Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

14 HAZİRAN 2001 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER TJBlTAK'tan deprem açıklamasi: Korkulacak bir durum yok SÖZÇİZGİNİN Turhan Selçuk tZMİT (AA) - TÜBİ- TAK Marmara Araştır- ma Merkezi (MAM) Başkanı ve Türkiye De- niz Araştırmalan Koor- dinatörü Prof. Dr. Naci Görûr, Marmara Deni- zi'ndeki deprem potansi- yeline ilişkin yeni olgular bulunmadığını belirterek "Korkulacak herhangi bir ş«y yoktur" dedi. Prof. Dr. Görür, Mar- mara Denizi'nin deprem üreten kanyonlarla dolu olduğuna ve fayın Kali- fomiya'daki San Andre- as fayıyla benzerlik gös- terdiğine ilişkin haberle- rin gerçeğı yansıtmadığı- nı söyledi. Sözü edilen kanyonlann bütün dünya denizlerinde yaygınola- rak görüldüğüne dikkat çeken Görür, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunla- ruı çoğu kez faylanmayla Ugili olmadığı, derin de- nizlere malzeme getiren Deprem sigoptasında hedef aşıldı tstanbul Haber Servi- si-Büyük Marmara dep- reminden sonra uygula- maya giren Zorunlu Deprem Sigortası'na gösterilen ilgi, Hazine Müsteşarhğrnın hedef- lerini aştı. Bir yıl için he- deflenen 2 milyon poli- çe, 8 aylık sürede satıldı. Doğal Afet Sigortala- n Kurumu'ndan alınan verilere göre, Zorunlu Deprem Sigortası uygu- lamasında 5 Haziran ta- rihi itibanyla satılan po- liçe sayısı 1.9 milyonu aşarken verilen temınat tutan 27.9 katrilyon lira- ya ulaştı. 24.3 milyar d o lar karşıhğı, toplam 27 katrilyon 923 trilyon 764 milyar 826 milyon liralık teminat verildi. tstanbul ilk sırada Zorunlu Deprem Si- gortası uygulamasında ilk 3 sırayı (yüzde 65), 3 bûyük il aldı. 770 bin 705 poliçenin satıldığı tstanbul, yüzde 40'hk payla Zorunlu Deprem Sigortası'na en çok ilgi gösteren il oldu. tstan- bul, 10 katriiyon 788.9 trilyon liralık teminat ile toplam işlemlerin yüzde 39.6'sını tek başına ger- çekleştirdi. îstanbul'u, 313 bin 97 poliçe ile An- kara ve 152 bin 77 poli- çe ile îzmir izledi. korunacak ISEW YORK (AA) - Binalan depreme karşı korumada, temele yer- leştirüen doğal kauçuk- tan imal edilen bilyeler- le depremin yarattığı şoklar emiliyor ve bina- runyıkılması önleniyor. ABD'nin Kaliforniya Eyaleti'ndekiUSCÜni-. venite Hastanesi'nin te- meHne yerleştirilmiş olan 149 adet doğal ka- uçuktan imal bilyeler ve yaüklar 17 Ocak 1994'teki depremde bi- nay yıkılmaktan koru- du.Hastane çevresinde- ki binalar depremden çökrken 32 bin 520 merekare alana yayılan hasane, depremin erte- si gönü normal işleyişi- netirdi. ligiltere'de Tun Abdul Raak araştırma merke- zinie doğal kauçuğun yen kullanım alanlannı gelştirme ekibinin baş- kan Doktor Keith Ful- ler deprem yahtıcılan kuianımının en iyi ko- ruııa sağladığının anla- şılağmı, sismik yahtıcı- lar/apımının doğal ka- uçac için önemli bir pa- zar/aratacağmı söyledi. vadiler olduğu bilinmek- tedir. Yani, Marmara De- nizi'ndekideprem potan- siyeüne ilişkin dünden farklı yeni olgular bulun- mamaktaduf Görür, Italyan Urania gemisinin yaptığı araştır- malarda elde edilen so- nuçlann 16 veya 17 Ha- ziran tarihlerinde Çanak- kale'de düzenlenecek toplantıyla açıklanacağı- nı bildirdi. Görür, araştır- maya dayanmayan olası depremlerle ilgili haber- lerin kamuoyunda rahat- sızlık yarattığını da ifade ederek şöyle konuştu: "Bilim adamlanndan, araştırma yapmadan açıklamadabulunmama- lannı, medyadan da so- rumlu araştırma yapan merci veinsanlar dışında. konuyu te>it ertirmeden haber yapmamalaruıı di- liyorum. Çağdaş anlayı- şm gereği budur." MUZ CUMHURİYETLERİNE DÖNDÜK.. Adalet Komisyonu'nda mal rejimi düzenlemeleriyle ilgili görüşmeler sürdü Ziııaya 'mal cezası' geliyorANKARA (Cumhurrvet Bûrosu) - TBMM Adalet Komisyonu'nda, Türk Medeni Yasa Tasansı'nın mal rejimi düzenlemesinde "zina yapan ve cana kasıtta bulunan eşin mallardan yarar- Ianamaması"na ilişkin önerge kabul edildi. Hâkime, zina yapan eşin payı- nın azaltılması ya da kaldınlması ko- nusunda yetki verilirken Adalet Baka- nı Hikmet Sami Türk ile Prof. Dr. Ah- met Kıbçoğlu arasında görüş aynlığı yaşandı. Kıhçoğlu, "Bu düzenleme, uygulamada kadın aleyhinde işleye- cektir. Türkh e'de, erkek değil kadın zi- na yapüğı için cinayet işlenir" dedi. • Hâkime, zina yapan eşin payının azaltılması ya da kaldınlması konusunda yetki verilirken Prof. Dr. Ahmet Kıhçoğlu, düzenlemenin kadın aleyhine işleyeceğini savundu. Türk ise "Bu doğnı değfl. Bu düzen- leme hem erkeğe hem de kadma uygu- lanacakür" diye konuştu. TBMM Adalet Komisyonu'nda, dün Türk Medeni Yasa Tasansf nın mal rejimi düzenlemesi üzerindeki görüşmelere devam edildi. 80 mad- delik bölümün 41 maddesi kabul edi- lirken iktidar milletvekillerinın edi- nilmiş mallara katılma rejimınde "zi- na vecana kasıtta bulunaneşlerin pay- lannın azaltılması ya da kaldmlması konusunda hâkimetakdiryetkisi veril- mesi''ne ilişkin önerge tartışma yarat- tı. FP'li Ramazan Toprak, boşanma nedenleri arasında kötü muamele ve onur kıncı davranış gibi nedenlerin de sayıldığını belirterek "Bu nedenkr zina ve cana kasıttan daha mı hafîF' diye sordu. Adalet Bakanı Türk, zina ve cana kastın en ağır boşanma nede- ni olduğunu belirterek kapsamı daha da genişleterek hâkimlere yük getir- mek istemediklerini söyledi. Türk, "Boşanma istatistiklerinde zina ve ca- na kastin oranı nedir" sorusu üzerine, Türkiye'de boşanmalara büyük oran- da şiddetli geçimsızliğin neden oldu- ğunu, zina ve cana kastın son derece düşük bir oranda kaldığını bildirdi. Prof. Dr. Ahmet Kıhçoğlu, zina ve cana kast nedenıyle boşanmalarda hâ- kime yetki verilmesinin kadının aley- hinde olacağını belirterek "Türld- ye'de erkek için değil, zina yapan ka- dın için cinayet işlenir. Bu düzenleme kadının aleyhinde işlevecektir" dedi. Kadın orgutleri: İçi boşaltılmış yasa istemiyoruz tstanbul Haber Ser- visi - Kadın örgütleri, Medeni Yasa Tasarı- sı'nda yer alan "edinil- miş mallara kaülım re- jimi''nin "içi boşalöl- madan ve yürürlük sü- resi ertelenmeden" ka- bul edilmesini istedi. TBMM'de bugün Medeni Yasa Tasan- sı'na son şeklinin veri- lecek olması nedeniy- le 100 kadın kuruluşu ve sivil toplum örgütü, milletvekillerine ve Adalet Komisyonu üyelerine istekJerini içeren bir açıklama gönderdi. Açıklama- da, Adalet Bakanı Hik- met Sami Türk ile MHP'li yöneticilerin uzlaşmaya vardığına dikkat çekildi. "Yeni mal rejiminin, evliüğin başlangıç tarihinden değil deyasanın yürür- lük tarihinden itibaren geçerli olması; zina, fu- huş, cana kasıt duru- munda paylaşun ora- nının kusurlu eş aley- hine azaltihnası" ko- nulannda taviz verildi- ği belirtilen açıklama- da "Bize söylenen şu- dun Yirmi-otuz yülık evhiiğiniz boyunca ver- diğiniz emeklerin üze- rine bir bardak soğuk su daha için. Saveni/de edinflmiş tapulu malla- rm yüzde 92"si erkekle- rindir ve onlann kala- cakür" denildi. Komisyon üyelerine çağn Mal rejimindeki bu uygulamalann milyon- larca kadını mağdur edeceği; zina, fuhus gi- bi ispatı zor suçlama- lann kadınlann aleyhi- ne kullanılacağı kayde- dilen açıklamada, Adalet Komisyonu üyelerine ve milletve- killerine şöyle seslenil- di: "Adalet Komisyo- nu'nda kabul edilen 'edinilmiş mallara ka- tılım' rejimini,içinibo- şahmadan, evtikadm- landışlamadan, konu- tun kadına tahsisi ko- nusunda \-argica takdir hakkı tamyan 254. maddeyiedinihniş mal- lara kabtam rejimine de taşryarak kabul edin." RAYG Başkanı ÖrsçelikBalkan, tÜ Çapa Tıp Fakühesi Ortopedi Kliniği'nin de yardımlarıyla depremde uzuv- lannı kaybetmiş çocuk ve gençlere protez takılması amacı>la Aiman>a'da 300 bin mark toplandığını sö>ledi. Prvieztiyaşamlar umutpeşinde İPEKYEZDANİ Marmara'yı yıkan depremde organlannı kaybeden çocuk ve gençlerden 31 tanesi, şimdi Al- man Rotaryenler ve Rotary Afet Yardımlan Grubu'nun (RAYG) sağladığı protez organlarla haya- ta devam etmeye, depremden sonra unuttuklan "umudu" yeni- den anımsamaya çalışıyorlar. Emre Yümaz, 14 yaşında, or- taokul birinci suııf öğrencisi. 17 Ağustos Marmara depreminde 36 saat göçük altında kaldıktan sonra kurtanlan Yıknaz'ı, ailesi, depremden dört gün sonra Anka- ra SSK Hastanesi'nde "bacakla- n kesilnüş halde" buluyor. Dep- remde bacaklannın yanı sıra ik- iz kardeşini ve 23 yaşındaki ağa- beyini kaybeden Yıhnaz, şimdi Özürlülere destekyürüyüşü tstanbul Vakfi Ue tl Milli Eğitim Müdürlüğu'nce, 2000-2001 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim okuUannda uygulanan "Özflrlülerin Sosyal Hayata ya da Tophımun Özürlülere Adaptasyonu" programı kapsamında bir yiirüyüş ve etkinlik düzenlendi. Üzerinde "Görmezden geliyorsak asıl özürlüler biziz'', "Ne kadar akıllıyız_. (Şimdüik)" yazılı dövizkr taşıyarak ve "Özüıiüler bizim kardeşimizdir n sloganı atarak Taksim'den Harbiye Açıkhava Tıyatrosu'na kadar yürüyen öğrenciler ve özürlü y urttaşlar. burada çeşitli gösterilerin sunulduğu bir etkinlik düzenledUer. (VEDAT ARIK) kendisine "protez bacak" takıla- cak günü bekliyor. Emre Yıl- tnaz'm babası Bekir Yılmaz, "Emre'ye Ankara SSK'de takı- lan protezi kullanamadık, Tuğçe adh bir yan firmaya son derece baştan savma bir şeküde yapünl- nuşb" diyor. Sekiz yaşındaki Seünan Uyar ise sekiz saat göçük altında kal- mış. Uyar, takılan protez bacak sayesinde ilkokul birinci sı- nıfa gidiyor. Depremde, ba- basını, kardeşini ve halasuıı kaybeden 22 yaşmdaki Le- vent Avunca'ya da geçen yıl protez bacak takılmış. 300 bin mark toplandı Alman Rotaryenler ile Rotary Afet Yardımlan Grubu (RAYG) tarafından dün Ataköy Marina'da dü- zenlenen toplantıda konu- şan RAYG Başkanı Örsçelik Balkan, Alman Rotaryen- lerle Istanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Ortope-' di Kliniği'nin işbirliği sonu- cunda, depremde uzuvlannı kaybetmiş çocuk ve gençle- re protez takılması amacıy- la Almanya'da 300 bin mark toplandığını söyledi. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Koyhriuk ve Dll Taröşmalapı Buğday taban fiyatlan nedeniyle çıkan tartış- malar arasında 'köylülük' gene ön plana geçti ve enine boyunatartışıldı. Bu konuyu dillerine ve ka- lemlerine persenk eden kimi meslektaşlanmız, her zaman olduğu gibi, 'köylülüğün ne kadar kötü bir şey olduğunu' defalarca ve defalarca yinelediler. (Aferinonlara...) Bu köylülük devam ettiği sürece kalkınmanın falan olamayacağını vurguladılar ve köylülüğün sona erdirilmesi gereğini anlattılar. Tabii bu arada Türk köylüsünün ne denli 'vehmsiz çalıştığını', yurtdışından örneklerie karşılaştırarak ortaya koy- dular. (Bir aferin daha...) Eminim, tanm kesiminde çalışmakta olan köy- lü vatandaşlanmız yerin dibine geçmiştir! Sen hem köyde otur ve Kanada'da bikinili genç kızlann bir günde ektiği ve bir günde biçip kaldırdığı buğday üretimiyle bir yıl uğraşıyor görün ve hem de dev- letten yüksek taban fîyatı işte. Vallahi çok ayıp, çok... Bu arada, mazota bölgedeki en yüksek ücreti ödüyonmuşsun, kime ne? Gübre fiyatlan her yıl katlanıyormuş, neyapalım?.. Köylünün görevi, bu köylülükten vazgeçıp, kentli olmak ve üzerindeki köylü kıyafetini çıkartıp 'kentli urbasını' giymek. Tabii bu arada 'köylülük zihniyetini' de geride bı- rakmak ve yeni, çağdaş bir zihniyete kavuşmak gerek. Tüm bunlar belki 'anlaşılabilir' şeyler. Fakat köy- lülüğe karşı böylesine 'cihataçmış' meslektaşla- rımızın ihmal ertikleri bir şey var. Bu köylülükten kurtulmanın yolu, yöntemi ne?.. Kabul, köylülük çok kötü bir şey. Peki ama bun- dan nasıl kurtulacağız? Avrupa Birliği üyesi dev- letler ve ABD, acaba bu konuda bize yardımcı ola- bilecek mi?.. Adamlan zorla kente taşıyalım desek, kentler zaten yaşanamaz durumda. Büyük kentierimizin tümünde kentlilerin çoğu gecekondulardayaşıyor ve köylerindeki 'toplumsal ilişkileri' ve 'zihniyeti' henüz terk edebilmiş değil. Orneğin Istanbul'da her gecekondu semti, bir ya da birkaç taşra ken- tini temsil ediyor ya da yaşatıyor. Sıvaslılar bir ma- hallede yoğunlaşıyor, Tokatlılar bir başka mahal- lede, Rizeliler bir başka mahallede. Kaldı ki, bü- yük kentlerin çevresini bir kanser hücresi gibi sa- ran gecekondu semtlerine göçenlerin büyük bir bölümü kırsal kesimden değil, kent ve kasabalar- dan göçüyor. Yani köylülüğün çaresi bu da değil. Ve her şey bir yana, zaten dizboyu işsizlik yaşa- nırken kente gelebilecek bu insanlara nerede iş ve- receksiniz? Bunlar Moldovalı kadın değil ki ev hiz- metlerinde kullanabilesiniz. Ya da teknik eleman değil ki bizim işçinin ücretinin yansına razı olsun. Yani bu işler kolay işler değil. Lafla peynir gemi- si yürümüyor. ••• AB normlanna uyma çabalannın ortaya çıkardı- ğı tartışmalararasında, 'dil tartışmalan', hiç de is- tenmeyen ya da istenmemesi gereken noktalara çekiliyor. Bir zamanlar, 'tek resmi dil mi olsun, yoksa bir- kaç resmi dil mi olsun' gibisinden ipe sapa gel- mez tartışmalar yaplırdı. Şimdi bu türden tartışma- lar geride kaldı. Fakat bu kez 'anadil' çerçevesın- de garip tartışmalar yapılıyor. Kimi 'aklıevveller', resmi dilin aynı zamanda ana- dil olduğunu savunacak kadar abarrtılar bu işi. Eğitim ve iletişim alanında resmi dil tekelinin nasıl ve nereye kadar kırılabileceği tartışmalan, günde- min ön sıralannı işgal ediyor. Ülke'içinde konuşu- lan anadillerden, Türkçe dışında herhangi birinin eğitim dili olamayacağını ileri sürenler, aslında ba- zı gerçeklere gözlerini kapatmış durumdalar. Me- seleyi 'yeterlilik' açısından ele alırsak, Türk yük- seköğretiminin en sorumlu noktasında bulunan YÖK Başkanı, Türkçenin eğitim dili olamayacağı- nı defalarca dile getirdi. Türkçe dışındaki anadiller söz konusu olduğu zaman mangalda kül bırakmayanlar, bu türden 'düşünceler'(J) karşısında dut yemiş bülbül gibıler. Bunların milliyetçilikleri, artık nasıl bir milliyetçilik- se, galiba buraya kadar geliyor. Not: Sayın Ülgenalp, yazınızı aldım. Siz haklı- sınız. Affola... Projenin durdurulması istendi Fırtına Vadisi için 'firtınalı' tartışma ALPERlZBUL Doğu Karadeniz Sa- hil Yolu Projesi ve dünyada koruma altına alman 200 bölgeden biri olan Çamlıhemşin Fırtına Vadisi 'nde ya- pımı süren Dilek Gü- roluk Hidroelektrik Santrah'yla ilgili tar- tışmalar dinmek bilmi- yor. Kamuoyunun bü- yük tepkisine neden olan santralın, Türki- ye'nin dünya mirası ve çevre konusunda im- zaladığı uluslararası anlaşmalara da aykın olduğu belirtildi. Futuıa Vadisi için îs- tanbul'da "firtınah'' tartışma yaşandı. Ar- deşenliler Kültür ve Dayanışma Derne- ği'nce Tank Zafer Tu- naya Kültür Merke- zi'nde düzenlenen "Doğu Karadeniz'in Çevre Sorunlan ve Mevcut Doğal Kay- naklann Yönetimi" konulu panelde konu- şan Rize'nin Ardeşen ilçesi Belediye Başka- m tmdat Sütiüoğlu, do- ğanın elektrik üretimi gibi nedenlerle tahrip edilmesinin yanhş ol- duğunu belirtti. Sütiü- oğlu, "Bir dünya mira- sı olan Fırtına \adi- si'nin değerini bilmiyDr ve mirasyedi gibi dav- ramyoruz" dedi. Verilen sözler anımsatıldı Sütiüoğlu, Karade- niz Sahil Yolu Proje- si'nde de doğaya veri- lecek zarann en aza in- dirgenmesi gerektiğini vurgulayarak, geliştir- dikleri alternatif proje- lerle Bayındırhk Ba- kanlığı'nı ikna edebi- leceklerine ve yolun Ardeşen'in güneyin- den geçmesini sağla- yacaklanna inandıkla- nnı anlattı. Sütiüoğlu, Başbakan Yardımcısı Mesut Yü- maz'ın ve Bayındırlık Bakanı Koray Ay- dın'ın, bu konuda ken- dilerine daha önceden verilmiş sözleri oldu- ğunu anımsattı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog