Bugünden 1930'a 5,427,272 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

15 HA2İRAN 2C90 CUMA CUMHURİYET SAYFA JvUJLiJ. U l \ kultur@cumhuriyet.com.tr 15 G tf Sinema Tarih Buluşması'nda ödül kazanan 'Rüyalann Kızı' gösterimde öebbels'in Ispanyol aşla SUNC-U ÇAPAN Geçen yılın 3. lluslararası Sine- ma-Tarih Buluşrnan 'nda büyük ödü- ' lîi kazanan. 1998 ls?anya yapımı "La Nina De Tus Ojos-Rüyaİann KızT -ikinci haftasını doliuruyor. VVim VVenders *u bütün dünyaya Küba müziğini sevoren "Buena VTs- ta Social aub"ınıı izıni sürüp son olarak çektıği, teno- saksofoncu Ga- • to Barbieıi baba.-cğul piyanist Be- bo-Chucho Valde*. serküsyon ustası Tlto Puente vb. gibisevdiği Latin caz müzisyenlerine ve nüziklerine iliş- kin "54. Sokak" ( 2000) belgeseliyle bu yılın Istanbul fesnvalini de şenlen- diren. eleştirmenJihen yönetmenli- ğe geçerek ilk Filni "Opera Pri- ma"yı 1980'deyapm. 1958 Madrid • doğumlu Fernandtorrueba'yı. yıllar önce en iyi yabana film Oscar'ını alan "Belle Epo<jıe-GüzeUik Ça- - ğı"yla (1992) tanırn^tı sinemasever- ler. Endülüs müzikali filmi Kazandığı Oscar ödülünün saye- sinde gıttiği HollyMood'da. Melanie Griffith ve Antonüo Banderas'ı yö- nettiğı "Two Mwdı-Çifte O>ıın" (1995) adlı romantıL komedınin ba- - şansızlığından sonn yeniden ülke- sinde çalışmayı yeğıedi Trueba. Fa- şizm ve Nazizm'in dûnyayı kana, ate- şe boğacağı ikinci büyük sa\aşın ayak seslerinin duyulduğu yıllardan 1938'de geçen "Rü>»lann Kızı "nda. aldıklan resmi ça&n üzerine Alman- r ya'ya giden bir ıspanyol sinemacı ekibinin trajikomik serüvenlerini hi- kâye ediyor. Döneın, "Mavi Me- lek"in ünlendirdiği EmilJanrangsve UFA dönemi, siyah-beyaz Alman si- La Nina De Tus OjOS / Yönetmen: Fernando Trueba / Senaryo: Rafael Azcona, Miguel Angel Egea, Carlos Lopez, David Trueba / Kamera: Javier Aguirresarobe / Müzik: Antoine Duhamel / Oyuncular: Penelope Cruz, Antonio Resines, Neus Asensi, Jesus Bontlla, Hanna Schygulla, Rosa Maria Sarda, Jorge Sanz, Loles Leon / Ispanya1998 (Özen Film) nemasında. Ekibin başı, 20'yi aşkın film imzalamış, deneyimli. ama bo- rusu pek ötmeyen yönetmen Blas (Antonio Resines), geleceğin yıldızı olarak bakılan, Çingene asıllı. saf, ye- tenekli, cilveli, güzel başoyuncusu Macarena'yla (Penelope Cruz) gizlı- saklı, duygusal bır ılişkı içinde. Blas için varsa yoksa. Berlin UFA stüdyolannda çekmekte olduğu ve bir Endülüs müzikal oyununa daya- nan. "Rüyalann Kıa* adlı filmi; gü- zel Macarena'dan daha önemli. Ekibin çoğunluğu Franko yanlısı, solcu babası hapiste ölen Macarena dışında. Hele büyükelçinın, her fır- satta ış tuttuğu kansını kendinden ge- çiren, gıcık ve burnundan kıl aldır- maz baş erkek oyuncu Julian herkes- ten daha faşist. Ilişkilerin sınandığı, özel hayatlann birbirine kanştıgı ekipte giderek herkesin kafası karışır, her işe koşuşturulan yapım amirin- den yan rollere abone, içkici kadın oyunculara ve ürkek çevirmene ka- dar. Çevrede olana bıtene ister iste- mez tanık olduktan sonra ekip önce- likle hayatta kalmaya bakar. Film içinde film trajikomedisi Nazıler hem davet edip hem de te- peden baktıklan Ispanyol sinemacı- lara hiç de kibar davranmazlar, çe- kim izinlerini her an iptal edebilirler. Ancak cüce ve aksak, ama Avru- pa'nın en güçlü adamı. Propaganda Bakanı Goebbels, Greta Garbo'dan daha güzel bulduğu Macarena'ya tu- tulunca, azgın Nazi liderinin cinsel saldınlannı sineye çekmek zorunda kalır Macarena, fılmin akıbeti açısın- dan. Üstelik yönetmen Blas'la Go- ebbels'in karısı (Hanna Schygulla) basta olmak üzere herkes baskı yapar Macarena'ya Goebbels'Ie sevişmesi için. Berlin'de Yahudilere, Çingenelere yapılan zulmü gördükten ve babası- nın ölüm haberini aldıktan sonra Al- manya'da şarkılı-danslı Endülüs mü- zikali filmi yapmanın anlamsızlığını fark eder Macarena. Ve finalde, hoş- landığı yakışıkJı bir Rus Yahudisiy- le, pek de inandıncı olmayan bir şe- kilde Goebbels'i ve adamlannı alda- tıp herkesle vedalaşarak Paris'e ka- çar. Bu tt fîlm içinde film" trajikome- disi de mutlu sonla noktalanır. Tarihsel gerçeklerle kurmacayı harmanlayarak Nazi Almanyası de- korunda geçen bir film içinde film çeşitlemesi sunan bu orta karar Is- panyol yapımının senaryosunda, yd- İann senaryo ustası Rafael Azco- na'nın imzası var. Hollywood'un ye- ni birAudrey Hepburn yaratmaya gi- riştiği Ispanyol yıldız Penelope Cruz filmin lokomotifi. Klişe karakterleri ve korkutmaktan çokgülünç kaçan atmosferi ile baştan savma bir film Şeytanıruz bol olsun!VVUKam Friedkin'in 1973 yapımı ün- lü korku klasiği "The Exorcîste"in kı- sa bir süre önce bütün dünyada ye- niden gösterime sokulmasıy- la Hollyvvood'un şeytan filmlen modasını yeniden hortlatacağından kaygıla- nanlann haklı çıktığını doğ- ruluyor "Kayıp Ruhlar". Za- ten yıllardan beri Amerikan si- nemacılannın aynı konulan, ay- nı temalan (rıatta 'yeniden çevi- rim' etıketiyle aynı filmleri) temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze sürmelerine iyice alış(tınl)madık mı? - Butür Amerikan yapımla- nndan hâlâ hoşlanan sine- maseverlere diyeceğimiz yok, ama biz açık se- çik biçimde "Rose- mary'nin Bebeği"yle "Şeytan"dan esınlene- rek (!) tezgâhlanmış, hurafeyle kanşık Mu- sevi-Hınstiyan dinsel inançlanndan, orta- çağdan kalma şeytan çıkarma ayinlerin- den perdeye yansı- yan bu karanlık, kas- Kayıp Ruhlar - Lost Souls / Yönetmen: Janusz Kaminski / Senaryo: Pierce Gardner / Kamera: Mauro Fiore / Müzik: Jan A.P. Kaczmarek / Oyuncular: Winona Ryder, Ben Chaplin, John Hurt, Philip Baker Hall, Sarah VVynter, Elias Koteas/ABD2001 (Umut Sanat) vetli ve itici "Kayıp Ruhlar"dan hiç haz etmedik doğrusu. lyiyle kötünün, kutsal kitaplarda anla- tılan ezeli mücadelesine ve günümüzün sorunlu bireyini kendi saflanna çekme- ye kararlı iblis hazretlerine ilişkin, doğa- ötesi öğelerden geçilmeyen ve Cecil B. De Miile zamanından günümüze, gişede hep iyi çalışan fantastik-korku filmleri zincirine eklenen yeni bir halka "Kayıp Ruhlar". Özünde iyiyle kötünün ya da inançla inançsızlığın çatışması klişesine oturtulmuş bu 'kayıp' film. görsel ba- kımdan yer yer belirgin bir düzey ruttu- ran anlatımına karşın tam bir kaçış sine- ması örneği olmaktan öteye gidemiyor. ABD'de, toplumun sinema aracılığıyla bir çeşit psikoterapisi sayılacak bu tür filmlere duyulan ilgi ve merak yine nük- setti anlaşılan. Epeydir sesi soluğu çıkmayan Winona Ryder' ın Ben Chaphn'le birlikte başrol- lerini paylaştığı "Kayıp Ruhlar", 1981 'de ABD'ye kapağı atarak okuyup adam olan, Steven Spielberg'in "Schindler'in Listesi", "Er Ryan'ı Kurtarmak w , "Amis- tad","Jurassic Park: The LostVVorkP gi- bi 1990'lara damgasını vuran ünlü film- lerinde kameramanlık yapan. "Ryan" ve "Schindkr"le 2 Oscar ödülü kazanan, 'Amerikan Rüyası'nı başarmış, Polonya asıllı görüntü yönetmeni Janusz Kamins- ki'nin ilk yönetmenlik denemesi. Şeytan defetme uzmanı peder Lare- aux'nün (John Hurt) sayesinde hayatta kalmış ve hayatını şeytanla mücadeleye adamış genç, güzel Maya Larkin'le (Wi- nona Ryder), annesi ve babası cinayete kurban gidince pederdayısı (Philip Baker Hall) tarafından büyütülmüş, şeytan ol- gusunun dinsel bir saçmalık olduğunu düşünen, çok satan cinayet romanlan ya- zan Peter Kelson'ın (Ben Chaplin) kesi- şen öyküsünü anlatıyor Kaminski. , İZLEYİCİ CÖZÜYLE ERDAL ATABEK Himala\ a: Destan güzeDiğinde bir öykü Hmalaya Dağlan üzerinde hedefine ulaş- mayı çalışan bir Tibet sığın kervanının destan gûzeliğindekı öyküsü. 1999 yılı yapımı olan fılmEric Valli yönetiminde, Fransa-Isviçre-In- gıltee- Nepal ortaklığında gerçekleşmiş. Noal'in kuzeybatısında Himalaya Dağlan üzende 5000 metre yükseklikte bir köy: Dol- po. Hde ettikJeri tuzlan dağlan aşarak gıttık- leri lahıl yeri"nde buğdayla değiştiriyorlar. Geçnıleri bu güç koşullarla sağlanıyor. Insan- lannia "Yak" denilen Tibet sığırlan kadar da- yanıJı olmalan gerekıyor. Uutulmuş bir köy Dolpo. Köyün lideri de. kariaıatik yaşlı Tinle. Liderin yüz çizgileri de çevrdeki dağlar kadar eski ve keskin. Tınle, yerie hazırladığı büyük oğlunun bir kervan yirûüşü sırasında öldüğünü öğreniyor. Oğlu- nun ğlu olan torununa "ölümün geçici oldu- ğıunr, ölenlerin yeniden doğduklannı öğreti- yor. Hnleri olan "Budizm v 'de reenkarnasyona inaıur. (Reenkarnasyon - öldükten sonra bir başlsının bedeninde dinlme). Şündı artık ker- vana yeni bır lider gerekmektedir. Başka bir klanın genç lideri Karma, onlann da kendilerine katılmasını önerir. Dolpo'nun ihtiyar heyeti bunu kabul etmek istemektedir, ama Tınle bunu kabul etmez. O. oğlunun ölü- münden Karma'yı sorumlu tutmaktadır. Tinle, ikinci oğlunu manastırdan çağırır ve lider olma- sını ister. Ama ikinci oğul ressamdır ve liderli- ğı istemez. Karma'run kervanı yola çıkar. dört gün sonra da Tinle'nin liderliğinde Dolpo'nun kervanı yollara düşer. Kervan yolculuğu bir de- neyim, irade, zorluklara dayanma mücadelesi- ne dönüşür. Tibet yaylalannın eşsiz görüntüle- ri arasında insanlann dayanma güçlerinin tü- kerunesı. liderin geri adım atmaması. zorlu yü- rüyüşler aslında pek çok şeyi öğretmektedir. Bu arada. Tinle'nin eşsiz deneyimleri, güç, a- ma yolu kısaltan kestirmeleri göze ahşı, hava koşullannı kendi yöntemleriyle saptayışı Tibet külrürünün eşsiz bir belgeseli gibidir. Tinle'nin dul kalan gelüıi ile Karma arasındaki duygusal yakınlık da yeni gelişmelerin habercisidir. In- sanın içindeki öfke. azim. sevgi. bağışlama, ödeşme gibi derin duygular bu yolculuk sırasın- da birbirini izlemektedir. Film bir destanın so- nu gibi biter. Tibet'teki unutulmuş birköyde yaşanan lıder- lik biçimi, genç liderin de eskiye başkaldırarak kendine alan açma çabalan günümüz toplum- larına da benziyor. Insanlar her yerde acılanna ağlıyorlar, hoş şeylere seviniyor ve gülüyorlar. Insan davranışlannı yansıtmada çok başarılı sahneler yer alıyor. Fiunin antropolojik bir de- ğeri var. Bu etkileyici film ne yazık ki çok az sinema- da oynuyor. Ben Moda Sineması'nda çok az ki- şiyle birlikte izledım. Oyuncular. tanınmamış kişiler ve kendi hayatlannı oynadıklannı dü- şündürtüyor. Kanımca, insanlann güçlükleri nasıl yendiklerini ve hangi güçlükler içinde ya- şadıklanm anlatması çok önemli. içinde yaşa- dığı koşullardan yakınan ve ne yapacağını bi- lemeyen kişilere bir psikoterapi seansı yerine geçebilir. Mutlaka görülmeli diyorum. Köyün lideri karizmatik yaşlı Tinle. '' '• l , * * — — • j \*m<*»~ U ûmHb ; ı%** Karabey'inyönettiginlın, 21.15'tegösterilecek. 'SessizÖlüm'ün galası bugün ' Kültür Servisi - Yö- netmenlığını Hüseyin Karabey'in yaptığı 'Sessiz OKün' adlı bel- gesel filmin galası bu akşam saat 21.00'de Beyoğlu Alkazar Sine- ması'nda yapılacak. Film aynca pazar günü saatl3.00'teBilgiÜni- versitesi Kuştepe Kam- pusu'nda gösterilecek ve ardından bir panel gerçekleşecek. Galaya oyuncu Jiiti- de Kural ve konuşma- cı olarak Mehmet Be- karoğlu, Imgard Möl- ler, Gunter Sonner- berg, Tomax Karrera, Mitsei Zarasketa, Jim McVeigh katılacaklar. Gecede aynca demok- ratik kitle örgütleri, odalar, siyasi partiler, aydınlar ve sanatçılar da bulunacak. 'Sessiz Ölüm', çeşitli anlatım tekniklerini iç içe kullanarak tecridi anlatıyor. Almanya, Is- panya, Italya ve Ameri- ka'da hücre tipi cezaev- lerinde kahnış yada hâ- lâ tutuklu ve hükümlü- lerin yanı sıra aileleriy- le yapılan röportaj- lardanyolaçıkarak tec- ridin nasıl bir ceza ol- duğu gösterilmeye ça- lışılıyor. Filmde, Ku- ral'ın oynadığı bölüm- lerde, F tipi bir hücrede insanın yaşayabilecek- lerinin smın aktanhyor. Filmin amacı, temel olarak F tipi cezaevle- rinde var olan uygula- ma ile devlet yetkilile- rinin iddia ettikleri ara- sındaki farkı izleyiciye göstermek. Bununla birlikte Avrupa stan- dartlan adı altında uy- gulamaya geçilmek is- tenen sistemin aslında Avrupa'da ve Ameri- ka'da da hâlâ tartışmalı olduğunu, var olan uy- gulamanm da pek övü- nülecek bir standart ol- madığını ortaya koy- mak. Aynca, filmin bir diğer amacı da dünya- nın çeşitli ülkelerinde ve genelde gelişmiş ül- kelerdeyaşama geçiril- miş tecride dayalı ceza- evlerinin insan üzerin- de bıraktıgı tahribatı açık bir şekilde anlat- mak. 'SessizÖlüm'ün çıkış noktasının Adalet Ba- kanı Hikmet Sami Türk'ün "Cezaevlerine Avrupa standartlannı getireceğiz" sözlerinin olduğunu belirten yö- netmen Karabey, "Tûr- krve neden eğhün siste- mûıe, saghk hizmederi- ne Avnıpa standartlan- nı getirmek istemiyor da cezaevlerine getir- mek istiyor?" diyor. Geleceğin Türkiyesi'ne mektuplar I Kültür Servisi - Özel Eyüboğlu Kadıköy llköğretim Okulu 5-A öğrencileri, Buket Uzuner'in katkılanyla 'Geleceğe Mektup' adlı bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. 2011 yılında okunmak üzere 10 yıl sonrasının Türkiyesi ve dünyasını düşleyerek yazılan bu mektuplar bugün saat 16.30'da okulun Tiyatro Salonu'nda velilere okunarak kapatılacak. İklim Değişikliği' sergisi • Kültür Servisi - 5 Haziran'da başlayan WWF - World Wild Foundation'ın (Vahşi Yaşam Vakfi), 'Iklim Değişikliği' temah fotoğraf sergisi, 25 Haziran'a kadar Garanti Sanat Galerisi'nde görülebilir. Sergi, Garanti Bankası'nın ana sponsorluğunda TÜRSAK tarafından bu yıl Istanbul'da gerçekleştirilen '5. Uluslararası Çe\Te Filmleri Festivali'ndeki 'Paralel Etkinlikler' başlığı altmda yer alıyor. Dünyaca tanınmış 26 fotoğraf sanatçısının, teması iklim değişikliği ve küresel ısınma olan topiam 46 fotoğraf çalışması, doğanın ve insanlann varlığını sürdürebihnesi için karşı karşıya bulunulan tehdıtlere dikkat çekiyor. (0212 293 63 71) BUGÜN • FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ'nde 09.15 -16.30 saatleri arasında 'Sır-Smır Olarak Beden' başlıkJı konferans gerçekleşecek. (247 89 35) • GOETHE - EVSTnrUT ISTANBUL'da saat 15.00'te 'Okyanus Ormanı', 'Iikya Yohı', ve 'Beyaz Renk' isimli filmler gösterilecek. Saat 17.00'de 'ödül kazanan belgeseDerin' toplu gösterimi yer alacak. Aynca Halikarnas Bahkçısı Kısa Fihn Maratpnu kapsamında 'Eskid', '2319' ve 'Sessiz Ölüm' isimli filmler gösterilecek. (249 20 09) M İSTANBUL BİLGİ ÜNTVERSİTESİ'nde saat 15.00'te 'Cennetin Doğusu', 'Demir Ormanı', 'Park', 'Kilosu Dd Dolar' ve 'Kuzey Güney' isimli filmlerin gösterimleri gerçekleşecek. (21622 22) İSTANIUJL MOZ^t FESTtVALIVDE rafiftl • ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ'nde saat 17.30'da 'Genç Solisder Dizisi'nın konseri gerçekleşecek. (454 15 55) • AYA İRtNt MÜZESİ'nde saat 19.30'da 'tngiliz Barok Solistieri ve Montiverdi Korosu'nun konseri izlenebilir. (454 15 55)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog