Bugünden 1930'a 5,409,873 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET + 6 ARALIK 2001 PERŞEMBE Türkiye örnek ülke Ispanya 'nın Avrupa Birliği 'nden Sorumlu Devlet Bakanı Ramon de Miguel Türkiye 'nin Batı ile yakınlaşabilecek tek laik Islam ülkesi olduğunu söyledi gibi olmak istemiyoruz. Biz kendimiz gibiyiz. Kendimiz gibi olmaktan da çok memnunuz. Türkiye Islam dünyasında ömek ülke. Türkiye çok önemli bir şeyi, Islam dinine saygıyla devlet ve din işlerinin birbirinden aynlabileceğini kanıtlamış bir ülkedir. Türk toplumu farklı fikirlerin, çarşafla mini etek giyen kadının yan yana yaşayabildiği hoşgörülü ve açık bir toplum. Katolikler kiliseye gidebiliyor. Ortodokslann patriği Istanbul'da. Ve bu kimseyi rahatsız etmiyor. NİLGÜN CERRAHOĞLU MADRİD l Ocak'ta dönem başkanlığını devralacak Ispanya'nın AB'den Sorumlu Devlet Bakanı Ramon de Miguel, Türkiye'yi Islam dünyası içınde Batı ile "yakınlaşması mümkttn" tek ülke olarak görüyor. Yeni siyasi bileşke yaratan "Euro" ile tümüyle değişecek dünya şartlannı anlatan De Miguel; ortak dış ve savunma politikalarmda yol almaya devam eden AB'nin, ABD'ye benzemek arzusunda olmadığuıı vurguluyor. AB ülkelerinden söz ederken "Çoğumuz geçmişte birer dünya gücüydük™" şeklinde konuşan De Miguel, "Biz kendimiz gibiyiz. Kendimiz gibi ol HABERLER PERŞEMBE ORHAN BURSALI Özgür Ama Birlikte... Denktaş'la Klerides arasında başlayan "tango"nun ilk açılış/başlangıç figürü herkesi mutlu etti. Herkesin neredeyse ağzı kulaklarında. Kıbrıs'ta "birlikte yaşama" umutlarının filizlenmesi, yüzleri ve gözleri güldürdü. "Bu mutluluk da neyin nesi" diye sordum kendime... Kıbrıs'ta iki toplum, TürkiyeYunanistan, Avrupa BirliğiTürkiye arasındaki ilişkilerde ve Türkiye kamuoyunda giderek tırmanan gerilim yeni bir mutsuzluk kaynağı daha yaratmıştı. Sonuçta bu gerilimin maddi ve manevi yeni bedelleri de beraberınde getireceği sezilmişti. Şimdi, görüşmelerden yansıyan ılımlı hava, ihtiyatlı olmakla birlikte, bu endişeleri kısmen dağıttı. Kötü şey istemiyoruz. En azından son otuz yılımız sürekli siyasi, ekonomik ve sosyal bunalımlarla geçiyor. Tam biraz gülecek gibi olurken birden yeniden sıfırı tüketmeye başlıyoruz. Artık yeter diyor gönüller. Bütün toplum biraz mutluluk, sevinmek istiyor. Çözümsüzlükler çözülmeli. Kötü yönetimler, kötü siyasetçi, kötü işadamı, kötü bürokrat yerlerini daha iyi yönetimlere ve kişilere bırakmalı. Türkiye'nin önündeki engeller bir bir kalkmalı. Yürkiye büyüyecek büyüyemiyor, güçlenecek güçlenemiyor, zenginleşecek zenginleşemiyor. Siyasileri çözümler üretmeye çağırmak, "ülkenin menfaatlarını peşkeş çekmek" değildir. Büyümemizin önündeki siyasi duvar, kolay bir alışkanlıkla, fikir söyleyenlerin üzerine amansızca gidiyor Üzerine gittiklerinin elinde ise bu siyasi duvara rağmen sorunu çözebilecek ne güç var, ne sorumluluk ne de yetki! • *• Kıbrıs, artık buncayıl sonra, Avrupa ve Türkiye için de çözülmesi zorunlu bir düzeye geldi. Tarafların, Kıbrıs yüzünden önemli kayıplara uğrayacağının anlaşıldığı bir noktadayız ve bu nokta çözüm için de yakın noktadır. Türkiye, kendi veya karşı tarafın politikaları sonucu Kıbrıs'ın kuzeyinı aldı diyelim. Sanki toprak bakımından kazançlı çıkar gibi görünse de bu yanıltıcıdır. Toprak ilhakının, bazen en büyük kayıplar hanesine yazılabilecek bir tarihi döneme girdi uygarlık. Hatta, daha çok farklı olanlar arasında gönüllü birleşmelerin gündeme geldiği çağdayız. Aslında Türkiye bunun bilincindedir; örneğin önüne dayatılan Kuzey Irak pastasının zehirli olduğunu, yanıltıcı olduğunu görmektedir. Geldiğimiz bu düşünce düzeyiyle övünmeliyiz. önemli olan, soydaşlarımızın, Türklerin, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, mutluluk içinde yaşamalarını sağlamak ve buna katkıda bulunmaktır. Kıbrıs'ta barış, karşılıklı yararları gözettiği ölçüde barış özelliğını taşır. Her iki tarafın, "ulusal çıkarlannı", hem de azami ölçülerde bir diğerine kabul ettirme çabasının sorunu çözmeyeceği açıktır. Bu somut durumda çözüm, Türkiye ve Yunanistan'ın "ulusal çıkarlarının" dengesinde yatıyor Her iki taraf da "rakibi" önemli ölçülerde zedeleyeceğini ve yenilgiye uğratacağını gördüğü noktaları biliyor. Açıktır ki bu noktalarda ısrardan kaçınmakla barış gelebilir. Biz, Kıbrıs'ı kendi açımızdan tartışmada, Yunanistan'dan kesinlikte daha özgürüz ve daha uygarız. Kıbrıs konusunda farklı veya farklı gibi görünen görüşlerin tartışılmasına bu açıdan da bakmalıyız.. Ve, birbirimize küfredeceğimize, veya küfrederken, bu özelliğimizle de övünmeliyiz. • •• TFlT'de yayımlanan görüntülerde ve söyleşide, "40 yıllık" arkadaşı Klerides ile sohbetini anlatan Denktaş'ın bir özeiliğini gördüm birdenbire. Kıbrıslılığı ön plana çıkmıştı. Bu yönü, yıllardırtamamen geri planda kalmış veya sanki yitip gitmişti. Kıbrıs'ın, birlikte yaşayabilecek kadar büyük, ama kavga edecek kadar küçük olduğunu belirtiyor ve Klerides'le dostluğunu vurguluyordu. Denktaş çözümsüzlüğü isteyen adam olarak tanıtılmaktan hoşnut değıldi. Haklı olarak Ankara ile saptanan politikayı uyguladığını söylüyordu. Denktaş, büyük bir olasılıkla Ankara'dan, sorunun "birlikte yaşamak" temelinde çözümü için işaret almıştı. Umalım öyledir. Umalım, her iki tarafın yararlarını dengeleyen bir çözüm noktası görülür. Bu gerçekleşirse, ülke olarak ufkumuzun genişlediğini göreceğiz. Ecevit, 1974'te "bir çözüm" getirmişti. Şimdi de Türkiye'nin önünü açacak yeni bir çözümü getirme şansını elinde tutuyor. Avrupa Birliği de, "ulusal çıkarların dengeleneceği bir çözüme" ulaşılması için tam tarafsızlığının katkısını bılmeli... obursali(a cumhuriyet.com.tr Ramon de Mlguel'den. Biz ABD Türkiyesi'nin büyük deneyimi ile sonra tslamda modernleşme yolunu açtılar. Modern bir toplum Türkiye. Avrupa bu söylediklerinizin farkuıdamı? AB içinde herkesin bu kanıyı paylaştığına inanıyorum. Bunu söylemeyen Türkiye'yi tanımıyor. AB Türkiye'nin kalkınma sorunlan olduğunu, sosyal, siyasi problemleri olduğunu görüyor. Türkiye kendisini modernleşme, hoşgörü toplumu olmaya angaje etmiş bir ülke. Belli aralıklarla Türkiye'ye gidiyorum. En son bu yaz yelkenle mavi yolculuk yaptım. Türkiye'niıı güneyi Ispanya'nın güneyinden çok farklı değil. Hızla kendini dönüştüren, modern, açık bir toplumla karşılaştım ben Türkiye'de. Bu iyi bir model. İlk oncellfllmlz Euro' tspanya 1 Ocak'ta AB Dönem Başkanhğı'nı alacak. öncelîklcriniz neler? lspanya Dönem Başkanlığı kâğıt üzennde İcalmayacak. önceliklerimiz AB öncelıkleri. İlk öncelik "Euro"nun dolaşıma girmesi. İlk iki ay başlangıç uygulaması ve ulusal paralann piyasadan çekilmesine konsantre olmakla kalmayacak, "Euro"yu uluslararası boyutta güçlendirmeye çalışacağız. Bu çok önemli. Aynca 2000'de başlatılan Lizbon sürccıni ilerletmek istiyoruz. Globalleşme kapsamında özel ilgi isteyen konular bunlar: ekonomik reformlar, liberalleşme, istıhdam yaratma, sürdürülebilir büyüme, emeklilik, bilgi toplumunu okullar ve iş dünyasında yaygınlaştırmak... 1415 Mart'ta Barselona'da yapılacak "Euro"lu ilk ekonomi zirvesi bu çerçevede olacak. Genişleme üçüncü büyük öncelik. Terör örgütlerinin listesi, teröristlerin iadesi, terör suçuna ilişkin ortak kriterlere varmamızı gerektiren adlı, polisiye önlemlerin koordinasyonu gibi 11 Eylül'den sonrası ortak asayiş, adalet ve özgürlük alanında yapılacak düzenlemeler de önceliklerimiz arasında. Avrupa'nın inşasında "Euro"nun yeri ne? Otak pazar sürecinde ulaşılan son nokta ve zirve "Euro". Nasıl bir ortak bileşke, "sosyal yapıştuıcı" rolü üstleneceğini şimdiden kestiremeyiz. AB'nin simgeleri siyasal olageldi. Para sosyal bir şey. Sokaktaki insanı etkiledıği için mutlaka katlanan siyasi bir ortak bileşke yaratacak. Miguel, Avrupa Birliği'nin resmi parasuun Euro olacağmı ve başka hiçbir parayla işlem yapmayacaklannı söytüyor. maktan da çok memnunuz..." diyor. Madrid'de gerçekleştirdiğimiz, ilk bölümünü öncekı gün yayunladığımız söyleşinin devamı şöyle: 11 Evliil ve "uygarlıklar çahşması" Türkiye'nin AB açısından değerini artnrdı nu, azaltb mı? Daha mı kolay, daha mı zor işi? DE MİGUEL Çok daha kolay. Akdeniz için de hayati konumda Türkiye. Orta Asya halklarının Türkoman külriir ve gelenekten geldiği sır değil. Batı ile karşıtlaşma içinde olan Islam dünyasında da Türk modeli farklı ve özgün. Her fikrin ifadesıne olanak tanıyan, siyasi iktidarla din iktıdannı birbirinden ayırmayı başaran, köktenci din baskısı olmayan, Batı ile yakınlaşması mümkün tek laik tslam ülkesi Türkiye. Islam ülkeleri içinde ben daha başanlı bir model görmedim. Yok böyle bir şey. cı olamaz. Çünkü laiklik tslamın doğasıyla bağdaşmaz!" diyor. Entelektüeller dilediklerini söyleyebılir. Burası çoğulcu bir ülke. Ben Türkiye'nin Islam dünyasında örnek bir ülke olduğunu söylüyorum. Türkiye çok önemli bir şeyi, Islam dinine saygıyla devlet ve din işlerinin birbirinden aynlabileceğini kanıtlamış bir ülkedir. Türk toplumu farklı fikirlerin, çarşafla mini etek giyen kadının yan yana yaşayabildiği hoşgörülü ve açık bir toplum. Katolikler kiliseye gidebiliyor. Ortodokslann patriği lstanbul 'da. Ve bu kimseyi rahatsız etmiyor... Öte yandan Türkler derin biçimde dinlerine de bağlı. Yüzyıllar boyu Islanım başını çektiler. Atatürk Türklve vasamsal konumda Neden? Mevcut konjonktürde Türkiye'nin stratejik önemi yaşamsal. AvrupaAsya, OrtadoğuAvrupa arasında kavşak olduğu denli bugün herkes için çok daha büyük önem kazanan Doğu Carsafla mlnl etek Bazı Ispanyol entekktüelkri örncğin: "Laik Türkiye Batı için inandın Istanbıü Üniversitesi'nin gerçekleri 1Ü araştırma fonunun 19962001 yılları arasında desteklediği proje 4686 yyı buldu, tahsis edilen nakit miktar 2 milyon doların üstüne çıktı ÜMİTSAYIN Istanbul Üniversitesi medyada günün konusu. Biz süregelen tartışmaya kişisel hiçbir şey katmadan, yalnız somut verilerle Istanbul Üniversitesi'ndeki bilimsel ve akademik gelişmeyi özetlemek istiyoruz: DESTEKLENEN PROJE SAYISI 1200n 2001 | 1000 1000 n 900 800 Science Citation lndex Yayınlan (19902000) 1999 Euro kullamlacak "Euro"nun "dolar" karşısuıdaki rolü ne olacak? "Euro" bir başka paraya karşı çıkınadı Doların yeri kendine. Ancak Avrupa'nın da kendi yeri var. Dolar ve tüm diğer dünya paralan bunu bile! Avrupa dünyada bir numaralı ticaret ortağı. Dünya ticaretinin yüzde 30'undan fazlasına hâkım Bir numaralı hammaddealıcısı. Kalkınma yardımlannda bir numara. Tüm yerel kalkınma bankaları, uluslararası finans kurumlanna birinci sırada katkı yapıyor. 2002 itibariyle bu muazzam para akımı "Euro" da simgeleşecek. Ilammadde fiyatlan "Euro" ile belirlenecek. Yardımlanmız "Euro" ile yapılacak, paramız "Euro" olacak ve başka hiçbir para ile işlem yapmayı kabul etmeyeceğiz. "Euro" doların yerini almayacak. Ama dolar "Euro" ile yan yana yaşamayı kabul etmek zorunda kalacak. Biz hesaplarımızı dolarla yapmayacağız. Bizimle iş yapanlar da "Euro" ile hesap yapacak... 1 700 | 600 5 0 u Desteklenen ProJeler: Istanbul Üniversitesi'nin, Rektör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu döneminde ne oranda geliştiğini görmek için sadece bazı istatistiklere bakmak yeterlidir! Eski rektör Cem'i Deıniroglu döneminde yılda desteklenen bilimsel proje sayısı, 19841994 arasında 10 yıl boyunca ortalama 33.7 iken Kemal Alemdaroğlu'nun rektör danışmanı olduğu ve üniversitede aktif görev aldığı 19941997 arasmda4 yıl süresince ortalama 362'ye, Kemal Alemdaroğlu'nun rektör olduğu dönemde, 4 yıl içinde 921.2'ye çıkmıştır. (1998'de 599,1999'da 846,2000'de 1081,2001 'de 1159). Şekil 1 'de görebileceğiniz üzere Kemal Alemdaroğlu döneminde Istanbul Üniversitesi tarafından desteklenen proje sayısının artışı, eksponensiyeldir. Üstelik iki önceki dönemde 4 yıllık toplam desteklenen ortalama proje sayısını hesaplarsaıuz 13.6 bulursunuz; Alemdaroğlu'nun rektör olduğu dönemdeki 4 yıllık ortalama sayı, bu sayının yaklaşık70 katıdır. Sadece 2001 yılında Istanbul Üniversitesi'nin desteklediği sağlık alanındaki projelerin toplamı 1.166.424.000.000. TL civarında; fen alanında desteklenen projelerin toplamı 3.372.152.000.000 TL civannda, sosyal bilimlerde desteklenen projelerin toplamı 408. 701.000.000. TL civanndadır. Toplam olarak bilime 4.947.277. 956.000.TL civannda para aynlmıştır. Bu miktar, daha önceki yıllarda hayal bile edilemezdi! Istanbul Üniversitesi araştırma fonunun 19962001 yıllan arasında desteklediği proje 4 bin 686'yı bulmuş, tahsis edilen nakit miktar da 7. 712.271.646.965.TCye (12 milyon dolann üzerinde) ulaşmıştır. Bu gelişmeler Istanbul Üniversitesi 'nde son 50 yıldır bile bile gözlenmemiştir. îstanbul Üniversitesi, Alemdaroğlu döneminde akademik ve bilimsel alanda doruğa çıkmıştır. 800E 600" j§ 400 £ 300 200 H 100 0 19642001 ARASI Alemdaroğlu Dönemi 400 * 200 n D 1990 Alemdaroğlu Dönemi 19902000 ARASI ULUSLARARASI YAYIN 1997 arasında bu ortalama 214.7'ye yükselmiş; Alemdaroğlu'nun rektör olduğu 19982000 döneminde de ortalama 634'e çıkarak önceki yıllardaki oranı birkaç kata katlamıştır (bkz. Şekil 2). Bu kadar büyük bir başarı nasıl elde edilebilmiştir? Alemdaroğlu'nu diktatörlükle ve üniversitede bilimi mahvetmekle suçlayanlann verebilecekleri bir yanıt yoktur! Bu sorunun tek yanıtı, Kemal Alemdaroğlu'nun bilime ve akademik yaşantıya verdiği önemde, düriist, akılcı, sorunlara çözüm bulan yönetiminde aranmalıdır. Ama kamuoyu, hatta bazı öğretim üyeleri bu gerçekleri bihııemektedirler. Sadece aksayan bir iki yön veya abartılan bazı olgular üniversitenin ana sorunlanymış gibi basına ve halka yansıtılmakta ve Kemal Alemdaroğlu'na karşı psikolojik bir harp yapılmaktadır; bu psikolojik harbin nedenlerini hepimiz çok iyi bilmekteyiz! Bu savaş. aslmda Istanbul Üniversitesi'ni Cumhuriyet Devrimleri'nin ve 28 Şubat'ın bir kalesi haline getirmiş olan Kemal Alemdaroğlu'na ve 28 Şubat'a karşı verilmektedir! v y relere Istanbul Üniversitesi fonlan sayesinde gidebilmiştir. YÖK Başkanı Kemal Cürüz: Internette aellslm Bugün Istanbul Üniversitesi'nde pek çok öğretim üyesinin bilgisayan ve interneti vardır; Türkiye'nin başka bölgelerinde hizmet verilecek sanal üniversiteler kurulmaktadır (bkz. Sanal Üniversite Başhyor, Cumhuriyet gazetesi, 23 Ocak 2000, s: 20); pek çok yabancı bilim kurumu ve üniversite ile Istanbul Üniversitesi'nin direkt teması vardır. Telemedicine ve telekonferans ile Istanbul Üniversitesi Paris, Toulus, Strasburg, Brüksel, Tübingen, Köln üniversiteleri tıp fakültelerine bağlanıp iletişim kurulacaktır. tnternet son 4 yılda Batı standartlannda geliştirihniştir. Yönetim kurullannda son üç yıldır öğrenci ve araştırma görevlıleri temsil edilmektedir. Bilimsel ve akademik alanda son 4 yılda hiç hayal edilemeyecek gelişmeler kaydedilmıştir. Ekonomik krize karşın çalışıyoruz ANKARA(AA)Yüksek öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Kemal Cürüz, tabi oldukları ıdari ve maü mevzuatla bir kamu dairesinden farksız olan ünıversitelerle dünya ile mücadele etmenin imkânsız olduğunu belirtcrck "Rektörler ve dekanlar, her gün çeşitli denetim mekanizmalarının akıl ve manükdışı uygulamaları altında görcvlerini yürütmeye çauşıyorlar" dedi. Prof. Dr. Gürüz, Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi bünyesinde kurulan, "Öğrenci, Beceri, Uygulama ve İletişim Laboratuvan"nın açıhşına katıldı. Prof. Dr. Gürüz, buradayaptığı konuşmada, YÖK konusunda üç konuda sürekli yalan söylendiğini savunarak şunları dedi: "Bu yalanlardanbirincisi,(YÖKkuruldu, yayınlar geri gitti, yayııılar durdu) deniliyor. 1980'de yayın sayısı 300 iken bugün bu sayı 6 bine çıknuşür. Böyle yalan ohırmu? Tıptadaeğitimin geri gittiğini iddia cdenler var. Sağlık hizmetlerinde etranmızdaki ülkelerden fersah fersah ilerideyiz. Biz Amerika veya IngUtere gibi gelişmiş ülketerle mukayese edildiğimiz zaman geri kalmış gibi göriinüyoruz. YÖK'ün akademik özgürlükleri kısıtladığı ve akademisyenlere baskı yaptığı öne süriilüyor. İki konuda geçit veremeyiz. Bunlar, köktendincilik ve etnik bölücülük. Dünyanuı hangi ülkesindc bunlara müsaadeediliyor? Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti. Bu ülkenin nüfus ciizdanını taşıyorsanız, hakkım vereceksiniz." ABD olbl olmak Istemeylz Savunma BakanuuzFederico Trillo, "Avrupa askeri açıdan yok!" diyor. Global gücünü perçinleyen ABD karşısuıda ortak askeri ve dış poütikası olmayan Avrupa'nın ortak para birimi ne anlam ifade eder? Trillo'nun sözlerini yorumlamıyorum. Ortak dış ve savunma poütikası bugünden yarına geUştirilemez. önemli olan bu iradenin olması. Farklı geleneklen olan 15 ülkeyız biz. Çoğumuz geçmişte bırer dünya gücüydük. Her ülkenın kendine özgü polıtücalan var. Bunlann birden bağışıklık kespetmesi mümkün değil. Ortak görüş oluşturduğumuz noktalar gözden kaçıyor. Dış politika, savunma konulannda koordinasyon yapüğınuz çok konu var. Bu yolda ilerleyeceğiz. Önümüzdeki beşonyınnı yıl içinde ortak dış ve savunma politikalanmız da olacak. Roma Antlaşması ımzalandığında bunlar ortak pazar için de söylenmişti. Zamana ihtıyaç var. "ABD gibi ortak politikalannızyok" diyenlere cevabım; biz ABD gibi olmak istemiyoruz. Biz kendimiz gibiyiz. Kendimiz gibi olmaktan da çok memnunuz. BEKAPEP Eski yıllarda bilim insanlan uluslararası kongrelere ve toplantılara katılamaz, bildiri sunamaz ve yabancı bilim insanlan ile iletişimde bulunamazdı! Kemal Alemdaroğlu döneminde bu tamamen değişmiştir. Artık Bilimsel Etkinliklere Kanlımı Destekleme Programı (BEKADEP) ile Istanbul Üniversiteli bilim insanlan yurtdışında kongrelere gidebilmektedirler. 19982001 arasında 1314 BEKADEP projesi desteklenmiş, 885.212.129.438 TL'lik bir nakdi destek sağlanmıştır. Yani 1314 bilim insanı uluslararası kong En büyük üniversite îstanbul Üniversitesi 11 ayn kampusunda, 17 fakültesi, 12 yüksek okulu, 13 enstitüsü, 30 araştırma ve uygulama merkezi olan, 5 bin öğretim elemanı, 10 bin idari personeli, 70 bini aşkm öğrencisiyle Türkiye'nin en büyük ve en güçlü üniversitesidir. Bu çapta bir ünıversitedeki rektör seçiminin çeşitli çıkar odaklan arasında tartışma konusu olması doğaldır. Ancak konuya bilimsel açıdan yaklaşarak değerlendirmenin en doğru yöntem olduğuna inanıyoruz. Uluslararası vavınlar Bir bilim kurumunun bilimselliği ve evrensel bilıme katkısı uluslararası yayınlarla anlaşılır. lsterseniz bir de uluslararası yaymlara bakalım. Expanded Science Citation Index'e giren dergilerde yayımlanan makale sayısı Kemal Alemdaroğlu döneminde 700'leri geçmiştir. 19901993 arasında SCT'e (Science Citation Index) giren yayınlann toplam sayısı ortalama 143.8 iken; 1994
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog