Bugünden 1930'a 5,409,364 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

11 HAZİRAN 2001 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA ROPORTAJ Bizans 'm yaldızlı kapısıydı, Osmanlı'nın altınlanm saklar ve kanlannt akıtırdı, şimdî müze gibi. ^fedikulehisan otlağı!• stanbul'da 'hisar' denince Ana- / dolu ve Rumeli hisarlan akla gelir hemen... Oysa Yedikule de bırhısardır. .Hisar,küçükkale- dir. . Yedıkulehisarı, surlarla çe\rılı bü>ük kale Istanbul'un hem içınde hem de eski kentin Marmara kı- >ısında bıtiığı >erdedır... Tanhın akı- şında tstanbul'un surlan kadar eskidir... Adını, zaman ıçınde beşten yediye çıkarılan kulelennden almasına karşın zındanlarnla ünlüdür... Doğu Ro- ıııa" nın > aldızlı. Osmanh'mn bır yanıy- la altınlı, öte yanıyla kanlı kapısıdır... Bugiiıı ıse beledıyenın duvanna çak- tığı kapı numarası '4* ıle Kültür Bakan- lıgı'nın biıaz ıhmal edılmiş (bahçede- kı dız boyu otlar nedenıyle) bır müzesı \e arada bır festnallenn sahnesıdir... İmparatorların zafer takı Yaklızlıkapı, II. Theodosius'un 5. > üz> ılda genışjettığı surlann dış dünya- yaaçılananıtsalkapısı olarak geçerka- \ ıtlaıda . Altınkapı da denir... Mermer kaplı ıki kule arasında 30 metre uzun- luğunda \ e 20 metre yüksekliğınde, y ı- ne mermer cephe ûzerinde altın yaldız süslcmelerıyle ortadaki daha büyük üç gözlıi birtaktırburası... Zaferden dönen ımpaıatorların kente ginşındekı gör- kemlı törenlenn başlangıç noktası... Şıındi ise otlağa dönüşmüş bahçede- ki çeı-çöpün toplandığı bır kapı önü!.. 13. > üzvılda Konstantinopolıs. Latin Impaıatorluğu'na başkentlik yaparken Haçlılar. beş kulenin beşini de kökün- den \ ıkmıştır.. Latınlerin ardından ku- "leler \emden yapılmış. ama sur ıçıne hapsolan kenttekı eski kılıseleri yıkıp mermer bloklanyla Altınkapf yı güç- lendırmekdeBızans'ınsonsuzçöküşü- nü engelle>ememıştır... II. Mehmetku- lelerı yedıye çıkanp Rumelihısan'nda- kı hapishaneyi Yedıkulehisan'na taşı- 'madan önce gözden düşen sadrazamı iÇandarlı Halil'ın kafasını burada vur- duı muştur Sonrakı sadrazamlanndan MahmutPaşa'nın kellesi de hısarda ke- silmiştir... Osmanlı, en parlak dönemi- ni yaşarken hisarda kellelerin yerini çil çıl altınlar alacaktır... Kanuni Sultan Sülevman'ın hazınesi Topkapı Sara- yı'na sığmayınca ganimetlerin bir kıs- mı burada, Yedikulehisan'nda muha- faza edılmıştir.. Yedı tane kule arasındaki geniş bah- çenın otlağa dönüşmüş olmasının nede- nı galiba belli oldu... Şu koyunlara bak- sanıza... Otluyorlar... Istanbul'un gö- beğinde böyle çayır başka nerede bulu- nur... Otlak kadar, belediyenin çaktığı ma- vi kapı levhası da sanki Yedikulehisa- n 'na yapılmış başka bir haksızlık gibi... Bunca tarih, sıradan bir kapı numara- sıyla sınıflandınlabılir mi? Yoksa bu '4' numarada bir gizem mi var? Tahttan ındin- lırken kellesi ke- silıp kutsal kanı yere akıtılan ilk ve tek sultan D. Osman, Osman- h'nın 16. padişa- hıydı... 16'nın karekökünden tutturulursa olabilir! Tanh kıtaplan yazmadığından olsa gerek, Yedikulehisan'nda Genç Os- man'ın kafasının kesildığı zindan, üs- tüne eğreti bir kilit vurulup kapatılmış... Osmanlı'da ilk reforml Osman, 1618'de Deti Mustafa'nın ye- rine 14 yaşında tahta çıkmış ve 18'in- de askeri düzenı adam etmek ısteyince kellesıni yeniçerilere, tacı da Deli Mus- tafa'ya geri vermiştir... Tarih, Os- man'm katlıni boğulma olarak yazar... Topkapı Sarayf nda saklanan pamuklu gömleğindeki kanın açıklanmasına sı- ra geldiğmde de, Vaüde Sultan'a gös- terilmek için kulağının kesildiği söyle- nır... 1964 yılında Topkapı Sarayı Mü- zesi Müdürü Ha>Tullah Ors'le padişah giysilennı ınceleyen Elif Naci, bir ku- lak kesmeden gömleğın bu kadar kan- lanamayacağını düşünür... Prof. Dr. Kazım tsmail Gürkan müzeye davet edilir, Genç Osman'ın kafasının kesil- miş olabileceğine kanaat getirilir... Elıf Naci, Sultanahmet'te, babası I. Ah- met'in türbesınde yatan Genç Os- man'ın mezannın açılması ıçın Anka- ra'ya bır yazı yazar... Yanıt olumsuz ge- lir.. Yayımlanmayan fotoğraf Aradan altı yıl geçer... I. Ahmet'in türbesi onanlırken bir göçük görülür ve Türbeler Müdürü emekli denız albayı Yavuz Senemoğlu, onanm ıçın mezan açar... Genç Osman'ın mezannda kafatası yoktur! Hemen, sınıf arkadaşı olan Ku- zey Deniz Saha Komutanı Kor- I I I general Turgut I A ilk Al Kunter'i arar ve (W WvW bir fotoğrafçı / göndermesini is- ter. Fotoğraflar çekilır ve kemik- lerin ölçüsü alı- nır... Mezarkapatılır... Cumhunyet'ten Orhan Erinçde aldığı bir istihbaratı de- ğerlendirir ve yılın gazetecıhk ödülünü almak üzere haberi yazar... O gün fo- toğraflar yayımlanmaz... Bugün ise ne- rededirbilinmez... Ne ki tarih değişmez, kitaplarda Genç Osman'ın kafasının kesildığin- den hiç söz edilmez... Müzeye girişte bilet kesen görevli, gazeteci olduğumuzu anlayıp fotoğraf çektiğimizi de görünce, "Neçekiyon, ne yazacan" diye hesap sormasın mı... Onu yazma, bunu yazma, peki biz ne yazacağız... Çok güzel bır otlak yaratmışlar, otlar- dan anndınlmış Triumphalıs yolunun kenarlanna da iri taş gülleler sıralayıp turistler için çok güzel bir görüntü ha- zırlamışlar, çardak altında Korint sütu- nundan üzeri muşambalı bir masa ku- rarak çok iyi yapmışlar mı yazalım... OENIZ SOM En iyisi, paçalardan giren dikenli ot- lara aldırmadan şu taş basamaklan tır- manıp kulelerden 'Kuzey Pylon'a çıka- lım... Doğrusu manzara güzel... Marmara bıldiğinız gibi... Topkapı'ya doğru uza- yıp giden surlann önü bostan... Sur dip- lerinin gecekondulardan ve at kesim yerlennden anndınlmış olması güzel... Dericılenn kaldınlmasmdan sonra ye- şillendirilen Kazlıçeşme de güzel... Arazi, birilerine peşkeş çekılmez, böy- le kalırsa çok daha güzel... Sezar'm hakkı Sezar'a... Bu kule gibi, o kule, öteki kule, bütün kuleler ve surlar ba- kımh... Surlann onanmı için yurtdışın- dan alınan kredi ve bağışlar boşa gitme- miş... Daha ne istıyonuz! Birer bilgı tabelası... Eğer çok gör- mezsenizbirkaçdilde...Hisannherkö- şesinde. nereden baksanız 1600 yıllık bırtarihten anlarılabilecek bir şeylerol- malı... Yaldızlı kapıya, usta ellerden biraz makyaj... Paslı demirparmaklıklan ye- nilemek bile yeterli olabıhr... Osman- lı'da kaç sadrazamm, kaç vezinn kelle- si gitti burada... Kafalar, bir tünelle de- nize ulaştığı söylenen kuyuya, beden- ler ise musalla taşına... Ortaçafldan bir eslntl lç avludaki mezarlığın otlannı temiz- leyip mezar taşlannı ortaya çıkarmak zorolmamah... Sonra, giriş kapısındaki küçük tabe- lada adı yazan, ama kendi olmayan gü- neş saati yeniden hazırlanabilir... Hat- ta istenirse bahçenin ortasında, şerefe- sinden altı ayakta kalmış minarenin ya- nına 'hisar eri'nin ahşap evi yapılabi- lir... Odalara birkaç işkence aleti de kondu mu, buyrun size ortaçağ deko- runda bir kafetarya... Kimsenin ışine kanşmak gibi olma- sın... Belki Yedikulehisan'nda koyun otlatmak daha önemlidir... Tarihe, ko- yun gibi bakmak da bir tercihtir! •' • •••• , *. ^ f \ ı ^ 600 ydhk geçmişiyle Yedikulehisan'nda büyük zafer kutlamaian, inamlmaz işkenceler yaşanıyor; muhteşem hazineler sakİanıyor ve hisann taşlan, tarihçiler pek yazmak istemese de Genç Osman'ın kafasının kesiimesine tanıklık ediyor... ENTERNET M E H M E T SUCU mehmetfgcumhunvetxom.tr Buza Yasa Yazıyorlar Yaklaşık iki haftadır in- ternetin de Basın Yasa- sı ile denetlenme iste- ği konuşuluyor. Inter- netteki sohbet odala- nndan TV'lerdeki açık oturumlara kadar he- men her ortamda bu konu enine boyuna tartı- şıldı. Burada belki de en önemli nokta, büyük çoğunluğu değil kullanmak, henüz internet ile tanışmamış milletvekillerinin bu yeni iletişim ortamı ile ilgili bir yasa tasarısı ûzerinde oy kullan- ması. Bir araştırma şirketinin yayım- ladığı sonuçlara göre milletvekil- lerimizin büyük çoğunluğu, ken- dilerine gelen elektronik postala- n, sekreterleri kâğıda bastıktan sonra okuyormuş. Varın gerisini siz düşünün. Bu denli hızlı gelişen yeni ileti- şim teknolojisini doğal olarak sı- nırlandırmak aslında olası değil. Belki de yasakçılara bunu anlat- mak gerekli. Eskilerin deyimiyle çıkmadan kadük olacak olan bu denetle- me çabası sadece Türkiye'de tr. uzantısıyla yayım yapan sitelerin yurtdıışna kaçmasına neden ola- cak. Kısacası buza yasa yazma- ya çalışıyorlar. Bu konu ile ilgili olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Konrad Adenauer Vakfı ile birlikte düzenlediği toplantıda, Sayın Fik- ret llkiz'in peş peşe sı- raladığı sorular, duru- mun vahametini açıkça ortaya koyuyor. Internette işlenen her- hangi bir suç, acaba ne za- man Türkiye'de işlenmiş sayılır? Çünkü internet ortamındaki suç teşkil eden eylemin hangi ülke sınırlannda gerçekleştiğini tespit etmek olanaksız olabilir. Bir su- çun nerede işlendiğine dair hu- kuki kuralları ise hukuk düzenin- de belirlemek zorundasınız. Ör- neğin yurtdışında bulunan bir server'dan yapılan ve sonuçlan- nı Türkiye'de doğuran bir yayın- la ortaya çıkan suç için TCK uy- gulanacak mıdır? Veya internet ortamında işle- nen suçlar bakımından suç Tür- kiye'de işlenmemişse buna TCK uygulanabilir mi? İnternet servis sağlayıcıları, kendi sağladıkları içerikten sorumlu olacaklar mı, sorumluluk sınırları nasıl çizilecektir? Bütün bu tartışmalar yapılırken ifade özgürlüğünün sınırları ve kullanımı, internet yoluyla yapılan yayınlarda nasıl düzenlenecek? Cevap ve düzelt- me hakkı nasıl kullanılacak? Ovakışla'dan Mektup Var Ovakışla.com'u yaşama geçiren Yalçın öğretmen, bir elektronik mektup göndermiş. Bu olmazı olur yapan insanın mektubunu sizlerle paylaşmak istedim. Teşekkür etmekte bu kadar geciktiğim için beni bağışlayabilecek misiniz? Okulumuza gösterdiğiniz yakın ilgi için teşekkür ederim. Izin verirseniz fazla vaktinizi almadan bir iki konuyu size anlatmak istiyorum. Bu yolla size bizim hakkımızda dürüst ve aydınlatıcı bilgi sunmuş olacağımı umuyorum. 1. Okul için yaptığımız, kısıtlı koşullarda da insan maaşını hak etmek zorundadır, mantığı ile çalışmaktan ibaret. 2. Çok başanlı mıyız? Sanınm hayır. özellikle bu sayıda "Kral çıplak" başlıklı bir haber koyacağım. Niye bilmem, bir yandan bana aferin deniyor, öte yandan sürekli olarak öğretmenlerim değiştihliyor, vekil öğretmen, yedek subay öğretmenle idare etmem isteniyor. Türkçe, matematik, Ingilizce, müzik, resim, iş-teknik, beden eğitimi vb. gibi birçok dersimizin öğretmeni yok. Acilen ek dersliğe ihtiyacımız var, ama inşaat karaıian alınırken ihtiyaca pek de bakılmıyor. Herneyse pek öyle mükemmel falan değiliz anlayacağınız (Böyle şeyleri gazetecilere söylemek tehlikeli ama, neyse... Yeteri kadar düşmanım oluştu, beni anlayacağınızı umanm.) 3. Bakanlığın batıdaki üç şehrin gecekondu yöresi okullan ile doğudaki beş ilin köy okullanndan proje istemesi sonucu bir proje de biz hazıhadık. Bu proje ilk etapta seçilen üç projeden biri oldu. Finansal kısmı Dünya Bankası kredisi ile halledilecek. Ancak, - a) Okula parasal olarak bir kaynak ulaşmayacak. b) Talep ettiğimiz donanım, bakanlık tarafından ihale edilip bize gönderilecek. c) Bu donanım baskı makinesi, video-projeksiyon gibi cihazian içeriyor, bilgisayar ve intemetle ilişkisi yok. d) Onayyazılan geleli aylar oldu, hâlâ istediğimiz malzemeler gelmedi. 4. Site uzun bir süredir sorunlu. Eli yüzü düzgün tek bilgisayar var ve ben gazetenin son sayısını yetiştirmekle meşgulüm, ne yazık ki şu bir hafta içinde siteyi düzeltmeye vaktim yok. Çocuklar yazılannı yazdılar, ama ben daha ne gazetenin basılı durumunu yetiştirebildim ne de onu intemete aktararak siteyi güncelleyebildim. 5. Hakkımda çok büyük bir efsane oluştu ve ben suçluluk duymaya başladım. Herkes bizi dört dörtlük bir eğitim yuvası sanıyor. Oysa çabamız, verili sorunlan aşmak için birtakım etkinlikler düzenlemekten ibaret. Zaman zaman kadro değişse de Mesut Adıyaman, Mahmut Kalender, Zeynep Yay, Zeliha Altunkılıç, Recep Büyükyazıcı gibi öğretmenlerimizin bu etkinliklerde çok büyük destek ve emeği var. Yalçın O. Oto Türkçe Oyun Geliyor Hakan Yüksel ve Cem Uzunlar isimli iki arkadaşın ; 4 aydır ûzerinde çalıştığı bir projeden söz etmek istiyorum. Bu iki arkadaşın 4 aydır ûzerinde çalıştığı , projenin adı: Pusu. Pusu 3 * boyutlu bir macera aksiyon oyunu. Türdeşlerinin aksine daha derin bir senaryoya ve gerçekçi bir içeriğe sahip iki arkadaş, Pusu'yu tasarlarken oyuncuyu silahlannı namlusundan çıkarmaya ve içinde bulunduğu sanal dünyaya farklı bir açıdan baktırrnaya çalışmış. Oyunda olaylann çözümleri için farklı seçenekler sunulmuş. Pusu'yu oynarken bir nöbetçiyi geçmemiz gerektiğinde onu öldürmek zorunda değilsiniz. Nöbetçiyle konuşabiliyor, her ne kadar kötü de olsa rüşvet teklif edebiliyorsunuz. Ikinci olarak Pusu'da, oyunun kahramanı Fatih'in ve diğerlerinin i yadstnamayacak özellikleri | var. Fatih öğreniyor, sinirieniyor, hata yapıyor, yoruluyor; yaralandığında, l kan kaybettikçe gözleri karanyor vs. Üçüncü ve Türkiye için en can alıcı özellik ise Pusu'nun Türkçe oluşu. Pusu'nun ambalajından ara birimine, konuşmalarından müziklerine kadar her şeyi Türkçe olacak. Aynca yurtdışmda piyasaya sürülmek üzere bir tngilizce versiyonu da bulunacak. Hakan Yüksel oyunla ilgili şunlan söylüyor. "Şu an tek sorunumuz bize destek olabilecek kişileri bulmak. Eğer gerekli kişi ya da kurumfarla ortaklaşa çalışmaya başlayabılırsek l Pusu'yu 2002 yılı | başlannda piyasaya sürmeyi amaçlıyoruz. Eğer bunu başarabilirsek -ki şu ya da bu şekilde başaracağız- harcadığımız emekler, sonunda somut bir şekil alacak." Bu iki arkadaşın hazırladığı oyunun sitesinin adresi: 3 teqames.com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog