Bugünden 1930'a 5,458,119 adet makale



Katalog


«
»

6 HAZİRAN 2001 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Hükümete 15. gensoruönergesi • .ANKARA (Cumhumet Bürosu) - DYT, Başbakan Bülent Ecevit hakkında "yargı bağımsızlığına müdahale edildiği" gerekçesiyle gensoru önergesı verdi. Onerge ile hükümet ve bakanlar hakkında verilen gensoru sayısı 15'eulaştı. DYP Grup başkanvekilleri Nevzat Ercan, Ali Rıza Gönül ve Turhan Güven imzasıyla TBMM Başkanhğı'na sunulan önergede, "Gensorunun veriliş amacı, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı için bir tehdıt oluşturan Başbakan ve bakanlahn müdahalesine son vermektir" denildi. Yücelen: Daraltma yok • ANKARA (Cumhumet Bürosu) - tçısjeri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı dairelerde daraltma olmayacağını söyledi. Yücelen, dün yaptığı açıklamada, tstihbarat Dairesi ile Kaçakçıhk ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi'nde bir küçültmenin söz konusu olmadığını belirteTek yolsuzlukla mücadelenin önündeki engelleri kaldıracaklannı savundu. Yücelen, kendisinin personelin ya da herhangi bir dairenin daraltümasına yönelik bir programı olmadığım belirttı. Tahkımtasansı kabul edildi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Uluslararası tahkimin uygulanma esaslannı belirleyen tasan dün TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. FP'lı Ramazan Toprak, "Sadece bir bakan ve Merkez Bankası başkanının imzasıyla IMF'ye mektup veriliyor. IMP hükümete adeta talimat veriyor. Anayasa değişikliğinden bu yana. yabancı sermayeyi çekme gerekçesi ardmda, kirlı emeller olduğu konusundaki çekincemizin haklılığı ortaya çıktı" dedi. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ise uluslararası tahkimin zorunluluğuna dikkat çekti TCOBtemsH edilecek • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda dün kabul edilen Tütün Yasa Tasansf nda, komisyonun zorlamasıyla hükümet, Tütün Kurulu'na, Türkiye Ziraat Odalan Birliği'nin (TZOB) bir üyeyle temsiline olanak tarudı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun üzerinde geniş redaksiyon yetkisi alarak kabul edilen tasan Philip Morris-Sabancı ortaklığı ile Koç-BATT grubunun istenüerini de karşılıyor. Yimafdan Genç'edava • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, RTÜK Yasa Tasansı'nın genel kurulda görüşülmesi sırasında "... Eğer rüşvet aldığınızı ispat edemezsem miUetvekilliğinden istifa edenm" diyen DYP Tunceli Milletvekili Kamer Genç hakkında 10 miryar liralık tazminat davası açtı. AİHM'de Lice olaylan nedeniyle suçlu bulunan Türkiye, 4 trilyon tazminat ödeyecek RekorıııalıkrmıiyetANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Avrupa Insan Hak- lan Mahkemesi (AİHM), Türkiye'yi, Diyarbakır'ın Li- ce ilçesinde 1993 yılında çı- kan olaylarda ev ve işyerleri zarar gören 246 Liceliye 2.5 milyon sterlin (4 trilyon 160 milyar lira) tazminat ödeme- ye mahkûm etti. 22 Mart'ta verilen karara taraflann itiraz etmemesi nedeniyle Türki- ye'nin 22 Haziran'a kadar tazminatlan yurttaşlara öde- mesi gerekiyor. Cezanın, AİHM'nin bugüne kadar so- nuçlandırdığı davalarda ver- • 1993'te Lice'de 15 kişinin yaşammı yitirdiği çatışmalarda ev ve işyerleri zarar görenlerden 246'smın AİHM'ye yaptığı başvurunun sonucu kesinleşti. Türkiye, 22 Haziran'a kadar 2.5 milyon sterlin tazminat ödeyecek. diği en yüksek tazminat ol- duğuna dikkat çekildi. Türkiye, Avrupa nezdinde tarihinm en büyük tazminat- lanndan birine Lice olaylan nedeniyle mahkûm edildi. AİHM'nin Türkiye'yi rekor tazminata mahkûm ettiği Li- ce olaylan, 22 Ekim 1993'te yaşandı. Lice'de çıkan çatışmalarda 15 kişi öldü, ağır silahlann da kullanıldığı olaylarda 230 iş- yeri ve 400 konut tamamen veya kısmen hasar gördü. Yurttaşlann başvurusu üzeri- ne sulh hukuk mahkemesi aracıhğıyla ev ve işyerlerinde hasar belirleme çalışmalan yapıldı. Zarar gören yurttaş- lar, maddi ve manevi zararla- nnın karşılanması amacıyla tçişleri Bakanlığı'na başvur- du, ancakbakanlık tarafından kaymakamlık kanalıyla dava- cıtara gönderilenyazıda, zara- nn ödenmeyeceği bildırildi. Türkiye'deki iç hukuk yol- lannın sona ermesi üzerine 246 Liceli, avukatlan aracılı- ğıyla 1996 yılında Avrupa ln- san Haklan Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı. AİHM. yaklaşık 5 yıl süren davanın ardından Türkiye'yi suçlu buldu. Mahkeme kara- nnda Türkiye'nin, olayda adı geçen ve mahkemeye başvu- ran Licelileri 'PKK rrülitanı gibi değeriendirdiği'ne işaret edildi. Mahkeme kararmda, Türkiye'nin, Avrupa însan Haklan Sözleşmesi'nin 'if- kence yasağı, özgürlük ve gü- venlik hakku adil \argılanma hakk\, etkili başvuru hakkı, aynmcüık yasağı'. 'haklann kötüye kuUanımınuı yasak- lanmasj' ve 'haklann kısrtlan- masuun sınırları' üst başlıkh maddelerini ihlal ettiği belir- tildi. Davacı avukatlan, 22 Mart 2001 tarihinde sonuçlanan davaya Türkiye'nin itiraz et- mediğini bildirdiler. MHP'DE SANCILI GUNLER Muhaliflerin üıracı kapıda EMtVEKAPLAN ANKARA - Kahra- manmaraş Milletvekili Edip Özbaş'ın da arala- nnda bulunduğu bir grup milletvekilinin parti içinde muhalefet harekett başlatması MHP'de sıkmtı yarattı. MHP yönetüninin, mu- halif milletvekillen hakkında soruşrurma açacağı öğrenildı. MHP Grup Başkanve- kili Mehmet Şandır. "MHP'ye zarar veril- mesine izin vermeyiz" dedi. Kahramanmaraş Milletvekili Edip Öz- baş'm, MHP lideri Devlet Bah- çeti'ye sert ele. tiriVer yönelttiği mektup MHP'yızo- ra soktu. Mektubun- da, partinin iyi yönetil- mediğini belirten Öz- baş, Bahçe- li'denkong- — — — reyi olağanüstütoplan- tıya çağırmasını istedi. Özbaş, "MHP, hükü- metin tutsak ortağı ol- muşrur. Milktin MHP'yi bir zulüm ta- şeronu olarak algüaya- bileceği ve mutlaka he- sabuu soracağı akıilar- dan uzak tutulmamah- dır" dedi. Bahçeh'nin, mektupla ilgili olarak bir yorum yapmadığı, ancak sinirlendiği be- lirtildi. Bahçeli. daha önceki toplantılarda, "Bugüne kadar ülkü- cülüğü anlamayanlar, yapüanlann farkına varmayanlar, hiç dur- masınlar, gideceklerse gitsinkr" diyerek mu- haliflere tepki göster- mişti. Bahçeli" nin, "126 milktvekili va da • MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye mektup yazarak eleştiriîerini dile geriren muhalif milletvekilleri hakkında soruşturma açıhyor. % milletvekili fark et- mez" dediği de öğrenil- di. MHP yönetiminin, Özbaş ile birlikte mek- tupta imzası bulunan Kayseri Milletvekili Sadık Yakut ve Yozgat Milletvekili Mesut Türker hakkında so- ruşturma açacağı belir- tildi. MHP Grup Baş- kanvekili Mehmet Şan- dır, "Buarkadaşlannu- za soracağız. Mektup- daki iddialaruun bir kanıtıvar mıdır? Niyet- lerinin ne olduğunu araştıracağız. Her var- uk kendini korumak zorundadır. MHP sa- hipsiz bir yer değfl. MHP'yeza- rar verüme- suıe nıüsa- ade etme- yiz" dedi. Eski MHP'lile- rin yer aldı- ğı bir grup da yeni par- ti hazırlığı- nı sürdürü- yor. Eski MHP Genel Başkan Yardımcısı EyüpAktepe'nin koor- dinasyonunuyürüttüğü yeni oluşumun adı 'Ye- njden Kuvayı Milliyeye Çağn Hareketf olarak belırlendi. Yeni oluşu- mun temmuz başında bir partiye dönüşebile- ceği, kurucu üyelerin kimler olacağı konu- sunda kapsamlı bir ça- lışma yürütüldüğü be- lirtildi. Kurulması planlanan partinin tü- zük taslağı hazırlanır- ken hareketin ideoloji- si, "miüi egemenh^e tam bağansızbk, adü ge- tir dağüımına dayah üreten toplum. milkti oluşturan değerkrin ev- renselleştirilerek birlik ve berabernğin sağlan- vaasT olarak belirlendi. İzmir'e giden Sezer, sevgi gösterisi yapan yurttaşlan sdamladı. (A A) Sezer tzmir 'de: Bana plaket vermeyin İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, beraberinde Cumhurbaşkanhğı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoglu ve eşi Semra Sezer ile getdığı tzmir'de ilk olarak valiliği ziyaret etti. Burada, Vali Alaaddin Yüksel'den kentin sorunlanyla ilgili brifing alan Sezer'e, üzerinde tzmir Hükümet Konağı'nın gümüş rölyefi bulunan plaket sunuldu. Bunun üzerine Sezer, Vali Yüksel'e, "Bu ilk ve son oLsun. Plaket kabul etmrvorum. Ama bu çok anlamh bir plaket" dedi. Daha sonra tzmir Özel Türk Koleji bahçesinde bulunan Uşakizade Köşkü'nün açıhşını yaptı. Sezer, Atatürk'ün tzmir'de karargâh olarak kullandığı ve eşi Latife Hanım'm da uzun yıllar yaşammı sürdürdüğü binanm restore edilmesinden duyduğu mutluluğu da dile getirdi. ÇtZMEDEN YUKARI m.kartfesuperonline.com.tr MUSA KART IRMIKI AYDIN ENGtN aengin(a doruk.net.tr MHP bir kapalı kutudur. Dı- şanya ışık sızdırmaz. Parti içinde olup bitenler, '//der'in yansıtılmasırıı uygun gördü- ğüyle sınırlıdır. 'Başbuğ'\ar\ Alparslan Türkeş'in ölümüy- leyeni 'Başbuğ' Devlet Bah- çeli'nin dizginleri tam olarak ele almasına kadar geçen o çalkantıh, kavgalı, itiş kakışlı, kurultay salonlarında uçuşan iskemleli dönemde bile bu durum pek değişmedi. MHP çevrelerinden iyi haber alan gazeteciler bile parti içindeki gruplann gücü, siyasal ve ide- olojik farklıltklan üstüne incir çekirdeğini dolduracak kadar bilgilerle habercilik yapabildi- ler. Nitekim bu yılın mayıs ayı- nın başlannda parti içinde bir- kaç milletvekili ile ağıriığı ilçe başkanlanndan oluşan bir grubun, yeni Başbuğ'a bir muhtıra verdikleri duyuldu, a- ma içeriğine ulaşıtamadı. 'Muhtıra mektup'un sahibi, milletvekili Edip Özbaş bile bilgi verme gereğini duymadı ya da cesaretini gösteremedi. MHP'de Yol Ayrımı mı? (1) önceki güne kadar. Önceki gün, ilk mektubuna yanıt bile verilmeyen Edip öz- baş ikinci bir mektup yazdı ve bu mektubu basına da iletti. MHP'yi iyi kötü izlemeye çalışan gazeteci tayfası mek- tubun önemini hemen fark et- ti. Şu vungulara bakınız: "Türk milliyetçiliği MHP'ye ve MHP'lilere unutturulmak istenmektedir... MHP'liler ve ülkücülerbu kötü gidişe mut- laka durdiyeceklerdir... MHP geleneklerine aykırt olarak Genel Başkan tarafından ata- nan grup başkanvekilleri... Merkezyönetim kurulu üyele- rinin yeniden seçilmesi için MHP büyük kurultayı acilen toplanmalıdır... Globalleşme, özelleştirme, devletin küçül- tülmesigibi kavramlann arka- sına sığınılarakyenisömürge- cilik anlayışına kapı aralan- maktadır..." Lider (=Führer) partisinde böylesi cümleler, demokratik bir hakkın kullanılması olarak değil, liderin otoritesine karşı çıkmak, bayrak açmak, baş- kaldırmak olarak algılanır. Cezası ağırdır. Tabıi lider (=Führer) böylesi- ne ağır bir ceza biçecek ve uy- gulatacak güçteyse. MHP milletvekili Edip Öz- baş ve onu desteklediklerini bildiğimiz parti tabanındaki yerel yöneticiler ve özellikle parti yönetiminde ağırlık taşı- malan sistemli olarak engel- lenmiş eski 'ülkücü kadro- /ar'ın başına neler geleceğini önümiizdeki günlerde göre- ceğiz. Eğer göremezsek bilin ki gösterilmediği için göreme- yeceğiz. Yoksa bir hesaplaş- ma mutlaka yaşanacak ve bu hesaplaşma MHP töresince olacak. Yani sert, ödünsüz... ••• MHP içinde filizlenen çatış- ma yüzeysel değerlendirme- lerie geçiştirilmemeli. Ömeğin, MHP'nin koalisyo- nun uyumlu ortağı olmasını ve öyle kalmasını isteyenlerin uzun süredir işledikleri 'MHP değişti' edebiyatına kapılanlar akıllı, dirayetli, bir devlet ada- mı gibi davranmakta 'adınm hakkını veren' Devlet Bahçeli ile eski vurducu kırdıcı, silahlı külahlı, boğma ipli ve çeteleş- meye yatkın ülkücü kadrolar arasında bir aynm yapacak- lardır (yaptılar da...). Buna itibar edilmese gerek. Kimileri ise yine 'MHP de- ğişti, değişiyor' edebiyatın- dan hareketle 'merkez sağ'\n partisi olmayayönelen Devlet Bahçeli ve ekibi ile eski dar, ırkçı-millıyetçi kadrolann 'aşı- n sağ' parti olarak kalmasını öngörenler arasındaki bir ide- olojik çatışmadan dem vura- caklardır. Bu yahnkat değerlendir- meye de itibar edilmese ge- rek. Unutulmasın ki kendisi- ne, "MHP merkez sağa mı kaydı" sorusu yöneltilen Devlet Bahçeli, o kıl kıpırda- mayan suratında beliren bir gülücüğü gizlemeksizin şöy- le yanıtlamıştı: - Hayır, MHP merkez sağa kaymıyor, merkez MHP'nin olduğu yere kayıyor... ••• Bahçeli'nin, parti üstünde- ki ve içindeki otoritesini tam olarak pekiştirdiğini ilan ettiği son kurultayın delegelere ve partililere ilettiği ana mesaj pek açıktı: "Başbuğ öldü, ya- şasm yeni Başbuğ!" Gerçekten de kurultay salo- nuna kurulmuş kocaman ek- randa gösterilen ve bir usta- nın elinden çıktığı besbelli 'film-dia-müzik' gösterisinde 'yaşlı Kurt' ölüyor ve onun ya- nındaki yavru kurtekrandatek başına kalıyordu. Peki, bu anımsatmaları noktalayıp MHP ıçınde patlak veren çatışmanın anlamı üs- tüne sövleyeceklerimiz ne? Bunu, yazıda kalan yere sığdıramayız. Oyleyse yarına kalsın... POLİTtKA GÜNLÜĞÜ HtKMET ÇETtNKAYA • amAhiPda Yaşam Hakkâri'nin Çukurca ilçesine bağlı Ertoş bel- desinde yaşıyordu onlar... Yıl 1995'ti... Ertoş'ta yaşayan 450 aile zorunlu göç nede- niyle Van'a geldiler... 450 aile yıllarca Van'da derme çatma konut- lardayasadı... Ama onlardan 11 aile vardı ki tam altı yıldır do- kuz odadan oluşan ahırlarda yaşıyor... Bu ahıriar kimın? Van Veteriner ll Müdürlüğu'nün!.. Dün sabah Içişleri Bakanı Rüştü Kâzım Yü- celen'in, göreve başlaması nedeniyle merkez . birimlerine, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'ne ve 81 ilin valilığine gönderdiği genelgeyi okurken Van'da ahırlarda yaşayan 11 aileyi düşündüm... Ahırlarda yaşayan 11 aile toplam 93 kişiydi ve çoğunluğunu çocuklar oluştuçuyordu... Çocuklar okula gitmiyor, anne ve babalan gi- bi Türkçeyi konuşamıyordu... Içişleri Bakanı Yücelen'ın duyariı bir kişi oldu- ğunu, insan haklanndan sorumlu Devlet Bakan- lığı döneminde bu duyarlı tavnnı sık sık sergi- lediğini biliyorum... Ne diyordu Yücelen: "Bu yılın sonuna dek Türkiye'de insan hakkı ihlali iddialannı dunya ortalamasının altına indir- mek için çaba harcayacağım!" Yücelen, dün yayımladığı genelgede, valilere, kaymakamlara, güvenlik birimlerine önemli uyanlarda bulunuyor. "Türkiye bir hukuk devletıdir!" • • • Bir süre önce İHD, TİHV, TMMOB, ÖDP vb. temsilcileri, HADEP'in çağnsı üzerine 'Köye Dö- nüş Projesi' kapsamında Van'a bir gezi düzen- lediler... Temsilci üyeler gezi boyunca çeşitli baskılar- la karşılaştılar... Van'da düzenlenen toplantı, güvenlik güç- lerinin yoğun önlemlen altında geçfc... Ardından Van ve Bitlis'in koylerine düzenlenen ziyaretlerde ise temsilci üyelerin yolu üç kez ke- sildi, üzerleri arandı. Bazı üyeler tartaklandı, not defterien güvenlik güçlerince ellerinden alın- dı... Güvenlik güçleri, deyim yerindeyse heyet üye- lerine 'çete muamelesi' yaptı!.. Demokratik hukuk devletinde böyle bir şey olur mu? Neyazık ki oluyor!.. Sanınm Içişleri Bakanı Yücelen bu önemli ola- yı göz ardı etmez, güvenlik güçlerinin kabatu- tumlanna ilişkin soruşturmayı başlatır!.. Güneydoğu'da kimi yörelerde valiler, kayma- kamlar, askeri birımler 'Köye Dönüş Projesi'ne destek veriyor, kimi yörelerde ise bunun tam tersi oluyor... Bu çifte standart niye? Van ve Bitlis'in Sögütlü. Düzcealan, Çevre köylerini dolaşan demokratik kitle örgütleri ve si- yasi parti temsilcilerınin açıklamasına bir baka- lınv. "Vatitikler tarafından geri dönüş izni verilen yeheşim birimlerine dönüş, güvenlik güçlerinin engellemesiyle karşılaşmaktadır. Can güvenlik- leri tehdit altındadır. Bölgede döşenmiş olan mayınlann yerlerinın belirlenmesi ve temizlen- mesiyle ilgili hiçbır çaba göstehlmemektedir..." • • • Van'da Veteriner ll Müdürlüğu'nün ahıriarında yaşayan 93 kişi... Yıl 2001... Oralarda açlık ve yoksulluk kol geziyor!.. Van çarşısında yüzlerce işsiz... Hepsi birden konuşuyor: "Ne ış olursa yaparız beyim!' 1983 seçimleri öncesıydi... Van'dan Hakkâri'ye gelmiştim... Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp'e binlerce kişi haykırıyordu: "Kurtar bizi paşam!" Calp'e "Size neden paşam diyoriar?" demiş- tim. Calp, "Vallahi bilmiyorum" deyip eklemiş- ti: "Sanınm İsmet Paşa'nın özel kalem müdür- lüğünü yapttğımı duymuşlar..." Aradan 18 yıl geçmiş, Hakkârililer hâlâ kurta- rılmayı bekliyor!.. Türkiye'nin kurtarıcıya degıl, çürümüş, köhne- miş sistemi çağcıl hale getirecek siyasi erke gereksinimi var bugün... Türkiye demokratik bir hukuk devleti!.. Ne demokrasi ne de hukuk işliyor doğru dürüst!.. Sorun da bu değil mi? hikmet.cetinkaya(« cumhuriyetcom.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Cumhuriyet k ı t a p 1 a r ı Hikmet Çetinkaya ALACA BtR ÖFKE Ey benım aydınhk günlen bekleyen Turkıyem!.. E\ benım ölüme alkış tutan halkım1 .. E> benım şafağın \oiunu açan suskun akşamlann hiiznünü yaşam bıçımı sanan ınsanım!. Ey benim özgürlüklerı Erbakan Hoca"nın takkesınde arayan romantık aydınım!. Cumhurlyet Çağ Pazarlama A Ş Turkocağı Cad No.39/41 ktop kulübû (34334)Cağaloğlu-lstanbul Tel (212)514 0196
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog