Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

2 HAZİRAN 2001 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER RESTORAN GÖZDOYURAN TURHAN SELÇUK DURUST IABİAIL1 İSTANBUL EFENDISİ ABDÜLCÜNB/IZ IN HARİKULÂDE rttCERALAPJ •£İS1M IEKMİLİ BİRDEN I 000!. ^EM Z&U-Hİ MıSÎN ?/. ^ırA^f eliyleyapı denetimine iptalkararı 'doğruyu bulmakta' belki de son umudumuz*.. Denetimpazan durduruluyor rapı denetimini 'ticari ilişkilere' emanet eden 595 sayıh KHK'nin iptali üzerine başlayan tartışmalarda, bu yargı karanyla aynı zamanda mimarlığın ve mühendisliğin 'mesleki etik yozlaşmasına' da dur denildiği göz ardı edilmemeli... OKTAYEKLNC! "595 Savdı Yapı Denetimi Hakkın- da KHK ile Ügili U\ gulama \ önerme- hği, Sigorta Tebtiği, konu ile ilgili genet- geler, BakanhğımızYüksek Fen Kuru- hı (YFK) Başkanhğı'nca aksanlma- dan vapılmaktadır. Şu anda uygula- mada herhangi bir sorun bulunma- maktadır. Bilginizi rica ederim..." Bu sözler. Bayındırhk ve Iskân Ba- kanhğTndan Inşaat Malzemesi Sana- yileri Demeği'ne (İMSAD) verilen ve bu derneğin 595 sayıh KHK ile uygu- lamalanna ait eleştirilerine "yanıt" ni- teliği taşıyan, 05.10.2000"tarih ve 1716 sayıh yazısında yer alıyordu... Herşeyin "aksaalmadan" yapıldı- ğı ve 595 sayıh KHKcie "hiçbirsoru- nun bulunmadığT bu tür sayısız res- mi yazıyla yıne sayısız eleştirilere adeta "tip vanıt metinleri" şeklınde gönderilirken, YFK Başkanı Hakkı Ustaömeroğlu da o kent senin, bu kent benım dolaşarak aynı KHK'nin ne ka- dar "mükemmer olduğunu anlatıyor- du... Sonunda Anayasa Mahkemesi, Ana Muhalefet Partisi olma yetkisini kullanan FP'nin geçen yıl açtığı dava- yı sonuçlandırdı. Bir bakıma bu tür yanıtlann ve bu konuşmalann da "hu- kuka aykm" olduğunu ilan edercesi- ne 595 sayıh KHK'yı "iptal" etti... KHK'nin sakıncaları Dahası. iptal kararının Resmi Gaze- te'de yayımlanmasına kadar geçecek süredeki uygulamanın bile; "sonra- dan giderilmesi olanaksız durum ve zararlaryaratabileceğiıır saptayarak. bunudaönlemekıçin 24.05.2001 gün 2001/5 sayı ile yürürlüğü durdurma karannı verdi... Peki, bu KHK'nin yarattığı böyle- sine önemli sakıncalar nelerdi? Aynı KHK'nin yürürlüğe gırdıği 3 Şubat 2000'den bu yana geçen bir yılı aşkın sürede maydana gelmiş "zararlar" şımdi nasıl giderilecekti?.. Aslında bu sorunun da yanıtı, baş- ta TMMOB ve Mimarlar Odası ol- mak üzere, bu uygulamaya başından ben muhalefet eden, "kamu yararı- na ve büimsel ilkelere bağjı" meslek odalannca. daha KHK taslak halin- deyken bile hazırladıklan sayısız gö- niş yasası ve raporla YFK'ye bildi- rümışti... Ne var ki YFK ve bu kurulun baş- kanı Ustaömeroğlu, tüm bu eleştinle- re sürekli kayıtsız kaldığı gibi, özel- Iıkle anayasaya aykınlıkla ilgili uya- rılan da özetle şöyle yanıtlıyordu: "Biz bu düzenlemeyi hukukçularla birtikte yapnk; en iddialı olduğumuz konuyu riske atar mıjız?»" Cöz ardı edilen eleştiriler... Şimdi dilerseniz yeniden yanıtsız bırakılan eleştirilere dönelim ve Inşa- at Mühendisleri Odası dışındakı bu KHK'ye "temelden" karşı çıkan diğer meslek odalannın da görüşleriyle pa- ralellik taşıyan "tMSAD raporuna" göz atahm. Sadece "solcu" odalar de- ğıl, "tnşaat malzemesi üreten sanayi- dler" bile özetle divorlardı ki: Bilimsel bir kamu hizmetini şirketlere devrettiği için anayasaya aykırüığı bilinmesine rağmen yürürlüğe sokulan 595 sayılı yapı denetimi kararnamesi, toplumdaki "deprem şaşkınlığından" da yarartanılarak "genelgelerde" pekiştirilmeye çalışüdı... • Yapı denetiminde meslek men- suplan göz ardı edilmekte, "ticari ku- ruluşlar" sorumlu kıhnmaktadır. • KHK'de "mimarlık" rümüyle "yok" sayılmıştır. Yapı tasanmında taşıyıcı sıstem önemsenmektedir. • Denetim şirketlerinin işleyişi "is- tismara" açıktır. "Etik dışı piyasa ilis- küeri" içindedirler. • Mühendis \e mimarlann "uz- manhk" ölçütlen bilimsellikten uzak- tır ve yetersizdir. • Sigorta sistemi yanlıştır. "Mesle- ki sorumluluk sigortası" gerekirken. bunun yerine "mali sorumluluk s^or- tası" getirilmiştir. • Kamu yapılan neden KHK kap- samı dışındadır?.. • Kaçak yapılar için hiçbir "j-eni önkm" getirilmemiştir. Bunlarla birlikte, Mimarlar Odası ve TMMOB de özetle diyordu ki: " Yapüması gereken, imar mev^uann- daki boşluklan gidermek ve vapı de- netimi sorumlulannı inşaat sahibinin ücrcrJi elemanı kılan sistemi değiştir- mektir. Bu ücret bağunhhğuu şimdi de şirketler eliyle sürdürecek KHK çö- züm ofanavacakürJ" Yüce yargıya saygısızlık Işte bu gibi eleştiri ve uyanlara sü- rekli kulak tıkayan. meslek odalann- dan ise sadece EVIO'yu yanına alarak inşaat denetimini "şirketierin ticari iKşkilerine" bağlayan YFK'nın hazır- ladığı 595 sayıh KHK Anayasa Mah- kemesi'nce artık "geçersiz" kılınır- ken, yine hem ÎMO, hem de YFK ve diğer kimi Bakanhk mensuplan şim- di de diyorlar ki: "Avıu uygulamayı içeren yeni bir düzenJeme de bu kez TBMM'den jasa şeklinde geçecek; böyiece 595 sa>ıh KHK'nin kurallan vine devTede olacak..." Aynı KHK'ye göre kurulan birçok yapı denetim şirketinin de destek ver- dikleri bu hukuk dışı söylemi eğer sa- dece "işleri bozulan" kesimler dile ge- tirseydi; "onlananayasalilkelerdeğil, kazançlan ilgikndiriyor" denebilirdi ve aynı sözleri de "temenni" (dilek) şeklinde belki yorumlanabilirdi... Mimarlar Odası'nın onerisinde kaçak yapılara önlem getirilmesi istendi Amaç pazar değil disiplin ofanah Şimdi herkes soruyor: "595'in yerine ue okaydı?»'' Bu sorunun yanıtı da aslında yıllardır veriliyordu ve 1999 depremlerinden bile önce, meslek odalan tarafından geliştirilen önerilerle hükümetlere sunuluyordu... Ancak lıükümetler bunlan da hep gözardı ettikleri gibi, depremden sonraki süreçte hazırlanan 595 sayüı KHK'nin ilk tartışmalannda da adeta "yok" saydılar... Şimdi Anayasa Mahkemesi bu KHK'yi iptal etmeseydi belki sonsuza kadar da aynı öneriler hep yok sayılacaktı... Çünkü bu önerilerde "rant" değil "kamu hizmeti" anlayışı var ve temel amaç bir "deitttim pazan" yaratmak değil, bir "denetim disipHnini" ülkemize de kazandırmak... tşte, örneğin Mimarlar Odas'nca yıllardır savunulan, ancak siyasilerin bir türlü destek vermedikleri "yapı denetimi flkelerinin" temel kabulleri: 1- Oncelikle "kaçak yapı" yasalarda ciddi, caydıncı yaptınrnlar getirilerek kesinlikle önlenmelidir. Çûnkü denetim hukuku için "ruhsatiı yapi" önkoşuldur. 2- Özellikle "proje müeUifî" olan mimar ve mühendisler, inşaatın "projelerine uygun'' yapımını denetleme "hak" ve "sonımluhığu" içindedirler. Bunun için gerekli tüm "yasal ve ekonomik güveDceleri" sağlanmalıdır. 3- Proje müelliflerinin dışında, aynca bir "teknik denetim" için de gerekli mimar ve mühendisleri "işveren" (inşaat sahibi) değil, ilgili "kamu idaresi" (belediye-valilik-meslek odası vb.) görevlendirmelidir. Bunlann ücretlerini de, inşaat sahiplerince ödenecek denetim harçlanyla oluşmuş bir "havuzdan". yine ilgili kamu idaresi ödemelidir... 4- inşaatın teknik sorumlulannın "denetiminP' ise ilgili meslek odalan yapmalı, görevini yasalara ve tekniğe uygun yürütmeyenlere ücret ödenmemeli ve "yaptinm'' uygulanmalıdır. 5- ...Ve bu uygulamada görev alacak tüm mimar ve mühendisler de oda-üniversite işbirliğiyle düzenlenecek eğitim pTOgramlanndan "yapı denetimi uzmanhk beigesiT> alanlar arasmdan seçilmeli ya da atanmalıdır... Görüldüğü gibi, böylesi bir denetim düzeni için ashnda "yeni bir yasaya" bile gereksinme olmayabilir... Yürürlükteki imar, TMMOB ve YÖK yasalannda bunlara yönelik ekler ya da değişikliklerle, Türkiye "güvenilir bir yapüaşma hukukuna" rahatlıkla kavuşabilır... Yeter ki "niyet" çıkar elde etmek değil, "doğru hizmeti örgütiemek" olsun... Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği "yasal" kurallann, yeniden bir yasayla "aynen" devreye sokul- masını savunanlar, aynı zamanda "anayasal kuruluşlann tetnsilcileri" iseler, bunun tek bir davranış biçimi vardır. O da Anayasa Mahkemesi hükmünü "işlemez" kılma çabalanna kamu kurumlannı ve meslek odalan- nı daha fazla alet etmemek için "isti- fa" etmek... Tepkinin ardındakl nedenler Pekı, Anayasa Mahkemesi'ne kar- şı böylesi bir "fflçüsüz" tepkinin ar- dında yatan, acaba gerçekten hukuk- sal kaygılar mıdır; yoksa başka "kif- kırncı" nedenler mi vardır?.. iptal edilen 595 sayıh KHK'nin hem "içeriği ve amacı" hem de bu amaca yönelik geçen bir yıl içinde gerçekleştirilen "ticari örgütknme- ler" gösteriyor ki bu saygısızca tepki "bozulan işiUşküerinin" yarattığı "pa- nikten" kaynaklanıyor... Yine TMMOB'nin Mimarlar Oda- sı'nın; "durun, acele etmeyin, hiç de- ğflse>argıkarannı bekleyin™" şeklin- deki uyanlannı bile dikkate ahnadan, YFK Başkanı Ustaömeroğlu'nun "Bakanhk destekü teşvikve propagan- dalanna" kapılarak yapı denetim şir- ketlerini kuranlar, kendilerine en az Bakanhk kadar destek ve hatta "ön- cülük" eden IMO yöneticilerini şim- di kimbilir nasıl sıkıştınyorlardır... Onlar da bu "kendi yarattıklan ta- banın" baskısı altmda, meslek odala- n tarihinde ve geleneğinde hiç görül- meyen bir şekilde "yüce yargıya'' yükleniyor, "kamusal sorumlululda- nnı" adeta unutuyorlar... Anayasa Mahkemesi'nin 595 sayı- lı "denetim nuıtı kararnamesini" ip- tal etmesi, mimarlık ve mühendisliğin bu "etik dışı" ilişkilere tutsak kılın- masını da engelleyen bir karar olarak tarihe geçiyor... Bu bakımdan da yüce yargıyı bili- me susamış bu toplumla birlikte ön- celıkle mimarlann ve mühendislerin "allaslaması" gerekiyor... GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Uzaklığı Kanıtlayan Haberler Avrupa'nın Türkiye'den ne kadar uzak olduğunu ortaya koyan haberler, hafta içinde birbiri arkası- na gündemdeydi. ÂB üyesi olmadığımız için dışımızda geliştıği söy- lenebilecek bir tartışma, Haber Merkezı ve Ekono- mi Servisi'nin çabaları ile dün Cumhunyet'te yansı- tıldı. "Ulus devlet öldü" sloganına sanlan ve her vesi- le ile bu görüşlerini savunanların, haberin içeriği- ni nasıl karşılayacaklan merak konularının başın- da yer alıyor. Anımsayacaksınız. Almanya Başbakanı ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Schröder, Avrupa Birliği ör- gütlenmesinin gelecekte "ulus devletleri aşan fede- ratif bir yapıya kavuşturulmasını" önermişti. Bu öneriye hem Fransa hem de Ingiftere karşı çık- tı. Fransa Başbakanı üonel Jospin'in yanıtı şöyley- di: "Avrupa Biriiği üyesi herülkenindışışleri, savun- ma, kültür ve eğitim konulannda bağımsız davran- ması, biriiğin buna karşın birlikte hareket etmesine engel oluşturmaz." Ingiltere Başbakanı Tony Blair ise daha önce yaptığı açıklamadagörüşünü şöyle özetlemişti:"Av- rupa Bırlıği bir süper güç olacaktır, ama bir süper devlet olmayacaktır." Her alanda Türkiye'yi geride bırakmış olan ülke- ler, "ulusal devlet" kavramından ödun vermeye ya- naşmazken bizim Avrupa sevdalılannın tutumlannın dayanıksızlığı bir kez daha ortaya çıkıyor. • • • Kamu üniversitelennın rektörleri Ankara'da yap- tıkları toplantıda, ülkemizin geleceğinı tehdit eden yanlışlardan ikisini gündeme getirdıler. Duşuk üc- ret nedeniyle bilim adamı olmak ısteyenlenn sayısı azalıyordu. Ekonomik programın öngördüğü tasar- ruf nedeniyle de bilimsel araştırma yapma olanağı kalrnamıştı. Üniversiteler bir yana, diğer tüm bilimsel kuru- luşlaria sanayi kuruluşlannın Araştırma-Geliştirme (AR- GE) için ayırdıklan ödenek yok düzeyinde bir oranı gösteriyor. Gayri Safi Millı Hasıla (GSMH) için- deki payın eşiği yüzde 1 olarak belırienmış. Bu o- ran Türkiye'de yüzde 0.33. Yani eşiğın bile üçte bi- ri. Oysa ABD'nin oranı yüzde 5.8. Ama oranlann bu tutarlan somut bir değerlen- dirme yapılmasını engelliyor. ABD'de kişi başına GSMH'nin 29.240, Türkiye'de ise 2.500 dolar olduğunu dikkate alırsak. araştırma- geliştirmeye neredeyse yatınm yapmadığımız gorü- lüyor. Nasıl olduysa oldu, rektörlerin ortak uyansı bu kez ses getirdi. Başbakan Ecevit, "ûnümüzdeki hafta- larda büyük öncelik vermek kararındayız" dedı. Dileriz "önümüzdeki haftalar" tanımı, sorunu ge- çiştirmek için değil, çözümlemek için beklenecek kısa bir süreyi anlatıyordur. Çünkü zarann neresin- den dönersek kârdır. ••• Ulusal Program ve UPF Niyet Mektubu ilk kez doğrudan bir bakana fatura edildi ve Özelleştirme- den Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova göre- vinden aynldı. Yalova'nın tütün yasasına ilişkin söz- leri çok doğruydu. Ama "yağmuryağacak" denildi- ğinde "vaybana ördek dedin" benzeri bir yaklaşım- la tepki gösteren piyasalar altüst oluverdı Yaİova gitti.. ama söyledıklennin doğruluğu değiş- medi. Yerine gelecek bakan, bu önemli uyarıyı göz ardı etmemeli. oerinc@cumhuriyet.com.tr. Cezai hükümler konulacak Yapılar için yeni yasa hazırlığı ANKARA (AA) - Yaklaşık 2 yıl önce ya- şanan Marmara depre- minin ardından, kont- rolsüz ve kalitesiz yapı- laşmayı önlemek ama- cıyla hazırlanarak yü- rürlüğe giren yapı dene- timi hakkındaki 595 sa- yıh Kanun Hükmünde Karamame'nin (KHK) Anayasa Mahkemesi ta- ranndan iptalinden son- ra, bakanlık kanun tas- lağı hazırlığına girişti. İlgili kesimlerin gö- rüşleri almarak hazırla- nacak taslağa, kanun hükmünde kararname- de yer almayan cezai hükümlerin de konul- ması düşünülüyor. Çözüm beklerrtlsi Yapı Denetim Kuru- luşlan Birliği Başkanı Mustafa Pmar, Anaya- saMahkemesi'nin kara- nyla birlikte birdenbire hukuken yok sayıldıkla- nnı ve fıilen işlem ya- pamaz duruma geldik- lerini belirterek şaşkın- lıklanm dile getirdi. Özellikle de ellerindeki yanm kahnış mevcut iş- lerin akıberi konusunda bakanhktan açıklama beklediklerini belirten Pınar, bakanlığın çö- züm bulmaya çalışma- sını bekledıklerini bil- dirdi. Pınar, Türkiye ge- nelinde27pilotilde520 yapı denetim kuruluşu bulunduğunu ve bu ku- ruluşlarda ise yaklaşık 15 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. v Cenelge çıkacak Bayındırhk ve Iskân Bakanlığı ise ortaya çı- kan belirsizlikleri hu- kukçularia görüşerek çözmeye çalışıyor. Ba- kanlık yetkilileri, yapı- lann denetlenmesi ko- nusunda ısrarlı oldukla- nnın altını çizerken so- runu acil olarak bir ge- nelgeyle, kısadönemde ise yasa ile çözmeye ça- lışacaklannı bildirdiler. Bakanlığın çözmeye çalışacağı sorunun ba- şında, yapı denetim şir- ketlerinin ellerindeki mevcut işleriyle ilgili durumlan ele alınacak Genelgeyle şirketlerin ellerinde bulunan ancak bundan sonra devam et- tiremeyecekleri işlerle ilgili alacak-verecekle- rine netlik kazandınl- masına çahşılacak. Genelgede, daha ev- vel yapı denetim kuru- luşlannın oluru alınarak belediyeler tarafından verilen inşaat başlama ruhsatmın da yine bele- diyeler tarafından yaptı- nlacağma yer verilmesi düşünülüyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog