Bugünden 1930'a 5,459,363 adet makale



Katalog


«
»

27 ARALIK 2001 PERŞEMBE HABERLER TÜSİAD'ın araşürmasına göre seçmenin yüzde 89'u siyasetçileri iş takibi yapmakla suçluyor CUMHURİYET SAYFA Sezer'den eğitime destek • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Alınıet Necdet Sezer, Güneydoğu Genç Işadamlan Deraeği (GÜNGtAD) Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akboz başkanlığmdaki heyeti dün Çankaya Köşkü'nde kabul etti. "GAP Eğitimine Destek Projesi"ne Sezer'in destek verdiğini dile getiren Akboz, Sezer'in önümüzdeki günlerde konuyla ilgili bir basm açıklaması yapacağuıı aktararak, "lnanılmaz mutluydu ve inanılmaz sevindi. Bu da bizim için son derece önemli" dedi. Seçmen güvensiz Yfkzde 10'luk Ülke Barajı Konusunda Görü? (%) Bar.ıı I.ıııı.umn kaldırılnulıdtr %2t I ikn yok %2 MUletvekUl Adaylannı BeUrlcmc Blçiml (%) llilliin .nüvbn |».ırtı grnrl 10 lxırajı uvHiı dcvaııı eunclıdır .^ftııntı p.trtı gtrıci merkr?! hlr kLsnımı pjnı lıyt'lcu veyu üelegclcn lxrlırlemcM TOmOnU |uriı üyclcn hclırlcnıclı Y07.dc 10 lurajı yük.x*tır. dü«ürtllmcİKİİr % 12 Yü/dc 10 lwrj|i clü^üktür, yük«ltilnıclklir BOlüıı jdu)Lrı piiıi ^ mrrkul hrllrtam'li % III POLtltKA GÜMİJĞÜ HtKMET ÇETİNKAYA Denizli Olayı... Mustafa Denizli benim arkadaşım, dostum!.. Ben Mustafa'yı Altay'da oynadığı yıllarda tanıdım... Genel Yayın Müdürümüz Ibrahim Yıldız, Yalçın Doğan ve Spor Servisi'nden Arif Kızılyalın'la dün sabah Fenerbahçe'de yaşanan olayları konuşurken Mustafa Denizli'yi aradım... Denizli, "Konuşulacak fazla birşeyyok"deyip ekledi: "Ben ilkelerimden, yaşamım boyunca hiç ödün vermedim!.." Peki Mustafa Denizli niçin görevden alındı? Yalçın Doğan on yıl önce "Fenerbahçe Cumhuriyeti" adlı bir kitap yazdı... Yalçın şöyle bir yorum yaptı: "Fenerbahçe siyasi parti gibidir. Bu tarihinden gelen bir alışkanlık. Fenerbahçe Kulübü başkanları geçmişte, hep o günkü siyasi iktidar içinde yer alan kişilerdi." Yalçın Doğan'a dedim ki: "Bugünkü Fenerbahçe'yi nasıl değerlendiriyorsun?" Doğan: "Fenerbahçe içinde çok hizip var. Hiziplerin kendi aralanndaki çekişmeleh taraftara yansıdığı gibi futbolculara da yansıyor!" Olayı biraz araştırdım... Fenerbahçe Profesyonel Futbol Kulübü'ndeki bazı futbolcular bu hiziplerle bağlantılı... Aynca eski Fenerbahçeli futbolcular hem kulübü yönetmek hem de teknik direktörü yönlendirmek gibi bir görev yükleniyorlar!.. Eğer Fenerbahçe bir maç yitirırse dünyanın sonu oluyor, eski futbolcular şimdilerde spor yazarı oldukları için teknik direktöre saldırıya geçiyorlar... Eh bu durum da hiziplerin işine yarıyor... Mustafa Denizli okuyan, düşünen bir spor adamıdır!.. Fenerbahçe'yi geçen yıl şampiyon yapmıştır!.. Bu yıl ise Fenerbahçe'nin durumu hiç de fena değildir!.. Mustafa Denizli'nin ilkyan brtiminde görevinden alınmasının siyasi bir yönü var mıdır? Denizli bu konuda konuşmuyor!.. Bakıyorum Denizli olayında spor basını ikiye ayrılmışL. Bir grup "gitsin" diyor, bir grup ise "kalmalıydı" görüşünü savunuyor... örneğin Hüsnü Çil, Fenerbahçe'yi en iyi tanıyan, yöneticilik yapmış bir spor yazarı... Diyor ki: "Şu anda Denizli'nin yerini doldurabilecek bir yerii hoca yok. Mustafa Denizli Fenerbahçe 'nin başında kalmalıydı..." Bizim Ibrahim Yıldız, Fenerbahçe'nin kongre üyesidir... Yıldız da aynı görüşte: "Denizli görevinin başında kalsaydı, bu yıl takım yine şampiyon olurdu!.." Mustafa Denizli dün sabah telefonla konuşurken hiç üzgün değildi. Denizli, Fenerbahçe'de kaldığı sürece görevini yapmıştı. Mustafa'yı en çok üzen, Diyarbakırmağlubiyetinden sonra Atatürk Havaalanı'nda 510 kişinin kendisini yuhalamasıydı... Peki o sözde taraftarları gece yarısı Atatürk Havaalanı'na kimler getirmişti? Aslında bu soruya yanıt aramak gerekir!.. Bir başka konu da şu: Fenerbahçe'ye gelecek yabancı teknik direktör ne yapar? Sanırım en doğru yanıtı da Ali Şen veriyor: "Hiçbir şey yapamaz!" Benim 40 yıllık dostum, arkadaşım 'Alaçatılı Mustafa' ılkelerinden ödün vermeyen bir spor adamıdır!.. Mustafa, sosyal, siyasal ve ekonomik olayları izleyen bir kişiliğe sahiptir!.. Eh, biraz da benim gibi inatçıdır!.. Doğru bildiğine inanır!.. Eğer inanmasaydı geçen yıl Fenerbahçe'yi şampiyon yapar mıydı? lyonya kültürüyle bezenmiş Mustafa Denizli'nin futbol anlayışını Türkçe özürlü bazı spor yazarları tartışamaz!.. Denizli, Mustafa Kemal Atatürk'ün aydınlanma devrimini savunur, yoksul çocukları okutur, demokrasinin temel ilkelerine sahip çıkar!.. Denizli bildiği yolda yürür!.. Yürüyecekde!. hikmet.cetinkayaf" cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 • TÜStAD tarafından holdinglerin desteğiyle hazırlatılan "Seçim Sistemi ve Siyasi Partiler" araştırması çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardt. Araştırmaya göre, seçmenin yüzde 86 'sı partilerin halkı temsil etmediğini düşünüyor. tstanbul Haber Scrvisi Türk Sanayıcılen ve lşadamlan Derneği (TÜSlAD) tarafindan holdinglerin desteğiyle hazırlatılan "Seçim Sistemi ve Siyasi Partiler" araştırmasında, seçmenlerin yüzde 80'inin seçim sistemini, yüzde 84'ünün ise siyasal partiler sistemini "kötü ya da çok kötü" olduğunu düşündüğü ortaya çıktı. Araştırmaya göre seçmenlerin yüzde 89'u partilerin yakınlarının çıkarlarını savunduğunu ve siyasetçilerin iş takibi yaptığını, yüzde 86'sı partilerin halkı temsil etmediğini, yüzde 78'i partilere Hazine yardımı yapılmaması gerektiğini düşünüyor, beşte dördü ise partilere yapılan tüm bağışlann kamuoyuna açıklanmasım istiyor. TÜSlAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, 2002 'nin "krizden çılaş yıh" olabilmesi için siyasi istikrann sağlanarak güven or Gülen'in yargılanması • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Hazırladığı savunmayla kendisini kutsallaştıran Fethullah Gülen'in devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurııp, bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla 10 yıla kadar ağır hapıs cezası istemiyle yargılanmasına dün Ankara 2 No'lu DGM'de görülen duruşmayla devam edildi. Davada, savcı Nuh Mete Yüksel'in gıyabi tuluklama istenıi reddedildi. Sanık avukatlarının da tanıklann dinlenmesine gerek olmadığı yönündeki talepleri kabul edilmedi. TÜSlAD'n araftarmsamagörs seçmenlerin %80'i saçim aiateminl, %84'ü siyaai partitor •Istomlni beuenmiyor. t/ıguıuı paıiı uyclcrl vcya dt'legclen hır kiHmını parTİ gfntH mcrkr?l % n tamının geçici değil, sürekli olacak şekilde yaratılması, siyaset kurumunun "sorun yaratan değil, çözüm üreten" bir yapıya kavuşturulmasının şart olduğunu söyledi. özllhan acıkladı TÜSlAD tarafından hazırlatılan araştırmayı duyurmak amacıyla dün Çırağan Sarayı'nda düzenlenen toplantıya, TtİStAD Yönetim Kurulu üyeleri, MHP tstanbul Milletvekıli Nazif Okumuş, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Vecdi Gönül, işadamlan ve öğretim üyeleri katıldı. Araştırmanın, Türkiye genelinde 39 ilde ve 2 bin 400 kişiyle eylül ve ekim aylannda yapılan karşılıklı görüşmelerden çıkan sonuçlan yansıttığı belirtildi. TÜSİAD Başkanı Tuncay özilhan, siyasal sistemin yenilenmesinde, önceliğin Siyasi Partiler Yasası ve seçim sistemindeki gereklı değişikliklere verilmesi gerektiğini söyledi. özilhan, sadece ekonomide değil, siyasi alanda da kapsamlı değişikliklerin kaçınılmaz hale geldiğini belirterek "Sizlere sunulan bu araşürma, vatandaşın yüzde 80'inin bu değişiklikleri istediğini göstermektedir" dedi. Araştırmayı somut bir öneriye dönüştürmek üzere TOBB ve TİSK ile ortak çalışmalannı sürdürdüklerini ifade eden özilhan, TÜStAD'ın ittifak lan kendiliğinden teşvik eden, içinde nispi bölümü olan iki turlu dar bölge sistemine taraftar olduğunu söyledi. Özilhan, "Seçim sistemi, siyasi istikran tesis etme arzusu olmayan bir sosyal sisteme, elbette hiçbir katkıda bulunamaz. Ama eğer niyet siyasi istikran sağlanıaksa, seçim sistemi bununyolunu açnıada önemli bir rol oynayabilir" diye konuştu. Seçim sistemi Araştırmaya göre, siyasi partilerin ve konfederasyonlann tümü seçim sisteminde yeniden düzenlemeyi Türkiye'nin ihtiyacı olarak görüyor. Seçmenlerin yüzde 54'ü "ülkenin geleceğinde etkiH olabile Mavi Akım'da görevsizlik • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Ankara DGM Savcısı Cengiz Köksal, çete suçlannı ÜGM kapsamından çıkaran yasa gereğince, 'Mavi Akım' soruşrurmasında 'görevsizlik' karan verdi. Beyaz Enerji davası sırasında, Nuh Mete Yüksel'in başlattığı Mavi Akun soruşturması, yaşanan tartışmalann ardından Cengiz Köksal'a verilmişti. Kıbrıs gücüne tazminat • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Kıbns Türk Banş K.uwetleri Komutanlığı'nda görev yapan personelin aldığı aylık taznıinatın miktan yeniden düzenlendi. Genel kurulda dün kabul edilen yasaya göre, "barış gücü personeline bir ayda aldıkları aylık taban aylığı, kıdem aylığı, ödenek, her türlü zam ve tazminat toplamının yüzde 100'ünü geçmemek üzere Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek tutar" tazminat olarak ödenecek. Galata Kulesi'nin tanıümı amacıyla düzenlenen yemekte Sabancı, dansöze para takO. (ALPERİZB UL) • TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, "Türkiye Cumhuriyet Hükümeti'nin başkanı, ABD'den borç değil, misafir talep etmelidir. Çünkü Türkiye'nin geleceğini turizm sektörü belirleyecektir" dedi. ceğine inandıgı için'' oy kullanırken yüzde 25'i yasal zorunluluktan dolayı oy veriyor. Seçmenlerin yüzde 63 'ü destekledikleri partiyi iktidarda görmek için oy kullanırken yüzde 35'i ise "dahakötüleriniktidanndan salanmak için köriinün iyisine" oy verdiğini söylüyor. Seçmenlerin yüzde 85'i seçmenin beğenmediği adaylann damilletvekili seçildiğini, yüzde 84'ü siyasi partilerde demokratik işleyiş olmadığını, yüzde 83'ü seçim sisteminin tüm kesimlerin adil temsiline imkân vermediğini, yüzde 82'si siyasi partilerin birbirinden farksız hale geldiğini, yüzde 78'i partilerin başındahep aynı liderlerin olmasının çok önemli ya da önemli sorun olduğunu, yüzde 74'ü de "siyasi partilerde bir Bder suHası olduğunu ve liderlerin partiyi diktatörce yönettiğüıi" düşünüyor. • •• Yüzde 10 barajı Seçmenlerin yüzde 81 'i milletvekillerini halkın değil, parti liderlerinin seçmesi sorununu Türkiye'nin bugünkü siyaset ve yönetim sıkıntılannın ortaya çıkmasında çok önemli ya da önemli olduğunu düşünüyor. Seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi seçim sisteminin değiştirilmesini önemli bulmakta ve tartışıhnasmda yarar görüyor. Seçmenlerin yüzde 53'ü 'Seçim sisteminin en fazla küçük partilerin Meclis'e girmesini önlemeye hizmet ettiğini' düşünüyor. Her beş kişiden dördü seçimde barajın Meclıs'te bazı kesimlerin eksik, bazı partilerinse haksız temsihne yol açtığını düşünüyor. ••• Sabancı bürvkmt, turizmci, esnafve işadamının birlikte çalışmasını istedi: Türkiye kaynakhmm kullanamıyor konuşan TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, u2010yınndaki hedefimi/, Istanbul'a 30 milyon turist getirmek ve 25 milyar dolar döviz geliri elde etmektir" dedi. Ulusoy, 2002 yüının mart ayında TÜRSAB, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) ve Istanbul Ticaret Odası (İTO) işbirliğiyle "ShoppingFest 2002" adlı bir kampanya düzenleyeceklerini ve bu alışveriş festivaliyle turizmin ölü sezonu sayılan mart ayında da iç ve dış turizmi canlandırmayı hedeflediklerini anlattı. Geceye katılan işadamı Sakıp Sabancı ise Türkiye'nin elindeki kaynaklan değerlendirirken sorunlar yaşadığını ve sağlıklı değerlendiremediğini anlatarak "Beyoğhı'nu güzelleştireceğiz derken bir taraftan gaza, bir taraftan frene basıyoruz. Tarikatçı suçlaması • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan'ın Başkent Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ) Genel Müdürvekilliğine getirdiği Muhittin Murat'ın 1999yılındaAPKdaire başkanıyken "irticai faaliyetler" kapsammda izlemeye alındığı öğrenildi. Enerji Bakanlığı Tcftiş Kurulu 'nun uyan yazısına karşın Çakan, Murat'ı vekâlelen genel müdürlüğe atadı. tstanbıılHaber ServfaiTÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Istanbul'da turizmin canlandınlmasının, Türkiye'nin ekonomik açıdan canlanması demek olduğunu belirterek "Türkiye Cumhuriyet Hükümeti'nin başkanı, ABD'den borç değU, misafir talep etmelidir. Çünkü Türkiye'nhı geleceğini turizm sektörü beHrieyecektir" dedi. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı, Sakıp Sabancı da Türkiye'nin elindeki kaynaklan yetennce değerlendiremediğini söyledi. Türkiye Seyahat Acentalan Birliği (TÜRSAB), Istanbul'un eski yerleşim bölgelerinden Beyoğlu ve şehrin tarihi simgesi konumundaki Galata Kulesi'nin tanıtımı ve rurizme kazandınlması amacıyla yemekli gece düzenledi. Gecede Yapılması gereken ise bürokraün, turiznv cinin, esnafın, işadamının birlikte çahşması ve üstüne düşcni yerine gctirmesidir* dedi. Beyoğlu Belediye Başkaıu Kadttr Topbaş da semtin bir kültür mozaiği olduğunu belirterek "Sadece Beyoğlu değiL tstanbul'un büyük böiümünde gizb kalmış, yeterince tanıltlanıamış degeıier var. Bunlarla ilgili acil çabşmalar yapüması gerekir'' diye konuştu. Topbaş, "Orneğin Jean Jacques Rousseau'nun babası Galata'da yaşamış. Saray 'da saat ustası olarak çahşıyormuş. Onun evinin müze haluıe getirUmesi ve tanınhnası bile bölgeye birçok turist çekmeye yetecektir" dedi. Geceye aynca Beyoğlu Güzelleştirme Derneği Başkanı Nevzat Ayaz ve TÜRSAB Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Partl kapatma Ankete katılanların yüzde 37'si, program ve tüzüğünün yasalara aykın olmasınm partinin kapatılması için yeterli olduğunu düşünürken yüzde 6 l'i ise bir partinin, ancak eylemleriyle de yasalan çiğnemesi halinde kapatılması gerektiğini düşünüyor. Seçmenlerin yansından çoğu ise bir partinin "Atatürk ilke ve inküaplanna aykm amaçlar gütmesi'' ıle "dini siyasal amaçlar için kullanması" halinde "hemen kapaülması", yüzde 40' ı da "uyanlmasr gerektiğini düşünüyor. ANAP anketi: IRMIKI AYDIN ENGİN İki gün üst üste sosyal demokratları konu edinen Tırm/Waryayımlandı. Yankı uyandıracağını tahmin edebiliyordum. Ancak bu kadarını; bu kadar "çok"unu ve çeşitlisini değil. Üstelik henüz (Ercan Karakaş hariç) ağırtoplardan ses gelmedi. Hep böyle olur. Ama "taban "dan gelen tepkilerin çokluğu ve çeşitliliği şaşırtıcı. Sanırım bunda sosyal demokrat ya da "Marksist olmayan so/"un uzun süredir ülke gündeminden düşmüşlüğünden, "sosyal vakıa" olma niteliğini yitirmişliğinden kaynaklanan "susuzluğun" payı büyük. Haksız mıyım? Epeydir, hem de epey epeydir, sıradan siyasi dedikodular dışında (Hani "Inönü, Yeni Oluşum'da yer almaktan vazgeçti, yok geçmedi, ama geçecek, yok yok geçmeyecek" gibisinden içeriksiz dedikodular dışında) bu ülkede siyasetin sol ayağının topal hatta kırık hatta ve hatta yok olduğu üstüne hangi Hükümete destek yüzde 2'nin altında ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Toplumun hükümete olan güvensizliği koalisyon ortaklarından ANAP'ın yaptırdığı anketle birkez daha ortaya çıktı. Araştırmada hükümeti başarılı bulanların oranı yüzde 1.7'de kahrken mevcut hükümetle bunalımdan çıkılabileceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 20.3'te kaldı. Yapılan anket sonucunda Devlet Bakanı Kemal Derviş'e duyulan güvenin gıderek azaldığı saptamasına yer veriürken halkın büyük çoğunluğunun Afganistan'a asker gönderilmemesinden yana olduğu, IMF destekli politikalara da inanıhnadığı belirlendi. ANAP'ın, son dönemlerde gündeme getirdiği politikalannın sonuçlannı belirlemek üzere 18 ilde yaptırdığı anket, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. ANAP'ın MİR araştırma firmasına yaptırdığı çalışmaya göre, hükümetin çalışmasını başanlı bulanlann oranı yüzde 1.7'de kaldı. Hükümetin icraatına yöneük soruya, ankete katılanlann yüzde 46.6'sının "başansız", yü/xle 40.2'sinin de "çok başansız" yanıtını vermesi dikkat çekti. Araştırma sonuçlanna göre ankete katılanlann yüzde 33.8 'i ekonomik bunalım konusunda Derviş'e güvendiğini açıklarken yüzde 66.7'si de güvensizliğini belirtti. AB için Kıbns'ta ödünden yana olan lann oranı yüzde 77.1 olarak belirlenirken araştırmaya katılanlann yüzde 62.1 'i, AB'ye girmenin, egemenliğin bazı noktalanndan vazgeçmek anlamına geldigi yönündeki düşüncesini açıkladı. aengin@doruk.net.tr kal'ın da devletin güvenlik güçlerince Lice'ye sokulmadığından söz edilmişti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem dostumuz bir düzeltme yolladı. Güvenlik güçlerinin Baykal ve beraberindekileri Lice'ye sokmak istemediklerinin doğru olduğunu, ancak görüşmelerden sonra parti yöneticilerinin ilçeye girmesine izin verildiğini belirtti. Bir de Baykal'ın, o yazıda belirtildiği gibi başbakan yardımcısı ve iktidar ortağı değil, muhalefet partisi lideri bir milletvekili olduöunu anımsattı. önce kendi savrukluğumu şurada kendim kınayıp yanlışları düzeltiyorum. Sonra da pişkinliğe vurup TBMM'nin bir üyesini Lice'ye sokup sokmamayı görüşme konusu yapabilecek kadar gözü dönmüş güvenlik görevlileri gerçeğini, CHP yönetimi de doğruladığına göre, o Tırmık'ta savunulan kepazeliğin sadece ve sadece "çok az" hafiflediğinin altını çiziyorum. Sol'da Bir Çekim Merkezi Olabilmek gazetede ne gibi bir yorum yer aldı, hangi gazetede ne gibi bir inceleme yayımlandı diye sorsak, vereceğimiz yanıt, "hemen hemen hiç"ten ibaret değil mi? Peki, bu "hemen hemen hiç" ayıp değil mi? Elbette ayıp. Ama bu "ayıp "ın iki ayağı var. Birincisi, tamam medya. Sol bacağı olmayan bir Türkiye, medya baronlarının umurunda değil. Hatta kimilerinin özlemi. "Sol toplumun vicdanıdır" diyen eski bir özdeyiş, bu kirli "özlem"\ açıklıyor. Vicdanı olmayan birTürkiye'yi özleyenlerin, sol'suz bir Türkiye özlemeleri de doğal. Ama sosyal demokrasinin ve solun uzun süredir Türkiye gündeminden düşmüş (düşürülmüş?) olmasının ayıbını salt medyanın hesabına yazıp işin içinden çıkamayız. Toplumun önüne kitleleri ateşleyecek hedefler koyamayan, umutlaryeşerten projelerle halkın karşısına çıkamayan, siyasal etkinliği neredeyse, "Kim kimle, hangi koşullarta ıttifak kuracak" pazarlıklarının sığlığına indirgeyen bir sosyal demokrasi ya da "sol" niye medya gündeminde yer alsın ki? Unutmayalım ki "so/"la ve "solluk"\a bağlarını neredeyse koparıp atmış Alman sosyal demokratları Schröder'le, fngiliz sosyal demokratlan Blair'le iktıdara yürürken sol geçmişlerindeki kırıntıları kullanıp kitlelere umut ve güven aşılayarak seçim kazandılar. Peki bizde durum ne? Bir seçim zaferinden filan söz etmiyorum. Ama siyasetin iyiden iyiye çürüdüğü, iktidarıyla, muhalefetiyle TBMM'de temsil edilen bütün partilerin (Vurguyla: Bütün partilerin) çok şiddetli bir itibar kaybıyla sakatlandıklan şu günlerde parti ya da partileşme aşamasındaki sol grupların bir çekim merkezi olabildiklerinden söz etmek mümkün değil. Oysa sahnede ekonomik bunalımın hırçın darbeleri altında ezilen bir halk ve bunalıma çare bulamayacakları, bulduklarını sandıklan çarenin halkın derdine derman olamayacağı, toplumsal vicdanda neredeyse "veri" olan bir merkez, merkez sağ ve sağ partiler kümesi var. Yani bir çekim merkezi olabilmenin zengin olanaklan sosyal demokrat ve sol hareketlere adeta "altın tepsi" içinde sunulan bir fırsat. Bu fırsatı da ıskalayan siyasal hareketlerin, partilerin, grupların ülke gündeminde yer almaya niye hakları olsun ki? ••• Not: Bir süre önce "Lice'ye Girememek" başlıklı bir Tırmık'ta, yıllar önce Deniz Bay Mirzabeyoglu'nun cezası bozuldu • ANKARA (AA)Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 'Salih Mirzabeyoğlu' olarak tanınan yasadışı İBDAC örgütü lideri Salih Izzet Erdiş'e, 'Anayasal düzenı silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak' suçundan verilen idam cezasını usulden bozdu. Daire, 'Erdiş'in kimlik bilgilerinin kısa ve gerekçeli karann hüküm fıkrasının yazılmamasını' gerekçe gösterdi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog