Bugünden 1930'a 5,458,831 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 10 HAZİRAN 2001 PAZAR 12 PAZAR KONUGU Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Dr. Yanakis Kasulidis Ada da kalıcı bir çözüm istediğini söyledi Kıbns'tauzlaşmavebarışzor Kıbrıslı Türkler göç edecek - KKTC'den gittikçe artan sayıda kişinin bu taraftan Kıbrts pasaportu almakya da eski pasaportlarım yeniletmek için başvurduklan haberleri var. Siz bu konuda bizi nasıl bilgilendirebüirsiniz? - Size bu konuda sayı veremeyeceğim. Tam rakam aklımda yok. Dolayısıyla yanhş bilgilendirmek istemiyorum sizi. Ama şunu söyleyebilirim ki başvuru sayısı bugün geçen yıla kıyasla onla çarpılabilir. Bu eğilim de, özellikle Kıbns'ın (Rum kesimi) AB üyeliği yakınlaştıkça giderek hızlanacaktır. Biliyorsunuz, Kıbns AB'ye tam üye olduğu zaman Kıbns pasaportu hamili bütün Kıbns vatandaşlan AB üyeliğinden her tûrlü şekilde yararlanacaktır. Avrupa'da serbestçe eğitim görebüecekler, serbest dolaşım hakkına sahip olabilecekler, istedikleri ülkede sağlık hizmetleri alabileceklerdir. Bu saydıklanm AB üyeliğinin yararlanndan sadece birkaçıdır. Ben bir şeyden korkuyorum. Kıbnsh Türkler bu durumda daha çok sayılarda Avrupa'ya göç edeceklerdir. Onlann yerine de Türkiyeli ' Türkler adanm kuzeyine yerleştirileceklerdir. Böylece de Kuzey'deki nüfus yapısmda daha da ciddi değişiklikler olacaktır. Ama umuyorum ki göç etmelerine gerek kalmayacak koşullar oluşur. Ben şimdi kendi adıma konuşuyorum. Kıbns'ın (Rum Yönetimi) AB tam üyeliği, zamam geldiğinde Kıbnsh Rumlann Kıbnsh Türklere, AB üyeliğinden yararlanmalan için mümkûn olduğunca çok köprüler atacak sorumlulukta olacaklannı umuyorum. Bu da, AB üyeliğinin Kıbns'ın bölünmüşlüğünü sürdürmeyeceği ve birleşik bir Kıbns ve iki toplumun banşması yolunda harcanan çabalann sona ermeyeceği mesajmı verecektir. Türkiye'nin o zaman geldiğinde, AB tam üyeliğinin Kıbns'ın bölünmüşlüğüne son noktayı koyduğunu beyan edeceğinden hiç kuşkurn yok. Oysa tam aksine, böyle oknayacaktır. Kıbnsh Türkler için birleşme daha sağlam, daha dengeli temeller üzerine oturacakttr. LEYLA TAVSANOGLUKtins 'ın Rum bölgesinde, olabildiğince çok sayıda yetkiliyle görüşmeye özen gösterdik. Amacımız, tam olarak nabzını », • tutamadığımız Kıbns 'ın bu tarafının neler düşündüğünü, Kıbns sonınuyla ilgili neyi amaçladığını öğrenmekti. Gerçek duygularını kendi içlerinde saklamıyorlarsa bu yetkililerin hemen hepsi de AB üyeliğinin Kıbns 'ın bu tarafı için en önemli hedef olduğunu söylüyorlar, bu arada da ada sorununa bir an önce çözüm getirilmesini istediklerini vurguluyorlardı. Öteyandan KKTC Cumhurbaşkanı RaufDenktaş 'ı da göriişme masasından çekildiği için eleştirmekten vazgeçmiyorlardı. Hemen hepsinin ağzında da "yeniden birleşik bir Kıbns " sözcükleri vardı. Lejkoşa daki Rum Dışişleri Bakanhğı 'ndaki makamında görüştüğümüz Kıbns Rum Dışişleri Bakanı Dr. Yanakis Kasulidis de aynı Rum resmi görüşlerini savunuyordu. Eski yıllardan tanıdığımız Kasulidis bize, kayıtlı sohbetimizden sonra, 1999 Kasımı 'nda AGÎTzirvesi için gittiği Istanbul da nasıl sıcak bir ev sahipliği gördüğünü anlatmadan da geçemedi ve günün birinde yeniden Istanbul 'u ziyaret etmeyi çok istediğini söyledi. PORTRE / Dr. YANAKİSKASULİDİS Fransa'da Lyon Üniversitesi TıpFakültesi'nden mezun oldu. İhtisasını İngütere'deyaptu Daha sonra, Kıbns Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Glafkos Klerides 'in Yeni Demokratik Biriik Partisi'nden siyasete atıldu 1991 'de Rum Pariamentosu'na milletvekili seçildL 1993'te Rum Hükümet Sözcülüğü görevine getirildi. Nisan 1997'de de Rum Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı oldu. - KKTC'de UBP-TKP koalisyonunun dağılmasını nastl rüşme masasına koyduğu konulan konuşmayı reddeden ta- değerlendiriyorsunuz? KASULİDİS-Bence bu, Sayın Denktaş'ın siyasetinin da- ha da sertleşeceği anlamına gelecektir. Çünkü TKP Genel Başkanı SayınMustafaAkıncı'yı bız vhmlı birpolitikacı ola- rak görûyoruz. O makamda daha uzun zaman kalmasını is- terdik. Ama bunun aksine şimdi Sayın Eroğhı'nunpartisi, Sa- yın Denktaş'ın oğlunun partisiyle koalisyona giriyor. Dola- yısıyla da bu, Denktaş'ın siyaset çizgisini destekleyen plat- formun güçlenmesi demektiı. - Serdar Denktaş 'ın DP Genel Başkanhğı 'ndan istifa et- tiğini herhalde biliyorsunuzdur... - Biliyorum. Ama bizim taranmızdan DP, Denktaş'a en faz- la sadık ve bağlı siyası parti olarak değerlendmliyor. Bir UBP-DP koalisyonu Denktaş'ın savunduğu koşullar ve fi- kirlerin daha da sağlamlaştınlması ve desteklenmesi demek- tir. - Birde, KKTC'dekurulduğu duyurulan LlusalHalk Ha- reketi, anladığım kadanyla bu tarafta endişeyle karşılandu Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? - Bu tarafta Ulusal Halk Harekeü'nin kuruluşu pek olum- lu karşılanmadı. Edinmiş olduğunuz izlenim doğru. Bunu olumlukarşılamadık, çünkügeçmişte buna benzer Türk Mü- cahit Teşkilatı (TMT) adlı bir teşkilat vardı. TMT, genelde kendine Kıbns Türk tarafinda Kıbnsh Rumlar\ eTürk- lerinbirbirlerine yakınlaşmasmı isteyen kişileri hedef seçerdi. Bu örgütün yeni- den canlandınlması, korkanmyine ben- zer olaylara neden olacaktır. Denktaş'm EcevHtarafından desteklenen siyasetle- rine karşı çıkanlarboy hedefi haline ge- tirilebilecektir. Bukötübirgelişme. Kıb- ns'ın öbür tarafinda Denktaş'ın katı ve sert politikalanna karşı pek çok sesin yükselmesi burada bizi umutlandırmış- tı. şahln polttlfcatar - Denktaş'ın katı ve sertpolitikalart derken neyi kastediyorsunuz? - Yani Kıbns'ın birleşmesi ve iki top- lumun birbirine yakınlaşmasına karşı olan politikalanndan söz ediyorum. - Kıbns 'ta birçözüm olasılığını nasıl görüyorsunuz? - Şunu itiraf etmeliyim ki her iki toplum arasmda bir uz- laşma ve banşma için hep istekli davranmama karşın bu kez pek de umutlu değilim. Kıbns'ta iki toplumun da kaygılan- nı-kuşkulannı giderecek, kalıcı bir çözüm gerektiğini biliyo- rum. Bunlannbaşanlmasının zorunlu olduğuna inanıyorum. Ama şu an için iyimser değihm, kötümserim. Görüyorum kı Sayın Denktaş'ın gündeminde böyle bir gelişme yok. Anka- ra'nın da çok ciddi ekonomik ve siyası sorunlarla uğraştığı- nı ve Sayın Denktaş'a daha farklı bir politika kabul ettirme durumunda ohnadığını biliyorum. Sayın Denktaş Ankara'dan çok sağlam bir destek ahyor. Bu destek hem ordudan, hem Başbakan Ecevit'ten hem de başka güç merkezlerinden ge- liyor. Dolayısıyla bu şahin pohtikanın önümüzdeki üç dört ay içinde süreceğini görüyorum ve bu beni çok kaygılandı- nyor. Bu durumun böyle sürmesi, Kıbns'ın birleşmesi yo- lunda harcanan çabalan sekteye uğratacaktır. - Türkiyetarafmdan baküdığında da Kıbns 'ın bu tarafin- da, Rumlann AB üyeliğini neredeyse çantada keklik gibi görmeleri nedeniyleKıbns 'ta birçözümün onlan çokdafaz- la Ugüendirmediği gibi bir izlenim ediniliyor. Siz buna ka- tdtyor musunuz? - Ama deneyimler ve olaylar bunun aksini ispatladı. Gö- riişme masasını terk eden tarafbiz değiliz. Yine, BM' nin gö- raf da bız olmadık. Biz her zaman, Kıbns'la ilgili aracılı gö- rüşmelere kaldıklan noktadan devam etmeye hazır olduğu- muzu açıkladık. Hal böyleyken neden görüşmelerden çekil- diklerini anlamamız mümkün değil. Bazen Türk tarafinda yanhş anlamalar oluyor. Türklye nin tavrı - Ne gibiyanlış anlamalar? - Yani, Kıbns Türk toplumunu egemenhğimiz altma almak amacında olduğumuz, onlara azınhk muamelesi yapmak is- tediğimiz gibi yanhş anlamalar. Oysa biz Kıbns'ın her tara- finı sevıyoruz. Adanın eşıt olarak her ıki topluma da ait ol- duğunu düşünüyoruz. Kıbns'ın bir tarafını öburünden daha çok sevmemiz gibi bir duygumuz olamaz. Kıbns Türk tara- fı işte bunu anlamıyor. Bütün bunlan söylerken Kıbns Ada- sf nın tümünün Rumlann mah olduğunu da kastetmiyorum. - Türkiye, sadece kendiistediğiiçin miordusunu Kıbns'ta bulunduruyor? Büyük devletler Türkiye 'yi bu konuda des- teklemiyorlar mı? - Hayır. Ben böyle düşünmüyorum. Bence Türkiye bu po- litıkayı tek başına götürüyor. Üstelik Türkiye, büyük devlet- TT lerinkendisine fazla birşey yapamayacaklannı dabiliyor. Bü- yük devletler Kıbns'ta olanlardan memnun değil. Bunda hiç kuşku yok. Ama öte yandan büyük devletlerden ya da büyük güçlerden söz ederken neyi kastediyoruz? Bugün dünyada tek bir büyük güç var. O da ABD. ABD, Kıbns'ta bir çözüm ol- masuıı istiyor. Bu çözümün. BM Güvenlik Konseyı kararla- nnın çizgilen çerçevesinde olmasını destekliyor. Ama bu a- maç için de ABD, Türkiye'yle olan ıkili ilişkilerini zedele- meye hazır değil. Türkiye de bunun bilincinde. ABD'nin ve belki de bazı başkalannın bu zayıflığı Türkiye'ye politikası- nı devam ettirme lüksünü sağlıyor. Ama bu sefer, ilk kez bu politika Türkiye"nin çıkarlanmn aleyhine olacak. Türkiye adına bundan korkanm. - Böyle düşünmenize neden olan belirtiler olmalu Bun- lar neler? - Çünkü bu politikanın eksilerini ve artılannı terazinin iki kefesine koyduğunuz zaman. sonunda, bunun Türkiye'nin AB üyeliğini ne kadar tehlikeye düşürdüğünü, ama öte yan- dan da Kıbns' ın (Rum kesimi) AB üyeliğini de ne kadar ya- kınlaştırdığını görürsünüz. Kıbns AB'ye üye olunca, adanın bir bölümü meşru hükümetin kontrolü altında bulunmaya- cak. Önümüzdeki bırkaç yıl içinde ilk kez Türkiye'nin bu po- litikası kendi çıkarlan aleyhine dönecek. -AB 'nin, böylesineçözümsüz vesorunlu Kıbns'ın bir bö- lümünü üyeliğe kabul edebileceğine inanıyor musunuz? - AB'nin çok teşne olacağmı sanmıyorum. Ama bunu ya- pacak. Çünkü olaylar ve gelişmeler öyle bir noktaya geldi ki AB, son anda, siyaseten, "Kıbnsüyeliğe aünamaz** diyemez. AB, bu konuda dediğiniz gibi çok ısteksiz olsay dı üyelik sü- recini çok önceden durdururdu. Helsinki'den sonra başta Yu- nanistan olmak üzere bazı AB üyeleri Türkiye'nin üyelik adayhğını desteklediler. Öte yandan Kıbns. her halükârda AB üyesi ohna sürecine girdi. - Burada konuştuğum üst düzeyyetkililer ve kişiler Kıb- ns Rum tarafının Türkiye'nin AB üyeliğini çok istediğini söylüyorlar. Peki, Kıbns Rum tarafı, Türkiye 'nin AB üyeli- ğini neden istiyor? - Çünkü bize göre Türkiye ne kadar Avrupalı bir ülke olur- sa, bizim gözümüzde, Türkiye o kadar Avrupalı bir ülke ola- rak davranacaktır. Yani Türkiye öylesine Avrupalı bir ülke olacaktır ki askeri harekâtagirişmeyecek, banşçı >ollarla so- runlara çözüm getirecek, politikalannda katı olmayacaktır Avrupa'da büyük ülkelerin yani sıra küçük ülkeler de var. A- ma hiçbir büyük Avrupa ülkesi küçüğüne, Türkiye'nin Kıb- ns'a davrandığı gibi davranmıyor. Yıllar önce, Avrupa'nin i- ki gücü olan Fransa ve Almanya. Lüksemburg gibi küçük bir devleti aralannda eziyorlardı. Bugün ise Fran- save Almanya, Lüksemburg'a eşit olarak ola- rak davranıyor. Cörüşmeler - Kıbnsh Türklerle Rumlar arasmda sivil düzeyde temaslar oluyordu. Bu temaslar sü- rüyor mu? - Bildiğım kadanyla bu temaslar sürüyor. Kıbns Hükümeti (Rum Yönetimi) bu temas- lann sürmesini cesaretlendiriyor. Bu temas- lar yoluyla iki toplumun insanlan bırbirleri- nin duygulannı, düşüncelerini, kaygılannı, korkulannı öğreniyor, anlıyor. Bu da, Kıb- ns'ta bir uzlaşmaya vanlmasına yardımcı ol- ması bakımından temelsel önemde. Bu prog- ramlardan pek çoğu başarıh oldu. Bazılan pek başanh olamadı. Bu tarafta bu tür temas- lardan korkanlar da var. Bunu yadsıyacak de- ğilim. Ama pek çok kişi de temaslann sürme- sinde çok istekli. Bunu yapma haklan var. Onlara, bu temaslara girmemeleri konusun- da baskı yapamazsınız. Böyle bir hakkınız yok çünkü. Ama öbürtarafta (KKTC'de) bu tür temaslara ka- tılan Kıbnsh Türkler "beşinci koJ" ya da "isyankâr" olarak niteleniyorlar. Bu da can sıkıcı bir durum. Bu ınsanlann ne tür baskılar altında olduklannı anlayabiliyorum. - Siz, BM Genel Sekreteri'nin gözetimindeki aracılı gö- rüşmelerin yeniden başlama olasılığını nasıl görüyorsu- nuz? - Eğer Sayın Denktaş, ne bizim ne de uluslararası camianın kabul edebileceği önkoşullanndan vazgeçer ve görüşme ma- sasına, görüşmelerin kesildiği noktadan yeniden başlamayı kabul ederse bu görüşmeler devam eder. Ama size daha ön- ce de söylediğim gibi onun böyle bir adım atacağını düşün- müyorum. Hiç olmazsa önümüzdeki birkaç ay bunun böyle olacağını söyleyebilirim. Sayın Denktaş şunun ayırdma var- mahdır: BM Güvenlik Konseyi kararlannca tarif edilen pa- rametreler vardır. Bunlar görüşme masasında görüşülebilir. Hollywood'da bile hiçbir sinema yönetmeni film başlama- dan mutlu sonu açıklamaz. Dolayısıyla Sayın Denktaş daha görüşme masasına oturmadan nasıltanınma olduğunu, iki ay- n egemenlik bulunduğunu açıklayabilir ya da iste>ebilir? Önce görüşmelerin başlaması, pazarhklann olması, ondan sonra da bir sonuca ulaşılması gerekir. Bunun yapılması çok önemhdir. İŞTANBUL YAKASIİL TELEKOM MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN TELEFON VE KÜRESEL KAKTLARIN İNTERNET OKTAIvnNDA SATIŞIYAPILACAKTIR Bıhndığı üzere teknolojımn ve ıntemet kullanımının hızla gelışmesıyle taaüm dünyada tı- cari falaı>etlen destekle\ecek eğıtim, kamuoyunu bilgılendinne, tanıtım-reklam, satış vb. amaçlar ıçın elektronık onamlarda elektıonik ticaret olarak adlandınlan uygulamalar hızla yaygınlaşmaktadır Olkemizde de elektronik tıcaret konusunda özel işletmelerde intemet üzennden uygulamalar başlanlmıştır. Şırketımızin de telekoraünıkasyon pazannda ıyi bu yer edınebılmesı \e prestıjının arttmlması amacıyla hızmetlerimızın tanıtım ve satış ışlem- lennin ıntemet ortamında \ apılmasına ılışkın çalışmalar başlatılmıştır. Bu amaçla ilk etap- ta şırketımıze aıt telefon ve küresel kartlann ıntemet ortamında satışlannın yapıldığı sanal mağazamız www tt-maıket.gov.tr adresınde 23.02.2001 tanhı ıtıbariyle hızmet vermeye başlamış olup. vaklaşık 1 mılyar TLİık satış gerçekleşmiştır. Sanal mağaza uygulamasııu başlatan ilk kamu kuruluşu olma ayncahğının bihnci ıle, hızla gelişen teknolojiden yarar- lanarak müştenlenmıze her zaman kalıteh hızmet vermeyı amaçlamaktayız Mağazamızda ılenkı aşamalarda. şırketımıze aıt hızmetlenn tanıtım ve satışlannın yapılması planlanmak- tadır. Sanal mağazamızda bütün dünyada geçerlı, en giıvenli iletışım protokollen kullanıl- maktadu. K.uUandığımz ıntemet enşım programı ıle mağazamız arasındakı bılgı alışvenşı SSL ginencesı altında olup. bütün ven akışı şıfreli olarak yapılmaktadır. Kart numarasuu mağaza görevlılen dahı göremez. Sonrakı aşama olan para transfen ışlemınde dünya stan- dardı olan SET protokolü kullanılmakta. böylece sahte veya çalıntı kart kullanırru, lımıt aşı- mı gibi dururnlar engellenmektedır Mağazamızdan > apılacak ahş% erişlerde \erilecek sıpanşler en geç 48 saat içerisinde kar- go ıle adrese ulaştınlmakta olup, kargo masraflan müştenlere aıttır. Söz konusu ücret, si- panşın teslımı esnasmda ödenmektedir. îlan olunur TÜRK TELEKOMÜNt KASYON A.Ş. Istanbul Y akası tl Telekom Müdürlüğfi Basm: 33104 Bilgisayar Kullanan Gerçek Aydınlar!.. NASIL KULLANIYORSUNUZ Bılgisayarınızı ? 1 - 2 parmakla BİÜNÇSİZCE mi ? 10 parmakla + bakmadan UZMANCA mı ? Aradaki farkı düşünmek istemiyorsanız: YAZIK DEĞİL Mİ •pGaranti tirâlk T.C. Kültür Bakanlığı'nm himayelerinde düzenlenen 5^LMus|ararası Çevre Filmleri Festivali 10 Haziran 2001, Pazar ı,,n.A.ı,ıos».«l n«J ı«.tf.«<sı.«CTsı...l l y ı l 76.231 Gence ^Aeslek-lş www.sampiyon-kurslari.com.tr - sampiyon@superonline.com ONPARMAKLA + BAKMADAN BILGISAYAR KULLANIMI İŞLETMENÜK + MUHASEBE DAKTİLO + YABANCI DİL Beyoğlu Beyoğlu Sineması 14 30 Munıh 16 45 Eskıcı 19 00 Munıh 21 15 Eskıcı Levent Kültür Merkezi Sinema TÜRSAK 11 00 Ağır Roman 14 00Hayat Ağacı 1630SuzhouNehrı 19 00 Hayat Ağacı 21 00 Suzhou Nehrı Günlük Program Alman Kültür Merkezi 15 00 Park Dolap 17 OOVahşı Hayaller 19 30BüyükHayvan ' ' Istanbul Bilgi Üniversitesi 14 30 Alacakatanlık 16 45 Yaşayan Avrupa KuzeyKutbu Buzlar Ulkesı* Yaşayan Avrupa Yeşıl Topraklar* Beyazıt:517 92 57 Kadıköy: 336 11 50 Şişli: 230 90 37 Bakırköy: 517 92 58 .!?••?•) 338 08 42 234 30 49 SÛYOKŞEHİR W W * Işareth Fılmter ontınal dıllennde gosteritecektır T ü m g ö s t e r i m l e r
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog