Bugünden 1930'a 5,459,363 adet makale



Katalog


«
»

2 HAZİRAN 2001 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMİ / ekonomiC" cumhuriyet.com.tr 13 Çiftçi de tüketen de zarara girecek. Zehirli yasaEkononıi Servisi - IMF ve Dünya Bankasf nın direktifleri doğrultusunda Devlet Bakanı Kemal Derviş'in çıkması için ısrar ettiği ve özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın ıstifasına neden olan tütün yasa tasansıyla gelecek değişiklikler, toplumun tüm kesimJeriru oluınsuz etkileyecek. Devletin tütün sektöründen tamamen çekilmesini sağlayan yasa tasansı, Tekel'in özeüeştirilmesi için ön hazırlık özelliğini taştyor. Özelleştirmenin yaklaşık 600 bin çiftçinin yansını tarladan uzaklaştırmak ve Tekel'de çahşan 30 bin işçinin yansıru işsiz bırakmak anlamına geldiğine dikkat çekilirken tütün yasa tasansınuı çifcinin ürettiği ürün fıyatının düşmesine, tüketicinin de sigarayı daha pahalıya almasına yol açacağı vurgulamyor. ^ Aynca tasandaki düzenlemelerle, 600 bin ' ailenin tütün üretemeyeceğine ve kentlere göç etmek zorunda kalacağına dikkat çekiliyor. Tütün yasa taslagınm piyasada ve çiftçiler ile tüketicilerin yaşamında yol açacağı değişiklikler şöyle: • FİYATIYABANCILAR BELİRLEYECEK: Tekel, KİT statüsünden çıkartılarak iktisadi devlet teşekkülüne dönüşüyor. Yasa tasansı adeta Tekel'in özelleştirilmesine zemin hazırhyor. Ekilecek tütün miktannı, cinsini ve fiyatını yabancılar belirleyecek. • SİGARA PAHALANACAK: Tütün piyasasında yapılacak düzenlemelerin tıpkı Süt Endüstrisi Kurumu'nun (SEK) özelleştirilmesi sonrasmda yasananlara benzemesinden endişe ediliyor. Piyasanın yabancılara terk edilmesi. çiftçinin ürettiği ürünün fiyatının düşmesine ve tüketicinin aldığı sigaranın pahalanmasına yol açacak. • ÇİFTÇİLERGÖÇE ZORLANTYOR: Tasannın yasalaşması. Türkiye'de şark tütünü ekiminin azalmasına yol açacak. Yabancı tütün üretimi artacak. Bu durum aileleriyle birlikte yaklaşık 3.5 railyon kişiyi etkileyecek ve çiftçiler kentlere göç etmek zorunda kalacak. Aynca kıraç toprakta yetişen şark tütünü ekimi yapılmaması erozyona neden olacak. • DESTEK ALIMLARI BİTECEK: Tütünde destekleme ahmlarına son 4Z, veriliyor. Devlet j 2000 ve 2001 yıh ' ürünü haricinde tütün ) almamayı planlıyor. Üretilen tütünün ' yazılı sözleşme ya da açık arttırma yoluyla piyasada alış ve satışına olanak tanınıyor. • 'SERBESTLEŞTtRME' KURULU: Tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenieme kurulu oluşturuluyor. Ziraat çe\Teleri bu kurulun oluşunun bir şey ifade etmediğini ve kurulun, piyasayı serbest bırakarak yabancıîarm eline geçmesine neden olacağını belirtiyorlar. • İTHALAT tvntYAZI ENDİŞELENDİRİYOR: Taslağa göre yaprak tütün ıthali yasaklanıyor. Bunun istisnası ise üretici şirketlerle ilgili. Üretim şartlannı yerine getiren şirketlere üretim ihtiyaçlarıyla sınırlı olmak ûzere ithalat imtiyazı tanınıyor. llk aşamada sadece belirli kesimin ithalat imtiyazı olmasının endişe verici olduğuna dikkat çekiliyor. Yalova'yı istifaya götüren açıklamalann ardmda çokuluslu tekeller var HolcüngLerin tütün kavgasıANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Devlet Bakanı Yüksel Yalova'>ı istifaya kadar götüren açıklamala- nn ardında çokuluslu tekellerin sa- vaşımının yattığı ortaya çıktı. IMF'ye sunulan nıyet mektubuy- la tütünde destekleme alımlannın kaldınlması, Tekel'in özelleştiril- mesi taahhütleri çerçevesinde Tü- tün Kurulu oluşturulmasına ılişkin yasada, marka bazında en az 2 mil- yar adet sigara, diğer tütün ürünle- rinde 1 milyon adet üretip satanla- ra serbest ithalat ve fiyatiandırma olanağı tanınması, Türkiye pazan- na yeni girmeye çahşan British American Tobacco'yu rahatsız et- ti. Devlet Bakanı Kemal Derviş,'in de bu smırlandırmaya karşı çıktığı, ancak Türkive'de mevcut durumda • Yalova ile Derviş'in Türkiye'deki sigara pazannın paylaşımı konusunda anlaşamadıklan bildiriliyor. Her koşulda Tekel'in özelleştirilmesi ve devletin desteklemeden çekilmesinin ardından üreticiyle birlikte tütün kullanıcılannın da en fazla 2-3 çokuluslu tekelin eline terk edileceği uyanlan yapılıyor. üretim yapan Philip Morris ve Ja- pon Tobacco'nun (Reynolds'ı satın aldı) ise lımitte ısrarcı olduğu bil- dirildi. Yalova'nın da limitte ısrar ettiği için görevden aynldığı ileri sürüldü. Çokuluslu şirketlerin yaran Türkiye'de 1990-199 l'denitiba- ren yabancı sigara üretimi yapılı- yor. Tütün Yasası'nda hükümet içindeki kavganın, üretici, sağlık ve ekonomik açıdan Türkiye'nin yaran yerine çokuluslu şirketlerin çıkarlannadayandığı savlandı. Tas- lak üzerinde asıl tartışmaya neden olan madde şöyle: "Türkiye'de marka bazuıda siga- ra için en az 2 milyar adet, diğer tü- tün mamulleri için en az 1 milyon Niyet mektubuyla tütünde destekleme alımlannın kaldınlması, çiftçinin sonunu hazırlayacak. adet üreten ve satanlar, aynı marka- dan olmak üzere serbestçe ithalat yapabflirier, fivatlandırabilirler ve satabilirler. Sigara ve diğer tütün mamulleri için belirtilen miktarla- ruı altındaki tütün mamullerinin it- halatı. ithal edilen tütün mamulle- rinin fiyatının belirlenmesi ve yur- tiçinde pazarlamasına ilişkin usul ve esaslar kurumun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu taranndan betir- lenir. Bu şartlarla ilgili işlemlerin tespit ve takibi kurum tarafindan yürütülür." Bu taslak Başbakanlığa sunul- muş olmasına karşın limit üzerin- deki baskılar nedeniyle Bakanlar Kurulu'nda onaylanmadı. Kavga- nın Türkiye'de mevcut, üretim ya- pıp pazara girmiş olanlarla sigara pazanna yeni girmeyi düşünenler arasında yaşandığı, taslaktaki 2 milyar adet sınırlamasının başlan- gıçta 5 milyar adet olmasına karşın aşağı çekildiği, gelinen noktada ise bu sınınn tamamen kaldınlmasının istendiği öğrenildi. îekellere pazar açüacak Sınınn kaldınlması durumunda örneğin Bulgaristan'dan gelecek ucuz, fason üretimle insan sağlığı- nı daha çok tehdit eden sigaralara Türkiye'nin pazar olacağı belirtilir- ken sınınn konınması durumunda da devlet tekelinin yenni özel teke- lin alacağı kaydedildi. Ancak, her koşulda Tekel'in özelleştirilmesi ve devletin desteklemeden çekil- mesiyle üreticiyle birlikte tütün kul- lanıcılannın da en fazla 2-3 çokuluslu tekelin eline terk edileceği uyanlan yapılıyor. Türkiye'de üretim ve satış yapan- lann 2 milyar adetlik sının, u ken- dikrinin yerii sanayki konumuna geUükfcri" gerekçesiyle savunduk- lan belirtildi. IMF'nin dayattığı yasaya karsı görüş blldiren bakanın İstifaya zorlanması tartısma yarattı Yüksel Yalova'ya tütün desteğiEkonomi Servisi ANAP'lı Yüksel Yalova'nm. Tütün Yasası konusunda IMF'ye direnmesi sonucu devlet bakanlığı görevinden istifa etmek zorunda kalma- sı, hükümet ortağı partiler- de de "kim haklı" tartışma- sı başlattı. ANAP Genel Başkan Yar- dımcısı Bülent Akarcalı. devletin tütün tekelini iki bü- yük holdinge devredeceği yönünde kuşkular olduğuna dikkat çekerek "Bu önemli bir soru işaretidir, IMF prog- ramının uygulayıcılan bu konuyuayduılatmahdır" di- yerek Yalova'ya destek ver- di. DSP'li TBMM Tanm Komisyonu Üyesi Yücel Er- dener ise Yalova'nın istifası- • Yüksel Yalova'ya Akarcalı ve Erdener'den destek geldi. ANAP'lı Akarcalı "Tütün tekeli iki büyük holdinge mi bırakılıyor" diye tepki gösterirken DSP'li Erdener de IMF'nin tütün politikasına karşı olduğunu söyledi. sunda soru işaretleri var" dedi. TBMM Tanm, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi DSP'li Yücel Erdener, istifayı "holdingler arasın- daki kavgaya* bağlayarak, Yalova'nın TZOB'da yaptı- ğı konuşmayı "seçmenine mesaj"diyeyorumladı. Zi- raat Mühendislerı Odası Başkanı Gürol Ergin, tütün yasa tasarısının gerek çittçı- ye gerekse tüketiciye zarar vereceğini söyleyerek. "Tü- tünde kotaya karşı değiliz. Beili miktardan fazla üretil- mesini biz de istemivoruz. nı "iki holding arasındaki kavgaya" dayandırdı. Akarcalı'dan eleştiri ANAP Genel Başkan Yar- dımcısı Akarcalı, Yalova'nın istifasına neden olan "tü- tün" kavgasında, Devlet Ba- kanı Kemal Derviş'i de üstü kapalı eleştirdi. Akarcalı, "Şimdi de bir tarafta Saban- cı ile işbirliği içindeki Philip Morris, diğer tarafta Koç- BATT ortaklığı var. Yani devlet elindeki tekelden bu iki holdingden oluşan yeni bir tekel miyaraühyor konu- Ancak eğer Türkiye'de kota uygulanacaksa kıraçtoprak- ta üretim yapan ailelere do- kunmayın, bunun yerine hiç- bir ürün ekemezsiniz" dedi. Tütünde acı oyun Tütün Eksperleri Derneği Izmir Şubesi Başkanı Faruk Cülpınar. tütün yasa tasan- sını Osmanlı'nın son dö- nemlerindeki tütün politika- sına benzeterek "O zaman da yeni borç alabilmek için ülkcdeki tütün imtiyazı Av- rupadaki sermayedaıiara venlmişti. Kurulan Reji şir- keti tütün üreticilerini peri- şan edip on binlercesini kat- lederken taahhüt ettiği para- yi da hiçbir zaman ödeme- miştir" diye konuştu. Yılmaz, MHP 'li bakanlann da bemer konularda açıklamayaptıklannı anımsattı: Biz konıışunca böyle oluyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yar- dımcısı Mesut Yılmaz. görevinden istifa eden Yüksel Yalova'nın yerine en kısa sü- rede atama yapılacağını söyledi. Yılmaz, benzer konularda MHP'li bakanlann da açıklamalan olduğunu, ancak finans ke- simınin bu kadar etkilenmediğini söyle- di. Yılmaz. "ANAP'hlarkonuşunca böy- le oluyor" dedi. Almanya'da bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'ye vekâlet eden Şuayip Üşenmez. gazetecilerin Bahçeli'nin Ya- lova'nın istifasını nasıl değerlendirdiği- ne ilişkin soruları üzerine, "Sayın Bah- çeü"'nin ayn bir şekilde değeriendirecek hali yok. Görülen lüzum üzerine gereken yapıİmıştır. Tıpkı benim gibi. Başbakan gibi, Sayın Yalova'nm genel başkanı gibi düşünüyor ve Sayın Yalova'nın da kendi iradesini kullanması suretiyle bu işlem gerçekleştirilmiştir" dedi. Bir süre susacak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yüksel Yalova'nın istifasına ilişkin tartışmalar sürerken lıükümetin ANAP kanadında revizyon beklentisi arttı. Yaîova. istifasının ardından bir süre "konuşmama" kararı aklığmı aı;ık!arken yakın çevresine. açıkiamalannın "istifaya zorlanması*" sonucunu gctircccğini beklemedığini ifade ettiği öğrenildi. Yalova'nm. öticeki gün Dcrviş ve ekonomik programa dönük ele^tiriler içeren açıklamasınm yaptınmı » *olarak "istifasmm istenmesinr beklemediği dilc ^W*" actiriliyor. Yalova'nm yaksn s'^vrc>inc ^ S ^ de. "Tanm Bakanı. buğdayfiyahvla ilgili ;niş'e. LMPye o kadar tepki gösterdi şey > apıimadı. Benim sözfcrim KEMAL DERVtŞ Bunalıma izin verilmedi ROMA(AA)- îtalya"daki temaslannı sürdüren ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nm istifasıyla ilgili olarak, * Yenibunahnüara müsaade etmememiz gerekir'' dedi. Her demokrasi ortamında farklt düşüncelerin olabileceğine dikkat çeken Derviş. hükümet olarak ekonomik programın kararlı bir şekilde arkasında oîduklannı dile getirdi. Önceki günkü olayın da bunun bir göstergesi olduğunu aniatan Derviş, gerekirse programda düzeltmeier yapılabileceğini, ama herkesten fedakârlık beklendiğini de sözlerine ekledi. Türkiye'nin önündeki üç-dört ayın da zor ve fedakarhklarla Derviş, yaz sonunda durumun düzlüğe çıkacağım ve yabancı yatınm girişinin artacağını ifade etti. TekePle gıden dördüncii bakan ANKAR\ (Cumhuriyet Büro- su) - Yüksel Yalova. Tekel"in özel- leştirilmesi tartışmalan nedeniyle son 20 yılda görevinden aynlmak durumunda kalan 4. bakan oldu. Tekel'in özelleştirilmesi tartış- malan ılk olarak 12 Eylül 1980 darbesinin hemen ardından başla- dı. Bülend Uhısu hükümetinin o dönemde Gümrük ve Tekel Baka- nı Recai Baturalp idi. Baturalp'in görevi 1983 seçimleriyle sona er- di. Turgut Özal'ın Başbakanlığı döneminde Gümrük ve Tekel Ba- kanlığı görevini yürüten Vural Ankan, başbakanla girdiği tartış- ma sonucu görevinden azledildi. O dönemde Cumhurbaşkanı Ke- nanEvren'di. Yine 1989 daki Özal hükümetinin Sağlık Bakanı Bü- lent Akarcalı, sigara pazannın ulusaşın sigara tekellerine açılma- sına karşı çıktığı için görevinden aynlmak zorunda kaldı. Tekel 1841 yılında kuruldu. Bünyesinde 25 yaprak tütün işlet- me müdürlüğü, 8 sigara fabrikası, 28 alkollü içki üreten fabrika, 20 tuz işletmesi bulunuyor. 1925'te yabancılardan alındı Çökme sürecine giren Osman- lı'nın, diğer alanlarda olduğu gi- bi bu tekeli borçlan karşılığında Reji tdaresi'ne devredildi. Izmir Iktisat Kongresi'nde topluma, özellikle köylülere verdiği zarar nedeniyle Tekel'in yabancılardan alınması istendi. Bunun ardından Tekel 1925 yılında 4 milyon lira- ya alındı. Reji elindeyken devlete 4-5 mil- yon gelir getiren Tekel, kamulaş- tınlmasınm ardmdan gelirini 4.5 kat arttırdı. 1980 yılından sonra Tekel'in yeniden özelleştirilmesi gündeme gelirken yatınmlar bu yıldan sonra tamamen durdu. Yine aynı tarihten itibaren yaban- cı sigara ithaline izin verildi, 1986 yılında da sigarada devlet tekeli kaldınldı. İŞÇMN EVRENİNDEN ŞUKRAN SONER Kantarın Topu Kaçtı Bizim ülkede krizlerde kantann topu ile hep iş- çi, emekçi aleyhine oynamak kolaycılığı geçerlidir. Bu bir yazgı imiş gibi her krizde en ağır bedellerin emek cephesine ödetilmesi kararlanna boyun eğil- mesi için dört kol çengi büyük bir baskı uygulanır. Bu nedenle, krize ilişkin gelişmelerde sermaye cephesinin çıkar çatışmaları gündemdedir. Batık bankaları kurtarmaya mı, ticaret gruplarına, sana- yicilere mi öncelik verilecegi ana tartısma konusu- dur. Biz bu anlamdaki en küçük çıkar çatışmasında, yüreğimiz ağızımızda, faizlerin, doların yükselme- si, borsanın çökmesini izlerken emek haklarının gaspında kantann topu kaçmış, hak-hukuk dışı bir yanş, tırmanış yaşanıyor. Vakıfbank çalışanlarına yönelik başlatılan uygulama bu işe "dur" diyenler çıkmazsa işlerin nerelere vardırılabileceğinin çar- pıcı, ürkütücü son örneği.. Bilindiği üzere Vakıflar Bankası, oluşumu ile bir özel banka iken nasıl olacaksa yeniden özelleştir- me kapsamında. Vakıfların özel bankası için alın- mış özelleştirme karanna karşı da FP'nin açmış ol- duğu dava sürmekte. Herhalde günün modası ya- bancı egemenliğinde yeni bir finans sisteminin oluşturulması hedeflenmiş. Besbelli bunun da ke- limenin tam anlamı ile "ucuza kapatma" olması için, bankaya zarar vermek üzere, yapılabilecek ne kadar olumsuzluk varsa yapılmakta. Vakıfbank Genel Müdürü, krizin darboğazında kaynak sağlama adına düşünülen tasarrruf önlem- lerine, işçinin zorunlu ücretsiz izne çıkanlmasını katmış. "Bu bir yeni buluş değil ki, özel sektörde ne zamandır birçok krizde uygulanmakta" diyen- ler çıkacak. Doğru; oldukçayaygın, hak, hukuk dı- şı bir işçi hakkı gaspı yöntemi. Vakıfbank'taki yeni boyutu, işçiden dilekçe alınarak gönüllü ücretsiz izne çıkarma işlemi uygulanmaya çalışılırken as- lında izne çıkarmadan çalıştınlmak istenmesi. Apa- çık bir yılda iki kez 15'er günlük zorunlu ücretsiz izne çıkarıp izinde çalıştırmayla, işçi başına iki ay yarım maaş ödenmesi. Genel müdür, müdürlerini toplayıp kararını teb- liğ ettirdikten, dilekçe vermeyenlerin işten atıla- cakları tehdidini savurduktan sonra, 2 bin 600 ka- darVakıfbank çalışanı için birden zaten bu ayın ma- aşlannın yanm olarak ödenmesi talimatını vermiş bulunuyor. Işçilerden tek tek zorunlu izne çıkma, ücretsiz izin dilekçeleri arkadan toplanıyor. Yasal boyutta, toplusözleşmede işçinin doğum, hastalık, ölüm gibi özel haller için ücretsiz izin hak- kı var. Bu hak tersine işletildiğinde, zorunlu ücret- siz izin uygulaması sonrasmda, işçi çalıştırılıp pa- rası ödenmedikten sonra, bir de yasal anlamda kendi dilekçesi ile ücretsiz izne çıkmış olduğu için, aynı yerde işine devam edememe, işverenin key- fine bağlı iş gösterilmesi gibi bir riskle karşı karşı- ya olacak. Anayasal ve yasalar anlamında yasak angarya çalıştırmanın, büyük suç işlendiğini söylemenin bir yararı var mı, bilemiyorum. Bu uygulamanın Vakıf- bank açısından getirip götürdükleri üzerinde de durmak gerek. Bir bankanın durumu ne kadar kö- tü, para sıkışıklığı ne kadar büyük olursa olsun, ça- lışanlarının yarım maaşlarının gasp edilmesine muhtaç duruma geldiği gibi bir görüntü sizce ne sonuçlar getirir? Hele de bu işyerinde bir sendikal örgütlenme, yıl- lardır geçerli sözleşme düzeni varsa. BASS sen- dikasına bilgi dahi verilmeden üyelerinin ücret- lerinin yansının kesilmesi, işten atılma tehdidi ile tek tek zorla 15'er günlük ücretsiz izne çıkma dilek- çelerinin bir yandan da çajışmalan istenerek top- lanması ne anlama gelir? Üstelik yeniden sözleş- me masasına oturma sürecine girilmişse. Gerçek- ten çalışanlann geleceği açısından da yaşamsal bir sıkışıklık söz konusu ise sorunlara masa başında çözüm arama daha akılcı olmaz mıydı? Pek çok yerden olduğu gibi Vakıfbank'tan da, içinin boşaltılmasına, usutsüzlük, yolsuzluklara iliş- kin söylentilerin çıkması yeni değil. Ortada geçer- li bir hukuk düzeni, devleti varsa Vakıfbank'ta olup bitenlere bir el atılması zamanı gelmiş de geçmiş gibi gözükmüyor mu? e-posta: sukransonerCqyahoo.com 20 milyon marka mal oldu Bodrum'a nöbetçi Metro OLCAYBÜYÜKTAŞ BODRUM - Yapımı- na 16 Şubat tarihinde başlanan Metro Cash& Carry dün faaliyete geç- ti. 31 bin metrekarelik alan üzerine kurulu grosmarket 300 kişiye iş olanağı sağlıyor. Birçok ilkin yaşama geçirildiği mağazada hatırh müşteriler için ayn bir giriş planlandı. Kartını gösteren söz konusu müşterilere bil- gisayar daha önce veri- len siparişlerin hangi reyonlarda hazır oldu- ğunu bildiriyor. Mavi vesan Metro renkleri- nin, Bodrum'a uyum sağlamak için beyaz olarak değiştirildiği mağazada, hatırh müş- teri programı ve yazılı- mı tamamen Türk mü- hendis ve ekip tarafin- dan yapıldı. Uygulama dünyada da ilk örneği oluşturuyor. Bodrum'da özellikle yerel üretici ile buluş- mak istediklerini söy- leyen Metro Cash& Carry Genel Müdürü Hakan Ergin, Bod- rum'a özgü bazı ürün- lerin Avrupa ülkelerine gönderilmesinin plan- landığını dile getirdi. Bu çerçevede güzel bir işbirliği kurulacağma inandığını ifade eden Ergin, diğer mağazala- nnda 60 bin civannda kartlı müşterisi olan Metro'nun Bodrum mağazası için 15 bin kişinin başvurduğunu söyledi. Piyasa beHrler Bodrum Metro açılı- şına katılan Metro Cash&Carry Doğu Av- rupa sorumlusu Gerar- dus van der Putten, marketlerin şehir dışı- na taşınması ile ilgili bir soru üzerine, bir dü- zenlemenin yapılması gerektiğini, ama aşınya gidilmemesinin doğru olacağını kaydetti. "Eğer pazar kötü, çok fîrma ama az kâr var- sa, market sayısında aşın rakama ulaşdnuş- sa düzenieme yapıhr. Bunu piyasa belirier" diyen Putten, Fran- sa'nın buna bir örnek olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog