Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 2 HAZİRAN 2001 CUMARTESİ DIZI CASAjirması yöneticisiRodrigez, ZeynelAbidin Erdem 7 direktiflerleyönetiyordu CUMARTESİ Uçaklar sınavagiriyor C ASA'nın Avrupa Bölgesi Satış Müdürü Antonio Rodrigez Barberan. göreve gelmesinden ihalenin sonuçlandığı ana kadar Madrid'deki ofisinden izlediği gelişmeler konusunda "direktiflerini" esirgememişti. Neredeyse her gün yolladığı faks ve teleks notları ile Zeynel Abidin ve Sinan Gürsoy 'un neler yapmalan gerektiğini "madde madde" anlatan Rodrigez" in bu notlan üzerinde tartışılamaz ve bunlara karşı çıkılamazdı. Yaptığı titiz birçalışma sonrası kendisine "Türkiye'de Kim Kimdir?" başlıklı bir dosya hazırlayan Rodrigez, temsilcilerine kimlerle görüşülmesi, kimlerin gönlünün hoş tutulması ve kimlere "hediye" verilmesi konusunda da "bulunmaz" bilgiler ulaştınyordu. CASA kırmızı alarmda... 1989 yılının Mart ayında, Ispanyol ve Italyan firmalanna bir yazı gönderen Savunma Sanayii Destekleme ve Geliştirme Idaresi test için uçaklannı Türkiye'ye getirmelerini istedi. Aday uçaklann iki aşamalı bir testen geçmeleri öngörülüyordu. "I. Deneme" adı verilen test normal hava şartlannı içerirken. "II. Deneme" nin ise kış şartlannda yapılması planlanmıştı. Hava Kuvvetleri, 17 Nisan 1989 günü Ispanyollann CN-235'nin, bir hafta sonra da Italyanlann G-222'sinin teste alınacağını açıkladı. Bunu duyan tspanya'daki CASA yöneticilerini bir telaş aldı. Çünkü ellerinde teste gönderecek uçak yoktu. Bu beklenmedik durum 4 Nısan 1989 günü saat 10.29'da Ispanya'daki merkezden gelen faks notuna da yansımıştı. Rodrigez'den Sinan Gürsoy'a gönderilen "direktif notu" şifre ve "imalar''dan örülüydü: "Sinan Gürsoy'a, 17 Nisan'daki gösterinin \la>is ayına alınması için çok acele beni ara. Bilinen nedenlerie 10 milyon dolan göstermek istemiyoruz. General'e kredi konusunu yanıtlamasını söyle ÇOK ACİL. Şimdi yetkiülerden vade konusunda OK aldık. Yüzde 60 için yüzde 3, yüzde 20 için yüzde 2.5. yüzde 10 için faizsiz... Son karar için gerekli şartlar 30 Haziran 1989'dan önce bitecek olan göriişmelere bağlı. Bay Z. yeni Bakan sorununu hâlâ yamtlamadı. Saygılar. Antonio 1 " llk iş, test tarihini erteletip zaman kazanmaktı. Çünkü CASA'nın elinde testler için istenen hem paraşütçü atabilecek hem de yük taşıyabilecek bir uçak yoktu. Peki ama.. yetkililere. firmanın elinde denemek için bile böyle bir uçağı olmadığı nasıl anlatılacaktı ? Acaba iki ayn tip uçak getirseler olur muydu ? CASA birlikleri cephede Apansız yakalanan CASA"cılann Türk unsurlan Zeynel Abidin Erdem ile emekli general Kemal Yalçın kollan sıvadılar. Zeynel Abidin, Savunma Sanayii Müsteşarlığındaki hemşerisi Veysel Yayan, Kemal Paşa da Hava Kuvvetleri nezdinde temaslara başladılar. Rodrigez. bu kritik durumun atlatılması için operasyonu bizzat yakından yönetmek istiyordu. Rodrigez de Ispanya'dan kalkıp geldi ve Etap Altınel Oteli'ne yerleşti. 11 Nisan günü CASA'nın danışmanı Kemal Yalçın Paşa. yanına Rodrigez'i de alarak Hava Kuvvetleri Komutanlığf nda üst düzey bir görevliyi ziyaret ettiler. CASA'cılar, yaptığı camilerle ünlü bir mimann adaşı olan bu yetkiliye yaptıklan ziyarette testlere birbirlerinden oldukça farklı CN-235 '10 ve diğeri CN-235'100 olan iki ayn uçak getirmelerinin "nıümkün olup olmadığı'' hususunu dile getirdiler. CASA'nın danışmanı emekli Hava General Kemal Yalçın o günlerde sık sık Hava Kuvvetleri karargâhına giderek *bu tür" ziyaretlerde bulundu ve çok sayıda üst ve alt düzey görevliyle görüştü. Zeynel Abidin de boş durmuyor, o da ANAP ileri gelenleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığf ndaki hemşerileri üzerinde yoğunlaşıyordu. Yapılan temaslar sonunda CASA. ihaleye soktuğu ve getirmeyı yazılı olarak taahhüt ettiği CN-235/100'den ayn bir uçağı teste sokmayı ve bu testi de istediği tarihe almayı başardı. CN-235"in test tarihi 1 ay sonraya atıldı. CASA'cılar yetkilileri "ikna" etmişlerdi. Malatya'nın Akçadağ ilçesinde meydana gelen CASA kazasından sonra şebit olan 34 askerimiz için deviet töreni düzenlenmişti. Askerlerîn CASA raporu / talyanlann bir, Ispanyollann 2 uçağı, test için hazırdılar. 24-29 Nisan 1989 tarihinde Italyanla- nn G-222 uçağı denendi. Aerita- lia'nın G-222 uçağı, uygulanan test- leri hiçbir sorunla karşılaşmadan bi- rirdi. Biıfidan 10 gün sonra da 9-13 Mayıs-1989 tarihleri arasında tspan- yollann CN-235 uçaklan aynı testle- re tabi tutuldu. Teste katılan uzman- lann imzalannı taşıyan bu raporlar, bir zarfa konulup mühürlendikten sonra ilgili makamlann bilgisine su- nuldu. Karann "en yaşamcıl" unsu- ru olan bu raporlar nedense kamu- oyundan büyük bir Thizlikle'' giz- lendi. Rapor gerçekten "çok Uguıç" gözlem ve gerçeklerle doluydu. Tutanak 'CN-235 uçağının uçuş testleri ve sistem kontrolleri sonucuna ait tuta- nak' "6) KlBM.IChğı pisti. birönceki test esnasında çok anzalı ve köstebek yuvalan ile dolu iken bu test esnasın- da. anılan pistin buldozerlerledüzen- lenerek pürüzsüz hale getirilmiş ol- duğumüşahedeedilmiştir. 7) Birön- ceki test esnasında (G-222'nin testi) çok anzalı ve köstebek yuvalan ile dolu olan TUZKÖY toprak pistinin test esnasında buldozerlerle tıraşla- narak pürüzsüz hale getirildiği ve merkez çizgilerinin çekilmiş olduğu müşahede edilmiştir." Aday uçaklannın hazırianmamış iniş alanlanna, beklenmedik intş zo- runluluğu doğarsa iniş- kalkış yapıp yapamayacaklamu anlamak için bu test yapılmak zorundadır. Keza bu. ihaie şartnamesinde de vanh. Ama görülüvor ki; İspanyol uçağının böy- le bir duruma hazır olup olmadığuu bilmek mümkün değil \e de böyle bir durumun vuku bulmasuıda sizi sürp- rizler bekler. Pistin kimin emriyle ve hangj akıl mannkla diizemidiğini ise anlamak mümkün değil. "13) Düz uçuşta uçağın istenilen sürati (165-170 Kt. ekonomik süra- ti) muhafaza ettiği, uçuş zarfinm G- 222 'ye kıyasla daha küçük olduğu tespit edilmiştir. Hidrolik sisteminin tek devreden ibaret olduğu, tazyikle- me sisteminin zayıf olduğu. APU'nun bulunmadığı. motor çalış- tırma eğitimlerinde tek motor eğiti- minde kolaylık sağlayan bir sisteme sahip. Motor çalışırken pervane fe- der oluyor." Hidrolik sistemin tek devreden oluşması demek bu sistem anzalan- dığında buna bağlı olarak çabşan riinı donanımlann (iniş takımlan, kanat flap'leri - iniş ve kalkışta kullanılan kanat uzannlan) devreden çıkması ve onun yedeğinin ounaması demek- tir. Tazvikleme sisteminin zayıfolma- sının getirdiği yaşamcıl bazı sorunlar vardır. Uçak 10 bin feetyüksekliği aş- hğında içerideki basıncın düşmesinin yaratttğı oksijensizlik ortamı uçağın içinde bulunan insanların dikkat ve muhakeme yeteneğinin kaybolması- na yol açar. Buna uzun sûre dsyan- mak mümkün değildir. "15) LAPES uygulamasında 2 tonluk bir yük plate'i arazi +20 fe- et'ten 110 knot süratle atılnııştır. Fletner 'Nose Up' durumunda iken levye çok etkili şekilde oynanmadı- ğı takdirde Crash Landing yapılma- sı gerektiği tespit edilmiştir. (Göz- lem Raporu EK-B'dir)" Pilot uçağı kııllanırken bazı ma- nevralar için bilek kuvvetini kullanır. Fletner ise uçağın kumanda edilme- sini kola> laştıran bir sistemdir ve bu- nun sayesinde pilot çok büyük bir enerji sarfetmeden uçağı sanki oto- matik pilottaymışçasına rahat kulla- nabilir. Ama bu sistemin İspanyol uçağmda çahşmadığı anlaşılryor. Tes- ti yapan pilotlar yerden 6 metre yök- seklikte ve 200 km hı/Ja giden uçağın yük atarken kumanda koluyla etkili bir biçimde ov nanmazsa uçağın yere çakılabikceğine dikkat çekivoriar. "18) Uçaklann konfıgürasyon de- ğişikliklerinden MEDEVAC firma da hazırlanmış olan 2 adet T-37 mo- torunun tenninalde bulunan istifler- le uçağa yüklenmesine karar veril- miştir. Yapılan denemede LINDE ti- pi istifle yüklemenin yapılamayaca- ğı belirlenmiştir. Daha sonra mey- danda'mevcut olan ....' yapısı istifle (sadece Dl YARBAKlR'da bulundu- ğu terminal Astsb. tarafindan ifade edilmiştir.) uçağın kuyruk alünda bu- lunan Omega antenin sökülmesin- den sonra uçağın motora yüklenme- si mümkün olabilmiş. ancak rampa üst kapağı ile yük arasında 3 cm.lik bir mesafenin kaldığı tespit edilmiş- tir. leri'nin eğitim uçaklandır. Buntann motorlarının uçağa sığmaması de- mek, T-33 ve T-37"lerin bu uçaklar- dan destek alamayacaklan anlanuna gelir. Motor yükleme girişimlerinin büyük sonıntara vol açtığı ve oiumlu sonuçlanmadıgı görüiüyor. Yüklene- biien tek motor olan l H-IH helikop- ter motorunu biraz zorlarsanız kuca- ğuıızda bile taşımanız mümkün. "Cenel Hususlar: Takoziarı yok Aynca yüksekliğin tahditli olması sebebiyle plate'in altına konulması gereken takozlar konulamamıştır. Bu durumda emniyetli bir taşımanın ya- pılamayacağı, tehlike durumunda yükün atılması imkân dahilinde gö- CASA OLAYI a. Hv.K.K.hğuıın vazgeçilmez kri- terlerini yerine getirmek için de- monstrasyon maksadıyla ERKl- LET'e tek uçak yerine CN-235-10 ve 100 tipinde olmak üzere 2 uçak getirilmiştir. Bu nedenle değerlen- dirmenin tek uçağın performansına göre yapılması mümkün olamamış- tır." "c. Uçaklann her ikisinde de pilot- tan talep edilmesine, rağmen yakıtın dump edilmesi gerçekleştirileme- miştir ve dump kabiliyeti olmadığı tespit edilmiştir." Bir emergency (zorunlu iniş) anın- da uçağın alana inmeden önce yangm ve palama riskini azaltmak için yakı- ünı boşaltması gcrekiyor. Aneak İs- panyol uçaklannın böyle bir yetene- ğe sahip olmadıkları anlaşıhyor. "25) Yapılan uçuş testleri ve sis- tem kontrolleri sonucunda firma ta- rafindan getirilmiş bulunan CN-235- 10 tipi uçakla malzeme atma ve LA- PES görevleri CN- 235-100 tipi uçakla ise paraşütçü atma. perfor- mans ve tahditli şartlar altında kargo görevleri yapılmıştır. Bu durum fir- ma teldifinde yer alan uçağın özel- likleri havi şekilde henüz serviste ol- madığını göstermektedir." tarafindan getirilmediği için yapıla- marruştır. CN-235-100uçağındaDu- al Rail ve Extraction Chute sistem- lerinin olmadığı tespit edilmiştir. LAPES ve kargo konfigürasyon de- ğişiklikleri yapılmaksızın yük taşın- mışrır. Roller'lann bağlantısız vazi- yette olduğu tespit edilmiştir." Kargo taşunacıuğmm ana unsuıia- nndan biri olan ve uçağın içinde yer alan yükün içeride kaydınlmasına yarayan ikili ray ve atma paraşütü- niin CN-235/10Ö uçağmda bulunma- dığı anlaşılıvor. Yük Taşıma: a. T-33 motor yüklemesi, uçağın içine ölçümler yapıldıktan sonra anı- lan motorun sığmayacağının belir- lenmesi nedeniyle yapılamamıştır. Uçağın İspanyol pilotu ile tspanyol yükleme ekibi de bu durumu kabul- lenmişlerdir. b. Bilahare Diyarbakır meydanın- rülmediğinden uçuşemniyeti açısm- dan motorun taşmmasmdan vazge- çilmiştir. Motorun indirilmesı esna- sında emniyet limitleri zorlandığm- dan rampa alt kenannda hasar mey- dana gelmiştir. c. DlYARBAKlR'dan ESKİŞE- HtR'e uçağın yüksüz olarak gitme- sini takiben ESKİŞEHtR terminalin- de mevcut olan CLARK tipi istifle motor ve malzeme yüklemesinin mümkün olup olmayacağı denen- miştir. CLARK tipi istifle ise boş pla- te'in dahi yüklenemeyeceği, LINDE tipi istifle ise Omega anteni sökül- dükten sonra uçağa yanaşılmış, an- cak plate yüklemesinin emniyetli bir şekilde yapılamayacağı tespit edil- miştir. (Terminal Astsb raporu EK- G'dedir. Uçağa, yüklenmesi müm- kün olan 2 adet UH-1H helikopter motoru yüklenerek MÜRTED mey- danına getirilmiştir. Bu motorlann indirilmesinde güçlüklerle karşıla- şılmıştır. Terminal Asb. raporu EK- H'dedir. Demonstrasyon için getirilmiş olan her iki tip uçağın da kazanlı uçak motorlannı taşımalannın müm- kün olamayacağı tespit edilmiştir" T-33 vef-37 uçaklan Hava Kuvvet- Prototlp uçak Uznıanlar İspanyol uçağının he- nüz bitmemiş, yani "prototip" aşa- masında olduğunu yazmışlardı ra- porlanna. Prototip haldeki bir uçağın ihaleye girmesinin cezasını Milli Sa- vunma Bakam Safa Girav' çok iyi bi- liyordu: "SAC NORTH ÂIVIERICA firması tarafuıdan üretilmekte olan uçak 'prototip' safhasında olduğu için değerlendirmedışı bırakünuşnr.'' Söz konusu olan SAC NORTH AMER1CA firması uçağı olunca ihale dışı bırakılıyor, ama CASA'ya gelince iş değişiyordu. YARIN: Özallar devrede NOti: Koyıı renk dizili bölümler Hava Kwvetleri 'nde görev vapan birgeneralin göriişleridir. NOt 2: Bu vazı dizisi NEZtH TAVLAŞın CASA Ofayı' isimli fe- tabından derienmiştir. YAZILARI ATAOL BEHRAMOGLU Ff "Marksizm ve Ahlak Üzerine - II Geçen hafta günümüz Ingiliz toplumbilimcilerin- den Steven Lukes'ün "Marksizm ve Ahlâk" (Aynntı Yayınları) adlı kitabından söz etmiş, kitabın giriş bö- lümündeki düşünce ve savları özetlerken Engels'in "Antı-Dühring"de kullandığı "gerçekten insani nite- likte bir ahlâk" kavramında bir "ütopya "nın izlerinin görülebilecegini belirtmiştim... Bu düşüncemi biraz daha açmayı yazımın son bölümüne bırakarak Ingi- liz yazann kitabındaki kurguyu bir süre daha izlemek ıstiyorum... • • • Kitabının "Paradoksun örneklerle gösterilmesi" başlıklı ikinci bölümünde yazar, Manı'tan ve özellik- le Engels'ten konuya ilişkin kimi alıntılar yaptıktan sonra, Marksistlerin Marksizm ve ahlâk konusunda görüşlerinin dökümünü yapmayı Karl Kautsky, Ple- hanov, Max Adler, Otto Bauer, Lenin ve Troçki'den alıntılaria sürdürüyor... Hızlı bir özetleme yapılacak olursa, "Etik ve Materyalist Tarih Anlayışı" adlı yapı- tında, Kant'ın ahlâk ilkeleriyle Marksizmi bağdaştır- mayı deneyen Kaırtsky'nın daha sonra bu görüşünü tümüyle değiştirdiği görülüyor. 1898 yılında "Marx ve Engels'in ekonomik ve tahhsel bakış açısının neo- Kantçılık'la bağdaştığına" inandığını yazan Kautsky "Etik ve Materyalist Tarih Kavramı" başlıklı 1906 ta- rihli yapıtında ise "Marksizmin kendi kendine yetehi olduğu, etik bir genişlemeye ihtiyaç duymadığı... Kantçı etiğin, uzlaşmazlıklan mücadeleyle aşmaktan değilyumuşatıp uzlaştırmaktan yana olduğu" görüş- lerini savunuyor. Kautsky'nin bu yapıtındaki sözleriy- le, ahlâki ilkelerin kaynağı "toplumsal /Myaç "lardır; "ahlâkın herbıçimigörelidır"; "ahlâkın özellikle insa- ni olan boyutu, ahlâk kurallan, sürekli değişime uğra- maktadır". Aynı yapıtta, bilim-ahlâk konusundaki söz- ler çarpıcıdır: "...ahlâk ideali, ona amaçlannı göster- meye yeltendiği zaman, bilimde bir hata kaynağı ha- line gelir... (S. Lukes'ün kitabında 33-38. sayfalar.) • • • Alman sosyal demokrasisinin önderi ve Marksist Karl Kautsky'nin herhangi bir kitabının dilimize çev- rildiğini anımsamıyorum. Onu ne yazık ki sadece ken- disine yönettilen eleştirilerden (Lenin'in ünlü kitabın- dan) tanıyoruz. S. Lukes'ün kitabında adı geçen Avus- turyalı Marksistlerin, Max Adler ve Otto Bauer'in ya- pıtlannın dilimize çevrildiğini de sanmıyorum. M. Ad- ler'in "Kant ve Marksizm" adlı yapıtı 1925 tarihli. O. Bauer'in "Marksizm ve Ahlâk" adlı yapıtı ise 1906'da yayımlanmış. S. Lukes'ün kitabının arkasındaki kay- nakça baş döndürücü... Sadece bu kaynakçaya göz atmak bile çağdaş düşünce tarihinin neresinde dur- duğumuzu göstermeye yeterli... O. Bauer'e göre "Kant etığı proletaryanın mücadelesinde örtük bı- çimde var, daha açık biçimde görünmesı doğru de- ğil. " M. Adler benzer bir düşünceyi başka sözcükler- le dile getiriyor: "Sosyalizme etikaçıdan doğru oldu- ğu için değil, nedensel olarak önerildiği için geçile- cek" (Daha anlaşılır sözlerle, sosyalizm ahlâki bir se- çim olup olmamasının ötesinde, toplumsal bir zorun- luluktur. Tıpkı yerçekimi olgusunun ahlâki bir zorun- luluk değil, dogal birzorunluluk olması gibi.) Daha da "ortodoks "çizgideki Rus Marksisti Plehanov'un söz- leriyle "ınsanın amaçlan, üretıci güçler ve toplumsal koşullar tarafindan belirlenmiştir." "Insanlığın yüce çıkariannı temsil eden proletarya nihai amaca enin- de sonunda ulaşacaktır. Bu amaç, ınsanın insan ta- rafindan sömürülmesıne, buna bağlı olarak, toplu- mun sömürücüler ve sömürenler şeklinde bölünme- sine son verilmesidir." (Bu açıklamalardan çıkan so- nuç da, gerçekten ahlâki bir topluma, ancak sınıfsız bir toplumsal düzene ulaşıldığında kavuşulabileceği- dir...) S. Lukes'ün çalışmasında Lenin ve Troçki'nin esas olarak bu doğrultudaki görüşlerinin özetlerini de buluyoruz. • • • En sıradan ahlâk degerlerinin tartışılır olduğu, sa- dece bizim ülkemizde değil gezegenimizin tümünde bir ahlâk bunalımının yaşandığı günümüzde, Mark- sizm ve ahlâk ilişkisi gibi, devrim, demokrasi, insan hakları, birey, toplum, şiddet kavramlanyla, toplum- bilim ve felsefeyie ilgili çok önemli ve geniş bir konu- yu köşe yazısı sınırlan içinde tartışmaya girişmek bel- ki de doğru bir seçim değildi. Sonuç olarak okurlan- ma, S. Lukes'ün kitabını okumalannı ve bu okuma- nın yönlendireceği başkaca yapıtlara ulaşmalarını öneririm. Benim bu konuya ilişkin kişisel görüşlerimi iseşöyleözetteyebilirim: Sosyalizmin kişisel, ahlâki bir seçim olmaktan önce toplumsal bir yasallık (zorun- luluk) ve Marksizmin de bu anlamda bir ahlâk öğre- tisi değil (tıpkı doğal bilimler gibi) bilimsel bir disiplin olduğu görüşlerine katılıyorum. Fakat, tıpkı devrim olgusunun kendisi gibi, bu devrim sonrasında ulaşı- lacağı varsayılan "gerçekten insani nitelikte bir ah- lâk"\n da. daha sonraki bir zamanda gerçekleşecek bir amaç olmaktan önce, yaşanan, yaşanmakta olan her süreçte oluştuğunu, biriktiğini düşünüyorum... Sömürü düzenine ve onun sahte ahlak değerlerine karşı örgütlenip mücadele ederken, insanlık tarihinin bütün süreçlerinde oluşumunu sürdüren "gerçekten insani nitelikte" ahlâk değerleriyle güçlenmek gerek- tiğine inanıyorum. Not: "Kabardin-Balkar Ülkesinde Bir Hafta" baş- lıklı gezi notlanmın sonuncusunun biryerinde geçen "sistemler ardında" sözlerinin doğrusu "sisler ardın- öa"dır. A.B. ataolbe. a cumhuriyet.com.tr Fax:0212-513 85 95 Sabahattin Çakmakoğlu: Pakistanuçak almaktan vazgeçmedi ANTALYA (Cum- huriyet) - Milli Sa- vunma Bakanı Saba- hattin Çakmakoğlu. CASA uçaklarında peş peşe yaşanan ka- zaların ardından Pa- kistan'ın Türkiye'den uçak almaktan vaz- geçmesinin gündem- de olmadığını söyle- di. Milli Savunma Ba- kanı Sabahattin Çak- makoğlu, Antalya Valisi Ertuğnıl Do- kuzoğlu'nu ziyaret etti. Görüşmeden ön- ce gazetecilerin soru- lannı yanıtlayan Çak- makoğlu, bir gazete- cinin, CASA uçakla- nnın üst üste kaza yapmasından sonra Pakistan'ın Türki- ye'den bu uçaklann alımından vazgeçip geçmediğine ilişkin sorusuna, "Paldstan, TAI'yi ve tesislerini çok iyi biliyor; onun için bir vazgeçme ola- yı gündenıde değil" diye yanıt verdi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog