Bugünden 1930'a 5,466,400 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 2 HAZİRAN 2001 CUMARTESİ HABERLER DLNYADA BUGUN ALİ StRMEN Kim Takar Yalova... Osmanlı'da sadrazamlar, sıkça padişahlann hışmına uğrarlar, hatta bu yüzden kelleyi yitirir- lefdi. 1839 Tanzımat Fermanı ile sadrazam azlinde kelle kesmek sona ermişti. Aslında bu fermanı, yaptığı reformlar yüzün- den halk arasında 'Gâvur Padişah' diye anılan Mahmud II imzalayacaktı, ama sağlık koşulları elvermediğinden, yerine geçen Abdülmecid'e nasip oldu bu şeref!.. Fermanın yerli mimarı, 1838 Ingıliz-TürkTica- ret Anlaşması'nı da kotaran Mustafa Reşit Pa- şa, ası! hazırlayıcısı ise ingiliz Başbakanı Lord Palmerston idi. Kımılerinin, tarihe neden 'Büyük' unvanı ile geçtiğine bir türlü anlam veremedikleri Mustafa Reşit Paşa da, bir süre sonra, hasımlannın ga- zabından kendini kurtaramadı ve görevinden azledildi. Ama o sıralarda ingiltere'nin Istanbul biJyükelçisı olan ve nazırlan, sadrazamları res- men azarlamakta beis görmeyen Canning'in duruma müdahalesiyle tekrar görevine iade edil- di. O zaman anladılar rakipleri ki, Bab-ı Âli'nin bi- rinci adamı, gücünü Londra'daki 'Majestelerinin Başbakanı'ndan almaktadır. Canning'e gözyaşı döken Mustafa Reşit, ye- rini tekrar ele geçirince rakiplerine kahkahayla gülmüştür herhalde. O zamanlar acaba 'Yalova kaymakamı' deyi- mi var mıydı? Yoksa bile ne yazar. Sadaret kaymakamı da dahil olmak üzere bilumum kaymakamlar ve na- zır ve sadrazamlar 'Yalova kaymakamı' idiler M- bion'un nezdinde. • • • Yüksel Yalova da Yalova kaymakamı oldu bir gün içinde. IMF'ye yazılan niyet mektubunu hafıfe alan Yalova, Tütün Kanunu düzenlemesinde Tekel ÜstKurumu'ndaTürkiyeZiraatOdalanBirliği'nin de bir temsilci bulundurmasını isteyip, Sayın Derviş hakkında ileri geri konuşunca piyasalar allak bullak oldu, ve kendisi de o gün istifayı basmak zorunda kaldı. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ajay Chhib- ber, Yalova'nın çıkışı üzerine biraçıklamayapa- rak "Olabilecek bir gecikme Türkiye'ye pahalı- ya oturacaktır. Tütün Yasası'ndaki tereddütler yeni değil, ama bunlar tasarınm Meclis'e gelme- sini engellemez" dedikten sonra, 6.5 milyar do- larlık kredinin 1.1 milyar dolarlık diliminin gele- cek hafta yönetimlerince görüşüleceğini de anımsatarak aba altından sopa gösterdi. Zaten Hazine'nin borçlanmada büyük güç- lüklerle karşılaştığı bir dönemde etekleri tutuş- muş olan bir yönetim, Dünya Bankası ve IMF ile ters düşmeyi nasıl göze alabilirdi ki?... Yüksel Yalova sert bir kayaya çarptığını anla- mıştı, ama iş işten geçmişti. • • • Dikkat buyurunuz, Yalova tütünde durumun eskisi gibi devam etmesini savunmuyor, yalnız- ca uygulamada tarım kesiminin de temsilcileri- nin bulunmasını istiyor. Konunun buyönü,tasarı Meclis'e gelincetar- tışılacak. Ama Yalova'nın serencamı, bir mini kriz yarat- masına karşın, esasta piyasaları rahatlatacaktır. Çünkü onun istifasıyla birlikte, 57. hükümet, tıp- kı 1856 Islahat Fermanı'nda olduğu gibi, niyet mektubunu teyit ve bu yolda kararlılıkla yürüye- ceğini cümle âleme ilan etmiştir. Burada, kim haklı kim haksız, kim doğru kim yanlış tartışması yapmıyoruz. Zaten konu, bü- tün artılan bir yana, bütün eksileri öbür tarafa koymayı engelleyecek kadar karmaşık. Böyle bir değerlendirme doğru olmaz. Ama görünen o ki, şu anda biri hariç yürütme- nin bütün unsurları, birer 'Yalova kaymakamı' mesabesindedirler. Derviş Bey, "Kim takar Yalova kaymakamım" deyişini herhalde bilir, ama engin nezaketi yü- zünden sanırım hiçbir zaman telaffuz etmez. Palu Kaymakaımn eşi çarşafa savaş açü HASAN KIZILTAŞ ELAZIĞ-Elazığ'ın Palu ilçesinde kara çar- şaf tarihe kanşıyor. Pa- lu Kaymakamı GüBh- san Yiğit ve eşinin gi- rişimleriyle 100'ü aş- kın genç kız düzenle- nen törenle kara çar- şafiarını çıkararak he- diye edilen pardösüle- ri giydi. Eğitimlerine ara veren 43 kız da ye- niden okulla tanıştı. FaziletPartilibirbe- lediyenin görevde ol- duğu Palu'da. sosyal yaşamını çağa uydur- mak, kızların okutul- masını sağlamak ama- cıyla kaymakamlıkça uzun süredir devam e- den çalışmalar olumlu sonuç verdi. Palu Kaymakamlı- ğı'nda düzenlenen tö- renlerde günlük ya- şamlannda kara çarşaf kullanan genç kızlar daha modern giysilere kavuştu. Etkinliklerin ilk gününde 33 genç kız kara çarşaflannı çı- kardı ve kaymakamlı- ğın armağan ettiği par- dösüleri giydi. Laiklik dersi Törende konuşan Kaymakam Gülihsan Yiğitineşı Sühe>la Yi- ğit, kara çarşafla ilgili çalışmaları bölgenin sosyoekonomik duru- mu ve kültürel yapısı- nı iyice irdeledikten sonra başlattıklannı söyledi. Türkiye Cum- huriyeti'nin laik ve de- mokratik bir yapıya sa- hip olduğunu anlatan Yiğit, vatandaş olarak herkesin üzerine düşen görevi yerine getirme- sini istedi. Yiğit, Tür- kiye de çarşaf ve türba- nın artık tarihe karış- ması, laik düzenin ül- kenin her alamnda hâ- kim olması gerektiğini de sözlerine ekledi. Rektörlerin öğrenci harçlannın 3 kat arttınlması önerisini Başbakanlık 'uygun' buldu Krizin fatıırası öğrenciye çıküEBRU TOKTAR ANKARA- Yükseköğretım Ku- rulu'nun (YÖK) ve bazı rektörlerin hazırladığı raporda, ünıversitelerde- ki mali krizin aşılması için adres gösterilen "öğrenci harçlannın 650 dolara kadar çıkanlması" istemi. faturayı >ıne dar gelirli ailelere ve onlann çocuklarına çıkanyor. YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz'ün "Parası olan bedava okumasın. Zen- ginden > üksek harç ücreti alınsın, fa- kir öğrenci bursla okusun" önerisi- ne tepkı gösteren YÖK Genel Ku- rul üyesi Prof. Dr. Alpaslan Işıku, "Parası olan vergi ödesin, bu vergi- lerle herkesin çocuğu okusun" dedi. Başbakan Bülent Ecevit" e 6 Şu- • Fatura yine dar gelirli ailelere ve onlann çocuklanna çıkıyor. Öğrenci harçlan 650 dolara kadar çıkabilecek. YÖK Genel Kurulu üyesi Alpaslan Işıkh, "Zenginden yüksek eğitim ücreti alınmak isteniyorsa bunun çözümü zenginden vergi almmasıdır" dedi. bat 2001 tarihinde bazı rektörler ta- rafından sunulan raporla, önceki gün Milli Eğitim Bakanı Metin Bos- tancıoğlu'na sunulan YÖK Rapo- ru'nda. "öğrenci harçlannın artö- nlma istemi" Ecevit tarafından da uygun bulundu. Ecevit yaptığı açık- lamada, öğrencilerden ahnacak kat- kı paylan için üniversitelere tanınan yetkiyi yasa değişikliği ile genişle- teceklerini belirterek öğrenci harç- lannın en az 3 katı oranında arttınl- masmın önünü açtı. YÖK Başkanı Gürüz tarafından hazırlanan ve rektörlerce imzalanıp Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulan raporda ise Türkiye'de 2986 olan fert başına düşen ortalama gelir göz ardı edilerek, yükseköğretime olan talebin önemli bir kısmının yüksek ödeme gücüne sahip kesim olduğu öne sürüldü. Dünya Bankası verile- rine göre ABD'de yükseköğrenim gören Türk öğrenci sayısının 15 bin, diğer ülkelerde okuyanlann sayısı- nın da 35 bin olduğu belirtilerek "Açıkça görüldüğü gibi, yükseköğ- retime olan talebin önemli bir kısmı, toplumun oldukça yüksek ödeme gücüne sahip kesimleridir" denildi. Raporda, "bugün ortalama 160 do- larCTvanndaolan ortalama katkı pa- yının 650 dolara yükseltilmesi" is- tendi. YÖK Genel Kurul üyesi Prof. Al- paslan Işıklı ise bu önerinin Başba- kan tarafından onaylanmasına tep- ki gösterdi. Durumu iyi olanlardân daha çok vergi alınması halinde her- kesin eşit koşullarda okuma hakkı edineceğini anlatan Işıklı. "Varlık- lıdan vergi alamayan dev let, Öğrenci Başbakanlık, Kemal Gürüz'ün değil, rektörlerin eski raporunu dikkate aldı Devlet üniversitesinde parah dönem r ANKARA(CumhuriyetBürosu)- Başbakan Bülent Ecevit rektörlerin 12 Ocak ve 6 Şubat 2001 tarihinde sunduklan raporlan dikkate alarak 10 paketten oluşan bir çalışma prog- ramı başlattı. Buna göre öğretım üyelennın maaş ve özlük haklan ıyı- leştirilecek. araştırmagörevlisi kad- rolan arttırılacak. öğrencilerden alı- nan katkı paylannın belirlenmesin- de üniversıtelerin yetkisi genişletile- cek, de\ let ünı\ ersitelerinm konten- janlarının yüzde 10'u kadar paralı öğrenci alabilmesı sağlanacak. Da- ha düşük ÖSS puanı ile devlet ünı- versitelerine girecek bu öğrenciler. vakıf üniversitesi ücretlerini ödeye- cekler. Ecevit, önceki gün YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz tarafından hazırlanan 31 Mayıs 2001 tarihli ra- por yerine 12 Ocak ve 6 Şubat tarih- lerinde rektörler tarafından sunulan raporlan dikkate aldı. Üniversite çev- relerinden 5 ay içinde gelen 3 rapor- la, "adeta rapor zengüıT olan Baş- bakanlık, rektörlerin getirdiği 34 öneri çerçevesinde 10 maddeden oluşan bir çalışma başlattı. Maliye Bakanı SümerOraL Ankara Üniver- sitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras'ı, Ekonomiden Sorumlu Dev- let Bakanı Kemal Derviş de ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut'u arayarak sorunlann çözümünde yar- dımcı olacaklannı, 3000 araştırma görevlisi kadrosu daha vereceklerini, bunlann kullanımını da ağustos ayın- dan önceye alabileceklerini bildirdi. Başbakanlık tarafından "çok ye- rindebulunan istekler" ışığında baş- latılan çahşmalann bazılan şöyle sıralandı: 1 - Üniversite öğretim üyelerinin maaşlan olanaklarölçüsünde iyileş- tirilecek. 2 - Araştırma görevlisi kadrolan- nın arttınhnası önerisı yerindedir. 3 - Yabancı öğrencilerden alınan öğrenim ücretlerini belirleme yetki- sinin üniversite yönetim kurullarına verilmesi önerisi yerindedir. 4 - Kendi öğrencilerimizle ilgili katkı paylan için üniversitelere tanı- nan yetki, yasa değişikliği ile geniş- letilecek. Egebank davası sanığı Keçili ifadesinde, ajansının bankadan alacaklı olduğunu savundu: Şirketim iflasın eşiğinegeldi Egebank'ın eski sahibi Yahya Murat Demirel'in de aralann- da bulunduğu 36 sanığın yargüanmalanna devam edildi. Kanadoğhı'nun istemi reddedildi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargıtay Cum- huriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun, organize suç örgütleriyle ilgili suçlarda DGM'lerde eşgüdümü sağlamaya dönük hazırladığı taslağa Adalet Bakan- lığı karşı çıktı. Başbakanhk'a gönderilen bakanlık görüşünde, Kanadoğlu'nun yasadaki değişiklik öne- rilerinin anayasaya aykın olduğu belirtildi. Adalet Bakanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu'nun Hikmet Sami Türk'e sunduğu Çıkar j Amaçh Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası'nda deği- i şiklik yapıhnasına ilişkin taslak hakkmdaki görüşü- ı nü Başbakanlık'a iletti. Istanbul Haber Servisi - Fona devredilen Egebank'ın eski sahibi Yahya Murat Demi- rel'in de aralannda bulunduğu 36 sanığın "çete oluşturarak bankayı 1 mil> ar 200 mil- yon dolar zarara uğratmaktan" yargılan- malanna devam edildi. Nail Keçiü, Ege- bank'ın reklam işlerini yaptığını, buna kar- şıhk ajansının bankadan alacaklı olduğunu savunarak "Devlet başkanlanna bile reklam hizmeri veren Cenajans Grey'in son 7 ayda iflasın eşiğine geldiğini*' iddia etti. Istanbul 1 No'lu DGM'de önceki gün baş- lanan ve dün de devam edilen duruşmaya, Yahya Murat Demirel, Nail Keçili. Aydoğan Semizer. Ayşenur DemireL Şükrü Esat Erkuş, Muzaffer Aygün ve Hüsejin BajTaktarın da aralannda bulunduğu bazı tutuklu ve tutuksuz samklar katıldı. Dünkü duruşmada ifadeleri alınamayan tutuklu ve tutuksuz sanıklann sor- gulan yapıldı. Keçili, bankacı olmadığını be- lirterek hileli ve dolaylı yollardan kimseye kredi kullandırtmadığını savundu. Keçili şun- lan söyledi:"Cenajans AŞ'nin hissedan ola- rak banka sahibi Demirel ile çaüşmam kadar doğal bir şey yok. Egebank'ın reklam işlerini Çiçeklerin rengîne bölücülük suçlaması DtYARBAKIR (Cumhuriyrt Bürosu) - Mardin Şo- förler ve Otomobilciler Odasfnm 4 yöneticisi hakkın- da Atatürk Anıtı'na san-kırmızı-yeşil renkler içeren çelenk koyduklan gerekçesiyle Diyarbalar DGM'de dava açıldı. Oda yöneticileri, olayın "kompio'' olduğu- nu savundular. Mardin Şoförlerve Otomobilciler Oda- sı Başkanı thsanSemen ile yöneticiler AüBaraj, Muh- sin Samsa ve Ömer Dönder hakkuıda 10 Kasım 1999'daki anma törenleri sırasında Atatürk Anıtı'na san-kırmızı-yeşü renkler içeren çelenk koyarak bölü- cülük yapüklan gerekçesiyle DiyarbakırDGM Savcı- lığı'nca hazırlanan iddianame tamamlandı. yapom. Buna karşıhk ajansım bankadan ala- cakh. Bu işbüüğini çarpıtarak bankanın içini boşaltan çeteve beni dahil eftnek. bana yapü- mış çok büviik bir suçlamadır." Sanık Semizer de Egebank'ın Bayraktar grubundan Demirel grubuna devri sırasında, Demirel grubunun avukathğını yaptığını ifa- de ederek daha sonra Demirel'in isteği üze- rine bankanın yönetim kurulu üyeliğine geç- tiğini söyledi. Semizer. "Meslekibecerilerim başuna dert oldu. Kazandığım avukathk üc- retini ne savcıhkta ne de yedek hâkimliktc an- latamadım. Bu tutuklama geçmişimi sildi. Geleceğimi karartö" diye konuştu. Aygün: Adli bir hata kurbanıyun Bankanın eski genel müdürlennden Er- kuş, bankanın çıkar amaçh bir örgüt merke- zi olmadığını belirtirken bankanın eski ge- nel müdürlerinden Aygün ise u Ben adli bir hata kurbanıvım. Yicdanım hür, bedenim tutukludur" şeklinde konuştu. Bankanın Demirel'den önceki sahibi, tutuksuz sanık Bayraktar da hakkmdaki suçlamalan redde- derek "Ben şirketier topluluğumu sattun, bu yanlış ise beniTaksim >ley- danı'nda assınlar"' dedi. Demirel: Her şeyin sebebi benim Tüm sanıklann ifade ver- mesinin ardından Yahya Murat Demirel, söz istedi. Kendisine kompio kuruldu- ğunu belirten Demirel, "Her şeyin sebebi benim. 2. Dün- ya Savaşı'nın çıkmasının se- bebi benim. Susurluk'ta da adun geçti. Hikmet Uluğ- bay'uı intihar teşebbüsüne de ben sebep oldum" şeklin- de konuştu. Mahkeme heye- ti sanık Turan Turanoğ- lu'nun tahliyesine karar ve- rerek duruşmayı erteledi. katkdaruu arrbrarak dolaylıvergHe- rin pa\ ını bir kere daha arttırmış olacaktır. Eğitim, mal ve meta değil bir haktır. Ama ne acıdır ki, Ata- türkçü devlet \apısında bu haktan yararlanarak yetki sahibi olmuş olanlar. sosyal adaletçi devleti hedef seçmişlerdir" eleştirisinde bulundu. YÖK Genel Kurulu'nun üyesi Prof. Türkan Saylan da, sosyal dev- lette eğitimin herkese fırsat eşitliği içinde verilmesi gerektiğini vurgu- larken konuya daha farklı bir açı- dan yaklaştı: "Çok kazanan ailelerin çocuklan da devlette bedav a okuyur, hiç para- sı olmayanlar da bedav a okuyor. Bu- rada eşitsizlik var." İZÜNİDER'den tepki: Rektörlerin sorunları gerçek değil tZMİR (Cumhuriyet Ege Büro- su) - Izmir Üniversiteleri Öğretim Elemanlan Derneği (İZÜNIDER) Başkanı Prof. Dr. Osman Gökçe, rektörlerin 'üniversite sorunlan' di- ye dile getirdikleri görüşlerin. 'ma- aş' konusu bir yana bırakıldığında, 'tek adam yönetim sistemini güç- lendirmeye dönük istekkr' olduğu- nu savundu. Rektörlerin hükümete karşı çı- kışlannı değerlendiren İZÜNÎDER Başkanı Gökçe, yöneticilerin, yö- nettikleri kurumlann sorunlanm daha etkin bir biçimde çözmek için pek de ahşılmamış olan, daha çok sivil toplum örgürü benzeri yollara başvurmalannı olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi. Ancak, rektör- lerin üniversite sorunlan' diye di- le getirdikleri sorunlar kümesi in- celendiğinde, aynı olumlu göriişe varmanın mümkün olmadığını kaydeden Gökçe, "Rektörlerin s*- raladıkbn sorunlarlistesi karşılaş- nnldığmda insanın küçükdilini yu- tası gdiyor" dedi. Bakan Bostancıoğlu: ** ı Ozel okul i zammı normal ! istanbulHaberServisi-MilliEği- j tim Bakanı Metin Bostancıoğlu, , özel okul zamlan ile ilgili olarak j u Şu anda tstanbuTda yiizde 3045 ; arasında zam >apünor. Bir anor- \ maüikyok''dedı. , Maltepe ve Kartal'da bazı açılış i törenlerine katılan Bostancı, okul- . lann demokratik yapılanma içinde eğitim niteliklerinin yükseleceğini ' ifade etti. Bostancıoğlu, imar ile il- : gili sıkmtılann olduğunu ancak ' bunlan yenmeleri gerektiğini kay- detti. Bakan, Hazine'ye ait arsalann milli eğitim göz ardı edilerek saül- , masma karşı olduklannı belirtti. i Bostancıoğlu, gazetecilerin, özel • okullann ücretlerine yapılan zam \ oranlan konusundaki sorulan üze- ', rine, özel öğretim kurumlannın üc- ; ret artışlanmn yönetmelikte belir- , lendiğini hatırlattı. Bostancıoğlu, \ "Bu da o üdeki enflasyon aranıdır. Şayet okulda yeni \ atınmlar yap- mışlarsa, yüzde 10 daha arüşyapa- ; bilirler. Bunun dışında herhangi bir I art^ yapamazlar" dedi. NOKTA SI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@yahoo.com Akşam yemeğine oturmuştum, cep telefonum çaldı: "Oral Ağabey, ben Banş Yıldınm. 6 ay süreyle tahliye ol- dum. Ölüm orvcu nedeniyle ortaya çı- kan VVernicke-Korsakof hastalığının tedavisi için serbest bırakıldım. Size teşekkür etmek için aradım." Telefo- nu kapattım, yenıden çaldı, bu kez kar- şımda Ümit Kanlı vardı. Benzer söz- lerle teşekkürlerini iletti, ben de onla- nn geçici de olsa özgürlüklerine ka- vuşmasından duyduğum mutluluğu ilettim. Banş ve Ümit'le birlikte 12 genç. Izmır Savcılığı tarafından, gelen raporlar doğrultusunda serbest bıra- kıldılar. Bu gençler, ölüm orucunun beden- lerinde yarattığı tahribartan kurtulabi- lecekler mı, kurtulamayacaklar mı, te- davi sonrasında belli olacak. Izmir Başsavcılığı'nın bu tutumunu olumlu bir adım olarak kabul etmek gerekıyor. Aslında bunca kötü gelişme arasında iyi haberlerde aldım. Operasyon sıra- sında gözünü kaybetme tehlikesiyle yüz yüze olan ve bu köşede durumu- nu ifade ettiğim Metin Turan'ın Istan- Cezaevlerindeki Drama Son Vermek bul CerrahpaşaTıp Fakültesi'nde göz ameliyatı geçirdiğinı ve bu ameliyatın başarılı olduğunu öğrendim. Cezaev- leri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, bir yazıma cevaben bu açıklamayı yol- ladı. Daha sonra Metin Turan'dan da ameliyatın başanlı geçtiğine ilişkin bir mektup aldım. VVernicke-Korsakof hastalığı nede- niyle sıkıntı çeken ve tahliye edilebile- cek Izmir dışındaki cezaevlerinde de gençler var. Bu köşede onlann bir kıs- mından söz ettim. Diğer kentlerin cumhuriyet başsavcılan da benzer gi- rişimlerde bulunabilirler. 19 Aralık son- rası yaşanan drama ve halen süren ölüm oruçlarına ilişkin yasalara uygun böyle iyi niyet adımlan atılabilir. Bu tür iyi niyetli girişimler bazı kapılann açıl- ması için bir olanak yaratabilir. Bu ko- nuda bu köşede çok çağnda bulun- duk. Izmir'deki adımı olumlu bir örnek olarak kabul edebiliriz. F tipi cezaevleri ve devletin bu ko- nuya yaklaşımı, ne yazık ki demokra- tik bir devletin tutumuna uygun değil. Gencecik çocuklann, küçük bir mu- halefet ifadesi olarak yaptıklan eylem- ler, hâlâ "terör" kapsamında kabul edildiği için, bu sorun kökten yanlış bir zemin üzerinde yürüyor. Banş ve Ümit'fn davalannı biliyorum. Onlann, nasıl "terör örgütü üyesi" sayıldıkları- nı biliyorum. Bunun sonucu verilen ağırcezalan biliyorum. İş bununla bit- miyor, bu "teröristler"\n adam edilme- si için bu cezaevlerinin hangi mantık- la hazırlandıklannı da biliyorum. Ben bunlan yazınca, Cezaevleri Ge- nel Müdürü Ali Suat Ertosun'dan mek- tuplaralıyorum ve birçok mektup, be- nim "teröristler"\ cesaretlendirdiğim "eleştirisi"y\e son buluyor. Burada çok kez dile getirdim, bir kez daha söyle- yeyim: Ben ölüm orucunu bireylem bi- çimi olarak uygun bulmuyorum. Ya- şamım boyunca hiçbir zaman şiddet eylemini bir mücadele tarzı olarak onaylamadım. Bu yüzden birçok arka- daşımlayollanm aynldı. Ancak, bütün bunlar, gencecik çocuklara yaptıklan bir masum muhalefet eylemi için ağır cezalar verilmesi yanlışına karşı çık- mamı engelleyemez. Bütün bunlar, "Hayata Dönüş" adı altında 33 insa- nın yaşamını yitirmesine neden olan, cezaevlerini yakıp yıkan devlet ope- rasyonunu desteklememi gerektir- mez. Bütün bunlar, insanlan cezaev- lerinde tecrit ve izolasyona mahkûm etmeyi haklı çıkaramaz. Adı bende saklı bir gencin mektubu önümde duruyor. Sincan F Tipi Ceza- evi'nde kaldığını belirtiyor, üzeri yer yer karalanmış mektubunda dayak ye- diğini anlatıyor. 19 Mayıs ve 23 Mayıs vardiyalarında cjayak atıldığını, ağnlar içinde bu mektubu yazdığını belirtiyor. Mektup şöyle sürüyor "Elbette ki bu tür (üstü karalanmış bir kelime -saldı- nlarla- olabilir) ilk kez karşılaşmıyoruz. Buraya getirildiğimiz günden ben sü- rekliperiyodik aralıklaha (yine çizili sa- nınm -saldınlara-) maruz katıyonız. (Üstü karalı bir kelime) kaynaklı vücu- dumdaki çeşitli ağnlar ve darp izleri için üç gündür hapishane doktoruna dilekçe veriyomm. Fakat ne gelen olu- yor ne giden. Suç duyurusunda bulu- nacağımı bildikteri için cezaevi idare- si füstü karal() belgelenmesini açıkça istemiyor. Bugüne kadar uğradığımız (üstü karalı) hiçbirini belgeleyemedik. Defalarca cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Fakat ne bir araştırma, ne bir sonışturma oldu." Bir başka mektup: "Benim adım Koray Ömüriü 24 yaşındayım ve 6 yıldırtutukluyum. Hapishaneye 18ya- şında girdim. Kısa bir süre sonra da örgüt üyesi olduğuma kanaat getiren DGM, 12.5 yılceza verdi. Üyesi oldu- ğum örgüt ise DLMK (Demokratik LJ- se İçin Mücadele Komiteleri)." Koray, Sincan F Tipi Cezaevi'nde. Mektuplar böyle uzayıp gidiyor... Ölüm oruçlan sürüyor, hâlâ bir şeyler yapılabilir. Tecride son verecek çö- zümler bulunabilir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog