Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 16 HAZİRAN 2001 CUMARTESİ OLAYLAR V E G O R U Ş L E R olay.gorus®cumhuriyet.com.tr 'Haşarat...' Prof. Dr. Ühan ARSEL 0 n dokuzuncu yuzyı- lın ıkıncı yansından bu yana Batı de- mokrasılennde ay- dın çevreler \ e zın- de guçler, genellık- le dev let mekanızmasına ve ozellık- le yasama organına karşı gıderek ar- tan bır guvensızlık beslemeye başla- mışlardır Buguvensızlık, guçluka- lemlerelınde duşmanlığa (husume- te) donuşen kuçumseme bıçımını al- rruştır Çoğu ulkelerde yazarlar, en ın- safsız \e ağır bır dılle mılletvekılle- nnı eleştırmeyı gelenek edınmışler- dır Bunun başlıcanedenı,oyhakkı- nın genışletılmesı sonucunda halk yığmlan tarafmdan seçılen kışılenn, genellıkle fikır ve karakter bakımın- dan duşuk ve yeteneksız nıtelıkler- le ışbaşına gelmelendır Her ne kadar anayasal yoldan ba- zı onlemlere başvurulmakla beraber (omegm 'çift meclis sistemi' gıbı). yıne de olumlu sonuç ahnamadığı ıçm, eleştın >ollannı açık tutma akıl- lılığma yer venlmıştır Bundan do- layıdır kı eleştıncıler. kendı ulkele- nnın temsılcılenne karşı besledık- len tıksıntıyı sergılerlerken saldın- lannı hakaret sınırlannı aşar nokta- lara kadar gorurmuşlerdır Ve hıç çekınmeden şu goruşu pay- laşmışlardır kı, yasama meclısıne se- çılen sıyaset adamlan, çoğunlukla vasatın çok altında (basıt) kışıler olup, mıllet yaranna ış yapıyormuş gıbı gorunerek kendı gunluk çıkar- lan dışında hıçbır şey duşunmezler Ve onlara 'siyaset adanu' olma ola- sılığını veren (bahşeden) şey, esas ıtıbanyla 'basirük' ve sıradanlıktır (alelâdelık), çunku ancak bu suretle halk yığınlan tarafindan seçılme şan- sına sahıptırler Amenkalı bır yazar, H.L. Mencken, vaktıyle un yapmış olan 'Notes On Democracy' adlı kı- tabında, Amenkan Kongresı'nı eleş- tırırken ve Kongre'yı oluşturan Tem- sılcıler Meclısı (kı her ıkı yılda bır seçılır) ıle Senato'yu (kı 1/3 uyesı ıtı- banyla her altı yılda bır seçılır) en sert bır dılle elekten geçınrken şoyle de- mekteydı "Amerikan Kongresi üyderinin ya- şamoykulerini içeren Kongre Kılavu- zu'na şoyle bir bakmak (nazar at- mak) Temsüciler Meclisi'nin ne ko- cabaşhayvanlardan (l)oJuşüığunu an- lamak için \eterüdir. Örneğin güney eyaletfcrinin orta halli (vasat) bir tem- silcisi. (sozünu ettigimiz) tipin ta ken- disidir: (Şu bakundan ki) Eğitinıini mahalle okulunda tamamladıktan sonra uydurmasyon bir 'metodıst' yada 'baptıst' kolejedevametnüş,da- ha sonra doğduğu ve buyüdüğü böl- gedeki okullardan birinde bir süre öğretmenlik y apmış ve nihayet bölge eğhim müfettişligi görevine getiril- rruştir. Bu arada biraz da hukukla meşgul obnuştur. Baroya kaydolduk- tan sonra siyasete eğilimli olmak ne- deniyleya savcıya da muhtemden yar- gıç olacakür. Arük Kongre seçimle- rine kaülma zamaıu gehniştiı. Üç ya da dört beyhude deneme sonucunda nihayet Kongre'ye üve seçilmiş olur. Böyle bir adamınkanun koyuculuğu görevini yapabilecek yeterliktc bu- hmmadıgL daha doğrusu, akılcıiıktan ve ölçulu duşunnıe gücünden yok- sun bir aptal olduğu aşikârdır. Ma- kul ve manaki olan şey ile olmayan- dan birini tercih durumunda kaldj- ğuıda, içgüdûsüne saph olarak ma- kul ve mantıki ohnayanı seçeceği mu- hakkakür. Seçildikten sonra başkent VVashington'a gidip de orada kulis- çflerlevegazetecflerlekarşılaşacağıana kadar bu adam, beUd de bir kez ol- sun aydın ve kültûrlü sayuabilecek bir insanla karşuaşnuş ya da iliski kurmuş değüdir. (Onlarla ilişld kur- duktan sonra dahi) vasat sevi>enin al- ünda kalmaya mahkûmdur. Onun bürün hüh ası, Kongre adına seyahat ve ziyafetiere gönderilmek ve gönde- rüdiğj yerde deviet hesabuıa bedava yiyip içmek vetatil geçirmektir. Gün- İük bütun meşgalesL, akraba ve dost- lanna iş bulmaktır... lşte Amerikan kanunlaruu hazırlay anlar bu fur ha- şarattır'' (2) Fakat yazar, bu soyledıklenyle ye- tınmeyıp bıraz daha ağır bır dıl kul- lanma gereksınımı duyar ve şoyle ekler "Temsflciler Mectisi üyeleri, o derece budala künselerdir ki, devlet ve hükûmet işlerinde her türlü kav- rayış ve anlayış yeteneğinden yoksun- durlar. Amerika'da her seçim bölge- si, kendi çevTesinden temsiki çıkar- mak isteğindedir ve bu yüzden çoğu zaman yeterli nitetikte eleman bul- makta güçlük çekilir. Temsilcı olabi- lecek çapta bir eleman bulunsa dahi, böyle bir kimse, yasadığı çevrenin aptallanyla ve onlann liderleriyle iKş- ki kurmaktan (onlarla surtüşmek- ten)uzakkalmakistediğiiçinadavüs- tesine ahnmaz." Kongre'nın 'Temsilciler Meclisi' ıle ılgılı duşuncelennı bu konumda sergıledıkten sonra yazar, obur mec- lısı, yanı Senato'yu eleştırmeye ge- çer Her ne kadar senatorlenn, obur meclıs üyelenne oranla bıraz daha du- zeylı (sevıyelı) olduklannı kabul et- mekle beraber, aradakı farkın pek onemlı sayılamayacağına ışaretle şoyle der "Senato'da yer akn efendiler, da- ha uzun bir dönem itibanyla goreve getirildiklerinden, (Temsilciler Mec- lisi üyelenne) bakarak nispeten da- ha iyi nitetiktedirler. (Çünkü) Tem- silciler Meclisi'nin üyeleri iki yıüık bir süre itibanyla seçildikleri için,ye- niden seçilememek endişesi içerisin- dedirler. (Bu nedenle kendi seçmen- lerinin kolesi durumundaduriar.) Fa- kat senatorler, seçılip de vemin ertik- ten sonra, alu yıl boyunca bu endişe- den uzak olup, seçmenlerine karşı lasmen de olsa bağımsız durumda- duiar." Fakat yazar, senatorlenn de her şeye karşın yetersız ve kışılıkten yoksun kımseler olduklannı soyler Onlar hakkındakı goruşu de şoyle 14 Vasat bir senatör, ûpkı vasat bir tem- siki gibi, her türlü fıkirsel yeterlikten ve kişiMkten yoksun (şahsiyetsiz) bu* yaraok olup. mensup bulunduğu par- tinin kuklasıdır." Soylemeye gerek yoktur ki yaza- nn Amerikan Kongresi üyeleri hak- kındaki değeriemesi, insafsızuk sım- nnı fazlasıyla aşmıştır. Fakat buna karşın y azar hakkmda dav a açılma- mışür. Yukandakı orneğın benzerlennı, tum Batı demokrasılen bakımından çoğaltmak mumkun Çunku Batı dunyası, anayasal kuruluşlara yone- lık eleştırel goruşlen, (ne kadar sert ve ağır olursa olsun) 'hakaret' nıte- lığınde saymak gıbı tahammulsuzluk- ten çoktan kurtulmuştur Ve şunu çoktan anlamıştır kı. halkın seçtiği ya- sama meclislerini, halkuı başına be- la olmaktan kurtarabilecek en etldli şey, eleştiri ozgurluğunu canlı rut- makür. Ve Batı, asıl şu gerçeğı ıyı- ce kavramıştırkı, devletveidareme- kanizmasuıı ya da dev let başkanını ya da hükümetiya da yasamavi ve ırve- lerinı kepaze edercesıne eleştırmek, sakıncah bir şey değU, fakat tersine, millete en büyük bir hizmettir. Eleş- tıncılen. hakaret bahanesıy le mah- kemelerde surundurup susturmak ıse devletı 'mustebit' ruhlulara, hırsız- lara ve sahtekâra teslım etmek demek- tır (1) Yazar burada scnıb stock dey ı- mını kullanmakta Bu de\ım bodur mek' 'kocabaş ha\van , 'bodur bıt- kı", bodur ınsan gıbı anlamlara ge- lıyor (2) Yazarın kullandığı sozcuk 'ver- mın 'dır lngıhzcede bu sozcuk haşa- rat zararlneığıençkııçııkhanan , a\aktakımı muzıı adam mıhvp mahluk gıbı anlamlaıdadır EVET/HAYIR OKTAY AKBAL Bağımsız Basın Yok mu Olacak? 'Babıâlı', Bızım Yokuş, tanhe mı kanştı? Basın çek- tı gıttı uzaklara, çollenn ortasına, herkesten, heryer- den oteye, Ikıtellı denen bır yere Halktan, ınsan- lardan kopuk, kendı ıçıne kapalı bır dunya 1 O gun bugun buyuk sayılan gazeteler gıde gıde, bellı pat- ronlann keyfine, ısteğıne uygun bır nıtelık kazandı Tanınmaz oldu bırdonemın sevılen, guvenle alınıp okunan gazetelen, yazarian, çızerlerı Ben de bır suredır okuyamaz oldum bu gazete- len 1 Şöyle goz gezdınp bırakır oldum' Yazdıklan- na ınandığım unlu kalemler de değıştı Kendı du- şuncelerını değıl bağlı olduklan kurumun, daha açığı patronlann goruşlen doğrultusundakı yorum- lar, yozlaştırmalar aldı yurudu Son gunlerde bus- butun hızlandı bellı çıkarları korukorune savunmak çabalan Kureselleşme mı Derviş ovguculuğu mu, yol- suzluklarla savaşan Tantan ı yerme becensı mı, ba- sına-medyaya getırılmek ıstenen baskıcı yasalann propagandacılığı mı hepsı var 1 Adlar vermek ne- ye yarar^ Sız, bu adı buyuğe çıkmış gazetelenn ko- şelenndekı yazılan okuyorsanız kımlerden soz et- tığımı bıleceksınız Geçmışte yazdıklan, soyledık- len, savundukları ortada, ama şımdı bır sıhırtı değ- nek onları başkalaştırmış 1 Kımı zaman kızarak, buyuk ofke duyarak oku- yordum bu kışılen, şımdı şaşarak, bıraz da huzun- le ızlıyorum Gende bıraktığım yanm yuzyılı aşan gazetecılık, yazarhk deneyımı ıle değıl, tyı bır ga- zete okuru olarak O anlı şanlı ınsanlar koşelenn- de nasıl da rahathkla ınanmadıklan, yanlış olduğu- nu bıldıklerı durumları, olaylan okurlanna sunabı- lıyorlar 1 Okurlar bıraz eskı koleksıyonları kanştırsa- lar, soz konusu yazarlann, bugun yazdıklannın tam tersını ne kadar da ınançla yazmış olduklannı go- recekler 1 Menderes'ın dedığı gıbı "ınsan belleğı unutkan" mı? Hıç de değıl Kışıler unutsa bıle tanh anımsatır' Nasıl mutareke gunlennın bırtakım şaşkın yazarla- n nasıl sık sık gundeme getırılıyorsa, bugunun pat- ron ovguculerı, patron çıkarlarının korce savunu- culan da unutulmayacaktır Bu arkadaşlar ne ıs- tıyorlar'' Turkıye'de bağımsız basın kalmasın mı? Babıâlı yokuşunda yanm yuzyıl geçırmış bır ağa- beylen olarak uyarmak ıstıyorum "Patrondan çok patron olmaya" ozenmesınler Elbette Iyiler Kazanacak Bülent TANLA CHPPam Meclısı Uyesı Bılım, Yonetım, Kultur Platformu Başkanı • • lkelenn yaşamında oyle anlar ve du- U rumlar vardır kı, genel bır hoşnutsuz- luk, guvensızlık, guçsuzluk duygusu dalga dalga toplumun her kesımıne ya- yılır Boyle zamanlarda sorunlann uzenne gıdılemez, çozûme olan ınanç kaybol- muştur, çare dışarlarda bır yerlerde aranır Boyle durumlarda toplumlar battıkça batar, karamsar- lık duygulan her alana yayılır, yapılabılecek en kolay ışler ıçın bıle parmak oynatılmaz Tûrkıye kabul etmek gerekır la, boyle bır dönemden geç- mektedır Yardım dışanda aranmakta, ancak kım- se de bu çözümun geçerlı olacagına ınanmamak- tadır Değerlı eleştırmen Orhan Koçak, yazın ku- ramcısı Enc \uerbach'ın Pans'tekı arkada^ı un- lu duşunur \Valter Benjamın e "Türkseçkinleri" ıçın yazdığı şu satııian aktanrken sadece 193O'la- ra değıl, gunumuzedeışıktutu>or "Hemhertûr- lü geleneksellikten ve özeUilde de kendi geçmışle- nnden bu kadar nefret edip hem de \ abancı olan herşev« bu kadarkuşku vedüşmaniıkla bakan baş- ka bır topluluk gormedim." Bu gozlemın dennlemesıne bır analızı ıçın bu yazınınçerçevesı uygun değıl Ancak bu kadarkar- maşık ve karamsar duygunun olumlu bır yanı da yok değıl Teslım olmamış, kendını bırakmamış, bazı engellerle karşılaşsa, hatta bu engellen da- ha çok kendı onune çekmış olsa bıle kendı yolu- nu kendı bulmaya çalışma nıyetı apaçık bır kıtle soz konusu Bugun bu nıyete çok ıhöyacımız var Uzak gunlen bu: an ıçın bır yana bıraksak da Cumhunyet geçmışınuzın zıhnıyet, çaba ve ka- zanımlanyla bu knzın üstesınden pekâlâ gelebı- lınz CHP de bu gunler ıçın vardır CHP ötekı sı- yasal partıler gıbı olmamanın, olamayacak olma- nın bedelını bunun ıçın ödemıştır Bu mücadele- yı ıyıler kazanacak. geleneklenne bağlı çağdaş so- İun temsılcısı CHP başanya ulaşacaktır Bır dunya savaşının butun olumsuzluklanna fedakârlıkla goğus geren Turk toplumu, Atatürk ve tnönü'nın dırayetlı yonetımı sayesınde 1950'le- re 140 ton altın stoku olan bır kamu hazınesıyle gırmıştı Osmanlı'dan kalan borçlar odenmış, ço- rak Anadolu o gunun şartlan ıçınde bütun ımkân- lar zorlanarak fabnkalarla donatılmış, gelenek ve değerlenne bağlı halkımız devlet cıddıyetı ve ay- dınlanma coşkusu ıçınde çağdaşlaşma hamlesı- ne buyuk destek vermıştı Butçe dısıplını-öde- meler dengesı özenıne buyuk onem venlıyordu Kamu yonetımıne cıddıyet, sorumluluk, ehlıyet ılkelerı hâkımdı 19801ı yıllardan ıtıbaren tahv ıl, tasamıf bono- su, konsolıde borç ve Merkez Bankası kısa vade- lı avanslannm yıl sonunda Hazuıe'ye devn ıle kapatılması şeklınde bır borçlanma surecı yaşan- maya başlandı tlk kez 1985'te tahvıl ve bono ıha- lesıne çıkıldı Borç yapısı ve vadesı değışmeye baş- ladı Borç yüku arttıkça arttı, vade kısaldıkça kı- saldı 1980de 721 mılyar lıra olan ıç borç 1987'de 17 218mılyara, 1980'de 15 734 mılyondolarolan dış borç 1987'de 40 326 mıivon dolara çıktı 2001 Mayısı ıtıbanyla ıç borç toplamı 80 katnlyon lı- rayı, dış borç toplamının 2000 sonu stoku 114 324 mılyar Amenkan Dolan nı bulmuştur Bu gelınen noktaya Cumhunyet değerlenne uyulmaması, Atahırk ve Inonu çızgısınden uzak- laşmanedenolmuştur Bu hazm tablonun sorum- lusu kotû yonetım ve yolsuzluklardır Hûkumet vadeyı uzatamamakta. faızı duşurememekte, bü- yume konusunda olumlu bır sınyal verememek- tedır Sonınu sadece fınans sektoründekı çökun- tuyu toparlama programıyla çozmenın olanağı yoktur Turkıye daha once de çok daha uygun olma- yan zaman ve şartlarda >aptığı gıbı, borcunu yı- ne son kuruşuna kadar oder Ancak Turkıye "Ge- lin de bin siz idare edin" denılmesını kabul ede- mez Turkıye bu zılletın altından kalkar Siyase- te ve sıyasetın soylu yuzunu yansıtan CHP'ye en fazla bugun gerek vardır CHP, kadrosu, kıtlesı, programı ve projesıyle bu hızmete hazırdır Oncelığımız ınandırıcılık, ıçtenlık ve kaybo- lan gururumuzu tekrardan kazandırmadır Gunu- muz Turkıye"sınde sıyasetçı, bılım adamı, gaze- tecı kımlığıyle kımsenın 1MF \e Dun>a Bankası taleplen dışında goruş bıldırmesı hoş karşılanmı- yor, bunu yapanlara "vatan haini" gozüyle bakı- İıyor Turkıye'ye yapılan, yapılabılecek olan en büyuk ıhanet budur Turkıye'de sıyaset "tophıin- faza" tabı tutularak karalamyor Butun sıyası par- tıler bugunku çıkmazm sorumlusu olarak goste- nlıyor CHP siyasete sahıp çıkıyor, farklıhğını ortaya koyan polıtıkalar gelıştınyor Halkımız bu farkı anlamakta, değerlendırmekte ve desteğını ek- sık etmemektedır Şırket yonetımmın kendı çerçevesı ıçınde doğ- nı ve geçerlı olan mantığı siyasete taşındığında partı kademelen hıssedar gıbı davranan, sonuç- tan kâr payı ısteyen kışılerle dolar Sıvaset bır oz- ven ışıdır, görmedığmuz, tanımadığımız, goz go- ze bıle gelmemış olabıleceğımız kışılenn sorun- lan, kaygılan geleceklen ıçın yapıldığında bıran- lam taşu 1 CHP sıyasetı kışısel çıkarlara odakla- şan gorûnumunden çıkarmayı, bu knz bağlamın- da toplumun dayanışmasını, bırlıktelığını, ortak ufuklara yelken açmasını sağlama gorevmı ûst- lenmıştır Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal'ın ışa- ret ettığı gıbı çözüm, Anadolu felsefesı ve ruhu- nu çağdaş sola taşıyan CHP çızgısmdedır CHP bu anlayış ve çaba ıçınde Turkıye'yı guzel gun- lere taşıyacak, ıyıler kazanacaktır Sol Siyaseti Seçmenleştirmek... İLAN TC BAKIRKÖY 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Esas No 2000 721 KararNo 2001 364 Da\ acı Bahnye Erdem v ekılı Av Nehır Şahın tarafin- dan davalı İsmaıl Akay aleyhıne mahkememızde ıkame olan tahlıye davasının yapılan duruşması sonunda, 26 4 2001 tanhlı venlen karar gereğınce Toplanan delıller da\acı vekılınınbeyanı ıhtarname, kıra sozleşmesı, gazete ılanı ve tum dosya kapsamından subuta eren davanın kabulu ıle dava konusu Haznedar, Kınalı Cad No 18 Gungorea Istanbul adresındekı pı- decı-borekçı dukkanından B K'nın 260 maddesı gere- ğmce temerrut nedenıvle da\ahnın tahhyesıne alınma- sı gereken 129 600 000 TL harçtan peşm alınanın mahsubu ıle genve kalan 102 600 000 -TL harcın da- vacıdan alınmasına dav acı tarafından yapılan 30 900 000 -TL yargılama gıden ıle davacı vekılı yara- nna takdır edılen 87 500 000 -TL \ekâlet ücretının da- valıdan ahnıp davacıya venlmesme daır temyız yolu açık olarak venlen karar davacı vekıhnın yuzune karşı davalının Nokluğunda açıkça okunup anlatılmış olup, Istanbul Haznedar Kınalı Cad No 18/6 adresınde ıkamet eden davalı ismaıl Akay'ın vapılan aramalara rağmen teblıgata yarar açık adresı tespıt edılemedığın- den dava dılekçesı \e dunışma gunu gazetede ılan yo- luyla davalıya teblığ edılmış olduğundan vııkanda hu- kum özetı >azılı 2000 721 Esas 2001 364 karar sayılı 26 4 2001 gunlu karar davalı tsmaıl Akav a tebhğ >en- ne kaım olmak uzere ılan olunur 315 2001 Basın 33837 Ertan UNVER Torbalı D unya, msanoğlunun altından hızla akıyor Daha ılk yılmda 21 yuzyıl, msanlığuı uzenne bır karabasan gı- bı çökmekte Durum dûnyada boy- le, Turkıye'de böyle Gelnıen nok- tanm en temel etmenı, nıcelıksel ve nıtelıksel ola- rak yaşanan teknolojık patlama ve bu patlamamn uretun bıçunmı dönûştürûyor olması Ve bu dö- nuşume, ınsanhğm hazırlıksız yakalanmış ohna- sı Ilk veenasalbeurtı, demokrasıde yaşanan bu- nalım, demokrasının temsıl ayağınm tokezleme- sı Gıderek sıyaset kurumunun tıkanması Emek-sennaye çehşkısı ortada durup durur- ken sol çözumsuzluğu yaşıyonjz Oteyanda,Ye- nı Dunya Duzenı (YDD), yenı lıberalızmm yenı kapıtalizmı, kureselleşme, serbest pıyasa ve özel- leşnrme ayaklanna yaslanarak mılyarlara kan kus- turan bu- yoksulluğu ve yoksunluğu dayatıyor Buna karşın aynı kapıtalızm, o yenı yapısı ıçınde Kondratıeffdalgalanmalan 50^60 yüdan 3-5 yı- la ındıren bu: durumu sergıleyıp, sık sık bunalım- lara yuvarlanıyor, çozûmsuzleşmenm burgacın- dan kurtaramıyor Böyle bır genel gorünûmde, -lom ne derse de- sın- sol alal, bır çozümsel onermeyı gelıştınne ozü- ne v e gücune sahıptır Ustelık bu onermeyı, top- lumsal tartışma alanına aktararak sağlamasını top- luma yaptırma, çıkan sonucu "seçmen başansry- la" donatarak eylem ve uygulama alanına taşuna olanağına da artık ulaşmıştır Çflnku, msanoğlu bunu bu- yakıcı özlem olarak ılıklennde duyum- samakta, "be>in açhğj" olarak yasamaktadır bu- gun Yeter kı sol akıl, bunun gerek ve zorunlu- luklannı yenne getırmeyı bılsın O gefek ve zo- runluluklann ılk koşulu, sıyasetm erksel tabanı- nı, toplumun tumü egemen olacak bıçımde gemş- letmektu- Sıyasetı toplumun yönetsellığıne tes- lım edecek "siyaseti seçmenk^anne" onermesı- nı getmnektır Tıkanan sıyasetın, tökezleyen tem- sıl öğesını, demokrasının dışına ıteleyen, gerçek anlamda orgutlu katılun öğesıyle temsılı yenne oturtan, çağdaş bır onermeyı, toplumun tartışma ve değerlendırmesıne açmaktır Ozetle, "sorum- luluk usttenen toplum tasansmı" topluma oner- mektır Öylece toplumsallık, suııfsal dayanışma taba- nuıı katmanlaştırarak gemşletme ve demokratık kanlum ışlevselleştırerek dennleştırme olanağı- nı elde edecektır O arada "doğrudan demokrasi düşselügine" saplamlmadan, -onu bellı zaman sü- recme bırakıp- katıluncı demokrasımn gerçek an- lamlı temellen, toplumca atılmış olacaktır Sığ- laşıp sağlaşmaya olanak bulamayan ve kendı çı- karsal eylemlıhğı doğrultusuna gıren toplum, ıs- ter ıstemez çağdaş bır örgutlenmeye yönelecek- nr Kendmı yönetme ışlevsellığını de ûstlenecek olan o örgutlenme, yapısımn dayatması sonucu, toplumu bılımselleştınrken bılunı de toplumsal- laştırarak gerçek bılım-toplum ılışkısını kuracak- tu- Doğan boyle bır dûzlemde, msanlık yandaşı bır yönetsellık egemen olacaktır Emeğın en yû- ce değer olma ozelltğı, çalışmanm en yuce değer olma gerçeğıyle bünınleşecektır Bılgı en yuce değerdır söylemı, bılgı ıçm emek ve çalışmak en yüce değerdır ılkesı karşısmda sö- nup gıdeceknr Sıvılleşme, gerçek yapısallığma ve ışlevıne ulaşacaktır Yerelleşme, toplum gucune yaslanacağı ıçın ulusalhğı/ulusal çıkar savaşımı- nı guçlendırecektır Yoneten-yonetılen ılışkısm- de var olan her turden sömuru, halk aldatması (populızm) ve bıreycı çıkarsallık, toplumsal de- mokrasmın egemenlığıyle son bulacaktır Sol, bu çağdaş toplumsallık onermesıyle, ge- leceğuı evrensel bo>Titlanna uzanarak kendı fe- odalızmasını yenerken, YDD lıberalızmmm da- yattığı, msanlık karşıthğı kokan kapıtalıst bırey- cı feodalızmasını sorgulamaya ıtılmış olacaktır Boylesı bır durum ıse msanoğlunun elde etmış ol- duğu en ust v e en son moral kazanımı oluştura- caktır Sıyasetı toplumsallaştuarak seçmenleştı- ren boyle bu- tasan. evrensel boyutlan ve ulusal olçutlen ıle değerlendınlmehdır Hıç abartısız de- nebılır kı Turkıye solu, o tasanyı hem evrensel duz- leme taşıyabılur hem de Turkıye ulusalına suna- bılır Başan olasılığı çok yuksek ve aynı zaman- da, yaşanan sol çözumsuzluğe akılcı seçenek ya- ratan tasannın. toplumca beramsenmemesı ıçın hıç- bır neden yoktur Tersine en ust duzeyde toplum desteğı yaratmaya donuk her turden olumsuz ve de acı gelışme, her gun yaşanıp durmaktadır Ozel- lıkle Turkıye'de ve benzen ulkelerde Tıpkı kımı kafalara bu- tûrlu sığmayan, Kema- lızmın toplumsallıktan guçlenerek kaynaklanma- sı gıbı, tıpkı Kuvayı Mıllıye'nın toplumsal blok- laşmayı gerçekleştırerek etkınlermş olması gıbı Bu kaynak ve guce koşut bır çağdaş vapısallık. bu- gun de msanlık yandaşı bır çağdaş sol dırenışe dö- nüşerek msanoğlunun kendmden yanalığuun me- şalesını neden ateşlemesın. Turkıve'de ve tum dûnyada'' Sıyasetı toplumsallaştınp ınsanlaştmırak sol sıyasetı seçmenleştirmek, yenıden duzenlemek, bugun ve yakm geleceğın çağdaş msanlığına ulaş- mada en gerçekçı v e nesnel seçenek olarak belır- mektedır Bılmmelıdır kı bunu, ancak ve ancak msanhğm kendı kadennı belırleme ıstencı gerçek- leştırecekhr Ekmekçi'den mektup Bu yazımı. sevgıh Mustafa Ekmekçi'yı 21 Ma- yıs'ta gurbete çıkışının 4 yılmda ondan aldığını uzun mektubun bem nasıl duvgulandırdığını kı- saca behrterek bıtırmek ıstıyorum Ekmekçı gurbete çıkalı ben çokdennlerdenpek çok soyleşımız oldu şu dort yıl boyunca K.unı kez dereden tepeden, kımı kez kokten kokenden soyleştık Dörduncu yıl bıtıp beşıncı yıla geçer- ken bır mektubu çıkagelmez mı Yok yok, oyle e-maıl turu bu- şey değıl bu mektup Nerdee Bıl- dığımız eskı mektuplardan, bu Ham o ucuz ol- sun dıye san zarfa konanlanndan Hemen bıldım yanından hıç aymnadığı dostu o kulüstür A klav - ye daktılosuyla yazmış zarfin ustûnu Kapağm ust sol koşesınde, o koyluluğune ozgu belırtı Gon Mustafa EKMEKCİ Bellı, gurbette de değışme- mış, aynı Ekmekçı Hıç şaşırmadım mektuba Belkı de beklıyordum Beikı ozlemıştım Şoyle ıçımın ta dennlıklennde duyumsayarak bır kok- ladım, okşadım Duvgulanmıdenetle>emedımbır- den Gıttığınden bu yana ılk kez kana kana ağ- ladım PENCERE Nane,linon, Maydanoz... Elımız ayağımız tıtrıyor, gozumuz kulağımız kınş- te, yureğımız tıp tıp atıyor, bayıldık bayılacağız, na- ne lımon yok m u ' - Ne oluyor? - Fena oluyorum.. - Neden"? - Knz çıkacak - Nasıl?. - Ay fena oluyorum, yureğım sıkışıyor, knz çı- karsa ne yaparız'' • Eloğlu bastırıyor - Fılanca kanunu çıkaracaksın1 - Etme eyleme - Çıkaracaksın1 - Ya çıkarmazsam'7 - Can-ı azızın bılır, sen o kanunu çıkarmazsan benden para yok1 Ne kaba, ne bayağı, ne onur kıncı, ne aşağılık bır pazarlık1 • Tanzımat'ın unlu sıvıl paşalan, gunumuzun polı- tıkacısı yanında zemzemle yıkanmış sayılırlar Çunku Osmanlı bıtıktı, çeşrtlı dınlerden, çeşıtlı mıl- lıyetlerden, çeşıtlı coğrafyalardan oluşan mıadı dol- muş bır çağdışı ımparatorluk, başındakı padışah ve halıfe ıle ozdeşleşmış devlet mekanızmasının şe- natçılığa şartlanmış dunya goruşunu taşımak zo- rundaydı Pekı, nasıl oluyor da Anadolu'da butunleşmış genç bır ulusun yonetımı, uç kuruş otuz para ıçın yabancı efendılenn karşısmda el pençe dıvan du- ruyor?.. • Dıyoriar kı - Sus, sus, boyle konuşma1 -Neden'' - Ya bır knz daha gelırse?. - Ne olur knz gelırse? - Felâket olur, mahvoluruz, ağzını açma, fenalık gelıyor ustume - Vah, vahi - Ya knz bır daha gelırse? Eloğlu bızım zavallılan taksrtlere bağlamış gı- dım gıdım canımızı alıyor, tepemızde Damokles'ın kılıcı: - Knz çıkar ha 1 - Fena olur ha 1 - Kanunu çıkar, tasanyı hazırla, önumde diz çök, elımı ayağımı op, sağa bakma, sola bakma, ne dersem onu yapacaksın' - Yapmazsam? - Knz çıkar ha! • Adı konmamış mahallenın, tapusu çıkmamış evınde kımlık cuzdanından yoksun yaşayan kayıt dışı ekonomı zengınlerınden sanal vatandaş, olan- bıtenlenn hepsıne poposuyla guluyor . Dedıkı - Knz çıkmaz abı -Neden? - Eloğlu knzı çıkararak alacağını aldı, Turkıye'nın canına okudu, ustune bır knz daha çıkarmanın âle- mıyok - Nasıl? - Abı, eloğlu ışını lyı bılıyor, çunku ancak bır knz daha patlarsa bu mılletın aklı başına gelır - Deme? - Abıcım sen sen ol, aklını başına devşır, knzın gobeğınde yaşarken krız çıkacak dıye korkan za- vallıya nane, lımon, maydanoz kâr etmez İLAN TC ŞtŞLİ 1. ASLtYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN Dosya No 2000 1032 Davacı Sermet Sağocak vekılı Av Hanefı Sağocak tarafından davalı Jobına Sağocak aleyhıne açılan bo- şanma davasının yapılan açık dunışması sırasında Korukent C Blok D 15 Ortakov-lstanbul adresınde bulunan davalı Jobına Sagocak'ın bu adresıne teblıgat yapılamadığı, yapılan zabıta tahkıkatında tanı>an bılen olmadığı bıldınlmış olmakla davalı adına dava dılekçe- sının ılanen teblığme karar venlmış olduğundan, Davalı Jobına Sağocak ın duruşma gunu 17 7 2001 gunu saat 10 00'da mahkememızde hazır olması veya kendısıru bır vekılle temsıl ettırmesı, duruş,maya gelme- dığı takdırde yokluğunda karar venleceğı, dava dılek- çesı yenne kaım olmak uzere ılan olunur 8 6 2001 Basın 34500 İLAN TÇ ORDU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN DosvaNo 2000/296 Davacı Turkıye Dıyanet Vakfı tarafından davalı Fer- da Tezcan'a karşı açılan men ı mudahale ve ecnmısıl davasının yapılan duruşması sonunda, Dava konusu olup Ordu Selımıye Mahallesf nde bu- lunan \e tapuda 1967 ada 7 parselde kayıtlı olan 24/174 arsa paylı zemın kat 3 nolu dau-eye davalının yapmış olduğu mudahalesının onlenmesme aynca 120 000 000 - TL ecnırusılm davalıdan alınmasına ka- rar venlmıştır Davalının açık adresı bulunamadığından teblıgat ye- nne geçerlı olmak uzere duyurulur Basın 32810 İLAN TÇ YOZGAT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo 2000/726 KararNo 2001 348 Davacı Şenav Akbaba tarafından davalı Menderes Akbaba aleyhıne açılan boşanma davasının yapılan >ar- gılaması sonucunda venlen 22 5 2001 tanhlı karar ge- reğınce Davanın kabulu ıle Yozgat merkez Kale Koyu, Cılt No 62, Hane No 7'de nufusa kavıtlı Sulevman ve Şem sı kızı Şenay Akbaba ıle Hasan Huseyın ve tkbal oğlu Menderes Akbaba nın boşanmaianna karar venlmış olup adı geçene karar teblığı yenne kaım olmak uzere ılanen teblığ olunur 28 05 2001 Basın 3271S
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog