Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 10 HAZİRAN 2001 PAZAR 10 PAZAR YAZILARI 'İstanbul müzikleri' Royaumont Manastın'ndaDün sanata. bılgrve ulaşmak gerçek bir ayncalıkken bugün her ıkı alanın da teknolojik olanaklarla daha yaygın kıtlelere ulaşma şansı bıraz daha yüksek Yerkuremız bılgı ve sanatı henüz adıl bır bıçımde paylaşamasa da. yüz yıl, ellı yıl. hatta on yıl önce düşünmekte bıle zorlanacağımız bır "kültür seü" TV \ e de özellıkle bılgısayar ekranlanndan yatak odalanmıza kadar akmakta Yıne de dıinyanın en guzel manastırlanndan bınnde, 2.5 gün süreyle üç elın parmak sayısı kadar seçkın uzmanla altı elın parmak sayısı kadar talıhlı ızleyicıyle sunulan '1900/2000 İstanbul Müziklerin YüzyüV kolokyumu, öyle, örneğin her '"cebi dolgun" babay ıgıde nasıp olamıyor Hele hele bu buluşma, her dokunduklannı "alün" eden ıkı "kültür insanT, bılım adamı Stefan Yerasimos ve sanat adamı Kudsi Erguner'ın sıhırlı değnekJennden (') çıkmışsa... Royaumont Manastın görkemlı bır ortaçağ mımansı. 13. yüzyılda, babası VIII. Louis'nın vasıyetını tutan IX- Louis tarafından ınşa ettınlen harıkulade bır koru ıçındekı manastır, mlüfer çıçeklennın süsledığı fiskıyelı havuzu çevreleyen 19. yüzyıl Fransız bahçecılık anlayışlı bahçesıyle sakınlenne cennetten kaçınlmış brr köşe ızlenımını venyor. Yıne aynı yüzyılın neo-gotık mıman öğelerıyle yenıden bıçımlenen manastın, 1905'te dın ve devlet ılışkılennın aynlmasından yararlanan Jules Edouard Goiiln adlı zengın bır sanayıcı satın alır. Işte onun torunlanndan Henry ve IsabeUe Goiiln çıftı. 1964 yıhnda, Fransa'nın ılk kültürel amaçlı PARİS UĞUR HÜKÜM özel vakfı olan 'Royaumont Vakfi'nı (RV) kurar. Hedefını "Müzik, edebiyat, dans, milli varlıklar vetarih çalışmalanna ^""""""^^~^^^^^~" katkıda bulunmak" olarak belırleyen RV, manastın prestıjlı toplantı, konferans vb. yan tıcan faalıyetlere açar. Gehrler tümüyle ana hedefe yönelık kullanılır. Örneğın "şür kolektifi" yabancı şaırlen bır araya toplar, güzelım mekânda ağırlayıp, eserlennı Fransızca yayımlar. Üç yıl once Cevat Geray ve Onat Kutlar'dan ıkı kıtap Fransız kamuouyuna sunulurken 2 hafta önce de Salih Ecer'ın şıırlen RV Yayınlan'ndan piyasaya çıktı 7-9 Hazıran tanhlen arasında gerçekleşen "1999/2000 İstanbul Müzikleri" kolokyumunun açıhş konuşmasını yapan RV Müduru Frederic Deval'm, 20 yüzyılın ılk büyük yazarlanndan Mercel Proust'tan aktardığı gıbı "mazinin yüksek ve narin kuşafmasrnda kalan "Kent ve Müzik" her zaman sanıldığı denlı ahenk ıçınde yürümüyor. Hele söz konusu olan "Bizans-Konstantinopol- İstanbuT ıse Türk'ü, Yahudısı. Ermenısı, Rumu, Rumenı, Arnavutu, Sırpı, Bulgan, Arabı, Farsîsı aynı mekânda yaşıyor, artı Fransızı, Italyanı, Almanı, Ingıhzı onlarla aşık armaya başlıyorsa... Profesor Taner Timur'un "Osmanlı Kimliği rı nı tanıtarak başlattığı buluşma, François Georgeon'un "20. yy.'ın başında İstanbullu Yolcu 'yolunmada' gerek!.. Avrupalı Türklerin tatıl anlayışlan önemlı ölçüde değışıyor. Türkıye dışında, yenı ülkelere tatıl yapmaya gıden Avrupalı Türklere sıkça rastlamak olası. Türkıye'ye gidenlenn çoğu da tatıl yörelenmize uğramadan dönmüyor. Hatta, uyanık pazı tur operatörlen, Avrupalı Türklere yönelık, "Bir hafta deniz. bir hafta akraba ziyaretinden oluşan" Türkıye turlan düzenlemeye başladılar bıle1 Artık "tznegitmek: Geldiği kente gidip dönünceye kadar orada kalmak. akraba ziyaret etmek, ba\ ullar dolusu hediye götürmek" şeklındekı eskı anlamını yıtırse de en çok tercih edılen ulke yıne de Türkıye. Türkıye'de otomobıl gereksınımı, uçak biletlennin pahalıhğı veyayer bulunamaması ve denızyolunun yetersızlıği Avrupalı Turklen karayoluna, daha doğrusu nsk almaya itiyor. Italya-Yunanıstan hattının görece daha güvenlı olmasına karşın "Avusturya- Macaristan-Romanya- Bulgaristan" \e>a "Avusturya- Slovenya-Hırvatistan-Sırbistan- Bulgaristan" hatlannı seçenler azımsanamayacak sayıda. Bız de ılk kez geçen yıl "planladığımız Karadeniz turu sevdasına". Türkıye'ye, otomobılımızle gıdip geldik. Üstelık gıderken en nskli "Avusturya-Sloven> a- Hın. atistan-Sırbistan- Bulgaristan" hattını seçtık Gıdış gelışlenn öyküsü, bir sonraki ızın zamanma kadar anlatılır. Aynı askerlık anılan gıbı "Bulgaristan'da toptam kaç mark rüş\et verdiği, gürnrük memuruyla nasü pazarhk > aptığı, trafik polisini nasıl ikna ettiği vb." Bazılan da "nasü hiç para kaptırmadan geldiklerini" ballandıra ballandıra anlatır. Ama önce görmedığımız Romanya ve Ivlacanstan ıle ılgılı duyduklanmı özetlemek istıyorum Romanya'da daha gınş gümrüğünde başlayan riişvet ısteklen ülkeyı çıkıncaya kadar de\ am edıyormuş. Gümruk memuru ışlemlennızi yaparken "Komşu çorba yok mu?" dıyerek sızden çorba parası ıstıyormuş "Televole, Hagi gol" dıye espn yaparak rüşvet ısteğını yıneleven gümrük memuru, sizden bır şey koparamayacağmı anlarsa, zorluk çıkarmaya başlıyormuş Macanstan'da ıse bazı sımr kapılan, transıt \ ıze vermedıkleri halde, sankı vereceklermış gıbi, Avrupalı Türklen kapılarda bekleterek çıle çektıriyorlarmış Bankalar dışında para bozdurmanın nsklı olduğu anlatılıyor. Türkıye'ye gıdış güzergâhımızda, rüşvet macerası Sırbıstan'da başladı. Gümrük memuru açıkça bir paket sıgara ıstedı. Sıgara kullanmadığımı söyleyınce suratı asıldı. Clkeye gündüz gırdık ve çıkıncaya kadar da akla karayı seçtık. Sırbıstan'dan çıkınca rahat bır nefes aldığımızı behrtmelıyım. Bulganstan'a adım atar atmaz, rüşvet ısteğıyle karşılaşınca pek şaşırmadık. Gümrüğe tabı eşyamız olup olmadığını soran BRÜKSEL gümrük memuruna, hayır yanıtı vermeme karşın bu kez de "lOmarkverdc aramayayun" onerisinde bulundu Yardım edeyım, bırlıkte arayalım, şeklındekı tepkıme kızan gümrük memuru, benı rüşvet vermeye ıkna etmeye çalıştı. Ilk Bulgar engelını, rüş\et vermeden atlatmıştık, ama kaybettiğımız zaman ve yaşadığımız stres, 10 marktan çok daha değerlıydı. Gümrüklerde başlayan rüşvet ve soygun, Turkıye sınınna kadar devam edıyor. Zaten deneyımli Avrupalı Türkler, gümruk memurlanna ve yol boyunca karşılaşacağı rüşvetçı polıslere vermek üzere yola çıkmadan önce bozuk paralannı (5-10 mark) hazırlıyorlar Lada'lı polısler, en kuytu köşeye çekılıp ellerindekı radarlarla, hız yapsanız da yapmasanız da cezayı basıyorlar Genellıkle de rüşvetle noktalanıyor tartışmalar. Bulgar gümrük memuru ve polıslen "Neo komşu boş pasaport mu veriyorsun?","Ver bir 10 mark", "10 mark vereceksin komşu", "Hızh gittin komşu 60 leva ceza ödeveceksin" ya da "20 mark vereceksin" dışında başka Türkçe cumle bılmıyorlar galıba? Bulgaristan çıkış gümruğune ulaştığımızda, kurtulduk sanmıştık ama asıl ışkence orada başlıyormuş meğer. Kızgın güneş altında, kuyrukta saatlerce sıra beklemek yıpratıcı oldu Sonunda Kapıkule'ye sağ salım ulaştık. Otomobılımızın gınş ışlemlenni yaptırırken ılgınç bır olaya tanık oldum. tşlemlen tamamlandığında, görevli memura 10 mark tutuşturan "rüşvet vermeye bağışıklık kazannuş" bır Avrupalı Türk, "Yol boyunca gâvuıiara veriyoruz. Niye size vermevelim? Alın size helal olsun. Siz vatan evladunızsınız!" diyordu. Memur, görev ını yaptığım söyleyerek rüşvet teklıfını gen çevırdı. Güzel Turkiyem, benı böylesme onurlu bir tavırla karşılıyordu Durumu anlattığım tanıdıklanm, memurun ruşvetı gen çev irmesını. "Başkalan da gördü diye almamışür veya miktan az bulmuştur" gerekçeleriyle açıkladılar. Hıç kımse memurun gerçekten rüşvet almayacağına ınanmadı. Sütten ağzımız yandığı için dönüşü Yunanıstan üzennden yaptık. Bu kez her şey yolunda gittı. Bu hatta tek sorun, Italya'ya fenbotla geçiş biletlennin tutturulduğuna satılması. Bıraz dalgınlığımıza gelırse kazık yemememız işten bıle değıl. Yunanıstan'ı Avrupalı Türkler o kadar çok beğenıyor kı Türkiye'de trafik cezası ödemekten bıkan Avrupalı Türklenn, polıse. "An bir Yunanistan'a ulaşsak da sizden kurtulsak" dıye serzenışte bulunduğu anlatılıyor. Geçen yıldan ben ne zaman KOMŞU sözcüğünü okusam ya da duysam aklıma hemen RÜŞVET geliyor. Atalanmız bu gunlerı görseydı, "Yolcu YOLUNMADA gerek" derlerdı herhalde' erdincutku(« yahoo.com ERDtNÇ UTKU Kosova 'ya göç sürüyor Arnavut direnişciler ve Makedon hükümet güçleri arasında süren çaüşmalardan kacan yüzJerce Arnavut geçtiğimiz günlerde Blace suunndan Kosova'ya giriş yapü. Bölgede şiddetin ürmanmasmdan endişe duyan ArnavuÜar, grupiar halinde Kosova'ya geciyorlar. NATO'nun basküan sonucu, Makedon vönetiminin "savaş hali" ilan etmekten vazgeçmesi de Arnavutian rahatiatmadL Çaüşmalar nedeniyle can güvenliği sorunu vaşayan bölge sakinkri için göç tek çare olarak görülüyor. Makedonya da zarar görmesini engeOemek için halla göçe teşvik ediyor. (Fotoğraf: AP) Küçük adam ne âlemdesin sen? Gerçekten merak ettım: Sen, o sesı soluğu çıkmayan, her aya, sonunu nasıl getıreceğını bılmeden başlayan, düşlennde ödenmeyen faturalan gören, ey sen o küçük adam/ kadın, gerçekten ne âlemdesin? Yoksa işler tıkınnda ha' Büyükler yalan söylemez' Söylerse büyük soylerler ama, onu sen eğer bır gün küçüklükten çıkıp büyük olursan anlarsm. Zaman zaman kafan kanşıyor, değıl mı? Şımdı bak, gülüm. Sen Avrupa Bırlığı'nın, dönemının "D"sı ve başkanlığının "B"si büyük yazılan Dönem Başkanı Isveç'te doğup büyümüşsün. Hanı bır zamanlar şöy le sol, sağ fılan vardı. Sen bazen, 1 Mayıs'ta sol bır partının bayrağı altında yürüyüşlere de katılırdın. Sonra ortaya bır Avrupa Bırlığı çıktı. Parlamentosu da var. En etkılı grup üstelik, Isveç usulü bıraz sulandınlmış adıyla "sosyalist". Pekı neden venlen her reçete aynı? Şimdı görkemli, bu çevrelerin ölçülerine göre oldukça başanlı bır Dönem Başkanlığı'nı tamamlamak üzere olan ülkendeki ıktıdar partısı, Sosyal Demokrat Işçı Partısı, 10 yıl önce kendı ülkesınde orta ve sağ kanat tarafından başlatılan "özeUeştirme" furyasına, yıllardır karşı çıktıktan sonra, şımdı aynen ayak uydurduğu gıbı, aday ülkelere "özelleştirmeyi" pardon, pardon, "kurallann serbestleştirilmesi, rekabete firsat tanınmasT gıbı bürokrasınin taktığı başka adlarla neredeyse ınsan haklanna saygı gıbı en önemlı koşullardan bın olarak neden gösterebılıyor'1 Hanı senın bu 8.5 «Ml mılyon nüfuslu ülkende nufusun yaklaşık dörtte bın sendıkalı ya, nasıl oluyor da Encsson gıbı dev bır şırket dıledığınce at oynatıyor, yalnızca son 6 ay ıçınde 12- 15 bın kışıyı -yansından çoğu Isveç'te- ışten çıkaracağını açıklıyor, bu tür her açıklama yapıldığında hısse senetlennın değen borsada artıyor ve sendıkandan çıt çıkmıyor? Cep telefonu bınmını bır ABD şırketıne sattıktan sonra, şımdı de Sony ıle yıne cep telefonu üretımı ıçın yenı bır ortaklık kuran "Sony Ericsson"un, söylemesı ayıp "Kerizson" gördüğü tüketıcılerden mısm? Pekı sen STOCKHOLM GÜRHAN UÇKAN neredesın küçük adam? Büyüteçle şarkütendekı et fıyatlannı ıncelemekle mı meşgulsün yoksa? Azımsanacak bır ış değıldır bu Delı dana dedıler, kendı etlerinın fiyatını, balıklannkıyle birlıkte yukanlara fırlattılar. Yoksa sen köpek yemeğı konservesi alan emeklılerden mısm? Resmı venlere göre yüzde 5 oranında göstenlen ışsızlerden değıl, ücretını devletın ödedığı geçıcı ışlere göndenlen ama bırkaç ay sonra başladığı yerde, yanı ışsızlıkte kendını bulacak olan o görülmeyen yüzde 10'dan mısın? Ortopedı amelıyatı ıçın 6- 8 ay bekleyenlerden mısm? Kızın doğum yapmak ıçın 250 km uzaktakı bır hastane>e mı gıtmek zorunda kaldı? Analı-babalı büyüsün, torunun doğduktan sonra kızcağızı daha 2 gün evıne mi gönderdıler? Ama aldırma sen. küçük adam, ülken Doneme Başkan ya. Bunca dönüşten sonra dönemın adı büyük harfle mı başlıyor yoksa küçükle mi, bunlar aynntı. Sen bana söyle küçüm adam, sızın bu memlekette bır zamanlar solun, sosyalızmın "s"sı nasıl yazıhyordu? Büyük mü, küçük mü? Benzetmek gıbı olmasın ama, şımdıkı nasıl yazılırsa yazılsm. Sözcüğün kalan kısmında hıç ış yok... Halk Kühürleri". Guney Kıbns'ta görevli Alman profesor Mattias Kappler'ın "İstanbuTda 20. yy. Başında Çokdillilik ve Çokkültürlülük" müdahalesıyle devam ettı. Ilk günün dığer konuşmacılan Yunanıstan'dan gelen Nikos Tzannis \ e Yahudi kökenlı Selanıklı Rena Molho, "Din Ehşı ve Dini Sefarad Müziğinde İstanbul'un Yeri" üzenne konuşan Aıx-en-Provence Ünıversıtesı öğretim görevlılennden Sami Sadak; "19. yy Ermeni Müziğinde KonstantinopoJ'ün Rolü" başhklı bır bıldın sunan muzısyen. muzıkolog ve Paris Ermeni Toplumu KılıseM Başzangoçu Aram Kerovpyan'dı Konuşmasında hıç istanbul adı kullanmayan değerlı muzısyen ısrarlı bır bıçımde "Osmaniya Bağımlı Ermeni müziği" kavramını vurgulayarak sanatçı kımlığıne ragmen "tarihin kekelemesi"nden kolay kurtulamayacağının güzel bır orneğını sergıledı Bülent Aksoy "Cumhuriyet Döneminde Türk Müziğine Devlct Radvosunun Etkisi". Melih Duvgıilu "İstanbul Çingeneleri", Kudsi Erguner "Mevlevi Müziğinin Nesilden Nesile Aktannu", Ersu Pekin "Osmanlı Müziği Ne Oldu?" Ahmet Sovsal "İstanbul'da Kültürün \'eni Yollan", Stefan Yerasimos "Kentsel PaÜama" konulannda bıldınler ılettıler Aiain Brossat, Christian Corre. Jean-Louis Deotte, Jacques Lacarriere, Alexis Nouss gıbı Fransız yazar, araştırmacı ve uzmanlar da benzen konularda katkılarda bulundular. Ilk akşam Selanık Sınagogu Hazan'ı David SaltieL, ıkıncı akşam ıse Kudsi Erguner kısa bırer konser verdıler. Royaumont Manastın'nda "İstanbul Müziği"nın gerçek saltanatı ıse 17 ve 24 Hazıran tanhlennde "Les Passions d'İstanbul/İstanbul Tutkulan" başlığı altında düzenlenen dızı konserlerde ortaya çıkacak Kudsi Erguner'ın yönetımınde ıcra edılecek konserlerde ozgun bestelenn yanı sıra Turk. Yunan, Ermeni ve Judeo- lspanyol muzıklennın geleneksel repertuvarlanndan seçmeler de sunulacak Ve Osmanlı- Türk müzık ve geleneklennm zengmlığı. konserler oncesı venlecek konferanslarla bır kez daha vurgulanacak. Tum faahyetlenn güzellıği konusundakı mutluluğumuza düs©îvtekgolg€, b**.muhteşem -n» çabaya kımlerın katkıda bulunduğunu gösteren lısteye baktığımız zaman çıktı ortaya. 45 kurum ve kuruluş arasında Turkıye'den yalnızca Imaj ısımlı bir kuruluşla Turk mutfağını sergıleyecek Armada Oteli vardı Başta Fransız resmı makamlan olmak üzere (örneğın Fransa'nın Ankara ve Atma buyukelçılıklerı) Almanya, Anantın, Fransa. Italya, Japonya, Kanada ve Yunanıstan'dan çok sayıda katılım vardı. Söyler mısınız9 Böyle bır çabada nıçın Türkıve yoktu17 "İstanbul Müzilderi"nın tam bır uluslararası kultur merkezı'ne dönüşmüş Royaumont Manastın'nda çahnmasında bır "sakuıca" mı vardı acaba'7 ugur.hukum(o rfi.fr MEGAtOMSDYA ve Aitemati-f Medya •Yazılanyla: Fusun Akatlı, Nezıhe Merıç, Tamer Kutükçu Suha Oğuzertem, llgın B Yıldız, Ayşe Durakbaşa, Mustafa Şerıf Onaran, Ahmet Soysal, Enver Ercan, Fıkret Demırağ, Adnan Ozyalçıner, Idıl Önemlı, Ayşe Seymen, Bora Aras, Ahsen Erdoğan, Metın Cengız, Ümran Kartal •Öykûsûyle: Muge Iplıkçı •Şiirleriyle: Huseyın Yurttaş, Hıdayet Karakuş, Tahır Abacı Halım Yazıcı, Izzet Yasar, Akgün Akova, Çığdem Sezer, Po Chuı, Mustafa Koz, Denız Durukan Hasan Akarsu, Anna Ahmatova, Can Bahadır Yüce, A Bayzullaev, Alper Çeker •Çizgileriyle Semıh Poroy, Kamıl Masaracı, Urgenç •METIN CELÂL ıle METIN KAÇAN'IN SEÇTIĞI ŞIIRLER, OYKULER Küreselleşmenin Sesi MEGALOMEDYA ve Alternatif Medyalar Hasan Bülent Kahraman; medyaların bizi gerçeğin ilk halinden gerçeldiğin yokluğuna taşı>ışını irdeliyor: "Mekânııı Yıtımı, U-Realite ve Demokrasi-Medya 'Olanaksızlık' İlişkısı". Noam Chomsky; büyük medyaların işleyiş sistemlerini ve karakterlerini ortaya koyuyor: "Ana Medyayı Ana Medya Yapan ". Noanı Chonısky ile Ed Herman'ın Manufactunng Consent adlı kitaplanndaki "Propoganda Modeli"nden bır uyarlama şeması: Haberlenn Filtrelenmesi. Katharine Ainger; küresel medyanın son durumuna bakarak öykülerimizi yeniden talep etmemiz gerektiğini söylüyor: "Duyarsızlık Diyannın İmparatorlan". Dünyanın en büyük altı medya grubunun kollannın nerelere uzandığını gösteren mega bir haritayla ilgılenenler için, ya da kısaca 'neden bahsettiğimizi nıerak edenlereJ: "Megalomedya, Dünya Medyasının Profıli ve Kapsama Alanı". Türkive'deki medya patronlannın medya içi ve dışındaki varlıklarının bir listesi ya da 'Türkıye özelinde neden bahsettiğimizi merak edenlere: "Türkıye Medyasının Profili ve Kapsama Alanı". Ragıp Duran; megalomedyatiklerin neşeli bir portresini çıkartıyor: "Küçük Köyün Büyuk Kavalcısı". Süreyyya Evren - Ralınıi G. Öğdül; Miloseviç'ten Biri Bizi Gözetliyor'a, Çakal Carlos'tan Dilbert'a küçük bir gezinti önerivorlar: "Gundelık Hayatın Sponsoru Kim?". Işık Ergüden; doğrudan eylemin, doğrudan deneyinıin, ampirik bilginin, yüz yüze ilişkinin, kişisel serüvenin, sözlü aktanmın, kolektıf anlatılann \erini hatırbyor: "Karşı-Medyadan Medyasızlığa..." Seıııa Ulııdağ: ınternette alternatif medyalann bugününe bakıyor: "Sanal Alemden Medet Ummak..." Göksel Ayıuaz: küresel medyaya karşı tavnmızı yannı yaratma tarzımızda arıyor: "Yanlı§ Hayatın Doğru Med^ası Olmaz..." ^7 VARLIK YAYINLARI A.Ş. Piyerloti Cad. Ayberk Ap. 7-9 Çemberlitaş-İst. Tel:212-5162004 Faks:5162005 e-posta:varlik@varlik.com.tr web sitesi:www.varlik.com.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog