenlık varsa.. \t aracılığıyli açıyı, aracın I olarak takip edeH sürücünün isteklerf? kontrol eder. ESP; aracın tepkileri ile sürücünün gîC istediği yön arasında fark hissettiği anda, elektronik motor yönetim sistemini kullanarak motor gücünü azaltma yoluyla stabiliteyi korur ve sürücünün kontrolü kaybetmesini engeller. Aynca ESP, ABS'yi kullanarak, araç sürücünün gitmek istediği çizgiden kopmadan önce tekerleklere ayn ayn fren uygulayabilir. Ancak unutulmamahdır ki, ESP bile fızik manevrası yaparak direksiyonu kırarak frene basar. sensörleri sürücünün bu ani direksiyoı kınşını algılayarak kayma tehljjm^tespi eder. ESP, motor gücünü a gereken tekerleklere fren manevra boyunca s üjjjM|| çevirişi ile aracın h a r ^ ^^rşılaştırmaya devam eder ve y%^^^ Çok hızlı hesaplamalara gore gereklı >erlerde müdahale fordfocus 1.6 ghiaE • Zetec S 1.6L 16V 100 HP motor • Surucu, yolcu ve yan hava yastıkları • ABS + EBD (elektronik fren gücü dağılımt) • ESP (elektronik stabilite programı) • TCS (çekiş kontrol sistemi) • Alarm ve immobilizer • Alüminyum alaşımlı jantlar ve i dört tekerlekte disk frenler • Klima ve polen : flltresi • Elektrikli far yükseklik ayan • Derinlik ve yükseklik ayarlı hidrolik deri direksiyon r\le lütfen Wx\\ otomobil ^oşullarında fracın gittiği yön Tşki vardır: Direksiyonu rrekTstedığınız yöne çevirirseniz. araç kontrolünüz altında dönmeye başlar. Üç olağandışı koşul altında araç sürücünün isteğinin dışında hareket edebiür. Bunlar, önden kayma. arkadan kayma ve ani şerit değişikliğidir. Onden Yoldan Çıkma Olağandışı sürüş koşullan. ön tekerleklerdeki yol tutuş ka\bı sonucu aracın burnunun virajın dışına doğru kaymasına neden olabilir. Buna "önden kayma" denir. Ford Focus Buna "arkâö Sürücüsü. otomobiline na uygun bir şekılde jjın içindeyken. kötü ır, çamur vs.} veya iyi iız nedeniyle arka [Tşlannı kaybederier. Aracm arkası yoldan çıkmaya başladığında ESP sensörleri sürücünün direksiyonu tutuş açısıyla uyumsuz yanal ve dairesel hareketi tevpıt eJer. ESP. motor gucunıı azaltarak manevralar sonucunda araç, direksiyon hareketinin gerektirdiğinden daha büyük bir açıyla dönebilir. Buna "arkadan kayma" denir. Ford Focus sürücüsü, otomobiline hakim ve trafik kurallanna uygun bir şekilde viraja girer. Araç virajın içindeyken, kötü yol koşullan (buz, mıcır, çamur vs.) veya iyi hesaplanamamış hız nedeniyle arka tekerlekler yol tutuşlannı kaybederler. Aracın arkası yoldan çıkmaya başladığında ESP sensörleri sürücünün direksiyonu tutuş açısıyla uyumsuz yanal ve dairesel hareketi £İt eder. ESP, motor gücünü azaltarak keser ve uygun tekerleğe fren ^otomobili tekrar çizgisine sokar. İfeikliği Iprallanna uygun düz bir ık ederken bile, kbır şerit değiştirme rekebilir. Ömeğin; ^ yola büyük nmda sürücünün dan kaçmak için I aniden kırmak |şiklikleri aracın I kaybına sebep [iz yolda trafik Re ve sürücünün •Uanılmaktadır. şen yük tehlike Jurum manevrası ; frene basar. ESP Tbu ani direksiyon yma tehlikesini tespit "îicünü azaltır ve/veya r lere fren uygular. ESP, ffhca sürücünün direksiyonu Aracın hareketini karşılaştırmaya eder ve yaptığı çok hızlı esaplamalara göre gerekli yerlerde müdahale eder. ESP: Aktif güvenlikte sınıfının önde gelen markalarından biri olan Ford Focus, ESP (Electronic Stability Program - Elektronik Stabilite Programı) teknolojisiyle dinamik performansta yepyeni bir çığır açıyor. Frenleme ve ivmelenme sırasında aracın stabilitesini artıran ABS ve TCS (Traction Control System - Çekiş Kontrol Sistemi) üzerine kurulu olan ESP. otomobile daha üstün bir dinamik denge ve kontrol sağlar. Bir dizi ek sensör ve mikro-işlemci aracılığıyla sürücünün direksiyonu tuttuğu açıyı, aracın hızını ve hareket yönünü sürekli olarak takip eden ESP; aracın davranışının sürücünün isteklerine uyup uymadığın» kontrol eder. yanınızda Fo Ford Yetkili Satıcılan'na mutlaka uğra"> hayalinizdeki Ford'a sahip olmantn ne kadar kolay olduğunu görün. >*• ar 6 ay 1.OA3.0OO.000 1.670.000.000 2.297.000.000 12 ay 625.000.000 494.000.00012.768.000.000 1.001.000.000 790.000.0009.768.000.000 6.768.OOO.OOO 1.377.000.000 1.086.000.000 Dûer modeHenmizcleki kampanya koşuüannı öğrenmeK ıç
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog