Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

CumhuriyeC İmtiyazSahihi: Yeni Giin Haber Ajansı Basın ve Yayımcılık A.ij'yı temsilen C'ıımhunyet Vakfı adiııa İLHAN SELÇUK (ienel Yayın Yönetmeni: Ibrahim Yıldı/ #Ya7ii>leriMüdiırü Salim Alpaslan • Surumlu Mııdur. Fikret ilki/ • Haber Merkczı Miidürü: llakan Kara Istıhbarat C'engİ7 Yıldırım 0 Fkononıi Özlem Yü7.ak 0 Kiıllııı Eoenıeıı Bcrkö/ # Spor Abdülkadir Yiiıılmıın • Makıılclcr: Sami Karaörvn 9 Du/cllmc Abdullah Yazıcı • BılgıDcluc F.dihe Buğra # Yurt llaberlcrı: Mehmet Faraç 9 Avrııpa Temsilcisi Güray 0 / Yayın Kurulu: İlhanSeiçuk(Ba.vkarı), EmreKongar(Danı>m;ın), Orhan Kriııç, Hikmet Çetinkııya, Şükran Soncr, Ihrahlm Yıİdı/, Oıhaıı Bursalı, Mııslafa Balha\, llakan Kara. AııkaraTemsılcısr Mustafa Balbay Atatürk Bulvarı No Mues.se.se Mııdıirü. Erol 125, K.at4, BakanlıklarAnkara Tel 4195020 (7 hat), Krkııt 9 Koordınator Faks. 4195027 #l/mır TeniMİcısı Sordar Kmk, H Zıya Ahınel Korıılsan 9 MııBlv 1152 S W lel 4411220, laks 44191 179 Adana hascbc Bülenl Ycner9 Gürer lemMİcısı.Ç'ednYiğenoglu, InönüCd. II9S No I Kal I, Idarc Hüscyin 9 Satıı, Fa/.ilet Ku/a lcl 363 12 11, faks V.3 12 15 Imsak: 5.30 Günes: 7 04 Ögle: 12.01 Ikındr 14.22 REKI.AM: I'.M. l.td. Ş(l. • Cıenel Mııduı Ciülbin KrduranĞKooıdıııatör Kella l>ılnıan 0 Cıenel MudürYrd ' Neulıı (,'obaıı 0 Hnansman Miidüni' (,'elin Krduran lcl 0212 514 07 5.111I «4 AO61. Faks: 0212 513 84 63 Vuyımlayan: Yı'iıı (ııııı llalu'r A|nnsı Basın \e Yayıncıhk A y Baslu: Sabah Yayıncılık A s, lurkcnafıt aıl 1*41 ( ajalojlu 14U4 Isljnbul HK 24(, Sırkeıı !44 < < • Kunhııl lel. («'212)512 05 0S|20 hal) l.ıks (0 ?\?) M ' H l ' M 3 ARAL1K.2001 Aksam: 16.45 Yatsı: 18.11 'Kalp aspirini' krizi önlüyop • Haber Merkezi Oxford Üniversitesi'nce 20 bin hasta üzerinde yapılan araştırmayla Simvastatin adlı etken maddenin yeni bir etkisi saptandı. Kolestrole karşı kullanılan ilacın içınde bulunan simvastatin etkin maddesinin 5 yıl süreyle kullanımının, daha öncc kalp krizi geçirmiş olan her on hastadan birinde, bir daha kalp krizi geçirme riskini önlediği, ayrıca şeker hastalannı da major vasküler olaylardan koruyabildiği de anlaşıldı. Dünya turizminde yaşanan hızlı değişim, Türkiye'yi daha çok yatınm yapılabilir ülke konumuna getirdi Turizmde yıldızımız parlıyor ANTALYA (AA) Turizmde 1985'lerde başlayan "l.gelişim hamlesi"ni tamamlayan ve yıldı/ı gidcrek parlayan Türk turizmi, yenıden yükseliş trendine girdı. Turizm Yayıncısı Ekin Yazım Merkezi'nin, Turizm Aras.tırma Merkezi Direktörü Fehnıi Köfteoglu'nun yönetimindeki bir ekıp tarafından gerçekleştirilen ve Antalya'daki Akdeniz Uluslararası Seyahat ve Turizm Fuan'nda, Uluslararası TurOperatörleri Derneği yöneticileri ile yerli ve yabancı turizmcilerin dikkatine sunulan "Turizm Yaunnu Yapılabilirliği Acısından Türkiye'nin Durunıu ve PotansydT konulu araşhrma, 1 urk turizm sektörüne umut bağlayanlann heyecanlanmasına neden oldu. Araştırmanın tamamlanmasından sonra hazırlanan raporda, sahip olduğu zengin turizm potansiyeline ek olarak son gelişmelerin de Türkiye'ye turizmde Doğu Akdeniz'in merkezi olma şansı yarattığı belirtildi. Raporda, Türkiye'nin turizmde geniş, bir yatınm ve ürün yelpazesine sahip olduğu, bu nedenle "GüneşDenizKunT merkezli kitle turizmi ile her biri 510 bin kişiye hitap eden diğer turizm türleri arasında tercih yapmak zorunda olmadığına da dikkat çekildi. Raporda, dünya turizminde yaşanan hızlı değişim ve 11 Eylül'den sonraki gelişmelerin Türkiye'yi turizmde daha çok yatınm yapılabilir ülke konumuna getirdiğine işaret edildi. Değişen tüketicı profilinin, seyahat endüstrisinı, hem arz hem de talep yönünde çok yönlü değişıkliklere yönelttiği, bunun da yeni yatınm alanlarını gündeme getirdiği belirtilcn raporda, Türkiye'nin bu durumu ıyı değerlendirmesi ıstendi. Rapor'da, Türkiye'nin turiznıde yeniden Yükseliş trendini yakaladığına dcginilerek, bu yükseliş trendinin sürdürülebilir kıhnnıası için yeni bir slratejiye de gcrcksininı olduğu" vurgulandı. Hehmi Köfteoğlu, Türkiye'nin turizmde yatınm yapılabilir niteliğini arttıran gelişmeleri sayarkenşubilgileriverdi: "Türk lurizminde dikkat çekici bazı gelişmeler yaşanıyor. örneğin Hilton, Meril, Holiday Inn ve Dedeman'uı da aralannda bulunduğu yerli vc yabancı ntel işk'tnR/iııcirkri hızla Anadolu'ya yayılıyor. Diinyanın en büyük »tel zincirlerinden Mariott, Radisson SAS, Ritz CaıHon, Dorint peş peşe Türkiye'ye geliyor. Dünyanuı cıı büyük »tel islelme /incirleri Tiirkiye pa/anna girebilmekiçinkendUerinepartnerariyur. Bunlar arasında. Cendant, Bass, Stanvood Forte'u sayabiliriz. Daha önce Türkiye'den aynlaıı yabancı otel isletnıe zincirleri de tekrar pazara dönüyor. Mcsela I ntcr^ontinental ve Ranıada.Bunlar, lürkiye'dehıriznıc yatınm alanlannın genişledigini gösterınesi, pazann yerli ve yabancı yaünmcı ile girişimciler için çekici oldugunu gös(ernıesi bakınundan öneınlidir." • LONDRA(AA)Ingiltere'de yayımlanan The Sunday Times gazetesi, efsanevi Beatles topluluğunun gitaristi George Harrison'ın öîümüne kadar olan dönemi, herkesten gizli tuttuğu bir son albümün hazırlığıyla geçirdiğini öne sürdü. Harrison'ın bıı son albümden bazı parçaları ölümünden tam dört giin öncc Los Angeles'ta yattığı hastanenin odasında ailesi ve bazı yakın dostlarına dinlettiğini de belirten gazete, ünlü müzisyenin eşi ülivia ve oğlu Dhani'nin bu son albümü çok yakında piyasaya çıkarma niyetinde oldugunu bildirdi. Harpison'ın gizli albilmü ALANYA ÎÇİN BİR DÜŞ ADLI KtTAP ZELOLARAK 50 ADET BASILDI Yazarlarını bekleyen kitap Kültür Servisi Akdeniz Kültürleri Araşhrma Derneği, 'Alanya İçin Bir Düş' adlı bir kitap yayımladı. Kitabın ilginç yönü 32 yazann Alanya'da geçen bir öykü yazmalan için boş sayfalar halinde yayımlanması. 'Alanya'da Bir Düş' adlı kitap Adalet Agaoglu, Oktay Akbal, Ahnıct Altan, tnci Aral, Erendiz Atasü, Oya Baydar, Erhan . , Bener, Adnan Binyassar, Feride Çiçek»ğlıı, Orhan Duru, Sezer Duru, I üı ıı/an, Nedim Gürsel, Selim tleri, Attilâ llhan, Yaşar KenıaK Ayşc Kulin, Ayla Kutlu, Pınar Kür, Ne/ihe Meriç, Murathan Mungan, Fikret Otyam, Işıl özgentürk, Demir özlü, Adnan Ozyalçıner, Orhan Pamuk, Ülkü Tanıer, Ayfer lünç, Necati Tosuner, Erol Toy, Buket Uzuner ve Öner Yağcı'ya iletilmek ve dernek arşıvlerinde saklanmak üzere özel olarak 50 adet basıldı. Kitap yazarlanna boş sayfalannda karalama yapmayı ve Alanya'yla ilgili ya da konusu Alanya'da geçen öyküleriyle birlikte yollamalarını öneriyor. Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu kitaba yazdığı önsözde, kitabın yabancı dillere çevirisinin yapılacağını ve Alanya'ya ilişkin öykülerin yabancı turistlere sunulacağını belirtti. Kitaptan elde edilecek gelir, yılda 1 milyona yakın turist ağırlayan Alanya'nın Akdeniz'in kültür sanat başkenti yapılması için kullanılacak. Alaııya tçin Bir Düş Kültür hadneleri Genel Koordinatörlüğü'nü Ümit Umar'ın yaptığı Skylife dergisinin son sayısı çıkü. Dcrginin bu say ısınıın ddFSİSİfldC kapak konusu Ronıa İmparatorluğu'nun Kutsal Ken* tiAızanoıyaniKütahya'nınÇavdarhisarilçesi.Arkeolog Ncrnün Bayçır, tç Anadolu'da, yüksek bir plato'nun ortasında Anrik zamandan günümüzc dek ayakta kalmış yegane tapınağın öyküsü'nü anlatıyor. Zeus için yapılan tapınağa ail fotoğraflar da oldukça ilgi çekici. Skylife, Türk Hava Yollan (THY) tarafından yolcuları için ücretsiz olarak yayınlanıyor. Fransa'dan dönen ikinci kuşak göçmenler bocalıyor ÖZLKM GIIVKIVILİ Fransa'dan Türkiye'ye kesin dönüş yapan birinci kuşak gıırbetçiler, Türkiye'ye dönmekten pişmanlık duymazken ikinci, üçüncü kuşağı oluşturan gençler, uyum sorunu yaşıyorlar. Ozellikle 1417 yaş arasındaki kız çocuklar, iki kültür arasındaki farkı daha fazla hıssedıyorlar. Kızların büyük çoğunluğu hem dil sorunu hem de kültürel farklılıklar nedeniyle eğitimlerine son vermek zorunda kalıyorlar. Fransa'da 1984 yılında Türk göçmenlerin yaşadığı sorunlara çözüm bulmak için Elele Derneği'ni kuran Gaye Petek Şalom, "Anavatana Geri Dönmüş 1 ürk Göçmenlerin Fransa Habralan" adlı bir araştırma yaptı. Fransa'da 20 yıl yaşamış, Türkiye'ye döneli en az 3 yıl olmuş 20 aile üzerinde yapılan araştırma, 19992000 yıllan arasını kapsıyor. Yüz yüze görüşme yöntemi ile yaptığı araştınııayı anlatan Gaye Şalom, Fransa'da 2030 yıl yaşamış ilk kuşak göçmenlerin çoğunun F'ransızca bilmediğinı belırterek "Fran SÖYLEŞİ ATTİL İLHAN .. Rusya ile 'Çok Boyutlu Ortaklık' anlaşması..." Bilmem olayın farkında mısınız? Türkiye ile Rusya, 16 Kasım 2001 günü, New York'ta Dışişleri bakanları düzeyinde, bir araya gelerek; aralarındaki 'işbirliği anlaşmasını', bu defa eylem ortaklığı'na dönüştüren, yeni bir anlaşma imzaladılar. Amma da, atıyor muyum? Evet, ıvırı zıvırı büyütmekte üstüne olmayan Media'mız, bu son derece önemli anlaşmayı, öylesine es geçti ki, çoğumuz duymamış olabilir; duymayınca, varlığına neden inansın? Fakat, gerçek! Bu gerçeğin önemini arttıran, ilginç bir de özelliği var. Ismail Cem ile Ivanof'un imzaladıkları 'Çok Boyutlu Ortaklık Anlaşması', bu müşterek 'eylem planıyla' Avrasya'da bir ve beraber olacaklar. Bu ne demektir, bilir misiniz? Bu, birçok manada, daha önce 'Karadeniz İşbirliği Anlaşmast'yla, Batı Asya'da bir ortaklığa girmiş olan iki ülkenin; bu defa, Doğu Asya'yı da içeren, hatta Şanghay Anlaşması'nı kapsamı içine alan bir eşgüdüme yönelmelerinin, kanıtıdır; öyle ki, 'ikili işbirllği'nden 'çok boyutlu ortaklığa' ve 'eylem planına' yükselmiş olan, ilişkilerin; daha önce Putin ve Ivanof tarafından dile getirilmiş olan 'stratejik ortaklığa' doğru seyrettiği bile söylenebilir. Hal böyle, bu derece önemli iken, nasıl oluyor da Türkiye Media'sı, böyle 'lâlüebkem (sağır ve dilsiz, ilki Farsça, ikincisi Arapçadır) kalabiliyor? Bu acayip 'bihabertiğin', gerçekte anlamı nedir? Bu soruyu, bütün yazı müdürteri ve Media patronlan, kendilerine sormalıdırlar; dürüstçe cevap verebilirlerse, kendi haklarında iyi şeyler düşünemeyeceklerdlr... 'Ikl milleti, bir daha karşı karşıya getirmemek!..' lıtikasına etkilerinin neler olabileceğinin tartışılmaması, aklın alacağı şey değildir. Hele, Türkiye/Rusya ilişkilerinin düzenli ve iyi olmasına, Cumhuriyet'ın kurucusu Mustafa Kemal Paşa'nın, ne derece önem verdiği düşünülürse! Hatırlayacaksınız, daha geçenlerde Falih Rıfkı Bey'in ağzından.Gâzi'ningörüşleriniaktarmıştım. Nediyordu: "... Mustafa Kemal'in, Rusya ile Türkiye'nın emniyetlerini, bir tuttuğunu; hatta bir gün, Ismet Paşa ile beraberken, '... politikamız, bir daha bu iki milleti, karşı karşıya getirmemektır' " dediğini, öyle mi? Eğer 'Atatürkçülüğü' kimselere vermeyen siyaset esnafı, gerçekten Gâzi'nin 'emanetine ihanet etmeyi düşünmüyorsa', bu 'anlaşmayı', onun o zaman söyledıklerinin, günümüzde gerçekleşmesi manasına geldiğini, görmemeli mi? Görüyorsa, niye susuyor? Dünya ve dış politika, AB ile ABD'den mi ibaret? Öyle diyorlar da!.. ^ ^ imdi 'Türkçülüğü', kesinlıkle Rusya düşmanO lığı diye alan, 'Soğuk Savaş' üretimi 'Ülkücüler'in tüylerini diken diken edecek bir alıntı; sizce, bu müthiş sözleri kim söylemiştir? "... Müslümanlar (siz Türkler anlayın) ve Ruslartoprağı sürmeyi, ekmeyi, hayvan beslemeyi, ticareti ve hayatlarını beraber yapabilirler veya yan yana yaşayabilirler..." "... Ruslar ve Türkler, Altay ve Pamirlerin eteklerinden Baltık Denizi bataklıklarına kadaruzanan, muazzam müşterek bir sahada, birbirlerine bağlanmışlardır. Bu mazide böyle idi ve istikbalde bu halklar el ele, her ikisi için lüzumlu hayatın yolunu bulmak için yürümeye mecbur olduklarını anlayacaklardır..." Prof. Sergey A. Zenkovskiy: 'Rusya 'da Pan/Türkizm ve Müslümanlık', 2. basım, s. 29/30. Üçdal Neşriyat, 1983) Bu ibret verici sözlerin ilki 1896'da, ıkincısı 1905'te, Türkçülüğün (Turancılığın) babası Ismail Bey Gasprinskiy tarafından söylenmiştir: Ismail Bey Gaspıralı, nasıl Türkler arası ortaklaşa eylemi, laik düzeyde 'Dil, Kültür ve İşbirliği' olarak tasarlamışsa (yani işin ıçine dini Müslümanlığı katmıyor, bu takdirde Hıristiyan ve Musevi Türkler dışlanmış olurdu); muhayyelesindeki 'istikbal tasanmı'nda, Avrasya politikasını, Türklerin ve Rusların 'çok boyutlu eylem ortaklığı' olarak tasarlamış! Söylediklerinden, çünku bu çıkmaktadır; hatta denebilir ki, 1920'li yıllardan, 1930'lu yılların sonuna kadar; XX. yy'ın iki büyük devrimcisi, Mustafa Kemal Paşa ile Vladimir llyiç Lenin'in, asla toz kondurmadıkları, Türk/Sovyet Dostluğu ve işbirliği de, aynı tasarımın, başka bir gerçekleştirme modeli sayılabilir. Affedersıniz ama, siz 'Şanghay Birliği'nin ikinci katılım programında, Türkiye Cumhuriyeti'nin de bulunduğunu, biliyor muydunuz? Öyle diyorlar da!.. email:tilahan(" isnet.net.tr http://www.bilgiyayinevi.com.tr/ailhan Faks:0212 / 260 19 88 Madonna'mn cimriliği tuttu • ANKARA (AA) Ünlüler dünyasının en zengin yıldızlarından Madonna'nın "cimriliği" tuttu. Interncttcki "peoplenevvs" sitesinin haberine göre, kızı Lourdes'in at binmeye heveslenmesi üzerine evinin yakınındaki haralara giden sanatçının tavırları buradakileri çok eğlendirdi. Hyde Park ve Kcnsington'daki ıkı haranın sahibi olan Basia Briggs, Madonna ile yaptıkları pazarlığı, "Kesinliklc çok gülünçtü. Madonna bir yandan, dadısı bir yandan, ikı haranın da bizim oldugunu anlamadıkları için faka bastılar" dedi. sa'nın sosyal hayabna uyum sağlayamıynrlar. Kendi kabııklannda yaşıyorlar. Türkiye'ye döndüklerinde de çok fazla bocalanıanuşlar" dedi. Fransa'da doğan ve ilk gençlik yıllarını orada yaşayanlann döndükten sonra Türk kültürünü benimseyemediklerini an • 1417 yaş arasında kız çocuklar, iki kültür arasındaki farkı daha fazla hissediyorlar. Kızların büyük çoğunluğu hem dil sorunu hem de kültürel farklılıklar nedeniyle okullannı bırakmak zorunda kalıyorlar. latan Şalom, gençlerin yaşadığı en önemli sorunlann başmda "Türkçeyi iyi konuşamama" ve "arkadaşlanyla anlaşamama"nın geldiğini söyledi. Şalom, bazı kızlann Türkiye'ye döndükten sonra başörtüsü takmak zorunda bırakıldıklarını ifade ederek ilk kuşak göçmenlerin rüşvet ve kuyruktan, sağlık, eğitim gibi alanlardaki sorunlardan şikâyct ettiklerini belirtti. Ailelerin, "Alamancı" gibi alaycı lakaplar takılmasından rahatsız oldugunu ifade eden Şalom, ilk kuşak göçmenlerin Türkiye'yi bıraktıklanndan daha modern bulduklannı ancak arkadaşlık, akrabalık, komşuluk ilişkilennın eskısı gıbı sıcak olmamasından yakındıklarını söyledi. Şalom, ilk kuşak göçmenlerin çoğunun Fransa'yı insan hakları, eşitlik, adalet, sosyal haklar, sağlık sistemi, yabancılara hoşgörü açısından özlediklerini anlatarak en çok aile bağlannın zayıflığı ve okullardaki disiplinsızlıktcn şıkâyet ettiklerini belirtti. Şalom, araştırma yaptığı 20 ailenin de daha önce yaşadıkları köylere, kasabalara gcri döndüklerini belirterek "Döndüklerinde, çevreleri tarafından yadırganmışlar. 'Neden döndünüz' sorusuylakarşdaşımşlar. Görüştüğünı 20 aileden 4'ü döndügüne pişnıan. Anıa içlerindc ekonomik açıdan rahata kavuşanlar da var" diye konuşhı. Boğaz'da yine tanker tehlikesi • İstanbul Haber Servisi Malta bandıralı 238 metre uzıınluğundaki "VVest Vırginia" adlı tanker, dün tstanbul Boğazı'nda akıntıya kapılarak sürüklendi. Tanker, daha sonra 2 römorkör tarafından Ahırkapı açıklarına çekilerek dcmirletildi. Doğa Savaşçılan Çevre Örgiitü üyeleri ve birgrııp balıkçı ıse Yeşilköy'de boğa/lardan tankcrlerle tchlikclı madcle taşımacıliği yapılmasını protesto etti. Pepouza için kurtarma kazısı TAŞKINÖZLER UŞAK Hıristiyanhğın ilk mczheplerinden Monlanizmin merkezi olan Pepouza kentinın, Uşak'ın Karahallı ilçesi Karayakuplu köyü yakınlannda ortaya çıkanlması, bölgede yeni bir tunzm potansiyeli yarattı. ABD'li ve Alman bilim adamlannın arama çalışmalarına katılan Uşak Arkeoloji Müzesi Müdürü Kazun Akbıyıkoglu, bölgenin "İııanç Turizmi" açısından cazibe merkezi haline gelebilmesi için ivedilikle kurtarma kazılanna başlanması ve toprak altındaki kalıntılann gün ışığına çıkanlması gerektığini söyledi. İÜ 165 yılında Frigya'da ortaya çıkan Hıristiyanhğın ilk mezheplerinden Montanizm, kadınlara özel bir önem veren ve rahipler kurulunda erkeklerle eşit haklara sahip olarak yer almasını kabul eden bir mezhep olarak bılıniyor. Montanizmin merkezi A ydınlık'ın, 'Türkiye'nin Şanghay örgütü'ne Adım Atması' başlığıyla duyurduğu bu anlaşma (18 Kasım 2001), peki, nelerı öngörüyor? Tahmin edebileceğimizden çok daha fazla bir yakınlaşmayı; çok daha ciddi bir 'ortaklığı': Evvelemirde, Avrasya'yla ilgili siyasi sorunlarda, ortak bir eylem yürütebilmek için, önümüzdeki yıl başından sonra faaliyete geçmesi beklenen, bir 'danışma mekanizması' kurulacak; iki tarafın katılacağı bu komite ya da komisyon, meselâ Afganistan gibi önemli sorunlarda, iki komşu ülkenin 'ortak davranışlarda' bulunmasını sağlamak için çalışacak! Hepsi bu kadar mı? Elbette, değil! Ayrıca, yine Avrasya'da ortak eylem yürütülebilmesi için, ekonomik düzeyde de, bir 'karma ekonomik komisyon' öngörülmüş; bu da, her iki ülkenin, Avrasya'da, bu arada elbet, petrol coğrafyasında berabergeliştirebilecekleri projeleri oluşturup geliştirecek. Nihayet gittıkçe XXI. yy'ın savaş biçimine dönüştürülen terorizm konusundaki, ortak eylem planları var: Uluslararası terorizme karşı işbirliği, uluslararası terorizmi besleyen eroin kaçakçılığına karşı mücadele, dine dayalı terorizme karşı mücadele, bölücülüğe karşı mücadele vs! Neresinden bakılsa, XXI. yy'daki Avrasya Platformu açısından, son derece önemli ve belirleyici bir adım olan anlaşmanın; kamuoyuna yeterince duyurulmaması; Türkiye'nin dış po eposta:tan (« prizma .net.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog